Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Çocuk (Toplum’u) Yetiştirmek
MAKALE #4883 © Yazan Psk.Sabahattin ZENGER | Yayın Nisan 2010 | 3,492 Okuyucu
Atatürk'ün çocuk sevgisi, herkes tarafından bilinmektedir. Atatürk'ün manevi çocuklarıyla ilişkisi, o yıllarda yaşayan kişilerin anı kitaplarında da yer almaktadır. Atatürk her fırsatta ‘‘Bugünün küçükleri yarının büyükleri” diyerek çocukların toplumların gelişimi için ne denli önemli olduğunu belirtmiştir.

Geleceğin çocukların elinde olduğunu düşünen Atatürk,1924'te ilk Meclis'in açılış tarihi olan '23 Nisan' gününün çocuk bayramı olarak kutlanmasına karar vermiş ve daha sonra bu bayramı çocuklara armağan etmiştir.

Peki biz yarının büyüklerini geleceğe hazırlarken onlara yeterince destek oluyor muyuz? Çocukluk demek, aynı zamanda şekillenme çağı demektir. Peki çocuk, ileride kemikleşecek ve değişmesi pek kolay olmayacak karakterini, alışkanlıklarını, davranışlarını kimden alıyor? Ona en çok kimler tesir ediyor?
Amerika'da basılan USA Today gazetesindeki bir makalede "9-10 yaşlarındaki çocukların gözünde bir numaralı adam kimdir?" sorusuyla ilgili bir anketin analiz sonuçları yayınlanmıştır. Buna göre, kırk dört şehirde, 21.000 öğrencinin ezici bir çoğunluğu kahraman olarak anne-babalarını söylemişlerdir.
Çocuklar öyle diyor da peki biz çocuklar için iyi bir model olabiliyor muyuz? Çocuğu geleceğe hazırlarken çocuğun karakteri ve IQ ne düzeyde olacağını bir şekilde ebeveyn ortamında oluşturmaktadır. Ebeveyn çocuklarını yetiştirirken çocuğun kişilik yapısının ne şekilde olacağını da bir şekilde belirlemektedir. İnsanoğlu doğduğu günden itibaren kendisini bakmakla, sevgi göstermekle, ilgilenmekle yükümlüana-babasının bulunduğu bir çevrede bulur. Doğarak, onların dünyasına girer ve üçgeni tamamlar. Doğuştan getirdiği kişilik özellikleri yanında ana-babanın yetiştirme tarzı çocuğun kişiliğinin oluşmasında önemli rol oynamaktadır.
Kişilik gelişiminin 0-6 yaş arasında tamamlandığını varsayarsak aile sağlıklı bir toplum yetiştirme adına çocuğun isteklerine ve kişisel gelişimine olumlu etki bıraktığı tüm çocuk uzmanları arasında hem fikir olunan bir konudur. Çocuk, ana-babasıyla özdeşim kurar, ana-babasını model alır ve taklit eder. Bu yoğun süreçte çocuğun ihtiyaç duyacağı sevgi, güven gibi temel ihtiyaçlar bulunmaktadır. Bu iki temel duygu çocuğun ömür boyu sürecek yaşamsal değerlerini ve kişilik özelliklerini belirleyecektir. Ana-baba ve çocuk arasında sevgi ve güven duygusunun yoğunluğu aralarındaki iletişimle doğru orantılı olacak ve iletişim sevgi dolu bir ilişkiyi kurup sürdürebilmek için gerekli en önemli beceri olacaktır.
Çocuğun aile ortamındaki kazanımları zekasıyla doğru orantılı olarak gelişmektedir. Zeka gelişimi çocukluk hatta bebeklik döneminden başlanarak gelişmeye başlamaktadır. Zekanın belirleyicileri olan beyin ve beyindeki sinir bağlantıları, çocukluğun ilk yıllarında anne-baba ilgisine göre şekillenmektedir. Hatta bizim için önemli olmayan küçük bir oyun, bazen çocuğun entelektüel gelişimini sağlayan, beyin sinir ağlarının gelişimini artıran önemli bir faktör olabilmektedir.
