2007'den Bugüne 80,264 Tavsiye, 25,603 Uzman ve 17,918 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Aldatma ve Aldatılma
MAKALE #5189 © Yazan Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE | Yayın Temmuz 2010 | 5,415 Okuyucu
ALDATMA

“Var olan ilişkiyi bitirip, yeni bir ilişkiye başlamak varken, neden bazı insanlar aldatmayı tercih ediyor?” sorusunun her dönemde farklı yanıtları olabilir ve aldatma partnerin başka bir partner olduğunu fark ettiği noktada çiftin hayatını olumsuz etkilemeye başlar.

Genel olarak temelde var olan bir ilişkiyi geliştirebilmek, üretebilmek ve yaşamı paylaşabilmek becerisini geliştirememiş kişilerin kendilerini yeniden ifade etme, dürtüsellikteki anlık hazların sürekliliğini sağlama ve sonsuz bağlanma arayışlarına aldatma diyebiliriz. Aldatma; belki de insanlık tarihinin en eski zamanlarından bu yana değişmeyen bir gündem maddesidir ve son yıllarda sosyal bir yara haline gelmiştir.
İhanet hem kadın hem erkek için de yaralayıcı ve kabullenilmesi güç bir durumdur. Toplumumuzda “erkektir yapar, erkeğin elinin kiri’’ gibi erkeğin aldatmasını meşru gösteren bir yaklaşım mevcuttur. Kadın da eşini affetmelidir ve yuvasını bozmamalıdır. Ancak kadınlar genellikle eşlerini affetmiş görünseler de, içlerinde aldatılmayı sindirmeleri kolay değildir. Bir kadın için belki kocasının başka bir kadınla cinsel birliktelik yaşaması bir derece kabul edilebilir gibi görünse de, kocasının başka bir kadına duygusal olarak bağlanması veya âşık olması çok inciticidir. Kadının affedemeyeceği bir durumdur. Erkek için de aldatılmak yaralayıcı ve özgüveni sarsıcı bir durumdur. Çiftin arasındaki iletişimin niteliği, aradaki sevgi bağının gücü onların bunun üstesinden gelmesini sağlayabilir ancak aldatılmak mutlaka ilişkide bir iz bırakır.

TÜM ALDATMALAR CAN SIKAR ve KEYİF KAÇIRIR

Aldatma veya aldatılma daha çok duygusal boşluklar nedeniyle yaşanır. Aldatma toplumun yakından tanıdığı veya magazin dünyasının gözdeleri olan insanlar arasında yaşandığı zaman veya Ahmet ALTAN gibi ünlü yazarlarımıza konu olduğu zaman gündemimize gelse de, yalnız cinselliğe dayalı bir birliktelik değil cinsellik barındırmayan duygusal bir ilişki de aldatmadır ve aldatmanın sadece kadın erkek ilişkileri bağlamında yaşanmadığı bir gerçektir. Aile, iş yaşamı, arkadaşlık ortamı ve sosyal yaşamda da aldatma veya aldatılma farklı biçimlerde karşımıza çıkar. Sonuçları açısından ilkine göre daha affedilir gibi görünse de tüm aldatmalar canımızı sıkar ve keyfimizi kaçırır.
Aldatılmak kişide özgüven kaybına, artık yakışıklı veya güzel ve çekici biri olmadığı, eşi tarafından beğenilmediği düşüncesine, değersizlik ve çaresizlik duygularına yol açabilir. Bu duygularla baş etmek kolay değildir. Kişi aldatıldığında eşiyle bu konuyu konuşmalı, eşinin neden buna ihtiyaç duyduğunu anlamaya çalışmalıdır. Eğer bu olayda kendisine düşen bir pay varsa onu çıkarmalıdır. Ancak asıl önemli olan kendi özgüvenini ve öz saygısını yüksek tutmaya çalışmasıdır.

ALDATMANIN OLMADIĞI BİR EVLİLİK MÜMKÜN MÜ?

