2007'den Bugüne 80,906 Tavsiye, 25,754 Uzman ve 18,028 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kuduz Hastalığı
MAKALE #6770 © Yazan Vet.Hek.Dr.Başak TUNÇER ULUKARTAL | Yayın Nisan 2011 | 4,269 Okuyucu
Kuduz, merkezi sinir sisteminin akut seyirli, öldürücü viral bir enfeksiyonudur. Hastalığa, insanlarda dahil olmak üzere tüm sıcak kanlı hayvanlar yakalanabilirler. Köpek, kedi, sığır, koyun, keçi, at, gibi evcil hayvanların yanı sıra, tilki, kurt, çakal gibi vahşi hayvanlarda da sıkça görülür. Fare, sincap, gelincik, hamster gibi kemirgenlerde hastalığa yakalanabilirler. Hastalığın yayılmasında böcek yiyen ve kan emen yarasalar rol aldığı bildirilmektedir.

Kuduz Hastalığının Yayılımı

Kuduz, dünyada katı karantina tedbirlerinin uygulanabildiği ve köpeklerin girişinin engellendiği ada ülkeleri dışında bütün ülkelerde görülmektedir. Avustralya ve Yeni Zelanda'da hastalık hiç şekillenmemiştir. İngiltere, Havaî ve İskandinavya ise hastalık yönünden halen aridir. Hastalık Yugoslavya, Türkiye ve A.B.D.'nin çoğunluğunda enzootiktir. Vampir yarasalar tarafından nakledilen bovine paralytik kuduz, Güney Amerika'da endemiktir.

Sylvatic kuduz (salyayla bulaşan kuduz) ise şimdilerde Avrupa'nın çoğunluğunda büyük bir problemdir. Hastalık Batı ve Doğu Almanya, Danimarka, Belçika, Çekoslavakya, Avusturya, İsviçre ve Fransa'da yayılmıştır. Tilkiler başlıca faktördür. Kuduz, Afrika kıtasının da birçok ülkesinde görülmektedir.

Kuduz virusu tüm sıcak kanlı hayvanları enfekte edebilme yeteneğine sahiptir ve hemen hemen tüm olgularda enfeksiyon ölümle sonuçlanmaktadır. Sığır kuduzu özellikle orta ve güney Amerika'da önemlidir. Buralarda her yıl yaklaşık olarak 1 milyondan fazla hayvanın öldüğü tahmin edilmektedir. Köpek kuduzu dünyanın hala pek çok bölgesinde önemini sürdürmektedir. Enfekte köpekler her yıl dünyada görülen 75.000 insan kuduzu olgusunun büyük çoğunluğuna sebep olmaktadır. Avrupa'da birçok ülkede, Amerika'da ve Kanada'da yabani kuduz artan önem taşımaktadır. Kuduz Avustralya, Japonya, Büyük Britanya ve bazı küçük adalar hariç dünya çapında yaygındır. Hastalık Avustralya ve Yeni Zellanda da şimdiye kadar hiç görülmemiştir. Britanya da ise her birinde birer köpeğin neden olduğu iki küçük salgın başarılı olarak kontrol altına alınmıştır. Hastalık Yugoslavya, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletlerinde yaygındır. Vampir yarasalar tarafından aktarılan sığırların paralitik kuduzu ise Kuzey Meksika'dan Kuzey Arjantin'e kadar uzayan bölge dahilinde görülmektedir. Amerika Birleşik Devletlerinde hayvanlarda kuduz % 85-90 oranında yabani ve % 12-15 oranında evcil hayvanlarda gözlenmektedir. İnsanlara bulaştırmada en büyük kaynak % 91 ile köpeklerdir. Bunu kediler % 2 ile izler diğer evcil hayvanlar % 3, yarasalar % 2 ve tilkiler % 1 yer tutmaktadır. 1989 yılında kokarca en yaygın kuduz gözlenen hayvan olarak belirlenmiştir.

