TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Bilgisayar Bağımlılığı

Ziya ÜNLÜTÜRK Fotoğraf
Psk.Dnş.Ziya ÜNLÜTÜRK
Eskişehir
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com Üyesi65 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 41 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi Var
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 3504,

* Yayın Tarihi : 02-12-2010 - 02:55 (2127 gün önce),

* Ortalama Günde 1.65 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 8086 , Kelime Sayısı : 1047 , Boyut : 7.90 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Dnş.Ziya ÜNLÜTÜRK hakkında söyledikleri:
Ben kendimi tamamen kaybetmiş kendimi arayan bir kişi idim.Kendi içimde sürekli çatışmalar yaşıyordum , mantığımla yüreğim sürekli çatışma halinde idi.Yıllarca depresyonla mücadele ettim ,birçok ilaç kullandım.Ziya beyi kızım buldu.Uyguladığı teknikleri sosyal medyadan uzun araştırmalar sonucu Ziya Beye gittik.Seanslarımız devam ettikçe kendimi tanımaya ve sevmeye başladım ailemle ve çevremle ilişkilerim düzeldi.Hayata umutla bakmaya başladım.Duygu devreleri tekniğiyle bütün korkularım içime attığım ne varsa su yüzüne çıktı.Ziya bey çok samimi içten ve duru bir insan.Seanslar sırasında kesinl... [DEVAMI..]
(aysun, Danışan, 14-05-2016)

Ziya beyi başka uzmanları deneyip memnun kalmamam sonucu bir arkadaşım tavsiyesiyle buldum ve kendisinin ofisini aramadan önce sosyal medya yoluyla bizzat iletişime geçtim. Oradan bile hissettirdiği içtenlik daha seanslara başlamadan kendimi iyi hissetmeme sebep oldu. Duygu devreleri terapisiyle bilinçaltımdaki duyguların değişimine şahit olacağımdan bahsetmişti, seanslar sonrası bunu daha net görmeye başladım. Terapi öncesi ve sonrası verdiğim tepkiler ve kendim için hissettiklerim çok farklıydı. Şehir dışında olmama rağmen ihtiyacım olduğunda her zaman yardımcım oldu. Ziya bey eskişehirde te... [DEVAMI..]
(Hande, Danışan, 20-12-2015)

Benim sürecim yaklaşık 2 yıl önce başladı. Son bir şans vermek için gitmiştik Ziya beye, hayatımın tam bir sinir harbi içinde gitmesine sebep olan eşim ve ailesinden ayrılmaya karar verdikten hemen sonra, son bir şanstı bizim için aile terapisi. Benim planım gayet normal, takıntısız ve kusurlarını kabul eden, ama pek kusuru olmayan, var ise de mutlaka gerekçesi olan bir kadın!!! olarak kocamın da bana biraz olsun anlayış göstererek NORMAL bir insan gibi davranmasını sağlayacak destek almaktı. Ön görüşmede Ziya beyin “sizin birlikte bir sorununuz yok bence, sizin içinde uygun ise bireysel olar... [DEVAMI..]
(pınar gxx, Danışan, 02-11-2015)

Psk.Dnş.Ziya ÜNLÜTÜRK Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Bilgisayar Bağımlılığı

Günümüzde bilgisayarlar hayatımızın vazgeçilmezi haline geldi. Ancak yaşamımıza kattığı kolaylıkların yanı sıra olumsuz sonuçlarını da görüyoruz. Çocukların bilgisayar kullanımında doğru alışkanlıklar geliştirmesi için anne babaların konuya dikkat etmesi gerekiyor. Eğer çocuğunuzun bilgisayar başında geçirdiği süre giderek artıyorsa, başka bir işle meşgulken bile bilgisayarı özlüyorsa, sizi ve arkadaşlarını dikkate almıyorsa, başka faaliyetleri önemsemiyorsa, sırt, bilek, baş ağrısı gibi fiziksel sıkıntılar yaşıyorsa bağımlılıktan söz edilebilir.