Evliliklerde ve uzun ilişkilerde aldatma kaçınılmaz mıdır? İhanetin yaşanmadığı bir evlilik mümkün mü?Bu konuda da bir genelleme yapmak uygun olmaz, çünkü aldatmada cinsel ve psikolojik ihtiyaçlar rol oynadığı gibi erkeğin ve kadının kişilik yapıları da önemlidir. Her çifti bulundukları şartlar içinde ele almak gereklidir. Mutlaka ki uzun süren ilişkilerde rutin ve monotonluk kadın veya erkeğin sıkılmasına sebep olabilir, ancak çift hayatlarında bazı değişiklikler yaparak cinsel hayatlarını ve ilişkilerini canlı tutabilir. Burada çaba göstermek ve istemek de önemlidir.

Yaşadığımız dönemin ilişkiler üzerinde ne gibi etkileri vardır? Teknoloji çağında yaşıyoruz ve artık ilişkiler masumiyetini kaybetti. Eskiden aldatmayı sadece erkeğe ait bir eylem gibi görsek de, artık kadınlar da en az erkekler kadar eşlerini ya da sevgililerini aldatmaya meyilliler. Kadının ekonomik özgürlüğünü kazanması, erkeğe maddi olarak daha az ihtiyaç duyması ve sıkça gidilen iş gezileri de aldatmaları arttırmaktadır. Ayrıca internetin yaygınlaşması ile birlikte sanal aldatma denilen bir kavramla tanışmış olduk. Artık kişiler sanal olarak da yeni kişilerle tanışmakta hatta sanal seks yapmaktalar ve sanal aldatmalar evliliklerin dağılmasına bile sebep olabilmektedir. Günümüz hızlı tüketim çağı olduğu için, ilişkileri çabuk tüketip bir sonraki ilişkiye geçer olduk, ama bunun temelinde yine bir türlü doldurulamayan duygusal boşluğun olduğunu düşünüyorum.

KADIN ve ERKEĞİN ALDATMA NEDENLERİ FARKLI
Kadın ve erkeğin aldatma nedenleri farklılıklar gösterir. “Erkek yatarak, kadın severek aldatır” diye eski bir deyiş vardır. Duygusal ve cinsel açıdan aldatmayı ikiye ayıran bu deyişin artık çok da geçerli olmadığı bir zamanda yaşıyoruz. Ama yasak aşklara özgü heyecanın tadının yanı sıra erkeklerin fiziksel yani cinsel açıdan değişik tecrübeler yaşama ihtiyaçları ve cinsel dürtülerini kontrol etmekte zorlandıkları için, kadınların ise duygusal gerekçelerle yani yaşadıkları umutsuzluk ve mutsuzluk nedeniyle aldatma yoluna gittikleri sıkça görülmektedir. Günümüzde kadınlar cinsel çekicilikleri ile erkeği daha çok etkiliyor. Hatta bazı kadınlar cinsel çekicilikleri ile erkekleri baştan çıkararak, ayartarak toplumda var olmaya çalışıyorlar. İşte tehlikede burada başlıyor. Çünkü bu durumda erkekler ilgisiz kalmakta zorlanıyorlar ve psikolojik baskı altına giriyorlar. Bu nedenle kadınlarımızın toplumda cinsel kimliği ile değil, insani kimliği ile ön plana olması çok önem kazanmıştır. Evliliklerde sevgi, saygı ve güven olmak üzere üç temel bağ vardır. Bu bağlar zaman zaman fırtınalı dönemlerde tahrip olabilir.

ALDATMANIN GENİ VAR MI?

Aldatmanın geni olup olmadığı yıllardır kamuoyunda tartışılan bir konudur, zaman zaman bu konu ile ilgili araştırma sonuçları da ortaya konmuştur. Ancak ben aldatmanın genetik olduğunu düşünmüyorum. Aldatmanın birçok farklı nedeni olabilir, bu kişinin çocukluğunda öğrendiği, modellediği bir davranış biçimi de olabileceği gibi boşluk duygusu, farklılık arayışı, cinsel ya da duygusal tatminsizlik ya da eşle ilgili sorunlardan dolayı da ortaya çıkabilir. Herkesin nedeni farklıdır, her insanı da geçmişi, bugünü ve kişilik özellikleriyle bir bütün olarak değerlendirip ona göre bir yargıda bulunmak gerekir. Suçu genlere atmak çok da doğru olmayacaktır.

Bilim adamları minik bir genetik operasyonla çapkınları sadık bir eşe çevirebilir mi? Bizi nasıl bir geleceğin beklediğini bilemiyorum, ancak her geçen gün insanların isteklerinin ve tatminsizliğin arttığını görüyoruz. Tüketim toplumunda yaşıyoruz, her şeyi çok kolay tükettiğimiz gibi sevgileri, aşkları da kolay tüketir hale geldik ve aslında insanlar gitgide yalnızlaşırken içlerindeki duygusal boşluk ve sevgi açlığı da artıyor. Tabi ki bu durumda aldatmalar da artıyor, çünkü insanlar hep yeni ve farklı bir şeyler arıyorlar, içlerindeki boşluğu bu şekilde dolduracaklarına inanıyorlar. Çapkınları sadık bir eşe çevirmek için genetik operasyon yerine, aldatma ihtiyacına neden olan ne onu bulmak gereklidir.

Bütün erkek ve kadınlar sadık bir eşe dönüşebilir mi?

Bütün kadın ve erkekler olarak bir genelleme yapmak mümkün değildir, daha önce de belirttiğim gibi her insanı kendi özellikleri ile değerlendirmek gereklidir. Aldatmaya yol açan faktörler nelerdir? O insanın hayatında aldatma ihtiyacı nasıl bir yer tutmaktadır? Eşin bu durumdaki sorumluluğu nedir? Tüm bu soruları değerlendirmek ve yanıtlarını aramak gereklidir. Bunun için evlilik veya çift terapisi faydalı olacaktır. Eğer çift iletişimi güçlendirip, çatışmalarını nasıl çözeceğini öğrenirse ve cinsel ilişkilerinin de kalitesini arttırırsa aldatma sorunun da üstesinden gelinebilir. Ancak aldatmanın da birçok çeşidi vardır, bunun bir alışkanlık mı yoksa bir defaya mahsus bir durum mu olduğu önemlidir.

ERKEKLER POTANSİYEL SUÇLU

Konu aldatma olduğunda, önce erkekler potansiyel suçlu kabul edilir. Çünkü nikâh yüzüğünü takan erkeğin testosteronu düşmüştür ve kendini ispatlamak zorundadır. Bu nedenle erkekler daha çok aldatır. Aldatma duygusallığa dönüşmeden sadece cinselliğe dayalı yaşanırsa bu durum bazı erkekler için evliliklerini kurtarma şekli de olabilir. Erkek aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasındaki yaşanan sürtüşme, hâkim ve güçlü olan erkek olduğu için büyük değildir. Erkekler aldattığında dikkatsizdir, kendisine daha fazla bakmaya başlar, yeni elbiseler alır, sık banyo yapar, yeni parfümler alır, rejim ya da egzersize başlar, akşam eve beklenmedik saatlerde gelip, işte sürekli bir toplantı hali yaşadıklarını ifade ederek hemen kendilerini ele verirler. Erkekler için gizli buluşmalar ve gün ortasındaki hızlı seks kaçamağı heyecan vericidir. -Yaşandı ve bitti hesapsızca- psikolojisi erkekler için çok yaygındır. Erkekler ilk adımı atıldıktan sonra kesin arkasını getirirler. Erkekler için aldatmak çok doğaldır ve genelde sarhoşturlar. Tesadüfen ayağına gelen bir şansı hiç bir erkek kolay kolay reddedemez. Aldatan erkek suçlu çocuk gibi bakar fakat bazen nedensiz yere eşinin bütün kusurlarını ortaya döküp kırıcı olabilir. Aldatan erkeğin seks yapma stilinde bir değişiklik olur ya da hiç seks yapmak istemez ve çocuklarına daha az zaman harcamak ister.

