TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Narsisistik Kişilik Bozukluğu

Prof.Dr.Doğan ŞAHİN
İstanbul
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 23 Makalesi varİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 12865,

* Yayın Tarihi : 29-11-2009 - 09:01 (1767 gün önce),

* Ortalama Günde 7.28 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 38682 , Kelime Sayısı : 4724 , Boyut : 37.78 Kb.
Narsisistik Kişilik Bozukluğu

NARSİSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN FENOMENOLOJİSİ

Bu yazıda, narsisistiklerin çeşitli alanlarda gösterdikleri belirtileri gruplayacağım ve bunlarla ilgili örnekler vereceğim.
Mental aktivite, kendilik tasarımının yapısal bütünlüğünü, zamandaki sürekliliğini ve olumlu duygusal renklenmesini ayakta tutmaya yönelik olduğu ölçüde narsisistiktir1. Reich’da narsisizm fenomeninin özünde kendilik saygısını düzenlemeye yönelik olduğunu kaydetmiştir2.
Narsisistik açıdan kişiliği hasarlı kimselerin ruhsal süreçleri kendilik bütünlüğünü ve kendilik saygısını koruyabilmeye yöneliktir:
Sürekli kendinden söz etme, büyüklenmeci bir övünme, kendinin aşırı bir farkındalık, zedelenebileceği ortamlardan kaçınma, defansif bir kibir, uzaklık, soğukluk, semptom düzeyinde beden sağlığı ve görünümü ile aşırı ilgililik ve buna bağlı anksiyete (hipokondriazis), benlik duygusunun kaybı (depersonalizasyon), benlik ile ilişkideki gerçeklik duygusunun kaybı (derealizasyon), özellikle kendine saygı ve güvenin azalmasının ön planda olduğu depresyonlar, narsisistik öfke krizleri, düşük kendilik saygısını telafi etmeye yönelik grandiyöz fantaziler, cinsel sapkınlıklar, kendilik saygısını kazanmaya yönelik faaliyetlerle aşırı uğraşlar3.

Patolojik kendini sevme: aşırı ben merkezcilik, grandiyözite ve ekzibisyonizmin özellikleri, süperiyorite, pervasızlık ve aşırı hırslılık, takdir edilmeye aşırı bağımlılık, duygusal dalgalanmalar, grandiyözite ile birlikte dalgalanma gösteren değersizlik

Patolojik nesne ilişkileri: bilinçli ve bilinçdışı aşırı haset, hasete karşı bir savunma olarak diğerlerinin devalüe edilmesi, doymak bilmez bir açgözlülülükle seyreden sömürücülük, diğerlerinin fikir ve görüşlerini sahiplenmek, karşılıklı bağımlılık ilişkilerinde diğerlerine gerçek anlamda dayanma kapasitesinin (kendini bırakma yokluğu ve empati yoksunluğu.

Temel ego durumları: kronik boşluk duygusu, öğrenme kapasitesi yoksunluğu, izolasyon hissi, uyaran açlığı, ve hayatın anlamsızlığı ile ilgili yaygın duygular.
Süperego patolojisi: self-reflektif üzüntü , derin mizaç dalgalanmaları, sosyal davranışlarının intrapsişik regülasyonundaki suçluluk duygusuna karşın utancın baskınlığı. Değer sistemleri yetişkinden ziyade çocuğunki gibidir. Fiziksel güzelliğe, güce, paraya ve diğerlerinin takdirine yetenek, başarı, sorumlulk ve ideallere duyulan ilgiden daha çok önem verirler. Süisid girişimi diğerleri üzerinde sadistik bir kontrol sağmlama vela kontrol edemediklerini hissettikleri bir dünyadan çekip gitme fantazisi olarak işler.

Narsisistik kişilik bozukluğunun klinik görünümü şöyle gruplandırılabilir.

Genel Görünüm,Tutum:
Kaliteli ve özgün giyinmeye dikkat ederler. Giyimlerinde ve tavırlarında farklılıklarını gösteren çeşitli özellikler bulunur. Histrioniklerin renkli ve abartılı dikkat çekici giyim tarzlarından farklı olarak genellikle daha sade ve kaliteli giyinmeye özen gösterirler. Sözgelimi küçük bir aksesuar, az bulunan bir kravat, fular ya da egzotik bir takı gibi, farklılıklarını gösteren çeşitli özellikler bulunur. Yaygın ve çok bilinen markalar giymezler. Paraları varsa özel terzilere diktirirler ya da iyi ama yaygın olarak tercih edilmeyen şeyleri seçerler. Özgün ve farklı olma, sıradan ve basit olandan uzak hissetmeye çabalama bir çok alanda kendini gsterir. Mümkünse çok özel ve herkesin anlamadığını düşündükleri entellüktüel uğraşları olur. Herkesin beğendiği çok satan kitapları okumaz, ödül almış filmlere gitmezler.

Kibirlidirler. Karşısındakileri genellikle küçümseyen ve büyüklenen bir biçimde konuşurlar. Fromm’un aktardığı bir fıkrada olduğu gibi kendilerinden söz etmeyi severler: Bir yazar, bir arkadaşıyla karşılaşır ve ona uzun uzun kendinden söz eder; daha sonra şöyle der: “Şimdiye kadar benden söz ettik. Şimdi de senden söz edelim. Son kitabımı nasıl buldun?” 4.

Kırılgan Kendilik Tasarımı ile İlgili Davranışlar:

Görünürde büyüklük duygusu taşır, kendine yeterli görünür ve başarı ile ilgili fantazilerle uğraşır; gizli düzlemde ise kendinden kuşku duyar, değersizlik hisseder, kırılgandır, eleştirilere aşırı duyarlıdır 5. Mahler, narsisistiğin birbiriyle çelişir bir biçimde ortaya çıkan tüm-güçlülük ve güçsüzlük gösterdiğini belirtmiştir6. Bach, narsisistiğin bir yanda kırılganlık ve güçsüzlük öte yanda büyüklük şeklindeki kendilik bölünmesi olduğunu belirtir7. Volkan’a göre yüzeyde, dünyada sanki herkesten üstünmüş gibi davranırlar. Buna karşılık altta değersiz, horlanan bir kendilik bulunur 8.
Özellikle üzüntü, kızgınlık ve utançla ilgili toleranslarının düşüklüğü nedeniyle kendiliğin küçümsenme temaları bastırılırken, yüceltici anıları veya gelecek fantazileri desteklenir 9. Olumsuz duyguların ortadan kalkması uzun zaman alır. Daha sonra hedonik bir evreye dönmek için aşırı talepkar olur ve ne pahasına olursa olsun bunu hakettiğini düşünürler9.

