2007'den Bugüne 86,028 Tavsiye, 26,783 Uzman ve 19,116 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Stres Gerçeği Değerlendirme Yetisini Bozuyor
MAKALE #4043 © Yazan Psk.Dnş.Ayla KETRE | Yayın Aralık 2009 | 4,240 Okuyucu
Artan işsizlik, düşen gelir seviyesi ve yaşanan ekonomik çıkmazlar insanların kredi ve kredi kartlarına yüklenmesine neden olmuştur. Elinde yaşam koşullarını sürdürmesine olanak tanıyacak nakit girdisi olmayan bireyler bu girdiyi kısa vadeli çözüm olarak kredi ve kredi kartlarında aramaktadır.

O anki psikoloji ile sanki daha sonra ödeyecek gücü varmış gibi düşünen bireyler bankaların sunduğu kredi ve kredi kartları imkanlarını kullanmaktalar. Ancak daha sonra bu harcamalar ödenemeyince ortaya daha farklı ve büyük sıkıntılar çıkartmaktadır.

Nitekim son dönemde pek çok habere başlık oluşturan konu içeriklerine baktığımızda “Girdiği ekonomik bunalım nedeniyle…” diye başlayan sözcükler oldukça dikkat çekicidir.

İnsan davranışlarının nedenlerini araştıran psikoloji bilimi, tam bu noktada şu temel soruyu sormaktadır. “Peki insanlar neden ödeme sıkıntısı çekeceklerini bildikleri halde yine de kredi kartları ya da kredi kartlarını kullanırlar.”

Bu soruya cevap bulmak için merkezimize başvuran insanlara sorduğumuzda dört temel başlık altında cevap almaktayız.

Bu başlıklardan birincisi “Stres gerçeği değerlendirme yetisini kaybettiriyor”. Stres altında iken beyin kapaklarını dışsal uyaranlara karşı kapatıyor ve gerçeği değerlendirme yetisi büyük oranda kayboluyor. Bu noktada bireyler “ bana bir şey olmaz” inancına giriyorlar.

Bu bir anlamda kimliğin kendini koruma biçimidir de. Bana bir şey olmaz diye düşünen birey o anda acil olsun ya da olmasın gözüne herhangi bir korku gelmeksizin harcamalarını yapıyor.

Gün gelip de bunu ödemek zorunda olacağı gerçeğini değerlendiremeyen bu bireyler gerçekle karşılaştıklarında ise yoğun bir anksiyete ile ya yeniden borçlanmaya girip önceki borcunu kapatmakta ( aslında borç üzerine yine borçlar biriktirmekte) ya da yoğun bir depresyona girip hayattan tamamen çekilmektedir. Yine son dönemde merkezimize alkol alma alışkanlığında artışlar nedeniyle başvuranların sayısı azımsanmayacak kadar dikkat çekicidir.

Başlıklardan bir diğeri “Stres altındaki bireyler veya duygusal boşluğa düşenler alışverişi bir deşarj yöntemi olarak kullanıyorlar”. Yakın bir zamanda bir ailenin parçalanmasına neden olan bir olayda söz konusu danışana sorun yaratan sürecin nasıl geliştiğini sorduğumuzda şöyle ifade etmişti. “Eşimin işinde yaşanan gerginlik dolu günler beni iyice sıkıntılandırmıştı. Sanki gidip alışveriş yapmak beni iyi hissettiriyordu. Kartın limitinin yüksek olması da ayrı bir tehlikeymiş benim için, ama ben fark edemedim. Bir şeyler aldıkça kendimi değerli hissediyordum. Ancak gün gelip de üst üste ödemeler yapamayınca bu kez de durumu eşime açıklayamayacağımı anladım. Bu kez bu kartın borcunu ödemek için başka bir karta başvurdum. Kartlar arasında boğuşmam bir yıl sürdü ve şimdi akıl almaz bir boyuta ulaştı. Banka haciz gönderince eşim olayı öğrendi ve şu anda boşanıyoruz. Eğer eşim beni affetmezse kendimi öldürürüm. Bu utançla yaşayamam…” bu paylaşımda görüldüğü gibi duygusal boşluğunu alışverişle doldurmak isteyen bir insanın daha sonra bu borcu ödeyemeyip geldiği uçurum noktası bedeli son derece ağır faturalara mal oluyor. Nitekim bu madde çok sayıda insanın yaşadığı bunalımın yarattığı stresin kendini deşarj etme yöntemi olarak kullanılmaktadır.

