TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Majör Depresif Bozukluklar

Deniz TUNÇER Fotoğraf
Psk.Deniz TUNÇER
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi22 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 29 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 42254,

* Yayın Tarihi : 06-04-2010 - 02:17 (1695 gün önce),

* Ortalama Günde 24.93 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 8151 , Kelime Sayısı : 958 , Boyut : 7.96 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Deniz TUNÇER hakkında söyledikleri:
Ailevi sorunlarımızı çözmek isterken tanıştık psikolog hanımla. Çok tedirgin gittik eşimle. Bizim çözemediğimiz sorunlarımızı nasıl çözecek diye düşündük açıkçası. Ama kendisine gittikten sonra düşüncelerimiz değiştirdi Deniz Hanım. İlişkimizde hangi yanlışları yaptığımızı gördük. Evliliğimizin neden yürümediğini anladık. Yanlışlarımızı fark ettik. Deniz Hanım'ıda çok sevdik biz eşimle. Artık onu ailemizde sorun olduğunda arayabileceğimiz bir yakınımız olarak görmeye başladık. Sizde ailevi sorunlarınızla ilgili yardıma ihtiyaç duyuyorsanız, onu arayabilirsiniz, tavsiye ederim.
(S.Ş, Danışan, 06-12-2009)

Deniz Hanımla yolunda gitmeyen evliliğimle ilgili sorunlarımı çözmek için araştırma yaparken tanıştım. Kendisine evlilik terapisi almak için eşimle birlikte gittik. Herşeyden önce çok sıcak bir şekilde karşıladı bizi. Evliliğimizle ilgili sorunlarımızı paylaşırken hiç zorlanmadık. Evlilik terapisinde beraberliğimizdeki eksik ve yanlişları görerek ilişkimize farklı bir bakış açısıyla bakabilmemizi sağladı. bizim gibi daha bir çok çifte yararlı olacağından eminim. Bu konuda yardıma ihtiyacı olan çiftlere tavsiye ederim.
(N.Y, Danışan, 22-10-2009)

Deniz hanımla psikoljik destek almak için tanıştım. Kendisinden aldığım yardımla çok daha kaliteli bir yaşam sürmeye başladım. Çevreme çok daha farklı bir bakış açısıyla bakabiliyorum artık. Psikolojik yardım almanın bu şekilde yaşamı etkileyecek bir çalışma olduğunu yaşayarak öğrendim. Herkesin buna gereksinimi olduğunu gördüm. Benim düşüncelerini değiştirdiği, bana kazandırdıkları için, kendisinin bu alandaki çalışmaları için, bu alanda psikolog arayanlara tavsiye ediyorum.
(H.K, Danışan, 12-10-2009)

Psk.Deniz TUNÇER Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Majör Depresif Bozukluklar

Majör Depresif Bozukluklar, kişide üzüntü(Disfori), ağlama duyguları, değersizlik hissi, sosyal yaşamdan kendini çekme, ağlama duyguları, intihar düşüncesi, yaşamdan zevk alamama gibi belirtilerle kendini ortaya koyan duygu-durum bozukluklarıdır.

Majör Depresif Bozukluklarda bireyler kendilerini üzgün(disforik), cesaretleri kırılmış, yalnız hissederler. Bu kişilerde üzgün davranış tipi belirgin olarak gözlemlenir. Yaşam olaylarında sabırsız davranışları karakterizedir. Majör Depresif Bozukluk tanısı alan kişilerde yaşamlarını kontrol edemedikleri duygusu vardır. Sıklıkla dibe vurduklarını hissederler. Depresif kişilerde ağlama duyguları veya ağlama duygulanımı vardır. Yaşamın içinde yoğun olarak konsantrasyon sorunu yaşarlar. Bu kişiler, çevrelerine ve ailelerine karşı olan tüm ilgilerini kaybetmişlerdir. Hayatlarındaki her türlü şeyi yük gibi algılarlar. Kendilerini sosyal yaşamdan çekerler, adeta soyutlanmış bir yaşam sürme çabası vardır. Hobi tarzı, ilgi alanlarından neredeyse tamamen uzaklaşmışlardır. Yaşamlarındaki hemen hiçbir şeye yetişemedikleri duygusu taşırlar. Bu nedenle de, depresif kişiler, depresif duygulanımı sabah saatlerinde daha yoğun hissederler. Olayları doğru ve net algılamakta güçlük çekebilirler. Yaşamlarındaki olumsuzlukları , tüm olaylara genelleme eğilimi gösterirler. Bununla ilgili genlikle kendilerini bir şekilde suçlu olarak algılarlar.