Yeterli olumlu yansımaların yokluğunda, kendilikteki kohezyon kaybı, hipokondriasis, depersonalizasyon veya self-mutulatif eylemlere yol açabilir.
Uzak tutulmaya çalışılan yetersizlik duygularına bağlı derinde utanç ve aşağılık duygusu hissederler. Dolayısıyla bu utanç ve aşağılık duygusunu telafi etmeye yönelik büyüklenmeci davranışlar gösterirler, bunların da yedeği olarak özel ve büyük olma fantazi ve isteklerini kullanırlar. Kendini göstermeye yönelik davranışlar içinde olurlar. Bütün bunların eleştirilmeksizin kabul edilmesini isterler. Kendilerine ait olan şeylere karşı mükemmeliyetçi tutumları vardır. Konuşma, giyim ve tarzda yapmacıklık

İnsan İlişkileri:

Narsisistik kişi akranların hep küçümser ama onlardan övgü ve takdir beklmekten de geri kalmaz. Bazan yalancı bir tevazu, nezaket veya samimiyetin ardındaki kendini iyileştirme çabası soğukkanlılıkla gizlenir. İlişkide bulundukları kişi kullanıldığını hissedebilir. Bağlantı bozuldukça narsisistik kişi yeni bir tanıdık bulma yoluna gider ya da eskiyi korumak için rüşvet ya da şantaj kullanır.

Kişilerarası ilişkilerin fakirleşmesi, yaratıcı başarıların olmaması kompanse edecek heyecan olmaması ya da sadistik haz yokluğu narsisistiğin grandiyözitesini idame ettirmesini engeller. Kendine imrenen diğerlerinin yokluğunda, utanç, panik, çaresizlik veya depresyon ortaya çıkar. Diğer kişilerle ilişkilerin yokluğu nedeniyle benlik kavramındaki kohezyon kaybıyla böyle kişiler hipokondriasis, depersonalizasyon veya self-mutulatif eylemler geliştirebilir.

Özellikle alçalma ya da küçülme stresi veya basitçe vücut görünüş ve fnksiyonunda bir gerileme veya yaşlanmanın stresi ortaya çıktığında, kıskançlık, paranoya ve diğerlerine yönelik insafsız talepler de nadir değildir.

Yetenekli, zengin veya dikkat çekici ölçüde fiziksel görünümü olan narsisistikler eski ilişkileri bozuldukça veya kayboldukca kolayca yeni ilişkiler kurabilirlermiş gibi bir karizma sağalayabilirler. Sosyal yükselme özel bir durum olabilir ve pozitif yansıma için yararlı olabilecek kişilere yapışabilirler. Kişi güçlü olduğu zaman artık kendine yararı olmayan kişileri azleder veya hor görür.

Daha az yetenekli narsisistik k.b vakaları idealize ettikleri bir kişiyi seçerek, onun üzerinden olumlu yansıma sağlamaya çalışırlar. Kohut bu tür kişilerarası veya transferans paternini ayna, idealize etme veya ikizlik olarak adlandırmıştır.

Kişilerarası ilişkilerinde benmerkezci, kendilerine dönük ve başkalarını sömürücüdürler. İlişkilerinde herşeyin merkezindedirler, onlardan önemlisi ve değerlisi bulunmaz. En büyük, eşsiz olmaları ile başkalarının ilgisine, sevgisine ve hayranlığına bağımlılıkları çelişkili bir görünüm verir10.

Eşsiz oldukları inancı başkalarına yakınlaşabilme, onlarla özdeşleşebilme, onlarla eşduyum yapabilme yetilerini ketler.

Sevme ve empati yetersizliği ve buna bağlı olarak ortaya çıkan ilişki sığlığı
İlişkileri ve duygularındaki yüzeysellik onların başkaların derinden anlamasını engelleyicidir. Aslında başkalarının varoluş nedeni kendilerine hayran olmak ve sevmektir.

Narsisistik kişiler ilişkide bulundukları nesnelerde bir tür ulaşılmazlık hissini oluştururlar. Dokunulmazlık zırhına bürünmüşlerdir. Kendilerine ancak biat edilebilir; yüceltilebilirler. Onaylanmasını talep ettikleri büyüklenmeci kendiliğe, ilişki nesnelerinin herhangi bir talepte bulunmadan kullanıma sunmaları gerekmektedir. Bu nesnelere her türlü bağımlı olma hali ve gereksinmi reddedilir; zira hem bağımlılık nedeni olan özelliklere sahip olmaları yoğun bir kıskançlık ve öfke doğurur, hem de kendisinde olmayan şeylere muhtaç olduğunun farkındalığı narsisistik zedelenirleği artırır. Sonuçta ortaya çıkan ilişki modeli yücelttiği ve yüceliğinden pay aldığı nesneler dışında tüm nesnelerin değersizleştirilmesidir. Böylece değersiz nesnelerin “en değerli “ olan büyüklenmeci kendiliği tavaf etmelerinden tabii bir şey olamaz.

Bir diğer ilişki kalıbında ise kendilerine muhtaç olunabilecek, yani potansiyel olarak tehlikeli dış nesnelerle bağlantılar kopartılır; böylece bir yüzleşme ve kıyaslama riski de ortadan kalkmış olur.

Kıskançlık ve haset

Narsisistik kıskançlık daha çok sahip olma duygusu ile ilgilidir. Henüz üç yaşında bir kardeşim var seni ondan bile kıskanırım, “ Kıskanırım seni ben, kıskanırım kendimden, bu nasıl aşk allhım öleceğim derdimden, saçın tenine değse tenini kıskanırım, seni saran kemerden belini kıskanırım” “ Annen bile okşasa,.. kan tükürsün adını candan anan dudaklar.

Burada anlatılan şey nesnelerin kaybına ilişkin korkudur. Kendine güvenin ve sevilebileceğine ilişkin yetersizliğin yarattığı kaybetme korkusu bu sözleri söyletir. Ayrıca nesneye yönelik tam bir kontrol isteğini de dile getirir.

Narsisistik kıskançlığın ikinci tarzı hasettir. Haset, kendisinden başka kimsenin beğenilen, takdir edilen ve hayran olunan olmasına tahammülsüzlüktür. Burada ki korku geride kalma, unutulma ve önemini yitirme korkusudur. Acilen övülen, takdir edilen kişilerin küçümsenmesi çabasına girişirler. Çeşitli fırsatlarda söz konusu kişilerin açıklarını yakalamya ve teşhir etmeye çabalarlar. Başkaları tarafından takdir edilmekte olan kişi eğer narsisistiğin üstünlüğünü kabul ederse o zaman narsisitğin de övgüsünü kazanabilir. Rakip takım çok güçlüydü, çok iyi oynadı ama biz kazandık.Yenildik ama ezilmedik. Bir adamcağız bir keresinde bir güreşçiden bahsediyordu. Kimsenin onu yenemeyeceğini, şimdiye kadar tüm zor güreşleri kazandığını uzun uzun anlattıktan sonra o kadar güçlü bir adamdı ki dedi , güçlükle tek elimle yenebildim.

