2007'den Bugüne 88,440 Tavsiye, 27,376 Uzman ve 19,492 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kardeş Kıskançlığı
MAKALE #5055 © Yazan Psk.Seda BOYACIOĞLU | Yayın Haziran 2010 | 4,953 Okuyucu
KARDEŞ KISKANÇLIĞI

Çocuk sahibi olmak çiftlerin vereceği kararların en önemlilerinden başında gelir. İlk çocuğunuzu beklerken yaşadığınız heyecan, zorlu bir deneyim olması nedeni ile hissedeceğiniz endişe ve omuzlarınıza yüklenen bu gönüllü sorumluluk ikinci bir çocuk sahibi olma kararını verirken daha farklı boyutlarda da kendini gösterebilir. Aileler ilk kez çocuk sahibi olmasalar bile ilk kez kardeşi olacak bir çocuğun sahibi olacaklarını akıllarında bulundurmalılardır.

Kkardeş kıskançlığı birçok çocukta görülen ve hem çocuk hem de ebeveynler için en hasarsız şekilde atlatılması gereken süreçlerdendir. İlk bakışta duyulan bu kıskançlığın nedeninin kardeş olduğunu düşünsek de bunun asıl nedeni çocuğun annesine ve babasına karşı duyduğu sevgi ve onlardan beklediği ilgidir. Zaman ile sevgiyi eş değer tutan çocuk kendisine ayrılan zamanı kardeşi ile paylaşmak zorunda kalmaktan korkarak ebeveynlerinin onunla daha az ilgileneceğini düşündüğü için kaygılanabilir ve duygularını çeşitli yollarla ortaya koyabilir. Kardeşi gibi biberonla süt içmek isteyebilir, altını ıslatabilir hatta yemeğini annesinin yedirmesini ve altını bağlanmasını talep edebilir. Bu olaylar kardeş kıskançlığında sık sık karşılaştığımız “gerileme” olarak nitelediğimiz durumlardır. Bunların hepsinin nedeni annesi ya da babası ile biraz daha fazla vakit geçirebilmek ve onların ilgilerini kendi üzerine çekmektir. Yani onun sevgisini ortaya koyma yolu budur, denebilir. Çocuklar, kıskançlıklarını agresif davranmak, kardeşine zarar vermek ya da onu görmezden gelmek, annesinin ve babasının kendisini artık sevmediğini sık sık tekrarlamak gibi davranışlarla ortaya koyabilirler. Bu duygu onun aşması gereken önemli bir sınavdır. Anne-baba da onun bu durumla başa çıkmasını sağlamada en büyük yardımcısıdır. Kısacası önemli olan kıskançlık duyması değil, bu duygu ile nasıl başa çıktığıdır. Yani bu zorlu süreci tamamladığında çocuğun güçleneceğini unutmamak gerekir. Bu süreçte annenin ve babanın en önemli rolü onu anladıklarını kanıtlamak ve çocuğun duygularını ortaya koyması için ona yol göstermektir.

Çocuğun bu duygu ile başa çıkması konusunda ailenin yapabilecekleri ise –genel olarak- şöyle sıralanabilir:

