TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



ÖZDEĞERİMİZ=ÖZGÜVENİMİZ

Nihal ARAPTARLI (ÖZARSLAN) Fotoğraf
Nihal ARAPTARLI (ÖZARSLAN)
İstanbul
Psikolog / Psk.Danışman
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi16 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 6 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: Psikolog Uzman Psikolog ÖSS Danışmanlığı Uzman İstanbul Psikolog ÖSS ye Hazırlık Terapist Avrupa Yakası Psikolog Psikolojik Destek Psikodramatist Osmanbey Psikolog Danışman Aile Terapisi Psikolojik Yardım Çift Terapisi Depresyon Grup Terapisi Kaygı Kişisel Gelişim Stresle Başetme Eğitimci Bunalım Eğitim Danışmanlığı Ergen Yetişkin İlişki Danışmanlığı Psikoterapi Panik Atak Psikolojik Test Nihal Özarslan Terapi Sınav Stresi Yaşam Koçu Sosyal Fobi Kanserlilerle Terapi Kanser Terapi Obsesif KompulKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 488,

* Yayın Tarihi : 05-01-2008 - 02:52 (197 gün önce),

* Ortalama Günde 2.46 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7163 , Kelime Sayısı : 888 , Boyut : 7.00 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Nihal ARAPTARLI (ÖZARSLAN) hakkında söyledikleri:
Saygı değer NİHAL hanım.Önemli kişiler söylenmesi zor olandır.Kelimeler onları küçültür,anlamlarını köreltir.Gerçek bir kişiyi anlatmakta böyledir.Sizinle psikolojik yardım sitesinde tanıştık.Oradan size mesaj gönderip,aradan bir gün bile geçmeden mesajıma cevap verdiniz.O gün cevabınızı okuduğumda hayatımda bir şeylerin değişeceğine daha çok inanmaya başladım.Sonra zaten sizle tanıştık.Düzenli olarak görüşmeye başladık.İnanın size geliceğimden bir gün önce içimi bir huzur kaplıyor,heyecanlanıyorum ve görüşeceğim günü iple hatta halatla çekiyorum.Çünkü sizinle görüştüğümüz ilk günden beri haya... [DEVAMI..]
(ismail, Danışan, 29-01-2008)

Sevgili Nihal Hanım,

Size çok minnettarım. Bana gerçekten herkesin maddiyatı düğündüğüne inandığım bir dönemde aslında herkesin öyle olmadığını gösterdiniz. Bana gerçek anlamda yardım ettiniz. Sizle olan görüşmelerimden sonra kapıdan dışarı adım attığımda gerçekten rahatlamış oluyordum. Umut dolu oluyordum. Düzelebilir diyordum. Herşey gerçekten düzelebilir. Eminim tüm bu gerek sözlü gerekse sözsüz iletişimimiz bana bir çok şey kattı. Benim hikayemin bir parçası oldunuz, ve ben de sizin. Hayatımdaki olumlu dönemlerden birini yaşadım sizin sayenizde. Varlığınızı biliyorum. Bir kitapta denild... [DEVAMI..]

(Ozkan, Danışan, 25-12-2007)

Bence işin zor kısmı bir psikolog için karşısındaki kişiyi ne kadar iyi çözümleyebildiği noktadadır. Nihal Hanım bu noktada beni kısa sürede çözümlemiş ve kafamı kurcalayan takıntıları ve bana negatif enerji veren , motivasyonsuzluk ve isteksizlik yaratan düşünceleri ve durumları keşfetmiş bunların yerine tertemiz bir bakış açısı sunmayı başarabilmiştir. Ancak daha gidilecek çok yol vardır, insan doğasının keşfi sonsuzdur ve sağlıklı bir psikoloji için güçlü terapiler gerekebilir, kendimi mutlu ve sağlıklı hissetmemin kaynağında kendi gayretimin olduğuna da inanmakla birlikte önemli bir etken... [DEVAMI..]
(B.A, Danışan, 18-05-2008)

Nihal ARAPTARLI (ÖZARSLAN) Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
ÖZDEĞERİMİZ=ÖZGÜVENİMİZ

Özgüven, tüm insanlar için temel ve çok önemli bir duygusal gerekliliktir. Kendimize biçtiğimiz “özdeğerimiz” oranında “özgüvenimiz” vardır. Yani özgüvenimiz, bir anlamda kendimizi ne kadar değerli bulduğumuzun, ne kadar değer verdiğimizin bir göstergesidir. Kendimizi belli bir ölçüde değerli bulmadığımız durumlarda temel gereksinimimiz karşılanmadığı için sıkıntı yaşarız.

Bizi diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri, kendimizin farkında olma yani “farkındalık” özelliğimizdir. Yaşantımızın ilk yıllarından itibaren, çeşitli faktörlerin de etkisiyle kendimize bir kimlik oluşturur, sonra bu kimliğe bir değer kazandırırız. Yani kim olduğumuzu tanımlar sonra bu kimliğin sevip, sevmediğimiz özelliklerine karar veririz. İşte özgüven sorunu burada, bizim yargı gücümüzün sonucunda ortaya çıkar. Bir nesneyi, rengi, sesi ya da şekili sevmemek, ondan hoşlanmamak sadece zevklerle ifade edilebilir ve bizi hiç rahatsız etmezken kendimize ait bir özellikten hoşlanmamak veya bazı ayrılmaz parçalarımızı reddetmek ruhsal dengemizin sarsılmasına neden olur.
Özgüven; değişmeyen, durağan bir durum ya da duygu hali değildir. Farklı zaman, durum ve ortamlarda farklı güven ya da güvensizlik duygularına sahip olabiliriz. Her insanın bazen kendine güvendiği, bazen de güvenmediği durumlar olabilir. Kimi insanlar, yaşantılarının bazı alanlarında (akademik başarı, teknik beceri vb.) kendine fazla güvenirken, diğer bazı alanlarda (fiziki özellikler, görünüm, sosyal ilişkiler, vb.) fazla güven duymayabilirler. Ama çoğumuz kendimize daha çok güvenmek, her durum ve ortamda daha rahat, kendini daha iyi hisseden olmayı isteriz. Yeni bir işe girdiğimizde bütün yeteneklerimizi sergilemeye, sınırlarımızı zorlayarak performansımızı artırmaya, aşağılık duygusunun bizi etkilemesine fırsat vermemeye, diğerleriyle iyi ilişkiler kurmaya ve bizi değerli görmelerini sağlamaya çabalarız. Ancak bazı kişiler, bunları çok istemelerine rağmen gerçekleştirmekte zorlanır. Kedine güvensizlik ve özgüven eksikliğinin, doğuştan gelen bir kişilik özelliği olduğuna inanır, bu durumu kabullenirler.
Çevremizde her gün bir sürü kendinden emin ve güvenli insanı gördükçe “bunu nasıl başardıklarını, buna nasıl sahip olduklarını” anlamaya çalışırız. Özgüven doğuştan sahip olunacak ya da kolayca erişilebilecek bir duygu hali değildir. Toplumdaki bir çok insanın güveni, aslında “kendine güvenli gibi” görünme halidir. Çünkü yapılan iş, yaşanan veya çalışılan yer ne olursa olsun, içinde bulunduğumuz toplum bizden özgüvenli davranış bekler. Bu beklenti herkes tarafından bilindiği için bireyler güvensizliklerini göstermekten kaçınır, kendinden emin ve güvenliymiş gibi davranır. Ya da “miş gibi” davranışını göstermekte zorluk çekeceği durum ve ortamlardan kaçınmaya, oralarda mümkün olduğunca bulunmamaya çalışır. Çünkü bireyin kendini yetersiz, eksik hissettiği ya da yargılayıp, reddettiği özelliklerinin ortaya çıkacağı, pekişeceği ortamlar acı veren durumlardır. Nasıl ki bedendeki bir yaranın büyüyüp, deşilmesini ve kanamasını önlemek için bandaj, pansuman yaparak kapatmaya çalışırsak; kendini reddetmenin vereceği acıyı arttıracak her türlü etken ve ortamdan da kaçınırız. Pansuman yapılan yaranın kanaması bir süre sonra durur, kabuk bağlar ve zamanla çoğu kez izi bile kalmaz ama kimliğe değer katan özelliklerdeki herhangi bir eksiklik ya da yetersizlik hissi “örtmeye”, “bastırmaya”, “yok farzetmeye” çalışmakla “yok edilemez”. Aksine bu duygunun üzerine gitmek yani bireyin kendiyle ilgili farkındalığını artırmasıyla değişebilir. Kişinin farkındalığının gelişmesi demek, kendi hakkında olumlu ve gerçekçi değerlendirme yapabilmesi demektir. Bu durum, kişinin kendisiyle ilgili beklentilerinin gerçekçi olmasını sağlar. Özgüvenin yüksek olması demek, abartılmış biçimde “herşeyi yapabilirim, herşeye gücüm yeter” duygusu içinde olmak demek değildir. Güvenli kişi, kendisiyle ilgili gerçeklerin, neyi başarıp-neyi başaramayacağının farkında olan; değiştirebilecek ya da geliştirebilecekleri için çaba gösteren, değiştiremeyeceklerini kabul etmeyi ve bu haliyle kendini sevmeyi bilen kişidir. Özgüveni yüksek birey, kendisiyle ilgili bazı beklentileri gerçekleşmese bile kendini kabul etmeyi ve kendisiyle ilgili olumlu düşünmeyi sürdürebilendir. İçgörüsü yüksek, yeteneklerinin ve sınırlarının farkındadır. Yeteneklerine olan güveni nedeniyle başkalarının onayına ihtiyaç duymaz, kendini kabullendiğinden diğerlerine kabul ettirmeye çalışmaz.

Bunun tam tersi durumdaki güvensiz kişilerin, kendileriyle ilgili duyguları, diğerlerinden alacakları onay ve geri bildirime bağlıdır. Yetenek ve sınırlarının farkında değildir. Bu körlük, sürekli olarak başarısız olma kaygısı yaratır. Kendine verdiği değer düşüktür, öyle ki bazen olumlu geri bildirim, iltifat ve takdirleri görmezden gelebildiği gibi bazen de diğerlerinin kendisiyle alay ettiklerini düşünüp, alınabilir. Bu kişiler, kendini daha fazla yargılamamak, reddetmemek ve yaralanmamak için çevresine koruyucu duvarlar örer, savunmalar geliştirirler. Kendilerine karşı öfke veya suçlama duyabildiği gibi sürekli her iş ve durumda mükemmel olma çabası da gösterebilir. Başaramadığı durumlarda diğerlerini suçlama, sürekli şikayet etme, gerekçeler öne sürmeler olabildiği gibi duyduğu sıkıntı ve acı veren bu durumu unutmak için alkol veya uyuşturucuya sığınabilirler.

Kişinin kendini iyi hissetmesi; başarılı, dengeli ve haz aldığı bir yaşama sahip olup, olmaması ile özgüvenin yüksekliği ya da güvensizlik duyguları paralel süreçlerdir. Yaşamdan haz alabilmek için özgüvene ihtiyacımız var. Bu temel ihtiyacın karşılanmaması hayatı çekilmez kılabilir.

Özgüvenin gelişiminde özellikle çocukluk döneminin ilk yıllarında (3-4 yaş) ana-baba tutumları, yetiştirme biçimi bireyin kendisi hakkındaki duygularının oluşumunda ve özgüvenin derecesinde son derece önemlidir. Ebeveynlerden biri ya da her ikisi, aşırı derecede eleştirel ve yüksek beklentili, mükemmelliyetçi ise ya da aşırı korumacı ve bağımsızlığı engelleyiciyse, çocuğun kendine ilişkin duygu ve yargısı; yeteneksiz, yetersiz ve değersiz olduğudur. Oysa ebeveynler, çocuğun girişimlerini destekler, gelişimini alkışlar, hata yaptığında doğrusunu bulmasına/yapmasına yardımcı olur, onu bu haliyle sevmeye ve kabullenmeye devam ederlerse çocuk da kendini kabul etmeyi, sevmeyi ve kendine güvenmeyi öğrenir. Kendine güven eksikliği, çoğu kez yetenekten yoksunluktan değil, diğerlerinin özellikle ana-babanın, çevre ve toplumun gerçek dışı beklenti ile ölçütlerinin bir sonucudur. Bu bağlamda kendine güvensizlik değişmez değildir. İlk çocukluk döneminde bireyin ana-baba tutumunu değiştirme ve çevresiyi belirlemede herhangi bir gücü yoktur ama bu sonraki yıllarda artar.

Özgüvenin oluşmasında ve gelişmesinde bir çok etken olmasına rağmen en önemli ve etkili olan şey kişinin kendi çabasıdır. Kimliğin oluşum sürecinde aile ve sosyal çevrenin, bireyin kendilik değerinin artmasına ve özgüvenin oluşmasına etkisi yadsınamaz olmakla birlikte, birey kendisiyle ilgili doğru ve gerçekçi analizler, bilinçli seçim ve çabalarla olumsuz deneyimlerini, olumluya çevirip, özgüvenini geliştirebilir.


Nihal Özarslan
Uzman Psikolog

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"ÖZDEĞERİMİZ=ÖZGÜVENİMİZ" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Nihal ARAPTARLI (ÖZARSLAN)'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Gemileri Yakmaya Var Mısınız? , Kadir KEMEÇ
  • Psikolojide Etik İhlalleri , Ayhan ALTAŞ
  • Davranış Terapisi , Ayhan ALTAŞ
  • Kardeş Kıskançlığı , Ayhan ALTAŞ
  • Uyum Güçlüğü , Ayhan ALTAŞ
  • Anne Babalara Çocuk Yetiştirmede Öneriler , Ayhan ALTAŞ
  • Kıskançlık Nedir? Tedavisi Var Mıdır? , Müge EMEKSİZ
  • Vajinismus Olabilir Miyim? , Füsun BUDAK
  • Mutlu Bir Cinsel Yaşam İçin Neler Yapılabilir? , Betül NAZLISÖZ
  • Beden Dili , Abdullah TOPAL
  • Çocuklarda Alt Islatma , Merve SARAÇOĞLU
  • Psikiyatrinin Schindler’i Loren Mosher’ın Ardından , Üstün ÖNGEL
  • Yaramaz Çocuk : Çocuğun Yaramazlığının Sebepleri , Kadir Burak SALİMOĞLU
  • Fetişizm: Fetişizm Nedir, Nasıl Ortaya Çıkar, Tedavi Yöntemleri Nelerdir? , Müge EMEKSİZ
  • Beyin Nasıl Öğreniyor? , Hülya TOPAL
  • İkna Psikolojisinde İkna Etme Yolları , Abdullah TOPAL
  • Çocuğunuzu Kaybetmek İstemiyorsanız Dikkat Etmeniz Gerekenler , Merve SARAÇOĞLU
  • Cinsel İstek Kayıbı- Cinsel Yanıt Süreci , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Dikkat Eksikligi Ve Hiperaktivite Bozuklugu , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Çocukta Bağımlılık: Tanım, Nedenler, Belirtiler, Öneriler , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    16:29
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler