Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Evliliğin Boyutları - Sevgi, Güven, Saygı, Sadakat, Cinsellik, Ailelerle İlişkiler, Ekonomi, Ev Düzeni, Cinsel Yaşam, Çocuk, Sosyal İlişkiler, Bireysel Özgürlükler
MAKALE #6830 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Tunç TATAKER | Yayın Nisan 2011 | 18,882 Okuyucu
Ülkemizdeki evliliklerin hemen hemen yarıya yakını kök aileler nedeniyle bitme noktasına gelmekte ya da bitmektedir. Bir diğer yarısı ise kişilik yapılarının uymaması, evlilikten beklentilerin karşılanmaması, alkol madde veya kumar bağımlılığı, fiziksel ya da sözel şiddet, aldatma, cinsel sorunlar ya da cinsel uyumsuzluk, ilgisizlik, sevgisizlik, sorumsuzluk vb. gibi bir çok faktörden dolayı bitme noktasına gelebilmektedir. Ancak 10 yılı aşkın mesleki deneyimimde çiftler arasında gözlemlediğim, tüm sorunları arttıran ve besleyen en temel sorun İLETİŞİMSİZLİKTİR. Bir ilişkide sağlıklı bir iletişim yoksa öfke vardır ve bu öfke ilişkinin her boyutuna mutlaka olumsuz olarak yansıyacaktır.

Evlilik birlikte çıktığımız uzun bir yolculuk gibidir. Sırt çantalarımızı alıp uzak bir diyara seyahat etmemiz gibi. Ve bu uzun yolculukta bir çok çukurla hendekle, engebelerle karşılaşacağız. Bazen biz bir çukura düşeceğiz eşimiz bizi çekip çıkartacak, bazense o bir çukura düşecek biz onu. Bazen bir dağı birlikte tırmanacağız ve iplerle birbirimize bağlı olacağız. O düşerse bizi de düşürecek biz düşersek de onu. Bazen yeşillikler, ırmaklar ve kuş seslerinin olduğu güzel bir vadiye çıkıp oranın keyfini birlikte süreceğiz. Evlilik dediğimiz olgu tam anlamıyla böyle bir YOL ARKADAŞLIĞI, HAYAT ARKADAŞLIĞI OLMALIDIR. Size önerim evli bir çift olmaya çalışmayın, HAYAT ARKADAŞI, YOL ARKADAŞI OLMAYA ÇALIŞIN.

Evlilik bir yol, hayat arkadaşlığı olamadığında ise sadece evlilik olarak kalır. Ve ne yazık ki ülkemizdeki evliliklerin bir çoğu sadece evliliktir. Yani içeriden baktığımızda çoktan bitmiş ya da aslında hiç olmamış ilişkiler ama sürdürülmeye çalışılan ya da sürdürülüyormuş gibi yapılan teknik evlilikler görürüz. Aynı evin içinde yiyip, içip, TV izleyen, duş alan, uyuyan ve 40 yılda bir cinsellik yaşayarak durumu kurtarmaya çalışan çiftler vardır.

Bu teknik ilişkiler tamamen korku ve kaygılara dayalı devam ettirilir. En büyük kaygı çocuklarla ilgilidir.

* Çocuklar ne olacak?
* Ekonomik kaygılar
* El-Alem ne der?
* Eyvah dul kadın mı olacağım?
* Aman ailelerimizi üzmeyelim
* Yalnızlık korkuları
* Yeni bir ilişkiye başlama korkuları
* Eşin ileride başka biriyle birlikte olması kaygıları vb.

bir çok kaygı ve korku çifleri aslında hiç olmamış ya da bitmiş mutsuz evliliklerin içinde tutmaya devam eder. Tüm bu korku ve kaygılar bizim kültürümüze özgü gerçekçi olgulardır. Bu korku ve kaygıların gerçekçi olmadığını söylemeye çalışmıyorum. Şunu söylemeye çalışıyorum. Bir ilişki sadece korku ve kaygılar temelinde sürdürülüyor, sürdürülmeye çalışıyorsa asla gerçek bir ilişki, hayat arkadaşlığı, eş ve aile olma ilişkisi olamaz. Bu hiçte sağlıklı ve anlamlı değil. Ya gerçekten iki iyi hayat, yol arkadaşı olalım ya da...ASLA KORKU VE KAYGILARA DAYALI BİR İLİŞKİ SÜRDÜRMEYİN.

