2007'den Bugüne 83,912 Tavsiye, 26,333 Uzman ve 18,777 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Dental İmplant ve Ortodontik Tedavi Amaçlı Ankraj İmplant Olarak Kullanımı: Sonlu Elemanlar Stress Analizi (Fem) Çalışması
MAKALE #355 © Yazan Doç.Dr.Dt. Tosun TOSUN | Yayın Ekim 2007 | 6,846 Okuyucu
ÖZET
Literatürde diş implantlarının ortodontik tedaviye yardımcı bir unsur olarak kullanımını içeren çalışmalar bulunmaktadır. Bu tip uygulamalarda çenelerin posterior bölgelerine yerleştirilen implantlar, osseointegre olduktan sonra, dişlerin distalizasyonu amacı ile ankraj olarak kullanılarak sabit apareyler ile ortodontik tedavi gerçekleştirilmektedir. Bu özellikle molar kaybı olan vakalarda ortodontik tedaviyi kolaylaştıran bir uygulamadır. Ancak, implantlar üzerine sürekli uygulanan yatay çekme kuvvetlerinin osseointegrasyonu bozma ihtimali söz konusudur. Çalışmamızda sonlu elemanlar stres analizi kullanarak, kanin distalizasyonu amacıyla optimal ortodontik kuvvet (100gr) uygulanan TPS kaplı titanyum implantın etrafında oluşan gerilme dağılımı incelenmiş ve patolojik rezorbsiyona neden olabilecek gerilmelerin oluşup oluşmadığı araştırılmıştır. İmplantın tamamen kemik ile çevrili olduğu durum ile boyun bölgesinde kemik rezorbsiyonu olduğu durumlardaki gerilme dağılımları tespit edilmiştir. Her iki durumda da gerilme dağılımı açısından implant gövdesi boyunca bir farklılık olmadığı, implant-spongioz kemik arayüzünde 0.05MPa’dan daha düşük gerilmelerin oluştuğu saptanmıştır. Boyun bölgesinde kortikal kemik bulunan birinci durumda ise, bu alandaki arayüzde 0.38MPa’lık gerilme tespit edilmiştir. Bu değerler normal çiğneme kuvvetleri ile implantlar etrafında oluşan gerilmelere göre oldukça düşük bulunmuştur. Sonuçta, implant-kemik arayüzünde oluşan gerilmeler optimal ortodontik kuvvet uygulamasının osseointegrasyonu bozmayacağını göstermektedir.

Anahtar sözcükler:İmplant, ortodonti, ankraj

THE USAGE OF DENTAL IMPLANTS IN ORTHODONTIC THERAPHY AS ANCHORAGE UNITS: A FINITE ELEMENT MODELS STUDY

ABSTRACT
Studies where implants are used to facilitate the orthodontic treatment are available in the literature. In those applications, implants inserted in posterior jaw segments, after achieving osseointegration were used as anchorage to distalize the teeth and orthodontic treatment could be achieved by using fixed orthodontic appliances. Such method has made easier the orthodontic treatment in the cases with first molar debate. But, horizontal orthodontic forces, applied in continuation on the implants, could influence the osseointegration negatively. The aim of this study, is to determine the stressdistribution around a TPS coated titanium implant which is under optimal orthodontic force (100gr) to gain canine distalization by use of finite element analysis (FEM). The possible over stress, which could induce pathological bone resorption, was also determined. Implant was evaluated in two clinical situations. In the first situation the implant was embedded up to crestal level, and in the second situation peri-implant bone resorption was resembled and the peri-implant cortical bone was changes by material properties of mucosa. The stress distribution in both situation were calculated, and any differences were assessed along implant body as stress distribution, but less than 0.05 MPa of tension occurrence was determined between implant and spongy bone. In the first situation, 0.38 MPa of tensile stress were assessed in the cervical cortex bone-implant interface. The values of stress around the implants with orthodontic forces were found to be less than those produced by normal biting forces. In conclusion, stress occurred between implant-bone interface, by optimal orthodontic force application, could not influence the osseointegration negatively.

