TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



KANSER VE BESLENME

Nil Şahin GÜRHAN Fotoğraf
Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
İstanbul
Diyetisyen
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi79 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 25 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: diyet diyetisyen beslenme uzmanı diyet uzmanı zayıflama sağlıklı zayıflama şişmanlık obezite diyet merkezi form formda kal fazla kilo danışmanlık mönü planlama beslenme konferansı beslenme eğitimi kurumsal danışmanlık kilo verme uzman diyetisyen beslenme ve diyetetik kilo koruma metabolizma sağlık nasıl zayıflarım kolay zayıflama ergen beslenmesi bebek beslenmesi çocuk beslenmesi yaşlı beslenmesi hastalıklarda beslenme diyet tedavisi sporcu beslenmesi zayıflama kampı güzellik merkezi bağdat cadKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 1162,

* Yayın Tarihi : 17-11-2007 - 09:34 (177 gün önce),

* Ortalama Günde 6.53 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 10999 , Kelime Sayısı : 1450 , Boyut : 10.74 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dyt.Nil Şahin GÜRHAN hakkında söyledikleri:
merhaba, ben ali sunal buralara girip yazmak gibi bir alışkanlığım yok normalde ama 1 aydır devam edip gayet doyurucu miktarlarla NORMAL İNSANLAR GİBİ BESLENİP 4.5 kilo sadece yağdan verince bu hoşluğu sizlerle paylaşmak istedim. Ben oyunculuk yapıyorum ve çalışma saatlerim belli olmadığı gibi beslenme saatlerim, o öğün ne yiyeceğim de belli olmuyor. En çok da diyet yaparken normalden farklı garip garip şeyler yediriyor diğer uzmanlar fakat nil hanım evde de dışarda da bir sosyal ortamın içinde de sizi sıkmayacak bulmakta zorlanmayacağınız bir liste veriyor size. Benim hem hayatımı kolaylaştır... [DEVAMI..]
(Ali Sunal, Danışan, 06-03-2008)

Her pazartesi sabahı bir kibrit kutusu beyaz peynir ve bir dilim kepek ekmeği ile başlayıp; akşamüstü paket paket çikolatalar ile biten meşhur ölüm rejimlerim, Anadolu yakasında neredeyse gitmedik diyetisyen bırakmayıp; zorla verdiğim o üç beş kiloyu da sekiz on kilo fazlasıyla aldıktan sonra hayatımda diyetisyen sayfasını kapatmıştım… Çünkü elime tutuşturulan özensiz listeler ve ilgisiz tavırlar sayesinde kendi kendime devam etmek daha mantıklı gelmişti bana….Ta ki eskisinden de çok kilo alana veeeeee Nil Hanım’ı tanıyana kadar….Nil Diyet’e gittiğinizde öncelikle Yüksel hanım’ın o güler yüzü ... [DEVAMI..]
(ipek akiş, Danışan, 29-02-2008)

Merhaba , yazima Nil Hanim tesekkur ederek baslamak isterim, o benim için sadece diyetisyen degil ayni zamanda bir psikolog gibi.
Ben Nil Hanimi 7 sene evvel bir arkadasim vasitasi ile tanidim.Oglum Nil Hanim ile hem diyet yapi hem de universite sinavlari gibi zor bir donemi gecirdi , o sure de onu oyle bir motive etti ki 1,5 senede 104 kilodan 82 kiloya inerek Nil Hanimin tabiri ile uzerinden 1 kuzu atti ve ayni zamanda buyume çaginda oldugu için boyu da uzadi.
Verdigi diyet programi ile egitim surecinde hiç bir problem olmadi ve bir sure sonra cani çok çektigi zamanlar gofret bile yedi v... [DEVAMI..]

(fatma gul acikaraoglu, Danışan, 14-01-2008)

Nil Şahin Gürhan hakkında yazacak aslında o kadar şey varki.. gerek bilgisi ,gerek kişiliği , gerekse diyetleri hakkında ...

Şuan kendisinin devam etmekte olan hastasıyım .. 2005 yılında doğumdan sonra aldığım kilolarımı vermek için kendisine başvurmuştum 1 ay kadar devam ettim ve ailevi bir takım sorunlar nedeniyle 1-2 sene ara vermek durumunda kaldım ama o 1 ay döneminde bile beni hemen forma sokmuştu . şimdi 2008 yılına 20 kilo fazlamla 1,5 aydır kendisine devam ediyorum açlık ve zorluk hissetmeden 6,5 kilo verdim. kendi komplesinde bulunun spor salonunada hafta 3 gün çok tatlı bir... [DEVAMI..]