Bilgisayar ya da bilgisayar oyunu bağımlılığı, son dönemlerde sıklıkla karşılaştığımız bir sorun artık. Ders çalışmama, okula gitmek istememe, temel ihtiyaçlar dışında bilgisayar başından kalkmama, dikkat eksikliği ve ders başarısızlığı, engellenmeye tahammül edememe, kayıtsızlık ve çabuk duygusal doyum arayışı şikayetleri, ebeveynlerden en çok duyduğumuz şikayetlerdir.

Rahatsızlık çoğunlukla erkek çocuklarda 14-15 yaşlarında ortaya çıkmaktadır. Geçmiş öykülerinde, bu çocukların ilkokul döneminde dikkat eksikliği ve hiperaktivite tanısı aldığı ve derslerinde başarısız oldukları görülmektedir. Bu rahatsızlıkların tedavisinde ise ergenler, farmokolojik yardım almış olsalar da semptomlarda düzelme izlenmemiştir. Ergenler gün içinde o kadar çok bilgisayarla meşgul olmaktadırlar ki ailesel ve sosyal ilişkilerinden çekilmekte hatta günlük rutin ihtiyaçlarını bile karşılamaktan geri durmaktadırlar. Bu ergenlerin sosyal işlevselliği görünürde sorunsuz olsa da derinlik ve kalitede eksiklik görülmekte ve bu durum anne-babadan tepki görmektedir.

Ergenler, kısıtlı sosyal ilişkilerinden memnundur çünkü genelde sosyal ilişkilerini kendileri gibi bilgisayar oyunları oynayan ergenlerle kurmaktadırlar. Bu ergenlerin oluşturduğu oyun grupları, oyun eksenli bir araya gelmekte ve kendileriyle aynı dili konuşmayan kişilerle temas etmemektedirler. İnsanoğlu, anne karnındaki yaşantısından sonra fiziksel doğumla anneden ayrılmakla beraber psikolojik doğumu gerçekleştirip tam bağımlılıktan bireyselleşmeye giden yolu tamamlama ödeviyle doğar. Bu yol, anne-çocuk ilişkisinin temel eksenini oluşturur. Her bağımlılık ilişkisi, anne ilişkisine dayanır. Doyuran, besleyen, ihtiyaçları karşılayan anne, gelişim ilerledikçe bu özelliklerini kaybetmektedir. İnsanoğlu da iç dünyasındaki bu iyi anne temsilini değiştirmek ve dönüştürmek zorundadır. Ancak sonu gelmeyen arzu tatmini arayışı, insanoğluna bu cennetsi ilişkinin izini sürecek tutkuyu da aşılar. Arzuyu tatmin edecek, mutluluk verecek, tüketilse de hayatta kalacak iyi nesne(anne), hep aranır. Ondan ayrılmayı kabul etmek, yasını tutmak ve elde kalan boşluğu sağlıklı kanallarla yüceltmek ise zor bir gelişimsel ödevdir. Konumuz olan bilgisayar bağımlılığında ise ergenlikte tekrar eden, aktivite kazanan çocukluk çatışmalarının kendine özgü şeklini irdeleyeceğiz. Ergen, bağımlılık ritüelleriyle anneyle geçmişte kurulan tümgüçlü ilişkinin bitişini inkâr etmektedir. Ayrılmanın, bireyselleşmenin, tek başına olmanın, çağımızın narsistik döngüsünde oluşturduğu bilinçdışı kaygı, özellikle bilgisayar oyunları vasıtasıyla karşılanmaya çalışılmaktadır.

