TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



BİLGİSAYAR OYUNLARININ OLUMSUZ ETKİLERİ

Serap DUYGULU Fotoğraf
Psk.Serap DUYGULU
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi24 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 150 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 5156,

* Yayın Tarihi : 15-11-2010 - 00:15 (1440 gün önce),

* Ortalama Günde 3.58 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 12924 , Kelime Sayısı : 1518 , Boyut : 12.62 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Serap DUYGULU hakkında söyledikleri:
merhaba.benim 3.5 yasında huysuz mu huysuz herseye ağlayan ağlamak için kendisine sebeb arayan ağladığında susmayan bir oğlum var.benim gibi eminim bir çok insanda çocuğunda bu tür şeyler çekiyordur.artık eşim deliricek hale gelmişti.mesela size bir örnek vereyim.annesinden su istedi ama suyu ben getirdim o suyu içmez sonra annesi getirse bile içmez saatlerce gözleri şişene kadar ağlar.artık o kadar kontrol edilemez hal aldı ki bize de yansıyordu bu durum.annesi çıldıracaktı.araştırdık serap hanımı buldum internetten. daha sonra aradım randevu aldım.çocuğum orada bile eve gidelim diye ağlamaya... [DEVAMI..]
(hakan, Danışan, 11-05-2012)

Bazı insanların hayatlarında gitmekten korktukları yerler veya yapmaktan korktukları işler vardır. Mesela bazı insanlar karanlık bir mağarayı gezmeye gitmekten veya diş hekiminin koltuğuna oturmaktan korkarlar. Toplumumuzda psikoloğa gitmeyi küçük beyinleri ile ben delimiyim diye geri çevirirler. Aslında korktukları için gitmezler. Ben size korkularınızı yenmenizi sağlayan bir insan önereceğim. Gidin, görün, tanışın ve konuşun anlayacaksınız. Korkunun ecele faydası yok. Konuşmadan anlayamayacağınız bir insan. Gidin sağlıklı bir insan olun. Sağlıklı bir anne ve baba olmak Psikolog Serap Hanımda... [DEVAMI..]
(Mustafa, Danışan, 01-02-2012)

Serap hanım çok başarılı bir psiklog kendisi uzun bir süre bir aile dostumuza evlilik terapisi verdi ve belki de kötü bir sonla noktalanabilecek bir ilişkinin düzelmesinde faydalı oldu.. Üstelik Serap hanımın çeşitli mecralarda çıkan yazılarını da takip ettiğim üzere oldukça faydalı bilgiler içeriyor. Gerektikçe yazılarından faydalanıyorum: Çok sade bir dili var ve önerileri günlük haytta hepimizin kolaylıkla uygulayıp yaşamımızı düzene sokabileceğimiz türden ...
Ben de diğer paylaşımcıların tavsiyelerini okuyunca kendisi hakkındaki düşüncelerimi bu sitede paylaşmak istedim..

(ışıl, Danışan, 26-01-2012)

Serap Hanım'ı tavsiyeediyorum.com sitesi vesilesiyle tanıdım. Kişisel olarak ciddi bir tıkanma sürecinde destek almak için uzman araştırıyordum ve bu sitede kendisine rastladım. Danışanların ve tanıyanların tavsiyeleri ilgimi çekti, ama bu aydınlatıcı bilgilerin yanısıra beni en çok etkileyen özelliklerinden bazıları şunlardı: Oldukça derin deneyim ve birikimi (makalelerinden anlaşılıyor), anne olması (ki ben henüz anne değilim yani sadece bireysel amaçlı araştırıyordum) ve kişisel gelişime verdiği önemi yansıtan farklı alanlardaki akademik eğitimleri..Böylece sevgili Serap Hanım' ın kapısını ... [DEVAMI..]
(ezgi z., Danışan, 17-01-2012)

Psk.Serap DUYGULU Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
BİLGİSAYAR OYUNLARININ OLUMSUZ ETKİLERİ

-Bilgisayar oyunlarının çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri
Son yıllarda görüyoruz ki,ebeveynler, giderek dev bir canavara dönüşen bilgisayar oyunları nedeniyle ne yapacaklarını bilemiyorlar.Çocuklar saatlerce ekran başında kalıyorlar,sosyal hayattan koparak çevrelerindeki her şeyden ve herkesten uzaklaşıyorlar.Anne babalar çocuklarına nasıl ulaşacaklarını bilemiyorlar.
Durumun görünen yüzünden başka bir de görünmeyen tarafı var ki o daha tehlikeli bir hal almaya başladı. Ebeveynler olayı sadece akademik başarısızlığa yol açan bir oyun olarak görseler de aslında o kadar basit değil.
Saatlerini bilgisayar başında sürekli akan görüntülere ve hareketlere bakarak,ya da bir takım şiddet eylemlerini takip ederek geçiren çocuklarda ciddi hiperaktivite davranışları ortaya çıkabiliyor. Çocukların en hareketli,en enerjik oldukları dönemde böylesine hareketsiz kalmaları, enerjilerini boşaltamamaları,çevrelerine karşı daha saldırgan ve zarar verici eylemlere yönelmelerine sebep oluyor.Üstelik bir de şiddet öğeleriyle dolu oyunlar gerçek anlamda saldırganlığı,yıkıcılığı getiriyor.O nedenledir ki son zamanlarda, kesici alet ya da silah taşımaya başlayan,çevresine zarar veren çok fazla çocuk görüyoruz. Bu zararlı oyunların teşvikiyle de çocuk suçlu sayısındaki ciddi artış dikkat çekicidir. Çocuklar olayı oyun sanıyorlar çünkü gerçeklik duyguları oluşmadan bütün kişilik değerlerini alt üst eden bilgisayar oyunlarıyla tanışmış durumdalar.Aileler de maalesef fazla bir şey yapamıyorlar.

Son yıllarda psikolojik olarak tedavi edilmek üzere tanımlanmış ve ‘İnternet Bağımlılığı’ ismiyle de literatüre girmiş bir hastalık var.Üstelik bilgisayarlar sadece çocukları değil,yetişkinleri de esir almış durumda.Sırf bu nedenle ilişkileri bitme noktasına gelmiş eşler,dağılan yuvalar var.
Bilgisayarların verdiği önemli bir diğer zarar,çocukların henüz gelişimini tamamlamamış gencecik beyinlerinde yol açtığı hasarlar.Ekranın yaydığı ışınlar çocuklarda epilepsi nöbetlerine yol açabiliyor.Bundan dolayı ciddi olarak tedavi gören çocuklar var.Durumun bu yönü çok bilinmiyor ama bilgisayarlar ve özellikle şiddet içeren bilgisayar oyunları tahmin edilenden daha fazla zarar veriyor.

-Ailelere dikkat etmesi gereken noktalar
Artık aşkların bile sanal ortamda yaşandığı bir dönemde eğer doğru kullanılmazsa yararından çok zararı olan bilgisayarlara karşı çocukları korumanın ve bilgisayar oyunlarından uzak tutmanın bazı yolları var:
Grup olarak yapabileceği sporlara yönlendirmek yapılabileceklerden biri.Hem arkadaş edinmesini sağlaması bakımından hem de ortak bir faaliyet içinde yer alması açısından grup çalışmaları son derece yararlıdır .Özelikle aile birliği kavramına saygı göstermek zorundayız. Çocuklarımıza ve birbirimize zaman ayırmak çok önemli.Ailece TV başında dizilere kilitlendiğimizde,çocuklarımıza niçin ders yapması gerektiğini ya da bilgisayarlar nedeniyle karşılaşabileceği sorunları anlatamayız.
Ailelerin öncelikleri maalesef yer değiştirmiş durumda.Sözüm ona çocuk merkezli aileleriz.Aslında okul merkezli demek daha doğru,çocuğun dersleri,sınavları,ödevleri kısacası akademik başarısı her şeyden önemli.Oysa böyle olmamalı. Çocuğumuzun ne hissettiği,ne yaşadığı, kaygıları, korkuları,sevinçleri nelerdir bilmiyoruz.

Eve geldiği anda komutlar vermeye başlıyoruz.Onları dinlemek,kucaklamak, dokunmak, sevdiğimizi söylemek aslında daha baştan pek çok sorunu sorun olmadan çözecek küçük çözüm önerileridir.
Çocuklar açıkça dile getirmeseler de aslında aileleri ile birlikte olmaktan ve bazı şeyleri birlikte yapmaktan büyük keyif alırlar. Çocuklarla gidilebilecek sinema, tiyatro,sergi gibi bazı etkinlikler,aile ve çocuk arasındaki bağları da güçlendirir. Maalesef günümüzde modern hayatın bize getirdiği en büyük külfet zamansızlık. Özellikle de çocuklarımıza zaman ayıramamanın yarattığı suçluluk duygusu çok büyük.Bu duyguyla başa çıkmaya çalışırken,her şeyi parayla satın alarak sunmaya çalışmak en büyük yanılgımız.
Çocuklarımızı ekranlardan nasıl uzak tutacağımızı düşünürken,aslında onları kendimize nasıl yakınlaştıracağımız konusuna çözüm bulmalıyız öncelikle.
Çocuklar onlara öğreten, yol gösteren olmamışsa nasıl program yapacaklarını bilemezler. Zamanı nasıl doğru kullanacaklarını kendi kendilerine öğrenemezler.Yol gösterici ve eğitici olması gerekenler bizleriz.

Henüz çok bilincinde değiliz ancak tehlike gün geçtikçe büyüyor.Çocuklarımızı ekranlar karşısında kontrolsüz bırakıyoruz ve bu bağımlılığın önüne geçemiyoruz. Oysa çocuklar sokakta oynamalı,arkadaşlarıyla görüşmeli,toplum hayatı içinde yer almalılar.Ancak sadece okula gitmek için dışarı çıkan,geri kalan zaman ekran başından alamadığımız çocuklar büyütüyoruz
Çocuklarımızı saatler boyu ekranların karşısında kalmaktan kurtaracak en önemli şey ilgili,dikkatli,yönlendirici ve sevecen ebeveynlerle,sağlıklı bir aile ortamıdır.
Çocuklar tatilde arkadaşlarıyla görüşmeli,ev dışı faaliyetlere katılmalı,sosyal ortamlarda bulunmalı,ailesiyle birlikte bazı etkinliklere katılmalıdır.
Ayrıca çocuklar,sadece ders çalışmak üzere programlanmış bir ev hayatı yerine mutlaka kitap okumaya,farklı uğraşlar edinmeye yönlendirilmeli,teşvik edilmelidir. Bunun yolu da ‘Git odana ve kitap oku’ demek değildir.Önerimiz birlikte bir kitap seçmek ve özellikle ilk zamanlarda o okurken dinlemektir.Aynı şey günlük gazeteleri birlikte okumak ve yorumlamak olarak da yapılabilir.Bu aynı zamanda,kitap okumayı sevdirmek,kelime haznesini geliştirmek ve hızlı okuyarak,okuduğunu anlamasını sağlamak bakımından ciddi bir çalışmadır.
Ayrıca çocuğun arkadaşlarıyla görüşmesini sağlamak ve görüştüğü arkadaşlarını da yakından tanımak çok önemlidir.Çocuğunuzu tanımanın yolu da budur,öncelikle beraber vakit geçirmekten mutlu olduğu arkadaşlarını tanıdığınızda aslında çocuğunuzu da tanıyor olacaksınız.

-Özellikle son dönemde tek başına oynanan bilgisayar oyunlarının yanı sıra internet üzerinden de şiddet içerikli oyunlar oynanıyor. Bu oyunların zararları var mıdır?
Günümüzde hızla gelişen teknoloji sayesinde artık kilometreler bile neredeyse sıfırlandı. Dünyanın bir ucundaki yakınınız her an karşınızda ve bir tık ötenizde. Ekranlarla hemen her şeyi yapabiliyor,her yere ulaşabiliyorsunuz.İletişim imkanları ve teknoloji sınır tanımıyor.Bu büyülü gelişmeden en çok etkilenenler her zaman olduğu gibi yine çocuklar.
Son yıllarda çocuklarımızı işte bu iletişim ve teknolojiyi doğru kullanamadığımız için ekranlar karşısından alamıyoruz.Çocuklarımız,kendi içine kapanan,sosyal ortamlardan giderek uzaklaşan,toplumsal bir varlık olmaktan çok, daha bireysel davranan bireyler olarak yetişiyorlar.Özellikle her iki ebeveynin de çalıştığı ailelerde tehlike daha büyük. Çocuklar kontrol dışı kalabiliyorlar.Onları denetleyen anne babalar da bu görevlerini yapamayınca durum giderek içinden çıkılmaz bir hal aldı. Dünyanın diğer ucundan tanımadığı herhangi birisiyle yine kontrolsüz konuşabilen, iletişim kurabilen çocuklar aslında müthiş bir tehlikeyle yüz yüze gelebiliyorlar. Çocuklar,çocuk olmalarının getirdiği iyi niyetle ve samimiyetle, görüştükleri kişilere inanarak,kendileri ve yaşamlarıyla ilgili inanılmaz ipuçları verebiliyorlar.Son zamanlarda sıklıkla duymaya başladığımız şiddet içerikli ve cinsel içerikli saldırıların arkasında yine bu kontrolsüz kurulan arkadaşlık ilişkileri var.
Çocuklar,bilgisayarlar vasıtasıyla ulaşıp,yazıştıkları insanların kim olduklarını bilemiyorlar ve kendilerine söylenen her şeye inanarak,yanlış bir güven duygusu geliştirebiliyorlar.Bu da onları tahminler ötesinde büyük tehlikelere açık hale getirebiliyor.Küçük bir ekran aracılığıyla muazzam büyüklükte bir sanal aleme ulaşmak mümkün.Bu alemi kontrol etmekse imkansız.

-Bilgisayar oyunları sırasında çocuklarda gözlemlenen psikolojik durumlar
Aslında teknoloji harikası bilgisayarlar, doğru kullanılırlarsa çok yararlı ve eğitici olabilecekken,saat sınırı olmadan kullanılmaları halinde ciddi sorunlara yol açabileceği unutulmamalıdır. Gün içinde 2-3 saati aşan sürelerle televizyon ve bilgisayar başında kalmak çocuklarda psikolojik olarak bir takım sorunların ortaya çıkmasına neden oluyor. Yapılan araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlara göre şiddet içerikli görüntüleri izleyen, bu türde oyunları oynayan çocuklarda saldırgan davranışlar, uyku bozuklukları, korkular, bazı tikler,şiddeti normal karşılama, duyarsızlaşma,şiddet göstereni model alma, vb. gibi pek çok sorun baş gösteriyor.
Çocuklarda henüz tam olarak oluşmamış gerçeklik algıları tamamen yanlış yönlere kayıyor ve bir süre sonra neyin gerçek,neyin oyun olduğu konusunda ciddi karmaşa yaşamaya başlıyorlar. Üstelik özellikle cinsel içerikli görüntüler, çocuklardaki bu olumsuzlukları katlayarak artırıyor ve erken yaşlarda cinsel içerikli davranışlara yönelmelerine sebep oluyor.

Şiddet içeren görüntüleri izlediği için,başkalarına şiddet uygulamayı normal bir davranış olarak gören çocuklar bunu bir davranış bozukluğu olarak sürdürüyorlar. Bu nedenle uzmanlara başvuran ailelerin sayısında ciddi artışlar var.
Bu kadar bağımlılık normal değil elbette, bu bağımlılığa yol açan etkenleri de bilmek gerekiyor.Kişiler eğer sağlıklı aile ortamı bulamazlarsa,önemsenmediklerini ya da kendilerini ifade edemediklerini düşünüyorlarsa,bağımlı kişilik özelliklerine sahiplerse bu tip bağımlılıklar ortaya çıkıyor.Hayatlarındaki boşluğu bir şekilde doldurmak zorundalar ve bu da istedikleri gibi yönlendirecekleri bilgisayarlar sayesinde mümkün oluyor.

-Ailelerin bilgisayar oyunlarını yasaklamaları çözüm mü?
Anne baba olarak bizim öncelikli görevimiz çocuklarımızla olan iletişimimizin kopmamasına özen göstermek.Çocuğun hayatıyla ilgili program yapmasına,hedef belirlemesine ve zamanını doğru kullanmasına yardımcı olmak.Kabul edelim ki çocuklara televizyon seyretmeyi ya da bilgisayarla uğraşmayı yasaklamak asla bir çözüm değildir,aksine yasaklanan her şey daha çok ilgi ve merak uyandırır. Dolayısıyla yasaklamak yerine çocukla işbirliği yapmak ve onun da onayını alarak, okul çocuğu için gün içinde 1 saati aşmayacak şekilde bilgisayar başında geçirmesine izin vermek daha mantıklı ve kabul edilebilir bir program olacaktır. Bilgisayarın başına geçen çocuğu kontrolsüz bırakmak yerine,hangi oyunları oynadığını bilmek,zaman zaman bu konuda onunla konuşarak özellikle şiddet görüntülerinin zararları hakkında bilgi vermek ve gereken güvenlik önlemlerini almak gerekir.Çocuklar genellikle takip edilmediklerinde sınırları bilemezler.O nedenle gözlemci olmak,denetlemek hem çocuğun bağımlılık geliştirmesinin önüne geçer, hem de zararlı etkilerinden korunmasını sağlar.
Aslında bilgisayar oyunları değil,şiddet içerikli bilgisayar oyunları olarak ayrımı net biçimde yapmalıyız.Eğer doğru oyunlar seçilirse,çocuklardaki dikkat algı,muhakeme yapma,gözlem,matematik beceriler gibi bir takım alanlarda son derece yararlı etkileri olduğunu göz önünde bulundurmakta fayda var.
Burada bütün mesele bilinçli aile olmak ve çocuklarımızla kontrolsüz bilgisayar izleme konusunda arada köprü görevi yapabilmektedir.Tamamen onların seçimine bıraktığımız bilgisayar oyunlarını yasaklamanın da bir çözüm getirmeyeceğini bilmek gerekiyor.

.
Son Olarak
Bu konuyla ilgili olarak özellikle 2006-2007 yılları arasındaki yapılan araştırmalar ve sonuçları TBMM Çocuklar ve Gençler Arasında Artan Şiddet Eğilimleri ile Okullarda Yaşanan Şiddet Olaylarını Araştırma Komisyonu’nun raporunda ayrıntılı olarak verilmiştir.Raporun sonucu çok ciddiye almamız gereken sosyal patlamaların eşiğinde olduğumuzu gösteriyor.Bu rapora göre çocuklar ve gençler şiddetle evde, okulda ve sokakta yani hemen her yerde karşılaşıyorlar.Erkekler sokakta,kızlar ise evde daha fazla şiddete uğruyorlar. Bu kadar şiddetin olduğu,çocukların bu kadar itilip,ezildikleri, incitildikleri ve dışlandıkları bir ortamda maalesef uyuşturucu tacirleri ve terör örgütleri çocuklara kolaylıkla ulaşabiliyorlar.
Yine bu araştırmanın sonuçlarına göre,2006-2007 yılında Ortaöğretim kurumlarına devam eden öğrencilerin şiddetle karşılaşma sıklıkları incelendiğinde,son üç ay içinde % 22’sinin fiziksel şiddet,% 53’ünün sözel şiddet,%36’sının duygusal şiddet,%16’sının cinsel şiddet gördüğü saptanmış ki bu rakamlar durumun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne sermektedir.Kaldı ki bu sonuçlar tek başına toplum içindeki ve çocuklarımıza uyguladığımız şiddet konusunda çözüm üretmek zorunda olduğumuzun kanıtıdır.
Raporun sonucunda çocuk ve gençleri şiddete iten nedenler olarak internet kafelerde, sanal ortamlarda,televizyonlarda gördükleri şiddet içeren oyunlar ve filmlerden etkilenmeleri,yetişkinlerle olumsuz etkileşim içinde olmaları,sürekli tanık oldukları şiddet görüntüleri,televizyon karakterlerinden etkilenmeleri ve onlarla özdeşleşmeleri,şiddet uygulayan karakteri rol modeli olarak almaları biçiminde sıralanmış.
Artık alarm zilleri çaldı ve ilgili kurumlar ve bireyler olarak artık çözüm üretmek,önlem almak zorundayız.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"BİLGİSAYAR OYUNLARININ OLUMSUZ ETKİLERİ" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Serap DUYGULU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Psk.Serap DUYGULU Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Çocuğunuzu Nasıl Yetiştiriyorsunuz?
  • Mobil Körlük / Artık Hiçbir Şeyi Gözümüz Görmüyor
  • Çizgi Film Karakterlerinin Çocuklara Zararları
  • Eyvah! Çocuğumun Sevgilisi Var...
  • Ekonomik Krizde Aile İçi Dengeleri Korumak Ve Çocuk Yetiştirmek
  • Mutlu Aile Olmak-Mutlu Evlilikler
  • Nörofibromatozis Nedir? (Bebekte Kahverengi Lekeler)
  • Yetişkin Hiperaktivitesi-Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği
  • Sanal Zorbalık
  • Sınav Kaygısı Nedir?
  • Zihinsel İstismarlar
  • Çocuğun Yaşamında Babanın Rolü Ve Önemi
  • Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu
  • Ön Yargılarımız Ve Gözlemler
  • Çalışan Anne Ve Suçluluk Duygusu
  • Çocuklara Empati Duygusu Verebilmek
  • Çocuklar Ve Yüz İfadeleri
  • Geç Kalmak İçin Geç Kaldınız
  • Bazen Bırakmak Gerek
  • Manik Depresyon
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Erken Yaşta Evlilik Ve Nedenleri , Nazlı ÇALIŞKAN
  • İntihar Nedenleri, Risk Faktörleri Ve Tedavisi , Nihan DİKME
  • Eksiklik Kendi Öz'ümüzde - Olumsuz Huyların Altında Yatan Korkular , Ümit AKÇAKAYA
  • Anaokuluna Alışma Süreci , Duygu KARAKULAK TAKVİM
  • Çocuğun İtaat Davranışına Dikkat Etme , Barış Emre GÜNEMRE
  • Travmaların İzleri Silinebilir Mi? Mucize Yöntem Emdr Terapi , Gülçin Dönmez FİDAN
  • Geçmişten Günümüze Saldırganlığın Etkileri , Kamil ERTEKİN
  • Çocuklarda Dil Gelişimi , Mehmet UYAR
  • Çocuğumuz İyi Olsun İsterken , Eylem OKDEMİR OYLUM
  • Yapıcı Düşünce , İlkten ÇETİN
  • Olumsuz Beden Algısı Ve Etkileri , Işınsu GÜNDÜZ
  • Eşimin Davranışlarını Nasıl Değiştiririm? , Serra AĞIRAKÇA DİNÇ
  • Yaşam Bir Yolunu Bulur... , Dr.Murat SARISOY
  • Yalnız Mısınız? Yanlız Mı? , Dr.Murat SARISOY
  • Akılsız Telefonlar, Akıllı İnsanlar , Dr.Murat SARISOY
  • Aldatılmanın Acısı Biter Mi? , Dr.Murat SARISOY
  • Ayrılık , Şeyma KAMA
  • Fırtınalı Dönemin Adı : Ergenlik , Vildan SARAK
  • Çocuklarda Takıntılar- Obsesif Kompulsif Bozukluk , İlay AKTOPRAK
  • Stres Ve İş Stresi Kavramlarına Genel Bir Bakış , Ebrar YENİCE KANIK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    19:47
    Top