2007'den Bugüne 80,904 Tavsiye, 25,754 Uzman ve 18,028 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
İleri Yaşlarda Beslenme
MAKALE #5771 © Yazan Uzm.Dyt.Turgay KÖSE | Yayın Ekim 2010 | 3,646 Okuyucu
İLERİ YAŞLARDA BESLENME

Beslenmede Amaç ve Sağlık Açısından Önemi

Beslenme, açlık duygusunu bastırmak ya da canın çektiği şeyleri yemek içmek değildir. Kabul etmeli ki; yaşamak için beslenmek, iyi yaşamak için iyi beslenmek gerekir. Beslenme; insanın büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan öğeleri alıp vücudunda kullanmasıdır.

Beslenmede amaç; bireyin yaşı, cinsiyeti, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, fiziksel aktivitesi ve içinde bulunduğu fizyolojik duruma göre gereksinimi olan enerji ve besin öğelerini yeterli ve dengeli miktarlarda almasıdır. Yapılan bilimsel araştırmalar insanın 50’ye yakın türde besin öğesine gereksinimi olduğunu ortaya koymaktadır. Bu öğelerin herhangi biri alınmadığında, gereğinden az ya da çok alındığında, büyüme ve gelişmenin engellendiği ve sağlığın bozulduğu bilimsel olarak ortaya konmuştur. Yetersiz ve dengesiz beslenme; bazı hastalıkların oluşmasında doğrudan (pellegra, beriberi, skorbüt, anemi, guatr, raşitizm vb.), bazılarında ise dolaylı (enfeksiyon hastalıkları, kalp - damar hastalıkları, şişmanlık, diyabet, hipertansiyon, karaciğer hastalıkları vb.) bir nedendir.

Yaşlılık ve Beslenme

Her dönemdeki beslenme şekli, bireyin sonraki dönemde genel durumunu etkiler. Bebelikte beslenmenin çocukluk çağına, çocukluk çağında beslenmenin gençlerin durumunu etkilemesi gibi; yaşlılar, her dönemdeki beslenme ve yaşam biçiminin etkilerini taşırlar. Bu yüzden bireyin içinde bulunduğu yaş grubunun özelliklerine göre beslenmesi, sonraki dönemlere hazırlık yönünden önemlidir.

Yaşlanma süreci ve bu süreçte ortaya çıkan değişmeler tümüyle önlenemez; ancak geciktirilebilir ve hafifletilebilir. Gençlikte yaşlılığı da düşünerek beslenmenin, yaşlılıkta oluşabilecek sorunları geciktirici, hafifletici ya da önleyici etkisi olduğu bilinmektedir. Yaşam boyu yeterli ve dengeli beslenmenin, yaşlılıkta bazı sorunları azaltıcı rolü olduğu gibi, beklenen yaşam süresini ve kalitesini etkilediği de söylenebilir.

Yaşlanma önlenemez,
ancak ihtiyarlık engellenebilir.

Yaşlılık Döneminde Enerji ve Besin Öğesi Gereksinimi

Yaşlandıkça enerji ihtiyacında, etkinlik derecesine göre azalma olmakla birlikte, genel olarak besin öğeleri ihtiyacı azalmaz, tersine artabilir. Besin öğelerinin sindirilme, emilme ve depolanma yeteneği azalır. Ayrıca hücrelerin besin öğelerini alma ve kullanma gücünde de zayıflama olur. Bu sebeplerle bazı araştırıcılara göre, yaşlılıkta besin öğelerine gereksinim artmaktadır. Enerji kısıtlaması, yağ, şeker ve hamur işleri azaltılarak yapılmalıdır. Yaşlandıkça, günlük enerji ihtiyacının ortalama %55-65’i karbonhidratlardan, %20-25’i yağlardan, %15-20’si proteinlerden karşılanmalıdır.

Bugünkü veriler ışığında, yaşlıların vitaminlere ihtiyaç miktarları yetişkinlerinki kadardır. Önemli olan, yaşlılıkta tüm vitaminlerin besinlerle yeterince alınmasıdır. Özellikle C ve B grubu vitaminlerin ek olarak verilmesinin yaşlılara iyi geldiğine yönelik araştırmalar mevcuttur. Son yıllarda, E vitamininin yaşlılığı geciktirici etkisi olabileceği üzerinde durulmaktadır. Bu vitaminin, hücre zarındaki yağların bozulmasını önlemede rolü olduğu, bu yolla hücre sağlamlığının korunduğu ileri sürülmektedir. Yaşlılıkta minerallere ihtiyacın artıp artmadığı bilinmemektedir. Yaşlılıkta minerallere ihtiyacın yetişkinlikteki kadar olduğu sanılmaktadır. Kadınlarda alınması önerilen demir miktarı, menopoz sebebi ile genç kadınlara nazaran daha düşüktür.

Yaş ilerledikçe, diş problemi yaşayan bireylerde çiğneme sorunlarıyla sık karşılaşılmaktadır. O nedenle yaşlı bireyler daha sulu ve yumuşak, fazla çiğneme gerektirmeyen besinleri tercih etmektedir. Dolayısıyla yemeklerin yağlı sularına ekmek banmaları yetersiz ve dengesiz beslenmelerine yol açmaktadır. Diğer yandan eski dışkılama alışkanlıkları değişen yaşlılar gereksiz yere laksatif ilaçlar kullanmaktadır. Bu durum bağırsak florasına gereksiz yere zarar vermekte ve besin öğelerinin emilimlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Böylelikle kalsiyum, fosfor, magnezyum, çinko ve krom mineralleri açısından gereksinimin karşılanamaması durumunda yaşlılık dönemi daha riskli bir süreç olarak görülmektedir.

Yaşlılık Döneminde Beslenme

Yaşlılık döneminde şu ilkelere dikkat edilmesinde yarar vardır:

1. Besin çeşitliliğine önem verilmelidir. Tek tip beslenmekten kaçınılmalıdır.
2. İdeal vücut ağırlığı korunmalıdır. Oluşabilecek sağlık problemlerini önlemek adına zayıflıktan ve şişmanlıktan kaçınmalıdır.
3. Sık aralıklarla, azar azar beslenme sağlanmalıdır. Asla öğün atlanmamalı, kahvaltı ve akşam yemeği mümkün olduğunca erken saatlerde bitirilmelidir.
4. Yaş ilerledikçe diyetteki toplam yağ miktarı azaltılmalıdır. Kızartma işlemlerinden kaçınılmalıdır. Yiyecekler haşlama, ızgara, buğulama, buharda veya fırında pişirme yöntemleri ile hazırlanmalıdır.
5. Vücuda yeterli miktarda su ve sıvı alınmalıdır. Aşırı çay, kahve, gazlı içecekler gibi uyarıcılardan, fazla miktarda acı biber, hardal gibi baharatlardan kaçınılmalıdır.
6. Diyette tuz miktarı azaltılmalıdır. Yemeğin tadına bakmadan tuz kullanılmamalıdır.
7. Rafine şeker ve şekerli besinlerden olabildiğince kaçınılmalı, besinlerin kendi yapısındaki doğal karbonhidratlar (Ör: Tahıllar, kurubaklagiller) tercih edilmelidir.
8. Günlük posa (lif) alımı artırılmalıdır. Posalı besinler:
· Kurubaklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, kuru börülce, kuru barbunya)
· Tam taneli tahıllar (esmer ekmek, bulgur, kepekli pirinç / makarna / erişte / un)
· Sebze ve meyveler (kabuklu yenilebilenleri soymadan)
9. Haftada 2 kere balık ve kurubaklagil yemeği tüketilmelidir.
10. Kalbi fazla yoracak aşırı etkinliklerden kaçınılmalı, açık havadan yararlanılmalıdır. Haftada 3 – 4 gün 30’ar dakika kadar yorucu olmayan, kısa yürüyüşler yapılmalıdır.
11. Güneş ışınlarından uygun şekilde ve düzenli olarak yararlanılmalıdır. Kış aylarında öğlen, yazın ise kuşluk ve ikindi vakitlerinde, günde 20 dakika kadar direkt olarak güneş ışınlarından faydalanılmalıdır. Bu durum kemik sağlığı açısından son derece önemlidir. Çünkü D vitamininin en iyi kaynağı güneştir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"İleri Yaşlarda Beslenme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Dyt.Turgay KÖSE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Dyt.Turgay KÖSE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Turgay KÖSE Fotoğraf
Uzm.Dyt.Turgay KÖSE
Muğla
Uzman Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Dyt.Turgay KÖSE'nin Yazıları
► 30 'lu Yaşlarda Beslenme Dyt.Gülhan KOCA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,028 uzman makalesi arasında 'İleri Yaşlarda Beslenme' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Lezzet Düşkünleri Mayıs 2017
► Besin Güvenliği Mart 2017
► Beslenmenin Abc’si Şubat 2017
► Diyet Hataları Ocak 2017
◊ Gentestdiet Temmuz 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:09
Top