2007'den Bugüne 86,786 Tavsiye, 26,941 Uzman ve 19,230 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
İnsan Psikolojisi Alanında Artan Suistimaller ve Arabadan Gelen Her Sesin Arıza Olarak Algılattırılması
MAKALE #4494 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Şubat 2010 | 3,862 Okuyucu
Yardım vaatlerinde sürekli "zaman" gerçeği ve "doğal çözüm" faktörü göz ardı ediliyor.

Son yıllarda, kendi sorunlarınız hakkında ya da çocuklarınızla ilgili olarak araştırma yaparken okuduğunuz mesleki metinlerde “Şunları şunları deneyin, olmazsa bir uzmandan mutlaka yardım isteyin” cümlelerini çok sık olarak duyduğumuz hepimizin malumudur. Bura verilen gizli, ancak muhataplar için anlamı son derece açık olan mesaj şudur:
  • Yaşadıklarınız önemli bir sorundur, dolayısı ile mutlaka çözülmesi gerekiyor.
  • Çözüm demek yok etmek, derhal ortadan kaldırmak demektir.
  • Bu ise ancak size vereceğimiz bazı bilgilerle, bu da olmazsa şayet bizden alacağınız sınırlı süreli (sihirli) yardımla mümkündür.
  • O halde bu sorunlara hemen yoğunlaşın, mutlaka önemseyin, ortadan kaldırmak için elinizden geleni asla ardınıza koymayın. Aksi takdirde başınız daha fena ağrıyabilir, haberiniz olsun! (Buna "aba altından sopa göstermek" de denilebilir mi?)
Üstü kapalı ifadelerle örtük bir biçimde verilen ancak hedef kitle için manası son derece açık olan bu mesajlara aynı şekilde 4 soruyla cevap vermek istiyorum.
  • Yaşanılan ve dışarıdan bakınca olumsuz gibi görünen her sorun derhal ortadan kaldırılması gereken bir patoloji midir?
  • Çözüm demek illaki yok etmek, derhal ortadan kaldırmak demek midir mesela? Sorun dediklerimiz yaşa, dönemsel özelliklere, yaşanılan kişisel ve çevresel koşullara bağlı olarak gelişebilen geçici / olağan süreçler ise ve sırf bu nedenle de bir süre sonra zaten kendiliğinden kaybolacaksa bu durumda biz söz konusu sorunun doğallık vasfını ve zaman faktörünü göz ardı etmekle, derhal ortadan kaldırmaya yoğunlaşmakla doğru mu ediyoruz?
  • Uzmanın vereceği masa başı ve sınırlı süreli yardım zamana bağlı sorunları nasıl ortadan kaldırabilir? Kadın doğum uzmanının engin bilgisi ve son derece özel ilgisi 9 aylık olağan doğum sürecini 2 aya indirebilir mi?
  • Bu mümkün olsa bile doğru olmuş olur mu? Her şeyin mükemmel bir mekanizma halinde işlediği böylesi bir yapı içinde bu sürenin indirilmesi gerekiyor mu sahiden? Hakikaten de böyle bir şey faydalı mıdır? Bazı gerçeklerin asıl manası görünen sığ yüzünden çok daha öte değil midir yani?
Zaman kötü... Ne acıdır ki iş artık başa düştü!

1. Maalesef ki günlük hayatın içindeki olağan duygusal inişlerimiz - çıkışlarımız,
2. Sırf insan (insan = noksan demektir) bir varlık olmaktan kaynaklı kişisel eksiklerimiz / sıkıntılarımız,
3. Yaşa, bireysel farklılıklarımıza bağlı dönemsel tepkilerimiz, olumsuz olaylar karşısında içine girilen doğal duygusal reflekslerimiz, (yakında, bir cisim yaklaştığında aniden kırpılan ve kapanan göz refleksimiz tik kabul edilebilir gibime geliyor)
4. Hatta kişisel özelliklerimiz bile artık derhal çözümlenmesi gerekli bir hastalık gibi lanse edilir oldu.

(Domuz gribi salgını konusunda, sağlığın başındaki en büyük, en güvenilir otorite olan WHO'nun genel direkötürünün yaptığı, "Biz de biraz bu salgını abarttık, kabul ediyoruz" açıklamasını, bu konuda yaşanılan ve ne acıdır ki sıradan bir olaymış gibi kabul edilen fiyaskoyu, en çok da bir ilaç firmasının geçen gün açıkladığı bir yıllık korkunç aşı kar rakamını hatırlayın, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.)