Key words: Implants, orthodontics, anchorage

GİRİŞ

Ankraj kontrolu ortodontik tedavi planlamasında en önemli konudur ve tedavi hedeflerini etkilemektedir(9). Kısmi dişsiz ağıza sahip hastalarda ortodontik tedavi güç hatta olanaksız olabilir. Bu hastalarda ankraj problemlerini çözebilmek için yapılan deneysel çalışmalarda, ortodontik kuvvet uygulanan implantların stabilitesinin devam etmesi ankiloze ankraj kavramını ortaya çıkarmış ve osseointegre implant kullanımı tartışmaya açılmıştır(6,8,10,11,14,16,17,21). Hayvan deneyleri ile başlayan ankraj implant uygulamalarında, osseointegrasyonun devamlılığının sağlanabildiği tespit edilmiş ve implantların mesiodistal yöndeki ortodontik diş hareketlerinde ankraj olarak kullanılabilecekleri gösterilmiştir(6,10,11,15,21).
Roberts ve ark.(10), tavşanlarda 4-8 hafta süreyle 100 gramlık sürekli ortodontik kuvvet uygulanan titanyum implantların stabilitesinin sürdüğünü göstermişlerdir.
Turley ve ark.(21), köpeklerde ortodontik diş hareketi elde etmek için titanyum endosseous implantları ankraj olarak kullanmışlardır. 9-12 hafta süreyle 300 gr kuvvet uygulanarak 0.6-4 mm arasında diş hareketi elde edilmiş, ankraj implantta pozisyon değişikliği olmamıştır.
Roberts ve ark.(11), köpeklerin mandibulasına titanyum implantlar yerleştirdikten sonra 13 hafta süreyle 300 gr sürekli ortodontik kuvvet uygulamışlardır. Bu çalışmada endosseous implantın % 10’undan az kısmının kemikle direkt ilişkide olduğu mikroradyografide gösterilmiştir. Ortodontik ankraj için rigid endosseous implantlarda arayüzde % 10’dan az direkt osseous kontakt gerektiği bildirilmiştir.
Southard ve ark.(15), intruzyon hareketi elde edebilmek için implantların ankraj olarak kullanılabileceğini köpeklerde göstermişlerdir. Bu çalışma, ortodontik intruzyon elde etmek için kullanılan osseointegre titanyum implant ankrajı ile dişsel ankrajın karşılaştırılmasını amaçlamaktadır. 50-60 gr ile başlanan ve 7 hafta sonra 100 grama çıkarılan intruziv kuvvetler sonucunda ankraj implantlarda bir hareket görülmemiş ve dişte intruzyon elde edilmiştir. Buna karşın dişsel ankrajın alındığı diğer tarafta ankraj dişte hareket ve buna bağlı ankraj kaybı olmuş, hareketi istenen dişte intruzyon görülmemiştir. Bu çalışma sonucunda dişlerin ortodontik intruzyonu istendiğinde rigid endosseous implantların ankraj dişlere göre üstün olduğu ve posterior dişlerin eksik olduğu erişkinlerde ön dişlerin intruzyonu için implantların ankraj olarak kullanılabileceği bildirilmiştir.
İnsanlardaki çalışmalarda da horizontal kuvvetlere karşı implantların ankraj olarak başarılı şekilde kullanımı kanıtlanmıştır(3,4,9,12,22,23).
Higuchi ve Slack(4), değişik malokluzyonları düzeltmek için 150-400 gr arasında değişen ortodontik kuvvetler uygulamışlar ve ankraj implantların stabil kaldıklarını gözlemişlerdir. 3 yıllık tedavi periyodu sonunda implantlar ile intraoral rigid ankraj elde etmenin mümkün olduğunu bildirmişlerdir.
Roberts ve ark.(12) ile Ödman ve ark.(9) da hastalarında implant ankrajı kullanarak posterior dişlerin mesializasyonunu ve intruzyonunu elde etmişlerdir. Roberts ve ark.(12), bu çalışmalarında, retromolar bölgeye ankraj için yerleştirilen osseointegre titanyum implantın ankraj alındığını ve iki moların 10-12 mm mesiale translasyonunun gerçekleştirildiğini bildirmektedirler. Yazarlar, titanyum endosseous implantların ortodontik ankraj için klinik açıdan yararlarından söz etmektedirler. Longitudinal sefalometrik analizlere göre implantta hareket olmadığını belirtmektedirler. Bu nedenlerle titanyum endosseous implantların rigid ankraj olarak kullanılabileceğini bildirmektedirler.
Ödman ve ark.(9), osseointegre implantların bütün düzlemlerde uygulanan kuvvetlere karşı direnç gösterdiğini ve ortodontik ankraj ünitesi olarak fonksiyon gördüğünü göstermişlerdir. Ayrıca, ortodontik tedavi sonrasında aynı implantların sabit protetik restorasyonlar için dayanak görevi gördüğünü belirten yazarlar, ortodontik ankraj ünitesi olarak kullanılan implantlara komşu yüzeylerde marjinal kemik desteği kaybına rastlanmadığını ve çok sayıda diş kaybı olması nedeniyle implant ankrajı kullanmadan tedavi edilemeyecek olgularda implantların ortodontik tedaviye yardımcı olduğunu bildirmişlerdir.
Roberts ve ark.(12), mandibulada retromolar bölgeye konan implanttan ankraj alarak, birinci molara ait çekim boşluğunun ikinci ve üçüncü molarların mesial translasyonu ile kapatıldığını bildirmişlerdir. 24 aylık tedavi süresinde 8 mm’lik bir diş hareketi elde edilmiştir. Yazarlar, adolesanlarda kaninin distal tipping hareketinin mandibular moların mesial translasyon hareketinden 6 kat daha hızlı oluştuğunu belirtmişlerdir. Ortodontik translasyonun alveol kemiğindeki modeling ve remodeling olaylarına bağlı geliştiği ve molar hareketi miktarının alveol kemiğinin dansitesine bağlı olduğunu göstermişlerdir.
Bu güne kadar yapılan vaka raporu şeklindeki klinik çalışmaların başarılı sonuçlarına rağmen, implantlar üzerine sürekli uygulanan yatay çekme kuvvetlerinin osseointegrasyonu bozma ihtimali veya literatürde bildirildiği gibi neden bozmadığı konuları peri-implanter kemiğin davranış biçimleri araştırılarak detaylı olarak aydınlatılmamıştır. Kemik dokusundaki metabolik faaliyetlerin biyomekanik stimuluslar etkisinde olduğu bilinmektedir(25,26). Dolayısı ile peri-implanter biyomekanik şartların incelenmesi konunun aydınlatılmasında yaralı olabilir. Bu çalışmanın amacı, biyomekanik özellikleri incelemek için detaylı sonuçlar vermesi nedeniyle geçerli bir yöntem olan Sonlu Elemanlar Stres Analizi (Finite Element Models, FEM) kullanarak, lateral yönde optimal ortodontik kuvvet uygulanan implantın etrafında oluşan gerilme dağılımının incelenmesi ve patolojik rezorbsiyona neden olabilecek gerilmelerin oluşup oluşmadığının araştırılmasıdır.
***********************************************
MATERYAL - METOD

