2007'den Bugüne 85,912 Tavsiye, 26,758 Uzman ve 19,091 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Obsesif Kompulsif Bozukluk
MAKALE #5533 © Yazan Dr.Şükran TELCİ | Yayın Eylül 2010 | 5,563 Okuyucu
OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK (OKB)

Obsesyonlar(takıntılar) ve obsesyonlara karşı gelişen kompulsiyonlar(davranışlar) ile seyreden psikiyatrik bir hastalıktır.

Obsesyonlar (takıntılar): Kişinin zihnini zorlayan, aklına istemeden gelen, tekrarlayıcı düşünceler, duygular veya görüntülerdir. Kişi bunların saçma olduğunu bilir, ama kafasından uzaklaştıramaz. Bu takıntılar gün içinde bir saatten fazla zaman alır. Kişinin soysal, akademik ve meslekî uyumunu bozar.
Kompulsiyonlar(davranışlar): Obsesyonun yarattığı sıkıntıyı gidermek amacıyla yapılan zorlantılı davranışlardır.Kişi söz konusu davranışı gerçekleştirmediği takdirde kötü bir şey olacağı ya da sevdiklerini kaybedeceği gibi olumsuz bir takım düşüncelere kapılır, bunların saçma olduğunu bilir, ancak bunları gerçekleştirmediği takdirde aşırı sıkıntı ve gerginlik yaşar.

Obsesyonlar en sık şu şekillerde görülür:
Mikrop kapma ve hastalanma obsesyonları: Kapalı yerlerdeyken veya hasta birisinden enfeksiyon kapacağına dâir aşırı kaygı duyma, halka açık yerlerdeki koltuklara oturamama, kapı kulplarına veya musluklara dokunamama, kendi evinin dışındaki tuvaletleri kullanamama şeklinde ortaya çıkar.
Simetri obsesyonları: Evde veya ofisinde eşyaları belli bir düzen içinde durmazsa kendisinin veya sevdiklerinin başına olumsuz bir şey gelme endişesi duyar.
Dinî obsesyonlar: Bir yere bakınca, bir hareketi yapınca, bir yerden geçince Allah’a küfür ediyormuş gibi düşünme, Allah’a şart koşuyor gibi olma şeklinde ortaya çıkar.
Cinsel obsesyonlar: Kafasından uygun olmayan kişilerle cinsel ilişki yaşadığına/yaşayacağına dâir senaryolar geçmesi, bunları düşünmekten ötürü aşırı suçluluk duyma, sosyal ilişkilerin bu nedenle bozulması şeklinde ortaya çıkar.
Zarar verme obsesyonları: Elinde olmadan sevdiği birisine zarar verme kaygıları, elindeki bıçağı birisine saplayacağına dâir endişe duyma veya başka şekillerde zarar verme korkusu şeklinde ortaya çıkar.
Kompulsiyonlar en sık şu şekillerde görülür:
El yıkama kompulsiyonları: Kişi ellerinin yeteri kadar temizlenmediğini düşünerek, tekrar tekrar sabunlar. Bazı vakalarda bir el yıkamada bir kalıp sabun biter. Banyo yaparken kişinin saatlerce banyodan çıkamadığı olur. Bu vakalarda kişinin ellerinde veya vücudunda deterjanla ilişkili olarak cildiye rahatsızlıkları ortaya çıkabilir. Eller tipik olarak deterjan hasarı nedeniyle bembeyazdır, kurumuş ve çatlamıştır.
Tekrarlama kompulsiyonları: Kişi bâzı hareketleri tekrar tekrar yapar. Örneğin, kapıyı açma kapama, koltuğa oturup kalkma, yürürken geri gidip bastığı yere tekrar tekrar basma, söylediği sözcükleri tekrarlama, baktığı yere tekrar bakma, etrafına bakarken geometrik cisimlere benzettiği şekillere tekrar tekrar bakma gibi klinik belirtilerle ortaya çıkar.
Dokunma kompulsiyonları: Kişi deydiği yere tekrar tekrar dokunur. Örneğin masaya, koltuğa, kapıya, sıraya tekrar tekrar dokunmak gibi belirtilerle ortaya çıkar. Bu dokunmalara bâzen ardışık şekilde koklama hareketleri eşlik edebilir.
Kontrol etme kompulsiyonları: Kişi evden veya işyerinden çıkarken kapıları, muslukları, ocağı, pencereleri, prizleri tekrar tekrar kontrol eder. Ağır vak’alarda kişi evden çıktıktan sonra emin olmayarak geri döner ve kontrolünü birkaç kez daha tekrarlar.
Sıralama ve simetri kompulsiyonları: Kişi özel eşyalarını veya gereçlerini kendine göre mutlak bir düzen içerisinde tutar. Aksi olursa gerginlik yaşar. Duvarda duran eğri bir tabloyu veya masada yamuk duran bir tablayı mutlaka düzeltme ihtiyacı yaşar.
Sayma kompulsiyonları: Kişi yolda giderken araba plâkalarını okur ve sayar. Merdiven basamaklarını veya adımlarını sayar. Sohbet ederken aklından ikişer veya üçer atlayarak sayma ritüelleri gerçekleştirebilir. Bunları yapmazsa gerginlik duyar.
OKB'nin Sıklığı:
Yaklaşık 50 kişiden birinde OKB bulunmaktadır. Başlangıç yaşı 20 olarak söylenebilir.Ancak birçok kişi; belirtilerinin çok hafif olması, hastalıklarını gizlemeleri, kimseye belli etmek istememeleri veya yıllarca süren hastalıklarını artık benimsemeleri nedeniyle hekime başvurmaktan kaçınır.Hastalık belirtileri ortaya çıktıktan ortalama 10 yıl sonra tedavi görmeye başlarlar.

