TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



1 – 3 YAŞ ÇOCUKLARIN BESLENMESİ

Nilgün AYDIN Fotoğraf
Dyt.Nilgün AYDIN
Adana
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 15 Makalesi varFotoğrafı MevcutTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 32199,

* Yayın Tarihi : 09-01-2011 - 16:58 (1331 gün önce),

* Ortalama Günde 24.17 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 30053 , Kelime Sayısı : 4166 , Boyut : 29.35 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dyt.Nilgün AYDIN hakkında söyledikleri:
Merhaba. Nilgün Hanım'a bir arkadaşım vasıtasıyla ulaştım. Nilgün hanım'ın verdiği kişiye özel diyet, yüksek enerji ve motivasyon sayesinde kısa sürede sağlığımı olumsuz yönde etkileyen fazla kilolarımdan kurtuldum. Senelerdir üzerimde kalmış olan ve bilinçsiz beslenme dolayısıyla bir türlü üzerimden atamadığım kiloları düzgün beslenmeyle( 3 ayda 10 kilo en önemliside tok kalarak) Nilgün hanım sayesinde verdim. Bel fıtığı ağrılarım hafifleri ve şimdi kendimi çok daha iyi hissediyorum. En önemliside düzgün beslenmeyi kendisininde dediği gibi yaşam tarzım haline getirdiğimi düşünüyorum. Sağlıklı... [DEVAMI..]
(Namık Exx, Danışan, 05-02-2012)

Bir dost tavsiyesi ile başvurduğum diyet uzmanı Nilgün Aydın yaşım, kilom, şeker hastası olamamı göz önüne alarak vücudumdaki yağ ve kas ölçümleriden yola çıkarak kişisel bir diyet programı hazırladı. Haftada bir kendisi ile randevumuzda yemek yeme alışkanlıklarımı değiştirerek eğitim ve sosyal hayatıma uygun bir hale getirdi ve 2aylık bir program sonunda 9 kilo vererek, AKŞ düzeyimin de dengelenmesini sağladı, Böylelikle kendimi daha sağlıklı hissetmeye başladım. Yeterli ve dengeli beslenmenin ne kadar önemli olduğunu ve bunu yaparsam, hastalığımdan da korkmamam gerektiğini öğrendim.Şeker ha... [DEVAMI..]
(Gizem E, Danışan, 26-03-2011)

Merhaba ben Nilgün hanımı arkadaşım vasıtasıyla tanıdım.Kendisi son derece mükemmel bir diyetisyen ve aynı zamda iyi bir arkadaş oldu benim için ben kendisine baş vurduğum zaman 73 kiloydum bana 1800 kalorilik bir diyet yazdı kendisi ayda 4 kilo vereceğimi ve hiç aç kalmicağımı söyledi dediklerini harfiyen uyguladım ve gerçekten o 4 kiloyu 1 ayda verdim. Yaklaşık 4 ay bu diyeti uyguladım şimdi 1.70 boyunda 59 kiloyum artık Yediklerime daha dikkat ediyorum ve en güzeli vitrinde beyenip de giyemediğim o kıyafetleri giyebiliyorum çoookk ama çok mutluyum vede sağlıklıyım. Size sonsuz teşekkürler E... [DEVAMI..]
(sibel tuxx, Danışan, 07-03-2011)

Ben tam 6 yıldır kilo vermek için doktor doktor dolaştım. Önüne gelen bana diyet yazdı. Yağlarımı ameliyatla aldırmayı bile düşündüm. psikolojik bunalım içindeyken Nilgün hanım ile tanıştım. Bana kimse tavsiye etmedi. tesadüfen gittiğim bir güzellik merkezinde kendisi ile tanışıp dost olduktan sonra diyetisyen olduğunu öğrendim.

Zarif bir kişiliği var. Çok bilgili. Bu sebeple diğer diyetisyenlerden farklıdır. Hepsinden önemlisi beni aç bırakmadan zayıflattı. kendisine minnet borçluyum.

teşekkürler Nilgün hanım. Beni sadece sağlığıma kavuşturmakla kalmadınız ayni zamanda psikolojimi de d... [DEVAMI..]

(tülay gxx, Danışan, 26-11-2010)

Dyt.Nilgün AYDIN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
1 – 3 YAŞ ÇOCUKLARIN BESLENMESİ

Okul öncesi Çocukların Büyüme ve Beslenme Özellikleri

İlk yaştan sonra çocuğun büyüme hızında yavaşlama ve büyüme tablosunda değişme başlar. Bir yaşından sonra bebeklikteki yağ oranı düşer, kaslarda gelişme, kol ve bacaklarda uzama, iskelette sertleşme, diş sayısında artma görülür. Kasların gelişmesiyle çocuk dik durmaya ve yürümeye başlar. Kemikler yavaş uzar, ancak kalınlaşır, minerallerin depolanması hızlanır. İskelet artmakta olan vücut ağırlığını taşıyabilecek şekilde güçlenir. Bu değişikliklerin yanı sıra çocuğun hareketleri, çevreye ilgisi, merakı ve yemeğini kendi kendine yeme isteği artar. İlk yaşlarda çocukta bencilleşme, olumsuzlaşma ve bağımsızlaşma eğilimi görülür.

Çocuk büyüdükçe bu tutum ve davranışlarda değişme ve olgunlaşma, hareketlerinde artma, oyunlarda zorlaşma, koşma, hoplama, çevreyi tanıma, hayal gücünde gelişme olur. Zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişme hızlanır, çevresindekilerden daha çok etkilenmeye ve onları taklit etmeye başlar. Çocuğun beslenmesi, bu fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden gelişme özelliklerine göre düzenlenir. Okul öncesi çocukları hızlı büyüdükleri için, vücut ağırlığının kilosu başına enerji ve besin öğesi ihtiyacı yüksektir.

Çocuğun beslenmesinde temel ilke; enerji ve besin öğelerine ihtiyacı; diş sayısı ve sindirim sistemine uygun çeşit, miktar ve kıvamdaki besinleri seçerek karşılamak, bunu yaparken iyi beslenme alışkanlıkları kazandırmaktır. Çocuğun yeterli ve dengeli beslenip beslenmediği, boy ve ağırlık ölçüleri normal ölçülerle karşılaştırılarak anlaşılabilir. İyi beslenen çocuk; canlı, hareketli, neşeli ve istekli olur. Vucut yapısı sağlam ve normal görülür. Hastalıklara dirençlidir ve hastalanınca kolay iyileşir. Bu ve benzeri özellikleri taşıyan, boy ve ağırlığı normal ölçülere uygunluk gösteren çocuğun iyi beslendiği söylenebilir.

1-3 YAŞ ÇOCUKLARININ BESLENME ÖZELLİKLERİ
1.Çocuk büyüdükçe, besin gruplarından verilecek yiyeceklerin miktarı arttırılır.
2. Diyet, yeni besinler eklenerek çeşitlendirilir.
3. Yiyecekler çocuğun diş yapısına ve çiğneme özelliğine uygun olarak hazırlanır. İlk yaşlarda diyetin önemli kısmını yumuşak besinler oluşturur. Aşamalı olarak diyete taneli, katı-sert besinler eklenir.

4. Diyet ve öğünler çocuğun davranış ve duygusal özelliklerini gözeterek düzenlenir.
5. Çocuğun uygun ortam ve durumlarda, gereksiz engellemelerden kaçınılarak ve yardım edilerek yemesi sağlanır. Her çocuğun gelişim ve kişilik özellikleri bazı değişiklikler gösterir. Bu nedenle, temel ilkelere bağlı kalmak ve besin gruplarından alınması gereken yiyecekleri yeterince vermek koşuluyla çocuğun beslenmesi, çocuğun beslenmesine uygun olarak düzenlenmelidir. Çocuk büyüdükçe alınması gereken yiyecek miktarında artış olmaktadır; ancak yetişkinler kendi tükettikleri miktarla karşılaştırılarak çocuğun yediğini genelde az bulmakta, çocuğu zorlamakta ve ters sonuçlar almaktadır. Bazı çocuklar ise aşırı miktarda yiyerek daha ilk yaşlarda şişmanlamaya başlamaktadır. O nedenle aile bireyleri çocuğun yemesi gereken miktarlarda gerçekçi olmak, çocuğu yönlendirmek zorundadır. Çocukların bir kısmı taneli ve katı cisimleri çiğnemekte güçlük çekerler ve almak istemezler. Bu çocuklara yumuşak yiyecekler ve ezmelerin yanı sıra, kolay çiğnenebilecek meyveler verilerek alıştırılmalıdır. Çocukların bazıları genellikle iki yaşlarında, yiyeceklere günden güne, öğünden öğüne bile değişik yaklaşım gösterebilir. Severek yediklerini bile reddedilebilirler. Bu aynı yiyeceğin aynı şekilde ve sık verilmesinden ya da başka bir ruhsal gerginlikten kaynaklanır. Yememek için direnen, saçıp savuran çocuğa zorla yedirmeye çalışmamalıdır. Hırçınlık göstermeden ve önemsememiş gibi gözükmeden yemek kaldırılmalıdır. Çocuk; yemeğin oyuncak, beslenmenin bir oyun olmadığını sezmeli; çocuğun yemek istemediğini ya da aç olmadığını da yetişkinler anlamalıdır. Bu durumda en uygun yol, çocuğun yemek istemesini ya da açlık belirtileri göstermesini beklemektir. İlk yaşlardaki çocukların yapmaya çalıştıkları ile yapabildikleri farklılık gösterir. Çocuk kendi yöntemleriyle ve kendi kendine yemek ister, ama bunu yardımcısız beceremez. Kaşığı, bardağı tutmak isteyen, beceriksiz de olsa ağzına götürmeye çalışan çocuk özendirilmeli, caydırıcı davranışlarda bulunmayıp yardım edilmelidir. Çocuğun kullanacağı tabak, kaşık, bardak, kolayca tutabileceği biçimde, büyüklükte ve dayanıklıda olmalıdır. Düz ya da çok çukur tabak yerine, kenarlı ve çocuğun yemeği kaşığa kolayca alışabileceği derinlikte tabak kullanılmalıdır. Bardak saydam ve küçük olmalıdır. Çocuğun bütün giydikleri, önlüğü, iskemlesi, masası, kullandığı her türlü araç kolay temizlenebilecek özellikte olmalıdır. Masası, iskemlesi uygun büyüklükte ve yükseklikte olmalı, çocuk rahat hareket edebilmelidir. Küçük çocuk, düzgün ve döküp saçmadan yiyemeyeceğinden çevreye de koruyucu önlem alınmalı, temizliği kolay örtü, önlük ve benzeri kullanılmalıdır.Tersi durumlarda, annenin çocuğa davranışı olumsuzlaşır. Bu da çocuğun beslenmeye ilgi ve isteğini azaltır. Çocuğun önlüğü, masa ve iskemlesi gibi kullandığı eşya ve araçlar renk yönünden de uygun olmalı, canlı renkler seçilmelidir. Küçük çocuklar, yiyeceklere dokunmaktan, kendi kendilerine yemekten hoşlanırlar. Uygun yiyecekler, tabağına elle alabileceği büyüklükte ya da birer lokmalık parçalara ayrılarak verilebilir. Kayısı, şeftali, armut gibi meyvelerin yumuşak olanları, kavun, karpuz, çilek, portakal dilimi, marul, havuç gibi sebze ve meyveler çocuğa verilir. Zarı, kabuğu, çekirdeği iyice temizlenip parmak büyüklüğünde, eliyle tutabileceği büyüklükte bir kaç çeşit yiyecek çocuğun tabağına konup istediğinden alması sağlanır ya da eline verilir. Yiyecekler, renk, doku, kıvam ve şekil yönünden çocuğun hoşuna gidebilecek nitelikte hazırlanmalıdır. Besinlerin bu şekilde hazırlanması, ilk yaşlarda bile çocuğun beslenmeye karşı ilgisini arttırır ve daha düzenli beslenmesine yardımcı olur. Örneğin; kasedeki çiçek motifini görmek için yemeğini bitirir, muhallebisi içine konmuş renkli küçük bir meyve; yumurta sarısı üzerindeki maydanoz gibi bir yeşillik çocuk için hoş bir sürpriz olabilir. Bu ve benzeri uygulamalar, özellikle iştahsız çocukların yemesini kolaylaştırabilir. Her yiyeceğin değişik şekillerde hazırlanarak yedirilmesi daha uygundur. Küçük çocukların beslenmesinde gözetilmesi en önemli noktalardan biri de; onları kazalara karşı korumaktır. Kesici, batıcı, kolay kırılabilen, bıçak, çatal, tabak, cam bardak gibi araçlar kullanılırken, özellikle ilk yaşlarda dikkatli olunmalı, bunları ve benzerlerini çocuğun yanına bırakmamalıdır. Çocuğun uzanabileceği, bir şey üzerine çıkarak alabileceği yerlerde; yiyecek, zararlı madde, ilaç, kesici, batıcı, yanıcı madde bulundurulmamalıdır. İlk yaşlarda çocukların ellerine geçen her şeyi ağızlarına götürdükleri, sürekli denetim altında tutulmaları ve korunmaları gerektiği unutulmamalıdır. Küçük çocuklara; fındık, fıstık, çekirdek, küçük taneli, sert kabuklu ve çekirdekli meyveler; kemikli et, kılçıklı balık verilmemelidir. Karpuz ve kavun gibi meyveler çekirdekleri temizlendikten; erik, şeftali, elma gibi meyvelerin kabuğu soyulduktan sonra verilmelidir. Çekirdek, kemik, kılçık gibi sert maddeler çocuğun yemek ve soluk borusuna kaçabilir, takılabilir ve çok tehlikeli olabilir.

