TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yürek Acısı

Füsun BUDAK Fotoğraf
Psk.Füsun BUDAK
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 12 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj Gönderilebilirİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 504,

* Yayın Tarihi : 10-12-2007 - 22:35 (158 gün önce),

* Ortalama Günde 3.17 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7238 , Kelime Sayısı : 923 , Boyut : 7.07 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Füsun BUDAK hakkında söyledikleri:
Hayatımda üstüste yaşadığım acıların ardından,taşıyamayacağım kadar ağır yükün altında ezilmek üzereyken Füsun Hanım'ı tanıdım. Bana boğulmak üzere olduğum yaşam evinde önce pencereleri açmamı öğretti. Sonra nefes almayı, görmeyi ve hayatı sevmeyi gösterdi. Bunları yaparken onun danışanına verdiği değeri ve sabrı gördükten sonra profesyonelliğin ne demek olduğunu daha iyi anladım.
Kendisiyle hafta sonları görüşüyordum. Güler yüzüyle beni karşıladığında yüreğime sıcacık bir şeyler akıyordu. Bir arkadaşımın tavsiye ettiği Füsun Hanım'a gitmemek için önceleri çok direnmiştim. Sonra iyice dibe vu... [DEVAMI..]

(f.g., Danışan, 28-12-2007)

Hayatımın belki de en karmaşık, zor ve içinden çıkılamaz dönemini yaşıyordum... Belki tüm tavsiye yazıları bu şekilde başlıyor ancak bunun bir farkının olduğunu belirtmek isterim. Şöyle ki, İstanbul'da bir çok psikolog görmüş olmam ve artık gerçekten anlaşılmaz olduğumu düşünüp, psikolojik tedaviye olan inancımı yitirmek üzereyken tanıştım Füsun Hanımla. Aynen yukarıda belirttiğim gibi olan hayatımda bir ışık yanacağına daha ilk görüşmemizde inandım. Öncelikle elinde bir sihirli değnek olmadığına inandırdı beni, sorun neyse bunu birlikte çözecektik. Onu göreceğim günleri sabırsızlıkla çekmeye ... [DEVAMI..]
(Nilay, Danışan, 25-12-2007)

Fusun hanım' la hayatımın- evlılıgımın ve gelecegımın cıkmaza gırdıgı zor bır anda ınternet uzerınden tanıstım. Bır psıkologla gorustukten sonra gıttıgıne pısman olan cozum ararken hayatı daha allak bullak olan ve suclamaların altında ezılen ınsanların yakıntılarını okuyordum duyuyordum ve endıselıydım baslangıcta..ama fusun hanımın objektıf bakıs acısı benım kendımı bulmama ve esımınde buna saygı gostermesıne yardımcı oldu. Olculu ve arkadas canlısı yaklasımı sayesınde kendımı rahat ıfade edebıldım. Her terapıden sonra hayata daha da sarıldım.(yurt dısında yasamaktayım. Klavyenın ıngılızce ol... [DEVAMI..]
(molly, Danışan, 26-11-2007)

Psk.Füsun BUDAK Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Yürek Acısı

Yıllar önce bir doğum oldu. Doğum her zaman görülen doğumdan farklıydı. Doğum ve ölüm ikisi bir arada… Dünyayı görmeden,gözlerini açmadan,nefes alamadan,güneşin doğuşunu ve gecenin oluşunu göremeden gitti. Biliyordu sanki dünyaya gelse,istemediği şeyleri yaşayacaktı. Kararını önceden verdi. Görseydi bazı şeyleri yaşamak isteyecekti belki de… En iyisi gözlerini bile açmamaktı. Görseydi annesinin ona bakışını,duysaydı annesinin kokusunu terketmek zor olabilirdi. Sizlere ne anlatıyorum,neden bahsediyorum diye bakmayın yüzüme…

Güzel bir gün ve bu güzelliği ağlayarak gölgeleyen bir kadın. İçim sızladı bir an. Yanına yaklaşıp paylaşmak istedim acısını… Belki de o benim yanıma oturdu,yüreğindeki acıyı paylaşmak istedi, bilemiyorum…Nasıl olduğu çok da önemli değil aslında.Gerçeğe çok yakın bu hikayeyi paylaşmak istedim sizlerle.

Birkaç ay önce rahminde taşıdığı ve doğumuna iki hafta kala,onun kokusunu,küçücük ellerini,ayaklarını göreceğini beklerken kaybettiği bebeğine ağlıyordu. Olayı yeniden yaşıyordu sanki ‘Onu ilk hissettiğim andan doğumuna kadar ne hayaller kurmuştum. İlk defa bir çocuğum olacaktı. Onu hissediyordum. Beni sürekli kontrol ediyor,her hareketimi izliyordu sanki. Hareketlerime ve sağlığıma dikkat etmesem beni uyarıyordu. Bırakıp giderim seni der gibiydi. Bir kaç hafta yatmam gerekiyordu. Onu kaybetmemek için bu duruma katlanmalıydım. Yeter ki beni bırakmasın diyordum. Onu kaybedersem yaşayacaklarımı düşünmek bile istemiyordum. Onun benden birşeyler almasına izin vermeliydim’diye onu hissettiği anı dillendirmişti.

Her kadının ya da her annenin hisslerini dile getirdi aslında. Onunla paylaşımlarından bahsetti. Sıkıntılarını,üzüntülerini,sevinçlerini,kızgınlıklarını…Bir süre sonra kıpırdanışlarını hissetmeye başlamıştı. Adeta ‘Ben burdayım’ diyordu. İçinde birşeyler hareket ediyordu. Neye benziyordu? Doğduğunda onu kucağına alıp,koklamak,ellerini ayaklarını güzel ve masum yüzünü görmek tek isteğiydi. Nasıl da tekmeliyordu. Artık yeri küçülmeye başlamıştı. Oradan çıkmasına az kalmıştı. Beklemek!..Onu görmek için sabırsızlanıyordu. Nasıl da gururlanıyordu onu rahminde taşırken…

Bir sabah uyandığında bir şeylerin ters gittiğini anladı. Hergün onu tekmeleri ile uyaran bebeği ses vermiyordu. Hareket etmiyordu. Buna inanmak istemiyordu. Onu kaybetmemek için ne kadar da çaba sarfetmişti. Bu bir haksızlıktı… Henüz yüzünü bile görmemişti,dokunamamıştı,kokusunu duyamamıştı. Onu bırakmak istemiyorum. Hayır, onu istiyordu. Ama yazık ki!.. ‘O beni o kadar da görmek istemedi’diyerek sesini biraz daha yükseltti. Onun için kurduğu hayalleri beğenmediğini ya da onu haketmediğini düşünüyordu. Bir o kadar yalnız ve çaresizdi. Bir yanda onu terk eden bebeğine kızgınlık bir yanda onun için bir şey yapamamaktan dolayı suçluluk. Bir anda pek çok şey düşünmek ve hissetmek. Bunları paylaşmak çok zor geliyordu. Ayağa kalktı,ama ne yapacağını bilmez bir halde tekrar oturdu. Kızgınlık,üzüntü ve suçluluk duyguları içindeydi. Umutlarını yitirmişti. Uzaklara doğru dalıp gitti. Uzun bir sessizliğin ardından tekrar ağlamaya başladı ve anlatmaya devam etti.

‘Her yer ve her şey üstüme üstüme geliyordu. Doktor onun artık yaşamadığını söylediğinde yapabileceğim hiçbir şey kalmamıştı. Beni terk etmişti. Onu ne kadar da çabuk kaybetmiştim. Saniyeler,dakikalar,saatler uzamıştı. Zaman geçmiyordu’. Ertesi gün onun için güneş bir başka doğacak,gece bir başka olacaktı. Belki de güneş doğmayacak,gün hep karanlık olacaktı. Onu koynuna alamadan,onu besleyemeden,onu koklayamadan uçup gitmişti. Ne kadar da çok istemişti. Sahip olamadığını ve bir daha da asla olamayacağını düşünüyordu. Hayal kurmanın anlamsızlığını ve hayallerine veda etmenin çok daha uygun olduğuna karar verdi. Anne olmadan anne olmanın ne kadar da zor olduğunu farketti. Annesinin onun için yaptığı fedakarlıkları ve onun için ne kadar anlamlı olduğunun belki de ilk kez farkına vardı.
Bir an eşininde onu hastanede tek başına bırakıp, terk ettiğini anımsadı. Nasıl da unutmuştu… Ne için üzüleceğini,ne için ağlayacağını bilemiyordu. Yüreğinin tam üstünde bir acı hissediyordu. Gözlerini kocaman açtı. ‘Şimdi ben ne yapacağım’. Çocuğunu yeterince koruyamadığını ve onu dünyaya getiremediğini söyleyerek eşinin onu öylece bırakıp gitmesi. Herşey onun aleyhine durumdaydı. Ne yaparsa yapsın hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Korkuyordu. Şaşırmıştı. Yaşamın ağırlığını tüm benliğiyle hissediyordu. Bir o kadar ümitsiz,bir o kadar çaresiz,bir o kadar da yalnızdı…Boşluğa takılıp saatlerce bir noktaya baktı. Nereye gidebilirdi ki! Artık yuva diyebileceği bir evi,ailesi kalmamıştı. Bebeği ile birlikte herkes onu terk etmişti. Hayalleri,umutları,sevinçleri…

Yoksa bu onun için bir ceza mıydı?Kime ne yapmıştı ki! Bunları haketmiş olabilir miydi? Geleceğinden endişe duyuyordu. Bir karar vermesi gerekiyordu. Yaşamına kaldığı yerden devam etmek ya da veda etmek.

Hangi anne çocuğunu öldürmek ister ki?… Ona zarar vermek istemediğini,ona neden daha iyi bakamadığını bir çok defa tekrarladı.

Onu olduğu gibi kabul edeceğini düşündüğü baba ocağını,anasının kucağını hatırladı. Bebeği onu terk ettiği için ne kadar acı çekiyordu. Aynı acıyı o da annesine yaşatamazdı. Birden yaşamına devam etmek istediğine karar verdi. Kolu kanadı kırılmıştı. Anne babası ona kucaklarını açardı. Bunu biliyordu. Onları acıtmak ya da üzmek… Ne kadar korkunç bir şeydi… Bir an yaşama veda etme konusundaki düşüncelerinden dolayı kendine kızdı. Yaşamla mücadele etmeliydi. Tekrar eskisi gibi olamazdı. Ama yaşananlar ona çok şey öğretmişti.

‘Onu göremedim,onu koklayamadım,ona bir şeyler veremedim. Ama o bana çok şeyi gösterdi ve çok şey öğretti. Şimdi arkama dönüp baktığımda onu tanımasam da,onu öpmesem de,onu koklamasam da birlikte bir süre bir şeyleri paylaştık. O yaşamamayı tercih etti’diyerek yaşadıklarını kabullendi.

Her anneler gününde yüreğinde bir sızı... Anne diyen bir çocuğa sahip olamadı. Belki de hiçbir zamanda olamayacak ama yüzünü göremediği,sesini duyamadığı bir çocuğu 9 ay karnında taşıdı ve onunla bazı sevinçleri,umutları,hayalleri bir o kadar da üzüntüleri ve acıları tattı.Pek çok duyguyu bir anda yaşadı.

Yaşamda mutluluklar kadar da mutsuzlukların da olduğunu biliyoruz.

Acıların,ümitlerin,hayallerin,hayal kırıklıklarının yaşandığı bir hayat. Tüm insanlar bu ve buna benzer pek çok sorun yaşıyor. Kimi zaman kendine acıdığı,kızdığı,kimi zaman diğer insanları suçladığı pek çok olay. Acılarla da yaşamasını öğreniyor insan. Hiç bitmeyeceğini düşündüğü üzüntüleri zaman içinde ilk günkü etkisini kaybediyor.
Umutla başlayıp,umudun yitirildiği,mutluluğun mutsuzluğa dönüşebildiği,terkedilmenin ve yalnızlığın yaşandığı,kaygının,endişenin,kızgınlığın,acının varolduğu,suçluluk ve pişmanlığın hissedildiği,varolmak ve olmamak arasında kararsızlığın yaşandığı bir olay.
Yaşam kimi zaman inişler,kimi zamanda çıkışlarla yaşanan bir süreç. Hayallerin yıkıldığı,umutların kırıldığı anlar sürekli olamaz. Olumsuzluklardan korunmak ve kaçmak da mümkün değil. Ümidin bittiği yerde yeni bir ümit yeşerecektir.Yeter ki korkmadan,kaçmadan yaşamla mücadele edelim.

Umut ve sahiplenme katsayılarını düşürmek mutluluk katsayısını artırıyor...Bu öyküye bir kişinin yaptığı yorum. Siz ne dersiniz?

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Yürek Acısı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Füsun BUDAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • İlişkilerden Beklentilerimiz , Psk.Serhat YABANCI
  • Sınav Kaygısı Ve Başa Çıkma Yolları , Psk.Ayla SIRIKLI
  • Zayıf Karne Sendromu - Okul Başarısızlığının Nedenleri , Psk.Eylem AYRANCI
  • Soteria Projesi: Şizofreniyi Nasıl Yeneriz? , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Boşanmalı Mı Boşanmamalı Mı? , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Eş Seçme Kuramları , Psk.Duygu AYHAN
  • Ailenin Oluşumu Ve Etkileri , Psk.Serhat YABANCI
  • Çocuklarda Korkular Ve Saldırganlık , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Andropoz Ve Panik Atak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kişilik Ve Dayak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Bağımlı Gençlik Ve Teknoloji Bağımlılığı , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Erotomani Ve Şizoid Kişilik , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kıskançlık Ve Stres , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Şiddet Uygulanan, Şiddet Uygular! Ve Erkekler De Şiddet Görüyor , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Depresyonda Mıyız Yoksa? Ve İnsan Olmanın Temel Niteliklerinden Yoksun Olan , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Çocuklarda Enüresis-Alt Islatma (Nedenleri Ve Öneriler) , Psk.Ayça ULUÇAM GÜÇMEN
  • Kendine Yetebilmek , Psk.Serhat YABANCI
  • Röportaj: Antidepresan Eşittir Çağdaş Muska , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Gençler İçin Başarı , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Çocuk Ve Afet : Felaketlerin Çocuklar Üzerindeki Psikolojik Etkileri , Psk.Nevin KÜÇÜK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    16:28
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler