2007'den Bugüne 81,157 Tavsiye, 25,806 Uzman ve 18,065 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Hipnoz Hangi Hastalıklarda Kullanılır - Gerçekler, Bilimsel Veriler
MAKALE #4014 © Yazan Dr.Ali Algın KÖŞKDERE | Yayın Aralık 2009 | 29,120 Okuyucu
Hipnoz, tarihte ilk kullanılmaya başlandığı andan itibaren çok ilgi çekici, dramatik bir tedavi yöntemi olmuştur. Psikolojinin ortaya çıkışında önemli rol oynamış, ama ardından ek bir tedavi yöntemi olarak kalmış, her psikoterapi yöntemi gibi sınırlı bir kullanımı olmuştur. Bu yazıda hipnozun kullanıldığı durumlar hakkında gerçek, bilimsel veriler verilmiş, kandırmaca-aldatmaca durumlarının, insanımızın istismar edilmesinin ve kandırılmasının önüne geçilmek istenmiştir.

HİPNOZ NEDİR / NE DEĞİLDİR?

Hipnozda kişinin algı ve bilinç düzeyi değişir. Kişinin normal düşüncelerinden ve yanıtlarından farklı düşünceler ve yanıtlar ortaya çıkar. Hipnozla birlikte ağrı duyusunun azalması, felç, kas sertliği, fizyolojik değişiklikler ortaya çıkartılabilir ya da bu durumlar psikolojik nedenlere bağlıysa etkileri azaltılabilir.

Hipnoz ülkemizde; bazı şovların, filmlerin ve daha çok kişilerdeki yüzeysel bilgilerin etkisiyle “her şeyi tedavi edebilen” çok güçlü bir yöntem olarak tanınmış, tanıtılmaya çalışılmışdır. Bu izlenimde, hipnozu kullanan, psikiyatri ve klinik psikoloji dışından kişilerin büyük rolü olmuştur. Psikiyatri ve psikoloji alanının dışındaki kişiler hipnozu kullanarak elde ettikleri yanıtlarla bir anda çok etkili birer psikolog ya da psikiyatrist olduklarını zannetmekte, bu yolla narsisizmlerini sergilemekte ve reklamlarını yapabilmekte, bu kişilerden yardım almak isteyen birçok kişi de ortaya çıkabilmektedir. Ama bu durum az bir bilgi ile kendini bilgin zanneden cahilin durumu gibidir. İşin asıl önemli yanı ise bu kişilere inananlar ve bu kişilerden yardım almak isteyenler çok tehlikeli bir iş yapmış olurlar ki, “Yarım hoca imandan, yarım doktor candan eder.” atasözü bu durumu çok güzel özetler.

Hipnozun tümgüçlü bir biçimde algılanışına neden olan bir diğer etken de toplumsal özelliklerimizden kaynak almaktadır. Hiyerarşik ve otoriter ilişki biçimleri toplumuzda yoğun olarak yer aldığı için böyle bir yöntem ilgi çekmekte ve her rahatsızlığı tedavi edebileceği hayali ile yaklaşılmaktadır. Yani bizim toplumsal arka planımızdaki “ben karışmayayım, beni yönetenler yapsın, benim hakkımda annem-babam karar versin” inanışları ile bu tedavi aracı çok uyuşmaktadır. Çünkü hipnozda da hasta yönlendirilen, pasif ve edilgen, hipnozu yapan kişi aktif, karar verici ve yönlendiricidir. Bu inanışlar, izlenimler ve sunuşlar yüzünden bir tedavi yöntemi olan hipnoz, amacını aşan, bilim dışı bir yere oturtulmakta, sakıncalı kullanımlarla karşılaşılmaktadır.

Hipnoz bir tedavi yöntemidir ve psikolojik sorunların tedavisinde kullanılabilir. Psikolojik ve psikiyatrik sorunlardaki kullanımı bir psikiyatristin gözetimindeki bir klinik psikolog tarafından yada bir psikiyatrist tarafından yapılabilir. Bunun dışındaki durumlar yasadışıdır. Eğer kişi psikiyatrist ya da klinik psikolog değilse, yetersiz bilgi ve deneyimle, kulaktan dolma bilgilere ya da yalnızca kitap bilgisine dayalı bir iş yapıyorsa –ki bu durum ülkemizde sıktır, kişiler iki günlük bir kursa gidip kendilerini psikiyatrist ya da psikoterapist zannetmeye başlamaktadırlar- çok tehlikeli, vahim, etik dışı bir durum vardır ve sonuçları da çok acı olabilir. Çünkü bir kişi psikiyatrist ya da klinik psikolog değilse kendisine gelen kişinin ön değerlendirmesini, tanı değerlendirmesini ve tedavisini planlayamaz, planladığını zannetse de bu eksik ve yanlış olacaktır. Çünkü bunları yapabilmek için, yasal gerekliliklerin yanında, deneyimlere, bir bilenden öğrenmeye ve uzun süreli çalışmalara gereksinim vardır. Ama ne yazık ki böyle eksik ve yanlış değerlendirmelerle çok sık karşılaşmaktayız.

Bir kişi psikiyatrist olmak için tıp eğitiminin ardından psikiyatri uzmanlığı yapar ve bu eğitim 11 yıl sürer. Bir psikolog, psikoloji bölümünü bitirdikten sonra psikoterapist olmaz, klinik psikoloji ihtisası yapmalı, bunun yanında psikoterapi eğitimi de almalıdır. Günümüzde, psikoterapi uygulamaları açısından iki sakıncalı durum vardır. Bunlardan bir tanesi psikoterapi açısından yeterli eğitim alamamış psikiyatristlerin ilaç tedavisine çok yüklenerek düzenledikleri tedavilerin eksik kalması ve tam bir iyileşmenin sağlanmamasıdır. İkinci durum da psikoloji mezunlarının klinik psikolog olmadan ve yeterli psikoterapi eğitimi almadan bir yer açarak insanları tedavi etmeye yönelmeleri ve bunun psikologlar derneği tarafından denetlenmemesidir. Bu iki durum hastaların yanlış ve eksik tedavi edilmesine yol açmaktadır.

Psikiyatri ve psikoloji soyut bir konuyla ilgilendiği için bazen çok kolay ve basit zannedilmektedir, ama bu izlenim cehaletin sonucudur. Tam tersine soyut olduğu ve insanın akıl sağlığıyla ilgili olduğu için çok önemli ve çok zordur. Ama bunu işin içinde olmayan kişiler ve belli bir olgunluğa erişmemiş kişiler zor anlarlar ya da kendilerine danışanları büyük zorlukların içine soktuklarında durumun önemini fark ederler, ama bazen iş işten geçmiş olabilir.

İşin bir diğer yanı yukarıda da belirttiğim gibi hipnoz bir terapi yöntemidir. Bir insanın “Ben hipnoz olmaya gitmeliyim.” ya da “Hipnoz yapan birini bulmalıyım.” diye konuya yaklaşması sakıncalar doğurur. Bunun yerine psikolojik ya da psikiyatrik bir sorunla karşılaşıldığında, tıbbın her dalında olduğu gibi, “İşini iyi yapan, ehil birisini bulmalıyım ve gitmeliyim.” diye konuya yaklaşılırsa hasta için daha yararlı olacaktır. Çünkü kişinin rahatsızlığında hangi yöntemin daha iyi tedavi edeceğine doktor karar verir. Nasıl bir diş hekimine gidildiğinde bir yöntem önerilerek gidilmiyorsa, “Bana kanal tedavisi yapılsın istiyorum.” denemiyorsa, buna hekim karar veriyorsa aynı şey hipnoz için de geçerlidir. Bir yöntem olarak hipnozun kullanılıp kullanılmayacağına psikiyatrist karar verir. Ama her zaman, hastanın kendisine uygulanabilecek tedavi yöntemleri hakkında bilgi alma ve tercih yapma hakkı vardır, hastanın onay vermediği bir tedavi yöntemi hastaya dayatılamaz.

HİPNOZUN KULLANILDIĞI DURUMLAR

Hipnoz örselenmiş, travma yaşamış kişilerin tedavisinde kullanılabilir. Ama anımsanan her anının gerçek olmayabileceği bilinmelidir. Diğer yandan hipnoz kullanılarak hafızanın yeniden yapılandırılabileceği ve gerçek ile hayalin karışabileceği de unutulmamalıdır. Psikolojik travma sonrasındaki tedavi çok yönlüdür ve birçok tekniğin ve ilaç tedavisinin kullanılmasını gerektirebilir. (D. Spiegel)

Hipnoz kaygılı durumların tedavisinde çok başarılı bir biçimde kullanılabilir. Duyarlılıkların azaltılmasında ve yeniden depreşmelerin engellenmesinde işe yarar. Panik bozukluğun ve fobilerin tedavisinde, tedavinin başarısını arttırmaktadır. Çözülmede, algıların değiştirilmesinde, bilişlerle ve anılarla çalışırken, kaygı belirtilerinin kontrolünde, ipuçları kullanarak kişinin kendisini hipnotize etmesinde hipnoz kullanılarak tedaviye destek sağlanabilir. (R. O. Stanley, T.R. Norman, G. D. Burrows)

Hipnozun depresyonda kullanımı sakıncalıdır. Araştırmalar, özellikle orta ve ileri düzeydeki depresyon hastalarında, hipnozun durumu kötüleştirebileceğini göstermektedir. Hatta bazen hastalar, bir intihar teşebbüsü gibi, hipnozu durumlarını kötüleştirmede kullanabilmektedirler. Terapist kullanmaya karar verirse de çok dikkatli ve kontrollü gidilmelidir. (G. D. Burrows ve S. G. Boughton)

Hipnoz kişilik bozukluklarında da kullanılabilir ama hipnozu yapan kişinin üst düzeyde deneyimi olması gerekmektedir. Bu kişilerin ileri düzeyde psikanalitik bilgi ve deneyimi de olmalıdır.

Yeme bozukluklarında (anoreksiya nevroza ve bulumiya nervoza) hipnoz çok az fayda verir. Zaten bu rahatsızlıklar en dirençli psikiyatrik bozukluklardır.

Cinsel işlev bozukluklarında genel tedaviye hipnozun katılması ile tedai başarısı artabilir. Hipnoz ile cinsel işlev bozukluğunda etkili olan düşünceler, çağrışımlar, semboller ve imgeler değiştirilebilir.

Ağrılı durumlarda da hipnozdan yararlanılabilir. Ağrının hızlı ortaya çıktığı ve kısa sürdüğü durumlarda çok etkili olabilir. Ama uzun süreli ve geçmeyen ağrılarda daha kapsamlı bir psikiyatrik tedaviye gereksinim duyulur. Uzun süreli ağrılar psikolojik kaynaklı ise ve gerilimle bağlantılı ise hipnozun yararı artmaktadır.

Diş hekimleri de hipnozu, kaygının ve korkunun azaltılmasında kullanabilmektedir. Ama hipnoz uygulanmadan önce hastanın psikiyatrik ve psikolojik yakınmaları araştırılmalıdır. Eğer bir psikiyatrik sorun varsa hipnoz kullanılmamalıdır.

Sonuç olarak hipnozla ilgili olarak aşağıdaki noktalar gözden kaçırılmamalı bunlara dikkat edilmelidir:

HİPNOZUN BİR TEDAVİ YÖNTEMİ OLARAK KULLANILIP KULLANILAMAYACAĞINA PSİKİYATRİSTLER VE KLİNİK PSİKOLOGLAR KARAR VEREBİLİR, ÇÜNKÜ YALNIZCA BU İKİ GRUP YASAL OLARAK TEDAVİDE ROL ALMAYLA YETKİLİDİR VE YALNIZCA BU İKİ GRUP, HASTANIN HASTALIĞI KONUSUNDA YETERLİ KANIYA SAHİP OLABİLİRLER.

HİPNOZ, BAZI HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE ÖN PLANA ÇIKSA DA, BAZI KİŞİLERİN İDDİA ETTİĞİ GİBİ HER HASTALIĞIN TEDAVİSİNDE KULLANILAMAZ.

HİPNOZU KULLANAN KİŞİLER ÇOK DENEYİMLİ VE GÜVENİLİR OLMAK ZORUNDADIRLAR, ÇÜNKÜ KİŞİNİN BİLİNÇDIŞI İLE ÇALIŞILMAKTA VE İÇ DÜNYASININ DİNAMİKLERİ ELE ALINMAKTADIR.

BAŞVURDUĞUNUZ KİŞİLERİN "İŞİNİN EHLİ" BİR PSİKİYATRİST YA DA KLİNİK PSİKOLOG OLUP OLMADIĞINI MUTLAKA SORGULAYINIZ. RUH SAĞLIĞINIZ ÇOK ÖNEMLİDİR, İHMAL ETMEYİNİZ, ŞARLATANLARIN VE ÇAYLAKLARIN ELİNE TESLİM ETMEYİNİZ.

Bu yazı hazırlanırken, Burrows, Stanley ve Bloom'un editörlüğünü yaptığı "Internetional Handbook of Clinical Hypnosis"ten yararlanılmıştır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Hipnoz Hangi Hastalıklarda Kullanılır - Gerçekler, Bilimsel Veriler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Ali Algın KÖŞKDERE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Ali Algın KÖŞKDERE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     6 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Dr.Ali Algın KÖŞKDERE
Bursa
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Ali Algın KÖŞKDERE'nin Makaleleri
► Göz Damlaları Nasıl Kullanılır? PDF Op.Dr.Mücahit EMRE
► Akupunkturun Bilimsel Verileri Dr.Aydın KENDİRCİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,065 uzman makalesi arasında 'Hipnoz Hangi Hastalıklarda Kullanılır - Gerçekler, Bilimsel Veriler' başlığıyla benzeşen toplam 75 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kıskançlık ve Haset Mayıs 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:38
Top