(YONCA ALGAN DİVAN, Danışan, 20-02-2008)

Dyt.Nil Şahin GÜRHAN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
KANSER VE BESLENME

Kanser organizmada bazı hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu oluşan fizyolojik bir bozukluktur. Kontrolsüz çoğalan bu hücreler; Çevresine yayılır, dokuları ve organları bozar. Normal hücreleri öldürür. Kanser oluştuğu vücut dokusuna göre isimler alır. Meme, kolon, akciğer, karaciğer, deri vb.

Günümüzde yapılan bilimsel çalışmalar sonucu; kanser hastalarının yaklaşık %30’unun sigara kullanımı, yaklaşık %35’i beslenme kaynaklı olduğunu gösteriyor. %3’ününde alkol kullanımına bağlı tutuluyor. Özellikle: karaciğer, pankreas, yemek borusu kanserlerinin beslenmeyle direk ilişkisi olduğu kesinlik kazanmıştır. Tüketilen besinlerin kalitesi ve miktarı yeni oluşan bir hücre için çok önem taşımaktadır.


Bazı kanser türlerinin, bazı ülkelerde sık sık görülmesi, bu ülkelerdeki yaşam koşullarıyla ilişkilendirilmesine neden olmuştur. Mide kanserinin Japonya’da sık görülmesi Japon halkının beslenmesinde tuza fazla yer vermesine bağlanmıştır. Karaciğer kanserinin en çok tropikal ülkelerde görülmesi, bu bölgelerdeki iklimden dolayı küflenmiş yer fıstığı ve tahıl tüketimine bağlanmıştır.

Besin ve beslenme durumumuz kansere olan yatkınlığımızı belirlemede ve önlemede ne kadar rol oynar?
Kanserden korunmak için beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz?

1. Sağlıklı vücut ağırlığında olmalıyız.

Şişman olan insanlarda kanser normal kilosunda olan insanlara oranla daha sık görülür. Özellikle meme, kalınbağırsak, rektum ve kan kanseri şişmanlarda daha çok görülür. İdeal kilo aralığında olmak sadece kanser riskinden değil, diğer hastalıklardan da korur ve kaliteli bir yaşam sürmemize katkıda bulunur.

2. Rafine edilmemiş yiyecekler tüketmeliyiz.

Besinlerin aşırı saflaştırılması kanserden koruyucu posanın kaybolmasına neden olur. Rafine işlenmiş yiyeceklerden aldığımız karbonhidratlar çok çabuk emilir ve şişmanlığa sebep olur. Kepekli tam tahıl ürünleri, kurubaklagiller (kurufasülye, nohut, mercimek) taze sebze ve meyvelerin fazla tüketilmesi selüloz gibi karbonhidratların, posaların alımını artırır. Bu da bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kalın bağırsak, rektum kanserini önler.

3. Kaliteli protein kaynaklarını (yumurta, et, süt, peynir vb.) yeterli ölçüde ve yağsız olarak almalıyız.

Vücudumuzda besinlerin sindirilmesi sırasında serbest radikaller oluşur. Serbest radikaller kanser oluşumunu tetikleyen elemanlardır. Vücudumuzun serbest radikallerle savaşan sistemine antioksidan savunma sistemi denir. Antioksidan savunma sisteminde görevli enzimlerin oluşumu için vücudumuza yeterli miktarda protein almamız gereklidir.

4. Yağ
Günlük yağ tüketimimiz aldığımız enerjinin %30’unu geçmemelidir. Yağın miktarı kadar özelliği de önemlidir. Bu nedenle diyette mümkün olduğunca doymamış yağ asitleri içeren sıvı yağlara günlük tüketimde daha çok yer verilmelidir. Katı yağlardan kaçınılmalıdır. Özellikle zeytin yağı ve kanola yağı daha çok yer verilmelidir. Yapılan bütün araştırmalara göre yüksek yağ alımı özellikle meme, prostat, testis, rahim, yumurtalık, kalın bağırsak, rektum kanseri oluşumunu arttırdığı görülmüştür.

5. Bol bol taze sebze – meyve ve tam tahıllı ürünler tüketmeliyiz.

Günde 5-7 porsiyon sebze meyve tüketmeliyiz. Böylece kanser oluşumunu engelleyen ve oluşmuş kanserli hücrelerin tedavisinde etkili olan pek çok vitamin ve karatonoidlerden zengin beslenmiş oluruz. Ayrıca posa yönünden zengin olmaları kolon kanseri riskini azaltır. Antioksidant vitaminler ve vitamini olmayan antioksidantların en iyi kaynakları sebze ve meyvelerdir.

