TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yemek Aşkı

Sinem KOLBAKIR Fotoğraf
Dyt.Sinem KOLBAKIR
Ankara
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi13 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 7 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: diyetisyen ankara diyetisyen obezite diyet beslenme ve diyetetik zayıflama kilo verme beslenme şişmanlama yelkenci beslenmesi sağlıklı beslenme gastronomi hamilelikte beslenme diyabette beslenme emziklilikte beslenme adölesan beslenmeKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 543,

* Yayın Tarihi : 06-12-2007 - 13:09 (163 gün önce),

* Ortalama Günde 3.33 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7611 , Kelime Sayısı : 946 , Boyut : 7.43 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dyt.Sinem KOLBAKIR hakkında söyledikleri:
çok kiloluydum yaşım küçük olmasına rağmen, ama şansmıdır bilmiyorum tesadüfen girdiğim bir int sitesinde zayıflamak istediğmi yazmıştım eposta adresimide yazmıştım SİNEM KOLBAKIR bana bu adresten yazdı ben ankaraya gelemediğim halde benden tavsiyelerini esirgemedi naparsam kilo veririm uzun uzun yazdı ve onun sayesinde her hafta 1 kilo veriyorum önceden umudumu kesmiştim ama şimdi SİNEM KOLBAKIR sayesinde çoooook mutluyum ona sonsuz minnetlerimi ve sevgilerimi sunarım benim yüzümü yeniden güldürmeyi o başardı üstelik beni hiç tanımadığı bir halde, burdanda onun çok yardımsever bir insan olduğ... [DEVAMI..]
(gözde ö., Danışan, 12-05-2008)

Dietethic e ilk basladigimda aslinda cok da fazla bir kilom yoktu, hatta sevgili doktorum Sinem butun durustluguyle neden geldigimi bile merak etmisti. Ama sonradan sadece doktorum degil biraz da psikologum olmasi gerektigini anladi cunku ben kilolarimi surekli kafama takan, aynada kendimi surekli sisman goren ve surekli yanlis rejimlerle vucuduma zarar veren bir insandim.
Sinem le birlikte bunu cok guzel astim, 2 aylik surecte hem kontrollu bir sekilde kilo vermemi sagladi hem de aynaya baktigimda gercekten kilo verdigimi gormemi sagladi… Kilo verdikten sonra da birlikte en dogru sekilde k... [DEVAMI..]

(asli, Danışan, 05-05-2008)

anorexiayla olan zorlu mücadelem boyunca beni asla yapayalnız bırakmamış kişidir kendisi. önce bir doktor sonra bir abla oldu benim için. yaşadığım sıkıntılı günlerde yanımda olmuş ve en önemlisi de bana benim hayata baktığım gözle bakmayı bilmiş, her şeye rağmen karşımda değil yanımda olduğunu hissettirmiştir. öncelikle beni sağlığıma kavuşturabilecek bir doktordu tek istediğimiz fakat hiçbiri o "doktor" sıfatının etkisinden kurtulamamıştı malesef ve beni hep karşı tarafta bırakmayı yeğlediler. sinem ablamla tanıştığımdaysa eski sıkıntılı, mutsuz günlerime yeni bir sayfa açabileceği... [DEVAMI..]
(umay, Danışan, 26-02-2008)

Dyt.Sinem KOLBAKIR Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Yemek Aşkı

YEMEK AŞKI

Bazı insanlar bazı durumlarda belirli besinlere karşı dayanılmaz bir istek duyarlar. Buna aşermek de denebilir. Bu kuvvetli istek fizyolojik durumla, psikolojiyle, yiyeceklerin etki mekanizmasıyla veya yaşam şartlarıyla etkilenir ve şekillenir. Bir çalışmada iştahı etkileyen faktörler 6 başlık altında toplanmış ve bunlar; ruh hali, kişisel değerler, besin çeşidi, çevre şartları ve sağlık durumu şeklinde belirtilmiştir. Yapılan araştırmalar özellikle diyet süresince kişileri çok zor durumlara maruz bırakan bu durumun sebeplerinin çok çeşitli olabileceğini gösteriyor. Besinlerin aşerilmesi çok yaygın olduğu ve obezite sıklığını veya beslenme durumunu etkileyeceğinden merak edilen bir konudur. Ayrıca besinlerin aşerilmesinin, hap ve alkol bağımlılıkları gibi bağımlılıkların da kaynağı olabileceği de belirtilmiştir. Şu durumda hangi nedenle olursa olsun besinlere karşı aşırı istek çözülmesi gereken bir sorundur.

