2007'den Bugüne 88,785 Tavsiye, 27,436 Uzman ve 19,556 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sorularla Tip 1 Diyabete Bakış
MAKALE #6123 © Yazan Uzm.Dyt.İdil İMAMOĞLU | Yayın Aralık 2010 | 5,360 Okuyucu
1. Diyabet nedir?

Diyabet; insülin salgılanmasının tamamen veya kısmen eksik olmasıdır. İnsülin direncinin derecesine göre de ortaya çıkabilir. Kronik, endokrin ve metabolik bir hastalıktır.

2. Kaç çeşit diyabet vardır?

Diyabetin birden fazla alt sınıflaması vardır. Ancak en yaygın olarak insüline bağımlı yani tip 1 ve insüline bağımlı olmayan tip 2 diyabet görülür.

3. Tip 1 diyabet kimlerde görülür?

Tip 1 diyabet genelde çocuklarda daha yaygın görülen bir diyabet türüdür. Pankreas beta hücrelerinin idiopatik, otoimmün harabiyeti sonucu insülin hormonunun vücutta olmamasıdır. Ancak son senelerde obeziteye bağlı tip 2 diyabet görülme oranı da artmıştır.

4. Tip 1 diyabetin görülme sıklığı açısından cinsiyete göre farklılık var mıdır?

Ülkemizde hem erkek çocuklarda hem de kız çocuklarda benzer oranlar rapor ediliyor, dolayısıyla cinsiyete bağlı bir ayırım yapmak doğru değildir.

5. Tip bir diyabetin görülme sıklığı açısından mevsimsel farklılıklar var mıdır?

Soğuk mevsimlerde ve soğuk bölgelerde görülme sıklığı artıyor. Bunun sebebi de ağır viral ve bakteriyolojik enfeksiyonların diyabet riskini artırmalarıdır.

6. Diyabet genetik bir hastalık mıdır?

Kalıtım ile doğrudan diyabet hastalığı geçişi olmuyor ama diyabete yatkınlık genetik geçişli oluyor. Viral enfeksiyonlar, nitrit nitrat gibi madde ilave edilmiş besin tüketimi , ek besinlere erken başlama gibi Çevresel faktörler diyabete zemin hazırlıyor dolayısıyla hastalığın görülme riski artıyor.

Pankreasın adacık hücreleri serbest radikal hasarı bakımından yüksek risk altındadır. Bu sebeple hastalığı oluşturan çevresel etmenlerin azaltılması açısından antioksidanlardan zengin beslenme önemlidir.

Nitrit, nitrat gibi bileşikler de beta hücreleri üzerine toksik etki yapmaktadırlar.
Bebekler için yine ek besinlere başlama zamanı önemlidir. Yaşamın ilk 3 ayında ek besinlere başlama tip 1 diyabet gelişme riskini 2,5 kat artırmaktadır. Yoğun stres de yine sakınılması gereken çevresel faktörlerdendir.

7. Tip 1 diyabetlinin beslenmesi nasıl olmalıdır?

Beslenme tedavisi diyabet tedavisinin ana bileşenlerindendir. Aslında tedavide 3 ayaklı bir denge düşünmek gerekir. Bu ayaklardan biri beslenme, diğeri ilaç tedavisi ve üçüncüsü de egzersiz tedavisidir.

Diyabetin beslenme tedavisinin amacı özellikle komplikasyonları en aza indirgemektir. Beslenme tedavisi ile çocukların optimal büyüme ve gelişmeleri sağlanmış, ideal ağırlıkları korunmuş, metabolik parametreleri sağlıklı sınırlar içinde tutulmuş ve genel sağlık düzeyi artırılmış oluyor.

8. Diyabetli çocukların beslenme tedavileri ne sıklıkta ayarlanmalıdır?

Diyabetli çocuklarımızın beslenme tedavileri her kontrollerinde gözden geçirilmelidir. Normalde diyabetli çocuklarımızın ayda bir kan şekeri takip defterleri kontrol edilir. Bu kontrollerinde mutlaka diyetisyen ve diyabet hemşiresi de kontrole dahil olmalıdır. Böylelikle hem kan şekeri hem de beslenme tedavisi kontrol edilmiş olur. Ayda bir kontrole gelinemiyorsa da mutlaka 3 aylık kontrollerde beslenme tedavisi gözden geçirilmelidir. Tip 1 diyabet daha ziyade erken yaşlarda ortaya çıktığından, beslenme tedavisi de çocuğun büyüme ve gelişmesine paralel olarak dinamiktir. Bu nedenle beslenme tedavisi sık sık değiştirilmelidir. Ayrıca sık kontrollerle diyabetli çocukların tedavilerine uyumları da artar.

9. Diyabetli çocukların beslenme programları nasıl kontrol ediliyor?

Diyabetli çocukların her defter kontrolü ile beraber besin tüketim kayıtlarını da tutmaları gerekiyor. Böylece tüketilen besinlerin etkilerini daha sağlıklı öğrenebiliyorlar ve her kontrol spesifik bir eğitim saatine dönüşmüş oluyor.

10. Diyabetli çocuklara gerçekten şeker yasak mı?

Bu sorunun cevabı aslında diyabetli bireyde. Biz besinlerin ömür boyu yasaklanmasından yana değiliz. Kontrol elden bırakılmadığı müddetçe şeker de tüketilebilir. Burada önemli olan, beslenme tedavisinin kişiye ve onun yaşantısına uygun olmasıdır.

11. Diyabeti sadece şekerle bağdaştırmak doğru mudur?

Diyabetin halk arasındaki adı şeker ama diyabeti sadece şekerle bağdaştırmak doğru değildir. Kişinin kan şekeri sadece şeker tükettiğinde yükselmez. Kan şekerimiz karbonhidrat içerikli her besinin tüketiminden sonra da yükselir. Dolayısıyla diyabetli bireylerin, özellikle de diyabetli çocuklarımızın tükettikleri neredeyse tüm yiyecek gruplarına dikkat etmeleri gerekir.

12. Hangi besinlerde karbonhidrat vardır?

Süt ve yoğurtta
Ekmek ve nişastalı tüm yiyeceklerde
Şekerli yiyeceklerde
Sebze ve meyvelerde

13. Şeker yasak değil ama bir sınırı var mıdır?

Tabi ki tüm beslenmemizde sınırlar olmalıdır. Sonuçta hiçbir besinin sağlıklı tüketimi sınırsız değildir. Aslında şeker tüketimi konusunda temel prensip günlük enerji gereksinmesinin %5’i kadardır. Ancak bu değer iyi kontrol durumlarında veya özel günlerde vb esnetilebilir.

14. Tatlandırıcı kullanalım mı?

Çocukların beslenmesinde tatlandırıcı kullanımından olabildiğince uzak durmayı tercih ediyoruz. Kimyasal bir ürün vermektense o ürünün doğalını ama daha az miktarda vermeyi tercih ediyoruz. Tatlandırıcılar yasak değil ama son çare. Aynı şekilde piyasada satılan light ürünler için de geçerli. Light veya diyabetik ürünlerle ilgili diyabetliler, özellikle de çocuklar iyi eğitilmelidir. Bir ürünün light olması şeker içermediği anlamına gelmemektedir. Ayrıca bu ürünlerde sanayi tipi daha farklı tatlandırıcılar kullanılmaktadır. Örneğin fruktoz. Fruktoz normalde yediğimiz tüm meyvelerde bulunan doğal bir şekerdir. Ancak bu ürünün sanayi tipi, kan yağlarına olumsuz etki ediyor. Diyabetlinin beslenme eğitiminde de tatlandırıcı kullanımı ayrı bir konudur. Diyabetlilerin herşeyden önce bilinçli tüketici olmaları ve besinlerin etiket bilgilerini okumaları gerekiyor. Yine altını çizelim; yasak değil ama bilinçli ve kontrollü tüketim şart.

15. Tatlandırıcılar arasında fark var mı?

Evet tatlandırıcılar birbirlerinden farklıdır. Enerji içeren tatlandırıcılar olduğu gibi içermeyenleri de vardır. Sorbitol , mannitol, gibi sonu –ol ile biten tatlandırıcılar aslında şeker alkolleridirler ve bir miktar enerji içerirler. Bu tatlandırıcıların laksatif yani ishal yapıcı etkileri vardır, ayrıca sorbitolün gözde katarakt oluşturma etkisi vardır.
Enerji içermeyen tatlandırıcılar ise aspartam, asesülfam-K, sakkarin, siklamat gibi tatlandırıcılardır. Bu tatlandırıcıların ise pişirilmemeleri gerekiyor. Pişirildiklerinde yapıları bozuluyor ve acı metalik bir tat bırakıyorlar.

16. Çocuklarımız Proteinleri Nasıl Almalı?

Diyabetli çocukların da protein gereksinimleri diyabetli olmayan çocuklarınki kadardır. Büyüme ve gelişmenin devam ettirilmesi için yeterli protein alımı son derece önemlidir. Protein kaynağı olarak kaliteli protein kaynaklarını tüketmek önemlidir. Yumurta, et, süt ve yoğurt gibi besinler, bunlar yoksa kurubaklagil tüketimi kontrollü bir şekilde artırılmalıdır. Kurubaklagiller aynı zamanda yüksek oranda karbonhidrat da içerirler ve bu sebeple et ürünlerinden daha farklı olarak kan şekerine etki ederler. Protein gereksinimi diyabetik komplikasyonlar gelişmediyse normal gereksinim kadardır. Şayet mikroalbüminüri, nefropati gelişimi söz konusu ise o zaman protein miktarı da azaltılmalıdır.

17. Yağ tüketimi nasıl olmalıdır?

Diyabetli bireylerde aterosklerotik hastalık gelişme riski yüksektir. Diyabet koroner arter hastalık riskini 3-4 kat artırmaktadır. Bu nedenle günlük yağ alımına son derece dikkat edilmelidir. Doymuş, yani katı yağları azaltmak gerekiyor. Fazla yağ alımı hem tüketildiği öğünde kan şekeri değerlerinin geç yükselmesine sebep olup insülinin etki zamanlarıyla tutarsızlık oluşmasına sebep olur. Ayrıcai, uzun vadede yüksek yağ alımı yağlanma ve kilo artışı ile sonuçlanır. Kilo artışı da diyabetin tedavisini olumsuz etkilemektedir.

18. Diyabette vitamin / mineral takviyesi gerekli midir?

Diyabetlilerin, özellikle de çocukların beslenmeleri sürekli kontrol edilmektedir. Dolayısıyla vitamin ve mineral açısından bir yoksunluk yaşamazlar. Bu sebeple mutlaka bir takviye yapmaya gerek yoktur. Ancak antioksidant desteği yarar sağlayabilmektedir.

19. Posa nedir?

Bitkisel kaynaklı besinlerin, sindirilemeyen oligosakkaritler, nişsata olmayan polisakkaritler, dirençli nişastadan oluşan bileşiklerdir. Doğal posanın en iyi kaynakları kurubaklagiller, sert kabuklu meyveler,tahıl ürünleri, sebzeler ve diğer meyvelerdir.

20. Posa alımı ne kadar önemlidir?

Posanın kan şekerine olumlu etkileri vardır ve bu sebeple diyabette de önemi büyüktür. Posa hem karbonhidrat emilimini yavaşlatarak kan şekerinin hızlı yükselmesini engeller hem de kolesterol ve trigliserit düzeylerini düşürmeye yarar. Aynı zamanda tokluğu artırır ve bağırsak sağlığını korur. Ancak, özellikle çocuk beslenmesinde posa alımının fazlasına da dikkat etmek gerekiyor. Çok yüksek oranda posa alımı ne yazık ki demir , çinko, magnezyum , kalsiyum gibi bazı minerallerin emilimini engelliyor. Bu konuda günlük önerilen posa miktarı 1000 kaloriye 10-13 g posadır. Örnek vermek gerekirse 1 porsiyon kurubaklagilde 12 g posa bulunur, 1 porsiyon sebze ve meyve de ise 2 g posa bulunur .