OKULÖNCESİ ÇOCUKLARIN ENERJİ VE BESİN ÖĞESİ İHTİYACININ KARŞILANMASI


Enerji ve besin öğelerine ihtiyacı karşılamak için çocukların günlük diyetinde her besin grubundan yeterli miktarda bulundurmak gerekir. Tam porsiyon miktar ve ölçüleri yetişkinler içindir. Besin gruplarından çocukların alması gereken porsiyon sayısı, yetişkinler için belirlenen tam porsiyon miktarı ve ölçüsü üzerinden verilmiştir. Çocuğun yaşına göre değişmek üzere, besin gruplarından günlük diyette bulundurulması gereken ortalama yiyecek miktar ve ölçüleri şöyledir:

1.
Süt ve Türevleri Grubu: Çocuğun diyetinde bu gruptan günde 2 1/2 porsiyon bulundurulmalıdır.Bunun için iki su bardağı süt (400-500 gr.), bir kibrit kutusu kadar tuzu çıkarılmış peynir ya da çökelek verilir. Sütün yarısı yoğurt, sütlü tatlı yapılarak ya da başka yemeklere katılarak yedirilebilir. Süt değişik şekillerde verilirse çocuk bıkmaz. Süt; sabah, ara kahvaltısında ya da gece yatmadan önce verilebilir. Çocuğa 500-600 gr. üzerinde süt vermeye gerek yoktur. Aşırı süt verilmesi, ihtiyacını karşılayacak miktar ve çeşitte öteki besinlerden yemesini engeller.

2.Et, Yumurta, Kuru Baklagiller: İlk yaşlarda 1/2 porsiyon kadardan başlanarak (bir yumurta, bir köfte kadar et ya da bir yemek kaşığı kuru baklagil ) çocuk büyüdükçe 1- 1 1/4 tam porsiyon arttırılır. Çocuğa, her gün bu yapılmıyorsa en azından gün aşırı bir yumurta yedirilir. Yumurta verilmediği gün et miktarı; ikisi de az verildiğinde kuru baklagil miktarı arttırılmalıdır. Haftada bir kez karaciğer, yürek, böbrek gibi besinlerden birinin, en az bir kez de balık yedirilmesi yararlı olur. Etler; çocuğun yaşına, diş yapısına ve besinine göre, ezilerek, köfte yapılarak, haşlanarak, sebze yemeklerine ve çorbalara katılarak yedirilebilir. Kuru baklagiller, etli ve etsiz pişirilebilir, çorba yapılabilir ve çok çeşitli yemeklere eklenebilir.

3.
Sebze ve Meyve Grubu: Çocuğa her gün en az üç kez sebze meyve verilir. Bunlardan iri, portakal, mandalina, elma, şeftali, domates, havuç gibi çiğ olarak yenebilecek türde sebze meyve olabilir. Çocuğun yaşına ve isteğine göre, bir bölümü meyve suyu ve ezme eklinde verilir. 1-3 yaşlarında çocuğun günlük alabileceği sebze ve meyve miktarı ¾ - 1 tam porsiyon kadardır ve büyüdükçe ancak 1 1/2 tam porsiyona arttırılır. Bunun için, 1-3 yaşlarındaki çocuğun 2 yemek kaşığı sebze yemeği, iki adet küçük boy meyve sebze alması yeterlidir. Çocuk büyüdükçe verilen miktarda arttırılır.


