TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Panik atak ve kalp krizi

Dr.Nihat KAYA
İstanbul
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi3 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 2 Makalesi varMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 9902,

* Yayın Tarihi : 01-12-2007 - 15:05 (2488 gün önce),

* Ortalama Günde 3.98 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 18339 , Kelime Sayısı : 2017 , Boyut : 17.91 Kb.
Panik atak ve kalp krizi

PANİKATAK VE KALP KRİZİ İLİŞKİSİ

(Panik atak sırasında kalp krizi geçirebilir miyim?)

Panik atak krizi yaşayanların çoğunluğu o anda kalp krizi geçirdiklerini düşünür ve büyük korku yaşarlar.

Hele, hele bir yakını,arkadaşı kalp krizi geçirmiş yada krizden ölmüş ise kişinin korkusu ve evhamı daha da artar.Sürekli kalbinden gelen’’seslere kulak verir’’..

Panik atak anında;

-Göğüste sıkışma,yanma,batma,ağrı,
-Sol kola vuran ağrı ve uyuşma,
-Çarpıntı ve kalbin göğüs kafesinden fırlayacak gibi olması
-Nefes darlığı ,
-Terleme,ateş basması,
-Mide bulantısı belirti ve şikayetleri olur.

Bu belirtilerin bir kısmı kalp krizinde de yaşanmaktadır.Ve de kişinin kalp bölgesinde bu rahatsızlıklar yaşandığından haklı olarak insanların aklına, kalp krizi gelmektedir.
Bu nedenle çoğu panik atak hastası,krizi geldiğinde hemen bir kardiyologa,dahiliyeciye yada acil servise baş vurur.

İlk defa geçirilen panik atak da daha dramatik anlar yaşanır.Yaşamında hiç ciddi bir sağlık sorunu yaşamamış birisinin aniden şiddetli bir çarpıntı,nefes darlığı ve kalp bölgesinde baskı hissetmesi’’eyvah kalp krizi geçiriyorum,ölüyorum’’şeklinde algılanır.Hata yanında kim varsa ona vasiyetini söyleyen bile olur.

Acil öyle bir telaş,korku,panikle girilir ki adeta’’ortalık ayağa kaldırılır’’.Doktorların ve diğer sağlık personelinin’’yavaş davranması’’öfkelenmeye sebep olur.
‘’Ben burada can çekişiyorum şunların rahatlığına bakın Allah aşkına…’’diye söylenilir.
Hemen kalp elektrosu çekilir(EKG)kan ve idrar tahlilleri yapılır.Sonu璒temizdir.’’Doktorlar’’bir şeyin yok’’derler.Hem sevinilir,hem de şaşkınlık yaşanır.Beş dakika önce’’yetişin ölüyorum’’diyen insanın ‘’bir şeyi yokmuş.’’
Bu şaşkınlıkla eve dönülür.Fakat panik atak yaşayan insanın içi rahat değildir.
‘’Ya yine o lanet nöbet gelirse’’diye bir korku kaygı yaşanır.
İlk panik atak nerede(alışveriş merkezi,toplu taşıma araçları,asansör,toplantı tatil,cami..)olmuşsa bir daha o yere gitmek orda olmak istenmez.
Eğer panik ataklar tekrarlarsa yine acillerin ve doktorların yolu tutulur.Bu sefer daha detaylı kalp tetkikleri yaptırılır.(eforlu EKG,holter hatta anjio yaptırılır.)Ayrıca bilumum kan ve röntgen tetkikleri yaptırılır. .

Kişilik olarak evhamlı ve kendini dinlemeye yatkın ve hastalanmaktan aşırı korkan insanlar;bazen doktorlara bazen tahlillere güven duymaz ve farklı yerlerde de yaptırırlar.Bazen birkaç değişik doktor ve hastaneden benzer tahlil ve tetkiklerden onlarca yaptırılır.
Acaba bunlar bendeki hastalığı göremedi mi?anlamadılar mı?atladılar mı?diye şüpheler olur.
Eğer gidilen doktor evhamlı titiz bir doktorsa,yada ahlaki olarak zayıf ve hastayı istismar eden bir doktorsa,tahlil ve tetkik sayısı her geçen gün artar.Hastanın kafası iyice karışır,bazen panik unutulur.Tahliller arasındaki farklılıklar,muayene bulgularındaki yorumlar karmaşa yaratır.Bazı insanlar bu durumda hastalık hastası olur.Panik ikinci planda kalır.

