2007'den Bugüne 85,241 Tavsiye, 26,655 Uzman ve 18,979 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Terapide Hikaye Kullanımı
MAKALE #4481 © Yazan Psk.Dnş.İlksen GÜZELCİK | Yayın Şubat 2010 | 10,595 Okuyucu
TERAPİDE HİKAYE KULLANIMI

Birçok insan soyut psikoterapi ve teori kavramlarıyla karşılaşınca büyük bir yük altına girmiş gibi oluyor. Oysa terapinin anlaşılır olması önemlidir. Terapist ile danışan arasında bir aracı olarak kullanılabilen hikâyeler zengin bir yardım kaynağıdır.


Hikayeler terapist ile danışan arasında bir aracı gibidir. Bizim de kültür olarak hiç de yabancı olmadığımız bu hikâyelerin, başvuran için birer özdeşleşme zemini sunmasının yanı sıra koruyucu etkileri de olduğu göz ardı edilemez. Birçok hikâye insanlar arasındaki yanlış anlamalara ışık tutar, sorunların neden ve sonuçlarını açıklar. Hikâyeler en acı dersi bile tatlandıran ve ilginç kılan bir kaşık şeker gibidir.

Hikâyeler, metaforlar veya benzetmeler, değerlerin, ahlaki görüşlerin ve örnek davranışların insanların bilincine aktarılıp yerleştirilmesi için araç olurlar. Anlama mitolojik hikâyelerle, sözel imgelerle desteklenebilir

Hikâyeler; içeriklerini özümseyen, onlardan sonuç çıkarabilen, bu sonuçları içselleştirebilen danışanlar için birer tedavidir. Çünkü hikâyelerin ilaçla tedaviyle ortak yönleri vardır. Hikayeler uygun zaman ve şekilde kullanıldığında terapotik çabanın merkezi olup, tutum ve davranışlarda değişikliğe neden olabilir. Ancak yanlış dozda ve içtenliksiz bir biçimde ve ahlak dersi gibi verildiğinde tehlikeli sonuçlara yol açabilir.

Araştırmalar, beynin iki yarısının bilgiyi farklı sistemle işlediğini göstermektedir. Sol hemisfer; matematiksel işlemler, dil, mantık, analitik ve iletişimin sözel kısmından sorumludur. Yani aklı temsil eder.

Sağ hemisfer; bütüncül düşünce ve kavrayış, metaforik yaklaşım, hayal gücü, sezgiler, duygulardan sorumludur. Yani duygu ve fantezinin yeridir. Buna göre hikâye ve mitosların terapide kulanımı yeni bir değer taşır. Kişinin var olan yaklaşımlarında yapması istenen değişiklikler ancak sezgi ve fantezinin serbest bırakılmasıyla gerçekleşir. Akıl ve mantık tek başına sorunların üstesinden gelemediğinde bu yol terapotik olarak önem kazanır. Kişi fanteziye ulaşır ve hikayelerin imgeleri içinde düşünmeyi öğrenir. (1961 Watzlawick ve arkadaşları)

Hikâyeler danışan için özdeşleşme zemini oluşturur. Danışan kendisini iyileştirecek aklı, düşünceyi ve iç görüyü kendi üretebilir. Psikoterapist bu aklı, düşünceleri ve iç görüyü oluşturacak materyalleri danışana verirse, hem dirençle karşılaşmaz hem de danışan zorlanmamış olur. Danışan hikâye ile ilişkilendirerek kendi çatışma ve arzuları hakkında konuşur.

Dünyanın hipnozda harikalar yaratan doktoru Milton Ericson danışanlarına öyküler anlatırdı. Öykünün başlangıcı bazı yönleri ile danışanın sorunlarına benzerdi. Öykünün sonu ise bir bakımına “çözüm” içerirdi. Danışanın sorunu ile “öykü” arasındaki benzerlik ve bağ sorunun çözümü için gereken kaynağı sağlardı.

Erikson “hikaye anlatmayı” kullanarak danışanların bilinçli anlayış düzeylerinin ötesine geçiyor, bilinç dışının sorunu çözmek için harekete geçmesine çalışıyordu. Anlattığı hikâyeler aracılığı ile danışanların kendi içsel kaynaklarına kolayca ulaşabilmelerini sağlıyordu. Böylece insanların; sorunları çözülüyor, öz denetim güçleri artıyor ve daha sağlıklı bir kişisel gelişim sürecine girebiliyorlardı.

