TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



TİROİD KANSERİ

Metin ÖZATA Fotoğraf
Prof.Dr.Metin ÖZATA
İstanbul
Doktor "Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi4 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 472 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 98444,

* Yayın Tarihi : 07-12-2007 - 23:29 (2571 gün önce),

* Ortalama Günde 38.29 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 9870 , Kelime Sayısı : 1254 , Boyut : 9.64 Kb.
TİROİD KANSERİ

TİROİT KANSERLERİ

Tiroid Kanseri Nedir? Diğer Kanserler gibi Kötü mü?

Tiroid bezindeki hücrelerin kansere dönüşmesi nedeniyle oluşan bir kanser türüdür. Tiroid kanserleri genellikle boynumuzda bir kitle veya tiroid bezi içinde bir nodül şeklinde oluşur. Tiroid kanserlerinin çoğu tedaviyle yok olan kanserlerdir. Diğer kanserler gibi kötü seyretmez. Yapılan ameliyat ve radyoaktif iyot tedavisiyle çoğu yok olur ve hastanın yaşam süresini kısaltmaz. Bu nedenle çok fazla korkmanıza gerek yoktur. Ancak, tedaviyle kanser yok olsa bile ömür boyu kontrollere gitmeniz gerektiğini de unutmayınız.

Tiroid Kanseri Kimlerde Daha sık görülür?

Tiroid kanseri kadınlarda erkeklere göre 2 kat daha fazla görülür. Tiroid kanseri kadınlarda görülen kanserler arasında sıklık açısından sekizinci sıradadır. Ancak nodülü olan erkeklerde kanser riski daha fazladır. Tiroid kanseri her yaşta görülebilir.

Tiroid Kanseri Neden Oluşur?

Çoğu kanserde olduğu gibi tiroid kanserinin nedeni tam olarak bilinmemektedir.
Diğer kanserlerde olduğu gibi radyasyona maruz kalmak tiroid kanser sıklığını artırır. Çocukluğunda 200-700 rad civarında radyasyon almış kişilerde 20-25 yıl sonra tiroid kanser sıklığının arttığı saptanmıştır. Bir araştırmada 500 rad civarında radyasyon alan şahıslarda tiroid kanser sıklığının % 2 civarında olduğu ortaya konmuştur. Rusya’daki Çernobil nükleer santrali kazasından sonra o bölgede yaşayan kişilerde tiroid kanserinde büyük artış olmuştur. Son yıllarda yapılan araştırmalar tiroid kanserlerinde bazı genetik bozuklukların önemli rol oynadığını göstermiştir.

Tiroid Kanserli Kişide Ne Gibi Belirtiler Olur?

Tiroid kanserli hastaların çoğunda hiçbir belirti veya şikayet yoktur. Bir kısmında boyunda bir şişlik gelişir ; çoğunda ise bir nodülden yapılan biyopsi sonucu kanser saptanır. Biyopsi normal çıktığı halde ameliyat edilen bezin nodül dışındaki bir alanında bazen milimetrik boyutta küçük kanser odağı saptanabilir. Tiroid bezinin hızlı büyümesi ve sert olması kanser şüphesini artırır. Ses kısıklığı ve boyunda lenf bezlerinin şişmesi de tiroid kanser şüphesini artırır.
Bazen özellikle çocuklarda boyundaki lenf bezlerindeki büyüme ilk bulgu olabilir. Çok nadiren bir kanser ağrılı ve baskı şikayetleri dediğimiz ses kısıklığı, nefes darlığı veya yeme zorluğu ile ortaya çıkar. Bazen hastalar ilk olarak vücudun diğer tarafındaki lenf bezi büyüklüğü, kemik kırıkları veya çok nadiren tiroid bezi fazla çalışması (hipertiroidizm) ile karşımıza çıkabilir. Bununla beraber çoğu hastada hiçbir şikayet yoktur.

Boyundaki kitlenin veya nodülün nefes borusuna yapışık olması, sert olması, son zamanlarda hızlı büyümesi, yeme zorluğu, ses kısıklığı veya ses kalınlaşması ve büyümüş lenf bezleri kanser olasılığını kuvvetlendirir.

Tiroid kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Tiroid kanser teşhisi nodülden veya boyundaki kitleden yapılan iğne biyopsisi ile konur. Biyopsi ile alınan hücreler patoloji laboratuvarında mikroskop altında incelenerek kanser olup olmadığı anlaşılır. Biyopsi dışında bir nodülün kanser olup olmadığını anlayacak başka bir tetkik yoktur. Tiroid kanserleri bazen başka nedenlerle ameliyat edilen tiroid bezinde patolojik inceleme sırasında tesadüfen de teşhis edilebilir.

Kaç Türlü Tiroid Kanseri Vardır?

Kabaca 4 türlü tiroid kanseri vardır:
1-Papiller Tiroid kanseri
2-Folliküler Tiroid kanseri
3-Medüller tiroid kanseri
4-Anaplastik tiroid kanseri
En sık görülen tiroid kanseri papiller kanserdir. Folliküler kanser papiller kansere göre daha az görülür. Papiller ve folliküler kanserin her ikisine birden ‘’Diferansiye tiroid kanserleri’’ adı da verilir ve bu iki kanserin tedavileri benzerlik gösterir. Papiller ve folliküler kanserleri tiroglobulin adı verilen bir protein yapar ve salgılarlar. Ameliyat olmuş bir kanser hastasında tiroglobulinin kanda yükselmesi kanserin vücutta olduğu veya nüks ettiği anlamına gelir.
Bazen hem papiller hem de folliküler kanserler 0.5 cm çapında küçük lezyonlar şeklinde olabilir. Bunlar genellikle iyi seyirli olsalar da bazen yayılım yapabilirler. Bu nedenle biz küçük de olsalar tüm kanserlerde tiroid bezinin tamamen alınıp arkasından radyoaktif iyot tedavisini seçmekteyiz.

En Sık Görülen ve En İyi Seyreden Tiroid Kanseri papiller kanserdir:

Papiller kanser tüm tiroid kanserlerinin % 75-80’ni oluşturur. Papiller kanser genellikle iyi gidişlidir; ancak çok nadir görülen uzun hücreli ( Tall hücreli) varyant, Kolumnar hücreli varyant ve Diffüz sklerozan varyant olarak isimlendirilen türleri hızlı seyreder.
Papiller kanser her yaşta ve çocuklukta da görülebilir, ancak 30-40 yaşlarında sıklığı artar. Hastaların yarısında tiroid bezinin birçok yerinde aynı anda papiller kanser bulunur. Boyundaki lenf bezlerine ve akciğere metastaz (yayılım) yapabilir. Bu kanser daha çok lenf bezleri yoluyla yayılır. Papiller kanser tiroid bezinde uzun zaman sessiz kalabilir ve hiç bir şikayet ve belirti vermeden veya ölüme neden olmadan yıllarca mevcut olabilir.

Genç erişkinlerde papiller kanser genellikle iyi seyirlidir ve 40 yaş altında nadiren ölüme neden olur. Yaşlı hastalarda ise daha hızlı seyreder. Boyunda lenf bezlerinde kanser yayılımının olması genç erişkinlerde kötü bir risk taşımasa da, 40 yaş üzerindeki hastalarda hastalığın hızlı bir seyir göstereceğine işaret eder.

İkinci Sıklıkta Görülen Folliküler kanser :

Folliküler kanser tiroid kanserlerinin %11-15’ini oluşturur. Bu kanser damar ve tiroid bezi kapsülü denen tiroid bezini dıştan çevreleyen zara yayılım yapar. Kapsüle yayılım varsa nadiren başka organlara yayılır ve iyi gidişlidir. Damar yayılımı olanlarda kanser daha hızlı seyreder.

Folliküler kanser daha çok kan dolaşımı yoluyla yayılır. Akciğer, kemik ve az olarak beyin ve karaciğere yayılır.

Folliküler kanserin daha kötü seyreden Hurthle hücreli tipi ve insüler kanser tipi de vardır.

Folliküler kanser papiller kansere göre daha yaşlılarda oluşur ve 50’li yaşlarda fazla görülür. Folliküler kanser sıklıkla yavaş büyüyen bir tiroid kitlesi şeklinde gelişir ve ilk tanı konulduğunda hastaların % 25’inde tiroid bezi dışında yayılım, % 5-10’unda boyun lenf bezlerinde metastaz ve %10-20’sinde ise uzak organlarda metastaz (yayılma) vardır. Tiroid bezini çevreleyen kaslara ve nefes borusuna direk yayılım karakteristik özelliğidir ve tamamen ameliyatla ile temizlenebilmesi bu özelliğine bağlıdır.

Folliküler kanser akciğer ve kemiğe metastaz yapma eğilimindedir.

Kanda Kalsitonin Hormonunu artıran Medüller Tiroid Kanseri (MTK):

Medüller kanser, tiroid kanserlerinin % 6-8’ ini yapar. Medüller kanserin % 75’i ailesel değildir, ancak %25’i ailesel veya kalıtımsal özellik gösterir. Bu nedenle medüller kanserli hastaların aileleri ve çocukları bu kanser yönünden taranır. Medüller kanser tiroid bezindeki kalsitonin hormonu salgılayan C hücrelerinin kanseri olduğu için bu hastaların kanlarında kalsitonin hormonu yükselir. Ameliyat sonrası kalsitonin düşer. Buna karşılık ameliyat sonrası kalsitonin artmaya devam ederse medüller kanser nüks etmiş demektir. Nodüler guatrlı bir hastada kanda aşırı kalsitonin hormonu varsa medüller kanserden şüphelenilir. Tanı için nodüle biyopsi yapılır. Operasyon öncesi medüller kanser tanısı konursa birlikte olabilecek olan paratiroid hastalığı ve feokromasitoma denen böbreküstü bezi hastalığı için ameliyat öncesi kan kalsiyumu, paratiroid hormonu, kan kateşolaminleri ve idrarda metanefrin tetkikleri ölçülür. Ayrıca ultrason , tomografi veya MRI ile boyun, karın ve göğüs taranır.

Medüller kanserli hastaların % 30’unda yüzde kızarma, ishal ve yorgunluk olabilir.
Medüller kanserde diğer tiroid kanserlerinde olduğu gibi ameliyatla tiroid bezinin hepsi alınır. Lenf bezlerinde kanser yayılımı varsa hepsi ameliyatla çıkarılır. Ameliyattan sonraki 8-12nci haftada kalsitonin ölçülür. Kalsitonin yüksek ise kanser yine var demektir. Kanserin yerini bulmak için ultrason, tomografi, MR, sestamibi sintigrafisi, MIBG sintigrafisi, DMSA sintigrafisi ve oktreotid sintigrafisi gibi tetkikler yapılarak kanserin yeri bulunmaya çalışılır.

Ameliyat olan medüller kanserli hastalarda kalsitonin ölçümü hastanın takibinde nüksün ve tümör odağının saptanmasında faydalıdır. Eğer kalsitonin ameliyat sonrası 10 pg/ml’den küçük ise hastalık yok olmuş kabul edilir. Ancak iyi bir ameliyat sonrası bile kalsitoninin normale inmeme oranı % 40-60 arasında değişmektedir. Kalsitonin salgılayan kanser odağını saptamak çoğu hastada da mümkün olmamaktadır. Özellikle kalsitonin düzeyinin 50 pg/ml’nin altında olduğu hastalarda kanser odağını saptamak zordur.

Ameliyat sonrası kalan tiroid dokusu için radyoaktif iyot tedavisi yapılır. Devam eden veya nüks eden medüller kanserde en iyi tedavi cerrahidir. Çıkarılabildiği kadar ameliyatla tümör çıkarılır. Çünkü diğer tedavilerin etkisi azdır ve radyoaktif iyot tedavisi faydalı olmaz.

İlerleyen ve ameliyatla çıkarılamayan tümörlerde radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi uygulanabilir.

Tiroid Kanserleri Nasıl Tedavi Edilir?

Tüm tiroid kanserli hastalarda (tümör çapı ne olursa olsun) mutlaka uygulanması gereken dört tedavi basamağı vardır ve bunlar sırasıyla şöyledir:

1. Ameliyat: Ameliyatla tiroid bezinin hepsi çıkarılır.
2. Radyoaktif iyot tedavisi: Ameliyattan 4-6 hafta sonra radyoaktif iyot tedavisi yapılır.
3. Levotiroksin ilacı ile tedavi
4. Belirli aralarla takip: Tiroglobulin, tiroglobulin antikoru ve vücut taraması ile takip yapılır.

Bu tedavi basamakları uygulanan tiroid kanserli hastalarda kanser çoğunlukla yok olmaktadır. Ancak ameliyat yetersiz yapılırsa veya tiroid bezinin hepsi alınmaz ise; yahut da radyoaktif iyot tedavisi yapılmaz ise kanser nüksü sık görülmektedir.


Prof. Dr. Metin Özata
Endokrinoloji ve Tiroid Uzmanı


KAYNAKLAR:
1) Prof. Dr. Metin Özata, Tiroid Hastasının Elkitabı, GÜRER YAYINCILIK, Baskıda
2)http://www.tiroit.org
3) Http://www.endokrinoloji.org

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"TİROİD KANSERİ" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Metin ÖZATA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Aşkın Renkleri , Dr.Sevilay ZORLU
  • Varikosel Mikrocerrahi Ameliyatı Ve Tedavisi , Dr.Tuncay TAŞ
  • Sizin Yüzünüze Hangi Burun Yakışır? , Dr.Mustafa KARACA
  • Estetikli Burun Nasıl Anlaşılır? , Dr.Mustafa KARACA
  • Cinsel Yaşamın Kişilik Özelliklerine Göre Renkleri , Prof.Dr.Doğan ŞAHİN
  • Normal Doğum Ve Seyri , Dr.Ayşe DARAMA
  • Hipofiz Tümörleri Yada Adenomu , Prof.Dr.Kadir KOTİL
  • Ultra-Lift Yüz Askısı –ameliyatsız Yüz Germe , Dr.Nebil BOZDOĞAN
  • Kadınlarla Erkekler Gerçekte Neyi Çekici Buluyor? , Dr.Sevilay ZORLU
  • Lemierre Sendromu , Dr.Nail BAMBUL
  • Anne Sütü Ve Emzirme , Dr.Alp TUNÇ
  • Parkinson Hastalığı Ve Tedavisi: Güncel Bilgiler 2014 , Prof.Dr.Raif ÇAKMUR
  • Pellegra Hastalığı Ve Niasin Eksikliği , Dr.Nail BAMBUL
  • Polikistik Over Nedir? Neden Olur? , Doç.Dr.Ayla ÜÇKUYU
  • Demansta İzlenen Psikiyatrik Bozukluklar Ve Demans Hastasına Yaklaşım , Dr.Necati ÇOBANOĞLU
  • Nazal Polip , Prof.Dr.Cengiz KIRMAZ
  • Labioplasti Ve Karın Germe , Dr.Eser AYDOĞDU
  • Göz Kapağı Estetiği Ve Yağ Enjeksiyonu , Dr.Eser AYDOĞDU
  • Burun Estetiği Ve Kulak Estetiği , Dr.Eser AYDOĞDU
  • Botoks Yaptırınca Mimikler Kaybolur Mu ? , Dr.Eser AYDOĞDU
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    09:46
    Top