Kompulsif cinsel ilişkiler:

Görünürde atak, baştançıkarıcı, evlilik dışı ilişkilere açıktırlar; gizli düzeyde ise eşini ayrı bir varlık olarak değerlendiremez, sevemez, ensest yasağını gerçek anlamda kavramaz (hem bilinçli fantaziler hem de açık arzular görülebileceği gibi ensestiyöz nitelikteki ilişkilere de rastlanır, gerçek ensestiyöz ilişkilerin suçluluğuna karşı hazır aldırmazlıkları( n’olmuş yani gibi) bulunur) , cinsel sapkınlıklar sıktır5.

Madde kullanımı veya uygunsuz aşırı talepkar cinsel davranışlar sosyal olarak kabul edilemez biçimlerde ortaya çıkarlar 9.

Narisistik patolojiye bağlı başaramama sıkıntısı (performans anksiyetesi) veya partnere bağlanma korkusu bir erkekte erektil disfonksiyona bir digerinde ejekülasyon kontrolüne neden olabilir.

Narsisistik kişilik bozukluğu gösterenlerde homoseksüaliteye de sık rastlanır.

Narsisistik tabiyattaki homoseksüalitede Homoseksüel kimlik patolojik grandiyöz kendiliğin içine iyice entegre olabilir, bu bağlamda, bir çok erkek homoseksüel narsisitik hasta, kendi hmoseksüalitelerini, patolojik grandiyöz kendiliklerinin ego-sintonik bir parçası olarak koruyan ve rasyonalize eden güçlü savunmalar sergileyebilir. Bu nedenle tedavi edilmek istemezler ve hatta sırf bunun için ideolojiler geliştirirler.

Perversiyon ve malin narsisizm: bu grup erkek homoseksüeller ve hayati tehdit edici sadistik homoseksüel faaliyet veya fantazilerle ilgilidir ki tedavileri hayli zordur.
Primer retarde ejekülasyon sorunu olan erkeklerin bir kısmı cinsel alanın dışına taşan yakınlaşma sorunları olan narsisistiklerdir. Benim gördüğüm iki ciddi retarde ejekülasyon vakasının ikisi de narsisistik idi. Kendilerini yaşadıkları anın duygulanımına bırakamazlar. Hayatlarının her alanında sürekli kendilerini kontrol etme gereksinimi duyarlar.Kendini bırakamama yanında kendini verememe problemleri dikkati çeker.

İş ve Toplumsal Uyum:

Görünürde başarılı, tutkuludurlar, ancak gizli olarak çoğul ama yüzeyel ilgilere sahiptirler, sıkıntı duyar estetik değerleri sağlıksız ve taklitçidir5.

Fenichel, narsisistiklerin “Başarı don Juan’ı” olduğunu söylemiş; başarıdan başarıya koşma, sıcaklık ve sadakatten yoksunluk, büyük adam olma isteği ile kendini gösterdiğini belirtmiştir13. İşin kendisi ile gerçek anlamda ilgilenmezler, dışarıdan gelecek övgüleri hedeflerler.

Mizaç:

Duygu dağarcıklarında öfke, kin , kıskançlık ve hırsın bolluğuna karşın, yas, üzüntü, pişmanlık ve şükran duyguları hemen hiç yoktur ya da zayıftır14. Özgüvenin değişirliğini yansıtır tarzda çökkünlük ve taşkınlık duyguları şeklinde değişkenlik gösterirler. Dış kaynaklı övülme yetersiz ise uygunsuz öfke ve kıskançlık hissederler. Sosyal ilişkilerindeki olumsuz yaşantılar, suçluluk duygularından çok utanç doğurur.
a)Narsisistik Öfke: Kendini-aklayan Öfke
Zihnin narsitik kişilik b. da belirgin evrelerinden biri kendini-aklayan öfke (self-reighteous rage)’dir. Bu öfke oldukça patlayıcı olabilir. Önce sakin olan kişi diğerlerine karşı kinci bir düşman haline gelebilir. Bu patlamayı tetikleyen şey bir tür hakaret olabilir. Bu şiddet fiziksel veya sözel kabul edilebilir ve sosyal davranış standartların aşar. Bu evrenin önemli özelliği olay ne olursa olsun kişinin diğerlerine zarar vermeyi haklı bulmasıdır. Bu tür şiddetli öfkenin iki önemli özelliği vardır:
1) Aşağılanmış, kötü veya zedelenmiş kendilik kavramına karşı savunma amacı taşıyan abartılı bir grandiyözite vardır.
2) Diğerleri insan-altı statüde kabul edilir. Bu nedenle bu evreye kör-nefret de denir. Böyle öfke nöbetlerinde kişi diğerlerinin yaşama haklarının bile olmadığını düşünür veya onların bir zamanlar kendisine karşı nazik veya iyi olduğunu unutur. Diğerlerinin yaşama hakkı olmayan canavarlar olduğunu düşündüğünden onları yaralamaya hazır bir haldedir.
b)Kronik Acılaştırma
Öfkenin bir başka gölgesi de kronik acılaştırma evresidir (chronic embitterment). Bu durumda kişi diğerlerine meydan okur ve onların saldırısını bekler. Kronik acılaştırmanın kabadayılık veya somurtkanlık tarzında dışavurumları olabilir. Öfke durumuyla kıyaslandığında düşmanlık zaptedilmiştir. Bunun nedeni kendisinin diğerleri veya kader tarafından süistimal edildiği şeklinde içsel bir diyalogdur.
c)Karışık Mizaç Evresi
Kızgınlık duygularını taşıyan daha karmaşık bir evre daha vardır. Buna kızgınlığın utanç ve anksiyete ile birlikte olduğu karışık durum (mixt state) denir. Bu durumda kişi hangi olumsuz duyguları ve niye hisettiğini anlayamaz. Utanç ve kendiliğin mantık dışı kızgınlık aktları da dahil bir takım yönlerine maruz kalmakla ilgilidir. Korku, kızgınlığın veya utanca yol açacak kendilik alçalmasının kontrolünü kaybetmekle ilgili olabilir. Mixt evrenin korkusu, kaotik evre denen panik noktasına yükseldikçe ya da saflaştıkça daha açık hale gelir.
d)Panik Evresi
Bu evrede ayrılma bedensel bütünlüğü kaybetme veya kişilik parçalanmas korkuları özellikle belirgin hale gelir. Hipokondriasisden kimlik difüzyonu bulgularına ani ölümle ilglii panik yaratıcı dehşete geçiş olabilir.
e)Apati Evresi
Uyarılma boyutunun zıt spektrumunda hissizlik, donukluk, soğukluk evresi vardır. Numb-aphatetic-dullness) Kaotik ve durgun zihin evreleri arasındaki fark kendilik organizasyonunun kaybıla ilgili allertliğin derecesidir. Kaosta kişi daha ağır bir self-fragmantasyonuna ve duyarlılığa gittiğini hisseder ve korkar. Durgunlukta ise alarm hissi yoktur. Kendilik zayıflamıştır ve yeniden yapılanma umudu yoktur. Kasvetli bir apetetik evreye girmiş kişi bir anlamda kış uykusuna yatmaya karar vermiştir. İlişkinin kaybı kendilik güvenliğini kaybettirdiği için kendiliğin tolere edemeyeceği olumsuz duygular inhibe edilir.
Kızgınlıkla seyreden mizaç biçimleri, zihnin bir seri olumlu evresiyle eşleştirilebilir. Olumlu evreleri oluştururken kendilik kavramı, haketme ilüzyonları, fantaziler, kendilik objelerinin restorasyonu veya kişisel başarıyla desteklennmiştir.
ai)Coşku-Canlılık Evresi
Kendini-aklayan evrenin olumlu analoğu büyük bir çoşku ve neşeyle karekterize exhilaration (çoşku, canlılık) evresidir.
bi)Kronik Arzu Evresi
Kronik acılaştırma evresinin karşılığı ise övgü ile sosyal kaynaklara yönelinen yarı olumlu ilgi çin kronik arzu evresidir.
ci) Mikst Evre
Utanç, öfke ve anksiyetenni oluşturduğu mikst evrenin karşılığı coşkuyla beraber utanç ve korkuyu da içeren mikt bir evredir. Cinsel veya yaratıcı cesaret yönündeki kendilik yükselmesi ile ilgili bir heyacan karışımı olabilir. Bu evrede kendini iyileştirici harektelerden ve olası bir başarısızlığın yaratacağı utançtan korkulmaz. Anksiyöz bir sabırsızlık vardır.

