TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Hasta Haklarına İlişkin Sorularınız İçin
Her cihazdan her zaman erişin!
Ders Çalışmayan Çocuklar, Bu Konuda Üç Çocuk Tipi ve Bazı Tespitler
MAKALE #4901 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Mayıs 2010 | 12,239 Okuyucu
1. GRUP: İDEAL ÇOCUKLAR

Bu çocuklar adeta büyümüş de küçülmüş bir şekilde dünyaya gelmiş gibidirler. Sorumluluklarının hatırlatılmasına, daha da ileriye gidilerek kendilerine kızılmasına yahut ödül ve/veya ceza verilmesine ihtiyaç duymazlar. Mesela kendilerine ikide bir "ders çalış, ders çalış" denilmesine hiç gerek bırakmazlar. Sorumlulukları ve bunların yerine getirilmemesi halinde yaşayacaklarının önemi hususunda en az biz yetişkinlerde olduğu kadar derin bir bilinç ve farkındalık sahibidirler. Kolay kolay hiçbir şeyden memnun olmamaya (adeta) programlı olan ebeveynlerin önemli bir bölümü genelde bu çocukların derse olan düşkünlüğünden de şikayetçidirler. Bu çocuklar televizyonunu da izlerler, oyun da oynarlar, saati geldiğinde kimsenin hatırlatmasına veya telkinine ihtiyaç hissetmezler, kalkarlar ve derslerinin başına otururlar.

Düzenli bir ders çalışma takvimi izledikleri için büyük çoğunluğu okullarında son derece başarılıdır. Çocukluk çağı gerçeğinin daha esnek olmaya yatkın zemini üzerindeki bu olgun, katı ve kararlı tutum olası sınav başarısızlıkları sonrasında gereğinden fazla rahatsız olmaya neden olabilse de bahsi edilen çocuk tipi ana – babaların hasretini çektiği, çevresinde görmüşse imrendiği, hayali düzeyde, “Ahh, keşke, ne olurdu sanki bizimki de… “ dediği ideal çocuk tipidir. Ancak telkine ve nasihate, ödüle yahut cezaya pek ihtiyaç hissettirmeyen, dolayısı ile de ebeveynlerinin işini büyük ölçüde kolaylaştıran bu ideal tip çocuklar bulundukları çevrede bir elin parmaklarını pek geçmez.

2. GRUP: AKILLI ÇOCUKLAR

İkinci grupta yer alan çocuklar ise birinci gruptakilerden biraz farklıdır. Bunlar dışarıdan bir itme olmaksızın, yani kendilerinden hareketle ders çalışmaya eğilimli değillerdir. Ancak düzenli nasihate ve etkili bir yönlendirmeye meyilleri vardır. Birinci gruptakiler kadar olmasa da bu tarz çocuklara sahip anne ve babalar da kendilerini pekala şanslı sayabilirler. Çünkü her ne kadar kendiliklerinden olmasa bile ebeveynlerin tamamına yakınının alışık olduğu, “Bak yavrum zaman kötü, hayat şartları zor…” cümleleriyle başlayan tipik Anadolu telkinleri bu çocukların başarısında, bunun için gerekli olan yönde harekete geçmelerinde genellikle yeterlidir.

3. GRUP: DIŞTAN ATEŞLEMELİ ÇOCUKLAR

Üçüncü tarzdaki çocuklar ise ne kendiliklerinden ne de telkin ve nasihatle harekete geçebilen, ancak etkili ödül ve ceza yöntemleriyle sonuç alınabilen grubu oluşturur. 3'üncü grupta yer alan ve genel çocuk popülasyonunun en büyük kısmını oluşturan bu çocuklar ortalamayı temsil eder. Bunlar yaşlarının üzerinde yahut altında bir olgunluğa sahip olmayan, “O daha bir çocuk...” tabirine en uygun düşen kesimi oluştururlar.

...

FARKLI TİP ÇOCUKLAR VE ANNE - BABA YAKLAŞIMI ÜZERİNDEKİ MUHTEMEL KOMPLİKASYONLARI

Birinci grupta yer alan çocukların varlığının diğer çocukların ebeveynleri üzerinde bazı komplikasyonlara neden olabildiği gözlenmektedir. Mesela ikinci, en çok da üçüncü grup çocukların ebeveynleri kendi çocuklarından da aynı istendik tutumu bekleyebilmekte, bunu göremedikleri takdirde ise (ki genelde pek göremezler) daha yanlış arayışlara ve yöntemlere yönelebilmektedirler. Böylece çocuklarını daha da fazla etkileyerek yaşanılan sorunların kalıcılığını pekiştirebilmektedirler.

Az önce de ifade etmeye çalıştığım gibi çocuklarının birinci grupta yer almama özelliğini yadsıyan, diğer bir deyimle farklı bir doğaya sahip olma gerçeğini baz almayan, sadece bir özenti ve arzudan yol bulan bu etkilenme, çocuklarının tıpkı sözü edilen çocuklar gibi kendiliklerinden oturup da ders çalışmasını istemek ve beklemek, bu gerçekleşmediği takdirde ise çocuklarının üzerine boğucu, bıktırıcı, usandırıcı bir üslupla yoğunlaşmak şeklinde seyreden bir "hatalı davranışlar silsilesine" sebep olabilmektedir.

Bu durumda ebeveynlerin dersle ilgili ya da bir başka konuda karşılarına çıkan ve sürekli yakındıkları "kayıtsızlık" tutumunun son derece normal olduğunu bilmelerinde büyük fayda vardır.

Evet bir çocuğun alttaki çocukluk gerçeği zemininde filizlenen, ders gibi çok da sevimli olmayan, üstelik de zahmetli sayılabilen (insanoğlu zahmetli olanı değil, kolay olanı tercih eder) bir konuda ilgisiz / soğuk ve uzak bir tutum takınması eşyanın tabiatı gereğidir ve bunda asla bir anormallik yoktur.

Asıl anormal olan, çocukların kolayı değil de zoru tercih etmeleri gerekiyormuş gibi, mantıklı olan sanki buymuş gibi ya da bu dünyaya salt ders çalışmak için gönderilmiş, buna programlanmış, içgüdüleri bu yönde kurgulanmış bir makine gibi görülmek istenmesidir.

Kolaylık dururken zorun - zorluğun seçilmesi, dürtüler habire “...Oyna, zıpla, gez, toz, izle…” derken yaşam gerçeğinin cılız volümlü çalış sesine kulak verilebilmesi herkes için olduğu gibi çocuklar için de ziyadesiyle zordur.

O halde önemine istinaden tekrar ediyorum:

Bu temel gerçeklik bağlamında meseleye baktığımızda çocukların ders çalışmak istememesi son derece normaldir. Anormal olan sürekli sızlanmak, şikayet etmek, bu işi sadece ve sadece güzel, etkili cümlelerle konuşarak halletmeye çalışmak, bir nevi duran arabayı el atarak iteklemeye garet etmek yerine sadece uzaktan bağırmakla çalışmaya zorlamaktır.

1. Çalışmamak bozukluğun doğasına son derece uygundur. Peki ya bozuk arabayı sırf konuşarak yürütmeye çalışmak aklın ve bilimin doğasına ne kadar uygundur?

2. Ders çalışmak istemeyerek çocuklar çocukluk gerçeğine son derece uygun bir tutum sergilemektedirler. Peki ya anne ve babalar ders çalıştırma konusunda kendilerinden beklenilene uygun bir yetiştin tutumu gösterebiliyorlar mı?

SONUÇ

Hergün hastanemiz kliniğinde onlarca örneğini gözlemlediğim üzere bugün halen ülkemiz; etkili ders çalışma / çalıştırma yöntemini bilmeyen, “Çalış yavrum bak hayat zor, komşunun çocuğu ne güzel çalışıyor görüyorsun, hadi halacığım, teyzeciğim… ” demekle annelik – babalık görevini yaptığını düşünen çaresiz ellerde büyüyen, böylece dersle kurulmaya çalışılan bağ daha yolun başında koparılan, velev ki günün birinde ders çalışmaya niyetlenilse dahi artık konulara yetişilemeyeceği için eğitim yaşamı daha başlamadan bitirilen, sonuç itibariyle -her ne kadar okula gidiyor görünse bile- geleceği yağmur taneleri misali minicik avucunun içinden kayıp giden, buna göz göre göre göz yumulan talihsiz çocuklarla ve ailelerle dolu...

Bu olgu eğitimde fırsat eşitliğine de aykırı bir durum değil mi? Eğitim için sadece okul kurmak, öğretmen atamak, bir müfredat yürütmek yeterli mi? Halk depresyon oldum, paniğim var, asabiyim ben; uzmanlar da tedavi, terapi derdiyle haşir neşirken ve ortalık bu kadar çok uzmanla doluyken arada kaynayan, bir çırpıda koca gelecekleri çalınan yığınla çocuk gerçekten de içler acısı bir durumun resmidir. Yaşanılanlar, olup bitenler bu ülkede yaşayan herkes için büyük bir vebaldir.

Bir sonraki yazımda ders çalışmayan çocuklarla ilgili olarak “...Lafla peynir gemisi yürümez” ve “...Çok söyleme arsız edersin” gerçeğini dikkate alan, dolayısı ile bugüne kadar duyduğunuz, “Onunla güzel güzel konuş, çalışır, sabret...” tarzındaki sığ, afaki, en çok da tuzu kuru önerilerin ötesine geçecek, işe yarayacak somut önerileri sizlerle paylaşacağım.

Bekleyin!

Psk. İzzet Güllü
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ders Çalışmayan Çocuklar, Bu Konuda Üç Çocuk Tipi ve Bazı Tespitler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Hasta Haklarına İlişkin Sorularınız İçin
Her cihazdan her zaman erişin!
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,372 uzman makalesi arasında 'Ders Çalışmayan Çocuklar, Bu Konuda Üç Çocuk Tipi ve Bazı Tespitler' başlığıyla benzeşen toplam 30 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Hatalı Başarı ve Motivasyon Algısı Üzerine ÇOK OKUNUYOR Haziran 2015
► Psikoloji ve Psikiyatri Bize Yalan Söylüyor ÇOK OKUNUYOR Mayıs 2015
► Klasik Bir Psikiyatrist Cevabı ÇOK OKUNUYOR Mayıs 2015
► Bana Hasta Olduğumu İspat Et ÇOK OKUNUYOR Nisan 2015
► Bir Profesörün Terapisi ÇOK OKUNUYOR Nisan 2015
► Psikiyatri İlaçları ile İyileşmek ÇOK OKUNUYOR Nisan 2015
◊ Fetö Olayı Hakkında Psikososyal Analiz ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2016
◊ Beş Dakkada Beşiktaş Nisan 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:32
Top