TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



KADINLARDA SIK GÖRÜLEN CİNSEL SORUNLAR

Zeynep TEKİN BABUÇ Fotoğraf
Psk.Zeynep TEKİN BABUÇ
İçel (Mersin)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi10 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 9 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 5858,

* Yayın Tarihi : 07-10-2009 - 11:59 (1779 gün önce),

* Ortalama Günde 3.29 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 20960 , Kelime Sayısı : 2854 , Boyut : 20.47 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Zeynep TEKİN BABUÇ hakkında söyledikleri:
Merhabalar, Zeynep Hanım ile Evlilik ve Aile Terapisi eğitiminde tanıştık. Olaylara bakış açısı, vakaları değerlendirme biçimi, muhakemesi mesleğini profesyonelce yaptığı ve alanına hakim olduğu düşüncesini hemen veriyor. bunlardan daha önemlisi ise sıcak kanlılığı, güleryüzü, pozitif enerjisi, birlikte çalıştığı meslektaşları ile uyumu, sizinle kurduğu etkili iletişim bu mesleğe ne kadar yakıştığını gösteriyor. kendisi ile tanışmaktan son derece memnun olduğumu ve destek almak istediğinizde, danışmak istediğinizde sizi güleryüzüyle karşılayacağını ifade etmek istiyorum. Saygı ve sevgilerimle.
(Psk.Ramazan ŞİMŞEK, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 23-12-2011)

Meslektaşım olan Zeynep Hanım ile kısa bir süre önce tanıştık...Psikoloji alanında edindiği bilgi ve tecrübesine oldukça güvendiğim ve kendini çok iyi geliştirdiğine inandığım nadir insanlardan biridir. Mesleki anlayışı, meslek etiği takdire değer olan Zaynep Hanımın Cinsel Terapide CETAD'dan almış olduğu eğitimle ve kendisinde varolan bilgilerle oldukça iyi bir özümseme yaparak gerçekten çok iyi bir yol katettiğini düşünüyorum.Azmini ve geldiği noktayıda çok takdir ettiğim arkadaşımın Mersin'de Cinsel Uyum Bozuklukları başta olmak üzere yetişkin Psikolojisinde gerçekten doğru adres olduğuna i... [DEVAMI..]
(Psk.Ayşegül YILMAZ BOYLU, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 26-04-2010)

Zeynep Hanım benim üniversitede sınıf arkadaşı olarak tanıyıp, uzun yıllardan beri en iyi dostum olmuş candan bir insandır. Zeynep Hanım, suistimallere açık bir hale gelmiş olan psikoloji alanında, sahip olduğu mesleki donanımı danışan haklarına saygı duyup, mesleğin bizlere yüklediği sorumlulukları taşıyarak en iyi şekilde icra etmektedir. Çevresine her zaman ışık saçan, pozitif enerji veren, sevdiklerine karşılıksızca fedakar davranan birinin sadece en iyi dostu değil bir meslektaşı olmak da benim için gurur verici olmuştur. Kendisinden yardım almayı düşünen herkesin tereddüt etmeden ona ula... [DEVAMI..]
(Nur ŞEKER, Arkadaş/Tanıdık, 24-01-2010)

Zeynep ile tanışalı daha bir yıl bile olmamasına rağmen, hayatımla ilgili vermem gereken çok önemli kararları vermemde bana yardımcı olmuş ve yol göstermiştir. Arkadaş olarak paylaşımlarımızın ötesinde bu kadar etik çalışan, mesleğine saygılı ve danışanlarının çıkarlarını gözeten bir insan olması bir meslektaş olarak beni hep etkilemiştir. Güleryüzü, etrafına yaydığı pozitif enerjisi, iyi bir psikolog olmasının ötesinde herşeyden önce ne kadar iyi bir insan olduğunu göstermektedir.
Psikologluk mesleği büyük bir emek ve özveri isteyen bir meslektir. Bu işi gönülden severek ve isteyerek yapars... [DEVAMI..]

(Neslihan DURATEYMUR, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 24-01-2010)

Psk.Zeynep TEKİN BABUÇ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
KADINLARDA SIK GÖRÜLEN CİNSEL SORUNLAR


Kadınlarda sık görülen cinsel sorunlar,
  • Vajinismus
  • Disparoni (Ağrılı Cinsel Birleşme)
  • Cinsel İstek ve Uyarılma Sorunları
  • Orgazm Bozuklukları
  • Cinsel Tiksinti Bozukluğu başlıkları altında değerlendirilmektedir.