KENDİLİK VE DİĞERLERİ ŞEMASI

Horowitz kendilik ve diğerleri şemasının üç parçası olduğunu söyler: Her bir partinin rolü, prototip olarak kahraman, canavar ve eleştirmen şeklinde özetlenebilir. Eleştirmenin rolü kahramana imrenmek ve canavarı istememek, kötülemektir. Düşmanlığın yöneltildiği diğer kişi için canavar gibi eksterm bir kelimenin kullanılmasının nedeni diğer kişiye sanki insan değilmiş gibi muamele edilmesidir. Modern TV şovları ve sinema, kahramanların yıkıcı davranışlarına izin vermek için bu tür canavar rollere yer verirler. Canavarı alteden kahramanı eleştirmen rolündeki izleyiciler de alkışlarlar. Kahraman tamamen düzgünse (köpekleri seven, çocuklara gülümseyen ve yaşlılara yardım eden) canavar ise tamamen kötüyse ( hayvanları öldüren, kızlara tecavüz eden, çocuklara işkence eden) bizler canavarı yok eden şiddetten alkış ve kahkahalarla zevk alırız.

Diğerlerini canavar olarak görmek bir kişinin insani niteliklerinin unutulduğu dissosiyatif bir savunmadır. Bu savunma, bu evrede bireyin eleştirmeninin kahramana imrendiği ve canavarı tamamen istemediği illüzyonununu yaşamasını sağlar. Bu evredeki düşmanlıkla ilgili suçluluk korku veya utanç olmaz. Kızgınlık zevk alınabilir bir enerji bir heyecandır. Kişi sadece bu evreden çıktıktan sonra bu davranışlar için utanç veya vicdan azabı duyar.

Kendini aklayan öfke rolü için kahraman terimi uygundur. Çünkü bu evredeyken kendilik kavramının büyük hakedişini ve tekliğini de örnekler.

Kahraman, güçlüdür ve kendini güçlü hisseder ve kendiliğin zayıf şemaları durgun evrelere yüklenerek, kendilik organizasyonundan kolayca dissosisiye edelir. Rol-ilişki modelindeki düşmanlık zevkli ve heyecanlıdır. Zira eleştirmen övgü ve imrenme vadeder. Kahraman dehümanize ettiği diğerlerinden eksibisyonistik takdiri ve sadistik ödüllendirmeyi hakeder. Kendiliğin azameti, daha önce de bahsedilen ayna, idealize etme ve ikizlik ilişki paternlerinin bir yönü olan güçlü eleştirmenle birleşmenin hazzıyla artar.

Eleştirmen, canavara merhamet göstermeye ve kahramanın şiddetini hor görmeye başlarsa kendini aklayan öfkeden utanç, öfke ve anksiyeteli karışık evreye geçiş olur. Bu bazı nar k b vakalarında görülen döngüsel paternin nedenidir. Kendini aklayan öfke evresini kolayca mikst kızgınlık, utanç korku evresi takip edeilir
Kahraman sadakatsizlik gösterdiği için eleştirmene kızgındır fakat eleştirmenin gözünde utanmıştır ve kendiliğin önceki düşmanlık ifadesi nedeniyle bir ceza veya misillemeye uğrayacağı endişesini taşır. Benim tanımımda kendini aklayan öfkeyi anlatırken kendiliği güçlü kabul ettim ve bu nedenle kahraman rolünü verdim. Kendiliğin zayıf olduğu ve mazoşistik hayranlık diye Parkın tarafından tanımlanan bir zihin evresi de tanımlanabilir. Kendiliğin zayıf olduğu bu rol ilişki modelinde diğer kişi kahraman rolündedir. Kendilik bu kahramana tutunmuş ikincil konumdadır. Dinamik bir ikili olarak beraberce canavara saldırırlar. Canavarı şeytan, kötü, vahşi, kirli ve çirkin görmek bu özelliklere sahip olunmamasını sağlar ki aksi durumda kendilik kavramı defektif olacaktır. Bunlar artık başka birinde yer almaktadır artık kendilik ve kahraman kötü nesneye saldırmakta haklıdır. Kendilik kötü emirleri uygulayabilir fakat suçluluk ve utanç yoktur. Çünkü kahraman ve eleştirmen birleşmişlerdir. Eğer kahraman bunu yap emirlerimi dinle derse yıkıcı bile olsa, kendiliğin hareketleri iyi olarak yorumlanır. Bütün kötü özelliklerin dışsallaştırılmasıyla ve kahramanın idealize edilmesiyle kendilik tutunur ve idealize edilmiş transferansa sahip olur.

Kendilik kötü olan canavarın üzerindedir ve onalar karşı öfke ve iğrenmenin yanısıra gururlu ve küçümser duygular hissedebilir. Suçluluk, utanç veya dışlanma korkuları, diğer evreye geçince ortaya çkar.

