TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yalan ama Neden ve Kimi Kandırmak İçin?

Murat SARISOY Fotoğraf
Dr.Psk.Murat SARISOY
İzmir
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com Üyesi100 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 15 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 3675,

* Yayın Tarihi : 05-02-2008 - 09:37 (1572 gün önce),

* Ortalama Günde 2.34 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 4693 , Kelime Sayısı : 644 , Boyut : 4.58 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dr.Psk.Murat SARISOY hakkında söyledikleri:
Merhaba tavsiyeediyorum takipçileri;
Bendeniz H. Meryem G. ve Psikolog Dr. Murat beye internette videolarından ulaştım ve buldum. Amerika'daki eğitimim yeni bitmişti ve Türkiye'ye dönmek çok zor geliyordu, yaklaşık 6 senedir Virginia'daydım ve artık kendimi oralı gibi hissediyordum, burda uzun bir süre kendime gelemedim. Artık ailem "kendine bir terapist bul" demeye başlamıştı ve ben hala Amerika'da ki terapistime danışmak onunla çalışmak istiyordum ama bir akşam sıkıntıdan internette surf yaparken, Murat beyin empati konulu videosuna rastladım. Bu insan son derece mantıklı ve çağda... [DEVAMI..]

(Meryem G., Danışan, 15-09-2011)

Merhabalar;
Murat beyle bir yurtdışı uçak seyahatinde tanıştık. Ben panikten ölmek üzere iken o etkileyici güzellikte ve sıradışı sakinlikte ses tonu ile rahatlatıcı bir konuşma yaptı. "Tanrım uçak korkusunu yenmek isterken psikolog beni uçakta buldu" dedim. Daha sonra 1-2 kez görüştük belki inanır belki inanmazsınız ama artık istediğim yere uçabiliyorum. Yurtdışı iş gezilerim azap olmaktan çıktılar. Hatta ne zaman iş için Viyana'ya uçsam aklıma Murat bey geliyor ve ona böyle mucizevi bir insan olduğu için önce tanrıya sonra kendisine içimden sürekli teşekkür ediyorum.

(hülya d., Danışan, 19-01-2011)

Dr.Psk.Murat SARISOY Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Yalan ama Neden ve Kimi Kandırmak İçin?

Pinokyo ve Yalancı Çoban ilk çocuk yıllarımızdan beri hepimizin tanıdığı hatta belki de gündelik yaşantımızda en sık hatırladığı kahramanlardır. Ancak ne kadar ilginçtir ki söz konusu kahramanlar bize ilk çocukluk yıllarımızda bize belletilen ve belki de “en büyük suç” şeklinde ebeveynlerimiz ya da çevremizdeki kişiler tarafından tanımlanan bir kavramı “yalan”ı hatırlatır.

Belki de gündelik hayatımızın bir parçası haline gelmiş olan yalan onları bize çağrıştırır. Belki de çoktan masalları ve gerçekleri bir kenara koymuş, kendi yarattığımız gerçekler peşinde koşan usta birer yalancı olmuşuzdur.
Ancak gerçekte kandırdığımız kişi kimdir ? bunun cevabı gayet açık “ben” olsa da çoğunlukla bunu umursamayız ya da üzerinde durmaz geçeriz.

“Aldatmak amacıyla bilerek ve gerçeğe aykırı olarak söylenen söz, kıtır” olarak tanımlar TDK’nın güncel sözlüğü yalanı, bilerek ve isteyerek söylenir yalanlar. Kişi işine geldiği gibi anlatırken ya da söylerken bazı şeyleri artık yalan söyleme yoluna koyulmuştur bir kere, gariptir yalan belirli bir süre sonra tıpkı alkol ve diğer nörokimyasal etkililiği olan maddeler gibi bağımlılık yapmaya başlar.

Yalan alışkanlığı da tıpkı bu maddeler gibi küçük kullanımlar şeklinde başlar ve sorunlar arttıkça da şiddetlenir. Kişi artık hemen hemen her zaman günün herhangi bir zamanın da bir yalan söyleyivermiş bulur kendisini.

Ancak yalan artık patalojik (hastalıklı) hale gelmeye başladığında, yani her seferinde ya da çok sık yalan söylenmeye başlandığın da orta da ciddi bir sorun var demektir. Yalan doğası gereği her zaman olmasa dahi er ya da geç kendini gerçekliğini ortaya koyar yani diğer deyimle ortaya çıkar. Bu durum beraberinde sosyal bir takım sorunları da getirir, kişi artık yalancı çoban hikâyesinde olduğu gibi çevresi tarafından tüm davranışları ve sözleri kuşku ile takip edilen biri haline gelir.

Artık ona kimseler güvenmemektedir. Yalanla ilgili önemli gerçeklerden biri de en iyi yalancıların öncelikle kendilerini kandırabilen yalancılar olmasıdır. Kişi kendi söylediği yalanlara inanmayı başarıyor ve bunu bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde yapıyorsa artık söylediği yalanlar başkaları tarafından doğruymuş gibi algılanır. Çünkü artık yalan söyleyenin beden dili ve diğer iletişimleri, iletişimde karşı tarafa söylene sözün ya da anlatılanın doğru olduğu mesajını vermektedir.

Yani artık yalan söyleyenin yanakları domates gibi kızarmamakta, sesi titrememekte, gözlerini kaçırmamakta ya da burnunu kaşımamaktadır. Ne yazık ki o artık profesyonel bir yalancıdır.

Ancak İster palavra ister, kıtır deyin yalan hepimizin bildiği bir şekilde güveni yerle bir etse, önceden de söylediğim gibi iletişimi bozsa da, insanı yalan söylemeye iten bir takım nedenler de bulunmaktadır.
  • Acıyı Erteleme İhtiyacı: İnsanoğlunun temel olarak yaşantısı acı ve haz dengeleri üzerine kuruludur. Bu nedenler kişiler çoğunlukla acıdan kaçma ya da erteleme ihtiyacı duyarlar. İşte yalan da bize acı verecek bir durum karşısında erteleme sağlayan bir mekanizma olarak karşımıza çıkar. Başımıza gelebilecek olası kötü şeylerden sıyrılmak için yalana başvururuz.
  • Anlaşılmama Kaygısı: Anlaşılma söz konusu olduğunda karşımıza Empati kavramı çıkmaktadır. Temmuz ayı yazımda da değindiğim gibi empati gerekli duygusal zeka ve olgunluk olmadan kolaylıkla sağlanan ya da kurulduğu sanılan bir olgu olmaktan öteye geçemez. Kişi başkaları tarafından anlaşılmadığı hissine kapılırsa kendini olduğundan farklı göstermek için yalana başvurabilir.
  • Özgüven Eksikliği: Kişinin yaşadığı iç güvensizlikte yalan sebep olur ve temel güveni tekil etmek birilerinden yardım almak ya da artmış güven ihtiyacını doyurmak için türlü şekillerde ilgi çekmek amacıyla yalana başvurur.
  • Kişilik Bozuklukları: Kişide bağımlı, sınırda, narsistik vb. kişilik bozuklukları olduğu durumlarda önüne geçemediği bir şekilde türlü nedenlerle yalan söyler.
  • Sosyal Ortam ve Toplumsal Ahlaki Erozyon: İçinde yaşanılan sosyal ortam ve toplumun ahlaki değerlerinde yaşanan aşınma kişiyi yalan söylemenin kötü bir şey olmadığı inancına sürükleyebilir. “herkes yalan söylüyor ya da bilmem hangi şarkıcıya baksana neler söylemiş gibi” savunmalar bunun en belirgin göstergeleridir.
  • Model Alma: Kişinin yakın çevresinde yalan söyleyen model alabileceği ebeveyn, akraba, öğretmen ya da arkadaşlarının olması durumunda yalan söyleme alışkanlığı kazanması kaçınılmazdır.
  • Suçluluk Duygusu: Kişi yaptıkları ya da yaşadıkları ile ilgili olarak duyduğu suçluluğu bastırmak amaçlı yalan söyler. Burada adı geçen suçluluk bir özsuçluluk duygusudur ve kişi çoğunlukla söylediği yalana kendisini de inandırma eğilimindedir.
Murat Sarısoy-Our Future Gençlik Dergisi Sayı 35 Ekim 2007

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Yalan ama Neden ve Kimi Kandırmak İçin? ile İlgili Kavramlar : yalan, özgüven, güven, yalancılık, yalancı, çocukta yalan, evlilik, aile
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Yalan ama Neden ve Kimi Kandırmak İçin?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Murat SARISOY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Psikoloji Ve Meslek Sorunları: Yüzde Yüz Bilimsellik Var Ancak Galiba Göklerde , İzzet GÜLLÜ
  • Sınav Stresinde Anne - Baba Rolleri , Mehmet DUMAN
  • Eğitimin Kör Ettiği Gözler: Ebeveyn Tutumlarının Çocukların Algıları Üzerindeki Etkileri , İzzet Zülküf ÇELİK
  • Psikoloji Sohbetleri: Mutluluk Kaf Dağının Ötesinde Değil, Evlerimizde , İzzet GÜLLÜ
  • Sağlık Politikaları: Psikologlara Kibirli Köstek, İmam Efendilere Manevi Destek , İzzet GÜLLÜ
  • Popüler Psikoloji: Ya Can Sıkıntısı Ya Geçim Sıkıntısı! Seç Birini! , İzzet GÜLLÜ
  • Kıyaslanmak , Metin KILIÇ
  • Malumat Mı, Bilgi Mi? , Metin KILIÇ
  • Işık Göründü… , Metin KILIÇ
  • Kardeşimi Kıskanıyorum , Erdim Hasip HAKVERİR
  • Ebeveyn Ölümü Ve Etkileri , Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN
  • Psikolojim Nasıl Düzelecek? , Halil İbrahim ÇABUK
  • Depresyon Nedir: Depresyon Nedenleri,belirtileri Ve Tedavisi , Seval HACIM
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) , Fatma GÜLLÜOĞLU
  • Takıntı, Temizlik, Simetri, Düzen " Farkına Varılmayan Hastalık Okb " , Uğur DEMİRBAŞ
  • Kaçıngan Kişilik-Kaçıngan Kişilik Bozukluğu , Şölen ÇAMLI İNCE
  • Mesleki Sorunlar: Ruhsal Hastalık Meselesine Farklı Bir Bakış , İzzet GÜLLÜ
  • Stres Kanser Ve Hipnoz , Adem OCAK
  • Algılar , İlkten ÇETİN
  • Kabus , İlkten ÇETİN
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    19:19
    Top