Çocukta zeka kapasitesinin (IQ) belirleyicisi, genetik özellikler mi çevresel etmenler mi belirleyici olmaktadır? bu soru çok tartışılmaktadır. Çocuğun zekası, genetik ve çevresel etmenler oluşturmaktadır. Genetik etmenler zeka sınırlarını oluşturmakta, çevresel etmenler ise o sınırlar içerisinde hangi düzeyde olacağını belirlemektedir. Normal zeka 90-110 arası bir kapasiteyi temsil etmektedir. Ör: bir X çocuğu anne babasının genetik özellikleriyle 90-120 gibi bir kapasiteyle doğduğunu varsayarsak çevresel etmenler 90-120 arasındaki aralığı belirlemektedir. Çevresel etmenler 90’ın altında olamaz, 120’nin de üstüne de çıkmamaktadır.
Çocuk yetiştirme bir fidana, hamura, resime benzemektedir. Saf ve işlenmemiştir. Bir sanat eseri yaratılması aileden istenilmektedir. Aile kendi isteğine göre bu eseri şekillendirmektedir. Bir sanat eseri ortaya çıkarmak o kadar da kolay değildir. Bunun için belli bir donanıma ve teknik bilgilere sahip olunması gerekmektedir. Baştan yapılması gerekenler sondan yapıldığı zaman bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Çocuğunuzun kendisini güvende hissetmesi, kişisel gelişimi ve yaşına göre isteklerine cevap verilmesi kişiliğini oluşturma adına aile mutlaka destekleyici ve tutarlı olması gerekmektedir.
Kendini ifade edememek çocuğu kızdırır ve hırçınlaşır. İletişimsizlik çocuğunuzun kendisini size ifade edebilmesine engel olduğu gibi, ileri yaşlarda birçok sorunu beraberinde getirir. Üzüntü, korku ve kıskançlık gibi olumsuz duygular ana babaların genelde hoşuna gitmediğinden genellikle ana babalar tarafından inkâr edilme yoluna gidilmektedir. Ne varmış bunda üzülecek? Hiç insan kardeşini kıskanır mı? Ana babalar bu gibi duyguların algılandığı zaman kabul edilmek ve isimlendirilmekten korkulur. Çünkü kabul edildiği ve isimlendirildiği takdirde bunun kalıcı olacağını, çocuğun mutsuz, korkak ve ya kıskanç olacağı düşünülür. Dolayısıyla reddedilir ve inkar edilir. O anda kendisi, topu veya arkadaşı için üzülen çocuk, gerçekten üzülüyordur. Ancak anlaşıldığını, duygularının kabul edildiğini hissederse rahatlar ve daha kolay teselli bulur. Hayatta daha büyük üzüntüler var diye çocuğunkini küçümsemek haksızlıktır. Duyulmadığını, anlaşılmadığını gören çocuk bunu duyurmak için daha aşırıya kaçar, daha çok ağlayarak veya hırçınlık ederek kendini duyurmaya çalışır. Bu ve buna benzer durumlar çocukta, ana babaya kızgınlık, öfke, içerleme ve güvensizlik hisleri uyandırır. Bu tür durumların önüne geçmek için:
a)Kendinizi çocuğun yerine koyarak durumu değerlendirin. Çocuğunuzun duygularını yaşamaya, çevreye ve olaylara onun gözleriyle bakmaya çalışın.
b) Çocuğunuzun sizden ayrı duyup düşüneceğini, farklı bir yapı ve bünyeye sahip olabileceğini kabul edin.
c) Çocuğunuzun gelişim süreci içinde yaşının icabı bazı davranış ve duygularda bulunabileceğini kabul ediniz. Çocuk yetiştin değildir. Yetişkin gibi düşünemez, davranamaz ama zamanı gelince öğrenir.
Çocuk eğitiminde etkili olabilmek ve çocukla sağlıklı iletişim kurabilmek için çocuğunuzu olduğu gibi kabul ediniz.
Dayakla, tehditle cezayla ya da bağırıp çağırarak çocuğunuzun olumsuz davranışına o an engel olabilirsiniz ama davranışı ortadan kaldıramazsınız.

İstenmeyen davranışta bulunduğu zaman çocuğa verilen ceza çocukta korku meydana getirir, çocuk davranışı yapmak istemediğinden değil de cezadan korktuğu için yapmaz. Cezada zamanla ödül gibi etkisini kaybeder, çocuk cezaya alışır ve istenmeyen davranışa devam eder. Ceza verilerek çocuğun olumsuz davranışlarıyla yüzleşmesine, davranışın neticelerini düşünmesine engel olursunuz. Peki çocuğunuzun olumsuz davranışlarına kızmadan, cezalandırmadan nasıl engel olabilirsiniz?
a) Çocuk davranışı yapmadan önce beklentilerinizi açıklayınız. “Sokağa çıktığımızda bir şeyin alınması için ağladığın zaman çok sinirleniyorum. Sokakta benden bir şey istemeyeceksin, anlaştık mı?
b)Yapılmasını istemediğiniz olumsuz davranışlar için çevreyi değiştiriniz. Küçük kardeş büyüğü ders çalışırken rahatsız ediyorsa, büyüğün ders yaptığı saatte küçüğü oyalayıcı bir etkinlik bulabilirsiniz.
c) Çocuklar öğrendiklerinin büyük bir kısmını taklit ederek öğrendiklerinden, çocuğunuzdan beklediğiniz davranışlara önce kendiniz örnek olunuz. Çocuğunuzun düzenli olmasını istiyorsanız, düzenli olmaya; sözünü tutmasını istiyorsanız kendi sözünüzü tutmaya önem veriniz.
d) Çocuğunuzun iyi alışkanlıklar geliştirmesine yardımcı olunuz. Çocuklar, kendilerinden beklenen davranışların neler olduğunu ve nasıl yapılacağını büyük çoğunlukla bilemezler. Bunun için sözgelişi temizlik alışkanlığı kazandırılacaksa: “Yemeğe oturmadan eller yıkanmalı. Gel beraber elimizi yıkayalım. Ellerimiz ne güzel oldu değil mi?” örneğinde olduğu gibi iyi alışkanlıklar geliştirmesine yardımcı olunmalıdır.
e) Olumsuz davranışın nedenini düşünüz. Çocuk olumsuz davranıyorsa düşündüğünüzün aksine başka nedenleri olabilir. İyice bakıldığında arkasında giderilmemiş bir ihtiyaç olabilir. Çocuğunuz yemek yemiyorsa nedeni belki yorgunluk, uykusuzluk ya da hastalık başlangıcı olabilir. Çocuğa yemek yemediği için çocuğa kızmak, bağırmak ve zorla yemek yedirmek yerine yemek yememesinin nedenlerini düşünün. “Bugün pek iştahın yok sanki. bir derdin mi var? Bana mı kızdın?” gibi.
f) Olumsuz davranışın yerine yapabileceği olumlu bir davranış gösterin “yapma demek yerine neyi yapmasını beklediğinizi ona açıklayın veya seçim yapmasına yol gösterin. Ağabeyinin ya da ablasının defteri ve kalemlerini elliyorsa, ona bir defter ve kalem verin.
g) Çocuğunuzun olumsuz davranışından dolayı yaşadığınız olumsuz duyguları ve etkilerini ona belirtin. Çocuğunuza o anki duygularınızı ifade etmek sizi sakinleştirecek ve rahatlatacaktır. Ayrıca çocuğunuzda olumsuz davranışın sizin üzerinizdeki olumsuz etkiyi anlamış olacaktır. Evde olmadığım zaman dersini yapmamana çok üzülüyorum(Duygu).
Aile şunu da çok iyi bilmesi gerekmektedir. 21 yy. ve kuşaklar arası çatışmaya yol açmamak adına ailenin kendisini yenilemesi ve kendi anne babalarından öğrenmiş oldukları teknikleri gözden geçirmeleri gerekmektedir. Çocuğu bu zamanın değerleri ve bilimsel ölçütleriyle yetiştirmeliyiz ki çocuk ilerideki hayatında kendi ayakları üzerinde durup sağlıklı kararlar verebilmesini sağlamaktır. Sağlıklı bir toplumun gelişmesi de bu bağlamda önemlidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuk (Toplum’u) Yetiştirmek" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Sabahattin ZENGER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Sabahattin ZENGER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Sabahattin ZENGER'in Makaleleri
► Mutlu Çocuk Yetiştirmek İçin Psk.Aslı PAKSOY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,475 uzman makalesi arasında 'Çocuk (Toplum’u) Yetiştirmek' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Nedir Bu Depresyon? Haziran 2016
► Bağımlılığı Tanıma Eylül 2014
► Kekemelik Nedir? Neden Oluşur? ÇOK OKUNUYOR Nisan 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:08
Top