2007'den Bugüne 84,562 Tavsiye, 26,447 Uzman ve 18,835 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Önce Ebeveyn Olmak
MAKALE #3792 © Yazan Psk.Ülkü AYTİŞ | Yayın Kasım 2009 | 3,202 Okuyucu
ÖNCE EBEVEYN OLUN

21. yüzyılın çocukları, duygusal anlamda dünyanın kendi etrafında döndüğünü düşünen ve bunu yaşayan çocuklar. Çocukları bu şekilde olmaya zorlayan en önemli etken ise anne ve baba davranışı. Modern dünyanın modern anne ve babası, çocuklarının her istediğini yapan, “ben yaşamadım, yapamadım, bari çocuğum yaşasın” diyen ebeveyn zihniyeti taşıyarak yetiştiriyor çocuklarını. Böyle olunca da sosyal yaşamlarında problem yaşayan çocukları olan ebeveynler olup, uzmanların kapısını çalıyorlar.

Çocuk yetiştirirken unutulmaması gereken en önemli nokta, topluma birey yetiştirildiği, ve bu bireyin sağlam bir modelleme ile kendi kişiliğini oluşturma sürecini tamamlaması gerektiğinin bilincine varılmasıdır. Bunun içinde anne ve baba rollerini iyi benimsemiş, gerektiğinde “hayır” diyebilen bir anne- baba olabilmektir. Peki bunun için neler yapmalıdır anne ve babalar.

Öncelikle belirtmeliyim ki; aile bir bütündür, birlikte hareket eden bir zincirleme yapı vardır. Bu yapının herhangi bir yerinde meydana gelecek aksaklık bütünü etkilemektedir. Eğer çocuğunuzun yuvada, oyun parkında, okulda arkadaşları ile problemleri olduğunu düşünüyor, gözlemliyorsanız, çocuğum sanki bu dünyanın insanı değil, başka evrenden gibi açıklamalar getiriyorsanız, hakimiyet bende değil, çocuğumda, ne isterse onun yapılması gerekiyor diyorsanız, lütfen önce kendinize bir öz eleştiri yapın. Ben bu çocuğu nasıl bir ortamda büyütüyorum ki; çocuğum kendini böyle hissedip, davranıyor diyebilesiniz. Sorunun cevabı oldukça basit aslında: Sınırsız özgürlük.

Sınırsız özgürlük verilen çocuklar dünyayı kendi eksenlerinde algılıyorlar. Çocukları cezalandırma kavramı maalesef toplumda yanlış anlaşılıyor. Hiçbir şekilde yaptırım gücü olmayan davranışlar sergileyen anne ve baba, çocuğun her isteğini de yerine getirerek ona sınırsız bir güç hediye etmiş oluyorlar. Oysa çocuk büyüdükçe, toplum gerçeklerinde sınırlarla karşılaşıyor ve birer duvara çarpar gibi çarpıyorlar. Sabah yuvaya giderken pembe çorabı yıkanmadığı için giyemeyen küçük hanım yuvaya gitmemekle tehdit ediyor aileyi, ağlıyor, evde bir terör havası estirebiliyor. Çare olarak o anlık çözümler üretiliyor:
a- Çocuğun yuvaya gitmemesi,
b- Hemen pembe çorap alınabilecek yerler gözden geçirilip çorabın tedarik edilmesi
c- Çocukla birlikte bu kriz sürecinin sözlü münakaşaya dönüşerek yaşanması
d- İnatlaşma sürecini olması
e- Başka bir kıyafet tasarlayıp onun giydirilmesi

Yukarıdaki örnekten de anlaşılacağı üzere tüm seçeneklerde anne ve baba davranışı göremiyoruz. Uygun olanı, ya başka bir renk çorap giyecek ya da çorapsız olarak yuvaya gidecek. Böylece çocuğa yapabileceklerinin sınırı anne ve baba tarafından belirlenmiş oluyor. Çocuklara sınır kavramını 0-6 yaş arasında vermek gerekiyor. Çocuktaki sonraki kişilik yapılanması, bu dönemde verdiğimiz temelin üzerine yapılmış süslemelerden ibarettir.

Çocuğun çok fazla üstüne titremenin, şımartmanın çocukları megomanlaştıracağının üstüne basa basa ifade etmek gerekir. Çocuklara küçük cezalar vermek gerekir. Bu cezalar işitsel, görsel ve dokunsal temaları kapsayan yapıda olmalıdır. Çocuğa ilk olarak sesli uyarıda bulunmamıza rağmen yaptığı davranışı değiştirmiyorsa, bu kez doğru davranışı göstererek uyarmalıyız, bundan da cevap alamamışsak, dokunsal temayı kullanmalıyız. Olmayanı, yada olacak olanı Çocuğun bedeninde hissetmesini sağlamalıyız. 0- 6 yaş arasında çocukların ellerine hafifçe vurmak, kulaklarını çekmek yanlış değil oldukça doğru davranıştır. Burada bu vurmalar çocuğa şiddet olarak algılanmasın, çocuğun doğru olanı öğrenmesine yardım etmektir.
Çocuğunuzun yaptığı yanlış davranışı yaşı ne olursa olsun asla görmezden gelmeyin, anında tepkinizi doğru biçimde koyun. Ceza gerektiriyorsa, cezasını verin. Tehdit etmeyin. “Bu davranışı yaparsan seni sevmem” gibi tehdit cümleleri çocuğunuzu size karşı daha da kışkırtmaktan öte bir işe yaramaz. Çünkü çocuğunuzu sevmeme gibi bir şansınız yok!!! Unutmayın siz anne ve babalar çocuğunuzun arkadaşı değil öncelikle ebeveynisiniz, Onları koruyup, kollama, doğru davranışı öğretme, hatalarını kendilerinin düzeltmesine olanak tanıyacak bireylersiniz. Çünkü çocuklarınızı seçmediniz, doğa size onları yetiştiresiniz diye verdi, sizlerde bu doğanın harika hediyelerini en iyi şekilde yetiştirmekle görevlisiniz.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Önce Ebeveyn Olmak" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Ülkü AYTİŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Ülkü AYTİŞ'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Ülkü AYTİŞ'in Yazıları
► İyi Bir Ebeveyn Olmak Psk.A.Kaan YILMAZ
► Ebeveyn Olmak Psk.Dnş.Gizem AKTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,835 uzman makalesi arasında 'Önce Ebeveyn Olmak' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ailede Güven İlişkisi Kasım 2009
► Oyun Danışmanlığı Ekim 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:45
Top