2007'den Bugüne 77,790 Tavsiye, 25,208 Uzman ve 17,430 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Boyun Tutulması ile Boyun Fıtığı Arasında Bir İlişki Var Mıdır?
MAKALE #6413 © Yazan Prof.Dr.Kadir KOTİL | Yayın Şubat 2011 | 63,834 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
BOYUN TUTULMASI İLE BOYUN FITIĞI ARASINDA BİR İLİŞKİ VAR MIDIR?

Bir çok insan hayatında en az bir kez boynum tutuldu der, veya eyvah ne yapmalıyım dediği olmuştur. Bu konu endişe verici bir hale gelebilir. Peki ama bu derece insanı kıvrandıran bu ağrı boynunu oynatamama ne derecede tehlikelidir? Boyun bölgesinde gelişmesi boyundaki önemli yapıları ki en önemlisi boyun omurilik bölgesini etkileyip etkilemediğini merak ederiz.

Endişelenmeye gerek yoktur, çoğu masaj ile birlikte 5. günde kasların spazmının çözmesiyle sorun kendiliğinden çözülür ama eğer boyun tutulmasıyla birlikte kollara veya sadece bir kola vuran ağrı v e uyuşma mevcut ise bu son derece önemlidir ve en erken zamanda bir beyin cerrahisi uzmanına başvurulmalıdır.

Boyu tutulması çoğu kez adale kökenlidir ve derin hassas yapıları etkilemez, ama eğer bir insan senede bir veya iki kez boyun tutulması oluyorsa altında mutlaka bir hastalık söz konusu olabilir. Bu çoğu zaman boyun eklemlerinde veya disk yapılarında bir aşınma ile ilgili olabilir bu süre devam ederse ve tedavi edilmese dar kanal dediğimiz ağır bir sorunla karşılaşılır ki bu ciddi sorun ancak ameliyatla tedavi edilebilmektedir.

Boyun tutulmasında en etkin tedavi yöntemi masaj ve ılık yumuşatıcı kremlerle 5 gün devam etmektir, boyun kas gevşeticilerin etkisi tartışmalıdır çünkü bu koruyucu mekanizmanın çözülmesi veya boyun kasların gevşetilmesi kilitleyici mekanizmaya ters etkide bulunabilmektedir.

Ve sonuçta her şeye rağmen boyun tutulması 5 günde geçmese ve kollara ve parmaklara ağrı yerleşmişse boyun fıtığı olmuşsunuzdur denebilir. Bu durumda boyun fıtığı tedavisi programına geçilmelidir.

Halk arasında boyun fıtığı olarak bilinen servikal disk hastalığı tedavisi konusunda son zamanlarda çok tartışmalar yaşanmaktadır. Boyun, içinde barındırdığı çok önemli yapılar gereği rahatsizlıklarında insanların canını gerçekten çok yakmaktadır. Ama bilinmesi gereken bir şey var ki oda; eğer kaza sonucu boynumuzu zedelememişsek boyun fıtıklarının çoğunu ameliyat etmeden sportif tedavilerle iyileştirebilmekteyiz. Bunun anlamı şudur:

Boynu ağıran herkes boyun MR' i çektirmekte ve hemen hemen 20 yaş üstü herkeste birşeyler çıkmakta ve rapor sonuçlarının anlamını öğrenmek için doktor doktor beyin cerrahlarının kapısı çalınır.

Boyun fıtığının belirtileri ?

Boyun fıtığı ve omur kireçlenmelerinin en önemli belirtisi ağrı ve eklemlerde hareket kısıtlığıdır. Ağrı boyunda, omuzlarda, kollarda, kürek kemikleri arasında olabilir ve hatta parmaklarda vurabilir. Bazen boyun ağrısı olmadan da omuz ve kol ağrıları görülebilir. Boyun bölgesinde kireçlenme ve fıtık olan hastalarda çok fazla şikayet vardır. Baş ağrıları da oldukça yaygındır. Ağrı genellikle şiddetlidir, hareketsiz kalmak veya yanlış hareketler ağrıyı arttırır, daha önce hiç bir şikayeti olmayan hasta sabahları boynu tutulmuş olarak kalkar. Boyun fıtığı ve kireçlenmelerinde boyun kaslarında spazma bağlı şiddetli kas ağrıları vardır. Ayrıca yorgunluk, depresyon gibi daha ciddi sorunlara yol açabilir

Ne derecede bize sorun yaratır?

Bilinmelidir ki boyundaki fıtıkçıklar ve kireçlenmeler bu yaşlardan sonra hemen hemen herkeste görülür. o zaman boyun ve kol omuz ağrılarımızın nedeni nedir? sebepleri çoğu zaman kas ve eklem kökenlidir ve bizi asla sakatlayamayacak kadar önemsiz hastalıklardır.

Boyunda ve kolda ne kadar ağrı ve uyuşma olursa olsun kuvvet kaybı olmadığı sürece 10 günde ilaçla kendiliğinden düzelmektedir.

Bununla beraber büyük fıtıklarda omurilik bası bulguları özelikle ortadan omuriliği basan kıkırdak fıtıklarında ciddi sorun çok nadiren oluşabilir. Böyle bir durumda hastalar bir an önce ameliyat edilmeli. Benzer şekilde fıtığın boyundan kola giden sinirlere bastırması durumunda kol kaslarında kısmi felç durumu oluşabilir. Kas gücü kaybının giderek kötüleştiği belirlenirse yine cerrahi ile sinirin üzerindeki baskıyı kaldırmayı öneriyoruz. Sıkı takip edilebilen hastalarda kas gücü kaybının iyiye gitmesi durumunda ise sportif tedavi öneriyoruz.. Bu hastalar iyi izlendiklerinde , başarıyla tedavi edilebiliyor. Bazı hastaların ağrıları ise tüm ilaç ve fizik tedavi yöntemleriyle geçmeyebilir. Böyle bir durumda ameliyat öneriyoruz...

Genç ve orta yaşlarda boyun fıtığı, orta ve ileri yaşlarda ise boyun kireçlenmesi ile birlikte oldukça sık rastlanan hastalık olduğunu yukarda belirtmiştik. Çoğu zaman aynı hastada hem fıtık, hem de kireçlenme görülür. ve dar kanal hastalığı rahatsızlıklara neden olur Bu kadar sık rastlanan ve hastaların yaşam kalitelerini oldukça etkileyen boyun fıtığı ve kireçlenmelerin ideal bir tedavisi vardır desek yalan olur tedavi kişiye göre hazırlanmalıdır

Ağrı kesiciler, antiromatizmal ilaçlar, kas gevşetici, ve antideprasan ilaçlar en sık kullanılan ilaçlar başında gelirsede bunları çoğu zaman 5 gün kullanmak yeterli olmaktadır. Akut boyun fıtıklarında kortikosteroidler dikkatlice kullanılabilir densede bu sadece omurilik basısına bağlı ödemlerde kullanılabilir . Boyun korseleri boynun dinlenmesini sağlayarak tedaviye yardımcı olur. ama çok kısa süreli kullanılmalı ve sonrasında kas egzersizleri yapılmalıdır. Boyun bölgesine yapılacak enjeksiyonlar bazı hastalarda boyun çevresindeki kas spazmının çözülmesine yardımcı olur. Ancak ehil ellerde yapılmalıdır

Boyun Fıtığı teşhisi nasıl yapılır?

Boyun ağrısı tedavisinin başarılı olabilmesi için öncelikle nedeninin doğru olarak
teşhisinin uzman kişi tarafından konması gerekir. Bunun için de öncelikle hastadan boyun ağrısı ile ilgili tüm detaylar ve anamnez dediğimiz bilgiler alınır. Daha sonra uzman doktor tarafından, ayrıntılı bir nörolojik muayene dediğimiz muayene yapılır. İstenilen tetkikler basitten zora doğru giderek, önce boynun en az iki yönlü direkt servikal filmi çekilir, kan ve idrar tahlilleri başka hastalıkları ekarte etmek için yapılır ve çıkan sonuçlara göre daha ileri tetkikler, örneğin; bölgenin tomografisi, EMAR tetkiki, gerekirse EMG denen ve sinirsel hasarı ortaya koyan bir elekrofizyolojik tetkik şüpheli durumlarda istenir. Buda ayırıcı tanıya yardımcı olmaktadır

Boyun fıtığında, boyun ağrısı ile birlikte ya da tek başına kol ağrısı da olabilir. Hatta, arkada kürek kemiği alt hizasına, önde göğüse vuran ağrılar oluşabileceğinden, hastalar kalp hastası olduklarını zannedebilirler. buna servikal anjina adı verilir ve bu ağrı dil altı trinitritlerle asla geçmez. ve kalp krizi ile bu şekilde ayırıcı tanısı yapılır Doktorlar da kalp yönünden ileri tetkiklere baş vurabilecek kadar yanılabilirler.

Omur Kıkırdağın iki omur arasından sağ veya sol yana doğru fıtıklaşması veya geniş tabanlı olarak arkaya doğru ortadan yer değiştirmesi, kollara giden sinir kablolarına veya köklerine baskı yaparak sağ veya sol kol ve bazen her iki kolda ağrı uyandırabilir.
Boyun fıtığı korkulacak bir durum olmaktan çıkmıştır . Birçok diğer hastalıklarda ki gibi erken teşhis konulması önemlidir. Uygun bir tedavi programıyla hastalık kontrol altına alınabilir. Tedavide; hastanın eğitimi, ilaç tedavisi, istirahat, fizik tedavi ve egzersiz yer almaktadır. Yapılan tedavilere cevap vermeyen ve fıtığı ilerleyen hastalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Ancak, bu durum sık değildir.

Hastaların şikayetleri kriyoterapi dediğimiz yöntemlerle geçse bile, günlük yaşantısı düzenlenmeli ve ağrıyı azaltan ve artıran durumlar kendisine hatırlatılmalıdır.

Boyun Fıtığında uzarsa ne yapmalı ?

Boyun Fıtığı tedavisinde güncel olan ve çok tartışılan fıtık temizlendikten sonra konan protezler fizyolojik olduğu söylenerek kullanılmaktadır. ama uzun dönem sonuçları görüldüğü gibi değildir. uyguladığımız hastalarda bu bilyelli oynak eklemsi yapıların kireçlendiği ve fonksiyonlarını kaybettiğini gördük.

Bu nedenle bunu taktırmak anlamsız gibi görülmektedir.
Sadece ameliyat şu durumda o da çok nadir durumlarda oluşur:
1-6 haftada geçmeyen kol da güç kaybı
2-Aynı sürede iş ve güç kaybına yol açacak kadar şiddetli ağrı
operasyon 45 dakikalık bir sürede yapılır, estetik amaçlı mikrocerrahi ile hastaya bir protez takmadan sadece basit bir karbondan yapılı takoz konarak bir günde işine dönebileceklerini bilmelidirler.

Boynu çok gereksiz yere amaçsız kullanmak onu erken yaşlandırır. Konu hakkında bilinmesi gereken bir şey vardır ki oda bu insanların kesinlikle sigara içmemesi gerektiğini bilmeleridir.

Korunma yolları :

Boyun ağrısından korunmak için ofis çalışanları ergonomiye dikkat etmeli. Özellikle monitor göz hizasının hafif altında olmalıdır. Uzun süre baş eğik pozisyonda çalışılmamalı. televizyon seyrederken uyuklamamalı. Eğer bu tip aktiviteden kaçınmak mümkün değilse saatte bir ara verilip, boyun kaslarına düzenli masaj yapılmalıdır.. Özelikle yaygın bir alışkanlık olarak karşılaştığımız televizyon karşısında, kanepe ve koltukta uygunsuz baş pozisyonu ile televizyon seyretmek ve uyumaktan kaçınılmalı. Geceleri yastıksız ya da çok yüksek yastıkta yatılmamalı. Mümkünse boyun için planlanmış ortopedik yastık kullanılmalı. Özellikle bayanlar ıslak saçla yatmamalı. Boyun ağrısı çeken hastalar oyalanmadan öncelikle beyin cerrahı uzmanına başvurmalı ve onun tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmeliler.

Özellikle yaz aylarında klimadan kaçılmalı ve otomobilde camdan gelen hava akımından kaçınılmalıdır.

Masaj her daim yapılmalı ve uzun boyunlu olanlar ise soğuk havalarda fular takılmalıdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Boyun Tutulması ile Boyun Fıtığı Arasında Bir İlişki Var Mıdır?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Kadir KOTİL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Kadir KOTİL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     7 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Kadir KOTİL Fotoğraf
Prof.Dr.Kadir KOTİL
İstanbul
Doktor "Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirurji)"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi56 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Kadir KOTİL'in Makaleleri
► Boyun Fıtığı(Boyun Kireçlenmesi) Prof.Dr.Kadir KOTİL
► Boyun Fıtığı ve Boyun Kireçlenmesi Prof.Dr.Semih KESKİL
► Boyun Ağrısı ve Boyun Fıtığı Dr.Nagihan YARAROĞLU
► Boyun Ağrıları ve Boyun Fıtığı Prof.Dr.M. Volkan AYDIN
► Boyun Fıtığı ve Akupunktur Dr.Cemalettin EKMEKCİOĞLU
► Boyun Fıtığı Cerrahisi Dr.Veysel Kerem BIKMAZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,430 uzman makalesi arasında 'Boyun Tutulması ile Boyun Fıtığı Arasında Bir İlişki Var Mıdır?' başlığıyla benzeşen toplam 53 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Omurilik Tümörleri Eylül 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:16
Top