2007'den Bugüne 76,820 Tavsiye, 24,971 Uzman ve 17,174 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Tecrübeden Eğitime
MAKALE #4016 © Yazan Psk.Dnş.Hüseyin ÇETİNKAYA | Yayın Aralık 2009 | 2,571 Okuyucu
Tecrübeleri paylaşmak güzel bir durumdur. Her insan kendinden küçük ya da kendinin yaşadığı olayları yaşamayan birileri ile karşılaştığı zaman o konu hakkında yaşadıklarını anlatmaya koyuluverirler. Hatta çoğu bilimsel çalışmalarda, anlatılan derslerde, konferanslarda bu tür paylaşımlar söz konusu. Bu paylaşımların en önemli güzelliklerinden biri de en azından yaşanmış olması. Zira bazı durumlarda yaşanmamış o kadar sallama ifadeler kullanılır ki. Başka bir güzelliği ise bu paylaşımı yaşayan insanların en azından yaptıklarını anlatmalarıdır. Çünkü bizler insan olarak yapmadıklarımızı ya da yapamadıklarımızı anlatma konusunda oldukça mesafe kat etmişizdir.
Diğer taraftan ise bu insanların bizim bu anlatımımıza bakış açılarını hiç düşündük mü acaba. Yani onların yerine geçerek “bu adam ne anlatıyor?” düşüncesini hiç düşündük mü acaba. Genel anlamda bakıldığında dinleyen insan bu durumdan ya sıkılıyor ya da sıkılmadan dinliyordur. Bu sıkılma konusunda konunun içeriği de önemli bir yerde. Çünkü ilgisi olan insan o konuyu kim nasıl anlatırsa anlatsın dinler. Yalnız birde anlatan insanı dinlemek ölüm gibi geliyorsa işte bunun içinden çıkmak pek de kolay olmasa gerek.
Günümüz eğitiminin, eğitimcisinin en büyük çıkmazlarından biri de tam burada karşımıza çıkıyor. Eğitimcilerin çoğu hep derler. “Anlatıyoruz, anlatıyoruz ama bir türlü anlamıyorlar.” Bu mazerette üzerinde durulması gerekenlerden biri de anlamanın yanında anlatamamak kelimesidir. Eğitimci bir yerde, öğrenci için o konuyu nasıl ilginçleştirir, nasıl anlamasını sağlarım düşüncesi içerisinde olmalıdır. Yoksa o öğrenci o bilgiyi o anda öğrenmese daha farklı imkânlar bulduğunda öğrenecektir ya da bir daha o imkâna ulaşmazsa öğrenmeyecektir. Ama orada eğitimcinin görevi o bilgileri o öğrencilere en üst düzeyde kalıcı bir şekilde öğretmektir.
Günümüzde bilgi o kadar ucuzlaştı ki ele geçirmek hiç de zor değil. Ancak zor olanı o bilgiyi karşıdaki insana satmak. Eğitimcinin bir özelliği de bilgi satıcılığıdır. Yani aktarımı en güzel şekilde yapmak. Biz bilgi olarak sınırlandırıyoruz ama bir eğitimci karşısındaki insana sadece bilgi değil daha birçok özelliği de vermektedir.
İşte burada hitabet, diksiyon, anlatım güzelliği, jest, mimik gibi kavramlar, ilginçlikler oluşturma, devreye girmekte. Daha fazla ayrıntıya dalmadan eğitimcilik bizim de sandığımız gibi basit bir iş değil. İdeal bir eğitimci olmak kolay bir iş değil. Asıl olan o ideale en yakın olabilmek. Bu da yukarı da bahsettiğimiz tecrübe ile doğru orantılı.
İşte burada hitabet, diksiyon, anlatım güzelliği, jest, mimik gibi kavramlar, ilginçlikler oluşturma, devreye girmekte. Daha fazla ayrıntıya dalmadan eğitimcilik bizim de sandığımız gibi basit bir iş değil. İdeal bir eğitimci olmak kolay bir iş değil. Asıl olan o ideale en yakın olabilmek. Bu da yukarı da bahsettiğimiz tecrübe ile doğru orantılı.
Her zaman derler en kalıcı öğrenme yaparak yaşayarak öğrenme diye. Eğitimci ne kadar bu öğrenme çeşidine yaklaşırsa o kadar etkili olur.
Günümüz yapılandımacı eğitimin de üzerinde durduğu ve Gadner'in çoklu zeka kuramında da geçtiği gibi öğrencinin ne kadar çok duyusuna hitap edilirse o kadar etkili olacağı çok açıktır.
gelişen ve değişen dünyamızda eğitim artık bilmek değil bilgiyi öğretmeye rehberlik etme üzerinden hareket etmektedir. Bu noktada eğitimcilerimize düşen en büyük görev bilimek değil, öğrenmeyi öğretmek olarak karşımıza çıkmaktadır. elbetteki bu da öğretmenlerimizin kendilerini bu noktada donanımlı hale getirmekten geçmektedir.
Hüseyin ÇETİNKAYA
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Tecrübeden Eğitime" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Hüseyin ÇETİNKAYA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Hüseyin ÇETİNKAYA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Hüseyin ÇETİNKAYA Fotoğraf
Psk.Dnş.Hüseyin ÇETİNKAYA
Kayseri
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Hüseyin ÇETİNKAYA'nın Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,174 uzman makalesi arasında 'Tecrübeden Eğitime' başlığıyla benzeşen toplam 7 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Olumlu Benlik Tasarımı Aralık 2009
◊ Kanuni ile Hürrem Sultan Mayıs 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:49
Top