TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Diz Ağrısının Sebepleri : Dizim Ağrıyor Ne Olabilir?

Sinan KARAOĞLU Fotoğraf
Prof.Dr.Sinan KARAOĞLU
Kayseri
Doktor "Ortopedi ve Travmatoloji"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi141 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 16 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 148808,

* Yayın Tarihi : 23-10-2009 - 22:09 (1789 gün önce),

* Ortalama Günde 83.13 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 15133 , Kelime Sayısı : 2012 , Boyut : 14.78 Kb.
Diz Ağrısının Sebepleri : Dizim Ağrıyor Ne Olabilir?


1. En sık görülen yaralanma ve rahatsızlıklar dizde görülmekte sebepleri nelerdir, neden özellikle diz?

Diz hastalıkları çok sık görülür. Bununda altında belli sebepler vardır. En başta gelen sebep yük taşıyan bir eklem olması.Bütün vücudumuzun yükünü diz taşıyor, kalça ve ayak bileği taşıyor. Bu eklemlerin birtakım özelliklerine göre de bazılarında daha sık hastalıklar/yaralanmalar gözüküyor. Mesela kalça örneğini verirsek kalça kemiğide bizim yükümüzü taşıyor; ama top ve yuva şeklinde bir eklem. Kemik bütünlüğü çok sıkı bir eklem.Yani kalçanın yerinden çıkması veya yaralanma ihtimali çok daha az. Diz eklemi daha çok kaslara, bağlara bağlı bir eklem.Yani onlara ihtiyacı var. Onlardaki en ufak bir problem dizde başka problemlere yol açıyor.Dolayısıyla eğer biz dizlerimize iyi bakmazsak onu fiziksel olarak iyi bir durumda tutmazsak oluşacak her türlü kas zayıflığı, bağ zayıflığı diz hastalıklarına yol açacaktır.

2.Diz hastalıkları arasında en sık neler görülmektedir?

Daha önce de bahsedildiği gibi gerçekten diz hastalıkları sık görülüyor. Bununda sebeplerini söylerken yük taşıması dedik. Yük taşıyan bir eklemde oluşabilecek ilk rahatsızlık tabi aşınmadır. Bir ayakkabıyı çok kullanırsanız, üstünde çok gezerseniz haliyle topuğu, tabanı aşınacaktır. Bu örnekten yola çıkarakta dizimizde de birtakım aşınmalar meydana geliyor ki bu halk arasındaki takılan ismiyle sık bilinen ismiyle kireçlenme diye nitelendiriyoruz. Artroz dediğimiz ostiartroz dediğimiz bir hastalık grubu bu. Dizlerde özellikle kıkırdaklarda bir aşınma meydan geliyor. Yani yaşa bağlı zamana bağlı birtakım değişiklikler meydana geliyorki buna kireçlenme diyoruz.En sık gördüğümüz hastalık gruplarından bir tanesi bu.Onun haricinde hepimizin sık duyduğu menisküs dediğimiz birtakım hastalıklar var. Aslında bir doku var.Bunların birtakım yaralanlanmaları hastalıkları meydana geliyor. Onunda ötesinde biraz önce bahsettiğim gibi dizimizde bağla çok önemli yapılar.İki kemiği bir arada tutup anormal hareket olmasını engelleyen bağlarda da birtakım yaralanmalar, kopmalar , yırtılmalar olabiliyor. Onun haricinde diz kapağı hastalıkları patella dediğimiz halk arasındaki tabiriyle ayna kemeri dediğimiz o yuvarlak kemikte birtakım hastalıklar olabiliyor. Bir de yaş icabı, çocukluk çağında da bu büyüme ağrıları dediğimiz veya öyle tabir ettiğimiz "Osgood Schlatter" hastalığı dediğimiz dizin tam önünde şişlik ve ağrıyla genellikle erkek çocuklarda görülen bir hastalık.Toparlayacak olursak kireçlenme, menisküs, bağ yaralanmaları, diz kapağı hastalıkları, birde çocukluk çağında büyüme ağrıları diye tabir edilen diz önünde şişlik ve ağrıyla seyreden birtakım hastalıklar olarak sıralanabilir.


