2007'den Bugüne 84,897 Tavsiye, 26,556 Uzman ve 18,912 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Aref Ghafourinin Gösterileri Üzerine Psikolojik Analizler
MAKALE #6652 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Mart 2011 | 4,983 Okuyucu
AREF GHAFOURİ' İN GÖSTERİSİ

Aref’in Show Tv’de yayınlanan YETENEK SİZSİNİZ programı finalindeki gösterisi bir öncekini aratmadı. İstediğiniz kadar beyninizi ve zekanızı zorlayın, ne kadar pür dikkat bakarsanız bakın bir hile ve göz yanıltıcı manipülasyon olmadığı ortada. Ancak benim asıl değinmek istediğim husus bunlar değil.

HAFİFE ALMA,
ART NİYET ARAMA,
GÜLEREK KARŞILAMAYA YA DA İLLA Kİ MANTIKLAŞTIRMA EĞİLİMİ RUHSAL BÜTÜNLÜĞÜ KORUMA ÇABASININ BİR ÜRÜNÜDÜR

İnsanoğlu hayret uyandıran, mantığın genel kurgusuna ve olağan fizik kanunlarına aykırı bir şeyle karşılaşması halinde bunu kolay kolay kabullenemiyor. Genellikle de o güne değin doğru bildikleriyle ya da olmaz diyerek inandıklarıyla alakalı olarak içine düştüğü ani çelişkiyi ve bunun yaşattığı sarsıntıyı / korkuyu ödünleme adına ya esprilerle, ya abartılı gülmelerle ya da daha başka yöntemlerle (karanlıkta korkunca ıslık çalmak misali) hafife alma, “yok ya, olmaz, mutlaka bir hilesi vardır” gibi cümleler kurma, yani mantığına bürüme, daha da olmazsa inkar etmeye kalkışma gibi ödünleyici bir takım yaklaşımların içersine girebiliyor.

Psikolojide savunma mekanizmaları içinde yer alan "inkar" mekanizması malum, yaşanılan yoğun yas döneminde bilincin geçici olarak devre dışı bırakılması, böylece olayın farkındalığının bir süreliğine askıya alınması ile yaşanılacak travma etkisinin en aza indirilmeye çalışılması hadisesidir.

HER TÜRLÜ İNKAR BİR SAVUNMA MEKANİZMASIDIR

Evet insanoğlu aklının anlamakta zorlandığı ya da ruhunun kaldıramayacağı bir gerçekle karşılaşması durumunda başvurduğu savunma mekanizmalarından biridir, inkar. Aslında yaratıcıyı inkar da bu bağlamda ele alınabilir. Ateist yahut değil, akıl sahibi her insan şu alemde her şeyin aslında ne denli şaşırtıcı ve muhteşem olduğunun farkındadır. Bunu kuru aklıyla izah edemediğinde, metafizik bir takım gerçeklere bağlamakta ise zorlandığında (akıl inanma işinde tek başına yeterli değildir çünkü) ruhsal bütünlüğünü koruma adına inkar yoluna başvurabilmektedir.

(Bu gerçekler ışığında düşündüğümüzde yaratıcıyı inkar bilimselliğin zorunlu bir sonucu ya da tamamen akli – mantıki bir tercih olmasından çok özünde koruyucu ruhsal süreçlerin rol oynadığı psikolojik bir zorunluluk olsa gerektir. Tabiî ki iman etmekte zorlananlar için…)

İnsan başına gelen bir olayı anlamlandıramadığında / kabullenemediğinde bilinç dışı koruyucu devreler harekete geçer ve karşı karşıya olunan gerçeğin inkarı sağlanarak kişi rahatlamaya sevk edilir. Tıpkı annesinin ani ölümünü kabullenemeyen genç bir kızın, “...Hayır, yooo, annem ölmedi, gelecek…” diyerek günlerce annesinin dönmesini beklemesi gibi.

ZORLAMA YORUMLAR İÇSEL DENGEYİ YENİDEN SAĞLAMA ARAYIŞININ ÜRÜNÜ

Aref’in gösterileri akabinde gelişen ve olup bitenleri illaki mantıki bir takım zorlama çabalarla izaha yönelme gayretleri insanın anlayamasa bile yine de gördüğü, şahit olduğu olayları illa ki mantıki bir takım nedenlerle tanımlaya çalışma eğiliminde olduğunu, bunu yapamadığında ise rahat edemediğini de göstermektedir. Bu çabayı aslında o güne dek doğru bilinenlerin ya da olmaz diye inanılanların olduğunu görmenin içine düşürdüğü çelişkiyi giderme, şahit olduğu yaşantıyı doğruluğu kabullenilmiş gerçeklere yaklaştırarak tanımlama, böylece ansızın yitirilen içsel dengeyi yeniden tesis ederek eski rahata kavuşma arayışı olarak tanımlamak mümkündür.

BU OLAY KAİNATTA AKLIMIZIN ALMADIĞI GERÇEKELERİN VARLIĞINI BİR KEZ DAHA TEYİT ETTİ

İnsanoğlu nedense aklının sınırlı bir kapasitesi olduğunu unutmakta, sınırlı yetisiyle sınırsız bir alemi anlayabileceğini vehmetmekte, sonra da zekasının almadığı her şeyi yok zannetme hatasına düşmektedir. Bu mantık aslında gözümüzün göremediği kadar uzakta hiçbir şeyin bulunmadığını iddia etmekle aynı mantıksal tutarlılığa sahiptir. Eğer insanoğlu sık sık uzağa giderek başlangıçta görmediği şeylerin de var olduğunu defalarca tecrübe etmeseydi şayet, görme eşiğinin dışında / uzağında bulunan milyarlarca şeyi de aynı şekilde "yok" diyerek inkar edecekti muhtemelen.

Öyle ya, bir asır önceki kişilere ileride televizyonun icat edileceği, cep telefonu diye bir alet çıkacağı, bir numara farklı yazılınca karşıda başka birine ulaşılacağı, operatörün de milyonlarca insanın oturduğu yerden kimle, neyi ne kadar süre konuştuğunu bilebileceği söylenseydi buna o dönemde kaç kişi inanabilirdi!

Olmuş – bitmiş ve alıştığımız şeyleri olabilir görmek; olmamış şeyleri de -sırf o an için olmadığından- mantığımız almıyor diye “yok, olmaz” kabul etmek insanoğlu olarak bizlerin en temel yanılgılarından birisi olsa gerek!

AKLIMIZIN SINIRLI BİR YETİ OLDUĞUNU KABUL ETMENİN VAKTİ GELDİ

Aref gösterileri bir kez daha göstermiştir ki şu sırlarla dolu kainat üzerinde her ne kadar aklımız almasa da ne denli enteresan işler ve olaylar mevcut. Artık aklımızı ilahlaştırmaya - tabulaştırmaya son vermenin, bu yetimizin de tıpkı görme ve işitme kabiliyetlerimiz gibi, hatta beynimiz gibi sınırlı bir yetenek olduğunu kabul etmemizin vakti geldi. Bu belki gururumuza dokunacak, belki alışık olmadığımız için çok zorlanacağız ama gelinen nokta itibariyle buna mecburuz. Tabi ki gerçeğe ulaşmayı arzu ediyorsak, bu yolda hiçbir kişisel kaygı ya da zaaf içinde bulunmuyorsak, bulunmamalıysak!

Aklımızın kabul edemediği tek şeyin Aref’in gösterisindekiler olmadığını, koca koca galaksileri ufacık kara deliklerin yutması, kalbimizin ölene dek bir kez bile durmadan çalışabilmesi, görme olayının nasıl olup da bu kadar net gerçekleşebildiği, dünyanın boşlukta milyonlarca yıldır nasıl hassas bir dengede kalabildiği, güneşin milyarlarca yıldır ısı ve ışık yaydığı halde neden enerjisinde bir azalma olmadığı gibi yer yüzünde aklımızın almadığı, en az Aref’ inkiler kadar şaşırtıcı kareler mevcut olduğunu idrak etmeye artık mecburuz. Güneş balçıkla sıvanmıyor, üflemekle yıldızlar sönmüyor, yok demekle var olan gerçekler yok olmuyor. Gözlerini kapatan sadece kendine gece yapıyor.

BU OLAY KİŞİLERİ NASIL ETKİLEYECEKTİR

Bu etki inanç – inançsızlık zemini üzerinde görülecektir. Bu sıra dışı ve fizik kanununa ters, aklın makul çalışma sistematiği dışında gelişen gösteriden etkilenme insanları dinsel inanç zemini üzerinde ve iki farklı şekilde etkileyecektir. Yaratıcıya inanmayanların kafası iyice karışacak, hayatın sadece maddeden ibaret olmayabileceği kuşkusunu doğuracak, bütün bunlar bir süre derin ürpertilere yol açabilecek ancak bu çok az kişide “temel inanç değişimiyle” sonuçlanacaktır. Çoğunluğun ise yaratıcıya inanç konusundaki lakayt tarzı ve uzak tavrı “daha da katılaşarak” devam edecektir. Evet bu tablo –mantığın genel kurgusuna ters bir biçimde- inanmayan pek çok kişinin inançsızlığına daha da sarılmasına, bu tutumun daha da perçinleşmesine yol açacaktır. Bu tablo ve benzerleri içsel rahatlama ihtiyacını tavan yaptıracak, dolayısı ile şu dönemde eski köklü inançlarını (inançsızlıklarını) doğrulama, daha da pekiştirme temelli bir dizi çaba içine girmelerine, bu yönde biraz daha yoğunlaşmalarına yol açabilecektir.

İnançlı kişilerde ise bu gösterinin, inanç niteliğinde artma, daha köklü imana erişme yolunda vesile olması beklenir lakin bunun –yine mantığın genel kurgusuna ters olarak- sanıldığı kadar büyük etki yapmayacağı, kişilerin imana, dini yaşantıya dair yaklaşımlarının büyük ölçüde aynı kalacağı görülecektir. Çünkü insanoğlunun tutumlarını belirleyen tek unsur inanç değil, alışkanlıkları ve bunun yol açtığı ülfettir. Alışkanlık bariyeri ile ülfet duvarının imani gelişme sırığı ile geçilebilmesi ise günümüzün duyarsızlaşmış toplumlarında imkansızlık derecesinde güçtür.

Psikolog
İzzet Güllü
MDH
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aref Ghafourinin Gösterileri Üzerine Psikolojik Analizler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,912 uzman makalesi arasında 'Aref Ghafourinin Gösterileri Üzerine Psikolojik Analizler' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Bir Veda Yazısı Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:48
Top