Majör Depresif Bozukluk yaşayan kişiler hayatlarını yeniden düzenlemeye karşı isteksiz davranırlar. Yaygın olarak intihar(cuicide) düşüncesi gösterebilirler. İntihar girişimde bulunmasalar bile, bu düşünce sürekli olarak kafalarında vardır. Bu kişilerde olaylara kötümser(pesimist) yaklaşma eğilimi yoğundur.

Zaman zaman çevrelerindeki insanları kendilerine karşı olumsuz yönde davranmaya manüple edecek şekilde davranırlar. Kendilerini hemen her konuda yetersiz ve değersiz hissettikleri görülür.



Majör Depresif Bozukluklarda Tanı


Diğer tüm psikolojik bozukluklarda olduğu gibi Majör Depresif Bozukluklarda da DSM IV-TR kriterleri tanı koymada önemli bir yer tutar. DSM IV-TR’ Möjör Depresif bozukluklarda, en önemli olarak algılanan belirtiler;

v Belirgin şekilde gün boyu süren depresif duygu-durum,

v Çevreye belirgin ilgi kaybı, yaptığı veya yaşadığı hiçbir şeyden zevk alamama,

v Nedensiz bir biçimde kilo kaybı(diyet yapmaksızın), veya kilo alma,

v Aşırı uyku uyuma(hipersomnia) veya uykusuzluk(insomnia) yaşantısı,

v Aşırı hareketlilik(ajitasyon) veya gerileme(retardasyon) yaşantısı,



v Yorgunluk ve bitkinlik duygusunun gözlemlenebilir şekilde yaşanması,

v Kişinin kendini değersiz hissetmesi,yoğun suçluluk duygusu,

v Düşüncelerinde konsantrasyon zorluğu ve kararssız davranış örüntüsü,

v Yinelenen intihar(cuicide) düşüncesi,


Majör Depresif Bozukluk tanısı konulabilmesi için, kişide, yukarıda sıralanan belirtilerden en az 5 tanesi, en az iki hafta boyunca sürdüğünün belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca tanı koymada, Majör Depresyonla, bir olaya bağlı mutsuzluk duygulanımı ve hayal kırıklığı, klinik anlamda terapide doğru bir şekilde ayrımlaştırılmaya özen gösterilmelidir. Örneğin çok yakın çevresinden bir kayıp yaşamış, yas süreci yaşayan kişi, bu konuda doğru değerlendirilmelidir. Bu konuda doğru bir ayrım yapılmadan tanı koyulmaması için, farklı bir tanı da belirlenmiştir. Majör Depresyon bozukluğu yaşayan kişilerde, olayın tedavi sürecinde açığa çıkan duygu-durum bozukluğu için “distimi” tanımlaması yapılmaktadır.



Majör Depresif Bozuklukları Açıklayan Psikolojik Modeller


Majör Depresyonun kişide nasıl geliştiğini açıklamaya yönelik, birden fazla psikolojik model bulunmaktadır. Bu modellere bakıldığında, her bir modelin Majör Depresyonun farklı bir özelliğine daha yoğun olarak odaklandığını görmek mümkündür. Ancak hepsi tek bir konuda görüş birliği yapmaktadır; olumsuz veya stres yaşantılarının Majör Depresyon belirtilerini daha belirginleştirdiği ve bu duygu-durum bozukluğunun stres yaşantısı oluşturan olaylar ve Majör Depresyon arasında karşılıklı denebilecek bir bağlantı bulunmaktadır. Her ikisinin de, bir diğerini açığa çıkarabildiği rahatlıkla gözlemlenebilmektedir. Bunun dinamik süreç olduğu söylenebilir.

Freud bu konudaki çalışmalarında, depresyon ve yas tutmayı karşılaştırarak, benzerliği vurgular. Freud, depresyonda temel ayırımı, her ikisindeki özsaygının farklılığı olarak vurgulamıştır. Freud, depresif kişinin, başka kişilere yönelik öfkesini yansıttığı düşüncesine sahiptir. Depresyona eğilimli kişiler kendilerine özgü farklı nedenlerle, bağımlı kişiler arası ilişkiler kurarlar. Hissedilen bu bağımlılık duygusunun, depresif kişide engellenme ve düşmanca duygularının gelişmesini desteklemektedir. Ama tabiî ki bu saldırganlık barındıran düşüncelerin ilişkiyi zedelememesi için bilinç düzeyinde inkar mekanizması kullanılır. Bu konunun yine erken çocukluk dönemi sorunlarından çıkış yaptığını vurgular. Başkalarına yönelik öfkenin kendine döndüğü bir hal olarak depresyonu düşünmüştür.

Brown ve Haris, yaptıkları çalışmalarında, depresyon yaşayan kişilerin arasında, stresli olayların daha sık ortaya çıktığını rapor etmişlerdir. Bu stresli


olayları “kışkırtıcı olaylar“ olarak isimlendirmişlerdir. Brown ve Haris ayrıca, depresyon için “yatkınlık etkenleri” olarak sosyal olaylarda, kışkırtıcı etkenlerin tetikleyici olabildiği düşüncesindedirler. Buradaki stresli olayların kişi üzerinde etkili olabilmesi için, kişinin bahsi geçen olaya çok ciddi bir önem atfetmesi gereklidir.

Bazı yaşam olaylarında, bireyin kendisinin dışındaki bazı nedenlere ortaya çıkan stresli yaşam olaylarının depresyonu ortaya çıkarması, depresyonun da strese yol açabilen bir duygu-durum olması özellikle Hammen tarafından vurgulanmıştır. Burada net olarak söylenebilecek şey, dinamik bir sürecin işlemekte olduğudur. Depresif bireyin yaşadığı süreçle başa çıkabilmek için başvurduğu, işlevsel olmayan başa çıkma yöntemleri kişinin problemini çözmediği gibi, stresinin artmasına neden olarak yaşamını daha da zorlaştırabilmektedir.

Sosyal öğrenme modelini benimseyen Coyne, Lewinsohn, Haberman, Teri veHautzinger, özellikle bireyin sosyal becerilerinin depresyonun ortaya çıkması ve sürmesinde çok önemli bir yer tuttuğunu vurgulamışlardır. Özellikle depresif kişilerin, başlangıçta sorunlarına yönelik aldıkları sosyal desteği bir zaman sonra mutlaka kaybedecekleri ve sonunda bu desteğin eksikliğinin de depresyonlarını arttırmaya yönelik bir etki oluşturacağı gerçeğinden söz etmektedirler.

Stresin yoğun yaşandığı bir yaşam tarzına sahip bireyler, yaşamlarında özellikle daha fazla sosyal desteğe gereksinim duyarlar. Depresyonun uzun vadeli devamlılığında, kişilerin sosyal becerilerinin azalmasına neden olmaktadır. Birey giderek sosyal yaşamdan uzaklaşmakta ve daha içe dönük bir yaşama sığınmaya çalışmaktadırlar. Bu nedenle de depresif kişiler daha yoğun olarak sosyal desteğe gereksinim duyarlar.

Depresyon sürecini yaşayan kişilerin ağırlıklı olarak aile sorunları da yoğundur. Bu konuda ailelerinden beklentilerinin yüksek olması, aile içi sorunlarının artışına veya yoğunlaşmasına neden olmaktadır.

Depresif kişilerin çevrelerindeki diğer bireyler üzerinde, duygu-durum ve sözel olmayan davranışları üzerinde olumsuz bazı etkiler oluşturabilmektedir. Bu durum da bazı araştırmalarla rapor edilmiştir.


Tedavi


Majör Depresyon tedavisinde eğer kişinin gereksinimi varsa, ilaç tedavisi ile başlanması yararlı olur. Ancak bu akut sürecin devamında, terapötik yardımın olmazsa olmaz olduğu bir gerçektir. Bu konuda psikanalitik yaklaşımlar, varoluşçu yaklaşımlar, sosyal öğrenme modelleri, bilişsel ekoller bireyin yaşam ve davranış örüntülerine göre seçilebilir.

Hangi yaklaşım seçilirse seçilsin, sosyal becerilerinin arttırılması ve kişiler arası iletişimini geliştirecek donanımı edinmesi yönünde desteklenmelidir. Terapide aktif ve destekleyici girişimler özellikle aktive edilir.

Terapötik yardım esnasında depresyon belirtileri kişiler arası sorunları ciddi bir şekilde analiz edilmelidir.

Kaynak: Thomas F. Ottomanns, John M.Neale, Gerald C. Davison

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Majör Depresif Bozukluklar" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Deniz TUNÇER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Psk.Deniz TUNÇER Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Performans Değerleme Mülakatları
  • Çocuk Terapileri
  • Couvede Sendromu : Babaların Hamileliği
  • Hamilelik Psikolojisi
  • Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları
  • Paranoid Şizofreni
  • Yeme Bozuklukları: Anoreksiya Nevroza-Blumia Nevroza
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu(Dehb)
  • Sınır (Borderline) Kişilik Bozukluğu Nedir?
  • Kadınlarda Orgazm Bozukluğu
  • Eşcinsel Kimliğin Oluşması
  • Eşcinsellik Nedir?
  • Vajinismusun Tanımı, Ortaya Çıkışı, Nedenleri Ve Tedavisi
  • Cinsel Sorunlar Ve Psikolojik Nedenleri
  • Boşanma Ve Çocuklar -2 (Aş Grubuna Göre Çocuklar Ve Boşanma)
  • Boşanma Ve Çocuklar: Boşanma Çocuklara Nasıl Açıklanmalı - Çocukların Boşanmaya Karşı Tepkileri
  • Depresyonda Bireysel Terapiler
  • Bireysel Psikoterapide Varoluşçuluk
  • Empatik İletişim Ve Psikolojik Destek
  • Evlilik Terapilerinde Zorlu Çiftler
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Bentonit Kili: Dna-Rna İlişkisi - Bentonit Dikkat Eksikliği Hiperaktivite ,otizm Gibi Rahatsızlıklarda Şelasyon Amacı İle Kullanılabilinir Mi? , Meltem KIRMIZI
  • İnternet Bağımlılığı Ve Çocuk , Özgür TÖNBÜL
  • Evlilik Danışmanlığı Ve Arabuluculuk Arasındaki Fark , Hülya ARSLAN KABA
  • Boşanma Sürecinde Arabuluculuk , Hülya ARSLAN KABA
  • Öfke Yönetimi (Anger Management) , Hasan Turgut ERDOĞAN
  • Yetersizlik Hissi , Nihan DİKME
  • Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transeksüel, İnterseks (Lgbti) , Nihan DİKME
  • Kayıp Ve Yas , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Özgül Öğrenme Bozukluğu , Sevda ACAR
  • Evlilik Öncesi Terapi Neden Gereklidir ? , Hülya ARSLAN KABA
  • Asertif Olmak , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • The Effects Of Happıness Level On Task Persıstence , Derya SOY
  • Corporal Punıshment , Derya SOY
  • The Effect Of Marrıage On Emotıon , Derya SOY
  • Bilişsel Süreçler Ve Psikopatoloji Arasında İncelenen İlişkiler , Derya SOY
  • Uygulamalı Psikoloji & Bireysel Alan İle İlişkisi Ve Alan İçinde Kullanımı , Derya SOY
  • Toplumsal Psikoloji , Derya SOY
  • Kadın Ve Şiddet , Derya SOY
  • Ekolojik Yaklaşım Kuramı , Derya SOY
  • Relıgıon , Derya SOY
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    10:44
    Top