3.Sık olarak “ben menisküs olmuşum” diye çevremizde duyarız, nedir bu menisküs, nasıl olur ve tedavileri konusunda biraz bilgi verebilir misiniz?

Öncelikle şuradan başlayayım sizinde dediğiniz gibi ben menisküs olmuşum gibi ifadeleri çok sık duyuyoruz. Bu aynı bende kalp var gibi.Kalp herkesde var.Bakın bu da aynı şekilde bende menisküs var dediğiniz zaman menisküs aslında kıkırdak bir yapı.Dizimizin içinde iki kemiğimizi koruyan hareketimizi kolaylaştıran bir yapı aslında.Yani benim menisküsüm var dediğiniz zaman aslında aynı bende kalp var gibi oluyor. Halbuki kalp damarlarımda tıkanıklık var gibi bir özele indirgediğiniz zaman bu daha doğru oluyor. Menisküs içinde benzer şeyi kullanmak lazım. Menisküs zaten var olan bir yapıdır. Ama menisküsler zaman içerisinde tramvayla veya aşınmayla yırtılabilir. Zaten biz biraz sonra anlatmaya çalışacağım iki grupta inceliyoruz biz menisküs rahatsızlıklarını. Bir tanesi gençlerde görülen, sporcularda görülen tramvatik yırtıklar.Bir diğeri ise daha ileri yaş grubunda gözüken dejeneratif yırtıklar veya aşınmaya, yıpranmaya,zamana bağlı yırtıklar. Bunlar çok farklı şeyler.Benzer tedaviler uyguladığınız zaman hastaya bazen faydadan çok zarar verebilirsiniz.O yüzden bu konunun çok iyi değerlendirilip kararların ona göre verilmesi lazım. Oluşumunda yaşam tarzı da önemli ama tek sebep bu değil. Örneğin klilomuzda etkili olabilir. İşimiz, yaşam biçimimiz, spor yapıyorsak bunların bütün hepsi menisküs hastalıkşlarında etkili faktörlerden.Şimdi menisküsten konu açılmışken çok önemli olduğuna inandığım birkaç konudan bahsetmek istiyorum.Şöyle bir örnek vereyim tıp tarihine baktığımız zaman ortopedi veya diz hastalıkları tarihine baktığımız zaman çok eskiden 1930'larda 1940'larda diz herhangi bir sebepten açıldığı zaman o zamanki cerrahlar diyorduki biz hazır açmışken bu menisküsü alalım.Bu bizim başımıza ileride bir problem çıkaracak.Yani o işe yaramaz bir kıkırdak gibi görülüyordu önceden. Halbuki daha sonra bilimadamları incelemişler,bakmışlar ki menisküsleri alınan kişilerde 10-15 sene sonra ciddi problemler ortaya çıkıyor. Burada menisküsün ne işe yaradığı ortaya çıkmış. Menisküsü biz bir conta bir amortisör gibi düşünmeliyiz. İki kemeiğimizi birbirinden koruyan bir şey. O yüzden menisküs hastalıklarında çok gerekmedikçe gerçekten menisküsü feda etmemek lazım. Menisküsü almak yerine bugünkü modern yöntemlerle tamir edilebilir. Tamir derken biraz sonrada bahedeceğiz artroskopi dediğimiz kapalı ameliyat yönetmeleri var.Halk arasında laserli ameliyat gibi benzetmeler yapılıyor ama lazerle bir alakası yok.Yarım santimlik bir santimlik deliklerden girerek yapılan bir ameliyat. Bu şekilde birtakım teknolojik yardımlarla bu menisküsler tamir edilebiliyor böylece bir eksiklik oluşturmadan bunu almadan tedavi mümkün olabiliyor. İlaç tedavilerininde birtakım faydaları var. Ancak şunu da ifade etmem gerekiyor menisküs yırtıldığı zaman kendiliğinden iyileşmiyor. Böyle bir yeteneği yok menisküsün. O yüzden ya tamir etmek lazım uygun bir yerdeyse yırtık ya da onu traşlayıp almak gerekiyor. Ama biraz öncede bahsettiğim sebeple o traşlayıp almak yerine menisküsü tamir etmek yani onun amortisör görevinden mahrum kalmamak gerekiyor.

Menisküs yırtıklarının tedavisinde iki farklı yöntem var. İlaç tedavisi bunlardan üçüncüsü ve destek olarak kullanılıyor. Tedavi olarak egzersiz vererek dizi kuvvetlendireceksiniz ya da ameliyatla tedavi edip ya yırtığı temizleyip ya da yırıtğı dikiceksiniz. Ameliyatta da iki tane farklı yöntemi var. Şimdi bir tanesinde yaptığımız işlem biraz öncede dediğim gibi menisküsler kendiliğinden iyileşmez. Böyle bir yeteneği bu dokunun damarlı bir doku olmadığı için. O zaman egzersizle bunu biz nasıl iyi edeceğiz. Egzersiz yaptığımız zaman o menisküsler yırıtılan kısım birbirine tekrar kavuşmayacak. İyileşme o şekilde olmayacak. Ama dize bir stebilite verdiğimiz için anormal hereketler iki kemiğin birbirinden hareketlerini kısıtladığımız ve normale indirgediğimiz için o yırıtığı hissetmeyeceğiz. Hem ağrısı olmayacak hem de bize zarar vermeyecek.Örnek verelim bir pencerenin contası vardır. Bu ne içindir? İçeri ses girmesin, rüzgar girmesin, yalıtım içindir. Contada zamana bağlı birtakım değişiklikler olsada ufak ufak yarıklar aşınmalar olsa bile pencereyi kapattığımız zaman eğer o havayı kesiyorsa sesi yalıtıyorsa o zaman bunu kullanalım. Niye çıkartıp değiştirelim ki bir mantıkla yaklaşıyoruz. Dolayısıyla egzersizle dizi stebil hael getirdikten sonra ellemeyelim menisküs orada yırtık olara dursun. Eğer amortisör görevini conta görevini yerine getiriyorsa hiç problem değil eğer ağrışarı yoksa. Ama ağrı varsa o zaman ameliyat yöntemlerine başvurabiliyoruz.

Yürüyüş meselesini genel olarak almak lazım yani sadece yürüyüş değil. Onu bir egzersiz bütünü olarak almak lazım. Egzersiz gerçekten diz hastalıklarında çok önemli. Biraz sonra kireçlenmelerden bahsederken daha ayrıntısına giriyor olacağız.Yaşa göre yürüyüşün faydalı olup olmaması söz konusu. Belli bir yaşın üstündeysek yürüyüşü biz önermiyoruz. Bu da gerçekten yanlış bilinen konulardan bir tanesi. Hekes birbirne der ki yürüyünki kireçlenmeniz açılsın, yürüyünki şöyle olsun vs...Bu konuyu özellikle vurgulamak istiyorum. Çok önemli bir mesaj olduğunu düşünüyorum herkes için. Ama bahsettiğimiz konu menisküs olduğu için evet egezersiz yapıyorsa yaşımız da çok ileri değilse yürüyüşün faydası olur. Merdiven meselesine gelince vücudumuz eğer ona hazırsa merdiven inip çıkmanın herhangi bir problemi yok. Ama vücut antremansızsa iyi kültür-fizik yapmanın, açma-germe yapmanın, elastikiyatimizin olmadığı bir vücut yapımız varsa merdiven inip çıkmak aksine başka bir hastalığa yol açıyor. Az önce yine sık görüyoruz dediğimiz diz kapağı hastalıklarına yol açıyor. Erken dönemde yapılan egzersizlerin dizi kuvvetli tutmanın ve çevre adeleleri esnek tutmanın çok büyük faydası var ilerde kireçlenme olmaması açısından veya bu tip sürütnme sesleri halk arasında sıvı azalma denilen ama biz ona tek bir kelime diyoruz o da kireçlenme. Birde laf oraya gelmişken onu da söyleyeyim hastaların kafaları karışıyor.Bir hasta geldiği zaman örneğin 70 yaşında bir teyze geldiği zaman ben o teyzeme sizin dizinizde dejeratif artre var hanımefendi dediğim zaman hasta hiçbri şey anlamaz. Haliyle türkçeye çevirmek onların anlayacağı dile çevirmek lazım. O zaman şöyle bir problem oluşuyor. Ben kendime uygun bir şekilde çeviriyorum. Bir başka meslektaşım ona uygun şekilde çeviriyor. Mesela ben diyorumki sizin dizinizde sıvı azalmış. Bir başka arkadaşım diyorki diziniz kurumuş. Ötekisi diyorki kıkırdak aşınmış. Ondan sonra hasta diyorki bir doktora gittim böyle dedi öteki doktora gittim başka bir şey dedi. Benim kafam karıştı. Halbuki hepsi aynı. O zaman buna kireçlenme diyelim. Hiç tarif etmeye çalışmayalım.

5.Dizde bir de kireçlenme hastalığı sık olarak duyuyoruz, nedir bu kireçlenme, bu kireç nereden geliyor, önlemek mümkün mü ve tedavisinde neler yapabiliyoruz? Mesela yürümekle ve hareketli olmakla kireçlemenin önüne geçilebileceği ya da tedavi edilebileceği söylenir ve önerilir. Siz neler öneriyorsunuz hastalarınıza?

Kireçlenme deyince acaba doğru bir isim mi diye ben hep düşünürüm. Çünkü ameliyat için açtığımız zaman çaydanlıktaki o kireçlenme gibi bir kireçlenme görmüyoruz. Ama halkımız öyle bir isim takmış çünkü kireçlenme denildiği zaman birtakım metallerin bar bağlama diyelim artık halk arasında öyle bir terim var. Harekette bir azalma olduğu için kireçlenme adını verip öyle bir benzetme yapmışlar. Aslında gerçekten orada bir kireç birikmesi falan yok. Genel olarak kıkırdağın yaşlanması diyebiliriz. Kıkırrdak doku doğuştan gençliğimizde belli bir yaşa kadar çok pürüzsüz, kaygan hele de o kayganlaştırıcı sıvı ile birlikte hareket edildiği zaman hiçbir direnci olmadan hareket edebilen bir dokumuz, organımız. Halbuki belli bir zaman sonra kireçlenme dediğimiz bu durum meydana geldiği zaman kıkırdakta bir pürüzlenme başlıyor. Birbirine sürtünmeye başlıyor. İşte biraz önce dedikya acaba yürümek nasıldır diye.Kıkırdak yüzeyinde bir pürüzlenme olduğu zaman bunu zımparaya benzetelim bu zımparayı sürttüğümüz zaman mı daha fazla aşındırırız yoksa bastırarak mı? Tabiki bastırarak. 100 kilo bir ağırlığım var. 100 kilo bir ağırlıkla dizi üstünde yürüdüğünüz zaman bastırarak yapmış oluyorsunuz.Yürüyüş belli bir yaştan sonra eğer o pürüzlenme başladıysa kireçlenme sürecine girdiyse bizin dizimiz yürüyüş bizim için sakıncalı olacaktır. Bizim harekete ihtiyacımız var. Çünkü kıkrdağın beslenmesi için hareket etmesi lazım. Ama biraz önceki zımpara örneğinden yola çıkacak olursak çokta fazla aşındırmamız gerekiyor.Dolayısıyla fazla yük bindirmeden hareket etmemiz gerekiyor. O zaman şöyle bir örnek verelim.Sokakta yürüyen yaşı teyzemize veya ablamıza yürüyüş yerine bisiklet önerirsek bu yaşına uygun olarak aktivite derecesine bağlı olarak sabit bir bisiklette olabilir veya evinde içinde egzersiz için kullandığımız bisikletlerde olabilir. Bunu önerdiğimiz zaman oturduğumuz için vücut ağırlığımız tamamen ortaya binecektir.Halbuki dize yük binmeden hareket edeceğiz. Kaslar çalışıyor, dizimiz hareket ediyor, kıkırdağımız besleniyor. Ama zımparayı bastırarak yapmıyoruz. Şimdi bu örnekten hakikaten bu yanlış bilinen şeyi ben özellikle tekrar tekrar vurgulamak istiyorum.Yürüyünki kireçlenmeniz açılsın, yürüyünki dizinizin ağrısı geçsin. Biz şöyle öneriyoruz yürüyün ama ihtyacınız için yürüyün. Yani yan komşuya gideceğim kahve içeceğim evet yürüyün.Markete gidip 2 kg un almam lazım yürüyün. Ama ben sokağa çıkayımda 2 saat yürüyüm sırf dizim iyi olsun diye bu yanlış bir şey. Belli bir yaşın altında kıkırdaktaki bu dejeneratif süreç başlamadan önce bu yapılabilir. Yürüyüşler faydalıdır kasların, kıkırdağın sağlığı açısından yapılabilir.