Bağımlı ergen, bir zamanlar annenin tüm arzularını ve saldırganlığını kabul eden, doyuran, tamamen bebeğin kontrolünde olduğu o büyüsel ilişkinin peşinde koşar. Bu patolojide ergenin bağımlılığından ziyade bağımsızlığa karşı seçilen savunmanın-defansın, ergenin ruhsal dünyası üzerinde ortaya çıkardığı tahribat daha önemlidir. Ergenler, saatlerce bilgisayar başında kalarak, günlük ihtiyaçlarından bile feragat edecek şekilde izole bir kozada, KNİGHT gibi savaş oyunlarında her gün yüzlerce cinayet işlemektedirler. Ergen, böylelikle her türlü insan-nesne ilişkisinden uzak durmakta ve dış dünyanın ilişkisel gerginliklerinden kaçınmaktadır. oyun içinde daha güçlü hale getirdiği savaşçılarıyla ergenler, anne ilişkisinde karşılayamadığı engellenme yaşantısının pasifliğini, ezikliğini, acizliğini tersine çevirmekte ve savaşçısına hükmeden bir iktidar kalkanıyla dış dünyanın ilişkisel gerginliklerini savuşturmaktadır.

Bu rahatsızlığın altında yatan dinamikler, yaptığımız araştırma göstermiştir ki erken dönem anne-çocuk ilişkisindeki doyumun eksikliğiyle başlayan süreçte, çocuğun denetim döneminde anne tarafından aşırı kontrol edilmesi ve bağımsızlaşmasının desteklenmemesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Denetim ilişkisi, daha önceki dönemde verilemeyen şefkat ve güvenin sonucunda, anne imgesinin olumsuz özelliklere sahip olmasıyla daha da sertleşmektedir. Olumsuz anne imgesi çocuğu denetlediğinde, kontrol yeteneklerini geliştirmesi ve sınır duygusunu öğrenmesi beklenen çocuk, anneyi olduğundan daha sert, cezalandıran ve affetmeyen, baskıcı bir figür olarak algılamaktadır. Bu arada, babaların da anneyle çocuğun ilişkisinde asıl otorite olarak yer edinemediği ve çocuğa rol modeli olamadığı görülmektedir. Aile içinde baskın kişi anne olurken, babalar annenin bıraktığı şefkat boşluğunu doldurmaya çalışmaktadır. Bu bozukluk, aile dinamiklerinin irdelenmesi ve anne-babanın çocuk yetiştirme tutumlarının çözümlenmesi ile sağlıklı bir damara oturtulabilir. Böylelikle çocuklukta geçilemeyen ruhsal basamakların aile terapisiyle sağlıklı bir şekilde geçilmesi sağlanabilir, ruhsal gelişme ve olgunlaşmaya imkân sunulabilir.

İnternetin yaygınlaşmasıyla, gittikçe daha geniş kitlelere ulaşan bilgisayar oyunları, 11-35 gibi çok geniş bir yaş aralığını etkiliyor. Oyunlarla Erkekler, kadınlara göre 4 kat daha fazla ilgililer. Bu oyunların en ünlülerinden World Of Warcraft’ın, dünya çapında kayıtlı 5 milyon oyuncusu var. En yenilerinden, uzay strateji oyunu OGame ise, şu anda Türkiye’de 230 bin kişi tarafından oynanıyor. Toplamda da bir milyon kişinin strateji ve rol yapma oyunları oynadığı tahmin ediliyor. Aşırıya kaçanlar için, bazı uzmanlara göre oyunların uyuşturucu bağımlılığından hiçbir farkı yok.
100 kişiden 40′ı istese de bırakamıyor,
Son 10 yılda, 100-300 bin arasında Japon genci, en başta bilgisayar oyunları yüzünden odasına kapanmış durumda. Sadece akşam yemeğinde odasından çıkanlar, ayda bir cd almak için sokağa çıkanlar var. Daha da kötüsü, 10 yıldır odasından çıkmayan insanların olduğu sanılıyor. Avrupa ülkelerinde ise rol yapma oyunu oynayanların bilgisayar başında kalma ortalaması günlük 12-15 saat. Kalabalık nüfusu sebebiyle oyun üreticilerinin gözde ülkesi Çin’de bir oyuncu, oyunda çok değerli olan kılıcı çaldığı gerçekçesiyle bir başka oyuncuyu öldürdü. Çinli oyuncu cinayet suçundan idama mahkum edildi. Çin hükümeti, üç saatten fazla bilgisayar başında kalmayı yasakladı.

• Sanal yerine doğal aktiviteler tercih edilmeli, çocuklarınızı arkadaşları ile doğal yollardan görüşmeleri için yönlendirebilir, onlara yeni olanaklar yaratabilirsiniz.

• Spor aktivitelerine zaman ayrılmalı, spor, çocukların fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimleri için son derece gerekli bir aktivitedir.

• Arkadaşlık ilişkileri desteklenmeli, çocuğunuzun arkadaşlık ilişkilerini desteklemelisiniz ve var olan arkadaşlık ilişkilerini sürdürmesi, yeni arkadaşlık ilişkileri kurması için onu yüreklendirmelisiniz. Çocuğunuz, bilgisayarda çok uzun ve gereksiz zaman geçirmek yerine arkadaşları ile olmayı seçecektir.

• Sosyal beceri eğitimi verilmeli, çocuklar, kendi akran grupları içinde iletişim kurmaya özendirilmeli. Eğer çocuk iletişim kurmada, iletişimi başlatmada ve sürdürmede güçlük çekiyorsa, sosyal beceri eğitimlerinden faydalanılabilir.

• Uzman yardımı alınmalı. Bunları yaptığınız halde çocuğunuzun giderek bilgisayar oyunlarına, bilgisayarda sohbet etmeye bağımlı bir hale geldiğini gözlüyorsanız ve bu durum çocuğunuzun okul başarısını, sosyal yaşamını olumsuz etkiliyorsa, bir uzmandan yardım alabilirsiniz.

• Bilgisayar ve internette geçirilen zamanın sınırlandırılması, bilgisayarın herkesin bulunduğu bir odaya konması gibi basit önlemler de çocuğunuza etkili bilgisayar kullanma alışkanlığı kazandırmaya yardımcı olabilir.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Bilgisayar Bağımlılığı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Ziya ÜNLÜTÜRK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Kullan-At Kültürü Ve Alışveriş Bağımlılığı , Tayfun DOĞAN
  • Ergenlerle İlgili Sıkça Sorulan Sorular , Gülçin DÖNMEZ FİDAN
  • İlişkilerdeki Büyük Tehlike! Ama Biz Severek Evlendik! , Nur GEZEK
  • Evliliği İyi Şeylerle Doyurmanın 10 Yolu , Ümit KARABULUT
  • Aile Ortamı Ve Çocuğa Etkisi , Uzm.Murat ÇAKIR
  • Kişilik Bozuklukları , Özgür TÖNBÜL
  • Depresyon , Uzm.Selin OYMAN
  • Yeni Moda Bilgisayarlar Ve Çocuk Gelişimindeki Etkileri , Uzm.Nilüfer ÖZKAN BUDAK
  • Stres Ve Stresle Baş Edebilme , Dr.Hüseyin DOĞAN
  • Karakter Ve Kişilik Oluşumunda Anne Sütünün Rolü , Dr.Hüseyin DOĞAN
  • Zihinsel Antrenman Ve Performans , Fahri ŞAHİN
  • Postpartum (Doğum Sonrası) Depresyonu Ve Tedavisi , Uzm.Gülcem YILDIRIM
  • Panik Atak İle Başa Çıkmanın 10 Altın Kuralı , Uzm.Sinem MALKOÇ
  • Cinsel Saldırı Ve Saldırganın Psikolojisi , Toğrul SALAMZADE
  • Cinsellik Ve Cinsel Gelişimin Çocuklar İle Konuşulması , Uzm.Uğur ÇAPULCUOĞLU
  • Ne Zaman, Nasıl, Kimden Psikolojik Destek Almalı? , Makbule UZUN ÇINAR
  • İlkokula Başlayan Çocuklar İçin Ailelere Öneriler , Uzm.Cenya KATALAN
  • Okula Adaptasyon Süreci , Uzm.İpek BERTAN
  • Sosyal Medya Aşkları Ve Psikoloji , Uzm.Rüveyda ÇELENK YILMAZ
  • Sistematik Duyarsızlaşma Ve Sosyal Beceri Eğitimi İşlevsellikleri: Genel Bir Bakış , Uzm.Yağmur Gözde YERLİKAYA
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    11:50
    Top