2007'den Bugüne 84,925 Tavsiye, 26,564 Uzman ve 18,918 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
İntihar Nedir ve İntiharın Epidemiyolojisi
MAKALE #4648 © Yazan Psk.Dnş.Ayla KETRE | Yayın Mart 2010 | 8,018 Okuyucu
İNTİHAR NEDİR

Literatürde değişik isimlerle anılan intiharlar genel bir ifade ile kişinin bilerek, kasıtlı olarak kendini öldürmesi olarak tanımlanmaktadır. Tamamen bireysel bir davranış olmakla birlikte aynı zamanda sosyal süreçlerin ve sosyal koşulların iç içe geçtiği karmaşık sosyal bir olgudur.

Yaşamı tehdit edici özelliğe sahip olması nedeniyle ruh sağlığı ve krize müdahale alanında önemli bir yer tutan intihar davranışı; günlük hayatta bir düşünce, bir girişim veya tekrarlayan girişim olarak karşımıza çıkabilir

İntihar olgusu insanlık tarihi kadar eskidir. Bildirilen oranlar farklı olmasına karşılık intihar; dünyanın her yerinde görülebilmekte ve halen 'tabu' olma özelliğini korumaktadır. İntihar; "yaşamı tehdit edici" bir özellik taşıdığından ve sadece bireysel kayıplarla sınırlı kalmayıp, uyandırdığı şiddetli duygularla (öfke, panik, korku, suçluluk gibi) çevreyi de etkisi altına alabilmektedir.

Freud ise intiharı, altbenlik, benlik ve üst benlik arasındaki çatışmaların bir sonucu olarak açıklamıştır.

Shneidman’a göre de “intihar, kişinin kendi iradesiyle kendisini yok etmesidir”.

Kişinin istemli olarak yaşamına son vermesi olarak tanımlanan intihar, hemen her ülkede ölüm nedenleri arasında önemli bir orana sahip, evrensel bir sorundur. Bir yönden (biyolojik ve psikolojik) sağlıklı olmayan bir ruh yapısının ürünü, diğer yönden de (sosyolojik) tipik bir sosyal olay sayılması mümkündür. Bununla beraber hiçbir ruh hastalığı ile ilişiği olmayan intihar tipleri de bilindiğine göre, sosyal nedenlerin ağır bastığını düşündürmektedir. En geniş anlamda intiharın, bir insanın doğuracağı sonucu bilerek, müspet veya menfi bir eylemle, doğrudan veya dolaylı olarak kendi kendini ölüme sürüklemesi şeklinde ifade edilmesi de göstermektedir ki, intihar olayı sosyal nitelikli olarak vasıflandırılabilir.


İntiharlar sadece bu davranışa yönelen kişiyi ve yakın çevresini değil olaya tanık olanları, bunu bir haber olarak duyan ve okuyanlar gibi geniş bir çevreyi etkileyebilen bir olgudur.

İntihar olaylarının belirlenmesi, izlenmesi ve araştırılmasının kimi güçlüklerine karşın özellikle intihara eğilimli kişinin sorunlarına çözüm üretmede yardımcı olmanın, kişiyi ve aileyi güçlü kılmanın, toplumsal sorumluluklarını yerine getirmelerinde kendilerine destek olmanın ve toplumu intiharın neden olacağı zararlardan korumanın gerekli olduğu açıktır.


İntihar davranışı tehdit, düşünce, girişim ve ölümle sonuçlanan eylemler olarak geniş bir yelpaze içinde yer almaktadır. İntihar davranışının etyolojisinde aile yapısı, etkileşimi ve kişilerarası ilişkilerdeki sorunlar önemli bir yere sahiptir. İntihar davranışı ister bir düşünce, ister girişim ya da tamamlanmış bir eylem olsun aileyi derinden etkiler

Sayıl (2000)’a göre intihar olgusu, “intihar”, “intihar girişimi”, “intihar düşüncesi” kavramları temelinde ele alınmalıdır. Bu tanımlar ışığında özet yapılacak olursa:

1. İntihar bir fenomendir ve her insanda görülebilir, yani tek başına bir patoloji değildir.

2. İster herhangi bir hastalıkla ilgili olsun isterse olmasın belirli bir süreci kapsayan bir düşünme boyutunu içerebilir.

3. Düşünme boyutunu hiç içermeden ani bir duygusal yaşantı olarak da ortaya çıkabilir.

4. Düşünmeyi etkileyen (depresif bozukluk gibi) bir hastalığın gidişi nedeniyle kişinin elinde olmadan oluşabilir.

5. Düşünme boyutunu içerse de, ani bir duygusal yaşantı olarak da ortaya çıksa "mutlak olarak" çaresizlik ve ümitsizlik duygusunu uyandıran bir dizi duygusal yaşantıyı içerir.


Literatür bilgileri ışığında sosyal hizmet perspektifinden intihar davranışına yaklaşımı konu alan bu projede intihar olgusu psiko-sosyal boyutları ile genel olarak değerlendirilmekte, sosyal hizmetin intihar çalışmalarındaki konumu, rol ve fonksiyonları ile müdahale noktaları üzerinde durulmaktadır. Doğası gereği multi-disipliner bir çalışma alanı olan ve üzerinde intihar davranışının mesleki uygulamasını "toplum içindeki birey" anlayışına uygun olarak bireye ve bireyin çevresine aynı anda odaklanarak yürütülecek olan sosyal hizmet disiplini açısından ele alınmaktadır.