İştahın fazlasıyla artmasının bir sebebi yanlış besin öğelerinin diyette kullanılıyor olması olabilir. Yapılan bir araştırmada, saf karbonhidratların, proteinlerin ve yağların kısa süreli tokluğa olan etkileri araştırılmış ve yeme isteği ve gastrik boşluğun karbonhidrat ve yağ tüketiminde, protein tüketimine kıyasla daha fazla olduğu görülmüştür. Bu nedenle süt, yumurta, peynir, yoğurt, et gibi başlıca protein kaynaklarının diyette yer alışıyla daha fazla tokluk sağlanacaktır. Özellikle saf karbonhidrat tüketimi tam tersi bir etkiye sahiptir ve kan şekerini hızla yükselttiğinden kısa bir süre sonra yine hızla düşüreceğinden tekrar karbonhidratlı bir besin tüketme isteği doğuracak ve durumu içinden çıkılmaz bir kısır döngü haline sokacaktır.

Yapılan bir çalışmada görülen, yiyecekler konusunda sınırlanan kişilerin diğerlerine göre yemekten önce koku ve yiyecek üzerine düşünme gibi uyaranlara karşı daha duyarlı oldukları ve sonucunda daha fazla yedikleridir. Aynı çalışmada, çikolata görüntüsünün kadınlarda aşermeye ve suçluluk duygusuna neden olup olmadığı ve bu etkilerin diyet yapanlarda daha fazla artıp artmadığı araştırılmıştır. 85 kadından oluşan katılımcılara cezbedici çikolata ve çikolata dışındaki bazı yiyecekler gösterilmiştir. Görüntülerden sonra tüm katılımcılara bir anket uygulanmış ve yalnızca diyette olanların belirgin derecede istekleri göze çarpmıştır. Yani diyetle kısıtlanmak yasaklanan yiyeceklere karşı istekte artışa neden oluyor, bu durumsa suçluluk, sinirlilik ve depresyona neden olabiliyor.

İlgi dağıtılmasının, yemeği sonlandıracak fizyolojik ve duyusal sinyallere olan duyarlılığı azalttığı yapılan deneylerde belirlenmiştir. İlk deneyde, 88 kadın besin tüketirken ya bir video oyunuyla meşgul olmaları yada sessizlikte oturmaları sağlanmış, sonuç olarak açlık, mide doluluğu ve yeme isteği seviyelerindeki farklılığın analizinde, ilgileri dağıtılan deneklerin yüksek yeme isteklerinde ve mide doluluklarında pek bir değişim olmadığı görülmüştür. 2. deneydeyse, aynı şekilde 88 kadının verilen yiyeceklere ve yasaklanan yiyeceklere karşı istek ve doygunlukları araştırılmıştır. İlgileri dağıtılmayan deneklerde yenilen besinde yenilmeyene kıyasla yeme isteklerinde azalma olduğu, ilgisi dağıtılan kişilerdeyse her yiyeceğe karşı bir istek duyulduğu görülmüştür. Dahası, kişiler arası bu fark yemek bitiminden 5 ve 10 dk sonra görülmüştür. Bu bulgulara göre, ilgi dağıtılmasının duyusal- doygunluk gelişimini zayıflattığı ve bu etkinin ilgi dağıtıcı faktör bitince de geçmediği görülmüştür. Bu tür bir fenomen daha fazla incelenmeye ihtiyaç duyar çünkü hem yeme süresini uzatarak hem de yemekler arasındaki süreyi azaltarak aşırı yemeye katkıda bulunabilir.

Durdurulamayan besin tüketimi sonunda kendini bulimia nervoza olarak göstermesi olasıdır. BN hastalarında bazal kortizol seviyelerinde artış saptanmış ve bu durum kendini artan besin alımıyla göstermiştir. Yapılan bir araştırmada, kortizol, açlık ve aşırı yeme isteği incelenmiştir. Sonuç olarak, hiperaktif pituiter adrenalin aşırı açlık ve aşırı yemeyle sonuçlanabileceği hipotezi doğrulanmıştır. Yani aşırı yemek yemek, psikolojik veya yanlış beslenmenin yanında hormonal dengelerin bozulmasının da sonucu olabilir. Adet dönemleri öncesinde artan tatlı ihtiyacı da hormonal değişimlere bir örnektir, ancak kısa dönemde etki gösterdiğinden kalıcı ve tehlikeli sonuçları yoktur.

Tüketicilere göre sakız çiğnemenin aşermeyi ve atıştırmaları azalttığı belirtilmiştir. Yapılan bir çalışmada, sakız çiğnemenin iştah ve abur cubur tüketimine etkileri araştırılmıştır. Sonuçta, sakız çiğnenmesinin enerji alımını sakız çiğnenmeyene göre 36 kkal düşürdüğü saptanmıştır. Ayrıca, sakız çiğnemenin iştahı engellediği, özellikle tatlı isteğini ve abur cubur tüketimini azalttığı da belirtilmiştir.

Bilindiği gibi besinlere sık ve tekrarlanan şekillerde maruz kalmak doygunluk veya monotonluk yaratır. Bu konuda gerçekleştirilen 2 deneyden ilkinde, alım sıklığının monotonluğa etkileri araştırılmıştır. Sonuçta, testler ekmek ve tereyağın daha sık yendiğini ancak çikolatadan daha az sevildiğini göstermiştir. Bireylere 22 gün boyunca her gün belirli miktarlarda çikolata, ekmek ve tereyağı verilmiş, çikolatadan alınan memnuniyetin ve yeme isteğinin zamanla belirgin derecede azaldığı, ilginç şekilde ekmek ve tereyağında böyle bir değişim görülmediği belirtilmiştir.

Bir başka çalışma da psikolojik doygunlukla ilgilidir ve sonuçta doygunluğun, oral yolla alınan besinin yendikten değil çiğnendikten sonra da sağlanılabildiği görülmüştür. Duyusal doygunluk çorba ve salata yendiğinde, ayrıca salata yenmeyip çiğnendiğinde de saptanmıştır. Salata yendiğinde açlık derecesi düştüğü ve doygunluk hissinin arttığı belirlenmiştir. Salata çiğnenirken yemede istekte azalma olurken, doygunluk hissi artırmıştır. Yani sonuç olarak, yalnızca çiğnemenin yeme isteğinin azalmasında, doygunluk olmasa da yeterli olduğu belirlenmiştir.

Görüldüğü gibi besinlere karşı aşırı istek ve iştah duygusunun bir çok sebebi olabilir. Ancak sonuca bakıldığında bazı kontrol edilemeyen hormonal durumlar dışında iştahın istenen düzeyde tutulması kişinin elindedir. Yanlış beslenme yöntemleri yerine, gereksinmelerin karşılandığı, proteinden zengin ve saf karbonhidratlar yerine (şeker gibi) kompleks karbonhidratlara (ekmek, meyve gibi) yer verilen bir diyet düzeni aşırı karbonhidrat alımını engelleyecektir. Bunun yanında, psikolojik baskı veya şartlamaların diyette yer almaması gerektiği gerçeği söz konusudur. Bir uzman denetiminde uygulanan bir diyette hiçbir yasağın olmayacağı, hiçbir yiyeceğin ulaşılmazlık kategorisine sokulmaması gerektiği bilinmelidir. Çünkü yapılan araştırmalar da gösteriyor ki çikolata gibi diyette yer almaması gerektiği düşünülen besinler sıklıkla tüketildiğinde ana besinlerin aksine isteksizlik yaratabiliyor, bir düşünün gözünüzde büyüttüğünüz bir besin zamanla bıkkınlık yaratabiliyorsa o kadar da vazgeçilmez değildir. Ayrıca, tv izlemek, kitap/dergi okumak gibi aktivitelerin yerinin yemek saati olmadığının da üstüne basılmalıdır. Araştırmaların da gösterdiği gibi ilgileri dağılmış kişiler yemekler konusunda ne seçim ayrıcalığına ne de miktarda yeterliliğe karar verebilecek durumda olmuyorlar. Çünkü o esnada mümkün olan tek şey sadece yemek, ne olursa yemek, ne kadar olursa yemek mantığı oluyor. Sakız çiğnemek, besini yalnızca çiğnemek veya duyusal şartlamaların besin tüketimini dengede tuttuğu araştırmalarda belirtilmiştir. Ancak bu küçük yardımcıların besin tüketiminin büyük ölçüde azaltılmasında değil, aşırı istek ve iştah durumlarında kullanılması gerekir ve zaten bu gibi durumlarda etki gösterebileceklerdir.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Yemek Aşkı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Sinem KOLBAKIR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Kanser Ve Beslenme , Dyt.Aysen ARICAN
  • Beynimiz Yaşlanmasın , Dyt.Beste ALİMERT
  • Japonlar Sağlıklı Beslenme Sayesinde Artık Daha Uzun Boylular! , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • Kendinizi Değil, Kilonuzu Kaybedin , Dyt.İrem ÇELİK
  • Obezite Hakkında Bilgi Sahibi Misiniz ? , Dyt.Burcu CÖMERT
  • Yaz Mevsiminde Doğru Beslenme , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • 7 Den 77 Ye Obezite , Dyt.Aysen ARICAN
  • Hamilelik Öncesinde Beslenme , Dyt.Beste ALİMERT
  • En Mucizevi Besin: Anne Sütü , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Diyabet Ve Egzersiz , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Posa İle Gelen Sağlık , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Diyabet Korkulu Rüyanız Olmasın! Riskinizi Belirleyin , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Göz Rengine Göre Diyet , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • Kanser Ve Beslenme , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Besin Öğesi Kayıplarını Önlemek İçin Neler Yapabiliriz? , Dyt.Aysun SARIN ÜSTÜNGEL
  • Yağ Asitlerinin Kanser Üzerindeki Etkisi , Dyt.Burcu CÖMERT
  • İnek Sütü Proteini Allerjisi , Dyt.İpek AĞACA
  • Fazla Kilolarınızı Yenmek İçin Onların Nasıl Oluştuğunu Bilmelisiniz , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • Diyetle Ve Beslenmeyle İlgili Sıkça Sorulan Bazı Sorular Ve Yanıtları , Dyt.Aysen ARICAN
  • Beslenme Hakkında Merak Edilen Sorular , Dyt.Güneş AYNACI
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    15:58
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler