2007'den Bugüne 83,860 Tavsiye, 26,317 Uzman ve 18,759 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ülkemizde Psikolog ve Psikolojik Danismanlık Mesleği Sonlanıyor mu?
MAKALE #6880 © Yazan Psk.Halil TÜRKMEN | Yayın Mayıs 2011 | 4,796 Okuyucu
Ülkemizde Psikolog ve Psikolojik Danismanlık Mesleği Sonlanıyor mu?

Degerli Meslektaslarim,

TBMM ‘de görüşülen Sağlık Bakanlığı Meslek Yasası, bu şekilde yasalaştığında; ülkemizdeki Psikologluk ve Psikolojik Danışma Mesleğinin sonunu hazırlayacağını düşünüyorum.

Uzun süredir bu mesleği icra eden deneyimli bir büyüyünüz olarak, bu sonuca nasıl vardığımı kısaca açıklama istiyorum.

Yasa, psikolog ve psikolojik danışmanlık hizmetleri verebilmek için en az Klnik Psikoloji alanında lisans eğitimi sonrası en az mastır yapılması şeklinde, yasalaşsa dahi herşey bitmi sayılmaz. Kanuna uygun düzenlenecek yÖnetmelikte, makalemin en sonunda belirttiğim, maddeler, Psikoloji ve PDR Lisans mezunlarının kazanılmış haklarını koruyucu, bu alanın gelişimine katkı getirici düzenlemeler yapılabilir. Özellikle, Psikoloji ve PPR lisans mezunlarından yalnız sağlık sektöründe değil diğer sektörlere de görev yapan lisans mezunlarının deneyimlerini de dikkate alan düzenlemelere mulaka yönetmelikte, yer verilmesi için gerekli adım atılmalıdır. Bu nedenle yönetmelik düzenlemesinde,Psikologlar ve özellikle PDR Derneklerinin ve alanlardan mezun meslektaşarımın, konuyu tartışmalarında ve gerekli duyarlılığı göstererk; kamuoyu oluşturmalarında yarar vardır.


Mevcut Durum

Gecmiste yalniz hastanelerde görev alan psikologlara, yillarca kendi meslekleri disinda “Müdür, Bas Tabip Yard vb” görevler verildi. Psikiyatistlerce, tıp mezunu olmadiklari icin kabullenilmediler ve psikolojik sorunlari olan hastalar “Danışanlar” yönlendirilmediler. Düsük maasla calistirildiklari yetmezmis gibi günümüzde döner sermayeden bile doktorlar gibi yararlanamamaktadırlar.

Bu mesleğe ve mesleğin gelişimine önem ve katkı sunan akaemisyenlerin ve benim gibi uygulamada yıllardır bu mesleğe hizmet veren ve gelişimine karşı özel çabalar gösteren, deneyimli meslektaşlarım.Bu meslegin ülkemizde ve görev aldkları illerde tanitimi, önemi, gerekliliği, kitlelerce kabul görmesi ve özellikle çağımızda ne kadar gecerli ve ihtiyaç duyulan bir meslek dalı olduğu; konularında yillarca mücadeleler verdik ve vermeye devam ediyoruz.” Ücretsiz TV.programlari, psikolojik danisma, terapi, bilimsel araştırma, psikolojik testler hazırlama,internetten mail yuluyla yada onlain hizmet, yardım ve terepi vb hizmetleri verdik.” Tam meslegimizin ne kadar önemli olduğu ve cagimizda her bireyin psikolojik danismaya ihtiyaci oldugu toplumumuzca anlasilmiya başlandi….

MEB Bağlı okullarda, Psikologlar KPSS de başarılı olsalar bile; Eğitim Fakültesi çıkışlı olmadığı için Formasyon Eğitimi almadan atanamazlar.” Formasyon alma kolaylaştırılmalıdır” PDR Mezunlarının atanmasına karşın, “ Norm Kadro engeli nedeni ile 200-250 öğrenciye bir kadro ihdas edilmektedir. Özel sektörde en yaygın olan okul öncesi ve ilköğretim okullarında bu sayıdan az öğrencisi olan kurumlar PDR elamanı zorunlu olmasına karşın istihdam etmemektedirler.” Ayrıca Psikolojik Danışma Hizmetlerinin eğim sektöründeki önemi yeterince anlaşılmadığından, “Zorunlu personel istihdamını karşılamak amacıyle düşük maaşla çalışacak tercih edilmektedir.” Rehabilitasyon Merkezlerinde Psikologlar lehine, PDR aleyhine bir düzenleme bulunduğundan bu kurumlarda zorunlu olan “Psikolog, haftada 40 saat yada seans, PDR haftada 9 saat ders/seans görevi yapabilmektedir. Bu nedenle, psikolog kadrosu tercih edilmekte, zorunlu hallerde ise PDR tercih edilmektedir.
Hastane “Adalet Bakanlığı Çocuk Mahkemeleri ve Ceza Evler”, Psikoteknik Değerlendirme Merkezlerinde , Özel Psikolojik Danışma Merkezleri , NLP Merkezlerinde ağırlıklı psikolog görevlendirilmektedir. Mevcut yasada, psikolog ve psikolojik danışmanların görev alabilmelerinin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Dershane ve Kurslara gelince, Felsefe, sosyoloji vb. program mezunları Rehber Öğretmenlik sertifikası ile görevlendirilmekte, Psikoloji ve PDR mezunları tercih edilmemektedir. “Bu kurumlarda Psikoloji ve PDR, Felsefe,Psikoloji, Sosyoloji, Mantık dersleri ve rehberlik hizmetlerini birlikte yürütmektedirler.”