21. Diyabetli çocukların öğün düzeni nasıl olmalıdır?

Bizlerin genellikle sağlıklı beslenme için önerdiği düzen ana ve ara öğünlerin olduğu bir düzendir. Diyabetin beslenme tedavisinde öğün düzeni hem insülin tedavisine hem de diyabetlinin uyumuna bağlıdır. Geleneksel olarak önerilen insülin tedavisindeki beslenme 3 ana ve 3 ara öğünden oluşan bir öğün düzenidir. Ancak yoğun insülin tedavilerinde öğün düzeni çok daha bireysel olarak ayarlanabilmektedir. Öğün düzeni açısından burada aslında temel hedef diyabetlinin tedavisine uyumunu artırmaktır. Günümüz teknolojisinin ve insülin çeşitlerinin gelişmesiyle beraber artık elimizde böyle bir imkan da bulunmaktadır. Sonuçta diyabetli bir ara öğününü almak istemediğinde sizin onu beslenmesine yazmanız onun uyumunu artırmak bir yana dursun tamamen engelleyecektir. Diyabetli bireylerin beslenme tedavileri hayat boyunca devam eden bir tedavidir ve bu nedenle bizlerin doğrularıyla, onların yaşantıları arasında ortak bir payda da buluşmak gerekir.

22. Yoğun insülin tedavi nedir?

Yoğun insülin tedavisi günde 2’den fazla yapılan insülin uygulaması veya insülin pompa uygulamasıdır. Genellikle gece uzun etkili bir bir insülin ile bazal insülin dozu ayarlanır ve her ana öğün ile beraber o öğüne denk gelecek bolus insülin dozları yapılır.

23. Hipoglisemide aileler veya çocuğun kendisi nasıl davranmalıdır?

Hipoglisemi aslında önemli olmasından dolayı sakındığımız akut bir komplikasyondur. Hipoglisemide mutlaka müdahale edilmelidir. Zaten bilinç kaybı durumları için mutlaka tüm diyabetlilerde glukagon iğnesi bulunmalıdır. Ama bunun yanı sıra bilincin açık olduğu hipoglisemi durumlarında beslenme ile mutlaka müdahale edilmelidir. Kan şekeri 80’in altına indiyse öncelikle mutlaka kolay sindirilip kısa sürede emilen karbonhidrat kaynağı alınmalıdır. Bunlar reçel, bal, pekmez, sofra şekeri ve meyve suları olabilir. Çikolata bu grupta olan bir besin değildir ve hipoglisemide kullanılmamalıdır. Bu besinler alındıktan 15 dakika sonra kan şekeri takibi yapılmalıdır. Kan şekerinin yükselmeye başladığı gözlemlenmelidir. Bu aşamadan sonra bir sonraki öğüne bir saatten fazla bir zaman dilimi varsa o zaman ek bir ara öğün almakta fayda vardır (1 dilim ekmek ve 1 kibrit kutusu kadar peynir veya 1 su bardağı süt ve biraz tuzlu kraker gibi).

24. Hiperglisemide aileler veya çocuğun kendisi nasıl davranmalı?

Diyabetli çocuğun kan şekeri 250’nin üstünde değilse o zaman kan şekerini düşürmek için bir miktar egzersiz yapabilir veya hekimi ile görüşüp araya bolus insülin dozu yapabilir. Diyabetli karbonhidrat sayımı yöntemini uyguluyorsa o zaman kendisi de bolus insülin dozunu ayarlayabilir veya bir sonraki öğününde ne kadar eksik beslenmesi gerektiğini belirleyebilir.

25. Karbonhidrat sayımı nasıl bir yöntemdir?

Karbonhidrat sayımı yönteminin temelinde karbonhidrat içeren yiyeceklerin miktarlarının kontrol edilmesi yatar. Kan şekerini asıl etkileyen besin öğesi karbonhidratlardır. Dolayısıyla bu yöntemde diyabetli tüketmesi gereken karbonhidrat miktarını öğrenir. Böylece biraz daha esnek olarak öğünlerdeki beslenmesini ayarlama şansına sahip olur.

