2007'den Bugüne 77,459 Tavsiye, 25,128 Uzman ve 17,339 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Çocuk, Birey, Aile ve Toplum Ruhsağlığı İçin Özgün Öneriler
MAKALE #4822 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Nisan 2010 | 4,290 Okuyucu
1. Ülkemizde Mevcut Ruhsağlığı Uygulamaları Nasıl?
Cinnet, cinayet, boşanma, bunalım, intihar, uyuşturucu kullanımı ve dahası… Her gün basına yansıyan, adeta bir çığ gibi büyüyen ve bireysel, ailevi ve toplumsal nitelik arz eden hangi sorun vardır ki insan psikolojisiyle direkt yahut dolaylı olarak bir ilgisi bulunmasın. Ancak sözü edilen bu olumsuz gelişmelere rağmen insanın en az yüzde ellisini oluşturan (çünkü insan sadece biyolojik değil, aynı zamanda psikososyal bir canlıdır) bir alana, insan psikolojisi konusuna gereken önem bir türlü verilmiş değil. Dünya Sağlık Örgütü WHO sağlığı, “Zihnen, ruhen ve bedenen tam bir iyilik hali” diye tarif ettiği halde ülkemiz sağlık politikaları büyük ölçüde beden sağlığı üzerine yoğunlaşmış, medikal eksenli bir seyir izler durumdadır.
2. Devlet Hastanelerindeki Mevcut Durum Nasıl?
Bugün ülkemizde, özellikle de Anadolu’da insanlarımızın tamamına yakınının psikolojik hizmet aldığı adres büyük ölçüde devlet hastaneleridir. Devlet hastanelerindeki ruh sağlığı hizmetleri ise adeta ortopedi yahut dahiliye kliniği gibi işleyen bir mantıkla ve daha çok psikiyatri uzmanı hekimler tekelinde, bunun tabii bir neticesi olarak da salt medikal eksenli bir anlayışla ve ilaç merkezli olarak yürütülmektedir. Bu ise normal ile anormalin hatlarının iç içe olduğu, dolayısı ile iyi bir değerlendirmeyi gerektiren böylesi hassas bir alanda hastalık olsun olmasın her soruna ilaç verilmesi gibi vahim bir neticeyi de beraberinde getirebilmektedir. Oysaki bu kliniklere başvuran her insanımız hasta olmadığı gibi yardım gerektiren her sorun da bir hastalık demek değildir. Ama gelin görün ki bahsini ettiğim yanlış ve eksik işleyiş yüzünden çoğu insan ilaç almak durumunda kalabilmektedir.
3. Tekelci Ruhsal Yardım Uygulaması ve Sonucu
Ülkemizde hakim olan tek hekim odaklı tekelci ruh sağlığı hizmetleri yüzünden söz konusu kliniklerde ilaç dışı ruhsal yardım hizmetlerinin büyük ölçüde ihmal edilmesi nedeniyle ilgili hekimler sadece ilaçla yardıma yönelmek zorunda kalabilmektedirler. İlaç yazabilmeleri için ise teşhis koymaları gerekmektedir. Bu ise suni / zorlama teşhisleri beraberinde getirebilmektedir. O yüzden artık her insani üzüntüye depresyon, her günlük sıkıntıya anksiyete, her korkuya fobi, her yaramazlık davranışına ise neredeyse uyum bozukluğu ya da hiperaktivite denilebilmekte, kutu kutu ilaçlar başlanabilmektedir.
4. İlaç Giderleri Neden Bu Denli Artmaktadır?
Böylece hem gereksiz ilaç giderleri korkunç boyutta artmakta, hem de psikiyatrik ilaç kullanımı çocuk yaşlara kadar düşerek hızla yaygınlaşmaktadır. Bu ilaçların büyük çoğunluğunu ise adeta sihirli bir iksir gibi pek çok soruna reçete edilen ancak ciddi bilimsel araştırmalara göre etkisinin tartışmalı olduğu, hatta plasebolarla aynı oranda etki yaptığı ortaya konulan antidepresanlar oluşturmaktadır.
