Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Sınav Kaygısı
MAKALE #62 © Yazan Psk.Sena TUNÇ | Yayın Temmuz 2007 | 6,935 Okuyucu
KAYGI NEDİR?
Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarılmışlık durumudur. Başka bir ifadeyle stresin doğurduğu karmaşık fizyolojik ve duygusal tepkilerdir.

Normal düzeydeki bir kaygı kişiye, istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve bu enerjiyi kullanarak performansını yükseltme açısından yardımcı olur. Ancak yaşanan kaygı çok yoğun ise, kişinin, enerjisini verimli bir biçimde kullanması, dikkatini ve gücünü yapacağı işe yönlendirmesi engellenir. Kişi potansiyelini tümüyle kullanamaz ve istenen performansa erişemez.

SINAV KAYGISI NEDİR?
Sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıya sınav kaygısı denir. Başka bir deyişle sınav öncesinde, sınav anında ya da sınav sonrasında duyulan endişe , korku ve rahatsızlıktır.

Sınav kaygısı iki ayrı boyutta ele alınabilir: Endişe ve yoğun duygulanım

ENDİŞE

Endişe performansa yönelik zihinsel bir süreçtir. Sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentilerden oluşur.

Sınav kaygısı yaşayan kişiler, kaygının endişe boyutunu şu ifadelerle dile getirirler.

*Bu sınavda başarılı olamayacağım.
*Bu sınav sonunda her şey berbat olacak.
*Acaba bu sınavdan kaç puan alacağım?
*Yapamazsam insanlar benim hakkımda ne düşünecekler?
*Ailemin yüzüne nasıl bakacağım?
*Daha çalışacak çok fazla konum var; hiç zamanım kalmadı, nasıl
yetiştireceğim?
*Sınıftaki herkes benden daha zeki.
*Bu sınavda başarısız olursam not durumumu bir daha asla düzeltemem.
*Sınav sırasında bildiğim her şeyi unutabilirim.
*Kendimi yetersiz ve eksik görüyorum.
*Evdekilerin yüzüne nasıl bakarım?

Yoğun Duygulanım: Kaygının yarattığı fizyolojik uyarım sonucu bedenden gelen ve bedenin olağan işleyiş dengesi dışına çıktığı mesajını veren sinyallerdir.
Kaygının yoğun duygulanım boyutunu dile getiren ifadeler:

* Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyor.
* O kadar gerginim ki midem altüst olmuş durumda.
*Çok perişan bir durumdayım.
* Bu sınava gireceğim için paniğe kapıldım, elim ayağım birbirine dolaşıyor.
*Kendimi bir sis bulutu içinde hissediyorum, hiçbir şey bilmiyorum ve hatırlamıyorum.
*Gözüm kararıyor, midem bulanıyor, soğuk soğuk terliyorum.

Araştırmacılar, sınav başarısının düşmesinde endişe faktörünün etkisinin, yoğun fiziksel uyarıma oranla daha fazla olduğunu belirtmektedirler. Çünkü sınav kaygısı yüksek olan kişilerin yaşadığı endişe, dikkatin bölünmesine ve sınavla ilgili olmayan şeylere yönelmesine neden olur. Öğrenci, dikkatini sınava vermekte güçlük çeker be bir süre sonra öğrenci, dikkatinin çoğunu akademik başarısıyla ilgili olumsuz yorum ve değerlendirmelere yöneltir. Başarısından kuşku duyar ve diğerlerinin kendisinden daha üstün performans göstereceğini düşünür. Böylece sınava odaklanması gereken zihinsel enerji, hedefinden uzaklaşıp, dağılır ve öğrencinin gösterdiği performans, potansiyelinin çok altına düşer.

SINAV KAYGISININ BELİRTİLERİ

1) Kaygının Fiziksel Belirtileri

Kalp çarpıntısı,
Hızlı nefes alıp-verme,
Nefes darlığı,
Terleme ve/veya titreme,
Mide şikayetleri,
Karın ağrısı,
Bağırsak hareketlerinde değişme (ishal-kabızlık),
Organize olamama,
Baş ağrısı,
Baş dönmesi,
Huzursuz uyku, kabus görme, aşırı uyku veya uykusuzluk,
Konsantrasyon bozuklukları,
Yorgunluk belirtileri,
Yeme alışkanlıklarında değişme.

2) Kaygının Duygusal Belirtileri

Huzursuzluk,
Güvensizlik,
Çaresizlik,
Öfke-Kızgınlık,
Korku,
Ümitsizlik,
Hayal kırıklığı,
Mutsuzluk,
Tedirginlik.

Sınav kaygısı yüksek olan öğrencilerin sınav gününden önce ve sınav günü yaşadıkları belirtiler arasında, uykusuzluk, gerginlik, çarpıntı, sinirlilik, karamsarlık, kabus görme, korku, terleme, baş ağrısı, karın ağrısı, solunumda güçlük, iştahsızlık, mide bulantısı, bitkinlik, durgunluk gibi belirtilerle kötü not alma v.b. endişeler yer almaktadır.

Öğrenciler, sınav için sınıfta beklerken de ellerinde terleme olduğunu, kalplerinin çok hızlı çarptığını, başlarının ya da karınlarının ağrıdığını fark etmekte; ayrıca, gerginlik, sabırsızlık, el titremesi, bütün bildiklerini unutma korkusu, kendine güvende azalma gibi belirtiler yaşadıklarını da ifade etmektedirler.

Sınav başladıktan sonra ise şu tür kaygı belirtileri ortaya çıkabilir: Dikkati toplamakta, sınava başlamakta ve soruları anlamakta güçlük; bilinen bir soruda hata yapma korkusuna bağlı yoğun heyecan, kötü not alma beklentisi, öfke, düşünememe, sınavın kötü geçeceğine inanma, sürenin yetmeyeceği düşüncesi, zor gelen sorularda paniğe kapılma ve bazı fizyolojik belirtiler. Öğrencilerin çoğu, bu endişelerin ve fizyolojik belirtilerin sınavın ilk 30 - 40 dakikası içinde daha yoğun yaşandığını, sınavın sonlarına doğru, belirtilerin şiddetinde bir azalma olduğunu belirtmektedirler.

Görüldüğü gibi, yoğun sınav kaygısı içindeki kişiler, yalnızca bedensel bazı uyarımlar yaşamakla kalmayıp, aynı zamanda performanslarının yeterliliği konusunda da yoğun bir endişe içine girmektedirler.


SINAV KAYGISININ NEDENLERİ

Öğrencilerin çoğu sınavı kişiliklerini ölçen bir test olarak algılar. Sınav kesinlikle kişilik testi değil, bir bilgi sınavıdır. Sınavda başarısız olma düşüncesinin bir tehdit gibi algılanması, kaygı düzeyini artırır.

*Sınavla ilgili olumsuz düşünceler.
*Başarısızlıkların abartılıp, başarıların küçümsenmesi.
*Başarı durumunun sürekli başkalarıyla karşılaştırması.
*Rekabetçi, mükemmeliyetçi ve kontrolü elinde tutmak isteyen bir kişilik yapısı
*Zamanı iyi kullanamama.
*Kötü çalışma alışkanlıkları.
*Aile ve arkadaş grubunun beklenti ve baskıları.
*Görev ve sorumlulukları erteleme.
*Basarisiz olma ve değerlendirilme korkusu vs

SINAV KAYGISININ BOYUTLARI
Yapılan çalışmalarda, sınav kaygısının kuruntu ve duygu olmak üzere iki farklı boyutu olduğu gözlenmiştir. Kuruntu boyutu, sınavla ilgili olarak kendi kendimize söylediğimiz şeylerdir. Duygu boyutu ise sınav baskısı altında iken ortaya çıkan duygusal tepkilerimizdir.

Kuruntu Boyutu
1. Dikkatini kendi üzerinde toplama.
2. Performansa ve yeteneğe güvenememe.
3. Yetersiz ve güvensiz toplama.
4. Başkaları ile karsılaştırmada kendini zayıf olarak değerlendirme.
5. Kendini başarısızlık odağı olarak görme, sınavlara yeterince hazırlanamama duygusu.
6. Başarısızlığın sonuçlarını düşünme; hoşnutsuzluk, ceza, statü veya güven kaybı, akademik yaşantıda kayıp.
7. Sınavın zamanında yetiştirilemeyeceği kuruntusu.
Duyuşsallık Boyutu
Duyuşsallık boyutunda ise, kuruntu boyutunun aksine iki reaksiyon tanımlanmaktadır. Bunlar:
1. Gerginlik hissi, korku, endişe, sinirlilik, huzursuzluk.
2.Somatik semptomlar örneğin, hızlı kalp atisi, mide ağrısı, ağız kuruluğu, baş ağrısı gibi semptomlar
Sınav kaygısının kuruntu boyutunun başarıyı daha fazla etkilediği gözlenmektedir. Kuruntu arttıkça başarı düşer. Çünkü, kuruntu daha çok başarısızlık beklentisiyle oluşmaktadır. Ayrıca, sınavla ilgili kuruntusu yüksek çocukların, sınavla ilgilenmek yerine kendileriyle ilgilendikleri, dikkatlerini sınava vermek yerine kendilerine döndükleri gözlenmektedir.

SINAV KAYGISININ ETKİLERİl
Öğrenilen bilgiler transfer edilemez.
Okuduğunu anlama ve düşünceleri organize etmede zorluk yaşanır.
Dikkatte bir daralma ve azalma olur, dikkat sınavın içeriğine değil sınavın kendisine ve bağlı olarak yaşananlara odaklanır.
Zihinsel beceriler zayıflar, bilgilerin hatırlanmasını engeller.
Enerji tükenir ve israf edilmiş olur.
Fiziksel rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden olur.

SINAV KAYGISINI ARTTIRAN OLUMSUZ DUYGU VE DÜŞÜNCELER
*Aşırı huzursuzluk duygusu, endişe ve sıkıntı.
*Sınav başarısını kişilik başarısı olarak görmek.
*Düzenli çalışmaya karşılık yetersizlik duygusu.
*Başarısızlığı dünyanın sonu olarak görme.
*Önemli olan kişilerin ilgi ve sevgisini kaybetme düşüncesi.
*Sınavı kazanmayı tek amaç olarak görmek.
*Başarısız olunacağı düşüncesi.
*Kişinin, kendisini başkalarıyla kıyaslaması.

SINAV KAYGISI YAŞAYAN ÇOCUĞUNUZA NASIL YARDIM EDEBİLİRSİNİZ?

Gençlerin yaşadığı kaygının en büyük nedeni belirsizliktir. Nasıl bir sınav sonucu alacağı ve geleceğinin durumdan nasıl etkileneceği, yaşayacaklarının net olmayışı kaygı yaşamasına neden olur.Anne baba olarak gireceği sınav ve sınav sonrası okul yaşantısı ile ilgili ve ona sunulabilecek seçenekler hakkında paylaşımlarda bulunabilirsiniz.
Çocuğunuzdan beklentileriniz gerçekçi olmalıdır. Bunun için öncelikle çocuğunuzu iyi tanımalı, neyi başarıp neyi başaramayacağını bilmeli ve onu özgün kişiliği içinde değerlendirmelisiniz.
Çocuklarınızı hiçbir zaman başkaları ile kıyaslamayınız. Çocuğunuzun ayrı bir birey olduğunu unutmayınız. Çocuklarınızı başkaları ile değil önceki başarıları ile kıyaslayınız.
Ona olan sevginizin belli koşullara bağlı olmadığın her durum ve koşulda sevip destekleyeceğinizi davranışlarla ve sözlerinizle belli edin.
Sınavın sorumluluğunu çocuğunuza bırakmalısınız.
Çocuğunuzun olumlu davranışlarını takdir etmeli, başarılarını övmelisiniz.Olumsuz davranışlarını uygun yer ve zamanda yapıcı olarak eleştirdiğinizde olumlu sonuca ulaşılacaktır.Anne baba tarafından saygı ve takdir gören çocuğun kendine olan saygı ve güveni artacaktır.


GENÇLERDEN ANNE BABALARA MESAJLAR

*Bizim için çok emek harcıyor, fedakarlıkta bulunuyorsunuz . Bazen yaptıklarınızı eleştirdiğimiz, beğenmediğimiz oluyor. Hatta sizleri dinlemediğimizde oluyor. Bütün bizim için yaptıklarınıza rağmen belki de istediğiniz gibi davranmıyoruz. Sizin çocuklarınız olmaktan mutluyuz.
*Biz sizin bizi ne kadar çok sevdiğinizi biliyoruz. Biz de sizi çok seviyoruz. Ancak çok zor bir dönem içinde bulunduğumuzu bilmenizi istiyoruz.
*Bize güvenin yapabildiklerimiz için bizleri destekleyin.
*Bize bazen çocuk , bazen yetişkin biri gibi davranmayın. Biz kimliğini kazanmaya çalışan genç birer insanız.
*Sınavdan iyi sonuç alamadığım takdirde gideceğim okulu ceza gibi göstermeyin.
*Bizim yanlışlarımızı eleştirmek yerine doğruları göstererek cesaretlendirin.
*Yapamadıklarımızı bizde beklemeyin. Unutmayın hepimizin farklı bir kapasitesi vardır.Bize destek verin kapasitemiz altında çaba gösterirsek uyarın ama kapasitemiz üstünde performans beklemeyin.
*Sizin yapamadıklarınızı yapmamızı beklemeyiniz aksi takdirde biz olamayız.
Yanlış yapabiliriz. Her fırsatta yanlışlarımızı söylemeyin.
*Bizim de bir dünyamız var. Bizim duygu ve düşüncelerimizi de hesaba katın. Sizin istek ve beklentilerinizi gerçekleştirmemizi beklemeyin.
*Bizi başkaları ile kıyaslamayın. Bu tür davranışlar bizde olumsuz etki yapıyor, sınav kaygımızı yükseltiyor.
* Bizlerinde dinlenmeye, eğlenmeye hakkı var. Çalışma saatlerimizin dışında, keyif aldığımız aktiviteleri yapmamıza izin verin.
*Başarı için sınırlarımızı zorlamayın, kendi yapamadıklarınızı bizde gerçekleştirmeye çalışmayın.
*Bizim adımıza karar vermeyin, karar verme becerisi kazanmamıza izin verin.
*Bizlere bol bol öğüt vermek yerine örnek davranışlar gösterin. Çünkü sizler bizim için en doğru modellersiniz.
*Sınav kaygımızı yükseltici yaklaşımlardan lütfen kaçının.
“Bütün umudumuz sensin” “İyi bir yer kazan ki herkes gıpta ile baksın”, “Komşunun oğlu ne çok çalışıyor”, “Çok az çalışıyorsun, bu çalışmayla hiçbir yer kazanamazsın”, “Kazanamazsan hepimiz yıkılırız, aman bütün emeklerimiz boşa çıkarma”, “Bütçemizin sınırlarını zorlayarak sana en iyi imkanları sunuyoruz, biz görevimizi yapıyoruz bakalım sen ne yapacaksın”
*Bize sadece sorun yaşadığımız zaman değil, güzel şeyleri paylaşmak içinde zaman ayırın. Sizlerle iyi kötü her şeyi paylaşmak istiyoruz.
*Aile ile ilgili sorun yada kararlarda bizim önerilerimizi de alırsanız kendimizin de ailenin değerli bir bireyi olduğu düşüncemiz gelişecektir.
* Bizi seviyor musunuz ? Sevmiyor musunuz? Bizi seviyorsanız sevginizi gösterin.Zaman zaman birbirimizi anlamakta güçlük çeksekte , ara sıra sizleri üzsek de biz sizi çok seviyoruz
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sınav Kaygısı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Sena TUNÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Sena TUNÇ'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Sena TUNÇ Fotoğraf
Psk.Sena TUNÇ
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi10 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Sena TUNÇ'un Makaleleri
► "Eyvah Yine Sınav!" Sınav Kaygısı Uzm.Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,478 uzman makalesi arasında 'Sınav Kaygısı' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Bipolar Bozukluk Aralık 2008
► Otizm Aralık 2008
► Depresyon ve İntihar Mart 2008
► " Hayır " Diyebilmek Ekim 2007
► Bir Sistem Olarak Aile Eylül 2007
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:03
Top