OKB’li hastanın yakınlarının yapması gerekenler:

1) İnsanlar değişebilir, OKB’li insanlar da değişebilir.Bundan dolayı umudunuzu kaybetmeyin.
2) Yakınınız tedavi görmeyi reddetse bile ona sadece terapistle ilişki içerisinde kalmasını kabullendirin. Bu sayede terapist -biraz zaman alsa da- OKB’li kişiyi takip altında tutarak onu bir süre sonra tedaviye ikna edebilir.
3) Hareketlerinizi ona göre ayarlamayı bırakın.Çoğu aile, OKB’li yakınlarının iyiliği ve rahatı için kendi hareketlerini ve alışkanlıklarını değiştirir. Fakat bu sadece OKB’linin var olan şikayetlerini muhafaza etmesine neden olur. Bu yüzden onun şikayetleriyle rahat bir yaşam sürdürmesini sağlamak yerine; rahatsız olmasına, hayatının bu şekilde zor olduğunu anlamasına olanak vermek gerekir.
4) OKB hakkındaki her şeyi araştırın, uzmanlara sorun, bilgi alın. Tavırlarınız ve hareketlerinizdeki hataları öğrenerek bunları değiştirin.
5) Sahip olduğunuz sorunları çözmek bir çırpıda olabilecek bir iş değil. Hem kendinize, hem de OKB’li yakınınıza zaman vermeniz gerekir. Bu uzun bir süreç, sabırlı olmalısınız. Her şeyi adım adım yapmalısınız. Anlık çözümlerle sadece geçici sonuçlar elde edebilirsiniz.
6) Yakınızın OKB’nin ortaya çıkardığı şikayetlerden rahatsız olmasını ve böylelikle tedaviyi reddetmemesini amaçladıktan sonra tüm yardımları bir anda kesmeyin. Değiştirmeyi düşündüğünüz birkaç davranışı belirleyin ve onları da teker teker değiştirerek yakınınızın bir anda kendisini çok çaresiz hissetmesine neden olmayın. Sadece rahatsızlık duysun.
7)Ona hiçbir şey anlatmadan bir anda davranışlarınızı değiştirmeniz işe yaramayacaktır. Ona neden böyle bir değişikliğe gittiğinizi anlatın, tedaviyi reddediyor diye yakınınız kendisini cezalandırdığınızı düşünmemeli.
8) Aldığınız kararlara sadık kalın.Eğer aldığınız kararlara sadık kalmazsanız ve davranışlarınızda istikrar olmazsa bunun hiçbir yararı olmayacaktır.
9) Çok zor durumlarda sırf tedaviye ikna olsun diye yakınınızdan yardımı ve desteği esirgemeyin.
11) Ne olursa olsun kendi hayatınızı muhafaza etmeye çalışın. Evdeki yaşam şartları sadece OKB’li yakınınıza göre değil size göre ayarlanmış olsun. Kendinize zaman ayırın, aktivitelerinizden ödün vermeyin ve planlarınızı yakınınıza göre yapmayın.
OKB’nin Nedeni:
OKB’nin bilinen tek nedeni yoktur. Çeşitli etkenlerin bir araya gelmesi ile bu hastalığın ortaya çıktığı belirtilmektedir.
Genetik bir yatkınlıktan söz edilmektedir. OKB’ye neden olan bir gen bulunamamıştır, ancak OKB hastalarının yakınlarında bu hastalığın görülme olasılığı artmaktadır. Aynı ailede görülen OKB semptomlarının aynı olması gerekmez. Örneğin annede kontrol etme kompulsiyonları görülürken kızında sık el yıkama olabilir.

Beyinde kimyasal haberci görevi üstlenen serotonin seviyesinde düşmenin bu hastalığa neden olduğu söylenmektedir. Serotonin seviyesini artıran ilaçlar bu nedenle tedavide kullanılmakta ve tedavi edici etkisi görülmektedir.
Aile içi sorunlar veya stres yaratan durumlar bu hastalığa yol açmaz ancak var olan hastalığın alevlenmesine yol açabilir.

OKB nasıl seyreder:
Uzun süre tedavi gerektiren, düzelme ve tekrarlamalarla seyreden bir hastalıktır.Hastalığın yeni başlamış olması, tedaviye erken başlanması ve düzenli devam edilmesi,aile ve eş desteğinin varolması hastalığın seyrini olumlu yönde etkiler.Diğer yandan hastalığın tedavisine geç başvurulmuşsa,kişilik bozukluğu zemini varise ve OKB’ye ikincil depresyon gibi hastalıklarda eşlik ediyorsa olumsuz bir seyirden bahsedebiliriz.
OKB’nin Tedavisi:
OKB, uzun süreli ve zamanla iyileşme dönemleri gösterebilen bir hastalıktır. İlaçla ve psikoterapiyle tedavisi mümkündür. Tedavide amaç öncelikle var olan hastalığı tedavi etmek sonra da hastalığın tekrarlamasını önlemektir. Bu amaçla iki tedavi yöntemi kullanılmaktadır:

1. Seçici serotonin geri alım inhibitörleri kullanmak
2. Bilişsel davranışçı tedavi uygulamak

İlaç tedavisi ve davranışçı-bilişsel psikoterapinin birlikte kullanıldığı durumlarda çok iyi sonuçlar alınmaktadır.Hastaların hastalıkları konusunda kendilerini eğitmeleri çok önemlidir.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Obsesif Kompulsif Bozukluk" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Şükran TELCİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Şükran TELCİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Şükran TELCİ Fotoğraf
Dr.Şükran TELCİ
Antalya
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Şükran TELCİ'nin Yazıları
► Obsesif Kompulsif Bozukluk Dr.Turgay KASAP
► Takıntı Hastalığı (Obsesif-Kompulsif Bozukluk) ÇOK OKUNUYOR Dr.İbrahim ATEŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,091 uzman makalesi arasında 'Obsesif Kompulsif Bozukluk' başlığıyla benzeşen toplam 96 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Vajinismus ve Tedavisi Eylül 2010
◊ Kadın ve İlişki Aralık 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:55
Top