2007'den Bugüne 89,843 Tavsiye, 27,674 Uzman ve 19,689 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Erektil İşlev Bozukluğunun Terapisi
MAKALE #3946 © Yazan Prof.Dr.Doğan ŞAHİN | Yayın Kasım 2009 | 8,525 Okuyucu
EREKTİL İŞLEV BOZUKLUĞUNUN DİNAMİK TERAPİSİ

GİRİŞ

Dinamik Psikoterapi ile kasttetiğim 1-Psikanaliz 2- Ekspresif ( iç görüye yönelik) Psikanalitik psikoterapiler 3- Dinamik Yönelimli Destekleyici Psikoterapiler’dir.
Dinamik psikoterapilerin üçünün ortak yanı hastanın söyledikleri ve yaşadıklarının tam ve derin anlamlarını anlama ve hastanın anlamasını sağlama çabasıdır.

Dinamik terapist tedavinin her anında “ kendine özgü bir öyküsü ve zihinsel uğraşları olan bu kendine özgü kişinin, şu anda bana bunları söylemesinin ve bu şekilde davranmasının anlamı nedir?” diye sorar. Böyle davranmasının bilinçli ve bilinçdışı anlamları nedir diye anlamaya çalışır.

Psikanaliz için en önemli konu; duygusal ve bilişsel anlayış kazanılması ve terapistin kendi sorunlarını ve düşüncelerinin aktarıma bulaşmaması için mümkün olduğunca yüksüz ve sözel olarak geride kalmasıdır. Tedavinin esas yükü hastanın üzerindedir. Terapist ifadelerin sorularla, kolaylaştırcı sözlerle ve çok seyrek olarak da açıklama, yüzleştirme ve yorumlarla sınırlar. Yöneltme, öğüt verme, tembihleme, ödül veya ceza verme ve savunmaların desteklenmesi doğrultusunda hemen hiç bir şey yapmaz. Mümkün olduğunca en büyük vurguyu hastanın duygusal acılara ve gerçek bir ilişkinin yardımlarından yoksun kalmaya analistin yanında katlanma isteği ve yeteneği üzerine yapar.

İçgörüye yönelik psikoterapi, gerek hastanın gerekse terapistin yeteneklerini ve isteklerinin izin verdiği ölçüde yorumlayıcı psikanaliz modeline yaklaşır. Bu tedavi yine esas olarak direnç ve aktarımın çözümlenmesi ile yürtülür. En önemli fark, terapistin psikanalizdekindeki gibi üstten bakan biri olmamasıdır. Gerçekten de sözcük anlamayla da terapist divanın arkasında değil hastanın karşısında yer alır. Bu yüzden daha gerçek bir kişidir ve varlığı ile hastanın üretimlerini piskanalizdekilenden daha çok etkiler, terapistin yüz ifadeleri ve sözsüz tepkileri daha büyük bir olasılıkla hastanın konuşmasını ve davranışlarını bilinçli olarak farkına varılmayan ipuçları, ödüller ve cezalar gibi etkiler. Terapistin hangi savunmaların çözümleneceğine hangilerine dokunulmayacağına hatta kimi zaman güçlendirileceğine karar vermesi gerekir. Hastasını psikanalizden daha az sıklıkla ve daha kısa bir süre gördüğü için hastanın dikkatini sorun alanlarında ve merkezi çatışmalarda yoğunlaştırmak açısından daha etkin olamlıdır.

Destekleyici piskoterapide içgörü oluşması ve aktarılan direncin çözümlenmesi de rol oynar ama bunlar, psikanaliz ve içgörüye yönelik terapidekinden daha az önemlidir. Terapist, hastanın öyküsü ve güncel çevresine ilişkin dinamik anlayışını, hangi savunmaları zayıflatıp, hangilerini destekleyeceği konusunda bilinçli kararlara varmak için kullanır. Hastanın terapiste yönelik aktarımından istenen davranışların pekiştirilmesi için bir araç olarak yararlanır, uygun zamanlarda hasta için daha gerçek bir kişi olmaktan çekinmez. Yani doktor hasta ilişkisinin kimi yonlerini çözümlemeden bırakır. Analizde ve içgörü tedavisinde içsel otoplastik değişiklikleri beslemeye uğraşıp, kişinin çevresi üzerinde daha etkili olmasını sağalamaya çalışırken, destekleyici tedavide etkin çevresel manüplasyona başvurulabilir.

