TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Önyargıların Prangaları

Psk.Dnş.Bülent BUDAK
İstanbul
Psikolojik Danışman
17 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 9 Makalesi varMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi Var
 
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 7558,

* Yayın Tarihi : 02-11-2007 - 16:34 (1667 gün önce),

* Ortalama Günde 4.53 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 5814 , Kelime Sayısı : 709 , Boyut : 5.68 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Dnş.Bülent BUDAK hakkında söyledikleri:
Merhaba...

Ben Murat Gxx. Uzman Psikolog Bülent Budak hakkında düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bülent Bey'i yaklaşık 2 yıldır tanıyorum. Kendisi aslında komşumdur. Komşuluk vesilesiyle tanıştık ama daha sonra danışanı oldum.

Bülent Bey, insan olarak çok samimi ve gerçek bir insan. Onunla günlük sohbetleriniz bile aslında birer terapi gibi. Herhangi bir konu hakkında muhabbet ederken bile kendiniz için dersler çıkarabilirsiniz.

Gerçek anlamda danışanı olmamı gerektirense, evliliğimde yaşadığım sorunlar oldu. Bülent Bey'in tecrübesi daha ilk dakikalarda kendini belli ediy... [DEVAMI..]

(Murat Gxx, Danışan, 30-05-2011)

merhaba... evet dr. bülent budak ve eşi füsun hnm ı herkese tavsiye ediyorum çünkü ben bülent bey i tv de gördüm okan bayülgen den ordan isminden ve face ve web sitesinden ulaştım. ertesi günde randevu alıp seansa girdim. 34 yaşındayım ve bu zaman kadar yaşadığım biçok üzücü, yıpratıcı, bunaltıcı olayların etkisinden kendimi iyi hissetmiyodum ve aynı zaman da yeni bir iş yeni bir sektörde iş kurup çalışmak istiyodum. bülent bey önce bana kendimi sevmemi ve önemsememi ve bunun doğru olduğunu kabul ettirdi sonrada bana uygun işi bulmam için yardımcı oldu ve şuan onun sayesinde istediğim işe sahi... [DEVAMI..]
(murteza, Danışan, 30-05-2011)

Sayın Bülent BUDAK; kendisinden terapi aldığım bir Psikolog değildir.Buna rağmen;bir gün terapiye ihtiyaç duyarsam;yardım almak için başvuracağım bir Psikolog/tur diye düşünüyorum...Hatta;Terapi için değilse bile,bir konuda akıl danışacağım bir kişiye ihtiyaç duyarsam, yine O'nu tercih ederim...

Bülent BUDAK'ı nereden tanıyorum;duygu durumlarımın bozuk olduğu bir dönemde, İnternette gezinirken,tesadüfen yöneticisi olduğu bir siteye giriş yaptım.Bülent Bey'in bu sitedeki üyelerinin sorunlarına karşı kısa ama öz anlatımlı ifadelerle nasıl destek olduğunu gördüm...Üyelere yaklaşımındaki ılıman... [DEVAMI..]

(Mine YİRMİLİ, Arkadaş/Tanıdık, 18-05-2009)

Psk.Dnş.Bülent BUDAK Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Önyargıların Prangaları

ÖNYARGILARIN PRANGALARI


İletişim kazalarına yol açan, sorunların çözümünü engelleyen, doyumlu birlikteliklerin düşmanı önyargılardan söz etmek istedim.


Şu cümleleri çok sık duyarız;


"Sen çok önyargılı davranıyorsun!"

"Eşim bana karşı çok önyargılı davranıyor!"

"Patronum son olaydan sonra bana çok önyargılı davranmaya başladı!"

"Ne yaparsam yapayım önyargılarından kurtulup bana doğru bir biçimde davranamıyor!"

"O olay mutluluğumuza, ilişkimize çok zarar verdi, olaydan ziyade de onda oluşan önyargılar hem kendisine hem de bana zarar veriyor!"

"Eşimin önyargılarını nasıl ortadan kaldıracağım, hayatımız kabusa döndü!"

Önyargılar; Özellikle (Evlilik, arkadaşlık, dostluk, iş hayatı gibi) ikili ilişkileri bozup sosyal ilişkilerin gelişimini engelleyen, insanları yalnızlaştıran, ruhsal çöküntülere yol açan, yeterli kişisel başarılara ulaşılmasını engelleyen mücadele edilmesi ve aşılması gereken şeylerdir. Önyargılar düşünsel bazda takıntılar haline de dönüşebilir. Bir yandan önyargılarla mücadele ederken diğer yandan da yeni önyargıların oluşumuna engel olmak gerekir.

Önyargıların oluşumuna nasıl engel olabiliriz? Öncelikle her duyduğumuza ve okuduğumuza inanmayarak, Bunun yanısıra gördüklerimizi ve düşündüklerimizi de sorgulamak yeni önyargıların oluşumuna engel olabilir.


Duyguların düşüncelerden kaynaklandığı gerçeğinin ışığında, insanlara yaklaşmamızı ya da onlarla sağlıklı ilişkiler kurmamızı engelleyen, olumsuz duygulara yol açan önyargı dediğimiz şeyin de bir inanç ve düşünce olduğunu belirtmek isterim.


Nasıl tüm olumlu ya da olumsuz duygular düşünce ve inançlardan kaynaklanıyorsa diğer insanlara karşı yaşadığımız tüm duyguların nedeni de önyargı dediğimiz düşünce ve inançlardır. Önyargıları olumlu ve olumsuz önyargılar olmak üzere iki kategoride düşünmek doğru olur. Önyargı dendiğinde aklımıza hemen olumsuz önyargılar gelir, aslında olumsuz önyargılar kadar olumlu önyargılar da bazen zararlıdır. Önyargılar değişmez gerçeklikler değildir ve sürekli olarak denetlenmeleri ve sorgulanmaları gerekir.


Önyargılar bazen somut gerçekliklere dayandığı gibi tamamen geçmiş yaşantılarımız ve paradigmalarımızdan da kaynaklanabilir.

Önyargılar çoğunluk hatalı öğrenmelerden kaynaklanıyor. Yanlış veriler yanlış sonuçlara yol açar. Elimizde somut veriler olamadan yani bilmeden düşünmek çok hatalı bir alışkanlıktır. Bilim ve felsefe kuşku temellidir.

Düşüncelerimize her zaman biraz kuşku ile bakmalıyız. Unutmayalım her düşünce ve inancımız doğru değildir.

İnsanlık alemi binlerce yıl dünyanın tepsi gibi düz olduğuna inanmıştı. Yani dünyayı düşünceleriyle düzleştirmişti. Fakat dünya her zaman bir küreydi ve bu gerçeklik hiç değişmedi. Ta ki bir bilim adamı çıkıp bu düşüncenin doğru olmadığını ispatladı o zaman bu düşünce ve inanç değişti ve insanların önündeki önemli bir önyargı kalkıp insanları özgürleştirdi ve keşiflere olanak tanıdı.


İnsanlar yıllarca yeşilçamın kötü adam karakterlerini gerçek sandı ve o sanatçılar uzun süre ortalıkta özgürce dolaşamadılar. Çünkü insanlar gördükleri ve düşündükleri her şeyin doğru olduğunu sanıyorlardı.

Uluslar arasındaki husumet ve düşmanlıkların arkasında da aslında birçok olumsuz önyargılar vardır. Mahalle kavgaları, ırk ve mezhep çatışmaları, spor fanatizmi, aşiret çatışmaları , kan davaları gibi birçok çatışmanın da kaynağında önyargılar olduğu bir gerçektir.


Bazı atasözlerimiz de maalesef olumsuz önyargılarımızın kaynağını teşkil eder. Anne babaların çocukların kulağına fısıldadığı her kelime bir önyargının temel taşı olabilir.


Önyargılar insanları düşünsel tutsaklığa mahkum edip bazen kendimize bazen de karşımızdaki insanlara karşı olumsuz sonuçlara yol açabilecek davranışlar doğurur. Özgürlük, önyargıların prangasını kırmak düşünsel olarak özgürleşmekle kazanılabilir.

Şunu unutmamalıyız ki olayları ve insanları olduğu gibi değil çoğunlukla "olduğumuz gibi" görürüz. Bu alışkanlık bizi bazen de realiteden uzak inançlara götürebilir.


Evlikte mutluğu yakalamaya önemli bir engelde karşı cinse dair önyargılardır. Karşı cinse dair önyargılar zamanla o kadar yerleşik bir hal alabiliyor ki kişi bunun farkına varıp tutsaklıktan kurtulmak için savaş verinceye kadar hem kendine hem de eşine hayatı zindan edebiliyor.

İnsanlar genelde kelimeler ve resimlerle düşünüyor. Hani deriz ya; "geçmişteki şu olay hala gözümün önünde!". İşte bu görsel kayıtlarda önyargılarımız olarak bizlerin hayatını yönetebiliyor.

Hepimizde biraz senaristlik vardır. Ortada hiçbirşey yokken çok güzel şeyler hayal eder ve bir süre sonra biz de inanmaya başlarız. Düşündüğümüz herşeyin gerçek olduğunu sanırız. Zamanla bu bireysel olarak yarattığımız zihinsel programlamalar hayatımızda önemli engeller haline gelir.


Önyargılarımızı ve inançlarımızı sık sık denetleyerek kendimizi onun esaretinden kurtarıp çok daha rasyonel davranışlar ve sağlıklı birliktelikler yaşayabileceğimiz gibi bireysel olarak bizlere pranga etkisi yaratıp gelişimizi ve başarılarımızı engelleyen önemli engellerden kurtulabileceğiz.


Diyelim ki önyargılarımızın farkına vardık bunlarda nasıl kurtulacağız? Önce bu önyargıya yol açan düşünce ve inançları net olarak ortaya çıkarabilmemiz gerekiyor. Sonrasında da bu düşünce ve inaçları tam bir kuşku ile derinlemesine sorgulamamız gerekiyor. Bunların içinde rasyonel olmayanların çoğunlukta olduğunu görebileceksiniz.


Bundan sonra işimiz kolaylaşıyor. Bu irrasyonel cümlelerin yerine rasyonel cümleleri bulup zihnimize yerleştirmek bundan sonraki aşamadır. İrrasyonel düşüncelerin esaretinden kurtuldukça yaşamınızda size sorun yaratan şeylerin sorun olmaktan çıktığını görebileceksiniz.

Zihinsel özgürlüğünüzü kazanmanız size mutluluğa ulaşma anlamında yeni ufuklar açacaktır.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Önyargıların Prangaları ile İlgili Kavramlar : önyargı, ön yargı, psikoloji, psikolog, terapi
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Önyargıların Prangaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Bülent BUDAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Psikoloji Ve Meslek Sorunları: Yüzde Yüz Bilimsellik Var Ancak Galiba Göklerde , İzzet GÜLLÜ
  • Sınav Stresinde Anne - Baba Rolleri , Mehmet DUMAN
  • Eğitimin Kör Ettiği Gözler: Ebeveyn Tutumlarının Çocukların Algıları Üzerindeki Etkileri , İzzet Zülküf ÇELİK
  • Psikoloji Sohbetleri: Mutluluk Kaf Dağının Ötesinde Değil, Evlerimizde , İzzet GÜLLÜ
  • Sağlık Politikaları: Psikologlara Kibirli Köstek, İmam Efendilere Manevi Destek , İzzet GÜLLÜ
  • Popüler Psikoloji: Ya Can Sıkıntısı Ya Geçim Sıkıntısı! Seç Birini! , İzzet GÜLLÜ
  • Kıyaslanmak , Metin KILIÇ
  • Malumat Mı, Bilgi Mi? , Metin KILIÇ
  • Işık Göründü… , Metin KILIÇ
  • Kardeşimi Kıskanıyorum , Erdim Hasip HAKVERİR
  • Ebeveyn Ölümü Ve Etkileri , Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN
  • Psikolojim Nasıl Düzelecek? , Halil İbrahim ÇABUK
  • Depresyon Nedir: Depresyon Nedenleri,belirtileri Ve Tedavisi , Seval HACIM
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) , Fatma GÜLLÜOĞLU
  • Takıntı, Temizlik, Simetri, Düzen " Farkına Varılmayan Hastalık Okb " , Uğur DEMİRBAŞ
  • Kaçıngan Kişilik-Kaçıngan Kişilik Bozukluğu , Şölen ÇAMLI İNCE
  • Mesleki Sorunlar: Ruhsal Hastalık Meselesine Farklı Bir Bakış , İzzet GÜLLÜ
  • Stres Kanser Ve Hipnoz , Adem OCAK
  • Algılar , İlkten ÇETİN
  • Kabus , İlkten ÇETİN
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    17:19
    Top