6. Füme, salamura, ızgara yiyeceklerin tüketilmesi sınırlandırmalıyız.

Besinlerin tütsülenmesi, tuzlanması, nitrit, nitrat ve başka birtakım kimyasal maddeler eklenerek işlenmesi sırasında kansorejen maddeler oluşmaktadır. Izgara yapma ve tütsüleme yapma sırasında et ve şarküteri gibi ürünlerin üzerinde yanma sonucu oluşan benzpyren kanser riski oluşturur. Bu nedenle et ve et ürünlerini pişirirken etle ateş arasındaki mesafenin 15 cm olacak şekilde, çok güçlü olmayan ateşte, yakmadan ve dumanlama yapmadan pişirmeliyiz. Ayrıca yanmış ve üzerinde yanık olan hiçbir ürünü yememeliyiz.

7. Küflenmiş yiyeceklerden kaçınmalıyız.

Kanseri tetikleyici maddeler gıdaların depolanması veya hazırlanması sırasında oluşabilir. Örneğin: Aflatoksin B1 karaciğerde kansere neden olan bu madde; nemli ve ılık ortamlarda depolanma sırasında bir küf mantarı tarafından üretilir. Yapılan araştırmalar; nemli sıcak bölgelerde karaciğer kanserinin görülmesin bu bölgelerde çok miktarda tahıl tüketildiği ve iklimden dolayı tahıllarda oluşan aflatoksine bağlanmaktadır. Ülkemizde bulgur, mısır, yer fıstığı vb. diğer yağlı tohumlarda nemli ortamda üretilmesi ve bulundurulması sonucu görülmektedir.

8. Tükettiğimiz besinlerin temiz olmasına ve kişisel temizlik kurallarına dikkat etmeliyiz.

9. Sigara tüketiminden kaçınmalıyız. Sigara içilen ortamlarda bulunmamalıyız.

Sigaranın kanser üzerindeki tetikleyici etkisi %30’la ikinci sırada yer almaktadır. Akciğer kanserine neden olmaktadır.

10. Alkol alımını azaltmalıyız.

Alkol karaciğer kanserine neden olmaktadır. Sigara + alkol : boğaz, ağız, larinks, özafagus kanserleri riskini arttırmaktadır.




11. Aktivite

Kendimize aktif bir yaşam kurmalıyız. Düzenli spor yapmalıyız. Her gün düzenli yürüyüşler yapmalıyız. Fiziksel aktivite hormon düzeyini etkiler ve bağırsakları uyarıcı etki yapar ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur.


Kansere Düşman Yiyecekler
Bazı besinlerde bulunan bazı özel maddeler kanser oluşumunu engeller. Bu maddeler vücutta kimyasal karserojenlerin oluşumunu önler, vücuda giren kanserojerlerin etkisini yok eder, kanser hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatır.
Ailesinde kanser olanlar, sigara içenler, kirli havanın olduğu bölgelerde yaşayanlar bu yiyeceklere diyetlerinde fazla yer vermelidirler.
Bu yiyecekler:
1-Soya fasulyesi, mercimek, kuru fasulye, nohut, taze fasulye, bezelye (Bu yiyeceklerin içinde proteaz engelleyiciler bulunur.)
2-Meyve, ceviz, fıstık, fındık ( oksitlenmeyi önleyici maddeler vardır.)
3-Turunçgiller, kayısı, karadut, kızılcık, kiraz, vişne, kuş üzümü, kırmızı ve kara üzüm, diğer meyveler, soya fasulyesi (flavonoidler var)
4-Lahana, karnabahar, ıspanak, pazı, turp, nane, kekik, pancar, şalgam, hardal yaprağı ve bunun gibi yenilebilen yabani otlar (bunların içindeki özel koku ve tat veren maddeler anti kanserojendir)
5-Sarımsak, soğan, pırasa (içindeki kükürtlü maddeler antikanserojendir.)


Kanser Riskini Azaltıcı Besinler:
Yapılan araştırmalara göre antikanserojen vitaminleri (A vitamini- B vitaminleri- C vitamini – D vitamini- Mineralleri ( selenyum, çinko, iyot, molibden, bakır, demir, calsiyum, mangenez) ve antioksidanları içeren besinlerin çok tüketilmesi kanser riskini azalttığı görülmüştür.
Bütün taze sebze ve meyveler, tam tahıl ürünleri (ekmek, yulaf, bulgur vb.) kuru baklagiller kanser riskini azaltan besinlerdir.
Kanserle Kardeş Yiyecekler
Yapılan bütün araştırmalarda bazı besinlerde kanser riskini artıran zararlı maddelerin bulunduğu saptanmıştır.

Kanser Riskini Artıran Yiyecekler :
- Yağlı ve yaşlı koyun, sığır, keçi, tavuk eti
- Domuz eti, domuz pastırması
- Hamburger
- Sade yağlı etten yapılan köfteler
- Sucuk, sosis, salam
- Tereyağı, içyağı
- Yağda kızartılmış besinler
- Tuzlanmış besinler
- Tütsülenmiş besinler
- Nitrit- nitrit eklenmiş besinler (şarküteri ürünleri)
- Doğrudan ateşte pişen etler (mangal, döner vb.gibi)

Bu besinler ara sıra özellikle C vitamini ve lif yönünden zengin sebze ve meyvelerle tüketmemizde sakınca olmaz.


Kanser Hastasının Tedavisi Sürecinde Tıbbi Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Pek çok kanser hastasının tedavisinde cerrahi yöntemlerle birlikte kemoterapy, radyoterapy gibi diğer yan tedavilere de başvurulur. Kanserli hücre yok edilmeye çalışılır. Bu tedavi sırasında ve tedavi sonrasında yeterli ve sağlıklı bir beslenme planı hazırlanmalı ve hastanın beslenme durumu sürekli gözden geçirilmelidir. Kanserli bireyin yeterli enerji alımını sağlanması hastanın malnütrisyon (yetersiz beslenme sonucu oluşan durum) olmasını önler.

Kanserli hastada hücre yıkımı yüksek olması nedeniyle yüksek ve kaliteli protein alımı sağlanmalıdır. Kanser tedavisi sırasında iştah kaybı, bulantı, kusma, besinlere karşı hassasiyet oluşumu nedeniyle besin alımı azalmaktadır.

Hastanın yiyebildiği, iştahının açık olduğu zamanlar gereken enerji ve proteini sağlamak açısından yükleme yapılabilir. Kaliteli protein kaynakları (et – yumurta) miktarı arttırılabilir.

Yemek yeme miktarı düştüyse öğün sayısı arttırılarak daha çok besin alımı sağlanabilir. Besinler hacmi küçük kalorisi yoğun şekilde verilebilir.

Diyetisyen gözetiminde sütlü tatlıların içine fındık veya ceviz dövülerek verilebilir. Bol yumurtalı – sütlü tatlılar (krem karamel, kastırt vb. gibi) tercih edilebilir.

Makarna tüketilirken peynir ilavesi yapılabilir. Meyve tüketimi azaldıysa meyveler püre halinde içine bal, pekmez veya ceviz ilave edilerek küçük öğünler hazırlanabilir. Böylece aynı hacimde daha fazla kalori ve protein alımı sağlanmış olur.

Yemek sırasında sıvı tüketimi azaltılarak mide hacmini iyi değerlendirmek gerekir. Yemek dışı zamanlarda bol sıvı tüketmesi sağlanmalıdır. Bitki çayları, taze meyve suyu, komposto, su tüketimi bol olmalıdır.

Hastanın besinleri tüketebilme durumu değerlendirilerek gerekirse Diyetisyen gözetiminde besinlere protein, karbonhidrat destek ürünleri ilave edilebilir. Yada enteral beslenme (Özel beslenme ürünleri) ürünleri kullanılabilir.

Kanser hastalarının yaşadığı diğer bir sorunda tat ve koku duygusunun değişmesiyle beraber besinlere karşı oluşan hassasiyettir. Bu durumda hastayı zorlamak yerine hangi besinlerin kokusundan, tadından rahatsız olmadığı tespit edilerek o besinlere yönelinebilinir. Besinlerin tadını değiştirmek için baharatlar, aromalı otlar, çeşitli soslar ilave edilebilir. Elma sosu, balzamik sirke, beşamel vb. gibi.

Bulantı sorunu olan hastalara mümkün olduğunca yağsız ve kuru besinler tercih edilmelidir. Ekmek yerine galeta, grisini kullanılabilir. Etin ve yoğurdun yağsız yerleri verilebilir.

Soğan – sarımsak – lahanagillerde bulunan sülfit grupları tümör oluşumunu yavaşlatır. Yemeklere bol soğan, sarımsak kullanılmalıdır. Yiyeceklere soğanlı – sarımsaklı soslar ilave edilebilir.

Soya ve diğer kuru baklagillerde bulunan preteaz inhibitörleri de kanser hücreleri oluşumunu engeller aynı zamanda kanser hücrelerinin normale dönüşmesine de katkıda bulunur. Hastanın diyetinde kurubaklagil, soya yemekleri en az haftada 2 gün yer olmalıdır.


Üzümde bulunan resveratrol denen fitokimyasallar da tümör oluşumunu yavaşlatmakta, tümör büyümesini zorlaştırmaktadır. Çekirdekli üzüm tüketimi arttırılmalıdır. Yada ezilmiş öğütülmüş üzüm çekirdeği formları kullanılmalıdır.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"KANSER VE BESLENME" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Nil Şahin GÜRHAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Dyt.Nil Şahin GÜRHAN Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Japonlar Sağlıklı Beslenme Sayesinde Artık Daha Uzun Boylular!
  • Yaz Mevsiminde Doğru Beslenme
  • Göz Rengine Göre Diyet
  • Fazla Kilolarınızı Yenmek İçin Onların Nasıl Oluştuğunu Bilmelisiniz
  • Süt Tüketmeyenlerde Hamile Beslenmesi
  • Sağlıklı Beslenin, Hasta Olmayın
  • Sevmediğiniz Alışkanlıklarınızdan Kurtulmanın Tam Zamanı
  • Çalışan Anneler İçin Pratik Beslenme Önerileri
  • Bu Yazla Birlikte Hep Formda!
  • Sağlıklı Beslenmenin Kariyerinizi De Olumlu Etkileyeceğini Biliyor Musunuz?
  • Ofiste Diyet Bıraktıran Bahaneler
  • Kış Aylarında Fazla Kilolarımızı Mantoların Altına Saklayıp Biriktirmeyelim
  • Yeterli Sağlıklı Ve Dengeli Beslenerek Formunuzu Yakalayabilirsiniz
  • Formda Kalmanın İlk Sırrı Sağlıklı Beslenme
  • Sağlıklı Ve Formda Olmak Artık Zor Değil - Test : Kilo Vermeye Hazır Mısınız?
  • Sağlıklı Beslenin, Tatil Sonu Sendromunu Yenin
  • Beslenme İle İlgili Gündemde Olan Sorular Ve Cevapları
  • Yeterli Sağlıklı Ve Dengeli Beslenerek Formunuzu Yakalayabilirsiniz
  • Sınav Öncesi Ve Sınavda Doğru Beslenme
  • Populer Diyetleri Yakından Tanıyın
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Kanser Ve Beslenme , Dyt.Aysen ARICAN
  • Beynimiz Yaşlanmasın , Dyt.Beste ALİMERT
  • Kendinizi Değil, Kilonuzu Kaybedin , Dyt.İrem ÇELİK
  • Obezite Hakkında Bilgi Sahibi Misiniz ? , Dyt.Burcu CÖMERT
  • 7 Den 77 Ye Obezite , Dyt.Aysen ARICAN
  • Hamilelik Öncesinde Beslenme , Dyt.Beste ALİMERT
  • En Mucizevi Besin: Anne Sütü , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Diyabet Ve Egzersiz , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Posa İle Gelen Sağlık , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Diyabet Korkulu Rüyanız Olmasın! Riskinizi Belirleyin , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Kanser Ve Beslenme , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Besin Öğesi Kayıplarını Önlemek İçin Neler Yapabiliriz? , Dyt.Aysun SARIN ÜSTÜNGEL
  • Yağ Asitlerinin Kanser Üzerindeki Etkisi , Dyt.Burcu CÖMERT
  • İnek Sütü Proteini Allerjisi , Dyt.İpek AĞACA
  • Diyetle Ve Beslenmeyle İlgili Sıkça Sorulan Bazı Sorular Ve Yanıtları , Dyt.Aysen ARICAN
  • Beslenme Hakkında Merak Edilen Sorular , Dyt.Güneş AYNACI
  • Yoksa Ortoreksiya Adayı Mıyım? , Dyt.Çiğdem ÜRKMEZ
  • Malnütrisyon (Kötü Beslenme) Nedir? , Dyt.Çiğdem KARA
  • Metabolik Sendrom Ve Beslenme , Dyt.Güneş AYNACI
  • Zayıflatan 40 Altın Öneri , Dyt.Turgay KÖSE
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    06:12
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler