2007'den Bugüne 89,417 Tavsiye, 27,587 Uzman ve 19,641 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psikoloji Felsefesi Yazıları: Sen Dallarla Uğraşırken Gövde Gidiyor
MAKALE #4001 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Aralık 2009 | 5,374 Okuyucu

Psikoloji Felsefesi Yazıları: SEN DALLARLA UĞRAŞIRKEN GÖVDE GİDİYOR!

Geniş katılımlı bir uzman tavsiye portalı olan tavsiyeediyorum.com’da aynı alandan kişilerle iletişim kurabilmek kadar farklı dallardan uzmanları da tanıma, özgeçmişlerini okuma ve öğrenme, mesleki çalışmalarını yakından takip etme olanağı bulabiliyor insan. Haliyle bu, zihinde bazı düşüncelerin belirmesine, farklı tespitlerin filizlenmesine de neden olabiliyor. Ardından da yazmak ve paylaşmak arzusu gelişiyor insanda. Bu duygunun bir yansıması olarak Çelebi misali çıktım sefere, ilk olarak diyetisyen sayfalarını gezindim.

Diyetisyenler! Sağlıklı beslenme, kilo kontrolü, sağlıklı zayıflama vb. konularda yazdıkları makaleler sebebiyle ilgimi çektiği için ziyaret ettiğim birkaç diyetisyen arkadaşımın ünvanlarındaki sadelik oldukça ilgimi çekti. Bu uzman grubundan arkadaşların sayfalarında meslek olarak ya "Beslenme ve Diyetetik Uzmanı" ya da "Diyetisyen" yazıyor, sonra da yazı ve makaleleri yer alıyordu. Varsa eğer, özel çalışma ve ilgi alanlarına dair bilgilere de yer veriliyordu. Bu kadar, sadece bu kadar!

Bunun bana denk gelen bir iki diyetisyen arkadaşla sınırlı istisnai bir durum olup olmadığını merak ederek oldukça geniş kapsamlı bir araştırmaya koyuldum. Üşenmedim, diğer diyetisyenlerin sayfalarında da gezindim. Sonuç yine değişmiyordu. Bu meslek grubundan arkadaşlar üniversite / fakülte düzeyinde akademilk bir eğitim aldıklarının son derece farkında ve bilincinde bir vaziyette ve ünvanlarının verdiği lisansın haklarına sadık olarak mesleki sınırlar içine giren konularda yardımcı olmaya aday bir profil çiziyorlardı. Bu konuda oldukça olgun, metin, vakur, özgüvenli, sınırlarına saygılı ve hakim bir duruş sergiliyorlardı. Aynı durum sosyal hizmet uzmanları, birçok psikolojik danışman arkadaş ve pedegog için de aynıyla geçerliydi.

Bir de bizim, yani psikologların sayfalarını gezeyim dedim ardından. Karşılaştığım manzara üç aşağı beş yukarı hep aynı oldu. Bizim alanda psikologların neredeyse tamamı psikolog ünvanını çoktan geride bırakmış, üzerine envai çeşit etiketler ekleyerek isimlerinin önünü uzattıkça uzatmışlar. Mesleklerinin sınırları dahilinde yer alan her asli işler için bile ayrı ayrı belgeler, sertifikalar edinmişler. Zeka testi için şurdan sertifika, aile görüşmesi için ordan belge, danışmanlık için ünlü kişiden süpervizyon falan almışlar. Bu olgu haliyle adım adım, aynı belgeye sahip olmayanları -velevki psikolog bile olsalar- yetersiz / eksik görmeye, ehliyetsiz, liyakatsiz olarak algılamaya, bunun açıktan açığa savaşımını vermeye bile yol açmış.

Yani bir kısım psikologların aynı ünvana sahip diğer meslektalarını kendi aldıkları sertifikalara sahip değil diye dışlama eğilimine girdiklerini, açık ya da örtük ifadelerle bunun mücadelesini verdiklerini keşfettim (Depresyonu, panik atağı bırakıp hemen bu mühim gelişmeyi duyurmaya, deşifre etmeye koyuldum haliyle. "Mahallede yangın varken bostan tarlasıyla uğraşılır mı" diyerek).

Kısa günü kar sayan, uzun vadede ise kendi bindiği dalı kesen bu "sorumsuz" tavırlar karşısında aynı meslekten olup da etkilenmemek mümkün mü, etkilendim, üzüldüm haliyle. Bu sonu “toptan imha” ile sonuçlanacağı kesin mesleki iç savaş içime, “Siz bir meslektaşınızın 4 - 5 yıllık akademik bir eğitim sonunda "Üniversite ve YÖK" onayıyla aldığı "psikolog" ünvanına ve onun sağladığı yeterliliğe saygı duymayacaksınız, aynı kişilerin belli bir ücret mukabilinde alınan üç – beş saatlik kursa, sonunda takdim edilen sertifikaya ve belgeye sırf duvarınıza astınız diye saygı duymasını bekleyeceksiniz” serzenişini düşürdü.