Tedavide ilk başta egzersizin önemini vurgulamak istiyorum. Diz çevresi kasları kuvvetli olduğu zaman hakikaten dizde biz ağrı hissetmiyoruz. Kireçlenme dediğimiz o durum içeride aynen devam ettiği halde.Bizim duyduğumuz rahatsızlık azalıyor ama içerideki şey aynen devam ediyor. Onun haricinde belki yavaşlatma, önleme açısından faydalı oluyoruz diz kuvvetlendikçe. O yüzden egzersiz çok önemli.Onun haricinde ilaçlarımız var.Parasetemol grubu ilaçlar. Daha değişik ilaçlarımız var. Onun ötesinde birtakım ayakkabı değişiklikler var. Bazen dizlik kullanıyoruz. Son olarak da birtakım ameliyatlarımız var eğer ilerlediyse. Biraz önce bahsettiğim yöntemlerle başarılı olamıyorsak tedavide o zaman artroskopi, kemik yön değiştirme ameliyatları ostoomati dediğimiz veya protez dediğimiz artroplasti dediğimiz birtakım cerrahi tedavilere de ihtiyaç duyabiliyoruz. Bununda her birisinin endikasyonu farklı.Mesela başlangıç dönemde ve birtakım mekanik bulgularla beraber ise bunlarda artroskopi dediğimi bu kapalı ameliyatlar yapılabiliyor. Ama daha ilerlemişse ostomati dediğimiz kemik ameliyatları veya daha da ötesinde protez ameliyatlarına gerek duyabiliyoruz. Bu derecesine göre değişiyor.

7.Son olarak, “kapalı ameliyat”, “lazerli ameliyat” ya da “artroskopi” denilen ameliyatlarla ilgili neler söylemek istersiniz bizlere. Biliyoruz ki sizin aynı zamanda Türkiye Spor yaralanmaları, Artroskopi ve Diz cerrahisi derneği ve Dünya Diz cerrahi ve Artroskopi derneği yönetiminde görevleriniz var.

Kapalı ameliyat diye bilinen ya da çoğu zaman halk arasında duyuyoruz lazerle ameliyat diye bilinen ameliyatlar var. Artroskopi konusu çok hassas bir konu. Artroskopi dışardan basit bir konu gibi göründüğü için yarım santimlik bir delikten yapılıyor gibi fazla basite alınıyor ve istismarı söz konusu. Şu anda biraz fazla yapılması söz konusu. O yüzden bu konuda biraz daha hassas olmak lazım. Gerçekten mekanik bulgular varsa bu ameliyatı yapmak lazım. Eskiden gelin sizin kireçlenmenizi kazıyalım tarzında bir yaklaşım söz konusuydu. Ama şu anda o alan gittikçe kısıtlandı. Yani bu artroskopi ve kapalı ameliyattan fayda görecek hasta grubu iyice kısıtlandı.
Eskiden dediğim gibi sizi kapalı ameliyat yapalım dizinizdeki problemi tamamen ortadan kaldıralım gibi bir yaklaşım varken şimdi dizimde takılma varsa kilitlenme varsa gerçekten ağrım çok fazla ve diğer yöntemlerle geçmiyorsa o zaman artroskopi dediğimiz bu yönteme başvurabiliyoruz. Yani sadece kireçlenmeyi kazıyalım gibi yaklaşımla yaklaşmak doğru olmuyor. Çünkü bunla ilgili geniş bir çalışma yapılmış.