Günün birinde’’işini iyi bilen bir doktor’’ ‘’sizin fiziksel bir şeyiniz yok,ama psikiyatrik bir problem bu,psikiyatriste gidin’’demesiyle kişi doru adresi bulur.Fakat yine bazı panik hastalarının aklı bu işe ermez.

‘’Basbayağı kalbim çarpıyor,tıkanıyorum,göğsümde ağrılar,uyuşmalar oluyor.Bu nasıl psikolojik olabilir?Neredeyse ölümle burun buruna geliyorum…’’Diye şüphe ve çelişki yaşar.

Allah’tan son yıllarda medyada panik atak çok işlendi.Çok insan panik atak yaşadığını medyadan ve internet sitelerinden öğrenmeye başladı.
Panik atak özellikle büyük şehirlerde ‘’atağa geçti’’Panik atak adeta moda ve medyatik bir hastalık oldu.Bu sayede yaşayanlar diğer yakalananlara kendi yaşadıklarını anlatıp,paylaştıkça insanlar yalnız olmadıklarını anladılar.Tedaviden yararlanan hastalar, kendi doktorlarını onlara da önerdiler.
Tedavi olanlar anladılar ki,panik atak sırasında kalp krizi geçirilmiyor.Ama hep çok hafif bir kuşku da oluyor.’’Acaba?’’

Esasında panik atak krizi değil,panik atak tedavisi görmemek, ileride kalp-damar sistemi hastalıklarına yakalanma riskini artırmaktadır.
Yapılan araştırmalarda tedavi görmeyen panik bozukluk hastalarının%20-25 arasında kalp-damar hastalıklarına yakalandıkları saptanmıştır.
Sürekli kaygı ve korkuyla kalp yorulur.Bir de kaygıya bağlı kolesterol yüksekliğiyle zamanla koroner damarlarda tıkanma riski artar. Panik bozuklu hastaların %30-40 da kolesterol düzeyi normalin üstüne çıkabilmektedir.Aşırı kolesterol de damarları tıkayarak kalp krizi riskini artırmaktadır.Tedavi olmayan panikli hastalar da kroner arter hastalığına bağlı ölümler üç kat daha sık görülmüştür.
Panik bozukluk tedavisi olanlar kalp krizi risklerinden birini ortadan kaldırıyorlar demektir.

Tekrar belirtelim panik atak anında kalp krizine bağlı ölüm olmaz.Kişinin kalbinde bir sorun varsa,ve de panik atağı varsa o takdirde kalp krizi geçirme riski artar.Ama tek başına Panik atak kalp krizine yol açmaz.

PANİK ATAKLA KALP KRİZİ ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?

PANİK ATAK DA YAŞANANLAR:

-Önce çarpıntı başlar.
-Zaman,zaman göğüste,kalp üstünde ağrılar olur,saplanıp geçer kısa sürelidir.
-Dikkat dağıtılınca,hareket edince,efor sarf edince geçer.
-Dinlenince artar.
-Çarpıntı dinlenince artar.
-EKG de kalp hızında artış olur.(Taşikardi)
-Başka bir bozukluk olmaz.
-Ağrıyan yer parmakla gösterilir,sınırlı bir alanda ve geçicidir.
-Ağrı yayılmaz ve gelip geçicidir.
-Çoğunlukla tansiyon yükselir.
-Bulantı hissi olabilir.
-Kusma olmaz.