26. Kimler öğrenebilir bu yöntemi?

Öncelikle tedavisine dahil olmayı isteyen, sık kan şekeri kontrolu yapan ve yoğun insülin tedavisi alan diyabetliler öğrenebilir. Karbonhidrat sayımı eğitimi de kendi içinde 3 aşamalı bir eğitim modelidir.

27. Karbonhidrat sayımının 3 aşaması nelerdir?

Birinci basamakta diyabetli besinlerin içerdiği arbonhidrat mıktarlarını ve bu miktarları sayma becerisini öğrenir. Karbonhidrat (CHO) sayımı eğitimi sık kontrollü ve tekrarlı bir eğitimdir. Birinci aşamada CHO içeren besinler, kan şekeri hedefleri, karbonhidratların kan şekerine etkileri, porsiyon ölçüleri, bireysel olarak tüketilmesi gereken karbonhidrat miktarlarıgibi konuların eğitimi verilir.

İkinci aşama bireysel yanıtların alındığı ve öğrenilenlerin pekiştiği bir aşamadır. Bu noktada bireysel kan şekeri yanıtları ve besin tüketimleri üzerinden tekrarlı ve detaylı bir eğitim verilir.

Üçüncü aşama artık ileri düzey karbonhidrat sayma becerisinin kazandırıldığı aşamadır. Bu aşamada diyabetli kullandığı insülin ile tükettiği karbonhidratları eşleştirmeyi öğrenir. Bu aşamaya geçilebilmesi için diyabetlinin bazal insülin dozunun iyi ayarlanmış olması gerekir.

Bu aşamada diyabetli ne kadar insülin alırsa kan şekeri ne kadar düşer, ne kadar besin alırsa kan şekeri ne kadar yükselir gibi soruların bireysel yanıtlarını öğrenir. Böylelikle kendisi kan şekerine müdahale edebilecek düzeye gelir.

28. Bu yöntemin avantaj ve dezavantajları nedir?

- Kan şekerine göre öğünde tüketilecek besin miktarının ayarlanması becerisini kazandırır.
- Öğrenmesi kolaydır, ancak sık kontrol gerektirir.
- Tek grup besine odaklanıldığı için tek tip beslenmeye götürebilir. Dolayısıyla sağlıklı beslenmeden uzaklaşılmış ve komplikasyon riski artmış olur.
- Sık kan şekeri ölçümü gerektiğinden maliyeti daha yüksektir.
- İstenmeyen kilo artışına sebep olabilir.
- Sağlıksız besin tüketimine yol açabilir.
- Hipoglisemi riski daha fazladır.

29. Kan şekerin etkileyen faktörler nelerdir?

Kan şekerini etkileyen bir çok etmen vardır. Başta beslenme, besinlere uygulanan işlemler ve pişirme yöntemleri olmak üzere insülin dozunun doğru yapılıp yapılmaması sayılabilir. İnsülinin uygulandığı bölgenin doğruluğu ile bireyin hareketlilik düzeyi, heyecan ve stres gibi faktörler de kan şekerini etkileyen faktörlerdir.

30. Diyabetlilerin hedef kan şekeri değerleri nedir?

Açlık kan şekeri değerinin 70-120, tokluk kan şekerinin de 140-180 arasında olması hedeflenmelidir. HbA1c değerinin ise %6-8 arasında olması bizim için iyi kontrollü diyabet anlamına gelmektedir. Tabi bunların yanı sıra komplikasyonları önlemek için kolesterol, trigliserit ve mikroalbümin gibi bazı değerlerin de belli bir düzeyi geçmemesini istiyoruz.

31. Glisemik indeks ve glisemik yük nedir?

Glisemik indeks, bir besinin tüketildikten belirli bir süre sonra kan şekerini yükseltebilirliğini ifade eder. Yani besinin glisemik indeksi o besinin kan şekerini hızlı mı yoksa yavaş mı yükselteceğinin bir göstergesidir. Glisemik yük ise belirli miktardaki besinin oluşturduğu insülin ihtiyacıdır.

Glisemik indeks, besinin içerdiği nişastanın cinsine göre değişir, içerdiği posa mitarına ve beraberinde tüketilen besinlere göre değişir.

Glisemik yükü 20’den fazla olan besinler yüksek, 11-19 arası orta 10’dan düşük olanlar ise düşük glisemik yüklü besinlerdir. Glisemik indekste ise indeks değeri 55’in altında olan besinler düşük, 56-70 arası orta ve 70’in üstü yüksek glisemik indeks olarak tanımlanmaktadır. Bir besinin glisemik indeksinin bilinmesi o besinin porsiyonunun glisemik yükü fazla olmayacak şekilde ayarlanmasını sağlayacaktır.

32. Diyabetli çocukların spor yaparken dikkat etmeleri gereken bir durum var mı?

Diyabetli çocuğumuzun kan şekeri 270 mg/dl’nin üstündeyse spor yapmamalıdır ve ilave insülin ile kan şekeri kontrol altına alınmalıdır. Egzersizin geç hipoglisemik etkisinden ötürü egzersiz sonrası insülin dozu bir miktar azaltılmalıdır. Egzersiz 30 dakikadan fazla sürecekse ilave besin alınması gerekebilir. Egzersiz sırasında ideal kan şekeri 100-150 arasında olmalıdır. Şayet egzersiz öncesi kan şekeri 90-110’dan düşükse mutlaka ek besin alınarak egzersiz yapılmalıdır.

33. Diyabetli çocuklarda da obezite görülüyor mu?

Ne yazık ki evet. Kan şekerinin sürekli yüksek gitmesi ve bunu düzeltmek için araya insülin dozlarının yapılması şişmanlığa sebep olabiliyor. Kilo artışı ile beraber diyabetlinin tablosu da kötüleşir. Fazla kilo beraberinde yapılan insülin dozuna karşı bir direnç gelişmesine ve diyabetin kontrolünün güçleşmesine sebep olabilir. Diyabetli bir kısır döngüye girmiş olur. Bu nedenle, diyabetli çocuklarda özellikle obeziteden sakınmak gerekir. Obezite yaygınlaştıkça çocuk yaşta tip 2 diyabet (obeziteye bağlı olarak) görülme oranı da artmıştır. Yetişkinlerdeki gibi hareketsiz yaşam, fazla besin alımı, stres gibi faktörler çocuların da metabolik sendrom yaşamalarına sebep olmaktadır.

34. Çocuk yaşta obezite neden tehlikeli?

Yapılan çalışmalar çocuklukta obez olan kişilerin %80’inin önlem alınmadığında yetişkinlikte de şişman olduğunu ortaya koyuyor. Aslına bakarsak, iki tip obeziteden bahsediyoruz. Hiperplastik ve hipertrofik. Hipertrofik obezite, mevcut yağ hücrelerinin hacimsel olarak büyümesidir. Hiperplastik obezitede ise yağ hücreleri hem sayıca artarlar hem de hacimce büyürler. Çocukluk çağında tüm metabolizma büyüme ve gelişmeyi sağlamak için hücre yapmaya programlanmıştır. Sonuçta çocuk kilo alırken hücre sayısı da artmaktadır ki bu tip obezite tedaviyi daha zor kılmaktadır. Çocuklarımızın beslenmesinde diyabetli olsun ya da olmasın mutlaka sağlıklı beslenme ilkelerinin benimsenmesi ve benimsetilmesi çok önemlidir. Çocuklarımızın 4 besin grubundan her gün yeterince tüketmeleri , abur cubur besin tüketimlerinin çok fazla olmaması ve hareketli bir yaşantıyı benimsemeleri onları hastalıklardan koruyacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sorularla Tip 1 Diyabete Bakış" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Dyt.İdil İMAMOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Dyt.İdil İMAMOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İdil İMAMOĞLU Fotoğraf
Uzm.Dyt.İdil İMAMOĞLU
Ankara
Uzman Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi41 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Dyt.İdil İMAMOĞLU'nun Makaleleri
► Sorularla Gebelikte Beslenme Dyt.Gülden ÖZÇİNİ
► Vitaminlere Genel Bir Bakış Dyt.Turgay KÖSE
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,556 uzman makalesi arasında 'Sorularla Tip 1 Diyabete Bakış' başlığıyla benzeşen toplam 95 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Diyabet ile Yaşamak Kasım 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:03
Top