Bu çaba haliyle benim aklıma şu soruları da beraberinde getirdi: Bize 4 - 5 yıllık koca üniversite sürecinde bunları veremedilerse birileri nasıl oluyor da söz konusu yetkinliği üç – beş günde kazandırabiliyor? Üç – beş günde dışarıda verilebilen eğitim nasıl olur da uzun akademik eğitim sürecince verilemez? Bu işte bir bit yeniği yok mu sizce de!

Bunları düşündüm bir süre. Sonra da, “Bu kadar duyarlı olmak ruh sağlığımı ney bozar, maazallah” diyerek biraz muziplik yapmak geldi içimden. Kimsenin düşünemediği, bir tek biz psikologların keşfettiği bu yeni trend ve özgün "iç boşaltma" uygulamalarını diğer mesleklere de önermeyi istedim.

Ey Sınıf öğretmeni Kardeşlerim!

Branşınıza farklı dersler giriyor değil mi! O zaman diploma kafi gelmez! Din dersi vermek için diyanetten, matematik verebilmek için özel matematik kurs merkezinden belge de almalısınız! “Matematik Öğretmeni” artı bir de “Matematisyen” olmalısınız!

Sevgili Din Kültürü Öğretmenleri!

Din hocası olmak din dersi vermeye kifayet etmez. Din bu. Ciddi iş. Ucunda sonsuz bir cennet ve yine sonsuz bir durak olan cehennem var. Cennetten bahsebilmek için “cennet belgesi”, cehenneme değinebilmek için ise “cehennem sertifikası” da almalısınız. Yetmez, bütün din kaynakları arapça olduğundan arapça dil merkezine de kayıt yaptırmalısınız! Yo, çok pahalı değil! Geçen yılla aynı!

Hoca – İmam Efendiler! Bu iş İlahiyatı bitirmekle olmaz! Sen aldığın diplomaya aldanma! Kursa katıl! Uygulamalı namaz eğitimi için “şu kadar süre” dışarıdan bir müftü nezaretinde süpervizyon da almalısınız!

Mühendisler!

Sizi unuttum sanmayın. İnşaat mühendisisiniz tamam. Ama “uzman inşaat mühendisi” değilsiniz! “Ben sadece mühendis değilim ki, inşaat mühendisiyim, inşaat mühendisi demek inşaat işlerinin uzmanı demek değil midir” demeyin. Bir insan uzmansa adının önünde yazar, değil mi! Olur mu! İlla ünvanının önünde “uzman” yazacak, yoksa kabul etmeyiz! Hem yaptığın iş çok riskli. İçinde onlarca insan yaşıyor. Üstelik deprem ülkesiyiz. Yaşamak kadar kıymetli bir şey var mı şu hayatta! O zaman villa projesi için ayrı, apartman dairesi için farklı, 5 kat üstü yapıların hesabı – kitabı için ayrı kurslara katılmalısınız siz de. Ha bir de, kolon için “kolonisyen”, kiriş atabilme ruhsatı için de “klinik kirişisyen” ünvanına olmalısınız!

Pratisyen Hekim Kardeş! Grip ilacı yazabilmek için “antibiyotik” sertifikan var mı?

Sayın Avukatım! Tamam ceza davasına giriyorsun, ceza davası için hangi belgelerin var? Hangi kursa katıldın?

Sahiden, niye bu işler hiç bir meslek mensubu için değil de bizim alan için geçerli böyle. Yoksa elalemin akıllısı bizler miyiz, ondan mı! Niçin birileri mesleğimizin her asli işi için çaktırmadan, kaşla göz arasında bize ayrı ayrı belge şartı getiriyor? Niçin mesleğimizin etini budundan ayırıyor, içini adım adım, günbegün boşaltıyorlar!

Niçin bizler böyle, “Senin testin benimkini döverse benim belgem de seninkini döver” çocuksu duyarsızlığı içinde bir meydana toplanmış oynaşırken birilerinin bindiğimiz dalı kesmesine seyirci kalmaya devam ediyoruz!

Niçin, nasıl ve neden?

Titreme, silkelenme, üzerimize serpilen ölü toprağını atma ve kendimize gelme vakti değil mi şimdi, söyleyin!

Psk. İzzet Güllü







Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Psikoloji Felsefesi Yazıları: Sen Dallarla Uğraşırken Gövde Gidiyor" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     4 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,641 uzman makalesi arasında 'Psikoloji Felsefesi Yazıları: Sen Dallarla Uğraşırken Gövde Gidiyor' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Bir Veda Yazısı Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:41
Top