Bir ilişkideki temel ve en derin ihtiyacımız ANLAŞILMA ihtiyacımızdır. Birinin bizi anlamasına ihtiyaç duyarız ve bunu en yüksek düzeyde hayat arkadaşımızdan bekleriz. Kendi içimizde ne yaşıyoruz. Öfkeli miyiz, kızgın mıyız, korkuyor muyuz, heyecanlı mıyız, coşkulu muyuz, kederli miyiz, bunu birinin anlamasına ihtiyacımız vardır. Eşimiz, partnerimiz bizi ne denli anlıyorsa biz ilişkimizde o ölçüde değerli, anlamlı, özel, vazgeçilmez ve seviliyor hissederiz. Kendimizi güvende hissederiz. Ve ilişkimize olan motivasyonumuz yüksek olduğundan ilişkimizi sürdürmek ve daha güzel hale getirmek uğruna göstereceğimiz enerji, çaba, özveri ve fedakarlıklar da o denli yüksek olacaktır. Olumsuzlukları daha az görür, ilişkimizle ilgili sıkıntılara daha fazla katlanabiliriz. Ancak yol arkadaşımız bizden bihaber olarak yola devam ediyorsa giderek herkes kendi yolculuğunu sürdürmeye başlar ve bu KOPMA anlamına gelir. Ardından kırgınlıklar, öfke patlamaları gelir. Aslında tüm bu öfke patlamalarında şunu demek isteriz "neden beni anlamıyorsun, neden beni görmüyorsun". BİRBİRİNİZİ ANLAMAYA ÇALIŞMAKTAN ASLA VAZGEÇMEYİN.

Anlaşılamadığımız bir ilişkide; değersiz, anlamsız, önemsiz, sevilmiyor hissettiğimiz bir ilişkide ise asla varolamayız ve o ilişki için hiç bir çaba göstermek istemeyiz.

Size belki de hiç tanımdağınız bir kavramdan bahsediyorum. Yol arkadaşı, hayat arkadaşı olabilmekten.

Çiftler bana geldiklerinde analiz ettiğim temel nokta tüm yaşadıkları sorunlara rağmen birbirlerine karşı hala saf bir sevgileri var mı? Çünkü dayanak noktası budur. Sevgi bitmişse konuşulacak fazla bir şey yoktur. Bazen sevginin üzerine cam kırıkları yüklenmiş ve sevgi altlarda kalmış olsa da cam kırıklarını temizleyebilirseniz onu yeniden yüzeye çıkartabilir ve güçlü kılabilirsiniz. SEVGİNİZİ ASLA ÖLDÜRMEYİN.

İlişki yaşayan bir canlı organizma gibidir. Yeni doğmuş küçük bir bebek gibi düşünün. Besledikçe, baktıkça, ilgilendikçe, özveride bulundukça günden güne büyür, gelişir ve daha da güzel bir varlık haline gelir. Beslemedikçe, ilgilenmedikçe ve bakmadıkça da önce zayıflar, sonra hastalanır ve en sonunda ölür. İLİŞKİNİZİ BESLEMEYİ BİR GÜN BİLE İHMAL ETMEYİN.

Bu yol arkadaşlığının olmazsa olmaz prensipleri vardır. İlk ve en önemli prensip GÜVEN dir. Bu genel bir güven duygusudur. "Bu insan her zaman benim yanımda olur, beni korur, bana bakar, beni sever, benimle ilgilenir, düşersem kalkmama yardımcı olur, beni yarı yolda bırakmaz" güveninden söz ediyorum. Çünkü bir ilişkideki en önemli olgudur güven. Bazen sevgiden bile önce gelir. Güvenemediğimiz bir insanla bırakın yol arkadaşı olmayı, hayatı paylaşmayı, oturup bir yerde bir bardak kahve bile içemeyiz. GÜVENİ ASLA SARSMAYIN.



Hayata bakışımız, ihtiyaçlarımız, beklentilerimiz günden güne değişir. Birbirinizin hayattan, ilişkinizden neler beklediğini iyi bilmeli ve bu bilgileri sürekli güncellemelisiniz. Bunun yolu da sağlıklı bir iletişimden geçiyor. İlişkimizde beklentilerimiz karşılandığı oranda mutluluğumuz, bağlılığımız ve motivasyonumuz artacaktır. Bu beklentiler her boyutta olabilir. Cinsel yaşam, ailelerle ilişkiler, yaşam amaçlarımız, sosyal ilişkiler, arkadaşlıklarımız, hobilerimiz, ev düzeni, sosyal ilişkiler, bireysel özgürlüklerimiz, çocuk vb. Bunları detaylı olarak konuşabilmelisiniz. Birbirinize değersiz, önemsiz, sevilmiyor hissettiren en ufak bir davranıştan, sözden, mimikten, tutumlardan uzak durmalısınız. "Ben buyum değişemem" diyen insanların ilişkileri genelde bitmeye mahkumdur. Mesleki deneyimimde bunun binlerce örneğini gördüm diyebilirim. Değişmek ve gelişmek zorundayız. Ve bunu birlikte yapabilirsek eğlenceli bir yolculuk gibi olacaktır. DEĞİŞMEK VE GELİŞMEK ZORUNDAYIZ.


İlişkide, evlilikte, daha doğrusu hayat arkadaşlığında asla yapılmaması gereken YASAKLAR bulunmaktadır.

YASAKLAR
  • Geçmişi ve geçmişte yaşanılmış olan tüm olumsuzlukları konuşmak. (geçmişi konuşan çiftler geçmişin olumsuzluklarında takılı kalırlar. Oysa geçmişin olumsuzluklarını geçmişi konuşmak değil yeni ve güzel yaşantılar oluşturmak silebilir)
  • Ayrılmaktan, boşanmaktan bahsetmek. (tartışmalarında sık sık ayrılmaktan bahseden çiftler bir gün o noktaya farkında olmadan varırlar)
  • Yargılamak, eleştirmek, iğnelemek, suçlamak. (temel iletişim engelleridir)
  • Aşağılamak, rencide etmek, tehdit etmek
  • Sözel ya da fiziksel şiddet tutumları göstermek. (fiziksel veya sözel şiddetin uygulandığı bir ilişkinin geleceğinden söz edemeyiz)
ÖNERİLEN KİTAPLAR
  • 5 Sevgi Dili (Garry CHAPMAN)
  • Erkekler Marstan, Kadınlar Venüsten (John GRAY)
  • Öfke Dansı (Harriet LERNER)
  • Önce Kendini Tanı, Sonra İlişki İste (OSHO)
  • Sen, Ben ve Aramızdaki Her Şey (Mehmet SUNGUR)
  • Evliliğin 4 Mevsimi (Garry CHAPMAN)
  • Keşkesiz Bir Yaşam İçin İletişim (Doğan CÜCELOĞLU)
Tunç TATAKER
Uzman Psikolojik Danışman
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Evliliğin Boyutları - Sevgi, Güven, Saygı, Sadakat, Cinsellik, Ailelerle İlişkiler, Ekonomi, Ev Düzeni, Cinsel Yaşam, Çocuk, Sosyal İlişkiler, Bireysel Özgürlükler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Tunç TATAKER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Tunç TATAKER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Tunç TATAKER Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Tunç TATAKER
İstanbul
Uzman Psikolojik Danışman
Uzman Psikolojik Danışman - Evlilik ve İlişki Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi268 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Tunç TATAKER'in Yazıları
► Romantik İlişkiler: Sevgi Neydi? Dr.Psk.Bahar KÖSE KARACA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,477 uzman makalesi arasında 'Evliliğin Boyutları - Sevgi, Güven, Saygı, Sadakat, Cinsellik, Ailelerle İlişkiler, Ekonomi, Ev Düzeni, Cinsel Yaşam, Çocuk, Sosyal İlişkiler, Bireysel Özgürlükler' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kadınlarda Depresyon Kasım 2008
◊ Issız Adamlar Nisan 2011
◊ Bir Kadın Asla Unutmaz! Nisan 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:08
Top