KALP KRİZİNDE YAŞANANLAR:

-Çarpıntı göğüsteki ciddi,ağır bir ağrı krizini takip eder.
-Ağrı göğüsün ortasındadır.Ve süreklidir.
-Hareket ve eforla ağrı artar.
-Dinlenince azalır,yada geçer.
-Çarpıntı dinlenince azalır.
-EKG (Elektrokardiyografi)de,kalp ritminde anormallikler saptanır.
-Göğüs ağrısı çok şiddetli ve 15-20 dakikadan uzun sürer.Müdahale edilmediğinde 5-6 saat dahi sürebilir.
-Ağrı gittikçe artar tüm göğse yayılabilir.
-Pozisyon değiştirince ağrının yeri değişmez.
-Ağrı çeneye,boğaza,sırta veya mideye doğru yayılabilir.
-Çoğunlukla tansiyon düşer.
-Bulantı ve kusma olur.

Toparlarsak;panik atak anında kalp krizi geçirildiği hissi ve korkusu aşağıdaki nedenlere bağlıdır:
-Panik anında yükselen adrenalin ve benzeri katekolaminler,İrade dışı çalışan kalp kaslarını uyarır.Kalp hızlanır.Kaslardaki gerilime bağlı sinir uçlarının baskı altında olması gibi nedenlerle göğüste gelip gidici,kısa süreli ağrılar olur.
-Çarpıntı,ağrı gerçekten var ve yaşanır.Fakat bu belirtilerin beyinde değerlendirilip,anlamlandırılmasında hata vardır.Yani bilginin izlenmesi sonucu yanlıştır.
-Bu belirtiler kalp krizi habercisi veya belirtisi gibi algılandığından’’eyvah kalp krizi geçiriyorum’’korkusu başlar.’’Tehlikeli,ciddi bir durumla karşı karşıyayım’’yorumu kişiyi çare aramaya iter.Yeni ‘’sanal kalp krizine’’karşı bir savunma,korunma,onu defetme mücadelesi başlar.
Çünkü insanoğlu tehlikeli bir durumla karşılaştığında ya kendisini savunacak,mücadele edecek yada kaçacaktır.
Kalp krizi geçiren ve de ölen bir yakın akraba,arkadaşda olmuşsa;yada ailede genetik olarak kalp krizleri yaygınsa kişi panik atağını kolaylıkla kalp krizine yorabilir.
Bu yorumla korku doğunca kısır döngü başlar;korkuya,tehlike algılamasına tepki olarak kandaki adrenalin miktarı daha da yükselebilir.Adrenalin yükselince kalp daha çok atmaya,bazen tansiyon yükselmeye başlar.Bütün vücudu içine alan titreme,sarsılma,terleme,titreme bazen soğuk terleme olur.Ağız kuruluğu,baş dönmesi,gözlerde kararma,boşluk hissi,hemen düşüp bayılma hissi olur.Bir de göğüsteki batıcı,gelip gidici,bazen biraz acılı sürebilen ağrılar’’kesin kalp krizi geçiriyorum’’diye algılanır.
Daha sonraki günlerde çarpıntı yapıcı normal-fizyolojik durumlarda,başka nedenlerle de panik atak başlayabilir.Çünkü; çarpıntı artık panik atağı ve de geçirilen bir kalp krizinin habercisi gibi değerlendirilir.

HANGİ DURUMLARDA KALP NORMALDEN FAZLA ÇALIŞIR:

-Yemeklerden,özelliklede ağır yemeklerden sonra alınan besinlerin mide de hazım edilmesi için mevcut 5 litrelik kanımızın daha fazlasının mide bölgesine gönderilmesi gerekmektedir.Kalp gerekli enerjiyi kanla mideye gönderir.Bunun içinde kalbin daha çok çalışması gerekmektedir.
-Uzun süren açlık durumları için adrenalin,büyüme hormonu vs.yükselir ve karaciğerde yağ ve proteinlerden şeker imal edilmeye başlanır.Yükselen adrenalin çarpıntı yapabilir.Çünkü uyarıcıdır.
-Spor yaparken.
-Seks esnasında.
-Ve diğer efor gerektiren durumlarla da enerji gereksinimi arttığı için kalbin daha çok çalışması gerekir.İstirahat halindeki hücrelerin ve organların enerji ihtiyacıyla,efor durumlarındaki ihtiyacı tabi ki farklıdır.İhtiyacı olan yerlere daha fazla kan gönderilmesi gerekir.Bu da kalbin dakikadaki atış hızını artırmasıyla mümkündür.Sirkülasyonun artması gerekir.
Şöyle düşünün,maratondasınız normal yürümeyle yarışa katılamazsınız,koşmanız gerekir…
Aceleniz oldu bir yere çabuk yetişmeniz gerekli ne yaparsınız?Hızlı, hızlı yada koşarak gidersiniz.O an ona ihtiyaç vardır.
Kalpte ihtiyaç durumlarında’’ koşar’’Anne karnında 4 haftalıkken atmaya başlayan kalp bir ömür boyu hiç durmadan atar…Çok güçlü bir organımızdır.Bazen günlerce dakikada 200 atabilir.Sağlam bir kalp için hiç sakıncası yoktur…
-Heyecan,sevinç,korku anlarında da çarpıntı olabilir.Adrenalininiz yükselmiştir.Korkudan altına işeyenler olduğu gibi aşırı sevinç,gülmede de işenebildiğini unutmayalım.
-Aşırı yorgun,uykusuz kalındığı durumlarda
-Kansızlık durumlarında
-Boynun ön bölgesindeki Tiroit bezinin aşırı çalışması durumun dada çarpıntı olabilir.
-Aşırı çay,kahve,kolalı içeceklerde içerdikleri kafein nedeniyle çarpıntı yapabilir.
-Bazen günde 5-10 fincan kahve içen insanlarda kahveyi kestiklerinde paniği vs. kalmaz.
-Ateşli hastalıklarda da 1 derecelik atışa,kalp 18 defa fazla atarak cevap verir.
-Bazı tansiyon düşüklükleride çarpıntı yapabilir.
-Alkolde fazla kullanıldığında çarpıntı yapabilir.Uzun süreli alkol kullanımında panik atağa ve depresyona yol açabilir.
-Tatil yapmamak ve yoğun stresli iş yaşamları da çarpıntı yapabilir.
-Gizli şekeri olanlarda da ani şeker düşüklükleri hem çarpıntı hem de panik atağa yol açabilir.
-Aceleci,telaşlı,sabırsız,sıkıntılı,sinirli kişiliklerde de çarpıntı olabilir.
-İş yerine evimizdeki sorunlarda stres yaparak çarpıntıya yol açabilir.
-Kalp hastalıklarına bağlı çarpıntılar konumuz dışında olduğundan değinilmemiştir.
Zaten panik ataklılar,yani sizler defalarca kalp uzmanlarına gidip muayene oluyor.Her türlü kalp tetkiklerinizi yaptırıyorsunuz.Kalbinizde hiçbir şey olmadığı hep size söylenmektedir.
Onun için kalp hastası olmadığınızdan kafanızı karıştırmayın.Çünkü panik atak hastası okuduğu her sağlık haberinden,olumsuz olaylardan etkilenir ve kendisinde de benzer belirtiler ortaya çıkar.Adeta mıknatıs gibi her şeyi çekersiniz.

KALBİMİZİ TANIYALIM

Panik atak hastalarının çoğunluğu atak sırasında kalp krizi geçirdiklerini düşünürler dedik.Yadırganacak bir şey yok aslında.Belirtiler ufak nüanslar hariç çok örtüşüyor.Ancak bu farkları bilmek ayrıntılı muayene ve kalp tetkiklerinden geçirmekle insan ikna olabiliyor.

Mademki kalp krizinden korkuyoruz o halde sizlere biraz kalbimizi tanıtmak ve hangi durumlarda(risk faktörleri nelerdir?)Kalp krizine yatkın oluruz.Onları anlatmak istiyorum.

Çünkü bir çok hastama kalbin yapısı,çalışması ve risk faktörlerini anlattığımda ciddi olarak rahatlama görüyorum.

KALBİN İŞLEVİ NEDİR?

Kalp anne rahminde 4 haftalıkken atmaya başlar.İnsanoğlu son nefesini verdiğinde de durur.Yani bir ömür boyu çalışır.Biz uykudayken de bir dakika bile durmadan sürekli kan pompalar.Bizim gibi yorulunca mola vermez…

Kalp kaslarımız irade dışı çalışır.Otonomdur…Vücudun genel genetik programına göre,bizim için ne şekilde çalışması gerekiyorsa öyle çalışır.
Kalp 24 saatte ortalama 100,000 kere atar.

Kalp kası gündelik yaşamdaki bir çok fiziksel ve psikolojik sorunla başa çıkabilecek kapasitede yaratılmıştır.Çok güçlü bir organdır.

Kalbimiz dakikada 60-80 defa tüm vücuda kan pompalar.Bu kan atardamarlar vasıtasıyla tüm organlarımıza,hücrelerimize gönderilir.Vücudumuzun normal faaliyet göstermesi için başta oksijen ve enerjiye ihtiyacı vardır.İşte bunu sağlayan kandır.Kan hayattır.Aldığımız oksijen,yediğimiz gıdalar,içtiğimiz su vs…Akciğerde,midede gerekli işlemlerden geçtikten sonra kana karışmaktadırlar.Kan bir dağıtım şebekesidir.Bir şehrin su kaynağından bütün şehre borularla suyun dağıtılması gibi düşünebilirsiniz.Merkezden su pompalanır önce büyük vanalara,sonra küçük,küçük borularla evimizin iş yerimizin içindeki musluklara kadar gelir.
Kalbimizin yeterli pompalama işlemi için enerjiye ihtiyacı vardır.Kalbin atardamarları(Koroner damarlar) kalpten aldıkları kanla kalbi besler ve ona enerji taşırlar.

KORONER DAMARLAR NEDİR?

-Kalbi besleyen damarların adıdır.
-Kalbe enerji ve oksijen taşırlar.
-Koroner damarlar kalpten çıkan ana arter (Aort) den doğarlar.
-Dalları ile beraber 3 önemli koroner atardamar vardır.
-En önemlisi 2 ana dala ayrılan sol koroner arterdir.
-Bir de sağ koroner atardamar vardır.
-Kalp kasının kan ihtiyacı büyük oranda sol koroner atardamar tarafından karşılanır.
-Koroner damarlarımızı büyük bir ağaca benzetebilirsiniz.
-Koroner ana damarlar saman çöpü,maydanoz sapı kalınlığındadır.
-Damarların içinden dakikada bir su bardağı kadar kan geçer.Fiziksel bir aktivite durumunda kan miktarı 3 katına çıkar.
-Sol koroner ikiye ayrılır.Bir dalı;kalbin önünü ve sol alt tarafını besler.Diğeri ise yan ve arka tarafı besler.
-Koroner arterlerin iç yüzeyi pürüzsüz düz ve kan akımını kolaylaştıran’’endotel’’hücreleriyle kaplıdır.
Koroner damar iç yüzeyi (endotel)hasar görürse kan akımı girdaplı olur.Çünkü iç yüzeyde tıpkı bir asfaltdaki çukurlar,tümsekler gibi bozukluklar olur.Damar pürüzsüzlüğünü yitirdiğinden kalınlaşmış olur.
Yüksek tansiyon,sigara içimi,kötü beslenme alışkanlığı,yüksek kolestrol ve yağlar,hareketsizlik,şişmanlık,stres nedeniyle endotel hasar görür,koroner kalınlaşır.Bunun sonucunda da;
-Kalp anjinası(koronerlerin daralması sonucu kalp kasının geçici olarak kısa bir süre için oksijensiz kalması.Egzersiz,aşırı heyecan,öfke buna neden olabilir.)
-Kalp krizi,
-Aritmiler,
-Kalp yetersizliği ortaya çıkabilir.

KALP NASIL ÇALIŞIR.

Kalbimiz elektriksel bir sistem tarafından kontrol edilir.Kalbin hangi durumlardan ne hızla çalışacağı bu elektriksel sistemle ayarlanır.
Kalbin kasılmasına yani temiz kanı pompalaması sistol,gevşeyip toplardamarlardan gelen kirli kanı almasına diastol denir.
Büyük tansiyon sistolik,küçük tansiyona diastolik denir.