Bazı zamanlar kendiliğin bedeni parçalanmaya konu olur ve bu davranış mazohistik olarak görünür. Fakat acıdan cinsel haz doğmaz. Haz, büyük bir figürle hayali psikolojik birleşmede yatmaktadır. Ve bu haz bedensel parçalanmadan doğan ağrıya karşı duyarlılığı azaltır.

Narsisistiklerin davranış paternlerinin çoğunu karekterize eden grandiyöz kendilik şemaları ve ilgili rol-ilişki modellerinin savunucu bir işlevi vardır. Kendiliğin bir uzantısı olan diğer kişinin sağladığı destek olmaksızın yetersiz veya zayıf kötü zedelenmiş olan kendilik şemalarının organize ettiği zihinsel evreleri savuşturur.

Bu zayıflık şemaları bazı evrelerde ortaya çıkar ve kişi daha sonra kimliği ile ilgili endişeler, utanç temaları ile ilgili obsesyonlar kendini yenileme operasyonları ile ilgili veya giderek artan anksiyete gibi semptomlarla gelebilir

Narsisistik seviyede kızgınlık hedefe iyi yönlendirilemez ya da self içinde lokalize edilemez. Herhangi bir nesne hedef haline gelebilir. Narsisistiklerdeki öfke kısmen kendiliğin zayıflaması veya zedelenmesi hissinin bir sonucudur.

Diğer kişinin gerilemesi veya yola gelmesine yönelik özgün bir ifadeden çok genel bir saldırı söz konusudur. Ve amaç diğeriin tamamen yok edilmesidir. Bu nedenle kızgınlıkla ilglii ne olacağı şeklide bir plan ya da sonuçla ilgili bir feed-back olmadığından daha tehlikelidir.

Benzer şekilde utançta da spesifik bir hareket veya hareketin başarısızlığı nedeniyle spesifik bir sosyal eleştiriden kaçınmayı veya saklamayı ister. Narsisistiklerin genel bir hassasiyetleri vardır. Özel bir hareket veya başarısızlık değil kendilik utanç verici bulunur. Utanç geleceğe yayılacak kadar büyüktür. Sosyal olarak su duyguyu tolere edebilmek çok zordur ve kızgınlığa dönüştürülmesi zorunlu hale gelir 9.

Üstbenlik:

Narsisistiklerde değişik derecede üstbenlik patolojisi söz konusudur. İçselleştirilmiş gelişkin bir sosyal kural ve değreler manzumesinden yoksundurlar; beklenti amaç ve düzenlemeleri ilkel düzeyde kalmıştır. Özdeğerlilik kıstasları da dış güzellik, güç ve zenginlik parametrelerine bağlanmıştır; sağlıklı erişkinler için geçerli olan kişisel beceriler, başarılar, sorumluluklar ve ideallere bağlılık gibi öğelerin önemi yoktur 15,16,17.

Yas tutma, pişmanlık, üzülme ve özeleştiri kapasiteleri düşüktür. Sosyal ilişkilerindeki olumsuz yaşantılar, suçluluk duygularından çok utançla birlikte seyreder. İçselleştirilmiş gelişkin bir sosyal kural ve değreler manzumesinden yoksundurlar; beklenti amaç ve düzenlemeleri ilkel düzeyde kalmıştır.
Kernberg, narsisistiklerin rüşvetçi bir üstbenliği olduğunu söylemektedir. İşlerinde başarılı kimseler olmalarına karşın, yalan söyleyebilir, başkalarını aldatabilir, onları çıkarları için kullanmaktan çekinmezler18. Ahlaki değerlerin başkaları için önemini kavramakta da güçlük çekerler14.
Reich’ın tanımladığı fallik-narsisistik kişilik, kibirli, atak, rastgele cinsel ilişkiler kuran, eleştiriye karşı tepkili, sadistik eğilimler, eşcinsellik, madde bağımlılığı, üstbenlik yetersizliği gibi özellikler taşıyan bir kişiliktir19.

Bilgi İşleme Tarzı:

Benlik değerinin yüceltecek bilgiler abartılırken düşürecek bilgiler önemsenmez. Olayları kendilik değerini yükseltecek biçimde yorumlarlar. Bir olay aktarılırken kendileriyle ilgili eleştirilebeilecek noktalar başka kimselere yüklenir. Bazan diğer kişilerle ilgili diğer görüşler kendileriyle ilgili gibi görünür. Bu tür yanılsama bir hezeyan değil kaymadır. Halihazırdaki olayların sırası değişik ve belirsiz olabliir. Bir plan yaparken olası ilikiler kendini iyi gösterecek şekilde iyi dengelenir. Tercihler kendini iyi hissettirecek şekildeyaılır. Yarattıkları sorunları önemsemezler. Gelecekle ilgili tebrikleri fantazilerler. Gerçekçi sınırlarını kabul etmek yerine kendini beğenmiş mükemmelik tavırlarını sürdürürler. Yüksek amaçları ile ilgili basamakları ihmal ederler. Bunun yerie birden bu amaçlara ulaşmı şgibi fantazileri olur. Sonuçta her zaman birinci olmak ve acıdan korunmak şeklinde davranırlar. Yetenekleri ne olursa olsun kendileriyle ilgili aşırı tahminlere yönelik anlamalrı kaydırmak için bir çekirdek bulunur.
Selfin kötü eylemleri aklanır9. Yalan söyleyebilirler. Kendiliği yaralayan anılar dissosiye edilebilir bu nedenle zamanla kendilik bütünlüğü parçalanabilir. Kendiliğin kötü yönleri, yüce ve gerçek yönlerinden uzak tutulduğundan bir kişisel noksanlığı daha olumlu anılarla hafifletemezler. Kendilikle ilgili kendiliğin küçümsenme temaları inhibe edilmiştir ve restore edici geçmiş anıları veya kendini yüceltici gelecek fantazileri selektif olarak desteklenir. Daha önce bahsedildiği gibi, şu andaki durumun ifade ettiği gerçeği algılamadaki anlamlar da daha sonraki anlamları destekler şekilde inhibe edilirler. Algılanan bilgiler, içerdiği hasar verdiği bileşenleri azaltmak için gerçekçi olamayn yollarla değerlendirilebilir. Yalan söyleyebilrler ve kendilerini yalanlayüzleştirildiklerinde utanabilecekleri durumlara sokabilirler. Bu durumda terapi sürecindede sıklıkla gerçekle yüzleştirme gerekmektedir ancak terapist gerçek durumun ve anıların bağalntılarını kurarken son derece nazik ve dikkatli olmalıdır. Bazı anılar selfi yaraladığından rafa kaldırılabilir. Hatıralar dissosisiye olabilir bu nedenle de zamanla kendilik bütünlüğü parçalanabilir. Genel kendilik organizasyonunu zayıflattığından bu tür fragmantasyon bir tür kısır dövngü başlatır. Kendiliğin möü yönleri yüce ve gerçek yönlerinden uzak tutulur kişi deneyimlerinin dissosiyasyonu nedeniyle spesifik bir kişisel noksanlığı da daha olumlu anılarla hafifletemez.