Sağlıklı günler dileklerimle

Dr. Sinan Karaoğlu

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Diz Ağrısının Sebepleri : Dizim Ağrıyor Ne Olabilir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Sinan KARAOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Prof.Dr.Sinan KARAOĞLU Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Aşil Kopma Veya Yırtıklarında Tedavi Seçenekleri
  • Diz Protezi, Nedir? Kimlere Gerekir? Ameliyat Öncesi Ve Sonrası Süreç Nasıldır?
  • Sporcularda Kasık Ağrıları (Osteitis Pubis, Sporcu Fıtığı, Adduktor Strain)
  • Femur Başı Avasküler Nekrozu (Fbavn)
  • Ayak Ve Ayak Bileği Travmaları (Ayakta Kırık Ve Burkulmaları)
  • Diğer Tümörler: Malign Fibröz Histiositoma, Multipl Miyeloma, Liposarkoma, Adamantinoma, Kordoma
  • Diğer Tümörler: Ewing Sarkomu, Lenfoma , Kemiğin Fibröz Tümörleri (Fibröz Displazi, Fibröz Kortikal Defekt, Kemiğin Fibrosarkomu)
  • Kondral Tümörler: Enkondrom (Kondrom), Multipl Enkondromatozis (Ollier Hastalığı), Osteokondrom (Ekzostoz) Ve Diğerleri
  • Kas Ve Kas-İskelet Sistemi Tümörleri: Osteoid Tümörler
  • Kemik Ve Kas-İskelet Sistemi Tümörleri: Sınıflandırma Ve Genel Tanı-Tedavi İlkeleri
  • Pertes (Perthes) Hastalığı
  • Masa Başı (Ofis) Hastalıkları
  • Ön Çapraz Bağ (Öçb) Ameliyatları Sonrasında Rehabilitasyon
  • Kireçlenme Hastalığı (Osteoartrit-Artroz)
  • Sık Görülen Diz Sorunları
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Çocuğun Yaşına Uygun Oyuncak Seçimi , Dr.Ali MUSLU
  • Beyincik Sarkması, Beyincık Fıtığı Veya Chiari Sendromunda Güncel Tedaviler , Prof.Dr.Kadir KOTİL
  • Çocuklarda Yüksek Ateş Ve Ateşli Havale(Febril Konvülzyon) , Dr.Ali MUSLU
  • Bağımlı Kişilik Bozukluğu , Dr.Sevilay ZORLU
  • A-Z: Botox (Botulinum Toksin-A Uygulamaları) , Doç.Dr.Nedim SARIFAKİOĞLU
  • Silikonla Meme Büyütme: En Çok Merak Edilen Ve Sorulan “22 Soruya Cevap” , Doç.Dr.Nedim SARIFAKİOĞLU
  • Bitkisel İlaçlar , Vitaminler , Beslenme Destekleri , Dr.Kenan ERTOPÇU
  • Bebek Ve Çocuk Beslenme Listeleri , Dr.Sibel KILIÇASLAN
  • Omega-3 Ve Omega-6 Yağ Asitleri Ve Sağlıklı Beslenme , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Akupunktur İle Boyun Fıtığı Tedavisi , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Akupunktur İle Tüp Bebek Destek Tedavisi Ve Gebelik Kusması , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Gıda İntoleransı İle İlgili Sorular Ve Cevapları , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Önemli Psikiyatrik Hastalıklardan Özetler , Dr.İbrahim ATEŞ
  • Akupunktur İle Sigara Bırakma Tedavisi , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Akupunktur İle Bel Fıtığı Tedavisi , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Akupunktur İle Zayıflama , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Rahim Ağzı Hastalıkları , Dr.Ayşe DARAMA
  • Jinekomasti Tedavisinde Ameliyat İzini En Aza İndirgemek, Endoskopi-Destekli Yağ Alma (Liposuction) Yöntemiyle Mümkün , Yrd.Doç.Dr. Burak ERSOY
  • Burun Ucu Estetiği , Doç.Dr.Nedim SARIFAKİOĞLU
  • Genital Enfeksiyonlar , Dr.Belgin HARZADIN
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    14:31
    Top