Diger işlev bozukluklarında olduğu gibi erektil işlev bozukluğunda da dinamik yönelimli psikoterapi başka bir sorun karşısında uygulanan terapiden önemli farklılıklar gösterir. Bildiğiniz gibi dinamik terapiler genellikle iç görü kazandırmayı sorunların ve kişilik yapılarının önemli elemanlarının anlaşılmasını ve bunların değiştirilmesini hedef aldığından uzun zaman almaktadır. Cinsel işlev bozukluklarında da aynı yöntemle tedavi edilmesi gereken hastalar olabilir. Özellikle derin çatışmaların, identifikasyon sorunlarının ve çok kuvvetli dirençlerin olduğu vakalarda uzun dönemli terapiler tercih edilebilir.

Bu yazıda daha çok seks terapisi iledenamik terapilerin bir sentezini içeren kısa dönemli ve cinsel sorunun çözümlenmesine odaklanan bir dinamik yönelimli destekleyici psikoterapi anlayışından söz edeceğim. Yukarıda anlatılan dinamik yönelimli destekleyici psikoterapilerle ilgili genel anlayışa ek olarak dinamik yönelimli destekleyici seks terapisinde terapist hasta ve eşine çeşitli önerilerde bulunur, ödevler verir ve genel bir çerçeve içerisinde hareket eder.

Bir semptomun anlamını ortaya çıkarmak son derece önemlidir sormamız gereken ilk soru erektil disfonksiyonun niye ortaya çıkmış olduğudur bunu hem genetik anlamda hem de güncel anlamda yanıtlamak gerekir. Güncel anlamın ortaya çıkarılması ve çözümlenmesi bazan genetik anlamın ortaya çıkarılmasını gerektirmeksizin sorunun çözümün, semptomun ortadan kalkmasını sağlayabilir

OBJE İLİŞKİLERİ AÇISINDAN CİNSEL GELİŞİM

Çift ilişkilerini obje ilişkileri açısından ele almadan önce kısaca Fairbairn’in psişik organizasyon modeline değinmem yararlı olacaktır.
Fairbairn 3 tane esas iç obje sistemi önerir:
1. Merkezi ego ve onun ideal objesi: Merkezi ego ve objeleri nisbeten bilinçli ve makul ilişkiler takımından oluşur. İdeal objenin özelliği ne fazla redden ne de fazla heyecanlandırandır. Diğer iki sistem “kötü obje” sistemleridir, çünkü acı veren duygu ile birleşirler.
2.Libidinal ego ve obje: Libidinal obje ihtiyacı aşırı heyecan olarak hissedilir veya Ogden’in belirttiği gibi “bir şeyi verir gibi uzatıp geri çekmek suretiyle kızdırılmak” olarak hissedilir. Self’in veya egonun bir kısmı bu objeye acı veren ve doyrulmamış bir duygu ile bağlıdır.
3.Antilibidinal ego ve obje: Reddeden, ihmal eden veya takip eden “kötü” objeyi simgeler. Selfin bir kısmı bu ilişkiye çekilir, böylece ilişki kızgınlık, hayal kırıklığı ve nefretle karekterize olur.
Cinsel arzunun heyecanlandıran ve iten objelerle o anlık ilişkisi olduğunu söyleyebiliriz. Arzu, objesini isteyen libidinal egonun duygusudur. Fairbairn libidinal objeyi cinsel heyecanlanmanın en önemli kaynağı olarak görür. Cinsel ilgilenme iki insan arasındaki heyecanlı çekimdir.

