2007'den Bugüne 82,011 Tavsiye, 26,002 Uzman ve 18,205 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Davranışı Değil de Çocuğun Tamamını Sanık Sandalyesine Oturtmak (Uzman Ebeveyn Yazıları)
MAKALE #4483 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Şubat 2010 | 2,862 Okuyucu
DAVRANIŞI DEĞİL DE KOMPLE KİŞİLİĞİ ELEŞTİRMEK

Sevgili anne ve babalar!

Unutmayın: "Çocuğunuz sadece sorunlu davranışlarından ibaret değildir."

Oysa çoğu çocuk evlerinde kendilerinden zaten beklenilen işler / davranışlar sergilediklerinde önemsenmezler, varlıkları genellikle bir yaramazlık yaptıklarında farkedilir. O zaman da hep eleştirilir ve kendilerine hatalarından dolayı kızılır. Bütün çocuklar aslında mevcut sorunları vasıtasıyla anne ve babalarına bir anlamda isyan etmektedirler:

"Benim hiç bir iyi davranışım yok mu, ben sadece olumsuz davranışlarımdan mı ibaretim, ama bu yapılanlar bana haksızlık, lütfen iyi işler yapınca da beni farkedin - önemseyin!" mesajı vermektedirler.

Ayrıca çocuklar bu sorunlu davranışları yoluyla ilgiyi üzerlerine çekmeye, böylece ilgi gereksinimlerini de gidermeye çalışmaktadırlar. Hani halk arasında, bir şeyi elde etmeyi kafasına koyanlar "iyilikle olmazsa kötülükle..." derler ya. Çocuklar da ihtiyaçları olan ilgiyi olumlu işler – davranışlar yaparak (iyilikle) alamadıklarında olumsuz davranışlar yoluyla (yani kötülükle) almaya çalışmaktadırlar.

Böylesi sorunlu davranışlar sonrasında genellikle şu yolu takip etmeniz olumlu sonuç verecektir:

Olumsuz bir davranışıyla karşılaştığınızda, öncelikle çocuğunuzun sayamayacağınız kadar çok iyi taraflarının olduğunu anımsayın.

Sonra, olumsuz davranışlarının sadece devede kulak olduğunu düşünün.

Daha sonra ise, anında "Sen..." diye başlayan ifadelerle çocuğa karşı çıkmaktan şiddetle kaçının. Bir hata yaptığında sıcağı sıcağına karşı çıkıp eleştirmeniz, şikayetçi olmanız, söylenmeye başlamanız ve "Sen..." diye başlayan cümlelerle çocuğun komple kendisini hedef alarak eleştirmeniz istediğiniz sonucu asla vermeyecektir. Bu yanlış tutum çocuğu büyük olasılıkla karşı tepkide bulunmaya, yani size karşı direnç göstermeye sevkedecektir.

Ayrıca bu bütün dikkatleri üzerine çektiği ve ilgi anlamına da geldiği, diğer bir deyimle "ikincil kazanım" sağladığı için çocuk tarafından istemli olarak da kullanılacaktır.

Üstelik bu yanlış tutum çocuk üzerindeki etkinizi ve otoritenizi de aşındıracaktır.

Bunun yerine çocuk bir yanlış davranış gösterince hemen tepki vermeyin, oralı bile olmayın, hiç ilgilenmeyin. Görmezden gelin. Bir müddet bu yolu deneyin. Çoğu durumda bu tepki biçimi olumlu sonuç verir. Ancak sonuç alamadıysanız, endişelenmeyin, bu durumda şu ikinci yolu takip edin:

Çocuğunuzun olumsuz davranışıyla yine hiç ilgilenmeyin. Dönüp işinize gücünüze devam edin. Fakat bu arada yönünüzü çocuğa dönmeden ve çok kısa bir cümle ile; '"...oğlum (ya da kızım), sen akıllı bir çocuksun, fakat bu davranışın yanlış. Bu davranışının cezası şudur, bunu bilesin" deyin. Bir daha da kesinlikle ikinci bir açıklamada bulunmayın. Başka bir diyaloğa girip çocukla asla polemik yapmayın. Kısa, net ve kararlı bir ifadeyle bu standart tepkiyi benzer bütün durumlarda sürekli uygulayın.

Bu yolu en az iki ay deneyin. Her defasında aynen bu kalıp ifadeyi kullanın. Cezayı da akabinde, kesinlikle çekinmeden verin. Çocuğunuza olan sevginizin depreşmesi sizi bu cezayı vermekten sakın olaki alıkoymasın.

Geleneksel yetiştirilme biçimimizden dolayı büyük çoğunluğumuz yapı olarak çocuklara karşı genellikle şu iki tür uç tepkiyi vermeye eğilimliyizdir:

1. Ya bir davranışını beğenmeyip ceza verince çocuğa komple tavır alırız. Çocuğun tamamını sanık sandalyesine oturturuz.

2. Ya da bir - iki iyi tarafını görünce yapmış olduğu hatasını hemen unutuveririz, sanki ortada hiç bir sorun yokmuş yahut / kalmamış gibi davranırız.