KUDUZ HASTALIĞINDA BULAŞMA

Enfeksiyon kaynağı hemen daima enfekte hayvandır. Virus enfekte hayvanların salyaları ile saçılır. Köpeklerde ilk klinik belirtilerin görülmesinden 5 gün öncesine kadar salyada virus bulunur. Hastalığın yayılması hemen hemen daima enfekte hayvan tarafından ısırılma ile olur. Deri yaralarının taze salya ile bulaşması sonucunda da enfeksiyon meydana gelir fakat bu çok düşük bir ihtimaldir Sokak virusunun oluşabilmesi için en büyük şart ısırılmadır. Virus sağlam deriden organizmaya giremez. Yarasaların yaşadığı mağaralarda bulunan hayvanlarda, kuduzun doğal olarak görülmesi enfeksiyonun inhalasyon yolu ile de olabileceğini ortaya koymaktadır.

Virusun beyine ulaşması için geçen süre bulaşma yerinin beyine uzaklığı ile doğru orantılıdır. Bulaşma yeri beyine yakın ise (baş, boyun gibi) iletişim, ekstremitelerde(kol ,bacak) olan bulaşma yerinden daha kısa süre olur. Buda bize baş ve boyun bölgelerindeki ısırma vakalarının diğer bölgelerdeki ısırma vakalarından ne kadar fazla tehlikeli olduğunu vurgulamaktadır.

Kuduzda bir hayvan tarafından ısırılmayı takiben, inkubasyon periyodu (klinik belirtilerin ortaya çıkma süresi) genellikle 14-90 gündür. Fakat bu süre bazen daha uzundur. İnkubasyon periyotları canlılarda kesin olmamakla beraber; insanlarda 27-60, köpeklerde 20-60, kedilerde 14-30, sığırlarda ise 30-60 günleri arasında değişir.

KUDUZ HASTALIĞINDA KLİNİK BELİRTİLER

Hastalığın seyri bütün hayvanlarda aynı olmasına rağmen bazı ufak farklılıklar vardır. Klasik kuduz seyrinde enfeksiyon 3 devrede kendini gösterir.

Sükunet Dönem : Bu dönem hareket değişiklikleri ile karakterizedir. Çok yavaş gelişir. Korkaklık ve sinirlilik en önemli belirtilerdir. Ayrıca evden uzaklaşma, yabancı cisim yeme ve yutkunma zorluğu vardır. Bu dönem 1-3 gün sürer.
Saldırgan Dönem : Hayvanlarda huzursuzluk artar, ısırma arzusu vardır. Genellikle yavaş seyreden bu dönemde kudurma meydana gelir.
Felç Dönemi : Ölümden kısa bir süre önce oluşan bu devrede, yüz kasları, gövde ve ayak kaslarında meydana gelir. Alt çene felci nedeniyle hayvan yem ve su alamaz duruma gelir. Bu dönem 3-4 gün sürer.
Kuduz bulguları birçok olguda çok karakteristiktir. Hastalık klinik bulgular yardımıyla teşhis edilebilirse de, kesin teşhis ancak laboratuar muayeneleri ile yapılabilir. Zira bazı hastalıklar (köpeklerde gençlik hastalığının sinirsel şekli, yalancı kuduz, kedilerde paraziter invazyonlar, atlarda Borno hastalığı, koyunlarda luping ill gibi) kuduzla karıştırılabilir. Kuduzdan ölen veya öldürülen hayvanlardan laboratuar teşhisinde, genellikle Dünya Sağlık Örgütünün de kabul ettiği 3 metottan yararlanılmaktadır. Bunlar; Histopatolojik Muayene Metodu (Sellers boyama), Florasan Antikor tekniği, Deneme hayvanı inokülasyonudur.

KUDUZ HASTALIĞINDA TEŞHİS

Sellers ve F.A.T. ile yapılan muayeneler sonucu Negri cisimcikleri tespit edilemeyen marazi maddeler deneme inokülasyonuna tabi tutulurlar. Böylece F.A. Tekniği ile yapılan muayenedeki % 1 yanılma payı ortadan kalkmış olmaktadır. İnokülasyon yapılan deneme fareleri 21 gün gözlem altında tutulur. İlk 5 gün içinde ölen fareler muayene edilmez. 6. Günden itibaren kuduz semptomları görülmeye başlar. Ölüm semptomların görülmesinden 5-6 gün sonra meydana gelir. Ölen farelerin beyinleri Seller ve F.A.T. ile boyanarak muayeneleri yapılır.

Histopatolojik muayene yöntemi ile % 85, F.A. Tekniği ile % 99 oranında müspet olgular tespit edilmesine rağmen % 1 lik bir yanılgı ancak deneme inokülasyonu ile saptanabilmektedir. Bu nedenle deneme inokülasyonu yapılan farelerde kuduza bağlı ölüm olayları 9-21 günler arası meydana geldiğinden denemenin sonuçları alınmadan insan sağlığı açısından uygulana aşının kesilmemesi gerekir.

Bu nedenlerden dolayı teşhis zincirinin son halkasını oluşturan deneme inokülasyonunun ayrı bir önemi vardır.

TÜRKİYE' DE KUDUZ

Türkiye Asya ve Avrupa kıtaları arasında değişik coğrafi bölgeleri olan bir ülkedir. Ülke genelde dağlık ve ormanlık olması nedeni ile her türlü evcil ve vahşi hayvanın barınmasına olanak sağlar. 1970' lerin sonlarına doğru, büyük şehirlerde insan populasyonunun artışına bağlı olarak köpek sayısında da artışlar olmuş, buna paralel olarak da kuduz vakaları artış göstermiştir. Son yıllarda alınan tedbirler ve aşılamalarla kuduz vakalarında düşüşler görülmektedir. Şimdilerde en fazla kuduz vakasının İstanbul ilinde olduğu gözlenmektedir. İzmir'de ise 1988-1996 yılları arsında kuduz vakalarında dikkat çekici bir azalma vardır. Fakat 1997 yılından sonra yeniden kuduz vakaları artmıştır.

Türkiye, köpek kuduzunun en fazla görülen tek Avrupa ülkesidir. Fakat köpek kuduzunu görüldüğü birçok ülkede olduğu gibi teyit edilmiş az sayıda vahşi hayvan kuduz vakası da vardır. Bunlar kuduzun köpeklerden vahşi yaşamdaki hayvanlara nakli sonucu olabileceği gibi vahşi yaşamdaki bir kuduz rezervuarının göstergesi de olabilir. 1988-1997 yılları arasında tüm kuduz vakaları içinde, köpek kuduzu % 76.2 vahşi yaşam kuduzu %1.2'dir.

Temas sonrası yönetim :

Herhangi bir vahşi memeli veya yarasa tarafından ısırılan ya da tırmalanan hayvan ya da insan, kuduz virusu ile temas etmiş varsayılır. Çünkü bu hayvanlar ısırdıktan sonra ortadan kaybolduğu için test edilmesi mümkün olmamaktadır.

Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ve Yönetmeliğine göre (1989 tarih 3285 no) Aşısız köpek ve kediler eğer kuduz bir hayvan ile temas ettirilirse acilen ötenazi edilmelidir. Eğer hayvan sahibi bunu istemiyorsa, hayvan 6 ay süreyle çok sıkı bir şekilde izole edilmeli ve süre bitiminden 1 ay önce aşılanmalıdır. Aşı zamanı geçmiş hayvanlar için durumun değerlendirilmesi gerekir.

Devamlı aşılanmış olan köpek ve kediler temastan hemen sonra tekrar aşılanmalı, hayvan sahibinin kontrolü altında tutulmalı ve 45 gün süreyle kuduz belirtileri yönünden gözlenmelidir.

Tüm çiftlik hayvanları kuduza duyarlıdır. Sığır ve atlarda enfeksiyon daha sık görülmektedir. Aşılanmış hayvanlar kuduz hayvanlar tarafından ısırılmış ya da tırmalanmış ise hemen aşı uygulanır ve 45 gün süreyle gözlem altına alınır. Aşılanmamış hayvanlar acilen kesime gönderilmelidir. Eğer hayvan sahibi bunu istemiyorsa hayvanlar 6 ay süreyle yakın gözleme alınırlar.

Aşılanmamış çiftlik hayvanları kuduz bir hayvan tarafından ısırılırsa, ısırılan bölge atılmak üzere 7 gün içinde kesimi yapılıp yenebilir. Bu durumda et ve sakatat enfeksiyon riski oluşturmaz. Eğer hayvan temas ettikten sonra 8 gün geçmiş ise mezbaha yetkilileri kesimi reddetmelidir.

Kuduz hayvanın eti ve sütü insan ve hayvan tüketimi için uygun değildir. Ancak ısı ve pastörizasyon işlevlerinin virusu öldürmesi nedeniyle pastörize ya da kaynamış sütler ve pişmiş etlerin tüketilmesi mümkün olabilir .

Bir sürüde birden fazla kuduz ya da kuduz hayvanla temas etmiş hayvan olması enderdir. Otçullardan otçullara bulaşma da zor ve enderdir. Bu nedenle sürüde kuduz teması olan ya da kuduz olan bir ya da birkaç hayvan olması durumunda, tüm sürüyü sınırlamanın bir anlamı yoktur.

Kuduz hastalığına yakalanmış ve kuduz hayvan tarafından ısırılan hayvanlar tazminatsız olarak öldürülür ve imha edilir. Ancak, kuduz hayvan tarafından ısırılan hayvanların sahipleri öldürülmelerine rıza göstermez ise, en geç 5 gün içinde Semple kuduz aşısı ile tedavi altına alınmak şartıyla, hayvan nevilerine göre yönetmelikte belirtilen karantina süresince masrafları hayvan ait olmak üzere karantinaya alınır.

Kuduz hastalığının bulaşmasından şüphe edilen hayvanlar da tazminatsız olarak öldürülür. Sahipleri öldürülmelerine rıza göstermez ise en geç 5 gün içinde kuduz aşısı ile tedavi altına alınarak et yiyenler, tek tırnaklılar ve sığırlar 6 ay; koyun, keçi, domuz ve kanatlılar 3 ay masrafları sahibine ait olmak üzere karantinaya alınır.

İnsanları ısıran hayvanlarda yönetim:

Eğer kuduz hayvanla teması olmayan sağlıklı köpek ya da kedi insanı ısırmış ise, 10 gün gözlem altına alınır. Bu gözlem döneminde hayvana aşı yapılmamalıdır. Veteriner Hekim tarafından kuduz belirtileri yönünden sık sık kontrol edilir. Herhangi bir hastalık ya da kuduz belirtileri görüldüğünde, lokal halk sağlığı yetkililerine haber verilir. Belirtilere göre kuduz şüphesi varsa, hayvan uyutulur, kafası alınır ve soğuk ortamda en yakın resmi teşhis laboratuarına götürülür.

Başıboş ya da istenmeyen bir köpek ya da kedi birisini ısırdığında, tercihen hayvan hemen uyutulabilir ve kafası teşhis laboratuarına götürülür. Köpek ve kediler dışındaki hayvanlar ısırdığında, özellikle vahşi hayvanlarda virus saçma periyodu bilinmediği için, bu hayvanların önceden aşılanmış olması ötanazi yapılmaz anlamına gelmez. Köpek ve kedi dışındaki hayvanlar tarafından ısırılma durumunda yönetim, ısırma yeri ve o bölgedeki kuduzun epidemiolojisinin bilinmesi ile ilgilidir.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kuduz Hastalığı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Vet.Hek.Dr.Başak TUNÇER ULUKARTAL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Vet.Hek.Dr.Başak TUNÇER ULUKARTAL'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Vet.Hek.Dr.Başak TUNÇER ULUKARTAL'ın Makaleleri
► Adanada Kuduz Önlenebilir mi? Vet.Hek.İ.Serdar SAYAR
► Kuş Gribi Hastalığı Vet.Hek.İ.Serdar SAYAR
► Kedilerde Fıp Hastalığı Nedir? ÇOK OKUNUYOR Vet.Hek.Mirsad Kürşad ERDOĞAN
► Köpeklerde Cushing’s Hastalığı Vet.Hek.Naile KARAGÖZ GÜRAL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,028 uzman makalesi arasında 'Kuduz Hastalığı' başlığıyla benzeşen toplam 88 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Veteriner Hekim Olmak Nisan 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:00
Top