"Artık devletler arenasındaki sorunlar eskisi gibi savaşla, imha ve yok etmeyle değil; barışla, diyalogla, hoşgörü ve kabullenmeyle çözülüyor. Uzun insanlık tarihinin sonunda ancak ve pek çok bedel neticesinde ulaşılabilen bu çağdaş mekanizma ne yazıktır ki insan sağlığı husunda tam tersine işletilmeye çalışılıyor."
  • Oysa çözüm demek illaki yok etmek demek değildir. Kabullenmek de, bir süre o sorunla yaşamak da bir çeşit çözüm yoludur.
  • Hem yok etmek her zaman bir kaç kutu hap yutma ve iki, üç, beş seanslık masa başı bir yardım işi değildir ki.
  • Kaldı ki her çözümün tek uzmanı diploması olan, tarifesi bulunan klinisyenler değil; akıp giden zamandır. Zaman pek çok sorunun en kıdemli uzmanıdır.
  • Köşede kendi halinde yanan zararsız, masum bir ateşi bir süre sonra zaten kendiliğinde söneceğini bile bile sırf hemen sönsün adına hışımla yellemek bazen bu ateşi daha çok körüklemek demektir bir bakıma.
"Ama uzmanların çoğu öyle diyor" mu diyorsunuz. Bir zamanlar o zamanın aklı evvellerinin tamamı dünya dümdüz demişti."
  • Zaman değişti. İnsanların ağzından çıkanları artık eskisi gibi sadece beynindeki bilgiler değil; cebindeki duygusal (!) kaygılar da belirleyebiliyor.
  • Mevlana’nın ta yüzyıllar öncesinden haber verdiği üzere oltaya et takanlar bu işi cömertliklerinden değil; daha ziyade balık avlamak için yapıyorlar.
  • İnsanda, hele de günümüzde para hırsı en az etik davranma eğilimi kadar kuvvetlidir. Hatta önceki sonrakine göre daha içgüdüseldir ve çoğu kişide daha da baskındır. Etik değer herkeste, özellikle belli kişilerde mutlaka olması gerekendir ama mal, mülk, para, kar hırsı bilfiil gerçektir. Evet birisi olması gerekendir, diğeri ise bizzat olandır.
  • Bazen kenara çekilip olup bitenlere geniş bir açıdan bakmanız, “uzman, yardım, tedavi, terapi, çözüm...” telkin sağanağı / bombardımanı altında önce şöyle bir silkelenmeniz, hemen ardından da “Heyyyyttt, yetti be, wc’de kalış sürem dünya ortalamasına göre 5 dakika fazla, bu da sorun mu, çözümü hangi teknikte! 100 yıl öncesine kadar yeryüzünde ne uzman vardı ne de yardım. Hiç kimseye de bir şey olmuyordu. Üstelik de bugünkinden daha da sağlıklı, daha da mutluyduk” diyerek haykırabilmeniz de gerekiyor.
"Hiç bir uçak havada ilelebet durmaz. Kaldı ki biz havada değil; daha çok karada seyahat ediyoruz, şu inişli - çıkışlı yaşam yolunda."

Yaşam; otobanı da duble ve stabilize yolları da bulunan uzun bir serüvendir. Ömür arabanız bazen bu otobanda 120 ile giderken bazen taşlı, çakıllı çukurlu, tozlu köy yollarına da düşecektir. Kimimiz köyde yaşadığımız için sürekli bu köy yolunu da kullanacağız belki de. Onlardan otoban süratini ve konforunu nasıl bekleyebiliriz! (Ama birileri bekleyebiliyor. Bozuk yolda arabadan gelen çakıl, gasis ve taş sesini motordan gelen arıza sesi gibi gösterebiliyor. Buna onurlu bir duruşla karşı çıkanların ise anında garipsendiği, hatta ayıplandığı ve kınandığı kutsal doğma ise "diploma ve uzmanlık"!)

Unutmayın:

Bu yolda zaman zaman karşınıza çıkacak her taş yolculuğunuza engel değildir. Uzun ve meşaggatli yaşam yolculuğunuzda karşılaştığınız her çakıl taşını koca bir kaya parçası gibi göstererek sizi iki de bir arabadan inmek, hepsini avuçlarınızla tek tek toplamak zorunda bırakanlara; böylece iyice yorarak yoldan ve yolculuktan da alıkoyanlara, ama bunu "bak yolu temizledin, şimdi gaza istediğin kadar bas işte..." diyerek büyük bir lütufmuş gibi sunan bir kısım simsarlara (oysa üzerinden geçip gitmek varken boş yere durmakla oluşan kaybı gaza basmak artık asla telafi edemeyecektir) itibar edilmemesi gerekiyor.

Benden demesi, sizden dinlemesi, birilerinden beklenilen de bir an evvel kendilerine gelebilmesi. Kiminin çaktırmadan direğini, kiminin de yelkenlerini kesmeye çalıştığı bu koca gemi batarsa içinde hepimiz boğulabiliriz çünkü.

Psk. İzzet Güllü
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"İnsan Psikolojisi Alanında Artan Suistimaller ve Arabadan Gelen Her Sesin Arıza Olarak Algılattırılması" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     5 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Deprem ve İnsan Psikolojisi Psk.Mehmet Fatih YİĞİT
► Deprem Travması ve İnsan Psikolojisi Psk.Sabahattin ZENGER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,230 uzman makalesi arasında 'İnsan Psikolojisi Alanında Artan Suistimaller ve Arabadan Gelen Her Sesin Arıza Olarak Algılattırılması' başlığıyla benzeşen toplam 43 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Bir Veda Yazısı Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:36
Top