4.
Tahıl ve Türevleri: Günlük diyette ilk yaşlarda 2-3 dilim ekmek (1-2 orta dilim), 1 servis kaşığı kadar (1/2 porsiyon) makarna ve pilav gibi yiyeceklerden bulundurulur ve 5-6 yaşlarında verilen miktarlar arttırılır.

5.Şeker Tahıllar ve Yağ: Bu gruptaki yiyeceklerden verilecek miktar; çocuğun enerji ihtiyacına göre değişir. Tatlı ihtiyacının pekmez, tahin helvası, tahin - pekmez ve sütlü tatlı gibi yiyeceklerle karşılanması daha uygundur. Çocuğun günlük alacağı yağın yarısı bitkisel sıvı yağlar olmalı ve yağ, yemeklere yakılmadan eklenmelidir.

ÖĞÜNLER VE AİLE SOFRASINA KATILMA


Okul öncesi çocuklarına, besin gruplarından seçilen yiyecekler üç ana öğünde ve iki ara kahvaltısında verilebilir. Öğün sayısı, öğünlerde verilecek yiyecek miktarı çocuktan çocuğa ve günden güne bazı değişiklikler gösterebilir. Üç ana öğün ve tek ana öğünde bazen yeterli olabilir. Ana öğünlerde yeterli besin alamayan çocuklara ara kahvaltısında verilen yiyeceklerin miktarı arttırılarak açık kapatılmaya çalışılır. İkindi kahvaltısında süt, yoğurt, sütlü tatlılar, meyve ya da sulu patates, pekmez gibi yiyecekler verilebilir. Verilen yiyeceklerin çeşit ve miktarı, sonraki öğünde yemeyi önlemeyecek şekilde düzenlenir. İştahsız çocuklar için, yemeklere uygun besinler katılarak zenginleştirilir, böylece hacmi küçük, besin değeri yüksek yiyecekler elde edilir. Çocuklar, aile için hazırlanan yemeklerden yiyebilir. Çocuk için uygun besinler, daha büyük ve yetişkinler için de iyidir. Bazı yemek ve yiyeceklerin pişirilmesi ve hazırlanması şekli, kullanılan katkı maddeleri, sertlik derecesi çocuk için uygun olmayabilir. Acı, baharatlı, sert, kızartma olmayan yiyecekler, gerekirse çocuğun diş durumuna göre ezilerek ve yumuşatılarak çocuğa verilebilir. Aile sofrasına alınan çocuğun kendi tabağından yemesi, kendi bardağından içmesi sağlanır. Tabağına, yetişkinlerin yiyebileceği kadar değil, yaşına uygun ve az miktarda yemek konur. Bitince istemesi sağlanır. Fazla konarak çocuk şaşırtılmaz. Aile için hazırlanan yemeklerin suyuna ekmek bandırarak çocuk doyurulmaya çalışılmaz. Çocuk kendi kendine yemiyorsa, aile bireyleri çocuğa ilgi, anlayış ve hoş görü göstermekte yetersizse, uygun ortam sağlanmıyorsa çocuğun ayrı yemesi daha doğrudur. Çocuğun aile sofrasına uygun ortam yaratılabildiği zamanlarda alınması daha uygun olur.

ÇOCUKLARA İYİ BESLENME ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMA


Çocukların beslenme alışkanlıkları ailenin sosyal ve ekonomik eğitim düzeyi alışkanlıkları, gelenek ve göreneklere, dinsel inançları, çevre koşulları gibi çok çeşitli etkenlerin etkileşimi ile oluşur. Yeterli ve dengeli beslenme düzeni iyi alışkanlıkları olan ailede büyüyen ve zamanında ek besinler verilmeye başlanan çocuklara iyi beslenme alışkanlıkları kazandırmak kolaydır. Bu çocukların beslenmesinde önemli sorun çıkmaz. Kazandırılması gereken davranışlar ancak sağlam bir eğitimle yerleştirilebilir. Çocuğa iyi beslenme alışkanlığı kazandırmada; annenin ve öteki aile bireylerinin çocuğa ve birbirlerine davranışlarının uyumlu, ölçülü, tutarlı ve sevecenlik içinde olması önemli rol oynar. Çocuğu eğitmek görevini ve sorumluluğunu paylaşan bireylerin, çocuğun beslenmesi konusunda hoşgörülü ve anlayışlı davranışlarında bir sınırlılık olması gerek. Ancak sınırların da sınırları aşılmamalıdır. Katı yasaklar ve cezalandırma, sınırsız hoşgörü, çocuğun her istediğini verme ve yapma gibi davranışlarla iyi alışkanlıklar kazandırılamaz. Aile bireylerinin tutum ve davranışlarının ölçüsüz ve dengesiz oluşu, çocuğun ruhsal durumunun değerlendirilemeyişi, eğitim düzeyinin düşüklüğü, değer yargılarının gerçekçi olmayışı, bireyler arasında uyumsuzluk gibi çok çeşitli etkenler çocuğun beslenmesine ve iyi alışkanlıklar kazandırmasına zorlaştırır. Çocuk, aile bireylerinin beslenme konusunda söylediklerinden çok yaptıklarından etkilenir ve onların yaptıklarını taklit eder. Beslenme saatleri ve aile sofrası çocuğun beklediği mutlu bir olay durumuna getirilmelidir. Aile sofrasında tartışma, sürtüşme, acı ve üzüntü verici konuşmalar yapılmamalı çocuklarla da ilgilenilmelidir. Büyükler belirli yiyecekleri sevmediklerinden; çocuğun az yediğinden, iştahsız olduğundan ve bazı besinleri sevmediğinden söz etmemeli, başka çocuklarla karşılaştırma yapılamamalıdır. Kendi kendine yeme beceresi gelişinceye dek çocuğa yardım edilmeli, sonra çocuğun kendisinin yemesi sağlanmalı, çocuğu aşırı yardım edilmemelidir. Anlayabilecek yaşta ise, çocuğun hoşuna gidebilecek konuşmalar açmalı ilgisi yönlendirilerek sorunlardan ve fırsatlardan yararlanılarak iyi alışkanlıklar kazanmasına yardım edilmelidir. Bazı yörelerde özellikle kırsal bölgelerde aynı kaptan yenilmesi, aile büyüklerine erkek ve erkek çocuklara yiyecek seçilmesi ve yemede öncelik tanınması, bazı besinlerin tüketilmeyişi ve değerinin bilinmemesi gibi yanlış değer yargıları ve uygulamalarda çocuğun iyi beslenmesini, iyi alışkanlıklar kazanmasını önlemektedir yine, kendi kendine yiyebilecek çocuğa başkasının yedirmesi de doğru değildir. Çocuk beslenmesinde yapılan yanlışlardan biride, çocuğun isteklerini ön plana alarak tek lezzetteki besinlere alıştırılması, bazılarına ise diyette yeterli yer verilmemesidir. Örneğin çocuk, şeker, çikolata vb. tatlılara düşkünlük gösterecek şekilde alıştırılır, bunlar ödüllendirme, avutma, sevindirme arası olarak kullanılır; diyette zamanında sebze ve meyve bulundurulmaz. Bu durumları önlemek için, çocuk küçükken diyetinde her lezzetteki besinlere yeterince yer verilmelidir. Yemek ve kahvaltı sırasında ya da aralarında şekerleme, pasta kurabiye, kolalı içecek ve benzerlerine alıştırılmamalıdır; yalnız bu tür besinlere yasakta konmamalıdır. Çocuk, zevk aldığı bir oyun oynarken yemeğe çağrılmamalıdır. Gerekirse yemeğe yakın ilgisi başka yöne kaydırılmalıdır. Yorgun, huzursuz ve kuşkulu olduğu anlarda yedirilmeyip biraz beklenmelidir. Bu anlarda yemeğe zorlanırsa beslenmeye ilgisi azalacağı gibi sindirim güçlüğü de çekebilir. Ayrıca yiyeceklerin çok sıcak ve çok soğukta olmaması gerekir. Okul öncesi çocuklarda kişisel temizlik alışkanlıklarının da kazandırılması gerekir. Yemekten önce ve sonra ellerin yıkanması dişlerin temizliği yıkanmadan meyve yenilmemesi gibi konularda çocuklara iyi alışkanlıklar kazandırılmalıdır. Çocuğa sağlıklı beslenme, kişisel bakım ve temizlik kurallarına uyma, günlük yaşantının olağan bir parçası olarak benimsetilmeli bu konularda aile büyükleri öğüt vermekten çok örnek davranışlarda bulunmaya özen göstermelidirler.

