TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Mutluluk Üzerine Yazılar: İki Farklı İnsan Ve İki Farklı Yaşam Portresi

İzzet GÜLLÜ Fotoğraf
Psk.İzzet GÜLLÜ
Malatya
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 473 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 4934,

* Yayın Tarihi : 13-01-2010 - 21:48 (1744 gün önce),

* Ortalama Günde 2.83 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 8241 , Kelime Sayısı : 1128 , Boyut : 8.05 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.İzzet GÜLLÜ hakkında söyledikleri:
İzzet Güllü'nün mesleğindeki birikimi ve başarısını vurgulamak istiyorum. Sanırım bunun sebebi biraz da insanlarla olan iletişimi ve sevgisi. İnsanı bir makine olarak gören ve onu bu açıdan elen alan yaklaşıma karşı oluşturduğu insani yaklaşım dikkate değer. Eminim pek çok hastanın boşyere ilaç tedavisi almasını da bir şekilde engellemiştir. Ayrıca kötü niyetli yaklaşan kişiler için de kesin olarak engelleyici bir etkisi var. Dilerim onun bu yaklaşımı, kendi gibi düşünenlerin cesaretini ve sayısını artırır.

Saygılarımla

(Nergis , Danışan, 19-10-2012)

İzzet hocamı tesadüfen okudugum bir makalesınden dolayı tanıdım ve kendısıne yazdıgım maile kısa surede cevap vermesı,bana tavsıyelerde bulunması para vererek gıttıgım psıkolog dan daha fazla yardımcı oldu.
keşke bu kadar uzak mesafelerde ıkamet etmıs olmasaydımda kendısını sahsen zıyaret etme lüksüne,sansına erısebılseydım.
ask acısı yasayan,terk edilmiş olan hatta benım gıbı cok karmasık bır durumdayım dıyen arkadaslarıma İzzet bey le tanısmalarını tavsıye edıyorum.
her ne kadar ınsan her sorunu ıcınde bıtırmelı mantıgı dogru olsada ızzet bey gıbı hocalardan desdek almak bulunmaz nımet g... [DEVAMI..]

(erhan Kxx, Danışan, 28-07-2012)

benim izzet hoca'mla tanışmam,sıkıntılı bi dönemimde tesadüfen internetteki web sayfasına rastlamamla başlamıştır.
sıradan bir danışanıydım onun için ama o benim için kelimenin tam anlamıyla ''kurtarıcım''olmuştur.
ailevi sıkıntılarımın olduğu bir birlikteliğim vardı,sorunlarım vardı, çözüm yolları arıyordum.daha ilk görüşmede kendisini tanımış olmakla ne kadar şanslı olduğumu anladım.engin bilgi birikimi,mesleğine olan saygısı,samimi yaklaşımı ilk anda dikkatimi çekmişti ve yanılmadığımı anlamam uzun sürmedi.Olaylara öyle bir bakış açısı vardıki şimdiye kadar bakıpta göremediğim şeyleri far... [DEVAMI..]

(lady firstmoon, Danışan, 20-03-2012)

Psk.İzzet GÜLLÜ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Mutluluk Üzerine Yazılar: İki Farklı İnsan Ve İki Farklı Yaşam Portresi


İnsanoğlu düşünüp ta
şınıp da en mantıklısı olarak gördüğü için seçtiği hayatı değil, alışkanlıklarının ürünü olan ve hızla akıp giderken bir an olsun sorgulamayı aklının ucundan dahi geçirmediği “dostlar alışverişte görsün” kabilinden bir hayatıyaşıyor çoğunlukla, şu adına dünya denilen yeryüzünde. Böylesi bir yaşamın her köşe başı ne acıdır ki değişik değişik keşkelerle, bin bir çeşit kahretsinlerle, türlü türlü pişmanlıklarla dolu oluyor. İşte bu gerçeği anlatan iki farklı“insan” ve iki farklı“keşke” portresi...

Birinci Portre

İsmi lazım olmayan bir ademoğlu ki, “...Para, sadece para, ne pahasına olursa olsun para” diyerek yaşayıp dururken ansızın yakalandığı amansız bir hastalığın acımasız pençesinde aklına dahi getirmediği vefasızlığın o dayanılmaz acılığını yudumluyor.
Bir an için, “Heyhat, ne de boşa yaşamışı
diye feryat etmek istiyor.
Ancak buna dahi derman bulamı
yor dizlerinde.
Haykırırken artık sesi dahi çıkmayacak derecede kudretini yitirdiğini anlıyor.
Hem sesi çı
ksa ne olacak ki. Kim duyacak sesini. Duysa ne olacak!
Bir an zayı
flığı, acizliği geliyor aklına .
Kendisini bir karı
ncadan daha çelimsiz hissediyor.
Dünyada en zayı
f varlık meğer ki “insanmış” demek istiyor!
Bunu o
şişkin gururu kabul etmek istemiyor bir an.
“Lanetolası
ca gurur, beni sen rezil rüsva ettin” demek istiyor lakin bunu da diyemiyor.
Hep omuzları
nda taşıdığı gururu önünde bugün böyle çaresizlik duyguları içersinde eğilmek zul geliyor.
“Bırak beni, git, başka insan mıyok dünyada”
dese dinlenmeyeceğini biliyor.
Nice uzaklara sözünü geçirdiğ
i günleri anımsıyor.
Elini uzatsa yakalayı
vereceği kadar yakında olan kanserli hücrelerini neden bir türlü tutamadığını aklı bir türlü almıyor. "Tutmak, söküp atmak" bu kadar zormuydu diyesi geliyor. Atmak deyince kolundan tutup da kapı dışarı attığı işçileri ve birkaç fukara kiracısı geliyor gözünün önüne birden.
Ahh! diyor. Ahhh!
“En maharetli ellere en uzun masajları
yaptırsam, en pahalı ilaçları getirtsem yurtdışından” diye geçiriyor içinden.
Yok!
Bir an “başkası olsam, evet bir başkasıyla bedenlerimizi değtirsem” diyor.
“Gücüm var
şükür, ne kadar isterse veririm hem! Biraz yüksek fiyat versem satmazlar mı sahiden” diye düşünüyor.
Saçmaladığını farkediyor ardından.
Bir an ayağa kalkan umutları “Para her şey değil, anla işte” diye seslenenhislerinin bu sessiz cevabıyla usulca, çaresizce oturuyor yerine.Dizlerindeki derman iyice tükeniyor, bu sonuçsuz son çırpınışla birlikte.
“Züğürt ya, kendini teselli ediyor diye düşündüğüm, üç kuruşluk adam diye hep küçümsediğim Ahmet ne de doğru söylemiş meğer” diyor sonra da.Anlıyor, anlıyor... Çok geç olsa da!
Bir sabah ezanı
vakti ılık ılık esen sam yelinin ağaç dalları arasından yansıyan ve uyanık ruhlara ürküntü veren hışırtılı sesleri arasında sessiz sedasız ruhunu yaradana teslim ediyor. Çekip gidiyor, herkes için sonu belli olan şu aldatıcı, şu susadıkça içilen, içildikçe daha çok susuzluğu artıran bir deniz suyunu andıran ve gözü hep arkada koyan vefasız dünyadan.
O da herkes gibi çekip gidiyor, bir sabah vakti ansızın.
şünenler için geride bu ibretli hikayesini bırakarak!
Üstelik, bunun için hiç bir bedel de talep etmeyerek!
Bedelini, bu acı
sonla biten yaşamıyla bizzat kendisi, üstelik de en yüksek fiyattan ödeyerek!
Hakkı
nda mezar taşında yazılı doğum ve ölüm tarihi dışında pek bir şey bilinmeyen bir ademoğlu geçti bu dünyadan.
Yaşarken değilse bile ölümüyle olsun örnek olabilmenin hafifletici iç huzuruyla en sadık yar olan kara toprağın koynunda tam elli senedir derin uykusunda şimdi!
Vefalı
üç - beş kişiden umduğu bir kaç fatihadan başka hiç bir beklentisi de yok artık!
“O aza kanaat etmeyi geç de olsa öğrendi. Aslında az sanılanın ne de çok olduğunu da!..”


İkinci Portre

Kası
ntılı bir kibirle maddi mevkisine bakıp bulutların üzerinde seyr-ü sefer etmeye, bütün mevcudata oradan, en tepeden bakmaya ve onları küçücük bir karınca sürüsü gibi görmeye alışmış bir başkasına ise kendisinin de aslında herkes gibi alelade bir insan olduğu gerçeğini gün aşırı tartıştığı, sürekli didişip durduğu asi ruhlu eşi yahut haylaz çocuğu anımsatıyor.
“Dinsizin hakkı
ndan imansız gelir” sözünü doğrularcasına.
Onca varı tek bir yokun nasıl olup da bir anda anlamsız kılabildiğini, tek bir incirin nasıl olup da kocaman bir çuvalıberbat edebildiğini aklı almıyor bir türlü.
“Hayat ne kadar da adaletsizmi
şsin” demek istiyor, belki de hayatında ilk defa!
Benim gibi birine bu yapı
lır mı dercesine!
Bir an için yürek yakan bir ızdırap içinde, dış dünyaya karşı ördüğü, “Ötesi bana lazım değil” dediği o yüksek enaniyet taşlarından örülü yüksek rakımlı duvarların ardındaki yaşamın o güne dek hep başkaları için olduğunu sandığı dayanılmaz acımasızlığı altında titreye titreye dizleri üstüne çöküyor.
İki büklüm olup kalı
yor.
“Yolum bunlarla fersah fersah uzak” dediğ
i kişilerle nasıl olup da böyle bir kavşakta kesişebildiğini, “Onlar kim ki, sıfır onlar” diyerek küçümsedikleriyle nasıl olup da aynı yuvarlak potanın içinde eriyebildiğini, acının acımasızlığında ve şan - şöhret, makam - mevki tanımazlığında nasıl olup da eşitlenebildiğini anlamaya çalışıyor.
Aklı alsa da gönlü kabul etmek istemiyor bunu.
Olmaz diyor. Olmaz! Olamaz! Olmamalı
!
Ben farklıyım! Ben filan Bey’im çünkü! Ben çok önemli biriyim!
Yok! Nafile! Hiçbir şey değişmiyor.
Kendisi yoksa mutlaka bir
şeylerin eksik kalacağını sandığı o vefasız dünya yine aynıbildiği çizgide dönmeye devam ediyor. Umarsızca! Umursamazca!
Sanki, “Sen bir karınca bile değilsin benim gözümde” dercesine! Yine gidenler gitmeye, dönenler dönmeye devam ediyor. Güneş yine saatini şaşmadan doğuyor her sabahki yerinden. Mevsimler yine derin bir saygı içersinde birbirlerini izlemeye devam ediyor!
Her
şey aynıeskisi gibi bir an olsun tereddüte dahi düşmeden tıkır tıkır işliyor yine.
“Eyvah” diyor!
“Galiba ben bu vefası
z dünyada bir virgül bile değilmişim!..” Oysa bir virgül olmadığında eksikliği ait olduğu cümle içinde hemen belli oluveriyor...”
“Allahı
m, yoksa bütün sahip olduklarım da bir “nokta” mıydı sadece!”
Ufak bir sessizlikten sonra yanı
ldığını, yenildiğini anlıyor. Hem de çok kötü yenildiğini.
Bir şarkı sözünü anımsıyor: “Hayat bana yalan söyledin” diye mırıldanıyor, takati kesik dudaklarının ucuyla, usulca!
İlk defa, evet ömründe ilk defa boynu bir virgül gibi kı
vrılarak önüne düşüyor.
Herkes gibi etten ve kemikten olduğunu sanki ilk kez keşfediyormuşçasına duyumsuyor.
Yüreğ
inin en ücra derinliklerinden işitiyor bu sessiz çığlığı.
Bir süre sonra yürüyü
şündeki adımlar değişiyor.
İlk defa verilen bir selamı, her zamanki gibi küçümseyip geçmeden bu sefer alıyor.
Kafasını usulca sallayarak da olsa...
Çok zor olsa da yapabiliyor bunu!
Hatta usul usul, hafiften gülümseyen bir çehre ile kendisi de selam vermeye ba
şlıyor çevresine.
Bir süre önce acıda eşitlendiği o son derece “sıradan” kişilerle mutlulukta da eşitlendiğinin farkına varıyor.
Kendisinin aslı
nda kendi elleriyle ördüğü o enaniyet soğuğundan donmuş buz gibi duvarların ardındaki loş ve yapayalnız dünyasında değil, insanların içinde, onlar gibi olmakla, mesela selam vermekle, verilen selamı aynı sıcaklıkta almakla, güler yüzle, tatlı dille, yardım etmekle, gitmekle, gelmekle, vermekle, almakla..., velhasılı herkes için olan o son derece basit şeylerle mutlu olduğunu görüyor.
pkı herkes gibi!
Herkes gibi olduğuna iyice inanmaya başlıyor. Hatta herkes gibi olduğuna üzülmek şöyle dursun seviniyor bile.
Herkesin her
şeyleriyle ne bir fazla ne de bir eksik, aslında herkes gibi olduğunu, evet herkes gibi sadece ve sadece bir “insan” olduğu gerçeğini görüyor.
Mutluluğ
un da mutsuzluğun da... Her ama her şeyin her kese aynı mesafede, hemen yanıbaşında durduğunu düşünüyor ve görünüşteki o yaman eşitsizliğin altında nasıl da çok ince bir adaletin gizli olduğunu keşfetmenin hoşnutluğuyla yaşamına belki kaldığı yerden ancak çok daha farklı bir serüven içinde devam etmeye söz veriyor.
Bu, konusu acı
ve pişmanlık, öğretmeni de yaşam olan ömür gününün son dersinden şu özeti çıkarıyor:
“Ya
şam, sonradan uydurulan suni farklılıklara uzun süre tahammül etmiyor. Eninde sonunda herkesi “sıfır” yuvarlak potasında ne de kolay eşitliyor.”

Psk. İzzet Güllü

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Mutluluk Üzerine Yazılar: İki Farklı İnsan Ve İki Farklı Yaşam Portresi ile İlgili Kavramlar : mutluluk, mutlu, mutlu olmak
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Mutluluk Üzerine Yazılar: İki Farklı İnsan Ve İki Farklı Yaşam Portresi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Psk.İzzet GÜLLÜ Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Depresyon Yalanları
  • Biblioterapi: Takıntılarla (Okb, Vesvese Vb.) Başa Çıkma Yazısı
  • Psikologların Hep Gözardı Edilen Esas İşlevi
  • Biblioterapi Ve İyi Bir Cevap
  • Psikiyatri Ve Bonzai İlişkisi
  • Psikolog Psikiyatristin Hemşiresi Değildir
  • Uzmanlardan Karne Yalanları
  • Gereksiz Antibiyotik Kullanımı
  • Yeni Psikolog Yönetmeliği Mesleği Bitiriyor Mu?
  • Stresine Sahip Çık (Malı Mı)
  • Gençlerde Mutsuzluk: İki Gencecik Kızı Suya İttiler
  • Psikiyatri Cani Ve Sapık Aklama Branşına Dönüşmemelidir
  • Böyle Ruhsal Yardıma Böyle Cinnet
  • Bir Psikoloğun Cinneti Özelinde: İnsan Neden Cinnet Geçirir
  • Türk Kadınının Kusurları
  • Çocuğunuzdaki Dikkat Bozukluğu Mu Yoksa Dikkat Dağınıklığı Mı
  • Belki Keramet Öbür Firmanın Markasındadır
  • Kapalı Bir Toplumda Açık İletişim: Nedir, Faydaları Nelerdir
  • Bazen Hayattan Nefret Etmek Kötü Bir Şey Midir
  • Psikiyatrinin Topluma Ve Sağlığımıza Verdiği Diğer Zararlar
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Erken Yaşta Evlilik Ve Nedenleri , Nazlı ÇALIŞKAN
  • İntihar Nedenleri, Risk Faktörleri Ve Tedavisi , Nihan DİKME
  • Eksiklik Kendi Öz'ümüzde - Olumsuz Huyların Altında Yatan Korkular , Ümit AKÇAKAYA
  • Anaokuluna Alışma Süreci , Duygu KARAKULAK TAKVİM
  • Çocuğun İtaat Davranışına Dikkat Etme , Barış Emre GÜNEMRE
  • Travmaların İzleri Silinebilir Mi? Mucize Yöntem Emdr Terapi , Gülçin Dönmez FİDAN
  • Geçmişten Günümüze Saldırganlığın Etkileri , Kamil ERTEKİN
  • Çocuklarda Dil Gelişimi , Mehmet UYAR
  • Çocuğumuz İyi Olsun İsterken , Eylem OKDEMİR OYLUM
  • Yapıcı Düşünce , İlkten ÇETİN
  • Olumsuz Beden Algısı Ve Etkileri , Işınsu GÜNDÜZ
  • Eşimin Davranışlarını Nasıl Değiştiririm? , Serra AĞIRAKÇA DİNÇ
  • Yaşam Bir Yolunu Bulur... , Dr.Murat SARISOY
  • Yalnız Mısınız? Yanlız Mı? , Dr.Murat SARISOY
  • Akılsız Telefonlar, Akıllı İnsanlar , Dr.Murat SARISOY
  • Aldatılmanın Acısı Biter Mi? , Dr.Murat SARISOY
  • Ayrılık , Şeyma KAMA
  • Fırtınalı Dönemin Adı : Ergenlik , Vildan SARAK
  • Çocuklarda Takıntılar- Obsesif Kompulsif Bozukluk , İlay AKTOPRAK
  • Stres Ve İş Stresi Kavramlarına Genel Bir Bakış , Ebrar YENİCE KANIK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    20:59
    Top