VAJİNİSMUS
Vajinismus, vajinaya giriş denendiğinde, vajinanın dış üçte birini çevreleyen kaslarda yineleyici ya da sürekli bir biçimde istemsiz kasılmalar olmasıdır. Vajinismus, tüm kadınların yaklaşık %1'inde ortaya çıkan bir durumdur ve genelde penis, parmak, vajinal tampon ya da vajinal muayene girişimi olduğunda ortaya çıkar. Bu kasılmalarla beraber genellikle kadın vajinasına yaklaşıldığında korku ve kaygı içinde bacaklarını kasar, kapatır ve cinsel birleşmeden kaçınma davranışı gösterir.Bu istem dışı kasılmalar kadının bilinçli ve isteyerek yaptığı kasılmalar değildir. Kasılma, gerçek bir girişim olmadan yalnızca girişimin hayal edilmesiyle bile ortaya çıkabilir.
VAJİNİSMUS NEDEN OLUR?
Vajinismusun ortaya çıkışında çocukluktan itibaren cinsellikle ilgili öğrenilen yanlış bilgiler, doğru olmayan ve abartılı inanışlar ve cinsel eğitimsizlik önemli yer tutar. Vajinismusu olan kadınlar, genellikle, vajinalarının yeterince geniş olmadığı, cinsel birleşme esnasında olağanüstü acı ve ya kanama durumuyla karşılaşacakları, cinsel organlarının başkalarından farklı ve kapalı olduğu gibi yanlış inanışlar içerisinde olabilirler. Bu yanlış inanışlar çoğu kez aile ve çevre tarafından cinselliğin korku ve kaygı uyandıran bir durum olarak anlatılması, kulaktan dolma yanlış bilgilendirmeler ve sağlıklı bir cinsel eğitim verilmemiş olmasından kaynaklanır. Özellikle ilk gece olarak bahsedilen, çiftlerin ilk cinsel birleşme yaşayacakları duruma yüklenen kaygı uyandırıcı etiketler bu sorunun oluşmasında oldukça yaygın görülür. Bu tip yanlış inanışlar kadında cinsel birleşme korkusu erkekte de performans kaygısına yol açarak cinsel sorunlara neden olmaktadır.
VAJİNİSMUS SORUNU YAŞAYAN ÇİFTLER NE HİSSEDERLER?
Vajinismus sorunu cinsel birleşmeyi engelleyici özellikte olduğu için çiftlerin bütün gündemini meşgul eder hale gelebilir. Tüm cinsel sorunlarda olduğu gibi, yaşanan cinsel sorun sadece kadını yada sadece erkeği etkilemez. Çiftler, bu durumdan birlikte etkilenirler ve çözüm yolunda da birlikte hareket etmeleri önemlidir.
Vajinismus sorunu yaşayan çoğu kadın ilişkiye girememekten ötürü yoğun utanç duygusu hisseder ve sıkıntılarını paylaşmak istemezler. Çiftlerin çoğu, bunun bir tek kendi başlarına gelen bir durum olduğunu sanır, sorunu kimseye anlatamaz, nereye başvuracağını yıllarca bilemez. Kendi durumlarında çok kişi olduğunu, bunun tanınan ve kısa sürede düzelebilen bir cinsel sorun olduğunu bilmeleri önemlidir.