Zıt temaların savunmacı inhibisyonları ve yüceleştirmeleri özellikle de üzüntü, kızgınlık ve utançla ilgili düşük toleransları nedeniyle daha da gerekli hale gelir.
Görünüşte etkileyici bilgiye sahiptirler. Konuşma becerisi olan, dili seven, kararlı görünümdedirler; gizli düzlemde ise bilgileri derinlikten yoksun olup başlıklar bilgisidir, ayrıntıları unutur, dili ve konuşmayı kendine güvenini düzenlemek amacıyla kullanırlar5. Olden, gösterişe hizmet eden bilgi işleme tarzı gösterdiklerini söylemiştir20. Sadece başlıklara gözatıp bunu büyük bir bilgi gibi sunarlar.

Narsisistik Kişilik Bozukluğu ve Fantaziler:

Narsisistik hastalar grandiyöz kendiliğin bütünlüğünü korumak amacıyla kişisel başarı öykülerinden oluşan “geçiş” ve kendilerini görkemli bir şekilde ancak yalnız ve tek olarak her türlü bozucu etkinin üstünde tasarladıkları “koza” veya “cam balon” fantazileri kurarlar21,22,23.

Grup Narsisiszmi

Narsizmin temel özelliği, başkalarına yönelik yürekten bir ilgi yokluğudur. Kendisinin ilgili olduğu şeyler değerli, bunların dışındaki dünya ise değersiz ya da aşağılıktır. Eleştirinin düşmanca bir saldırı olduğuna inanma eğilimi gösterdiğinden eleştirilince yoğun bir öfkeye kapılır. Aslında narsıst yalnızdır ve korkaktır. Dünyasını ancak şişirerek doldurabildiği için eleştiriye bu denli dayanıksızdır. Dünyanın korkutuculuğuna karşı, kendisini bütün dünyayı doldurmaya çalışarak yanıt vermeye çalışır., ancak narsizmi yaralandığı zaman bütün dünyası yıkılmış olur. Dünyayla olan ilişkisinin merkezinde kendi özü bulunduğundan ve o artık yaralı olduğundan bütün dünya yaralanmış gibi olur. O ve dünya artık bir hiçtir. Dünya bütünüyle anlamsızdır.

Narsist, narsistik yaralanmadan ve onun yolaçacağı depresyondan korunmak için çeşitli yollar arar. Bunun yolları, dışsal bir eleştirinin veya başarısızlığın narsistik konumuna ulşamayacağı kadar narsizmini arttırmak; belli ölçülerde gerçekliği, kendi narsistçe öz-imajına uygun düşecek şekilde dönüştürmeye veya üstünlüğü konusunda bir başkasının ya da çok sayıda kişinin görüş birliğini sağlamaktır. Bazı evlilikler ve arkadaşlıklar bu temele dayanır.

Tarihte, dünyayı narsizmlerine uyacak şekilde değiştirerek kendi narsizm sorunlarını halletmeye çalışan megalomanik liderlere sıklıkla rastlanır.Bunların ortak özellikleri bütün muhaliflerini yoketmeye çalışmalarıdır.

Darwin, Kopernik ve Freud’un buluşları insanın evrendeki eşsiz rolüne ve temel ve indirgenemez bir gerçeklik olarak kendi bilinçliliğine olan inancını yıkarak insanın narsisimini temelden yaralamıştır. İnsanın narsisizmi bu şekilde yaralanmış olmasına karşın, azalmamıştır. İnsan narsisizmini başka nesneler; ulusa, ırka, dine, siyasi gruplara aktararak tepki vermiştir.

Üyelerinin çoğunluğuna yeterince refah sağlayacak araçlardan yoksun bir toplumda, insanlar arasında hoşnutsuzluk yaratılmasını önlemek için onlara hastalıklı türden narsistçe bir doyum sağlanması gerekir. Ekonomik ve kültürel açıdan yoksul olanlar için tek ve en etkili doyum kaynağı, gruba ait olmaktan kaynaklanan naarsistik gururdur. Irk, din ve ulusal narsizm bunun tipik örnekleridir. Genellikle ırk, din ya da ulus üstünlüğü düşüncelerine dayanan hareketlerin çekirdeğinde, gelecek umudu olmayan çökmekte olan orta sınıflar yer alır. Yaşam onlar için ilginç olmadığı ve onalara ilgilerini geliştirme olanakları sunmadığı için aşırı bir narsisiszm geliştirebilirler.

Grup narsisizmini görmek bireysel narsisizmi görmekten daha zordur. Çünkü bir kimse ben ve ailem dünyada en hayranlık uyandıracak insanlarız; sadece biz temiziz, sadece biz zekiyiz, iyiyiz, soyluyuz, başka herkes , kirli, aptal, ikiyüzlü, sahtekar derse kimse ciddiye almaz. Ama fanatik bir konuşmacı ben ve ailem yarine ulusumuz, ırkımız, tarihimiz, dindaşlarımız, siyasiarkadaşlarımız dedği zaman bir çok kişi tarafından övgü ve hayranlıkla karşılanacaktır. Milyonlarca insanın bu fikirlere katılması ve tekrarlaması söylenenleri mantıklıymış gibiyapacaktır. Ne mutlu türküm diyene. En son ve doğru kitap bizimkisi. Diğerleri bozulmuş.Yunanlılar kahpedir. Araplar kalleş, Kürtler pistir gibi.
Bireysel narsisizmde olduğu gibi grup narsisisminde de nesnelikten ve ussal yargıdan yoksunluk söz konusudur. Yoksul beyazların zencilere ya da Nazi’lerin Yahudilere ilişkin yargıları incelendiği zaman yargılarındaki çarpıklık açıklıkla görülür. Doğru kırıntıları birbirine eklenir ama bu şekilde elde edilen bütün, yanlış ve sahtelik doğurur.
Tanrı inancı, kimsenin tanrı olamayacağını, kimsenin herşeyi bilir ve herşeye kadir olamayacağı inanancına yol açması gerekirken, din tarihi boyunca dinler ya da belli bir mezhep ya da tarikatlar kendilerinin tek kurtuluş yolu olduğuna.inanmış, yoğun bir grup narsizmi geliştirilerek kendilerini tanrıyla özdeşleştirmişler ve kendi dışında kalanlara, reddedici ve düşmanca duygular beslemişlerdir. Bu olağanüstü grup narsizmleri de din adına işlenen cinayetleri ve savaşları doğurmuştur.