BAHAR AYLARINDA ALDATMA ARTAR MI?

Bahar ayı hem ruhsal hem fiziksel açıdan bir yenilenme, canlanma dönemidir. Bu açıdan bakıldığında “bahar ayında kişi yeniliklere ve yeni heyecanlara açık haldedir” denilebilir. Ancak yine de bu kişinin arayışları ve isteklerine göre değişir, o yüzden “bahar aylarında aldatmalar fazlalaşır” demek çok da doğru olmayacaktır. Aldatan kişi her mevsim aldatabilir, önemli olan aldatmanın ardında yatan motivasyondur.

KADINLARIN ALDATMASI GERİLİMLİ BİR SÜREÇTİR

Kadın aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasında yaşanan sürtüşme ve çatışma gerilimli bir süreçtir. Bu nedenle kadının aldatması daha zor, daha derinlikli, daha heyecanlı, daha edebi ve daha zengin bir malzemedir. Kadınlar aldattığında çok daha dikkatli davranırlar. Her ayrıntıyı düşünürler. Çünkü kadınlar için günü birlik bir ilişkiden çok, uzun süreli ve duygusal bağları kuvvetli bir ilişki yani aşk yaşamak çok daha önemlidir. Kadınlar seks yoluyla bulaşan hastalıklar konusunda çok duyarlıdırlar. Kadın aldatmayla birlikte sevgi, aşk, romantizm, heyecan ve sürpriz arar. Kadın bir yasak ilişki yaşadığında yüzünde bir parıltı belirir ve her bakımdan çok çekici olur. Suçluluk duygusuyla kadın eşine karşı daha sevecen davranır. Kadın parfümünü değiştirir, saçıyla ve makyajıyla daha fazla ilgilenir, evde özensizdir, dışarı çıkarken daha farklıdır.

ERKEKLER NEDEN ALDATIR?

Çocukluktan gelen iç çatışmaları olan erkeğin aldatma olasılığı çok yüksektir. Aslında erkeklerin aldatmak için çok önemli bir nedene de ihtiyaçları yoktur. Maksat heyecan olsun, skor olsun! Çünkü çok sayıda kadınla ilişkiye girmek arkadaş çevresinde bir takdir göstergesi olarak algılanmaktadır. Hatta artı puan toplamak uğruna bu konuda gerçek dışı hikâyeler anlatan erkeklerin sayısı az da değildir. Ayrıca erkekler birlikte çalıştıkları güzel, anlayışlı, uyumlu ve başarılı kadınlara da sık sık âşık olurlar. Ayrıca ezilen erkek, aldatarak hayattan intikam alıyor da olabilir. Her gün milletin ağız kokusunu çeken, çok yerde ezilen ve gururu incinen erkek aldatarak hayattan ve kendi kaderinden intikam alarak var olmaya çalışabilir. Son olarak evli ve çocuklu olan erkekler kendilerinden yaşça küçük genç kadınlarla birlikte olarak hala güçlü bir erkek olduklarını kendilerine ve çevrelerine kanıtlamaya çalışabilirler. Bu durumda olan evli erkekler çoğunlukla aldatma olmasa karısını veya ailesini bırakma potansiyeline sahiptir. Kısaca erkeklere göre aldatmanın nedenleri şu şekilde ifade bulur: “Her erkek yapar, heyecan olsun diye, arkadaşlarımı etkilemek için, başka bir kadına âşık oldum, sarhoş olduğum için, eşimle sorunlarımız var, ortam öyle gerektirdi, olaylar öyle geliştiği için, karım benimle ilgilenmiyor, O'na acıdığım için, istediğimi elde edebileceğimi kendime kanıtlamak istiyordum, canım seks istiyordu, O'nu öylece eve yollayamazdım, karım kendisine eskisi gibi bakmıyor, cinsel isteğim fazla.” vb.

