Hastanın hekim seçme hakkı varsa hekiminde kendini ifade etme hakkı olmalı!
|
Hastanın hekim seçme hakkı varsa hekiminde kendini ifade etme hakkı olmalı! Diş Doktoru Orhan CEVAHİROĞLU Son yıllarda değişen dünya şartları.gelişen teknoloji ve enfermasyon, bilimin ve hayatın her alanında bilginin çoğalmasına ,paylaşımına ve sonuçta her kesimden insanın, her türlü yenilikten yararlanma imkanının sağlanmasına yol açmıştır. Ayrıca her konuda daha sağlıklı ve özgür düşünen , daha bilinçli karar veren ve eylemlerde bulunan insan toplulukları ve bireyleri oluşmuştur.. Bu da seçme tanıma ve sahip olma duygusunu tetiklemiştir.. Sonuçları : Ekonomilerde canlanma , sağlıklı çevre bilinci, öğrenme, yaşam standartlarının artması, insan ömrünün ortalamasının uzaması , bir çok hastalığın tedavi edilir olması imkanlarını getirmiştir.. Dünyanın artan nüfusuna karşılık; paylaşım, anlayış, hoşgörü gibi davranış güzellikleri, arkasından milletler arasında hakların adaleti anlayışı doğmuştur....v.s . Bir sürü yeni şey ... Yeni değerler ve kavramlara sebep olmuştur.. İşte çağdaşlaşma da , medeniyet de budur.. Bunlardan birisi de insanın çeşitli haklarının yanında, hasta hakkı kavramınında doğmuş olmasıdr Hasta hakkının birinci ögesi hekim seçme serbestliğidir. Ama tanımadığı , huyunu, suyunu, en basitinden yüzünü görmediği, nerede olduğu, neler yaptığı , ne kadar yetkin bir dr. dur bilmediği bir insana ; sırf dr. dur diye gitmek yerine; insanlar internetden, yazılı ve görsel basından , yayınlardan elde ettikleri bilgilerin yanına bir de, eş dost ve tanıdık tavsiyeleriyle hekim seçmektedirler.. Bunun en çok tutulan olanı da internetden arama sayfalarından yararlanmak olmaktadır.. Peki hekimlere yasak koyarsanız , hasta sadece , kola reklamlarını görmekten öteye gidemiyecektir... Bu alandaki yasak ve kısıtlamalarda, hekim camiasını klinik ve muayenehanelerine hapsedecek ise; ki şu günler çoklukla böyledir; hasta hekimini komşusu veya o rahatsızlığı olan hatice hanımlar ,rukiye hanımlar ,veya hayri beyler den öğrenecektir. işte hekimin kendisini ifade etme hakkının sırnırlarının, meslek odalarımızca çok iyi analiz edilip ,bu konudaki yasaların ,artık eskiye oranla çağdaş, bilimsellik açısından zengin, özgürce hareket edilebilir ,en önemlisi uygulanabilir ,denetlenebilir tüzükler ,yönetmelikler ve yasaların hazırlanması ve eskilerin değiştirilmeleri konusunda, çalışmaları ve kararlar almaları gerekir. yoksa tabela standardı mantığı ile ,dar bir görüş açısından bakarak, hareket edip, çeşitli müeyyideler ile de cezalandırılmaları , hekimlerin mesleklerindeki yenilikleri, öğrenmelerini de engellemektedir.. diğer taraftanda bilgiler ve yenilikler halkla paylaşılabilmenin önünü tıkamaktadır.... hekimin resmi ile , sesi ile görüntüsü ve yaptıkları ile , bilgisi ile mesleki formatı ve donanımı ile kitlelere ulaşması kaçınılmazdır..çünki hekimlerimizin son aylarda yayın organlarında, internetde çok güzel faydalı konularla hastalarımızı aydınlatdıkları ve halkımızın da bu tür yayınlara çok yakın ilgi duydukları gerçektir.ve giderek hızla halkın bu konularda bilinç düzeyleri ,kültürleri ve bilgileri çok büyük boyutda artığını görmekteyiz..biz hekimler, bizlere gelen maillerinden. telefonlarından hastalarımızla bire bir ön muyenelerinde bu değişime ve gelişmeye şahit olmaktayız. bu bizi daha çok okumaya araştırmaya ve günceli takip etmeye yöneltmektedir.. hekimler olarak bu eylemlerimizi yetkin hekim olmak için ,rekabet deil ,sadece insan sağlığına hizmet yarışında önde olmanın huzuru , onuru ve mutluluğunu yakalamaya çalışma amacımızı , kamçılama olarak değerlendirilmelidir.. sonuçta bu etik eylemlere asla reklam maksadı ile bakılmamalıdır.. Bu çağdaş devrime karşı koymak.. Medeniyete ve insana saygısızlıktır ....Saygılarımla... Diş Hekimliği ile ilgili Sıkça Sorulan Sorular: Soru 20.yaş dişi mutlaka çekilmelimidir? cevap.hayır.. Ama kaide dışı dişledir.Fonksiyonel olarak o dişe ihtiyacımız yoksa çekilmesi, bazı komplikasyonların odağı ve potansiyelini oluşturmaları nedeni açısından ,faydalıdır ,bazen 12 yaş dişi yani 2. büyük azı dişlerinin erken kaybında onların yerlerine doğru kayarak fonksiyonel görev yaparlar, bu durumlarda çekilmlerine gerek yokur .Çok iyi temizlenirler ise ,çürüğü olmayanlar , yada dolgusu yapılanlar, köprü ayağı olarak bile kullanılabilirler .Ayrıca ortodonik tedavilerin gereği çekim endikasyonu koyulursa; burada da ,çoğunlukla gömük veya diş dizimini etkileyen ,çapraşıklık ve yer darlığına yol açan ,çeşitli zorlayıcı etkileri yüzünden çekilmleri gerekebilir.Bu yüzden indifa etme sürecinde ve sonrasında posizyonları çok önemlidir. Geride olmaları ,çok iyi temizlenememeleri ve diş eti kapişonu altında kalarak tam çıkamayıp yarım çıkmış durumda olmalarından ötürü sürekli buralarda bakteri yoğunlaşmasına , birikmesine sebeb olurlar,ardından iltihaplanmalar ve abseler oluşur. Hatda bu iltihabın civar dokulara kadar hoş olmayan yayılmaları ile akut sup periostal abselere v.s lezyonlara sebeb olurlar.Ameliyatla kapişonlar alınarak vakayı tedavi etmek ilk yapılacak iştir .Ancak bu tedavi yapılsada , hastanın yine diş temizlik bilincine bağlı ve orantılı olarak ,bazen tekrarlayan iltihaplar oluşur. bunun için , zaten var olan iltihap odağı olma potansiyeleri , abselerin ilaçlarla geriletilmesi sonrası ,cerrahi müdehaleler ile bu tür 20.yaş dişlerinin çekim endikasyonunun konması en önemli gerekliliktir...Ama çekim kararını her zaman radyolojik tetkikden sonra hekimler vermelidir.saygılar....
|
||||
|
Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek
diğer bazı makaleler:
|
||||
|
|



