2007'den Bugüne 85,241 Tavsiye, 26,655 Uzman ve 18,979 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Gerçek Bir Vaka Analizi: Çocuk Büyüten Ebeveynlere Uygulamalı Yardım
MAKALE #4225 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Ocak 2010 | 7,115 Okuyucu
Hatice Hanım 40 yaşında, ev hanımı. 11 yaşındaki oğlu Ahmet ile birlikte gelmişler kliniğe. Şikayetleri özetle şöyle:

"Hocam, sorun Ahmet! Sözümü hiç dinlemiyor, yapma dediğim her şeyi yapıyor. Kardeşini dövüyor. Biriyle konuşurken ne yapar eder konuşturmaz. Her istediğini ağlayarak muhakkak elde eder. Özellikle akşam babası gelince daha da bir artar yaramazlığı. Babası hiç karıştırmaz, dokunsam bana kızar, çocuğu hep kollar. Psikolojisini bozarsın, kızma çocuğa der bana. Ders çalış derim çalışmaz. Güzelce anlatırım. Bak oğlum... der güzelce konuşurum kendisiyle. Hocam ceza da verdik olmadı. Bazen dayanamayıp dövdüğüm bile olmuştur ama nafile. Ne yapacağımı şaşırdım. Bazen çaresizlikten oturup ağlıyorum inanın. Onun için geldim. Lütfen yardım edin..."

Değerli veliler, bu ve benzeri şikayetlerle bize fazla sayıda başvuru olmaktadır. Burada bahsi edilen şikayetleri şahsi bakış açımızın değil, psikoloji biliminin verileri çerçevesinden birlikte ele alalım.

Öncelikle annenin yanlışlarına bir göz atalım:

1- Anne, çocuğundaki her günlük / sıradan sorunu psikolojik bir problemmiş gibi algılıyor. Bu sonuca muhtemelen, çocuğunu başka çocuklarla kıyaslayarak ya da konu komşunun çocuğu hakkındaki sözlerine bakarak varıyor.

2- Çocuğunun mevcut davranışlarını psikolojik problem gibi gördüğü için de çok üzülüyor. Bu davranışları iyiniyetiyle değiştirmeye çabalıyor, bunu başaramadıkça haliyle daha da çok etkileniyor.

3- Etkilendiği için ise kısa sürede -psikolojik açıdan- tükeniyor. Böylece, her sıradan durum anneye artık katlanılamaz bir problemmiş gibi gelmeye başlıyor.

4- Sonra, çocuğundaki abartılı bazı davranışları sebepsiz yere ortaya çıkmış gibi değerlendiriyor.

5- Yine, nasihat edip güzelce anlatmakla çocuğun anlamasını, hatalarından vazgeçmesini bekliyor. (Çocuklar daha ziyade "davranış" dilini kullanırlar, ebeveynler ise daha çok "konuşma" dilini. Dolayısı ile de pek anlaşamazlar.)

6- "Her istediğini ağlayarak - sızlayarak muhakkak elde eder" derken, çocuğuna ağlayarak bir şeyler elde etmeyi aslında farkında olmadan ortaya koydukları yaklaşımlarla kendilerinin öğrettiklerini (gizil öğrenme), çocuğun da öğrendiği, sonuç aldığı bu yolu haliyle kullandığını gözden kaçırıyor.

7- Yine anne, ceza verdiğini ama onun da işe yaramadığını düşünüyor, cezanın şartlarını dikkate alıp almamanın sonuç açısından önemini göz ardı ediyor. Böylece, "bak ceza da işe yaramadı" yanlış sonucuna vararak, sonuç vermeyeceği kesin başka arayışlararla zaman içinde tükeniyor, iyice yorgun düşüyor.

(Çözüm ameliyattayken bir değerlendirme hatası sonucu "ameliyat sonuç vermez" hükmüne varmak kişiyi işe yaramayacak başka yöntemlerin uygulanmasına mahkum edecek, böylece ilgili hasta daha da perişan bir hale gelecektir.)

Babanın akşam olunca oturduğu yerden bir kalemde sergileyiverdiği yanlışlarına gelince;

1- Muhtemelen çocuğunu sadece akşamları gördüğü ve çok hassas bir yapıya sahip olduğu için olsa gerek, ona karşı fazla hoşgörülü ve verici davranıyor.