- Kardeşi olacağı haberini çocuğa annenin hamileliğinin yavaş yavaş belirginleşmeye başladığı –ortalama 4 aylık- bir süreçte vermek uygun bir davranış olacaktır.
- Çocuğa kardeşi olacağı haberini her iki ebeveynin beraber vermesi ve haberi verirken endişeli bir tavır sergilenmemesi önemlidir. Unutulmamalıdır ki; kardeş sahibi olmak da anne-baba olmak kadar doğal bir süreçtir.
- Çocuğa haberi verdikten sonra doğumun zamanı ile ilgili bilgilendirme yapılabilir. Mesela “Kardeşin yaz tatilinden sonra doğacak.” gibi olayları ya da mevsimleri referans göstermek çocuğun doğum zamanını algılamasını kolaylaştırabilir.
- Hamileliğin açıklanmasından sonra annenin büyük çocuğa hamile iken çekilmiş resimlerinin gösterilmesi, hamilelikle ilgili anıların anlatılması yararlı olacaktır. Ayrıca büyük çocuğun da bir zamanlar kardeşi gibi bebek olduğunu ve annesinin kardeşi ile ilgilendiği gibi onunla da ilgilenmiş olduğunu anlaması çocuğu kardeşi olma fikrine alıştırmada atılacak iyi bir adımdır.
- Büyük çocuk okul çağındaysa, yani okula başlamış ve belli bir duygusal zeka düzeyine gelmişse bu deneyimi pek zorlanmadan atlatmak mümkündür. Ama okul öncesi yaşlarda olan büyük çocuğa bu durumu anlatmak için öncelikle onun anlayabileceği cümleler kurmak, basit kelimelerle durumu açıklamak onun anlamasını kolaylaştırır.
- Aile içi konuşmalarda ya da gelen konuklarla yapılan sohbetlerde –özellikle çocuğun yanında- kardeşini kıskanabileceği ya da kıskandığı kesinlikle belirtilmemeli, hatta kıskançlık ve benzeri kelimelerin kullanılmaması sağlanmalıdır. Çocuğun “kıskanç” damgasını yemesi ruhsal durumunu olumsuz etkilerken davranış problemlerini de beraberinde getirecektir.
- Kardeş kıskançlığını engellemek bir diğer önemli konu ise kardeş ve okul ilişkisidir. “ Küçük çocuğum doğduğunda büyüğü de kreşe başlatırım.” gibi bir düşünce büyük çocuğun yerini kaptırmış olma hissine neden olabilir. Çocuk kendini dışlanmış, hatta “pabucu dama atılmış” hissedebilir. Bunu engellemek için mümkünse çocuğu hamilelikten önce kreşe başlatmak uygun olacaktır. Böylece büyük çocuk okula gitmeyi bir norm olarak algılamaya başlar ve kardeş doğduktan sonra da -kreşi yaşamının bir parçası olarak kabullenmiş olduğu için- normal hayatına devam edebilir.
- Bebek bakımında büyük çocuktan yardım alınabilir, tabii ki bu yardım onu teşvik ederek sağlanabilir ve ancak çocuk da kendi isteği ile yapınca amacına ulaşır. Çocuğun yaptığı her yardımdan sonra sözel olarak ödüllendirilmesi onun bu davranışını pekiştirecektir. Sözel ödüllendirme teşekkür etmek, yaptığının beğenildiğini söylemek şeklinde olabilir.
- Eğer iki kardeş aynı odayı paylaşacaklarsa bunun nedenleri ona anlatılabilir, onun kıyafetleri bebeğe verilecekse izin alınabilir ve bebek ile ilgili kararlarda (kıyafet seçimi, bebek odası dekorasyonu gibi) ona fikri sorulabilir.
- Ebeveynlerin –özellikle annelerin- büyük çocuğa özel olarak zaman ayırmaları önemlidir. Bebek ile beraber oyun oynamak çocuk için çok da tatmin edici olmayabilir. Bebeğin ilgi istemediği zamanlarda büyük çocukla vakit geçirerek, ilgiyi tamamen ona yönlendirerek, ona hala özel olduğunu hissettirmek ve bunu sözel olarak da belirtmek doğru olacaktır. Örneğin, “Kardeşinin uyku zamanı, bizim de evcilik oynama zamanımız başladı.” gibi cümleler ona hala özel olduğunu hissettirecektir. Ayrıca beraber geçirilecek zaman dilimi kısa bile olsa da zamanın kaliteli bir şekilde değerlendirilmesi bu açığı kapatacaktır.
- Kardeşler arasında yapılan kıyaslamalar beklenenin aksi sonuçlar vermektedir. Mesela “Bak kardeşin beni hiç üzmüyor ama sen etrafı dağıtarak beni üzüyorsun.” tarzı ifadeler çocuğun duygudurumunu olumsuz etkileyebilir. İki çocuk da birbirinden farklı ve özel bireylerdir. Asıl vurgulanması gereken kimin daha iyi olduğu değil, her ikisinin de farklı birer birey olduğudur.
- Bebeğe karşı uygulanan korumacı tavrın sürekli hale gelmesi büyük çocuk için rahatsız edici olabilir. “Sakın kardeşine zarar verme.”, “Kardeşini yalnız bırakamam.” gibi cümleler onun daha da olumsuz tavırlar sergilemesine neden olabilir.
- Büyük kardeş rahatsızlığını sözel olarak ifade edebilir. Bu gibi durumlarda ona büyük olmanın avantajlarından bahsedilebilir. Örneğin, “Sen çikolata yiyebiliyorsun ama o henüz çikolatanın tadından haberdar bile değil.” ya da “Sen arkadaşlarınla oyun oynayabiliyorsun ama o şu an hiç arkadaş edinemez.” gibi cümlelerle büyük olmanın da avantajları olduğunu, şanslı olanın sadece küçükler olmadığı ona anlatılabilir.
- Abi/abla olarak nitelediğimiz büyük çocuğun, abi/abla olmaktan önce hala çocuk olduğunu hatırlamak ve bu tarz nitelemelerde bulunan yakınlarımıza da konu ile ilgili uyarılarda bulunmak uygun olacaktır. Çocuğa bu tarz cümlelerle yüklenen sorumluluk onun kaldırabileceğinden daha büyük olabilir.
- Büyük kardeş zaman zaman yeterince sevilmediğini ya da kardeşi ile ilgili memnuniyetsizliğini çeşitli yollarla ifade edebilir. Bu gibi durumlarda çocuğun açıklamadan çok anlayışa ihtiyacı vardır. “Ben ikinizi de eşit seviyorum.” demek yerine “Kendini kızgın hissettiğini biliyorum ama oyuncaklarını kırmak işe yaramayacaktır.” gibi açıklama yapılabilir.

Unutulmamalıdır ki, ikinci bir çocuk sahibi olmak tamamen ebeveynlerin alacağı bir karardır. Çocuğun kardeş istemesi ya da “Bir kardeşin olsun ister misin?” gibi sorulara olumlu yanıtlar vermesi onun kardeşini kıskanmayacağı anlamına gelmez. Bu nedenle öncelikle kararınızdan, çocuklarınıza yeterli ilgiyi gösterebileceğinizden, onları sevdiğinizden ve bu sevgiyi hem davranışınızla hem de sözel olarak sık sık ifade ettiğinizden emin olmanız sorunları engellemede atacağınız en önemli adımların başında gelir. Tekrar hatırlatmakta yarar var ki ilgi ve sevgi bu tarz sorunlarla başa çıkmada en önemli iki kaynaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kardeş Kıskançlığı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Seda BOYACIOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Seda BOYACIOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Seda BOYACIOĞLU'nun Makaleleri
► Kardeş Kıskançlığı Psk.Elçin BOZ ORHAN
► Kardeş Kıskançlığı Psk.Pınar TURANLI DURMUŞ
► Kardeş Kıskançlığı Psk.Elif Can ÖZTÜRK
► Kardeş Kıskançlığı Psk.Yeşim KURUÇAY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,492 uzman makalesi arasında 'Kardeş Kıskançlığı' başlığıyla benzeşen toplam 12 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Çocuklarda Yemek Seçme Mayıs 2019
► Depresyon Eylül 2011
► Alt Islatma (Enüresiz) Eylül 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:47
Top