VAJİNİSMUSLA İLGİLİ YANLIŞ VE ETİK DIŞI UYGULAMALAR:
Vajinismus sorunu yaşayan çiftler için durumu başkalarına anlatmak ve bu konuyla ilgili nerden, nasıl yardım alabilecekleri konuları endişe verici iken bir de doğru olmayan ve etik dışı bazı uygulamalarla daha da fazla umutsuzluğa kapılıp çözüm arayışından vazgeçebilirler. Bu yanlış uygulamalardan bazıları ;
Kızlık zarının ameliyatla alınması: Kızlık zarı ile ilgili abartılı inanışlar ve korkutucu öğrenilmiş düşünceler vajinusmusa yol açan psikolojik faktörlerin arasındadır. Vajinusmuslu çoğu kadın genç kızlık yıllarından itibaren cinsellik ve kızlık zarı hakkında bilinç altına yerleşmiş yanlış bilgiler, cinsel eğitim eksikliği, yaşanmış kötü cinsel tecrübeler, toplumsal baskılar, kızlık zarının kalınlığı ile ilgili yanlış bilgiler, vajinalarının kapalı olduğunu düşünmeleri gibi kaygı verici düşüncelerden dolayı cinsel birleşmeye yönelik aşırı kaygı ve korku hissetmektedirler. Ancak tıbii bilgilere göre, kızlık zarının kalınlığı genel olarak birbirine çok yakındır ve kızlık zarının yapısı çok istisnai durumlar haricinde bir duvar veya vajinaya girişi engelleyecek kapalı bir yapıda değildir. Bazen jinekoloji uzmanları kişileri rahatlatmak adına sorunun çözümüne katkı sağlamayan kızlık zarı operayonları gerçekleştirmektedirler. Bu uygulama etik dışıdır ve bu şekilde sorunun çözülmediğini gören kişiler sonrasında daha büyük bir çözümsüzlük ve çaresizlik hissi yaşarlar. Sorunun çözümü için vajinusmuslu hasta, kızlık zarı ile ilgili abartılı ve gerçek dışı düşüncelerini değiştirmeye yönelik bir cinsel eğitime ve cinsel terapiye yönlendirmelidirler.
Genel anestezi altında cinsel birleşme: Bu uygulamada vajinal kaslar gevşeyerek vajinadaki kasılma ortadan kalkacağı için, bir kerelik bir cinsel birleşmeyle sonuçlanabilir. Ancak bu çift için oldukça travmatik bir durumdur ve asıl sorun olan cinsel korku ve doğru olmayan düşüncelerden kaynaklanan vajinusmusu ortadan kaldırmaz. Sonraki cinsel birleşmelerde aynı sorun yaşanmaya devam eder. Ayrıca sevişmede karşılıklı haz almak ve o anının kişilere özel olması esasken bunu bir hekimin yanında veya bir çok anestezik ilacın etkisinde gerçekleştirmeye zorlanan kişiler çok daha derin sorunlarla karşılaşır ve çözüme olan inançlarını kaybederler.
Uyuşturucu pomadlar: Vajinismus sorununu hiçbir şekilde ortadan kaldırmaz.
Kadının sarhoş edilmesi: Vajinismus sorununu hiçbir şekilde ortadan kaldırmaz.
Sakinleştirici ilaçlar: Vajinismus sorununu hiçbir şekilde ortadan kaldırmaz. Üstelik cinsel istek kaybına da yol açabilir.
Sıcak su banyosu, anestezik pomat, ağrı kesici, sıkıntı gidericilerin birlikte kullanımı: Vajinismus sorununu hiçbir şekilde ortadan kaldırmaz.
Vajinaya botoks uygulanması: Botoks vajina kaslarını felç edilerek geçici bir cinsel birleşme sağlayabilir. Ancak kafasındaki korku ve yanlış inanışları düzeltilmemiş kişi de sorunu asla sürekli olarak çözemez. Botoksun etkisi geçtiğinde vajinismus tekrar ortaya çıkabilir.
Muayenehanede hekim telkini altında ilişki: Etik açıdan son derece yanlış bir uygulama da, ağrı giderici ve kayganlaştırıcı maddeler verdikten sonra, hekimin telkin yoluyla, çifti kendi gözlemi altında cinsel ilişkiye zorlaması uygulamasıdır. Bu çiftler için çok büyük bir travma olduğu gibi sorunun daha kalıcı hale gelmesine yol açar.
VAJİNİSMUS SORUNU VE ÇÖZÜM YOLLARI:

Vajinismus sorunu, sanılanın aksine kadının cinsel eylemlerden tümüyle uzak kalması ve her cinsel eyleme yönelik endişe duyması anlamına gelmemektedir. Aslında vajinismusu olan kadınların büyük kısmında cinsel istek ve uyarılma tamamen normaldir ve orgazm da olabilirler. Özellikle cinsel birleşme öncesinde hiçbir endişe hissetmeden sevişebilir, eşinin elle uyarısı, sürtünme vs. gibi yollarla orgazm olabilirler. Bu da yaşadıkları sorunun aslında sandıkları gibi kendilerinde varolan bir olumsuzluktan değil sadece cinsel birleşmeye yönelik doğru olmayan korkulu düşüncelerinden kaynaklandığının bir göstergesidir. Vajinismusun nedenlerini, sonuçlarını ve nasıl tedavi edileceğini bilmemek çiftlerin hayal kırıklıkları yaşamalarına neden olur ve her iki tarafı da psikolojik ve fiziksel olarak yıpratır.
Cinsel sorunun psikolojik nedenlerden kaynaklandığının kesinleşmesi için öncelikle bir kadın doğum uzmanına danışılmasında fayda vardır. Cinsel sorunun nedeninin psikolojik kökenli olduğu kanaati oluştuğunda CİNSEL TERAPİ KONUSUNDA EĞİTİM VE DENEYİM SAHİBİ BİR CİNSEL TERAPİSTE BAŞVURULMALIDIR.
Vajinusmus terapisi, diğer cinsel sorunların terapisinde olduğu gibi ilk önce doğru cinsel bilgilendirme ve kişinin kafasındaki kaygı verici düşünce ve mitlere odaklanarak onların yerine sağlıklı ve gerçek bilgilerin konulması ile başlar. Örneğin, kızlık zarının kalın bir duvar şeklinde vajinayı kapladığı yada vajinasının penis girişine izin vermeyecek şekilde dar olduğu gibi yanlış inanışları olan kişilere öncelikle cinsel organların yapısı ve işlevleri ile ilgili doğru bilgi aktarır ve yanlış inanışların yerine cinsellikle ilgili doğru bilgiler konulur. Sonrasında vajinaya giriş korkusunun önüne geçilebilmesi kişiye kademeli olarak korkusunun üstüne gideceği egzersizler önerilir. Kişi her aşamada kendini rahat hissettiği noktada bir sonraki egzersize geçer ve bireysel egzersizleri yapabildiğinde eşli denemeler, son olarak da birleşme denemesi gerçekleştirilir. Vajinismus sorunu ancak cinsel eğitim ve cinsel terapi ile birlikte kalıcı bir şekilde çözülebilir. Kişinin endişe ve korkularının yerine cinsellikle ilgili olumlu bilgi ve inanışlar konulduğu, davranışçı terapi ile kişinin korkusunun üstüne giderek vajinaya giriş ve cinsel birleşmeyi gerçekleştirebilmesine imkan verildiği takdirde vajinismus sorunun tekrarlanma olasılığı yoktur. Kalıcı ve kesin çözüm ancak eğitimli bir uzman tarafından desteklenen CİNSEL TERAPİ ile mümkündür.
AĞRILI CİNSEL İLİŞKİ (DİSPARONİ)
Cinsel ilişki esnasında ağrı ortaya çıkması durumudur. Ağrının nedeni organik bir rahatsızlık olabileceği gibi, psikolojik de olabilir. Bunun ayrımı ise komple bir jinekolojik muayene ile yapılır. Bu muayene sonrasında kişinin yaşadığı birleşme esnasında ağrı durumunun psikolojik faktörlerle ilişkili olabileceği düşünülürse, kişi bir cinsel terapiste yönlendirilmeli ve olası psikolojik faktörlerin saptanarak doğru cinsel eğitim ve bilgilendirme yolu ve çeşitli egersizler ile soruna müdahale edilmelidir.

Bu sorun daha çok ilişki sırasında olsa da bazı kişilerde ilişki öncesi ya da sonrasında da görülebilmektedir. Kadınlarda yaygın olmakla birlikte erkeklerde de görülebilir. Ağrının derecesi ve niteliği kişiden kişiye değişebilmektedir. Bu durum nedeniyle kişiler cinsel ilişkilerini kısıtlayabilir, içe kapanabilir, evlilik yaşantılarında sorunlarla karşılaşabilirler. Disparoni eğer ilk cinsel ilişki deneyiminden beri varsa birincil, sonradan ortaya çıkmışsa ikincil adını alır. Bu ayrım muhtemel nedenlerin ortaya konması açısından önemlidir. Ağrılı cinsel birleşmenin nedenleri psikolojik veya diğer tıbbi nedenlere bağlı olabilir. Bu ayrımın yapılabilmesi için ilk önce bir kadın doğum uzmanına başvuru yapılması gerekmektedir.

Yüzeyel disparoni vajina girişinde, derin disparoni ise penisin girmesiyle birlikte vajinanın derinlerinde ortaya çıkan ağrıdır ve bu ayrım da tanı açısından önemlidir. Derin disparonide ağrı alt karın bölgesinde yaygın olarak hissedilir.
Ağrılı cinsel birleşmenin tıbbi nedenleri arasında kronik enfeksiyonlar ve vajinanın tahrişi ve aşırı duyarlılığı yer alır. İlişkiye hazır olmadan ve yeterince ıslanma olmaksızın cinsel birleşmeye geçilmesi nedeniyle ortaya çıkan tahriş ve menopozda ortaya çıkan vajina dokusunun zayıflaması da önemli etkenler arasındadır. Orgazm esnasında ortaya çıkan rahim kasılmaları da bazen ağrı duyulmasına neden olabilir.
Disparonin psikolojik nedenleri arasında, cinsellikle ilgili çocukluktan gelen olumsuz önyargılar, ilişkiyle ilgili olumsuzluklar, olumsuz cinsel deneyimler, yeterince uyarılmama, ıslanmanın olmayışı, cinsel bilgisizlik ve eşler arası cinsel sorunların konuşulamaması, cinsel taciz öyküsü v.b. yer alır..Detaylı incelemeler sonucunda sorunun psikolojik olduğunun düşünülmesi durumunda cinsel terapi ve çiftlere yönelik cinsel danışmanlık ağrılı cinsel birleşmenin çözümünde son derece etkilidir
KADINLARDA CİNSEL İSTEKSİZLİK
Kadınlarda en sık rastlanan cinsel yakınmalardan biri de cinsel istekle ilgili yaşanan sorunlardır. Cinsel istek sadece kişinin bir partnere yönelik hissettiği cinsel ilgi olarak değerlendirilmez. Cinsel istek kişinin bir partnere, yazılı veya görsel erotik bir materyale yönelik ilgili duyması, cinsel içerikli rüyalar veya fanteziler kurma, cinsel etkinlikle ilgili düşünce ve arzularının olması durumudur. Yani kişi partneri ile ilişki sorunlarından kaynaklanan bir cinsel isteksizlik yaşıyor olsa bile, partner ilişkisi dışında cinsel istek ve ilgisinde azalma olmamış olabilir. Cinsel istek, fiziksel veya hormonal problemi olmayan herkeste değişen yollarla ve değişen şekillerde devreye girer. Ancak psikolojik olarak yoğunluk yada ev değiştirme, işle ilgili sorunlar, çocuklarla ilgili problemler gibi dönemsel değişimler yada cinsel partnerimizle yaşadığımız uyum, iletişim ve cinsellikle ilgili başka sorunlarla da beraber görülebilir. Çoğu durumda cinsel uyarılma (ıslanma) ve orgazm olamama sorunu ile beraber ortaya çıkabilir. Cinsel isteksizlik , ilk cinsel eylemle birlikte başlamış yada herhangi bir dönemde ikincil olarak ortaya çıkmış olabilir. Çok az bir olguda ise sorun fizyolojik nedenlere bağlı olabilir. Bu nedenle psikolojik yönden değerlendirilmeden önce bu yönde hekimin yapacağı inceleme önemlidir.
Cinsel isteksizlik, kadınlarda erkeklerden daha fazladır. Cinsel isteğin az olması kadınlarda cinsellikle ilgili en yaygın şikayetlerdendir. Kadınların yaklaşık %33'ünün hayatlarının bir döneminde cinsel ilgi ya da istek azalmasıyla karşı karşıya kaldığı tahmin edilmektedir.
CİNSEL TİKSİNTİ BOZUKLUĞU
Cinsel tiksinti bozukluğu, kişi de cinsel birleşmeden veya cinsel birleşmeyle ilişkili unsurların bir ya da daha fazlasından çok fazla miktarda tiksinti duyarak, cinsel ilişkiden kaçınma halidir. Bu durum kişide yoğun bir gerilim ya da sosyal ilişkilerde güçlüklere yol açar. Bu nadiren cinsel birleşmenin tüm unsurlarına yönelik olabilirken, çoğunlukla cinsel birleşmeyi anımsatan meniden kaçınma, penise dokunmaktan kaçınma, vücut sıvılarından tiksinti duyma, vücut parçalarına dokunamama gibi daha özgül biçimlerde ortaya çıkmaktadır.
Cinsel tiksinti bozukluğunun cinsel terapisinde ilk önce kişinin cinsel tutum ve davranışlarının detaylı öyküsü ile birlikte kişiye tiksinti veren durum ve bunları tetikleyen düşünce ve duygulanımlar araştırılır. Bu duruma yol açan etmenler ortaya konulduktan sonra cinsel tiksintiye yol açma etkisine bağlı olarak en az kaçınılan durumdan en çok kaçınılana doğru listelenerek bunların kişinin rahat hissedebildiği ölçülerde üstüne gidilir. Her adımda kişi üstüne gittiği durumla ilgili endişe ve tiksintisinin azalması ile bir sonraki daha zor görünen adıma geçebilir. Bunların yanı sıra kişiye doğru cinsel bilgilendirme yapılarak kaçındığı, endişe ettiği ve olumsuz gördüğü cinsel davranışlarla ilgili sağlıklı bilgi edinmesi sağlanır.
KADINDA UYARILMA BOZUKLUKLARI
Uyarılma bozuklukları kadında kendini cinsel birleşmeye hazırlama evresinde yeterince ıslanma olmaması şeklinde ortaya çıkar. Devamlı olarak veya ara ara tekrarlayıcı olarak oluşan ve cinsel uyarılma sonucu olması gereken düzeyde bir ıslanma ve kabarma tepkisinin olmaması ya da bunun çok kısa sürüp, cinsel işlev bitene dek bu durumun korunamaması şeklinde de tanımlanabilir. Kadında uyarılma vajinada ıslanma ve genişleme ile cinsel organlarda kabarma şeklinde oluşmaktadır. Ancak uyarılma sadece kişide gerçekleşen ıslanma gibi deneyimlerle değil kişinin hissettikleri ile de çok ilişkili bir durumdur. Yeterli ıslanma olduğu halde yeterince uyarılamadığını düşünen bir kadın için de bir uyarılma sorunu yaşıyor denilebilir. Bu nedenle değerlendirme de esas olarak kadının fizyolojik olarak uyarılma belirtileri (ıslanma düzeyi ve kabarması) ve subjektif uyarılma düzeyi, yani kişinin hissettiği uyarılmanın kişi için yeterli olup olmaması durumu ayrı olarak sorgulanmalıdır.

Bazı araştırmalara göre uyarılma sorunu yaşayan kişilerde hormonal bozukluklar, özellikle testesteron azlığı görülebilmektedir. Yine tiroid hormonlarından kaynaklanan sorunlar ve menapoz dönemi uyarılma sorunlarının görülme nedenlerindedir. Islanmada azalma ayrıca seker hastalığı, çeşitli enfeksiyonlar ve emzirme donemi sırasında da olabilmektedir. Bazı grip ve alerji ilaçları ile bazı anti depresan ilaçlar da benzer bir duruma yol açabilmektedir. Bu açıdan diğer cinsel sorunlarda olduğu gibi uyarılma sorunlarında da ilk önce hekim kontrolünde sorunun kaynağının araştırılmasında yarar vardır. Uyarılma sorunun psikolojik kaynaklı olduğu düşünüldüğünde kişiler cinsel terapiye alınabilir. Bu rahatsızlığa cinsel istek ve orgazm bozuklukları da eşlik edebilmektedir. Bu sebeple terapide öncelikle kişinin çocukluktan itibaren cinsel yaşantıları, tutum ve davranışları değerlendirilerek eşlik eden istek, orgazm ve benzeri sorunlar olup olmadığı araştırılır.. Sorunun ortaya çıkmasında ilişki ve iletişim problemleri etkili ise bu konuda psikoterapi ve çift terapisi önerilebilir. Cinsel sorunun çözümünde kişinin öncelikle uyarılmasını arttıran ve engelleyen durumlar tespit edilerek mastürbasyon, cinsel fantezi ve materyal vb. araçlarla uyaranların arttırılması ve kişinin bu uyaranlara ilişkin farkındalığının sağlanması hedeflenir. Mastürbasyon kişinin kendi bedenindeki değişimleri fark etme ve kontrol edebilmesi açısından en etkili yöntemdir. Burada kazanılan yetkinlikler, eşle cinsel iletişimin arttırılması ve cinsel eğitim yoluyla cinsel ilişkiye de aktarılır.
ORGAZM VE ORGAZM SORUNLARI:
Orgazm sorunu yaşayan kişiler, kliniğe, cinsel yaşantıları boyunca hiç bir cinsel eylemde orgazm yaşamamış olma (birincil anorgazmi) ve daha önceden yaşanmış orgazmlar olduğu halde bir süredir orgazm yaşayamıyor olma (ikincil anorgazmi) şikayetleriyle başvurabilir. Değerlendirmeyi etkileyen bir başka önemli nokta da kişinin orgazm sorununu her cinsel eyleme yönelik yaşayp yaşamadığıdır. Örneğin kişi mastürbasyonla orgazm olabilirkken, cinsel birleşme sırasında orgazm yaşamıyor olabilir. Bu durumların detaylı bir cinsel öykü alınması ile iyi değerlendirilmesi ve sorunun muhtemel sebeplerinin ortaya konulması önemlidir. Her kadın orgazm olabilir, bunun ilk şartı haz almak için kendisine izin vermesidir. Kendi bedenini tanıyan, uyarım noktalarını keşfeden, nasıl uyarıldığını bilen kadın kolaylıkla orgazm da olabilir.
Orgazm sorunu yaşayan kadında istek ve uyarılma açısından bir sorun olmadığı halde, düzenli ve sürekli uyarılmaya rağmen, bu uyarılmanın orgazmla sonuçlanmamasıdır. Bu durum biresel ve ya eşler arası sıkıntılara yol açabilir ve sonuçta kişinin kendi kendine olan güvenini yitirmesi ve depresyon ile sonuçlanabilir.Orgazm sorununda cinsel eğitim ve bilgilendirme çok önem taşır. Kişinin orgazmla ilgili beklentileri ve bilgi düzeyi iyi değerlendirilmelidir. Orgazmın her cinsel eylemde bir zorunluluk olmadığını bilmek ve çoğu kadının klitoris uyarısı olmadan orgazm yaşayamayacağını öğrenmek orgazm terapisinde mutlaka kişiye aktarılması gereken bilgilerdendir. Çoğu kadın orgazmın sadece vajinaya penis giriş çıkışı ile gerçekleşmesi gerektiğini düşünür. Ancak işin içine klitoral uyarının girmdeği bir cinsel eylem çok nadir orgazmla sonuçlanabilir.

Yapılan araştırmalara göre; kadınların yaklaşık % 5’i hayatının hiçbir döneminde orgazma ulaşamamıştır. Çoğu kadın da ancak klitoris uyarısı ile orgazm olabilmektedir. Klitoris bir kadının en duyarlı olduğu, sinir yapılarından en zengin olan anatomik bölgedir. Her ilişkide orgazm yaşanacak diye de bir kural yoktur. Zaman zaman orgazm olunmaması son derece normal bir durumdur.

Orgazm olamamanın psikolojik nedenleri arasında hata yapma korkusu ve buna bağlı olarak kendini aşırı eleştirme, aşırı mükemmelliyetçilik ve bu düşüncelerle birlikte ilişkiye kendini verip gevşeyememe sayılabilir.

Diğer nedenler arasında geçmişte cinsel tacize maruz kalmış olmak, cinsellik hakkında olumsuz duygular taşımak, ilişkiye ait problemler, özgüven azlığı, vücudunu beğenmeme ve kontrolü kaybetme korkusu bulunmaktadır.

Tedavide öncelikle altta yatan organik ve psikolojik nedenler araştırılarak giderilir. Cinsel eğitim, bireysel ve eşle birlikte sürdürülen psikoterapi de organik neden bulunamayan durumlarda gereklidir.
Psikolojik nedenlere bağlı olan orgazm sorununda cinsel terapi konusunda uzmanlaşmış bir CİNSEL TERAPİSTE başvurmak gerekir. Cinsel terapi ile kişinin orgazmı yaşamasına engel olan düşünce ve tutumları düzeltilir, çeşitli egzersizler yoluyla kişinin ilk önce orgazmı kendi başına deneyimlemesi, sonrasında da cinsel birleşmede orgazm yaşaması sağlanır.
YARARLANILAN KAYNAKLAR
1. Gillan (1987) Cinsel Sorunlar ve Tedavileri El Kitabı, 1.
Baskı. Çeviri: E Eker, M Özmen, HE Özmen. Menteş
Kitabevi, İstanbul, 1993.
2. İncesi C (1998) Cinsel İşlevin Fizyolojisi. Cinsel İşlev
Bozuklukları Monograf Serisi 1, N Yetkin, C İncesu (Ed).
s.3-11.
3. Hawton K (1985) Sex Therapy: A Practical Guide, Oxford
University Press.
4. Sungur MZ (1994) Kadında Cinsel İşlev Bozuklukları.
Psikiyatri, Psikoloji ve Psikofarmakoloji Dergisi, 2(3):7-13.
5. Sungur MZ (1996) Cinsel İşlev Bozuklukları. Ruh Sağlığı
ve Hastalıkları Ders Kitabı, 1. Baskı, I. Sayı (Ed) ANTIP A.Ş.
Yayınları, s.257-263.
6. Sungur MZ (1998) Cinsel İşlev Bozuklukları. Psikiyatri
Temel Kitabı, Cilt 2. C Güleç, E Köroğlu (Ed). Hekimler
Yayın Birliği, s.617-637.
7. Yetkin N (1998) Cinsel Öykü Alma ve Cinsel İşlevin
Değerlendirilmesi. Cinsel İşlev Bozuklukları (Ed)
Monograf Serisi 1. N Yetkin, C İncesu, s.27-29.
8. Yetkin N (1998) Cinsel İşlev Bozukluklarında Sınıflama,
Terminoloji ve Kullanılan Temel Ölçekler. Cinsel İşlev
Bozuklukları Monogrof Serisi 1. N Yetkin, C İncesu (Ed)

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"KADINLARDA SIK GÖRÜLEN CİNSEL SORUNLAR" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Zeynep TEKİN BABUÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Gerçek Sevgi Tüm Alternatiflerimizin Önüne Geçer , Ümit AKÇAKAYA
  • Güncel Olayları Süzmeğe Yarayan Bir Taslağa Sahip Olmanın Yararları , İlkten ÇETİN
  • Aileler İçin Etkili İletişim: Kendimizi Nasıl İfade Edelim , Ural NADİR
  • İlk Gece Korkusu , Kamil DAYI
  • “hayatta En Acıklı Şey, Bir İnsanın Problemin Kendinden Kaynaklandığını Görememesidir.” , Ümit AKÇAKAYA
  • Sabır , İlkten ÇETİN
  • Aileler İçin Etkili İletişim: Etkin Dinleme Becerileri , Ural NADİR
  • Çocuk Ve Ergenlerde Sosyal Fobi , Gözde ÖZÇİÇEK KALA
  • Yansıtma Ve Ayna Olabilmek Üzerine... , Ümit AKÇAKAYA
  • Hayatımızda Odaklanma , İlkten ÇETİN
  • Çocuğumu Cinsel İstismardan Nasıl Korurum? , M. Evren HOŞRİK
  • Bir Cinin Tutsağı Mısınız, Yoksa, Ruhunuz Çığlık Mı Atıyor? , M. Evren HOŞRİK
  • Karabasan Nedir? , M. Evren HOŞRİK
  • Dürüstlük , İlkten ÇETİN
  • Alzheimer Tipi Demans Hastaları Ve Hafif Bilişsel Bozukluğu Olan Hastalar İle Sağlıklı Yaşlı Bireylerin Dikkat Ve Yönetici İşlevlere İlişkin Nöropsikolojik Test Profilleri Açısından Karşılaştırılması , Gözde EMİK AKSOY
  • Bilinçdışımız Bize Bir Yanılsamayı Yaşatır. , Ümit AKÇAKAYA
  • Öfke Yönetimi , Şeyma ATASOY
  • Mükemmeliyetçilik , Şeyma ATASOY
  • Korkularımız , Şeyma ATASOY
  • İşyerinde Psikolojik Taciz: Mobbing , Şeyma ATASOY
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    00:59
    Top