Bebek en başta bir ilişki ister. Önceleri bebek fiziksel süreçlerle ilişki kurduğu için, anne onu tutar, fiziksel ihtiyaçlarını karşılar, bebek de annesine yanıt verir. Karşılığında, anneni yanıtları bebeğin heyecanlarında yükselme ve alçalma oluşturur. Baştaki bu ilişki cinsel değildir, fakat cinsel gelişim bu ilişkiden doğar. Winnicott buna “psikosomatik eş ilişkisi” der. Çünkü psişe ve soma bu dönemde iç içe geçer. Daha sonra cinsel gelişim başlangıcındaki bu pisko-somatik ilişkiden gelişir. Fairbairn’in ihtiyaç uyandıran nesnesi ve selfin isteyen parçası, ilişki arzusunun kaynağıdır. Bu cinselleştirilmiş psiko-somatik ilişki parçası ile birleştiğinde, cinsel arzu için gelişen bir model olur. Cinsel arzuyu bozan ise “reddeden obje sistemi” veya “antilibidinal sistem” dir.

OBJE İLİŞKİLERİ AÇISINDAN ÇİFT VE EVLİLİK İLİŞKİSİ

Bir bireyin bilinçdışı emosyonları eşleri ile olan etkileşimdinde yansıtmalı özdeşleşme veya entrojektif özdeşleşme veya terapide aktarım süreçlerinde görülebilir.Yansıtmalı özdeşim, selfin istenmeyen kısmını dışarıda başkasına yansıtması ve ardından diğeri ile özdeşleşmesidir. Yansıtmalı özdeşim için bir çok motif vardır; selfin nefret edilen kısmından kurtulmak, veya tehlike kaynağını daha iyi kotrol edebilmek için “daha iyi “ bir obje içine yerleştirmek. Fakat selfin değerli yanları da bu yolla dış zararlardan korunmak çin yansıtılır. Dicks, Main ve Zinner bu kavramı çiftlerde ortak yansıtmalı özdeşim olarak belirtmişlerdir. Bir tarafta derin empati varken diğer tarafta selfin istenmeyen yanlarını birbirine yansıtarak temel yanlış anlatımlara yol açılmaktadır. Çiftlerden her biri karşısındakini gerçek nesneyle değil iç dünyasının yansıtmalı özdeşim yoluyla yarattığı için kendi ürünü ile ilişkiye geçer. Dolayısıyla çiftler arasındaki ilişki sorunları bir çeşit kör döğüşüne dönüştüğünden, birbirlerine yardım etme olanakları oldukça azdır. Bu tür ilişki sorunları, cinsel işlev bozuklukları şeklinde kendini gösterdiğinde “sanal” ilişkilerin gerçek ilişkilere dönüştürülmesi sağlanmadan pek başarılı olunamaz.
Yetişkinde , kişisel gelişimin sağladığı güven, çocukluk gereksinimlerinin ortaya çıkmasına ve onları kanalize etmeye yarar. Böylece sembolik yollarla ödünlendirme ortaya çıkar

Seksüalite memnuniyetin fiziksel ve sembolik düzeyleri arasındaki eski bağları yeniler. Çocukluktaki gelişimsel çelişkileri canlandırır ve geçici olarak daha doğrudan bir hazza izin verri. Bir çiftin yakınlığının derecesi kadar yoğundur ki, anne ve ilk aylarındaki çocuk arasındaki ilişkiyle karşılaştırılabilir. Bebeğin ilk aylarında annesiyle ilişikisi yoğun fiziksel temasla karekterizedir. Bebek ve anne birbirlerine vücutları üzerinden ilişki kurarak bağlanırlar. Bu ilişki karşılıklı bağlanma ve haz alma ilişkisini geliştirir. Bu suretle emziren-emzirilen çifti bir psikosomatik partnerlik ilişkisi geliştirirler bebeğin nörolojik kapasiteleri annenin ve ailenin desteği ile olgunlaşır, vücudunu nasıl kullanacağını öğrenir, duygularını yorumlayabilir.