YEMEK SEÇEN ÇOCUĞA NASIL YAKLAŞILMALI?

Çocuklarda beslenme sorunları arasında yemek seçme en sık rastlanılandır. Bu problem bir çok aile için yemek saatlerini işkenceye dönüştürür. Oysa çocuğun yemek yemesi ve sevip sevmediği yemek gibi tercihleri ailenin ve özellikle annenin tercihi ve tutumu ile çok sıkı ilişkilidir.

Çocuğu besinlerdeki tat seçiminde, ailesinin yemek kültürü, yiyeceğin görüntüsü ve kokusu da çok önemli rol alır. Yani aslında çocuğun yemek seçiminde aile ona örnek olur. Mesela sebze sevmeyen bir anne ya da babanın çocuğundan sebze yemeklerini severek yemesi beklenmemelidir.

Aileyle beraber sofraya oturmak ve çocukla birlikte yenilen öğünler bu konuda olumlu etkiler yaratır. Çocuğun bir yiyeceğin tadından hoşlanıp onu tercih edebilmesi için, o besini en az 8-10 kez tatması gerekir. Ancak o zaman çocuk tadı algılayabilir, tercih eder ya da etmez. Aile çocuğa ne kadar çok değişik çeşitte tatları denetirse, besin seçeneklerini o kadar arttırmış olur. Israrla çocuğun sevmediği bir yiyecek olursa, bu konuda çok zorlanmamalı, ya da bu yiyecek sevdiği bir besinle karıştırılmamalıdır. Bunun yerine sevmediği besinin yerini alabilecek, ayrı gruptan başka bir besin denenmelidir. (Örneğin süt içmeyen bir çocuğa yoğurt ve peynir yedirmek gibi)

Ailenin çocuklarının sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanabilmelerini sağlamak için şu konulara dikkat etmeleri gerekir;
1. Yemek saatleri düzenli olmalıdır, aile olarak beraber yemek yenmelidir. Yemeklerden önce meyve suyu, su ve süt gibi iştahı kapatan şeyler verilmemelidir.
2. Aile çocuğun iyi bir taklitçi olduğunu unutmamalı ve onun yanında yiyeceklerle ilgili olumsuz düşünceler söylenmemeli, aksine yiyeceği övücü sözler söylenmeli, içeriği ve hazırlanışı hakkında bilgi verilmelidir.
3. Çiğnemesi kolay yiyecekleri tercih ettikleri için, yemek hazırlarken bunu göz önünde bulundurmalılardır.
4. Yiyeceklerin koku ve görüntüsü önemlidir. Bu nedenle çocuğa süslü ve dikkat çekici bir şekilde yemekler servis yapılmalıdır.
5. Sevdiği yemeği her gün yerse sıkılabilir. Bu nedenle her gün değişik tatlardan oluşan menüler denenmelidir.
6. Çocuk yemeğini kendisi yemelidir. Çocuğa birkaç çeşit arasından mutlaka onun sevdiği yiyeceğin de bulunduğu bir menü sunulmalıdır.

YEMEK YEMEDE MIZMIZLANAN ÇOCUKLAR İÇİN SOFRA TAKTİKLERİ

Yalnız en iyiyi önerin.Eğer çocuğunuz yeteri kadar yemiyor ya da düzensiz olarak besleniyorsa yediklerinin olabildiğince besleyici olmasına dikkat edin. İştahı az olan çocuklar kolayca doyar; eğer karınlan kızartma ya da şeker ile doymuşsa ihtiyaç duydukları besinleri verme şansını yitirmişsiniz demektir.
Eğer çocuğunuzun kilosu az ise et, kümes hayvanları, balık, fıstık ezmesi, peynir, muz, fasulye ve bezelye, kurutulmuş meyve ve avokado gibi kalori ve besinden zengin yiyecekleri seçin. Kalori ve protein alımını artırmak için puding, çorba, gevrek hazırlarken katkılı süt formlarım kullanın, bunu yağlı süte de ekleyin. Çorbalara, makarna ve sebzelere rendelenmiş peynir katın. Az miktarlarda sıvı yağ, tereyağı kullanabilirsiniz

Acıkınca besleyin.
Çok anlaşılabilir görünse de çocukların çoğu aç olmadıkları için öğünlerde iyi yemek yemezler. Bazı çocuklar sabahlan açlıkla uyanıp gevreklerine sarılırken diğerlerinin iştahlarının açılması için bir süre geçmesi gerekir. Kimi çocuklar çalışan anne babaları akşam yemeğe gelene kadar bekleyebilirlerken diğerlerinin iştahı o zamana kadar çoktan kaybolabilir. Bu nedenle, çocuğun bireysel acıkma düzeni dikkate alınmalıdır. Birkaç gün boyunca, çocuk yemeğe ilgi gösterene kadar (ya da açlıktan hiç söz etmeyen bir çocukta huysuzluk gibi açlık belirtileri ortaya çıkana kadar) yemek vermeyi erteleyebilirsiniz. Çocuğun ne zaman acıktığı belirlenirse bu düzen saptanıp açlık döneminin hemen öncesine bir öğün yerleştirilebilir. Bir kez öğün saatleri yerleştiğinde bunlara uymaya dikkat edilmelidir. Düzenli öğün saatleri, aynı zamanda aynı yerde sunulan yiyecekler çok işe yarar. Acıkmış bir çocuğu ailenin geri kalanı yemeğe hazır olana kadar bekletmek doğru değildir. Gerekirse çocuk daha erken yemek yiyebilir. Ya da tüm aile masaya oturana kadar çocuğun atıştırması için öğünün bir parçası -biraz sebze ya da ekmek- verilebilir.

Yemeği cazip hale getiren bir ortam oluşturun

Stres dolu bir ortam, en lezzetli yemeğin bile zevkini kaçırabilir. Evdeki yemek ortamının hoş, rahatlatıcı, çatışmalardan, gürültüden ve kargaşadan uzak olmasına özen gösterin. Çocuğun sadece mönüde olandan yemesi için ısrar etmeyip, sizin seçtiğiniz besinlerden kendi zevkine uygun olanları yemesine izin verin. Yeterli miktarda yediğini gördüğünüzde yorum yapmadan yemeği sonlandırın; sürekli olarak çocuğun daha fazla yemesi için uğraşmak gelecekte pek çok yeme sorununa neden olacaktır. Zorlamaları, rüşvet tekliflerini, yalvarmalar, "hamm yaptı" oyunları ortadan kaldırarak çocuğun iştahının doğal seyrini izlemesine izin verin.

Uyarıcıları azaltın.
Çocuğunuzu yemek yemekten alıkoyan uyaranları ortadan kaldırın. Hiç seyretmeyen bir çocuk için bile TV dikkat dağıtıcı olabilir. Kardeşler ya da etrafta oynayan diğer çocuklar dikkati dağıtabilirler. Oyuncaklar ve masa çevresindeki oyun araçları da sorun yaratır. Çocuğunuz, oyuncağı olmadan masaya gelmeyeceğini söylüyorsa "Oyuncağını yanına alabilirsin ama onunla oynayamazsın. O seni yemek yerken izleyecek" diyebilirsiniz.

Bırakın yavaş yesin.
Çocukların çoğu, özellikle kendileri yemeye başladıklarında oldukça yavaş yerler. Bezelyeler tek tek ağza atılmalı, çubuk makarna tek tek çiğnenmelidir. Çocuğunuza istediği kadar zaman vermeyi unutmayın (çocuğunuza bakan diğer kişilerin de aynı şeyi yaptıklarından emin olun). Yemek yediği sırada onunla birlikte oturun. Sofradan erken kalkmasını engellemek için yanında olun ve konuşun. Yemek yemeye oyun karıştığında ise (bezelyeler portakal suyuna atılıp, makarnalar sandalyeden sallandırıldığında) yemeyi uygun biçimde sonlandırın. Değişiklik yapın Biraz heyecan yaratın. Elle yenebilecek yiyeceklerden kaşıkla yenebilecek olanlara geçin, ya da tersini yapın. Normal bardaktan pipetli bardağa geçin. Kahvaltı yiyeceklerini öğlen yemeğinde yiyin ya da tersini uygulayın. Pişmiş sebzeler yerine çiğ olanları bebek yiyecekleri yerine erişkin yiyeceklerini deneyin. Esir almayın. Bazen çocuğunuz yemeğin kendisine değil de sandalyede oturmak gibi bir kısıtlamaya karşı çıkabilir.

Bırakın seçici davransın. Çocuğunuza besleyici yiyecekler verdiğiniz sürece istediğini yemesi konusunda serbest bırakabilirsiniz. Yani: kahvaltıda pizza ya da akşam yemeğinde gevrek yemesine izin verebilirsiniz. Herkesin yediği şeyleri denemesine de izin vermeli ama ısrar etmemelisiniz (okul öncesi dönemde çocuğunuz önüne konanı yemesini öğrenmelidir; ama 2 yaş civarı şimdilik sadece yemek yemeyi öğrenmesi yeterlidir tabii seçici olmanın uygun olmadığı (arkadaşların evlerinde) veya pratik olmadığı durumlarda çocuğunuzun seçenekleri bilmesini sağlayın.

Biraz hile yapabilirsiniz.

Meyve ve sebze en besleyici olmaları için bütün halde bulunmaları, hatta tanınabilir olmaları şart değildir. Doğranmış ya da ezilmiş meyveyi yoğurda karabilir, yoğurdu üstü meyvelerle süslenmiş dondurma gibi sunabilir, gevrekleri muz dilimleri ile karıştırabilir, doğranmış ya da ezilmiş sebzeleri (karnabahar beyaz yiyecekler arasında fark edilemez bile) ya da bezelyeyi ve peyniri makarnaya katabilirsiniz. Sebze çorbası pişirebilirsiniz ( birçok çocuk buna bayılır). Gözleme hamuruna ince rendelenmiş havuç kattığınızda çocukların çoğu değişiklikten rahatsız olmayacaklardır.
Muz ve sütü karıştırabilir, bunu meyve suyu konsantresi ile tatlandırabilirsiniz. Vitamin ve mineralden zengin sular ve karışımlar (kayısı, şeftali, havuç, domates, elma vb. hazırlayabilirsiniz. Her ne kadar bu son seçim taze lif içermese de çocuğunuzun yeni tatlara alışmasını ve daha sonra sebze ve meyveleri bütün olarak kabul etmesini kolaylaştırır. Çocuğunuz tatlı seviyorsa günlük diyetinde yer alan ekmek, kek ve gözlemelerin içine kuru kayısı, kuru meyve püresi (yumuşatmak için önce sıcak meyve suyunda bekletin), muz, havuç, tatlı patates ve balkabağı ekleyebilirsiniz. Dondurma çeşidi olarak besleyici meyvelerden yapılanlarını seçin ya da kendiniz yapın (kayısı, muz, kavun)

Seçenek sunun.
Çocuğunuz yaptığınız önerileri reddediyorsa ona seçenekler sunun. "Yoğurdunu muzlu mu elmalı mı istersin, gevreğine çilek mi şeftali mi koyalım, makarnana bezelye mi kıymamı mi istersin". Hiçbirini kabul etmiyorsa baştaki durumunuzdan farklı değilsiniz. Ama eğer kabul ederse önemli bir adım atmış olursunuz. Böyle seçenekler sunmak ona kontrol sağlayacak ve yeni şeyler denemesini kolaylaştıracaktır.

Seçenekleri çeşitlendirin.
Çoğu evde yemeklerde hep aynı 2-3 tür sebze ve 3-4 tür meyve dönüşümlü olarak yenmektedir. Aslında çocuğunuzun hiçbirini yemediğine karar vermeden önce denenmesi gereken pek çok meyve ve sebze bulunmaktadır. Siz sevmiyorsunuz diye çocuğunuz da o yiyeceği sevmiyor diye düşünmeyin.

Küçük inatçıyı mutlu edin.
Çocukların çoğu bol malzemeli çorbalar, güveçler gibi karışık ve hatta "birbirine değen" yiyecekleri sevmez. Çoğu tabaklarında tek bir yiyecek isterler. Bunun için yiyecekleri ayrı ayrı sunun veya bölmelere ayrılmış tabaklar kullanın.

Titizlikten vazgeçin.
Çocukların çoğu kendi kendilerini beslediklerinde daha fazla yemek yerler. Tabii görünümü pek hoş olmasa da bu işlem sırasında yönetim çocuğun kontrolüne geçtiğinden önemli bir süreçtir. Terbiye kuralları daha sonraya bırakılmalıdır

Küçük öğünler hazırlayın.
Çocukları korkutup daha başlamadan kaçıran ya da yarısının dökülmesine neden olacak tepeleme yemek vermek yerine, küçük porsiyonlarla başlayın. Bunlar biterse her zaman ikinci ve üçüncü porsiyonları verebilirsiniz.

Hayır dediğinde anlayış gösterin.
Her tür yiyeceği hazır edin. Ama tek bir tipte ısrar etmeyin. Çocuğunuz yemeği bitirdiğinde "bir lokma daha" diyerek üstelemeyin.

Sıvıları kısıtlayın.
Yemekler arasında ve yemek sırasında çok fazla sıvı içilmesi katılara yer bırakmaz. Bu durum özellikle de biberoncu çocuklar için sorun yaratır. Çünkü biberonu sürekli yanlarında taşıdıkları için daha fazla sıvı içebilirler. Ayrıca biberon yalnız susuzluğu gidermekle kalmaz rahatlatır alışkanlık yapar.

Yeme modeli oluşturun.
Eğer gününüzü yemek için bile oturmadan geçiriyorsanız, çocuğunuzda aynısını yapmayı öğrenir. Sizi kahve ve kekle kahvaltı yapıyorken görüyorsa oda aynısını yapmak için ısrar edecektir.

2 YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ
İki yaşın gelişim dönemleri içinde özel bir yeri vardır. Çocuktan çocuğa değişmekle birlikte 18 aydan sonra 36 aya kadar sürebilen bu dönem , bebeklikten çocukluğa geçiş dönemidir . Çocuk temel gereksinimleri ifade etmeyi , kendi bedenini kontrol etmeyi öğrenmiştir. Yürüyebilen, konuşabilen çocuk, bu dönemde tuvalet eğitimini de alarak beden kontrolünü iyice arttırır. Temizlik, diş fırçalama, kitap okuma gibi pek çok iyi alışkanlığın temeli bu dönemde atılır. Bağımsız davranışlarının desteklenmesi ve iyi örnek olunması gerekir. Bağımsızlığına karşın duygusal açıdan anneye veya bakan kişiye bağımlılığın en yüksek olduğu dönemdir. Bağlanılan kişinin kaybı veya yeni bir kardeşin doğumuyla annenin paylaşılması “ayrılık anksiyetesi” dediğimiz olguyu başlatır. Ayrılmalarda açıklama yapmak, veda etmek önemlidir. Üzüleceği endişesiyle kandırma, yalan söyleyip kaçmak, uykuda bırakıp gitmek sorunun büyümesine yol açar.
Bu dönemin en önemli özelliklerinden biride tüm çocuklarda olmasa bile çoğu çocukta gözlenen “negativizm “ yada “iki yaş krizi” dönemidir her şeye itiraz etme, uzun uzun ağlama ikna edilememe, istediği olsun diye ağlama , kendini yere atma gibi davranışları sık görülür. Bazı çocuklarda kısa süreli ve az şiddetli olurken bazı çocuklarda uzun süreli ve çok şiddetli olabilir. Anne babaların bu davranışlar karşısında dikkatli olması gerekir. Tutarlı ve sabırlı olmaları bu dönemi daha rahat geçirmelerine yardımcı olur. Korkutmak, cezalandırmak, zıtlaşmak bu davranışların artmasına veya yerleşmesine yol açabilir. Dönemin geçeceğini unutmamak gerekir.


2 YAŞ ÇOCUK İÇİN ÖRNEK MENÜ

Sabah 1 çay bardağı süt veya meyve suyu
( evde yapılmış, taze )
1 kibrit kutusu peynir veya 1 yumurta
( haftada iki kez )
1 tatlı kaşığı yağ veya
5 adet çekirdeği çıkarılmış zeytin
2 - 3 tatlı kaşığı reçel, bal veya pekmez
1 orta dilim ekmek, domates


Ara 1 porsiyon meyve

Öğle 1 köfte kadar haşlama veya ızgara et,
tavuk, balık veya sebzeli köfte, kıymalı
kabak dolması, kuru baklagil yemekleri
4 yemek kaşığı sebze yemeği
3 - 4 yemek kaşığı pilav veya makarna
1 çay bardağı yoğurt

İkindi 1 çay bardağı meyve suyu veya 1 çay
bardağı süt, (sabahki sütün yerine )
4 - 5 adet bisküvi veya 1 dilim ekmek

Akşam 1 kase çorba ( mercimek tarhana, yayla )
4 yemek kaşığı sebze yemeği
1 çay bardağı yoğurt


3 –4 YAŞ ÇOCUK İÇİN ÖRNEK MENÜ
Sabah 1 çay bardağı süt veya meyva suyu
1 kibrit kutusu peynir veya bir yumurta (haftada 2-3 kez)
1 tatlı kaşığı yağ veya 5 adet çekirdeği çıkarılmış zeytin,1 domates
2-3 tatlı kaşığı reçel, bal veya pekmez
1 orta dilim ekmek

Ara 1 orta boy meyve veya 1 çay bardağı süt


Öğle 1 köfte kadar et, tavuk veya balık
4-5 yemek kaşığı pilav, makarna veya patates püresi
1 çay bardağı yoğurt

İkindi 1 çay bardağı meyve suyu
4-5 adet bisküvi veya kraker

Akşam 1 kase çorba ( mercimek, tarhana, yayla)
4-5 yemek kaşığı sebze yemeği
1 çay bardağı yoğurt
1 orta dilim ekmek

NİLGÜN AYDIN

BESLENME VE DİYET UZMANI

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"1 – 3 YAŞ ÇOCUKLARIN BESLENMESİ" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Nilgün AYDIN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Yanlış Beslenme Okul Çağında Başlar! , Dyt.Gülsüm UYANIK
  • Metabolizma Nedir? Neden Yavaşlar? Nasıl Hızlanır? , Dyt.Gülsüm UYANIK
  • Yağ Yakımına Yardımcı 17 Anahtar Besin , Dyt.Derya ZÜNBÜLCAN
  • Egzersiz Yapanların Mutlaka Tüketmesi Gereken 10 Besin , Dyt.Merve TIĞLI
  • Tatil Sonrası Toparlanma Diyeti İçin Öneriler , Dyt.Diğdem ÖZKAHYA
  • Çay Ve Sağlık , Dyt.Yunus Emre UZUN
  • Metabolik Sendrom Ve Beslenme Tedavisi , Dyt.Ufuk ZERENTÜRK
  • Sağlıklı Kilo Vermek İçin 10 Püf Nokta Ve 1 Haftalık Diyet Listesi , Dyt.Aysen ARICAN
  • Adolesan Çağda Beslenme (Ergenlikte Beslenme) , Dyt.Özge KARAARSLAN
  • Bayram Şekeri Tadında Diyet , Dyt.Yunus Emre UZUN
  • Bebeklik Döneminde Beslenme , Dyt.Aysen ARICAN
  • Fonksiyonel Besinler Ve Sağlık , Dyt.Yunus Emre UZUN
  • Glisemik İndeks, Glisemik Yük Ve İnsülin Direnci , Dyt.Ufuk ZERENTÜRK
  • Neden Ara Öğün Yapılmalı? , Dyt.Safiye TAŞ
  • Ramazanda Beslenme , Dyt.Duygu Ceyhan IRMAK
  • Ramazanda Beslenme , Dyt.Fatma DEMİROK
  • Ramazan'da Nasıl Beslenelim? , Dyt.Gülsüm UYANIK
  • Metabolizmayı Durduran Hastalık 2: Hipotroidi , Dyt.Gizem Selin KEŞLİ
  • Sağlık İçin Önce Su İçin , Dyt.Aysel ŞAHİN KAYA
  • Metabolizmayı Durduran Hastalık: Polikistikover Sendromu , Dyt.Gizem Selin KEŞLİ
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    17:00
    Top