Bilinçaltı fikirlere, kelimelere, telkinlere ve cümlelere direnç gösterebilir ama hikâyelere direnç göstermesini bilmez. Çünkü hikâyeler danışanı tehdit etmez. Tersine insandaki değişime karşı doğal direnci ortadan kaldırır. Bir hikâyeye yanlış fikirleri de savunsa genellikle kimse karşı çıkmaz ya da çıkmayı akıl etmez.

Gizli telkinler vermekle bilinen Erickson psikoterapi sırasında, telkinleri çeşitli hikâye ve mecazların içine gizlice yerleştirirdi. Psikoterapi sırasında bu kelimeleri algılayan danışanın bilinçaltına gizli telkinler gönderilmiş olurdu. Böylece danışanın tüm hastalık direnci kırılırdı. Çünkü gizli telkine karşı danışanın bilinçli direnci daha az olmaktadır. Bu hikâyeler çoğunlukla şaşırtıcı ve hastanın tüm dikkatini toplayıcı özellikler taşır, arketipik örnekler içerirdi.

Mitolojik örnek bilinçli olarak kullanıldığında danışanın kendi dünyasından olmadığı ve zayıflıkların açığa çıkarılmasına bağlı direnci harekete geçirmediği için, hastaların çatışmalarına karşı yeni tutum geliştirmelerine yardımcı olabilir. Danışana veya onun kavramları ile değerlerine karşı gelmek yerine, hikâyeler aracılığı ile duruş noktasında bir değişiklik öneririz. Bu duruş değişikliği sonunda hastanın başkaları ile olan ilişkisinde tek taraflı kavramlarını görmesi ve onları yeniden yorumlayıp genişletmesine olanak tanır.

Hikâyeler sayesinde danışanlar aynı kavramlar hakkında değişik yorumlara rahatlıkla ulaşabilir, metaforların asıl anlamının gizli olması nedeni ile kendi bilgi ve anlayışlarını rahatlıkla yeniden inşa edebilirler. Böylece psikoterapi sürecinde danışanlara aktif bir görev verilmiş olur. Psikoterapistin direktiflerine bağımlı hale gelmezler.

Hikâyeler beklenmeyen, şaşırtıcı aynı zamanda gerçek ve pozitif çözümler sunar. Hikâyenin sunduğu çözüm danışan tarafından bilinç düzeyinde algılanmıyor olabilir. Beklenen bilinç düzeyinde bir anlam kazanması değil, bilinçaltı tarafından verilen mesajın alınmasıdır. Mantığa ve gerçeğe uymasa bile çatışmalarımızın dev bir sıçrayışla kafesinden kurtulmasını sağlar.

Hikâyeler aracılığı ile fikirlerin ve telkinlerin hatırlanabilirliği arttırılır. Terapist düşünceleri ve iç görüyü oluşturacak materyalleri danışana verirse, hem dirençle karşılaşmaz hem de danışan zorlanmamış olur. Hikâye aracılığı ile danışan kendisini iyileştirecek aklı, düşünceyi ve iç görüyü kendi üretebilir

Terapiye yönelik hikâyelerin hedefi örnek bir durum ile hayali özdeşleşmedir. İnsan etkileşiminde, yaşantısında ve bunların düşünce düzeyinde izlenmesinde, hikâyelerle yüzleşmeye bağlı belli süreçler vardır. Nossrat Peseschkian bunları hikayelerin ‘işlevleri’ olarak tanımlıyor.

Terapide hikaye kullanmak bakış açısı değişikliğini, olağan dışı ve olası çözümleri denemeyi destekler. Daha önceden bilinen durumlar yeni bir açıdan görülmeye başlanır. Bazen sorunu çözmek için gerekli olan yalnızca daha fazla bakış açısı değişikliğidir.

KAHVE TANELERİ

Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde bulunuyormuş.

"Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum" demiş.
Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı
"Olur" demiş çekine çekine.

Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış.
"Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana" demiş oğluna.
Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş...
Oğlu hepsinden ikişer tane vermiş babasına.

Adam iki havucu birinci kaba,
iki yumurtayı ikinci kaba
ve iki kavrulmamış kahve çekirdeğini üçüncü kaba
koymuş.