Erişkin çiftler de benzer bir psikosomatik partnerlik ihtiyacı duyarlar, çünkü kendi cinsel deneyim ve yönelimlerini paylaşmak isterler, bunlar psikolojik sinyallerdir ki kişilerarası bir çevre olmaksızın ifade edeilemezler. Fiziksel geriksinimlerin ortaya konması vücut ve ruhun katıldığı bir köprü oluşturur. İnsanlar bundan dolayı cinsel birliktelikleri sırasında çocuklaşırlar. Aşk ve cinsellik regresif bir şeydir.
Şimdi bu bilgiler ışığında dinamik yönelimli destekleyici seks terapisine ve erektil işlev bozukluğunda nasıl uygulandığını inceleyebiliriz.

DİNAMİK YÖNELİMLİ DESTEKLEYİCİ SEKS TERAPİSİ

Seks terapisinin temel modeli Masters ve Johnson tarafından geliştirilmiştir. 1970 St Louis’deki enstitülerinde 2 haftalık yoğun bir terapi uyguluyorlardı ve çiftleri evlerinden uzakta tutuyorlardı. Başlangıçta medical, fizyolojik ve seksüel gelişim inceleniyordu, daha sonra tedaviye yanıtlarının konuşulduğu interpretatif yuvarlak masa toplantıları yapılıyordu. Çiftlere bu şekilde feedback veriliyordu, önerilerde bulunuyordu. Basamaklı seriler halinde cinsel ilişki ödevleri uygulanıyordu. Daha sonra da uygulanan egzersizler psikoterapi ortamında konuşuluyordu. Egzersizlere verilen yanıtların incelenmesi çifte ve terapiste interaktive zorlukların nerede olduğunu, istenmeyen defansların nerede ortaya çıktığını anlama ve çözme olanağı veriyordu.
Helen Singer Kaplan’ın yaklaşımı ise davranışçı interaktiv bir iskelete dayanır. Masters Johnson yönteminden temellenir. Ancak piskodinamik yaklaşımlar daha sık kullanılır. Kaplan ve grubu seksüel semptomatoloji üzerine yoğunlaşır, seyrek oturumlar yaparlar. Evliliğin genel konularına çiftin talebi yoksa fazla girmezler.
Lief bu tür modifikasyonların güzel bir entegrasyonun sunar. Tedavi yaklaşımında eğitim, destekle başlar özel davranışçı yaklaşımlar, kişilerarası çatışmalar için evlilik terapisi, internal obje ilişkilerinden kaynaklanan konular için psikanaliz ve dinamik psikoterapinin uyumlu bir entegresyonundan oluşan bir yöntem uygular.
Çiftin ya da başvuran hastanın sorununu ne kadar geniş kapsamlı ele almak gerekeceği, evlilik veya çifte ilişkin sounların terapide ne kadar önemli bir yer tutacği ya da erken dönem obje ilişkilerinin ne kadar çözümleneceği çiften çifte ve hastadan hastaya göre değişir.

Hasta ve çiftle yapılan görüşmelerden sonra çiftin ve hastanın beklentileri göz önünde bulundurularak karar verilir. Eğer cinsem isteksizlik ve ilgisizlik gibi bir sorun varsa sorunu daha daha geniş ele almak ve obje ilişkileri ile dinamiklere ağırlık vermek gerekebilir. Bir başka ayrım noktası Sharff’ın önerdiği distal ve paroksimal anksiyete ayırımıdır.

Proksimal anksiyete anlık ve güncel cinsel durumun yüzeysel faktörlerinden kaynaklanan anksiyete olarak tanımlanır ve önde olan bu ise daha çok seks terapisi uygulamak uygundur. Distal anksiyete ise obje ilişkileri konularından ve altta yatan faktörlerden kaynaklanan anksiyeteyi ifade eder ve bu durumda daha çok analitik yaklaşım uygundur.

Seks terapisi uygulanırken egzersizlere verilen yanıtlar ve egzersizlerin yapılma biçimleri obje ilişkilerinin aydınlatılmasına ve çözümüne olanak verir. Çiftlerin ilişkilerindeki zorluklar ya da problem yaratıcı tutmların erken obje ilişkileri ile bağlantıları bulunup çözümlendikçe çiftin seks terapisinde ilerlemeleri yanından genel ilişkilerinde de önemli değişiklikler ve düzelmeler ortaya çıkar.