Çalışmada kemik içerisine gömülü durumda bulunan bir implantın yarı kesiti matematik model haline getirilmiştir. Matematik model, implantı çevreleyen materyal özellikleri itibarı ile iki farklı durumda ele alınmıştır. Birinci durumda implantın gövde kısmının tamamen kemik ile çevrili olduğu hal ele alınmıştır. Burada impantın boyun bölgesinde ve modelde mandibulanın bazal kısmına tekabül eden bölgede kortikal kemik, her ikisi arasında da spongioz kemik yer almaktadır. İkinci durumdaki farklılık ise, boyun bölgesindeki kortikal kemik katmanında rezorbsiyon sonucu kemik yerinde mukozanın bulunmasıdır. Her iki durumda da kuronal bölgedeki bir düğüm üzerine 1 N yatay kuvvet uygulanmıştır. Kole bölgesinde ortaya çıkan von Mises gerilmeleri, implant-kemik arayüzündeki (1.katman) dokuz noktada ve implanta 1mm uzaklıktan geçen hat üzerindeki (2.katman) dokuz değişik noktada olmak üzere toplam 18 düğüm noktasında incelenmiştir.
Oluşturulan matematik modeller MS-DOS ortamında çalışan SAP90 (Yapıların Statik ve Dinamik Sonlu Elemanlar Analizi, STRUCTURAL ANALYSIS PROGRAMS VERSION 5.40 , Computer and Structures, Inc., Berkeley, California, ABD) programı kulanılarak, iki boyutlu sonlu elemanlar stres analizi ile incelenmiştir. Sonuçları grafik analizi SAPLOT (SAP90 Yapı Analizi Programı için Diyaloglu Gösterim Ardişlemcisi, SAP GRAPHICS DISPLAY PROGRAM VERSION 5.41, Computer and Structures, Inc., Berkeley, California, ABD) programı ile elde edilmiştir.
İmplant olarak 3.25 mm çap ve 14 mm uzunluktaki Pitt-Easy Bio-Oss implantı (ORALTRONICS Marketing und Verteriebs GmbH, Bremen, Almanya) kullanılmıştır. İmplanta ait teknik veriler üretici firmadan sağlanmıştır. İmplantın osseointegre olduğu kabul edilerek kemik ile direkt bağlantı hali simüle edilmiştir. TPS kaplamanın gerilme dağılımına olan etkisi ihmal edilerek modelde yer verilmemiştir. Modellerde elemanlara lokalizasyonlarına göre kortikal kemik, spongioz kemik, titanyum, mukozanın materyal özelliklerini belirten elastisite modülü ve Poisson oranları verilerek bu malzemeler bilgisayarda temsil edilmişlerdir (Tablo1.). Modellerde yer alan nesnelerin lineer elastik, homojen ve isotropik oldukları kabul edilmiştir. Analizlerde, Von Mises gerilmelerinin miktarı, Mega Pascal (MPa) birimi ile belirtilmiştir (1MPa = 1 N/mm2). Alt çene ve köprü protezi modeli, asolid elemanların analizi düzlem şekil değiştirme (plane strain) esaslarına göre çözümlenmiştir. Dolayısıyla incelenen alan, modelin bir birim kalınlığında kesitidir. Mesnet sınır şartı olarak her iki modelde de tüm düğümler z koordinatında ve x,y,z eksenleri etrafındaki dönme haraketlerinde tutulu, alt sağ ve sol köşelerdeki düğümler dikey ve yatay olarak tutulu, modelin alt düzlemi üzerindeki düğümler düşey hareketlerde tutulu, sağ ve sol dikey sınırlardaki düğümler yatay hareketlerde tutulu kabul edilmiştir.