KADINLAR NEDEN ALDATIR?

Mutsuz olan kadının aldatma olasılığı yüksektir. Kadının eğitiminin artması ve iş yaşamında daha aktif rol alması, aldatma konusunda erkek egemenliğinin kırılmasına yol açmıştır. Kadınlar, kişilik yapısına göre aldatma konusunda farklı tutumlar göstermektedir. Bir grup kadın duracağı yeri bilirken, bir grup kadın ise belirli bir çizgide ilişkisini devam ettirebilir. Bu, tamamen ilişkinin gidişatı ve kadının ruh durumu ile bağlantılıdır. Kadın âşıksa ve aldatılmak çok avam ve aşağılayıcı şekilde gerçekleşmemiş ise çok daha az vicdan azabı duyar. Kısaca kadınlara göre aldatmanın nedenleri şu şekilde ifade bulur: “Mutsuzum, çok zekiydi, tatmin olamıyorum, bir filmdeki erotizminden etkilendim, âşık oldum, beni çok ihmal etti, yeniden bir erkeğe ihtiyaç duyduğum için, yakınlık ve şefkat özlemi çektiğim için, kendimi yalnız ve terkedilmiş hissettiğim için, aylardır seks yapmadığım için, O'nu kendime daha fazla bağlayabilmek için, baştan çıkarmanın zevkinden, çok uğraştı, peşinde koşulan nüfuzlu biri olduğu için, istediğimi elde edebileceğimi kendime kanıtlamak istiyordum, O'na âşık olduğum ve benimle ciddi olduğu için, kocam beni aldattığı için intikam almak istedim, cazibesi ve esprisi olduğu için, O'nun üzerinde güç ve söz sahibi olabilmek için, dünyanın en harika erkeği olduğu için, o anın romantizminden, çok sık iş gezisine çıkıp beni yalnız bıraktı, çok güzel olduğumu söylediği için, kıskanç kocam beni hep kendisini aldatmakla suçladığı için bu kez gerçekten yaptım, sonsuz parası olduğu için, sesi çok seksi olduğu için, kendimi tümüyle teslim etmek istediğimden, beni sekse zorladığı için, kariyer yapmamda bana yardımcı olsun diye.” vb.

“Güzel kadınlar daha çok aldatılıyor” sözü medyada sıkça duyduğumuz bir ifadedir. Erkeği aldatmaya yönelten etkenin ne olduğu önemlidir, erkeğin aldatmasında mutlaka eşinin de doğrudan ya da dolaylı olarak bir payı vardır. Yine erkeğin kişilik yapısı çok önemlidir, eşinin güzel olması, beğenilmesi, çevreden takdir görmesi erkeğin aşağılık ve değersizlik duygularına kapılmasına neden olabilir ve bilinçdışı olarak eşinden intikam almak amaçlı erkek onu aldatabilir ve toplumun gözünde değersizleştirebilir. Aslında burada erkek eşini değil kendini aldatmaktadır. Eşini değil kendini değersizleştirmektedir, ama bunun farkında değildir. Özellikle narsisistik kişilik yapısına sahip erkeklerde bu durum ortaya çıkmaktadır. Ayrıca başka bir açıdan bakıldığında da, güzel bir bayanın yanındaki erkek diğer bayanlar için cazip hale gelebilir. Kadınlar ‘’ Eğer bu güzel kadın bu adamla birlikteyse, demek ki bu adamda özel bir şey var. ‘’diye düşünebilirler ve adamı baştan çıkarmaya çalışabilirler ve adam da buna karşı koyamayabilir.