TEDAVİNİN BASAMAKLARI

Erektil işlev bozukluğunda genital ve genital olmayan duyarlılık egzersizleri sırasında ereksiyonlar olduğu gözlenmektedir. Faydalı bir strateji erkeğe seks terapi programının başlangıç evrelerinde ereksiyon olmayı denememesini önermektir. Böylelikle bu hem ereksiyonla ilgili baskıyı kaldırır hem de ereksiyon olabilme olasılığını artırır.

1. Genital Olmayan Duyumsal Odaklanma: (Cinsel organlar dışında vücut)
Yöntem: Yağ ve losyon kullanarak, sırayla bütün vücuda masaj yapma/haz verme (cinsel organlar ve kadınlarda göğüsler hariç)
İletişim: Acı hissetme durumu dışında sözel veya sözel/olmayan iletişim yok. Benliğe yönelik yaşantı, benliğe haz verme üzerinde odaklanma.
Nesne ilişkileri: Benliğin gelişmesine ve “olma”sına izin veren çevresel anne olarak öteki, “ sarıp sarmalanmış” durumda tutulmuşken gelişen benliğin haz duyması

2. Genital Duyumsal Odaklanma- I : (Cinsel organlar dahil)
Yöntem: Haz verme sürecine cinsel organların ve göğüslerin üzerinde durulmadan dahil edilmesi. Uyarılma hafif bir düzeyi aşmamalı.
İletişim: Alıcı tarafından neyin daha çok veya az haz verdiğine yönelik sözel veya sözel- olmayan ( el-yönlendirme) geri-bildirim. Haz alma ve verme üzerinde odaklanma.
Nesne ilişkileri: evresel güvenlik içinde birincil nesneyle haz-yaratıcı etkileşim içinde benlik. Çift, şimdi, ben ve öteki imgeleri oluştururken kucaklayıcı çevreyi sürdürmek için işbirliği yapar; ancak, bu hala, belli bir anda yalnızca tek bir yönde ilerleyen etkileşim biçimleri içinde sürer. Yani bir partner haz alırken diğeri haz verir. Bu ayrıca verici olan kişinin verme hazzını yaşamasını sağlar.

3. Genital Organların İncelenmesi:
Yöntem: Çift hem kendi hem de diğerinin cinsel organlarını detaylı olarak incelerler. Bu incelemeyi terapistin verdiği bilgiler ve eğitsel malzemeler ışığında yaparlar.
İletişim: Çift birbirine informasyon aktarımında işbirliği yapar. Bu egzerizde cinsel uyarılma teşvik edilmez.
Nesne İlişkileri: Bu merkezi ego yönelimli bir alıştırmadır. Çiftin üyeleri birbirlerinin cinsel yanıtları ve anatomileri hakkında bilgilenmiş ve birbirlerini bilgilendirmiş olurlar. Cinsellikle ilgili mistifikasyonları azaltır ve iki merkezi ego arasında iletişimle tek tek merkezi egolarının gelişimini artırır.

4. Kendi Kendine Haz Verme ve Masturbasyon
Yöntem: Her partner özel olarak kendi kendine haz verir ve masturbasyon yapar
İletişim: İletişim bireylerin kendi kendisiyle olur. Kendini anlamak ve tanımayı artırır. Bu deneyimler çift tarafından daha sonra paylaşılır.
Nesne İlişkileri: Kendiliğin bilgisinin artırılması. Selfin iki parçası merkezi ve heyecanlandırıcı/ yokluk çeken parçası diğeri ile ilişkide gelişime hazırlanır.Daha gerçekci bilgi

5. Genital Duyumsal Odaklanma- II
Yöntem: Genital organlar dahil bütün bedenin dahil edildiği haz verme egzersizi. Zevkalma genital organlara odaklanmıştır. Cinsel uyarılma ılımlı bir derecede tutulur ve orgazma gidilmez.
İletişim:
Nesne İlişkileri: Erkeğin nesne tarafından yutulma korkusu ve penisinin zarar verici olduğuna ilişkin korkusu anksiyete ve uyarılmanın birbirine karıştırılmasıyla sonuçlanır. Alıştırma excite ve persekutif benlik ve nesneyi ayrı tutarak saldırganlık ve uyarılma arasındaki farkı belirginleştirir.

6. Erkeğin Cinsel Organının Eşi Tarafından Uyarılması
Yöntem: Kadın, erkeğin cinsel organını uyarır, sonra, bedenin diğer kısımlarına geçer. Ereksiyon olup olmadığı ile ilgilenilmeden ve düzenli aralıklarla cinsel organları uyarmaya tekrar döner.
İletişim: Talepkar olmayan uyarılma erkeğin paylaşılan ortamdaki anksiyetesini düşürür.
Nesne İlişkileri: Birçok erektil işlev bozukluklarında ve ketlenmiş cinsel arzuda persekütif nesneye ilişkin anksiyete ve zarar verici benliğin kadın üstündeki etkilerine ilişkin anksiyete nesne ilişkilerinde baskındar. Talepkar-olmayan ortam kötü benlik ve nesneyle onları terbiye etmek üzere tanışmışlığı sağlar, bu da merkezi nesne ilişkilerinin gelişmesini mümkün kılar.

7. İçinde Tutma I : Hareketsiz
Yöntem: Kadın üstte oturmuş halde penisi vajinaya sokar, hareketsiz durur. Erkek pasif haldedir.
İletişim: Daha önce anksiyete verici olan içine girme durumunda karşılıklı güvence verme
Nesne İlişkileri:

8. İçinde Tutma- II: Artan Hareketlilik

Yöntem: Önce sadece kadın tarafından yavaş hareketler, sonra her iki tarafın hareketliliği. Uyarılma orgazm oluncaya kadar devam eder.
İletişim: Kontrolün ve talepkar-olmamanın karşılıklı olarak sağlanması
Nesne Lişikileri ( içinde tutma I ve II) : Fiziksel ilişkilerle nesne ilişkilerinin içeiçe geçmesi tolere edilebilir oranlarda heyacanı ve güveni sağlar. Tam anlamıyla işbirliği ve yakınlığa doğru ilerleme artar.

Dr.Doğan Şahin
İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

KAYNAKLAR
Bancroft J: Human sexuality and its problems, Edinburg, Scotland, Churcill Livingstone, 1983
Fairbairn WRD : Psychoanaltic studies of the personality, Routledge& Kegan Paul, London, 1952
Fenichel O : Nevrozların psikanalitik teorisi. Çev: S Tuncer, Bornova, İzmir. Ege Üniveristesi Matbaası, 1974.
Freud S : Three essays on the theory of sexuality (1905) in the Standard Edition of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud. Vol 7. Translated ad edited by Strachey J. London, Hogart Press, 1953
Hawton K: Sex Therapy-A Practical Guide. Oxford University Press, New York 1985.
Kaplan HS: The new sex therapy- active treatment of sexual dysfunctions. Brunner/ Mazel Pub. New York, 1974
Kinsey AC,Pomeroy WB, Martin CE: Sexual behavior in the human male. Philadelphia, PA, WB Saunders, 1948
Leiblum SR, Rosen RC : Principles and practice of sex therapy : An update for the 1990s. New York, Guilford, 1989
Masters WH, Johnson VE, Kolodny RC : Heterosexuality, New York, Harper Collins, 1994
Masters WH, Johnson VE: Human sexual inadequacy., Little & Brown ,Boston, 1970.
Scharff DE : The sexual relationship : An object relations view of sex and the family. Routledge, London,1992
Scharff DE, Scharff JS : Object Relations Couple Therapy. Jason Aronson, Nortvale, 1991
Winnicott DW: Playing and Reality, Tavistock, London, 1971
Winnicott DW: The theory of the parent-infant relationship, International Journal of Pycho-Analysis 41 : 585-595, 1961

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Erektil İşlev Bozukluğunun Terapisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Doğan ŞAHİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Doğan ŞAHİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Prof.Dr.Doğan ŞAHİN
İstanbul
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Doğan ŞAHİN'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,689 uzman makalesi arasında 'Erektil İşlev Bozukluğunun Terapisi' başlığıyla benzeşen toplam 91 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kişilik Testi Ocak 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:31
Top