Her üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış.
Daha sonra kapları indirip yemek masasına buyur etmiş oğlunu.
Yemek masasında üç tabak duruyormuş.
Kaplarda kaynayan havuçları, yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara yerleştirmiş
Sonra oğluna dönüp sormuş: "Ne görüyorsun?"

Oğlu düşünürken açıklamaya başlamış.
"Havuçlar haşlandıkça aslını kaybedip yumuşamış.
Yumurtalar görünüşte baştaki gibi sert duruyorlar ama içleri katılaşmış.
Kahve taneleri ise olduğu gibi duruyor,
başta neyseler sonunda da öyleler..

Sonra asıl tavsiyesine sıra gelmiş:
"Evlilikte aşk ve şefkat birlikte olmalıdır.
Aşksız bir evlilikte her iki eş de şu gördüğün havuçlar gibi
birbirlerini tüketirler, eskitirler, pörsütürler.

Şefkatsiz bir evlilikte ise eşler birbirlerine ne kadar tahammül etseler de,
şu gördüğün yumurtalar gibi içten içe katılaşırlar, birbirlerinden uzaklaşırlar.

Aşkın da şefkatin de olduğu bir evlilikte ise,
şartlar ne olursa olsun, eşler tıpkı şu kahve taneleri gibi,
birbirlerinin yanında kalırlar, kendi kişiliklerini yitirmezler.

Kahve tanelerinin tekrar kaynatılmaya hazır olmaları gibi,
onlar da birbirleriyle baş başa uzun yıllar geçirmeye isteklidirler.

Oğlu aldığı bu dersten tatmin olmuşa benziyordu.
"Asıl ders bu değil!" dedi baba.
Oğlunun elinden tuttu, ocağın üzerinde bıraktığı kapların içinde kalan suları gösterdi.
"Havuçlardan ve yumurtalardan arta kalan suya bak...
İkisinde de bir tat yok "
Kahve çekirdeklerini çıkardığı kaptaki suyu
yavaşça bir fincana boşalttı.
Mis gibi taze kahve kokuyordu. Fincanı oğluna uzattı.
"İçmek istersin herhalde" dedi.
Oğlu kahvesini yudumlarken konuşmasını sürdürdü.
"Kahve çekirdekleri gibi
birbirlerini tüketmeyen eşlerin paylaştığı yuva da işte böyle olur.
Mis gibi, temiz ve huzur verici.
Herkesin fincanına koyup yudumlayacağı taze kahve gibi...
Çünkü onlar birbirlerini harcamayarak, birbirlerine aşkla ve
şefkatle davranarak hayata kendi tatlarını, kokularını ve renklerini katmayı başarırlar."



KAYNAKÇA:
•Pozitif Aile Terapisi. Nossrat Peseschkian
Çev. Merih Naim. Beyaz Yayınları. Ekim 1999. İstanbul.
•Günlük Yaşamın Psikoterapisi. Nossrat Peseschkian
Çev. Kıvılcım Teksöz. Ed. Hürol Fışıloğlu. Beyaz Yayınları. Kasım 2002. İstanbul.
•Doğu Hikayeleriyle Psikoterapi. Nossrat Peseschkian
Çev. Hürol Fışıloğlu.Beyaz Yayınları. Şubat 1998. İstanbul


İlksen GÜZELCİK
Psikolojik Danışman
KOCAELİ
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Terapide Hikaye Kullanımı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.İlksen GÜZELCİK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.İlksen GÜZELCİK'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İlksen GÜZELCİK Fotoğraf
Psk.Dnş.İlksen GÜZELCİK
Kocaeli
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi59 kez tavsiye edildi
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.İlksen GÜZELCİK'in Makaleleri
► Terapide Yüzleştirme Elif HERGÜNER
► Terapide Mağara Alegorisi Psk.Emre ŞENGÜR
► Psikanalitik Terapide Yöntemler Psk.Doğancan GÖKÇE
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,979 uzman makalesi arasında 'Terapide Hikaye Kullanımı' başlığıyla benzeşen toplam 57 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kendimi Değiştiriyorum Nisan 2013
► Kim Korkar Sınavdan Mayıs 2011
► Okulda Başarı Ocak 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:54
Top