BULGULAR

Her iki durum arasında, yatay olarak 100gr lık kuvvet uygulandığında gerilme dağılımı açısından gözlenen tek farklılık 1.durumda kole çevresinde daha fazla gerilmelerin oluşmasıdır (tablo2). Her iki durumda da implantın kuronaldeki ilk yivlerinden itibaren benzer gerilme dağılımı saptanmıştır (tablo3 ve 4). İmplant-kemik arayüzünde titanyum yüzeyde oluşan gerilmelerde bir farklılık olmazken, resorbsiyonun simüle edildiği ikinci modelde kortikal kemik ortadan kalktığı için mukoza içersinde kalan 2.katmanda [implant yüzeyine 1mm mesafede] ortaya çıkan gerilmeler de, bu dokunun elastik özelliklerine bağlı olarak sıfırlanmıştır. Saptanan ortalama gerilmeler gövde boyunca 0.055 MPa ile 0.0138 MPa arasındadır. Bu değerler normal çiğneme kuvvetleri (yatay 32.5 N) ile ortaya çıkan miktarların yaklaşık 16 kat daha düşüğüdür.

TARTIŞMA

Ortodontik tedavi gereksiniminin çoğunlukla genç bireylerde olması, dişsizliği giderilmesi veya ankraj amaçlı implant uygulamalarında eleştirel bir yaklaşımla minimum yaş sınırı konusunu gündeme getirmektedir. Bu konuda yapılan hayvan deneyleri(8,14,17) ve klinik uygulamalar, minimum yaş sınırı ile ilgili kurallar ve kriter olarak, kemik gelişiminin engellenmemesi ve infraokluzyonun önlenmesi amacıyla, aktif kemik büyüme periodunun ve iskeletsel gelişmenin tamamlanması gerektiği yolunda bir konsensusun oluşmasını sağlamışlardır(5,16,18,19,20). Dolayısı ile belirli kurallar gözetilerek multidisipliner uygulamaların yapılmasında etik olarak bir sakınca bulunmamaktadır.
Hem deneysel hem de klinik çalışmalar ortodontik tedavi sırasında intraoral direkt kemik ankrajının mümkün olduğunu kanıtlamıştır(4,8,9,12,16,17,18). Ödman ve ark.(7) gömük üst kaninin sürdürülmesinde, van Roekel(22) alt kaninin lingual hareketinde, Roberts ve ark.(12) alt molarların mesial hareketinde, Higuchi ve Slack(4) kesici segmentinin ön-arka yön hareketinde implantlardan ankraj ünitesi olarak yararlanmışlardır. Bu uygulamaların yapıldığı hasta sayısı sınırlı olmasına karşın, sonuçlar ortodontik tedavi sırasında implantların stabil kaldıklarını göstermektedir. İmplant ankrajı alınarak çeşitli malokluzyonları (Class I,II,III) düzeltmek için her tipte diş hareketi yaptırılabilmektedir. Uzun süreli ortodontik kuvvet uygulamasına karşın gerek klinik gerek sefalometrik açıdan ankraj olarak kullanılan implantlarda hareket görülmediği ve stabil konumda kaldıkları bildirilmektedir(4,9,12).
Ankraj-implant uygulamalarının sınırlı olgu üzerinde yapılmış olması nedeniyle konunun genellenerek uygulamanın tavsiye edilmesi eleştirilere hedef olabilir. Dolayısıyla konunun aydınlatılması gerektiği düşünülmüştür. Bu çalışmada, peri-implanter kemik reaksiyonları üzerinde direk etkisi olan mekanik kuvvetlerin, implant ve çevresindeki dağılım özellikleri gözlemlenerek, sürekli ortodontik kuvvetleri karşılayan bir implantın etrafında fizyolojik veya patolojik cevaplara yol açabilecek gerilmeler saptanmıştır. Peri-implanter bölgede oluşan gerilmelerin detaylı olarak incelenebilmesi için bu amaca uygun olan Sonlu Elemanlar Stres Analizi (FEM) yöntemi seçilmiştir.
Ortodontik tedavilerde ortalama 100gr lık optimal kuvvetler kullanıldığı için bu çalışmada implanta uygulanan yatay kuvvet oranının optimal ortodontik kuvvvet olması kabul edilmiştir. Diş implantlarında operasyonu takip eden ilk yıllar içersinde herhangi bir patojeniteye bağlı olmaksızın ilk yivlere kadar olan kole bölgesinde rezorpsiyon gözlemlenmesi yaygın bir durumdur(24,25). Bu nedenle çalışmada hem krestal seviyeye kadar kemik içinde yer alan ve bu seviyeyi koruyan bir implantın ortodontik ankraj olarak kullanımı, hemde yukarda bahsi geçen kole bölgesiyle sınırlı olan fizyolojik rezorpsiyon durumundaki bir implantın ortodontik yatay kuvvet altındaki davranışları incelenmiştir. Analiz sonucu saptanan gerilme dağılımları rezorpsiyon olan ve olmayan durumlar arasında bir farklılık olmadığını nümerik olarak doğrulamaktadır(tablo2). Bunun yanısıra optimal ortodontik kuvvet ile oluşan gerilme dağılımlarının çiğneme kuvvetleri ile oluşanlara kıyasla oldukça düşük oldukları görülmüştür. Buradaki en büyük etken uygulanan ortodontik kuvvetin (»0.1N) normal çiğneme kuvvetlerinden (»150N) oldukça küçük olmasıdır. Dolayısı ile ortodontik ankraj olarak kullanılan bir implantta, ortodontik kuvvete bağlı olarak osseointegrasyonun bozulma olasılığı oldukça düşüktür. Diğer yandan, çiğneme kuvvetlerinin gün içersinde belirli aralıklar ile implantlar üzerine etkiledikleri bilinmektedir (1). Oysa ortodontik kuvvet uygulaması gün boyu devam eder. Ancak vaka raporlarındaki bulgular ortodontik tedavi süresince bu uygulamanın implantlara zarar vermediğini göstererek FEM analizi bulgularını desteklemektedirler.
Chen ve ark.(2), bu yönde geliştirdikleri bir deney modelinde FEM analizi kullanarak osseointegrasyonun bozulmaması gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Ancak Chen ve arkadaşlarının ele aldıkları matematik model kabataslak bir implant dizaynını içerdiği için özellikle yivli vida şeklindeki bir implantın çevre kemik dokusunun stres transferini detayları ile ortaya koyamayacağı düşünülerek implantın makroskopik yapısını detayları ile veren bir matematik model üzerinde çalışmamız gerçekleştirilmiştir.
Chen ve ark.(2), yaptıkları FEM çalışmasında, ortodontik kuvetlerin kemik remodelasyonu üzerine etkilerinin ihmal edilebileceğini belirtmişlerdir. Yaptığımız FEM analizinde de bu bulguya benzer şekilde, implant üzerine ortodontik kuvvet uygulandığında, çevre kemik üzerinde normal çiğneme kuvvetlerine oranla oldukça düşük miktarlarda gerilme dağılımı oluştuğu saptanmıştır. Bu durumda lateral ortodontik kuvvetlerin osseointegrasyonu bozmaya yönelik bir risk yarattığı söylenemez.
Chen ve ark.(2), protetik amaçlı kullanılan ve okluzal yüklemeye tabi tutulan implantlar etrafındaki gerilme dağılımı ile ortodontik amaçlı ankraj-implantlar çevresinde görülen gerilme dağılımının benzer olduğunu saptayarak, kemik remodelasyonunun okluzal kuvvetlere bağlı olamayacağını ileri sürmüşlerdir. Aynı araştırıcılar, implant bulunmayan alt çene modeli ile bu modelin implantasyondan sonraki durumunu stres dağılımı açısından kıyasladıklarında, arada farklar saptayarak bunun kemik ile titanyum arasındaki elastisite modülü farkından kaynaklandığını ileri sürmiüşlerdir. Bu açıklama iyileşme döneminde kemik içersinde herhangi bir kuvvete maruz bırakılmayan iki safhalı bir implant etrafındaki kemik remodelasyonunun ne şekilde aktive olduğunu açıklamak için iyi bir tezdir. Ancak, bir çok vakada implantlar yüklemeye girdikten sonra peri-implanter rezorbsiyon ile karşılaşıldığı düşünülerek, çiğneme kuvvetlerinin kemik remodelasyonu üzerindeki etkilerini göz ardı etmememiz gerekir.
DEĞERLENDİRME

Yapılan biyomekanik gerilme dağılımı analizinde, gerilme dağılımlarının büyüklük oranlarının çiğneme kuvvetleri ile oluşan gerilmelere kıyasla oldukça düşük oldukları, bu nedenle ortodontik kuvvet uygulamalarının implantlar için riskli olmayabileceği saptanmıştır. Ancak yapılan çalışma gerilme dağılımlarını detaylı bir şekilde yansıtmakla birlikte sanal- deneysel bir ortamda gerçekleştiridiği için klinik çalışmaların genişletilerek devamında yarar vardır.

KAYNAKLAR:

1-Branemark P-I , Zarb G, Albrektsson T (eds);Tissue-Integrated Prostheses. Osseointegration in Clinical Dentistry. Chicago, Quintessence Pub.Co.,Inc.1985 p11-14.
2-Chen J, Chen K, Garetto LP, Roberts WE. Mechanical response to functional and therapeutic loading of a retromolar endosseous implant used for orthodontic anchorage to mesially translate mandibular molars. Implant Dent 1995:4:246-258.
3-Haanaes HR, Stenvik A, Beyer Olsen ES, Tryti T, Faehn O: The efficacy of two-stage titanium implants as orthodontic anchorage in the preprosthodontic correction of third molars in adults: a report of three cases. Eur J Orthod 1991;13:287-292.
4-Higuchi KW, Slack JM: The use of titanium fixtures for intraoral anchorage to facilitate orthodontic tooth movement. Int J Oral Maxillofac Implants 1991;6:338-344.
5-Lazaro P, Pourrat F: Relation ship of orthodontics and endosseous implantology. Review of the literature. Inf Dent 1991;73:3451-3455.
6-Linder-Aronson S, Nordenram A, Anneroth G: Titanium implant anchorage in orthodontic treatment an experimental investigation in monkeys. Eur J Orthod.1990;12:414-419.
7-Odman J, Lekholm U, Jemt T, Branemark P-I, Thilander B: Osseointegrated titanium implants-a new approach in orthodontic treatment. European Journal of Orthodontics 1988;10: 98-105.
8-Odman J, Grondahl K, Lekholm U, Thilander B: The effect of osseointegrated implants on the dento-alveolar development. A clinical and radiographic study in growing pigs. European Journal of Orthodontics 1991;13:279-286.
9-Odman J, Lekholm U, Jemt T, Thilander B: Osseointegrated implants as orthodontic anchorage in the treatment of partially edentulous adult patients. Eur J Orthod 1994;16:187-201.
10-Roberts WE, Smith R, Zilberman Y, Mozsary PG, Smith RS: Osseous adaptation to continous loading of rigid endosseous implants. Am J Orthod 1984;86:95-111.
11-Roberts WE, Helm FR, Marshall KJ, Gonglof RK: Rigid endosseous implants for orthodontic and orthopedic anchorage. The Angle Orthod 1989;59:247-256.
12-Roberts WE, Marshall KJ, Mozsary PG: Rigid endosseous implant utilized as anchorage to protract molars and close an atrophic extraction site. The Angle Orthod 1990;60:135-152.
13-Shellhart
14-Smalley WM, Shapiro PA, Hohl TH, Kokich VG, Branemark PI: Osseointegrated titanium implants for maxillofacial protraction in monkeys. Am J Orthod Dentofac Orthop 1988;94:285-295.
15-Southard
16-Sennerby L, Ödman J, Lekholm U, Thilander B: Tissue reactions towards titanium implants inserted in growing jaws. A histological study in the pig. Clin Oral Impl Res 1993;4:65-75.
17-Thilander B, Odman J, Grondahl K, Lekholm U: Aspects on osseointegrated implants inseted in growing jaws. A biometric and radiographic study in the young pig. European Journal of Orthodontics 1992;14:99-109.
18-Thilander B, Odman J, Grondahl K, Friberg B: Osseointegrated implants in adolescents. An alternative in replacing missing teeth? Eur JOrthod 1994;16:84-95.
19-Tosun T, Kaya H, Karabuda C, Özkan K, Özdemir T, Sandallı P. Agenezis vakalarında implant uygulamalarının değerlendirilmesi. Oral İmplantoloji Der 199
20-Tosun T, Kaya H, Sandallı P. Ortodontik ve implantolojik tedavi sonrası 4 yıllık takip sonuçları. Oral İmplantoloji Der 199
21-Turley PK, Kean C, Sehur J, Stefanac J, Gray J, Hennes J, Poon LC: Orthodontic force application to titanium endosseous implants. The Angle Orthod 1988;58:151-162.
22-van Roekel NB. The use of Branemark system implants for orthodontic anchorage: Report of a case. Int J Oral Maxillofac Implants 1989:4:341-344.
23-van Roekel NB. Utilization of Branemark implants for orthodontic anchorage: a case report. Quintessenz 1990:41:1753-1759.
24- English CE.Biomechanical concerns with fixed partial dentures involving implants. Implant Dent 1993:2:221-242
25- Rangert B, Sullivan R. Preventing prosthetic overload induced by bending. Nobelpharma News 1993:7:4-5
26- Wollf J. Das gesetz der transformation der knochen. Berlin. A. Hirschwald, 1892.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Dental İmplant ve Ortodontik Tedavi Amaçlı Ankraj İmplant Olarak Kullanımı: Sonlu Elemanlar Stress Analizi (Fem) Çalışması" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Doç.Dr.Dt. Tosun TOSUN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Doç.Dr.Dt. Tosun TOSUN'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Doç.Dr.Dt. Tosun TOSUN'un Yazıları
► Dental İmplant Dt.Songül MİRZAOĞLU
► Dental İmplant Dr.Dt. Fatih GENCEROĞLU
► Dental İmplant Nedir? Dt.Murat KANLI
► 3d Sonlu Elemanlar Yöntemi ve Diş Hekimliği Dr.Dt. Mert Kafkas ŞAHİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,777 uzman makalesi arasında 'Dental İmplant ve Ortodontik Tedavi Amaçlı Ankraj İmplant Olarak Kullanımı: Sonlu Elemanlar Stress Analizi (Fem) Çalışması' başlığıyla benzeşen toplam 50 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:30
Top