Tarihte grup narsizminin sembollerinin aşağılanmasının, çoğu kez sözkonusu grubu deliliğin eşiğine getiren bir öfke yarattığına ilişkin yığınla örnekler vardır. Bır bayrağın yırtılması, inanılan Tanrı’ya, krala, lidere hakaret edilmesi, savaşın ve toprakların kaybedilmesi kitlelerde şiddetli intikam duyguları yaratmış, bu da yeni savaşlara yol açmıştır. Yaralı narsizim, ancak saldırgan ezilirse ve kişinin kendi narsiszmine yönelik hakaret geri alınırsa yatışır.

Grup ve çevre ilişkileri

Bu kişiler grup içinde genellikle diğer kişilerin uzağında ve üstünde görünürler, onlara yaklaşmaktan ve katılmaktan kaçınırlar. Çevrelerinde olup biten insani alışverişlere kapalıdırlar. Düşük düzeyde narsistik biri kendi değersizliğini kendi grandiyözitesini yansıtabileceği güçlü birini bulduklarında ona sığınarak kendiliklerinin devamını sağlamaya çalışırlar. Yüksek düzeydeki narsisitkler kendi gereksinimlerini gruba bir tarzda kabul ettirmekte başarılı olabilirler. Grup içinde kıskançlık duygularına karşı başkalarını değersizleştirirler.

NARSİSİSİZM VE MAZOHİSM

narsisisstik-mazohistik karekteri bir klinik antite olarak düşünmek gerekir. Patolojik narsisistik eğilimler mazohistik hayal kırıklığına ulaşmak için bilinçdışı araçlardır. Mazohistik yaralanmalar, çarpıtılmış narsisistik fartazilerin bir doğrulamasıdır.

MALİN NARSİSİSM

Bu hastalar tipik bir narsisistik kişilik bozukluğu, antisosyal davranış, egosintonik sadizm veşa içlerine işlemiş bir agresyon ve paranoid yönelimle karekterizedir. Antisosyallerin tersine sadakat ve diğerlerine düşünme ve suçlulukla ilgili kapasiteleri vardır. Diğerlerinin ahlaki sorun ve kapasiteleri olabileceğini düşünebilirler ve kendi gelecekleri ile ilgli gerçekçi planları olabilir

Egosintonik sadizm bilinçli bir agresif kendini doğrulama ideolojisi içinde ifade edilir. Fakat sıklıkla aynı zamanda kronik ego sintonik intihar eğilimiyle ifade edilebilir. Bu süisidal eğilimler depresyonla birlikte ortaya çıkmaz, daha çok emosyonel krizlerde ve birden bire kişinin kendi canına kıymasının bir üstünlük olduğu ve diğerlerinin üzerinde sadistik bir kontrol sağlamak veya kontrolünü kaybettiklerini hissettkleri bir dünyayı terk etmek amacına yöneliktir.

Bu hastaların paranoid yönelimleri ( ki bu psikodinamik olarak bütünleşmiş sadistik süperego öncüllerinin diğerlerine yansıtılmasını ifade eder) diğerlerini idoller, düşmanlar veya aptallar şeklinde abartılı bir görüş olarak belirir. Bu hastalar yoğun psikoterapi süreçlerinde paranoid, psikotik epizodlara regrese olma eğilimilndedirler ve kişilerarası dünyada bütünleyici paranoid ve antisosyal ilişkiler gösterirler. Bu hastaların bazıları dışarıdan bakıldığında tamamen antisosyal olarak nitelendirilen davranışlar gösterirler, örneğin sadistik çete veya terörist gruplrın liderliği gibi; idealize bir kendilik imajı ve ego-sintonik sadistik, kendine hizmet eden ideoloji antisosyal davranışı rasyonalize eder ve kendi yoldaşlarına karşı sadakat kapasitesiyle birlikte bulunur.

DSM-IV Narsisistik Kişilik Bozukluğu Tanı Ölçütleri

Aşağıdakilerden en az beşinin bulunduğu, erken ergenlik döneminde başlayıp, değişik koşullar altında ortaya çıkan büyüklenme (fantazi ya da davranışta), övülme gereksinimi, empati yoksunluğu ile seyreden kişilik tarzı:
1.Kendi önemini abartma ve büyüklenme ( örneğin, başarı ve yeteneklerini abartır, başarılarından daha fazla dozda üstün görülmek, beğenilmek ister).
2. Sonsuz başarı, güç, güzellik ve ideal aşk ile ilgili fantazilerle uğraşma.
3. Özel ve biricik olduğuna ve sadece özel, yüksek mevkideki kişi ya da kurumlarca anlaşılabileceğine, sadece onlarla ilişkiye geçmesi gerektiğine inanma.
4. Aşırı övgü gereksinimi.
5. Hak iddia etme: örneğin nedensiz şekilde kendisine özel tedavi yapılacağı inancı ya da onun beklentilerine otomatik olarak uyum sağlanacağı beklentisi
6. İstismarcılık: Kendi amaçları için başkalarını kullanma
7. Empati yoksunluğu: Başkalarının duygu ve gereksinimlerini farketmeye isteksizlik.
8. Genellikle başkalarına haset etme ve onların kendisini kıskandığına inanma
9. Kibirli, gururlu davranış ve tutumlar

Dr. Doğan Şahin
İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı
Sosyal Psikiyatri Servisi