Bu iki yaklaşım biçimi de son derece yanlıştır. Bu gibi durumlarda ortaya konulması gerekli olan doğru tepki biçimi şudur:

Başka konuşmalarına, davranışlarına gülün, onaylayın, övgü ifadeleri kullanın. "Aferim benim kızıma - oğluma" deyin, yine beraber gezmelere gidin, hatta gerekiyorsa ona yine hediyeler alın. Fakat yanlış bir davranışı dolayısı ile önceden kesilmiş olan cezasını bunlarla karıştırmayın, yine uygulamaya devam edin. Unutmayın, vereceğiniz ceza sadece yanlış olan davranışın karşılığıdır. Hatalı davranış ortadan kalkmadığı sürece cezayı da ortadan kaldırmayın. Çocuk vazgeçmediği sürece bu uygulamadan kesinlikle siz vazgeçmeyin.

Bu noktada önemli olan bir diğer nokta da şudur:

Çocuk, bedelini ödemeyi göze aldığı sürece olumsuz davranışlarda bulunma ve bu davranışını sürdürme özgürlüğüne sahip olsun. Bu dünyada bedelini ödemeyi göze aldıktan sonra herkes her zaman her şeyi yapamaz mı? Çocuklar da yapabilir. Ancak, bedelini ödemek kaydıyla! Bedelini ödesin, bırakın istiyorsa bu davranışına yine devam etsin!


Gerekirse bir süre daha bazı hatalı, kusurlu davranışlarıyla yaşasın çocukluğunu, ne çıkar bundan! Bizler bile koca koca insanlar olarak bir çok kusurlu davranışlarla yaşamıyormuyuz yaşamda!

Gül dalındaki dikene bakıp üzeleceğimize dikenler içinde gülün yaratılmış olmasına bakıp sevinmeli değil miyiz biraz da! Her çocuk dünya bahçesindeki bir çiçekse eğer, diğer dikensiz çiçeklere bakıp da sahip olduğunuz gülün dikenlerini yolmaya, bunu yaparken de yapraklarını koparmaya çalışmayın. Unutmayın, çiçeklerin şahı güldür! Dikenleri olsa bile!


Burada, konuyla ilgili olduğu için şu hususun altını bir kez daha çizmekte fayda olduğunu düşünüyorum:


Çoğumuzun bildiği üzere, çocukların temel ihtiyaçlarının başında ilgi gelir. Çocukların ilgi dilleri biz yetişkinlerinkinden biraz farklıdır. Biz yetişkinler ancak iyi, hoş, güzel bir iş yapınca ilgi görmeyi severken onlar kötü, nahoş, çirkin davranışlar yaparak da ilgi toplamayı severler. Bu tür ilgi tadına sahip çocuklar, daha ziyade yeterli ilgi doyumuna ulaşamamış çocuklardır. Dolayısı ile, onların anlayabileceği bir dilde ilgi sunumunda bulunmazsanız onlar bu ilginizi hiç bir zaman tam anlamıyla anlamayacaklar, böylece de yeterli ilgi doyumuna asla ulaşamayacaklardır. Bu durumda çocuğunuzun bütün davranışları ilgi çekme amacına dönük olacaktır.


O bakımdan, çocukla olan iletişiminizde "dokunma, öpme, sarılma, kucağa alma, başını sıvazlama" gibi bedensel ilgi motiflerinin daha çok kullanılmasında büyük fayda vardır.

Dikkat: Anne ve babalar olarak çocuklarınızı iyi gözlemlemeli, tuhaf işler ve davranışlar yoluyla ilgi çekme eğiliminde olduklarını tespit ettiğinizde kesinlikle yoğunlaşmamalı, üzerinde hiç durmamalısınız.


Bunun yerine çocuğunuzun dilinde ilgi sunumunda bulunup - bulunmadığınızı gözden geçirmeniz gerekmektedir. Siz ilgi verdim kanaatindesiniz belki ama çocuğunuz kendi davranış diliyle size "hayır, ben almadım ki" diyor, dikkat edin.

Evet siz "ben düğmeye bastım, elektriği açtım" diyorsunuz. Çocuk ise "hayır, ışık yanmadı, baksana hala karanlıktayım" diye haykırıyor.

Demekki düğme ile ampül arasındaki kabloda bir elektrik kaçağı var. Öyleyse aradaki kaçağı, "ilgi kaçağını" bulmak, bu soruna yoğunlaşmak gerekiyor.

Psk. İzzet Güllü
("UZMAN EBEVEYN: Kendi Çocuğunuzun Uzmanı Olun" Adlı Kitabımdan alınmıştır.)
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Davranışı Değil de Çocuğun Tamamını Sanık Sandalyesine Oturtmak (Uzman Ebeveyn Yazıları)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,205 uzman makalesi arasında 'Davranışı Değil de Çocuğun Tamamını Sanık Sandalyesine Oturtmak (Uzman Ebeveyn Yazıları)' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Metafizik Gevşeme: Gidişatın Analizi ÇOK OKUNUYOR Ocak 2018
◊ Bir Veda Yazısı ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Getir Duyguyu, Götür Fiziksel Semptomları ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:08
Top