DUYGUSAL ALDATMA DAHA TEHLİKELİ

Aldatma konusunda daha önce yapılan bilimsel çalışmalara bakıldığında duygusal aldatma ve cinsel aldatma ayrımı yapıldığı görülür. Var olan bir ilişki varken bir başka partnerle cinsel ilişkiye girmek cinsel aldatma, duygusal bir yakınlık yaşamak veya bir başkasına âşık olmak ise duygusal aldatma olarak değerlendirilir. Erkekler daha çok cinsel aldatmayı tercih ederken kadınlar ise daha çok duygusal aldatmadan yanadır. Ayrıca duygusal aldatma cinsel aldatmaya göre daha zor bir durumdur ve içinden çıkılmaz bir hal almasına yol açabilir ve asıl aldatma budur.

EN BİLDİK NEDEN: CİNSEL SORUNLAR

Her iki cins için de aldatma bildik mazeretler ile anlatılamaya çalışılır. En bildik mazeretler ise; “o oradaydı, çok hoşuma gitti, çok sarhoştum, beni etkiledi, nasıl olsa bitecekti, aldatmak mı çok doğal, macera yaşamayı seviyorum, çünkü farkına varmıyor” şeklinde sıralanabilir. Ayrıca -yasak aşk inanılmazdır ve başka bir olayda asla bulunmayan bir duygu yaşatır- düşüncesini de yabana atmamak gerekir. Bilimsel olarak en çok görülen aldatma nedenleri de sırasıyla: Duygusal anlamda yalnız bırakılma, eş ile iletişim kuramama, cinsel sorunlar yaşama, âşık olma, yasak aşklara özgü heyecanın dayanılmaz tadı, karşı cinsin cazibesine kapılma, sürekli aldatma eğilimi, bir ilişkinin içine istemeden çekilme, aldatan arkadaşları taklit etme isteği, egonun tatmin edilme hissi, korunmaya muhtaç, tehlikede veya zor durumdaki karşı cinse karşı gelişen hamilik hissinin zamanla birlikte olma isteğine dönüşmesi, yaşamın diğer alanlarında başarı gösteremeyip seksüel başarılarla avunma isteği, 40 yaş bunalımı, hiperseksüel bir gen taşıma, manik hasta olma, çapkınlıkla sakinleşme isteği, eşcinsel dürtüleri bastırma ve gizleme eğilimi, iş stersini yenme çabaları olarak karşımıza çıkabilir.

EĞER BİRŞEYİ GERÇEKTEN İSTERSEN

Aldatma konusu yazarların ve medyanın her zaman gündemindedir. Son günlerde medyada en çok tartışılan ve gündem konusu haline gelmiş olan aldatma; yerli veya yabancı kaynaklı denemelerde, romanlarda, hikâyelerde ve şiirlerde, farklı zamanlarda, dünyalarda ve mekânlarda yaşanmış olsa da sıklıkla işlenmiştir. Aldatma; cinsel yolla bulaşan hastalıkların yaygınlaşmasına yardım eden ve ayrıca Türk aile yapısının önündeki en önemli sorunlardan biridir. Simyacı'daki, “eğer bir şeyi gerçekten istersen, bütün evren onun gerçekleşmesi için işbirliği yapar” ifadesi, aldatmanın özünü anlatmaktadır.

İNANILMAZ BİR ADRENALİN YÜKSELMESİ

Aldatma inanılmaz bir adrenalin yükselmesi yapabilir. Ancak aldatma Türk aile yapısını dejenere ettiği için doğru bir davranış değildir. Aldatma bireyin kendini arayış sürecinde yaşanmazsa olmaz bir uğrak noktası olmamalıdır. Çünkü aldatmada söylenen yalanlar, haz, şiddet ve ihanetin tadı bir yasak meyve gibi aklımıza düşebilir. Bu da sosyal sorunlara yol açar ve aile yapısının bozulmasına yol açar. Son olarak; ama her şeye rağmen aldatma yaşanırsa, eşe saygıdan dolayı gizliliğe ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmaya dikkat edilmesini öneriyoruz.

KADINLAR HİSSEDER Mİ?

Eşini çok iyi tanıyan bir kadın aldatıldığını hissedebilir, ancak kesin olarak hisseder ya da hissetmez diyemeyiz. Aldatan erkeğin tavırlarında ve günlük alışkanlıklarında mutlaka bir takım değişiklikler olur. Erkek aldattığında dikkatsizdir, kendisine daha fazla bakmaya başlar, yeni elbiseler alır, sık banyo yapar, yeni parfümler alır, rejim ya da egzersize başlar, akşam eve beklenmedik saatlerde gelir, telefonu sürekli kapalıdır, evde telefonunu banyoya giderken bile yanına alır, telefonunu asla ortada bırakmaz, bir telefon geldiğinde başka bir odaya gidip konuşur, sık sık iş seyahatlerine gider, evine karşı ilgisizleşir, çocuklarıyla daha az vakit geçirmeye başlar ya da tam tersi eşi ile olduğundan daha fazla ilgilenmeye ve ona hediyeler almaya başlayabilir, vb. Bu tip davranışlar ortada mutlaka bir aldatma olduğunu göstermez, ancak kadını şüphelendirebilir.

ASLINDA KENDİMİZİ ALDATIYORUZ

Sorunlu ilişkiler nedeniyle ikinci bir ilişki yaşama isteği başlangıçta aldatma olarak algılanmamalıdır. Aldatma var olan ilişkiyi bırakmayıp ona takviye ilişki kurmakla başlar. Çağdaş insanın kendi kendini aldatması ve aldanması da burada başlar. Burada yasak ilişki, var olan ilişkiye yardım eden ilişkidir ve iki ilişki bir zaman sonra ortak bir ilişki haline gelir. Bu durumda aldatan kendisini de aldatır aslında. İlişki içindeyken var olan problemleri aldatma ile bastırmaya ve çözümsüzlüğe bırakmak her tarafı da aldatılan haline getirir. Sonuçta aldatılan kişi; bazen utanç, bazen öfke bazen de intikam ve aşağılanma duygusuna kapılsa bile zamanla, kimliğini kaybedebilir, özel bir insan olduğuna dair inancı azalabilir, en önemlisi de temel değerlerin kaybına bağlı olarak kendine olan saygısını yitirebilir. Ayrıca dünyanın güvenilmez bir yer olduğunu düşünmeye başlayabilirler. Tehlikeli olan da budur. Çünkü kendilerini en çok seven insanlar bunu yaparsa, bu dünyada kime ve nasıl güvenebileceklerini şaşırmaları da doğaldır.

ELİMİZİN KİRİ ve NAMUS MESELESİ

Aldatmanın kişiler üzerindeki etkileri herkesin olaydan etkileniş biçimine göre farklılıklar gösterebilir. Bazen, insanlar aldatıldıklarını bilmelerine rağmen, partnerleriyle yaşamaya devam edebiliyorlar. Bazıları ilişkiyi anında koparıyor, bazıları ise sürekli gelgitler halinde bocalıyor. Tabi bunda aldatmaya Türk toplumu olarak bakış açımızın da etkisi büyük. Türkiye'de “erkek aldatır ama kadın aldatmaz” gibi bir önyargı bulunuyor. Yani erkek aldatınca elimizin kiri, kadın aldatınca namus meselesi olarak aldatmayı algılamak ve arkasında yatan toplumsal sorunları görmemesizlikten gelmek; aldatmanın her geçen gün artarak devam etmesinde en önemli unsurlardan biridir.

ZİHİNSEL ALDATMA DAHA FAZLA

Zihinsel olarak yaşanan aldatmaların sayısı, eyleme geçmiş aldatmalardan daha fazladır. Zihinsel aldatma zararsız gözüken fakat insanları ömür boyu takip eden bir durumdur. Şu veya bu sebeple ilişkisini yürütmek zorunda olup da aklında bir başkası olan çiftlerin sayısı her geçen gün artıyor. Mesela sevdiği başka bir kişi varken bir başkasıyla evlenmiş, ama hala bir önceki sevgilisini düşünenler, medyada boy gösteren kadınlara veya erkeklere hayran olanlar, cinsel açlığını gidermek için bir başka partnerin fantezisini kuranlar, birlikte yaşlandığı eşine değil de genç kızlara veya erkeklere ilgi duyanlar. Bu örnekleri kolayca çoğaltabiliriz. Ayrıca ülkemizde internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte sanal aldatma vakalarında artış olduğunu da vurgulamak gerekiyor. Çünkü yaptığımız araştırmalarda, bir şaka gibi başlayan ama giderek çözümsüz bir hal alan sanal flört ve sanal seksin en yaygın aldatma biçimi haline dönüştüğünü üzülerek görüyoruz.

EVLİLİK veya EŞ TERAPİSİ

Aldatılan veya aldatıldığını düşünenlerin sorunu görmemezlikten gelmeyip partneriyle paylaşması ve konuşması gerekir. Aldatıldığını düşünenler, “benimle eskisi gibi ilgilenmiyorsun, ilişkimizde sorunlar var, başka birisi olabileceğini hissediyorum, böyle bir sorun var mı?” şeklinde partneriyle konuşmalıdır. Eğer partner başka birisi olduğunu itiraf ederse; aldatılanda öfke, yas süreci, üzüntü, sıkıntı, uykusuzluk, onur ve gurur yaralanması, tedirginlik, özgüven sarsılması ve depresyon dönemi başlayacaktır. Bu dönem kişiden kişiye değişmekle birlikte bir kaç ay sürebilir. Bu dönemde bir evlilik veya eş terapistine başvurulmasını gerekir. Çünkü kurulu bir düzeni yıkmak zordur ve aldatılan kişinin partneriye bir araya gelerek sadece karşı taraftan değil kendisinden de kaynaklanabilen sorunları çözmek için adım atması uygun olacaktır. Ayrıca kültürel şartlanmada bunu gerektirir. Unutulmaması gerekir ki aldatılma ve sonrasında yaşanan sorunlar çözülebilen bir durumdur. Ayrıca eşin sadakatsizliğinde evliliği hemen bitirmek yerine, yapılan hatayı bir sopa olarak, aldatan kişiye karşı kullanmak yerine; -eşim beni sevmediği için mi yoksa insani bir zaaftan dolayı mı aldattı?- sorusuna bir evlilik terapistinin nezaretinde yanıt aramak ve kar zarar analizi yapmak doğru bir yol olacaktır. Çünkü bir çıkış yolu her zaman vardır. Sevgiyi, güveni ve saygıyı artırıcı çözümler bulmak o kadar da zor değildir. Her iki tarafta şu soruyu kendisine sormalı; “bu olay bize ne öğretti?” Bu konuda samimi yanıtlar veren çiftler evliliklerini yeniden yapılandırabilir ve mutlu olabilirler.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aldatma ve Aldatılma" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ayavar Cem KEÇE Fotoğraf
Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE
Ankara
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi4 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE'nin Yazıları
► YENİAldatma ve Aldatılma Psikolojisi ÇOK OKUNUYOR Psk.Beniz YILMAZ
► Evlilikte Aldatma/Aldatılma Psk.Dnş.İdem TONOZ
► Evlilikte Aldatma ve Aldatılma Psk.Dnş.Emel SEVENCAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,918 uzman makalesi arasında 'Aldatma ve Aldatılma' başlığıyla benzeşen toplam 12 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Doğaçlama Seks Eylül 2013
► Çocuk Gelinler Eylül 2013
► Penis Kırılması Mayıs 2012
◊ Hayat Böyle Devam Edemez Aralık 2011
◊ Yaş Farklılıkları ve Evlilik İlişkisi ÇOK OKUNUYOR Ekim 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:24
Top