KAYNAKLAR
1. Stolorow R, Lachmann F : Psychoanalysis of developental arrests. International Universities Press, New York, p: 10, 1980
2. Reich A : Pathologic forms of self-esteem regulation. Psychoanal Study Child 15: 215-232,1960
3. Tura SM: Kişilik ve Psikoterapi. Metis Yayınları, İstanbul (baskıda)
4. Fromm E: Sevgi ve Şiddetin Kaynağı. İngilizceden çeviren: Budak S, Öteki Yayınevi, Ankara, 1992.
5. Akthar S: Narcissistic personality disorder:Descriptive features and differential diafnosis. Psychiatry Clinic of North America V:12-3, p:505-530,1989.
6. Mahler MS, Kaplan L: Developmental aspects in the assesment of narcissistic and so-called borderline personalities. Borderline Personality Disorder içinde ED: P Hartocollis, International Universities Press, New York s:71-86, 1977
7. Bach S : On the narcissistic state of consciousness. Int J Psychoanal 58:209-233,1977
8. Volkan VD: Narcissistic personality disorder. Critical Problems in Psychiatry içinde Ed: HKHBrodie, JO Cavenar. JS Lippincot Company, Philadelpia, 1982
9. Horowitz MJ: Clinical Phenomenology of Narcissistic Pathology, Psyciatric Clinics of North America Vol 12 No 3 Semptember p: 531-539, 1989
10. Saydam B: Narsisistik kişilik bozukluğu, antisosyal kişilik bozukluğu, borderline kişilik bozukluğu: Psikodinamik açıdan benzerlikler, farklılıklar. Narsisistik Kişilik Bozukluğu içinde Ed: A Çelikkol. Ege Psikiyatri Sürekli Yayınları, Sonbahar, 1996 s:413-430
11. 11.Kohut H: The Analysis of the Self. International UniversitiesPress, New York, 1971
12. Cooper AM, Ronningstam E : Narcissistic Personality Disorder. Tasman A, Riba MB (ed): Review of Psychiatry, American Psychiatric Press, Washington DC, 1992, s:80-98
13. Fenichel O: Nevrozların Psikanalitik Teorisi. İngilizceden çeviren: Tuncer S, Ege Üniversitesi Matbaası, İzmir, 1974
14. Odağ C: Örneklerle narsisiszm. Narsisistik Kişilik Bozukluğu içinde Ed: A Çelikkol. Ege Psikiyatri Sürekli Yayınları, Sonbahar, 1996 s:457-476
15. Kernberg OF:Aggression in Personality Disorders and Perversions. Yale University Press, New Haven, 1992
16. Widiger TA, Corbitt EM, Millon T: Antisocial personality disorder. Ed: A Tasman. Review of Psychiatry içinde. American Psychiatry Press, Washington DC, V:11 s:63-79, 1992
17. Kernberg OF: The narcissistic personality disorder and the differentiel diagnosis of antisocial behavior. Psychiatr Clin North Am 12: 695-707, 1989
18. Kernberg OF: Borderline Conditions and Pathological Narcissism. Jason Aranson, New York, 1975.
19. Reich W: Kişilik Çözümlemesi. İngilizceden çeviren: Onaran B, Payel Yayınları, İstanbul, 1991
20. Olden C: Headline intelligence. Psychoanal Study Child 2: 263-269,1946.
21. Winnicott DW: Transitional objects and transitional phenomena. Inter J Psychoanal 34: 89-97,1953
22. Modell A: The holding environment and the therapeutic action of psychoanalysis. J Am Psychoanal Assoc 24: 285-307,1976
23. Volkan VD: Narcissistic personality organization and reparative leadership. Int J Group Psyhoter 30: 131-152,1980.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Narsisistik Kişilik Bozukluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Doğan ŞAHİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Prof.Dr.Doğan ŞAHİN Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Felaket Ve Travmalarda Psikiyatrik İlk Yardım Ve Acil
  • Irak Savaşı Üzerinden Savaşın Psikolojik Sonuçları
  • Cinsel İşkence Ve Saldırıların Psikolojik Etkileri
  • Travma Sonrası Stress Bozukluğu (Tssb, Ptsd)
  • Kadın Ve Erkekte Cinsel Anatomi Ve Fizyoloji
  • Althusser Vakası Üzerinden Narsisizm, Duygudurum Bozukluğu İlişkisi
  • Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu
  • Erkeklerde Cinsel Sorunların Nedenleri
  • Kadında Orgazm Bozukluğu
  • Kadında Cinsel Uyarılma Bozukluğu (Kadında Cinsel Haz Alamama)
  • Kadınlarda Cinsel İsteksizlik ( Kadında Azalmış Cinsel İstek Bozukluğu)
  • Kadınlarda Cinsel İşlev Bozukluklarının Nedenleri
  • Erkeklerde Cinsel İsteksizlik (Erkekte Azalmış Cinsel İstek Bozukluğu)
  • Vajinismus Hakkında Sık Sorulan Sorular Ve Yanıtları
  • Erken Boşalma Nedir? Nasıl Tedavi Edilmez? Nasıl Tedavi Edilir?
  • Yaşlara Göre Cinsel Yaşam
  • Erektil İşlev Bozukluğunun Terapisi
  • Erektil İşlev Bozukuğunun Dinamik Nedenleri
  • Vajinismusun Nedenleri
  • Vajinismusun Psikodinamik Nedenleri
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Hormonlu Spiralle İlgili Merak Ettikleriniz , Dr.Rami ASKER
  • Kime Başvurayım? Psikiyatriste Mi, Psikoloğa Mı, Danışmana Mı, Yaşam Koçuna Mı? , Dr.Ali Algın KÖŞKDERE
  • Labioplasti Operasyonu İle Küçük Dudakların Şekillendirilmesi , Dr.Kutlugül YÜKSEL
  • Hayatımızda Estetiğin Rolü , Prof.Dr.Ege ÖZGENTAŞ
  • Vitiligo’da İmmunoterapi Tedavisinin Sonuçları Nasıldır? , Dr.Ülkü DURAKSOY
  • Yanık İzleri Tedavi Edilebilir Mi? , Prof.Dr.Ege ÖZGENTAŞ
  • Zamana Karşı Bir Savaş …..Botoks-Dolgu Uygulamaları , Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ
  • Çocuklarda Göz Sulanması Ve Nazolakrimal Kanal Tıkanıklığı , Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ
  • Genital Enfeksıyonlar,kasık Ağrıları,hpv , Dr.Ayşe DARAMA
  • Hamileliğe Karar Verince Yapılacaklar,gebelikde Kanama Ve Düşükler , Dr.Ayşe DARAMA
  • Kronik Sinüzit Nedir Ve Akupunkturla Tedavisi Nasıldır? , Dr.Mehmet Salih ÖZAYTÜRK
  • Çocuğun Yaşına Uygun Oyuncak Seçimi , Dr.Ali MUSLU
  • Beyincik Sarkması, Beyincık Fıtığı Veya Chiari Sendromunda Güncel Tedaviler , Prof.Dr.Kadir KOTİL
  • Çocuklarda Yüksek Ateş Ve Ateşli Havale(Febril Konvülzyon) , Dr.Ali MUSLU
  • Bağımlı Kişilik Bozukluğu , Dr.Sevilay ZORLU
  • A-Z: Botox (Botulinum Toksin-A Uygulamaları) , Doç.Dr.Nedim SARIFAKİOĞLU
  • Silikonla Meme Büyütme: En Çok Merak Edilen Ve Sorulan “22 Soruya Cevap” , Doç.Dr.Nedim SARIFAKİOĞLU
  • Bitkisel İlaçlar , Vitaminler , Beslenme Destekleri , Dr.Kenan ERTOPÇU
  • Bebek Ve Çocuk Beslenme Listeleri , Dr.Sibel KILIÇASLAN
  • Omega-3 Ve Omega-6 Yağ Asitleri Ve Sağlıklı Beslenme , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    13:16
    Top