Başlıklardan üçüncüsü, insanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan yeme, içme, barınma, ısınma, ulaşım vb gibi ihtiyaçları karşısında kendilerine bir maddi kaynak yaratma çabalarından dolayı kredi veya kredi kartı kullanmalarını içermektedir.
Ancak burada da sürekli idare ile hayatta kalma çabası, doldur boşalt yapma telaşı bireylerde inanılmaz bir kaygı yaratmakta ve sıklıkla tanık olduğumuz şey de temel güven duygusunun kaybı ile birlikte panik atak rahatsızlığının son dönemde tırmanışa geçmesidir. Hal böyle iken yaşayan ölüler gibi gezen insanların hali hakikaten iç acıtıcıdır.

Ve son başlık olarak da geçmişte daha rahat bir ekonomik refaha sahip olup da son bir yıldır ülke genelinde yaşanan ekonomik daralmaya rağmen içinde bulundukları sosyal çevrenin değerlendirmelerini olması gerekenden çok önemseyen insanların sanki eski ekonomik refah düzeyindeymiş gibi davranmaları sonucu ellerinde nakit olmadan kullandıkları kredi ya da kredi kartlarının yarattığı açmazlar şöyle ifade edilebilir.

Örneğin, adı sayılır bir aile, çocuklarının düğününü yapmak için ellerinde nakit olmamasına rağmen sanki eski ihtişamlı günlerindeymiş gibi davranıp göz kamaştıran bir düğün yapıyor ancak elde olmayan nakitle yapılan bu düğünün ağır faturası kısa bir süre içinde aile içi şiddet ya da cinnet olarak kendini göstermektedir.

Hal böyle iken insanların özellikle ekonomik koşulları ile psikolojik sağlıkları arasında bir ilişki olduğu açıkça gözlenmektedir. Psikoloji alanında Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi olarak bilinen piramit göz önüne getirildiğinde en tabanda bulunan fizyolojik ihtiyaçlar (yeme, içme, beslenme, barınma vb) giderilmedikçe insanların psikolojik dengelerinin korunması ne yazık ki mümkün olamamaktadır. Bu durumda insanlar kendini yeterince güvende hissedemeyip sevgi, aitlik hissi, saygınlık kazanma veya kendini gerçekleştirebilme basamaklarına ulaşamamaktadırlar.

Peki bu süreç nasıl en az hasarla atlatılacak.

Özellikle insanların kendilerinde ters giden duygu, düşünce ve davranışlar konusunda daha farkında yaşamalarını önermekteyiz. Özellikle stresin yarattığı ya da yaratacağı bozucu etkileri kendilerinden uzak tutmak adına mutlaka koruyucu önlemler almalılar.

Genellikle insanlar psikolojik danışmanlık merkezlerine artık dibe vurduktan sonra ya da olaylar çıkmaz noktalara ulaştıktan sonra başvuruyorken aslında önerilen şey, farkındalığı yüksek tutup “bana ne oluyor, bu olanlar normal mi”
Bunu yapamayacak durumda olanlar ve bu sorgulamayı yaparken, yanlış bir karar vermek istemeyenler profesyonel yardım almalarında yarar görmekteyiz. Çünkü bazen stres basit bir neden gibi görülse de içine girilen çıkmaz, telafisi mümkün olmayan sorunlara neden olabilmektedir. Günümüzde görülen birçok fizyolojik hastalığın nedeni de strese bağlı olarak açıklanmaktadır

Daha sonradan telafisi mümkün olmayan sorunlarla uğraşmaktansa profesyonel kadroların yer aldığı merkezlerden yardım almak oldukça akıllıca bir davranış olacaktır.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Stres Gerçeği Değerlendirme Yetisini Bozuyor" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Ayla KETRE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Ayla KETRE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ayla KETRE Fotoğraf
Psk.Dnş.Ayla KETRE
İçel (Mersin)
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi11 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Ayla KETRE'nin Yazıları
► Psikiyatri Gerçeği Söyleyemez Psk.İzzet GÜLLÜ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,116 uzman makalesi arasında 'Stres Gerçeği Değerlendirme Yetisini Bozuyor' başlığıyla benzeşen toplam 29 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sapıklık ve Sapkınlığın Nedenleri ÇOK OKUNUYOR Nisan 2010
◊ Umuttur İnsanı Vareden Aralık 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:34
Top