TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Bilgisayar Oyunlarının Olumsuz Etkileri
MAKALE #5944 © Yazan Psk.Serap DUYGULU | Yayın Kasım 2010 | 8,778 Okuyucu
-Bilgisayar oyunlarının çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri
Son yıllarda görüyoruz ki,ebeveynler, giderek dev bir canavara dönüşen bilgisayar oyunları nedeniyle ne yapacaklarını bilemiyorlar.Çocuklar saatlerce ekran başında kalıyorlar,sosyal hayattan koparak çevrelerindeki her şeyden ve herkesten uzaklaşıyorlar.Anne babalar çocuklarına nasıl ulaşacaklarını bilemiyorlar.
Durumun görünen yüzünden başka bir de görünmeyen tarafı var ki o daha tehlikeli bir hal almaya başladı. Ebeveynler olayı sadece akademik başarısızlığa yol açan bir oyun olarak görseler de aslında o kadar basit değil.
Saatlerini bilgisayar başında sürekli akan görüntülere ve hareketlere bakarak,ya da bir takım şiddet eylemlerini takip ederek geçiren çocuklarda ciddi hiperaktivite davranışları ortaya çıkabiliyor. Çocukların en hareketli,en enerjik oldukları dönemde böylesine hareketsiz kalmaları, enerjilerini boşaltamamaları,çevrelerine karşı daha saldırgan ve zarar verici eylemlere yönelmelerine sebep oluyor.Üstelik bir de şiddet öğeleriyle dolu oyunlar gerçek anlamda saldırganlığı,yıkıcılığı getiriyor.O nedenledir ki son zamanlarda, kesici alet ya da silah taşımaya başlayan,çevresine zarar veren çok fazla çocuk görüyoruz. Bu zararlı oyunların teşvikiyle de çocuk suçlu sayısındaki ciddi artış dikkat çekicidir. Çocuklar olayı oyun sanıyorlar çünkü gerçeklik duyguları oluşmadan bütün kişilik değerlerini alt üst eden bilgisayar oyunlarıyla tanışmış durumdalar.Aileler de maalesef fazla bir şey yapamıyorlar.

Son yıllarda psikolojik olarak tedavi edilmek üzere tanımlanmış ve ‘İnternet Bağımlılığı’ ismiyle de literatüre girmiş bir hastalık var.Üstelik bilgisayarlar sadece çocukları değil,yetişkinleri de esir almış durumda.Sırf bu nedenle ilişkileri bitme noktasına gelmiş eşler,dağılan yuvalar var.
Bilgisayarların verdiği önemli bir diğer zarar,çocukların henüz gelişimini tamamlamamış gencecik beyinlerinde yol açtığı hasarlar.Ekranın yaydığı ışınlar çocuklarda epilepsi nöbetlerine yol açabiliyor.Bundan dolayı ciddi olarak tedavi gören çocuklar var.Durumun bu yönü çok bilinmiyor ama bilgisayarlar ve özellikle şiddet içeren bilgisayar oyunları tahmin edilenden daha fazla zarar veriyor.

-Ailelere dikkat etmesi gereken noktalar
Artık aşkların bile sanal ortamda yaşandığı bir dönemde eğer doğru kullanılmazsa yararından çok zararı olan bilgisayarlara karşı çocukları korumanın ve bilgisayar oyunlarından uzak tutmanın bazı yolları var:
Grup olarak yapabileceği sporlara yönlendirmek yapılabileceklerden biri.Hem arkadaş edinmesini sağlaması bakımından hem de ortak bir faaliyet içinde yer alması açısından grup çalışmaları son derece yararlıdır .Özelikle aile birliği kavramına saygı göstermek zorundayız. Çocuklarımıza ve birbirimize zaman ayırmak çok önemli.Ailece TV başında dizilere kilitlendiğimizde,çocuklarımıza niçin ders yapması gerektiğini ya da bilgisayarlar nedeniyle karşılaşabileceği sorunları anlatamayız.
Ailelerin öncelikleri maalesef yer değiştirmiş durumda.Sözüm ona çocuk merkezli aileleriz.Aslında okul merkezli demek daha doğru,çocuğun dersleri,sınavları,ödevleri kısacası akademik başarısı her şeyden önemli.Oysa böyle olmamalı. Çocuğumuzun ne hissettiği,ne yaşadığı, kaygıları, korkuları,sevinçleri nelerdir bilmiyoruz.

Eve geldiği anda komutlar vermeye başlıyoruz.Onları dinlemek,kucaklamak, dokunmak, sevdiğimizi söylemek aslında daha baştan pek çok sorunu sorun olmadan çözecek küçük çözüm önerileridir.
Çocuklar açıkça dile getirmeseler de aslında aileleri ile birlikte olmaktan ve bazı şeyleri birlikte yapmaktan büyük keyif alırlar. Çocuklarla gidilebilecek sinema, tiyatro,sergi gibi bazı etkinlikler,aile ve çocuk arasındaki bağları da güçlendirir. Maalesef günümüzde modern hayatın bize getirdiği en büyük külfet zamansızlık. Özellikle de çocuklarımıza zaman ayıramamanın yarattığı suçluluk duygusu çok büyük.Bu duyguyla başa çıkmaya çalışırken,her şeyi parayla satın alarak sunmaya çalışmak en büyük yanılgımız.
Çocuklarımızı ekranlardan nasıl uzak tutacağımızı düşünürken,aslında onları kendimize nasıl yakınlaştıracağımız konusuna çözüm bulmalıyız öncelikle.
Çocuklar onlara öğreten, yol gösteren olmamışsa nasıl program yapacaklarını bilemezler. Zamanı nasıl doğru kullanacaklarını kendi kendilerine öğrenemezler.Yol gösterici ve eğitici olması gerekenler bizleriz.

Henüz çok bilincinde değiliz ancak tehlike gün geçtikçe büyüyor.Çocuklarımızı ekranlar karşısında kontrolsüz bırakıyoruz ve bu bağımlılığın önüne geçemiyoruz. Oysa çocuklar sokakta oynamalı,arkadaşlarıyla görüşmeli,toplum hayatı içinde yer almalılar.Ancak sadece okula gitmek için dışarı çıkan,geri kalan zaman ekran başından alamadığımız çocuklar büyütüyoruz
Çocuklarımızı saatler boyu ekranların karşısında kalmaktan kurtaracak en önemli şey ilgili,dikkatli,yönlendirici ve sevecen ebeveynlerle,sağlıklı bir aile ortamıdır.
Çocuklar tatilde arkadaşlarıyla görüşmeli,ev dışı faaliyetlere katılmalı,sosyal ortamlarda bulunmalı,ailesiyle birlikte bazı etkinliklere katılmalıdır.
Ayrıca çocuklar,sadece ders çalışmak üzere programlanmış bir ev hayatı yerine mutlaka kitap okumaya,farklı uğraşlar edinmeye yönlendirilmeli,teşvik edilmelidir. Bunun yolu da ‘Git odana ve kitap oku’ demek değildir.Önerimiz birlikte bir kitap seçmek ve özellikle ilk zamanlarda o okurken dinlemektir.Aynı şey günlük gazeteleri birlikte okumak ve yorumlamak olarak da yapılabilir.Bu aynı zamanda,kitap okumayı sevdirmek,kelime haznesini geliştirmek ve hızlı okuyarak,okuduğunu anlamasını sağlamak bakımından ciddi bir çalışmadır.
Ayrıca çocuğun arkadaşlarıyla görüşmesini sağlamak ve görüştüğü arkadaşlarını da yakından tanımak çok önemlidir.Çocuğunuzu tanımanın yolu da budur,öncelikle beraber vakit geçirmekten mutlu olduğu arkadaşlarını tanıdığınızda aslında çocuğunuzu da tanıyor olacaksınız.