KALBİMİZDE NELER VAR?

-Kalp iki kulakçık,iki karıncıktan ibarettir.
-Sağ kulakçık ile sağ karıncık arasında trikuspit denen kapak
-Sol kulakçıkla sol karıncık arasında mitral kapak vardır.
-Ayrıca sağ karıncıktan ve akciğere kirli kanı götüren ‘’pulmoner damarın’’başlangıcında da pulmoner kapakçık vardır.
-Yine sol karıncıkta toplanan temiz kanı vücuda dağıtan ana atardamar.Aort başlangıcında da aort kapağı vardır.
-Kirlenen kan toplardamarlarla sağ kulakçığa(atrium) gelir.
-Akciğerde temizlenmiş kanlar sol kulakçıkta toplanır.(Atrium)
-Sağ ve sol atrium aynı anda boşalır.(trikuspit ve mitral kapak aynı anda açılır.)
-Sağ atriumdan,sağ ventriküle(karıncığa,sol atriumdan sol ventriküle(karıncığa)boşalan kan iki ventrikülün aynı anda kasılması ile basınçla trikuspit ve mitral kapakları kapatır.Önlerindeki pulmoner ve aort kapaklarını açarak kanı boşaltırlar.Sağ karıncık kanı temizlenmek üzere akciğere yolculuk eder.Sol karıncıktaki kan da aort damarlarıyla ve daha başka kollara ayrılarak,bütün vücuda oksijen ve enerji götürür.
-Sağ atriumla sol atriumu;sağ ventrikülle sol ventrikülü birbirinden ayıran bölümler vardır.

KALP KRİZİ NEDİR ?

Panik atak hastalarının ‘’eyvah!kalp krizi mi geçiriyorum?’’şeklindeki duyumsama ve algılamaları büyük bir telaş ve korku yaratır.Bir çok hasta o anda öleceğini hisseder.Fakat isterse 100-500 panik atak yaşasın yine de ölmez.
Kişi yıllarca tedavi olmayıp stres altında kalırsa,tabiki kriz yaşamaya aday olur…
Şimdi sizlere kalp krizi nedir?ve kimler kalp krizi açısından riskli gruba girer onları açıklayacağız.
Kalp krizi önceden bahsettiğimiz kalbi besleyen koroner damarların tıkanması sonucu oluşur.Yıkanan damarın suladığı(kanlandırdığı)kalp kası bölgesi nekroze olur(canlılığını yitirir)kalbin bu bölgesi işlevsiz kaldığından kriz anında söz konusu belirti ve şikayetler olur…

Kimler kalp krizine yatkındır?

-Aşırı şişmanlık
-Yüksek kolesterol düzeyi özellikle ldl(kötü huylu kolesterol)yüksekliği
-Diyabet(şeker hastalığı)
-Hipertansiyonlular
-Sigara ve aşırı alkol kullanımı,kokain benzeri bazı uyarıcı uyuşturucu maddeler
-Hareketsiz tembel bir yaşam
-Aşırı stresli ve öfkeli bir yaşam sitili.Sosyal yalnızlık.
-Genetik faktörler
-Uzun süreli doğum kontrol hapları kullanmak

Yukarıdaki risk faktörlerinin birini yada bir kaçını taşıyan insanların kalp uzmanına giderek;muayene olup tetkiklerini yaptırması gerekir.
Gerekli tedbirler alındıktan sonra asla korkmamak gerekir.Diyelim ki aşırı şişmanlık ve kolesterol yüksekliği sorununuz var uygun bir diyet ve egzersiz programıyla bu riski ortadan kaldırabiliriz…
Panik atak hastalarının büyük çoğunluğunun,defalarca yaptırdıkları çek-ap larında bir bozukluk saptanmaz,bir çok hastamız defalarca EKG,kan tahlilleri vs. yaptırmış ve bir şey çıkmamıştır.Bazılarında kolesterol stresse bağlı olarak yüksek çıkabilir.Panik anında tansiyon yükselebilir.Fakat panik tedavisiyle her şey normale döner.

Neticede;panik atak esnasında yaşananlar kesinlikle kalp krizi değildir.
İlk defa panik atak yaşayan birisinin aklına kalp krizi gelmesi çok doğaldır.Ancak ayrıntılı tetkik,tahlillerden ve muayeneden geçtikten sonra ‘’işi bitirmek’’ gerekiyor.Yani,fiziksel olarak;şikayetlerinizin,yaşadıklarınızın bir açıklaması yoksa,’’bir şeyiniz yok’’deniyorsa asla vakit geçirmeyin.Adres psikiyatridir.Bir durum fiziksel-organik kökenli değilse ve net bir şekilde bu ifade ediliyorsa neden psikolojik-psikiyatriktir.
Her psikiyatrist panik atağı tanır.Bu nedenle kendinize en yakın ve kolay ulaşabileceğiniz bir psikiyatrist bulup tedavi olun.
Aksi takdirde,doktor,doktor dolaşıp tonlarca tahlil-tetkikler yaptırırsınız…Zamanla hastalık hastası olursunuz…İçinize kurt düşer’’acaba tahlil yanlış mı çıktı,tahliller karıştı mı,doktor yanlış mı değerlendirdi’’gibi bir çok evhamla baş başa kalırsınız…Maddi manevi tükenirsiniz.Onun için,kalple ilgili tetkikleriniz normalse asla vakit geçirmeyip psikiyatriste gidin…


Uz.Dr.Nihat Kaya

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Panik atak ve kalp krizi ile İlgili Kavramlar :
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Panik atak ve kalp krizi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Nihat KAYA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Zamana Karşı Bir Savaş …..Botoks-Dolgu Uygulamaları , Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ
  • Çocuklarda Göz Sulanması Ve Nazolakrimal Kanal Tıkanıklığı , Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ
  • Genital Enfeksıyonlar,kasık Ağrıları,hpv , Dr.Ayşe DARAMA
  • Hamileliğe Karar Verince Yapılacaklar,gebelikde Kanama Ve Düşükler , Dr.Ayşe DARAMA
  • Kronik Sinüzit Nedir Ve Akupunkturla Tedavisi Nasıldır? , Dr.Mehmet Salih ÖZAYTÜRK
  • Çocuğun Yaşına Uygun Oyuncak Seçimi , Dr.Ali MUSLU
  • Beyincik Sarkması, Beyincık Fıtığı Veya Chiari Sendromunda Güncel Tedaviler , Prof.Dr.Kadir KOTİL
  • Çocuklarda Yüksek Ateş Ve Ateşli Havale(Febril Konvülzyon) , Dr.Ali MUSLU
  • Bağımlı Kişilik Bozukluğu , Dr.Sevilay ZORLU
  • A-Z: Botox (Botulinum Toksin-A Uygulamaları) , Doç.Dr.Nedim SARIFAKİOĞLU
  • Silikonla Meme Büyütme: En Çok Merak Edilen Ve Sorulan “22 Soruya Cevap” , Doç.Dr.Nedim SARIFAKİOĞLU
  • Bitkisel İlaçlar , Vitaminler , Beslenme Destekleri , Dr.Kenan ERTOPÇU
  • Bebek Ve Çocuk Beslenme Listeleri , Dr.Sibel KILIÇASLAN
  • Omega-3 Ve Omega-6 Yağ Asitleri Ve Sağlıklı Beslenme , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Akupunktur İle Boyun Fıtığı Tedavisi , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Akupunktur İle Tüp Bebek Destek Tedavisi Ve Gebelik Kusması , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Gıda İntoleransı İle İlgili Sorular Ve Cevapları , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Önemli Psikiyatrik Hastalıklardan Özetler , Dr.İbrahim ATEŞ
  • Akupunktur İle Sigara Bırakma Tedavisi , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Akupunktur İle Bel Fıtığı Tedavisi , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    17:22
    Top