İNTİHAR GİRİŞİMİ NEDİR

İntihar, ruhsal çöküntülerde sıklıkla görülen en tehlikeli belirtilerden biridir. İntihar, bütün canlılarda ortak yaşama dürtüsüne karşıt geldiği için ruhsal bir hastalık ve ruhsal çöküntü belirtisi olarak kabul edilir. Kavram olarak intihar denilse de intihar eden ve intihar girişiminde bulunan kişiler birbirinden farklıdır.

İntiharlar ölümle sonuçlandığında, ‘gerçek intihar’ ve bireyin kendisine zarar verme amacına yönelik girişimlerine ise, ‘intihar girişimleri’ adı verilir. İntihar girişimlerinde, hem ölmeyi istemek hem de istememek gibi çelişkili düşünceler yer alır. Kişi intihar girişiminden hemen sonra yaşamını sürdürmek ve yardım almak için çaba gösterebilir.

İntihar edenler; genellikle gençlerden oluşan alkol, ilaç ve madde bağımlıları, depresif; özellikle tekrarlayan depresif bozukluğu olanlar, yaşlı, yalnız yaşayan, sakat, evsiz ve azınlıklara mensup kişilerden oluşur. Bireyler intihar eylemi sonucunda ölmeyi ve tamamıyla hayatı sonlandırmayı, acıyı durdurmayı amaçlamaktadırlar.


İNTİHARIN EPİDEMİYOLOJİSİ

Kültürler arası farklar görülse de intihar davranışı pek çok ülkede başlıca halk sağlığı sorunları arasında yer almaktadır

Bir ülkede görülen intihar, o ülkedeki tarihsel olaylar, dinsel eğilimler, yaşam biçimi, sosyal sınıf, ekonomik koşullara ilişkin toplumsal özellikler, bireyin yaşı, cinsiyeti, eğitimi, medeni durumu gibi demografik etkenler, ayrıca kişinin bedensel, biyolojik ve ruh sağlığına yönelik değişkenlerle ilişkili olmaktadır.

Dünyada 2000 yılı itibariyle 815.000 kişi intihar ederek yaşamına son vermiştir. Bir başka deyişle her 40 saniyede bir kişi intihar etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya intihar hızı %000 16 olarak bildirilmiştir. İntihar girişimleri oranı ise, bu oranın 10-20 katı olarak ifade edilmektedir.

2020 yılı itibariyle intihar nedeniyle 1.53 milyon kişinin öleceği, her 20 saniyede bir kişinin intihar edeceği ve her 1-2 saniyede bir kişinin intihar girişiminde bulunacağı tahmin edilmektedir.

TÜİK verilerine göre) dünya intihar istatistikleri listesinde Ülkemiz 66. sıradadır.

Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, sorun önemsiz gibi görünse de, ülkemizin kültürel norm ve değerleri, intiharın gizli kalmasını onaylarken, intihar istatistiklerinin de sağlıklı tutulamamasını beraberinde getiriyor.

İntihar oranlarının aksine kadınların erkeklerden 4 kat daha fazla intihar girişiminde bulunduğu bildirilmiştir (Welch, 2001). Yaş dağılımına göre 5-14 ve 15-24 yaş gruplarında kadınlar, diğer yaş gruplarında ise erkekler yüksek orandadır. Gençlerde tüm yaş gruplarından daha hızlı bir yükselme söz konusudur.

İntihar olgularındaki artış sadece Türkiye’de değil bütün dünyada birinci sağlık sorunu olmaya başladı
Genç yaş grubunda olması dikkati çeken diğer özelliktir
İntihar hızı Japonya, Almanya, Finlandiya, İsviçre’de 100000 de 25 , ABD[ ve İngiltere’de 100000 de 12 iken Türkiye’de 100000 de 2 civarındadır Bu, senede 1300 intiharlı ölüm demektir


Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, ülkemiz intihar hızı düşük ülkeler arasında yer almakta olup, DİE 2003 verilerine göre ülkemizde kaba intihar hızı %ooo 3.85 olarak belirlenmiştir. Türkiye’de bir yılda 5-14 yaş arası 40-50 çocuk canına kıymaktadır

Son beş yılın intihar rakamları

Yıllar İntihar Teşebbüsler

2001 3042 11.909

2002 2771 12.603

2003 2705 11.875

2004 2707 12.590

2005 2703 15.529

2006 2829 22.249

2007 2917 24.814
2008 3081 27.36
Hal böyle iken en kısa zamanda sadece bireysel önlemler almanın tek başına bir anlamı olmadığı da açıkça örülmekte, gerek yerel yönetimler boyutunda gerekse de ulusal yönetimlerce önelmeler alınması erekliliği açıkça gözler önüne serilmektedir. Bu kapsamda da projeler üretilmesi gerekliliği biz uzmanları düşündürmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"İntihar Nedir ve İntiharın Epidemiyolojisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Ayla KETRE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Ayla KETRE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ayla KETRE Fotoğraf
Psk.Dnş.Ayla KETRE
İçel (Mersin)
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi11 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Ayla KETRE'nin Yazıları
► İntiharın Önlenmesi Psk.Kamil ERTEKİN
► İntihar ve İntihar Girişimleri Psk.Seliyha DOLAŞIR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,918 uzman makalesi arasında 'İntihar Nedir ve İntiharın Epidemiyolojisi' başlığıyla benzeşen toplam 29 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sapıklık ve Sapkınlığın Nedenleri ÇOK OKUNUYOR Nisan 2010
◊ Umuttur İnsanı Vareden Aralık 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:32
Top