2- İkinci hatası ise, çocuğun psikolojisinin, açıkta kalan et misali hemen bozuluvereceğini düşünmesi. 4m2 odada 20 sene kalan çocuk mahkumların bile psikolojilerinin kolay kolay bozulmadığını, moda tabirle "psikolojinin bozulmasının" o kadar kolay bir şey olmadığını dikkate almıyor. Tabiri caizse anneyi fincancı katırı, çocuğunun psikolojisni ise kahve fincanı zannediyor, sanki anne sallanıverse çocuğun psikolojisi düşüp kırılıverecek!

3- O yüzden baba çocuğu her durumda hoşnut etmeyi yeğliyor, ama bunu yaparken gevşek bir disiplin uygulamasına, tutarsız yaklaşımlara başvuruyor. Böylece, anne ile sürekli çelişme hatasına düşerek çocuğunun bahsi edilen hatalı davranışlarının gerek ortaya çıkması gerekse sürmesi için uygun zemini kendi elleriyle kendisi hazırlamak durumunda kalıyor.

Değerli veliler, burada ve diğer benzer sorun durumlarında şu 3 temel doğru titizlikle hayata geçirilmelidir:

1- Yapılan ve bu sorunları gerek ortaya çıkaran, gerekse besleyip sürdüren hatalardan öncelikle vazgeçilmelidir! Yani öncelikle tarladaki dikeni besleyen su kanallarını kesmek gerekmektedir. Ancak bu yetmez. Çünkü mevcut diken henüz ortadadır. Dolayısı ile ikinci bir müdahaleye daha gereksinimimiz vardır.

2- İkinci adım olarak yapılması lazım gelen ise, bir kaç potansiyel yöntem içersinden en uygun düşecek olanı bulup soruna bu uygun yöntem ile müdahale edilmesidir! Yani evvela elimize hangi aleti alacağımızı belirlemek, sonra ise testereyi / orağı elimize alarak tarladaki dikeni bizzat kesmeye çalışmak gerekmektedir!

3- En önemlisi de, tabi ki "sabırlı" olmak.

Bir - iki testere darbesiyle çalının kesilemeyeceğini bilmek. Çünkü yaşamda her istenilensonucun elde edilmesi belli bir zamana bağlıdır.

Kıymetli veliler, çocuğun mevcut sorunlarını ortaya çıkaran ve sürdüren hatalarınızın neler olabileceğini bulmada bu kitap size fazlasıyla yeterli olacaktır.

Daha önce de değindiğim gibi, çocukların sayısız davranış sorunlarını ortaya çıkaran sayısız neden yoktur aslında. Nedenler üçtür, beştir. Bilemediniz, en fazla sekiz, on tanedir. Yani sebepler sınırlı sayıdadır. Tıpkı maddi hasarlı yahut ölümlü binlerce trafik kazasının sonuçta bir - kaç temel nedeninin olması gibi.

Evet, bu kitapta öğrendikleriniz sorunları üreten ve büyüten nedenleri, diğer bir deyimle zararlı dikeni besleyip büyüten su kanallarını tespit etmenizde size fazlasıyla kafi gelecektir.

Dikeni kesmeye, söz konusu sorunu bilfiil yok etmeye gelince!

Nasıl ki çalıyı kesmek için "bıçak, testere ve orağın" dışında fazla bir seçeneğiniz yoktur, aynı şekilde "ödül, ceza ve disiplin" gibi bu kitapta bahsettiklerimin dışında çocuğun sorunlu davranışlarına uygulayabileceğiniz fazla bir yöntem de yoktur aslında.

Hayır, hayır!

Üzülmeyin!

Çünkü fazlasına gerek de yoktur. Amaç dikeni kesip atmaksa "orak, testere, bıçak" yetmez mi! Fazlasıyla yeter elbette. Önemli olan uygun aleti seçip sabırla uygulamaya devam etmektir.


Orağı bir - iki kere çalıp "kesmedi ki" diyerek vaz geçmemek, sonra da dikeni başka yollarla, örneğin elimizle söküp atmaya çalışarak kan - revan içinde kalmamaktır mühim olan.

Çoğu ailenin yaptığı en büyük hata işte budur.

Psk. İzzet Güllü
("Uzman Ebeveyn" Adlı Kitabından)
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Gerçek Bir Vaka Analizi: Çocuk Büyüten Ebeveynlere Uygulamalı Yardım" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     5 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► YENİUygulamalı Klinik Felsefe Nedir? Psk.Ebru ÖZER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,979 uzman makalesi arasında 'Gerçek Bir Vaka Analizi: Çocuk Büyüten Ebeveynlere Uygulamalı Yardım' başlığıyla benzeşen toplam 29 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Bir Veda Yazısı Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:20
Top