4. Ruhsal Yardım Sadece İlaçla Yardım Demek Midir?
Yine bilindiği üzere insanlarımız diğer kliniklerden farklı olarak psikiyatri kliniklerine sadece tedavi almak için değil, ruhsal yardım talep etmek için başvurmaktadırlar. Ruhsal yardım ise sadece medikal tedaviden ibaret olmayıp; içinde psikolojik eğitim, psikolojik danışmanlık, psikolojik destek, psikolojik tedavi gibi yardım yöntemlerini de barındırmaktadır. Lakin az zaman ayırmaya ve çok hasta bakmaya dayalı olan ve ruhsal yardımın sadece bir hekim olan psikiyatristlerin tekelinde yürütüldüğü bu alanda sözkonusu hizmetler büyük ölçüde ihmal edilmektedir. Bunun tabii bir sonucu olarak da gereksiz ilaç giderleri her geçen gün çığ gibi artmakta, psikiyatrik ilaç kullanımı çocuk yaşlara kadar düşmektedir. İlgili bakanlık ise bu vahamete, onlarca kez gündeme getirdiğim halde nedense sürekli sessiz kalmayı yeğlemektedir.
5. Hal Böyleyken Psikologlar Halen Atıl Durumda Bekletiliyor
Bilindiği üzere sağlık genel olarak “beden sağlığı” ve “ruh sağlığı” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Beden sağlığı alanında bugün birçok branş varken, öyle ki nörolojide ve kardiyolojide bile iki - üç yan dal türemişken koskoca bir ruh sağlığı alanındaki tüm hizmetler sadece psikiyatri uzmanı hekimler tekelinde yürütülmektedir. Bu alanda ilaçsız yardım sunmak üzere yetiştirilmiş, tıpkı pratisyen hekim yahut diş hekimi gibi fakülte düzeyinde yüksek eğitim almış olan psikologlarla ilgili kanuni bir düzenleme olmadığından (Yıl 2010...Stres, bunalım, intihar, cinnet çağı. Halen meslek yasaları yok) çoğu çalıştıkları kurumlarda öncelik arz etmeyen işlerde değerlendirilerek atıl durumda tutulmakta ya da işlevleri ilgili hekimlerin kişisel insafına ve inisiyatifine terk edilmiş olarak son derece verimsiz bir biçimde değerlendirilmektedirler.
SOMUT ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Öneri: 1
Bugün bir pratisyen hekim uzman olmadığı, sadece fakülte bitirdiği halde A’dan Z’ye bütün tıbbi sorunlarla ilgilenebiliyor, medikal tedavi uygulayabiliyor. Sözgelimi, çok sınırlı süreli bir eğitim aldıkları halde psikiyatri alanında tanı koyabiliyor, mesela antidepresan başlayabiliyor. Ancak, bir diş hekimi yahut pratisyen hekim gibi fakülte mezunu olan ve alanın ikinci ruhsal yardım mesleği kabul edilen psikologların bugün halen ülkemizde, kendi öz alanlarında danışmanlık da dahil olmak üzere meslekleriyle ilgili olarak fazla bir işlevleri bulunmuyor. Bugün psikologların dışında yüksek eğitimli olup da kendi alanlarında yetkisi bulunmayan ikinci bir meslek ne yazıktır ki mevcut değildir. Dolayısı ile ruhsal yardım ihtiyacının hastalıktan, ruhsal yardımın da tedaviden ibaret olmadığı gerçeği dikkate alınmalı, psikologların en azından alanda çok gerekli olan psikolojik danışmanlık ve destek hizmeti sunabilmesinin yasal ve mevzuatsal zemini bir an evvel hazırlanmalıdır.
Öneri 2:
Mesela SGK tarafından ruhsal yardım öncesinde, sırasında ve sonrasında mutlaka psikologların devrede olması, öncelikle ilaç dışı psikolojik yardım sunulması yahut ilaca psikolojik yaklaşımların da kesinlikle eşlik etmesi şartı getirilirse, ödeme için bu şart koşulursa hem gereksiz ilaç giderleri azalacaktır hem de tedavi etkinlikleri artarak iyileşme, dolayısı ile de ilaç kullanım süreleri kısalacaktır. Böylece bu sorunlar büyük ölçüde aşılabilecektir diye düşünüyoruz.
Öneri 3:
Bunun için ise psikologlara ruh sağlığı alanında, aynen pratisyen hekimlerin beden sağlığı alanındaki işlevlerine benzer bir işlev verilmelidir (Pratisyen hekimler beden sağlığı alanında 1. basamak hizmet sunarken psikologlar da ruh sağlığı alanında ilk basamak yardım hizmeti sunmalıdırlar). Her sorusu ve sorunu olan hemen ve sadece uzman hekime gitmek, böylece ilaç almak durumunda bırakılmamalıdır. Sorunlar öncelikle psikologlarca, ilaç dışı psikolojik danışmanlık, psikolojik eğitim, psikolojik destek, psikoterapi vb. yöntemlerle çözümlenmeye çalışılmalıdır. Dolayısı ile alanda savcı – hakim modeline benzeyen iki aşamalı bir sistem getirilmelidir.
Öneri 4:
Hem halkın tamamının ruhsal yardım aldığı yerler olması hem de öncü ve model teşkil edebilmesi hasebiyle devlet hastanelerinde psikologlar daha aktif kılınmalı, başvuran tüm hastaların evvela test, gözlem, görüşme gibi araçlarla objektif bir biçimde değerlendirilmeleri sağlanmalı (bir bakıma laboratuar / tahlil hizmeti), hastalık boyutunda çıkan sorunlar uzman hekim / psikolog ekibine yönlendirilmeli; altında kalan sorunlar için ise yine ilgili danışman psikologlarca psikolojik danışmanlık ve psikolojik destek hizmeti sunulması sağlanmalıdır.
Öneri 3:
Ayrıca hastanelerde kardiyoloji, nöroloji, nefroloji, jinekoloji gibi psikoloji klinikleri açılmalıdır. Buralara direkt olarak, ücretsiz ve formalitesiz başvurulabilmeli, insanlar sorunlarını birebir olarak ve güven ilişkisi içersinde bir uzmanla oturup enine boyuna paylaşabilmeli, psikolojik danışmanlık ve destek hizmeti alabilmelidir. Sorundan, hastalıktan, tedaviden öte günümüzde insanların gerçek bir güven ilişkisi içersinde insan psikolojisi konusunda uzman olan bir kişiyle 45 - 50 dakika sürecek bir iletişime / paylaşıma her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır. Psikologlara ve sunacakları yardıma sürekli klinik hizmet bakış açısının ötesinde bir de bu gözle bakılmalı; mesele sadece hasta, hastalık, sorun, terapi, tedavi dar koridoruna sıkıştırılmamalıdır.
Öneri: 4
Ayrıca devlet hastanelerinde çalışan psikologların mesaiden sonra da klinikte psikolojik hizmet sunabilmesi sağlanmalıdır. Çünkü okula giden çocukların ve çalışan insanların periyodik görüşmelere gelebilmesi mesai saatleri içersinde çoğu zaman mümkün olmamaktadır.
Öneri 5:
Yukarıda da arz edildiği üzere sağlık sadece beden sağlığı demek olmadığı halde sağlık ocakları fiziksel sağlık odaklı bir yardım adresine dönüşmüş durumdadır. Her köşeye yayılmış olan (bu aslında çok iyi bir avantajdır) ve nufusu en azından belli sayının üstünde olan yerleşim merkezlerindeki sağlık ocaklarında en az birer psikolog istihdam edilmesi sağlanmalı; böylece halkın koruyucu, geliştirici, eğitici, destekleyici, yönlendirici ve çözümleyici nitelikli birinci basamak psikolojik danışmanlık ve destek hizmetine ulaşımı daha da kolaylaştırılmalıdır.
Saygılarımla.
Devlet Hastanelerinde Çalışan Bir Grup Psikolog Adına
Psikolog İzzet Güllü
(Bu yazı başta ilgili bakanlık olmak üzere gerekli yerlere gönderilmiştir.)
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuk, Birey, Aile ve Toplum Ruhsağlığı İçin Özgün Öneriler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Çocuk (Toplum’u) Yetiştirmek Psk.Sabahattin ZENGER
► Özgün Dil Bozukluğu Nedir? Özlem BİLGİLİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,339 uzman makalesi arasında 'Çocuk, Birey, Aile ve Toplum Ruhsağlığı İçin Özgün Öneriler' başlığıyla benzeşen toplam 33 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Metafizik Gevşeme: Gidişatın Analizi ÇOK OKUNUYOR Ocak 2018
◊ Bir Veda Yazısı ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Getir Duyguyu, Götür Fiziksel Semptomları ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:47
Top