-Özellikle son dönemde tek başına oynanan bilgisayar oyunlarının yanı sıra internet üzerinden de şiddet içerikli oyunlar oynanıyor. Bu oyunların zararları var mıdır?
Günümüzde hızla gelişen teknoloji sayesinde artık kilometreler bile neredeyse sıfırlandı. Dünyanın bir ucundaki yakınınız her an karşınızda ve bir tık ötenizde. Ekranlarla hemen her şeyi yapabiliyor,her yere ulaşabiliyorsunuz.İletişim imkanları ve teknoloji sınır tanımıyor.Bu büyülü gelişmeden en çok etkilenenler her zaman olduğu gibi yine çocuklar.
Son yıllarda çocuklarımızı işte bu iletişim ve teknolojiyi doğru kullanamadığımız için ekranlar karşısından alamıyoruz.Çocuklarımız,kendi içine kapanan,sosyal ortamlardan giderek uzaklaşan,toplumsal bir varlık olmaktan çok, daha bireysel davranan bireyler olarak yetişiyorlar.Özellikle her iki ebeveynin de çalıştığı ailelerde tehlike daha büyük. Çocuklar kontrol dışı kalabiliyorlar.Onları denetleyen anne babalar da bu görevlerini yapamayınca durum giderek içinden çıkılmaz bir hal aldı. Dünyanın diğer ucundan tanımadığı herhangi birisiyle yine kontrolsüz konuşabilen, iletişim kurabilen çocuklar aslında müthiş bir tehlikeyle yüz yüze gelebiliyorlar. Çocuklar,çocuk olmalarının getirdiği iyi niyetle ve samimiyetle, görüştükleri kişilere inanarak,kendileri ve yaşamlarıyla ilgili inanılmaz ipuçları verebiliyorlar.Son zamanlarda sıklıkla duymaya başladığımız şiddet içerikli ve cinsel içerikli saldırıların arkasında yine bu kontrolsüz kurulan arkadaşlık ilişkileri var.
Çocuklar,bilgisayarlar vasıtasıyla ulaşıp,yazıştıkları insanların kim olduklarını bilemiyorlar ve kendilerine söylenen her şeye inanarak,yanlış bir güven duygusu geliştirebiliyorlar.Bu da onları tahminler ötesinde büyük tehlikelere açık hale getirebiliyor.Küçük bir ekran aracılığıyla muazzam büyüklükte bir sanal aleme ulaşmak mümkün.Bu alemi kontrol etmekse imkansız.

-Bilgisayar oyunları sırasında çocuklarda gözlemlenen psikolojik durumlar
Aslında teknoloji harikası bilgisayarlar, doğru kullanılırlarsa çok yararlı ve eğitici olabilecekken,saat sınırı olmadan kullanılmaları halinde ciddi sorunlara yol açabileceği unutulmamalıdır. Gün içinde 2-3 saati aşan sürelerle televizyon ve bilgisayar başında kalmak çocuklarda psikolojik olarak bir takım sorunların ortaya çıkmasına neden oluyor. Yapılan araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlara göre şiddet içerikli görüntüleri izleyen, bu türde oyunları oynayan çocuklarda saldırgan davranışlar, uyku bozuklukları, korkular, bazı tikler,şiddeti normal karşılama, duyarsızlaşma,şiddet göstereni model alma, vb. gibi pek çok sorun baş gösteriyor.
Çocuklarda henüz tam olarak oluşmamış gerçeklik algıları tamamen yanlış yönlere kayıyor ve bir süre sonra neyin gerçek,neyin oyun olduğu konusunda ciddi karmaşa yaşamaya başlıyorlar. Üstelik özellikle cinsel içerikli görüntüler, çocuklardaki bu olumsuzlukları katlayarak artırıyor ve erken yaşlarda cinsel içerikli davranışlara yönelmelerine sebep oluyor.

Şiddet içeren görüntüleri izlediği için,başkalarına şiddet uygulamayı normal bir davranış olarak gören çocuklar bunu bir davranış bozukluğu olarak sürdürüyorlar. Bu nedenle uzmanlara başvuran ailelerin sayısında ciddi artışlar var.
Bu kadar bağımlılık normal değil elbette, bu bağımlılığa yol açan etkenleri de bilmek gerekiyor.Kişiler eğer sağlıklı aile ortamı bulamazlarsa,önemsenmediklerini ya da kendilerini ifade edemediklerini düşünüyorlarsa,bağımlı kişilik özelliklerine sahiplerse bu tip bağımlılıklar ortaya çıkıyor.Hayatlarındaki boşluğu bir şekilde doldurmak zorundalar ve bu da istedikleri gibi yönlendirecekleri bilgisayarlar sayesinde mümkün oluyor.

-Ailelerin bilgisayar oyunlarını yasaklamaları çözüm mü?
Anne baba olarak bizim öncelikli görevimiz çocuklarımızla olan iletişimimizin kopmamasına özen göstermek.Çocuğun hayatıyla ilgili program yapmasına,hedef belirlemesine ve zamanını doğru kullanmasına yardımcı olmak.Kabul edelim ki çocuklara televizyon seyretmeyi ya da bilgisayarla uğraşmayı yasaklamak asla bir çözüm değildir,aksine yasaklanan her şey daha çok ilgi ve merak uyandırır. Dolayısıyla yasaklamak yerine çocukla işbirliği yapmak ve onun da onayını alarak, okul çocuğu için gün içinde 1 saati aşmayacak şekilde bilgisayar başında geçirmesine izin vermek daha mantıklı ve kabul edilebilir bir program olacaktır. Bilgisayarın başına geçen çocuğu kontrolsüz bırakmak yerine,hangi oyunları oynadığını bilmek,zaman zaman bu konuda onunla konuşarak özellikle şiddet görüntülerinin zararları hakkında bilgi vermek ve gereken güvenlik önlemlerini almak gerekir.Çocuklar genellikle takip edilmediklerinde sınırları bilemezler.O nedenle gözlemci olmak,denetlemek hem çocuğun bağımlılık geliştirmesinin önüne geçer, hem de zararlı etkilerinden korunmasını sağlar.
Aslında bilgisayar oyunları değil,şiddet içerikli bilgisayar oyunları olarak ayrımı net biçimde yapmalıyız.Eğer doğru oyunlar seçilirse,çocuklardaki dikkat algı,muhakeme yapma,gözlem,matematik beceriler gibi bir takım alanlarda son derece yararlı etkileri olduğunu göz önünde bulundurmakta fayda var.
Burada bütün mesele bilinçli aile olmak ve çocuklarımızla kontrolsüz bilgisayar izleme konusunda arada köprü görevi yapabilmektedir.Tamamen onların seçimine bıraktığımız bilgisayar oyunlarını yasaklamanın da bir çözüm getirmeyeceğini bilmek gerekiyor.

.
Son Olarak
Bu konuyla ilgili olarak özellikle 2006-2007 yılları arasındaki yapılan araştırmalar ve sonuçları TBMM Çocuklar ve Gençler Arasında Artan Şiddet Eğilimleri ile Okullarda Yaşanan Şiddet Olaylarını Araştırma Komisyonu’nun raporunda ayrıntılı olarak verilmiştir.Raporun sonucu çok ciddiye almamız gereken sosyal patlamaların eşiğinde olduğumuzu gösteriyor.Bu rapora göre çocuklar ve gençler şiddetle evde, okulda ve sokakta yani hemen her yerde karşılaşıyorlar.Erkekler sokakta,kızlar ise evde daha fazla şiddete uğruyorlar. Bu kadar şiddetin olduğu,çocukların bu kadar itilip,ezildikleri, incitildikleri ve dışlandıkları bir ortamda maalesef uyuşturucu tacirleri ve terör örgütleri çocuklara kolaylıkla ulaşabiliyorlar.
Yine bu araştırmanın sonuçlarına göre,2006-2007 yılında Ortaöğretim kurumlarına devam eden öğrencilerin şiddetle karşılaşma sıklıkları incelendiğinde,son üç ay içinde % 22’sinin fiziksel şiddet,% 53’ünün sözel şiddet,%36’sının duygusal şiddet,%16’sının cinsel şiddet gördüğü saptanmış ki bu rakamlar durumun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne sermektedir.Kaldı ki bu sonuçlar tek başına toplum içindeki ve çocuklarımıza uyguladığımız şiddet konusunda çözüm üretmek zorunda olduğumuzun kanıtıdır.
Raporun sonucunda çocuk ve gençleri şiddete iten nedenler olarak internet kafelerde, sanal ortamlarda,televizyonlarda gördükleri şiddet içeren oyunlar ve filmlerden etkilenmeleri,yetişkinlerle olumsuz etkileşim içinde olmaları,sürekli tanık oldukları şiddet görüntüleri,televizyon karakterlerinden etkilenmeleri ve onlarla özdeşleşmeleri,şiddet uygulayan karakteri rol modeli olarak almaları biçiminde sıralanmış.
Artık alarm zilleri çaldı ve ilgili kurumlar ve bireyler olarak artık çözüm üretmek,önlem almak zorundayız.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bilgisayar Oyunlarının Olumsuz Etkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Serap DUYGULU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Serap DUYGULU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Serap DUYGULU'nun Yazıları
► Olumsuz Beden Algısı ve Etkileri Psk.Işınsu GÜNDÜZ
► Bilgisayar Bağımlılığı Psk.Dnş.Nilgün SARI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,690 uzman makalesi arasında 'Bilgisayar Oyunlarının Olumsuz Etkileri' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Baba Çocuk İlişkisi Kasım 2016
► Alınganlık Kasım 2016
► Kıskançlık Kasım 2016
► Yılbaşı ve Çocuklar Kasım 2016
◊ Dizi Dizi Hayatlar Ekim 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:43
Top