Özellikle Özel Ögretim Kanunu ile egitim sektöründe kabul görmeleri yayginlasti.ve hastanelerde ise Psikolojik Test uygulayıcılığı yapan testörlere dönüştürüldü. “ Uygulamada, Terapi ve Psikolojik Danışma seans süreleri kısaltılarak, testörlük görevi dışındaki görevleri ellerinden alındı.” Ancak, tüm bu olumsuzluklara karşı; yıllardır ağırlıklı saglik ve son on yılda egitim sektöründe önemi artmıştır.
Bu gün Psikologlar, Devlet sektöründe Saglik, Adalet Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakaligi “Egitim Formasyonu alarak” bünyelerinde siınavla; Özel Sektörde Hastane, Psikoteknik Degerlendirme, NLP, Özel Egitim ve Rehabilitasyon Merkezleri gibi çok sayıda resmi ve özel kurumlarda görevlendirilmektedirler. Çalisma alanlari çok gibi görülse de her merkezde ve kurumda bir psikolog “Özellikle özel kurumlar” görevlendirildigi dikkate alindıginda; Fakültelerimizden daha önce mezun olanlar ve her yil mezun sayilari dikkate alindiginda; Psikologlarin bu kosullarda bile bosta kaldiklari, iş bulma güçlüğü çektiği dikkate aliındiginda, bu program mezunlari mevcut yasa sonrasi, lisans mezunlari psikolojik danisma, psikolojik test uygulama, terapi yapma vb görevleri yapamayacaklardir

Sağlık Meslek Yasası Neler Getiriyor

Mevcut yasada bilineceği gibi Psikoloji/PDR Lisans eğitimi üzerine Klinik Psikoloji alanında mastır yapanların, psikolojik danışma yada terapi yapabilmeleri ön görüyor. Bu alanda mastır yapanlar, kariyer yapmak için akademisyenli seçeceklerinden, sınırlı sayıda Klinik Psikologla, arz talep dengesi nasıl sağlanabilecektir?

Ülkemizde, çağımızda en çok ihtiyaç duyulan “ Psikolojik Desteğe her insanın ihtiyacı bulunmaktadır” Çok sayıda alt dalı olan Psikoloji Biliminin ve Psikolojik Danışma Hizmetleri tüm sektörlerde yaygınlaştırılması gerekirken, çok sınırlı bir hale getirilmesi düşündürücüdür. “Acaba, Ülkemizde ruh Sağlığı ve Psikolojisi sağlıklı olmayan toplum ve nesil mi yetiştirilmek isteniyor.?”

Bana kalırsa kardeş programlar olan Psikoloji ve PDR Programları arasındaki tüm farklılıkları ve engelleri kaldırıcı ve bu alanların psikolojik hizmet veren her sektörde “Devlet ve Özel Sektörlerde “yaygınlaştırılmasının yolu açılmalıdır. Çünkü insan unsurunun görev aldığı her sektörde, insan makine olmadığına göre, Psikolojik Danışma Hizmetlerine gereksimi vardır

Asıl amaç Psikoloji Bilimini ortadan kaldırmak, Psikolojik Hizmetler Mesleginin ve Programlarinin sonunu getirmektir.

Bu yasa ile bu alanda, yillardir verilen emekler bosa cikarilmaya calisiliyor. İsin acisi, bu yasaya destek verenlerin, bizi temsil eden derneklerin ve bizim hocalarimizin olmasi düsündürücüdür. Kendi kişisel cikarlari ugruna lisans mezunu öğrencilerini harcıyorlar. “Biliyorlar ki bu alanda en az mastır yada doktora yapmış bu kişiler, bizleri devreden çıkarnca, tüm güç v yetki kendi tekellerinde olacaktır.” Yada Psikiyatrstlerdeki yetki daha da arttıılarak “Psikiyatristler yoğun taleplere karşılık, ilaç yazmadan, tanı için test uygulaya ve tedavi için terapiye süre ayırabiliyorlar ya !….”

Sağlık Yasası Komisyonlarında görev alan ilgililere Sağlıklı Bir Toplumun oluşumu için bu konuya gerekli duyarlığı göstermelerinin, Bir İnsanlık Borcu olduğunu, Millete karşı sorumlulukları olduğunu ve bu sorumlulukları yerine getirme duyarlılığını göstereceklerini, Değerli Akademisyenlere ise geçici çıkarlardan çok Mesleğin Etik ilkelerini dikkate alarak, kararlar alacağına inanıyorum.

Cünkü, Saglik Bakanligi Meslek Yasasindaki, tanmlar geregi lisans düzeyinde egitim alanlar her sektörde ve psikolojinin alt dallarinin uygulama buldugu her alanda emsal teskil edeceginden; özellikle, Psikolojik Danisma Merkezleri, NLP Merkezleri, Psikoteknik Degerlendirme Merkezleri ve sirasiyle diger setörlerde, Psikologluk mesleginin sonunu getirilecektir. Yasada, yasadan önceki kazanilmis haklar korunsa dahi “Daha önce mezun olan Psikoloji ve PDR mezunlari psikolojik danisma yapabilmeleri” Bir süre sonra bu meslegin sonu gelmezse bile, bu meslek de, ele düsecektir. “ Bosta kalmamak icin çok düsük bir maasla çalismak”

Mevcut yasa yürürlüğe bu şekliyle girerse, kazanılmış haklara dokunulmamış olsa dahi “ Kanun yürürlüğe girmeden mezun olanların psikolojik danışma yada terapi yapabilme yetkilerinin olması” uzun bir süreç dikkate alındığında yada yakın gelecekde; “10-15 yil sonrası bir sürecte” bu meslekte diğer meslekler gibi geçersiz hale gelecektir. Bu alanın lisans mezunları da issizler ordusuna dahil edileceklerdir.

Bu sonuca nerden vardığımı merak diyorsanız. Sağlık Meslek Yasası’ da Klinik Psikologların yada alanda mastır yapanların, psikolojik danışma yapabileceklerinin düzenlenmesi, şu anki arz talep dengesini karşılayamayacaktır. Yasa sonrası, neler olabileceği konusunda bir fikir edinmeniz için şu an ve gelecekteki olası gelişmelere dikkat çekmek istiyorum. Değerli meslektaşlarımın, meslek örgütlerinin “Özellikle üyelerini sahipsiz bırakan Psikologlar Derneği ve bu konuda yetkisi sınırlı PDR Derneği “ Yetkililerinin ve bunlara alet olarak “Psikolog, PDR kısır çekişmesi içinde olan psikolog meslektaşlarımın” dikkatlerini cekmek istiyorum.Bir an için kendilerini değil de çağımızda geçerli hale gelen psikoloji dalının geleceğine odaklanmalarını davet ediyorum. Bu iki programda, farklı fakültelerin programı da olsa, her iki program da Psikolojik Hizmetleri içerdiği için kardeş programlardır. Her ikisi de psikolojinin alt dalları ile ilgili temel bilgileri içeren dersleri almaktadırlar ve, lisans düzeyinde eğitim almaktadırlar. “ Daha önceki makalelerimde ayrıntılı belirttim.Her iki programda, çok küçük farlılıkları görüp,tartışıken , bu iki psikoloji programının ortak özelliklerin bir kenara bırakıyorlar. Burada tartışılması ve karara varılması gereken, kimlerin psikolojik danışma yapabileceğinin, yani lisans mezunlarının psikolojik danışma yapma hakkının korunarak, yasada yar almasıdır. Psikoloji/PDR alanı mezunları ve yetkililerinin uzlaşarak,meslek yasasında bu konunun netleştirilmesini, tartışmaya açıyorum.

Bu yasada, Psikolog yada Psikolojik Danisman ünvanlarinin netleştirilmesi, ilgili lisans programı mezunlarının yapabilecekleri görevlerin tanimlamalari belirlenebilir.Ancak bu meslegin gelisimini önleyip, sonunu getirmek yerine cagimizde her alanda gecerli bir meslek olmasinin önündeki engeleri kaldirici bir düzenleme yapilmamalidir
Yasa çıktıktan sonra, kısır tartışlar kimseye yarar getirmeyeceği gibi yasanın geriye dönüşü olmayacağı unutulmamalıdır. Böyle bir yasal düzenleme ile Psikolojik Hizmet veren bazı kurumlarda Psikiyatrist görevlendirilmesin yada süreç içinde alanda uzmanlaşanlar “mastı,doktora” görev almasın anlamına asla ve asla gelmemelidir. Her meslektaşım, daha kaliteli ve daha etkili danışma için uzmanlaşmayı ve uzmanların görev almasını destekler, amacımız insana hizmet odaklı olması nedeni ile insan sağlığı tüm çıkarların önünde gelmelidir.Ayrıca , psikolojik danışma hizmetleri ekip çalışması ile daha ileri noktalara gideceği ortadadır. Olanak olsa da bir kurumda görevli tüm psikologlar, psikolojinin tüm alt dallarında uzmanlaşsın. “Böyle bir olanak olmadan, uzmanlaşmanın psikolojik danışma hizmetlerinde kriter ve ön koşul olarak alınması hayaldir. Ütopyadır.

Bu yasa tasarısı, komisyonlarda olduğu gibi yasalaştığında, gerçi buna ihtimal bile vermek istemiyorum. Ancak tartışılmasının yarar getireceğine inanıyorum. Psikoloji , EPH ve PDR lisans mezunlarinin, psikolojik danisma hizmetleri verebilmeleri icin Klinik Psikoloji alaninda Mastir yada Doktora yapmalari öngörülüyor. Yapılsın ancak…. Kazanılmış haklar ortadan kaldırılmadan, psikolojinin tüm alt dallarında süreç içinde lisans mezunlarının mastır yapılabilmesinin kolaylaştırılması gerekmektedir. Mevcut koşullar ve yasal düzenlemelerle, lisans mezunlarının büyük bölümün mastır yapabilecekleri görüşü, pekde akılcı bir yaklaşım değildir. Klinik Psikoloji alanında mastır yapan lisans mezunu, Dört yada beş yıllık lisans üzerine, yüksek lisans yada doktora yapacak. Sonuçta aynı seviyede yada yakın eğitim almış psikiyatristin yanında kapıkulu olacak. Bu durumu kabullenmek yerine, bu kadar eğitim sonrası akademisyen olmayı “Kendini geliştirmek ve kariyer yapmak varken;” kim tercih etmez.
Kendi yasamimdan bir örnek vereyim, 1992 yilinda bir üniversite bünyesinde PDR Programi acmayi düsündügü ve benim, psikoloji alanında başarıl çalışmalarım ve deneyimlerimden dolayi ; PDR Programinda ögretim üyesi olarak atama teklifimi, YÖK e gönderdi. YÖK mevcut yasa gereği, en az mastir yapmis olmasi gerekir dedi. Ben mastir icin İngilizce kursuna katildim. Ancak belirli yaşdan sonra, Mastir koşullarının gerektirdiği düzeyde İngilizce ögrenemedim. “Tabii yetenek meselesi.” Bu nedenle bu program,o üniverstede 10 yil gecikme ile acildigindan ülkemiz 10 yıl kaybetti..
Yine gecmiste Ankara Üniversitesi Egitim Bilimleri Fakültesi Egitimde Psikolojik Hizmetler Anabilim Dali mezunlarina bilinecegi gibi 25.9.1989 tarihi,Üniversitelerarasi Kurul un 30 sayi ve karar no:53 ile Psikolog Ünvani verilmistir. YÖK ün 1.3.1991 tarih ve 9 nolu oturumunda 01.9.267 sayılı karari ile Programin adı Rehberlik ve Psikolojik Danismanlik oldugu, bu program mezunlarinin psikolog değil Rehber Ögretmen ünvani kullanacagina karar verilmistir. Bu kararla aynı progm mezunlarına farklı ünvanlar verilme gibi haksız ve eşitlik lkelerine “emsal” aykırı uygulamalara tanık olduk. Oysa bu programin derslerinin büyük bölümü Psikoloji ve Psikolojik Hizmetlerler, 2 yada 3 ders, Rehberlik Hizmetleri ile ilgili dersler olmasina karsin; Bu program mezunlarının bazısına Psikolog ünvanı verilirken, bazılarına da Psikolojik Danisman ünvanı verilmesi bile isabetli olacakken; Rehber Ögretmen ünvani kullanmalari karari verilmistir. Acilan davalar sonucu, ayni yil ayni programdan mezun olan kisilerin bazilarina psikolog, bazilarinada Rehber Ögretmen ünvani kullanacagi kararlari cikmistir.Genelde hastanelerde görev alanlara, Psikolog; Eğtim ve farkli sektörlerde görev alanlara “ Aynı Fakülte, aynı program hatta sinif arkadasi” ise Rehber Ögretmen ünvanı kullanabieceği kararıyla, davalar sonuclanmistir.

Ancak bu gibi düzenlemelerle, TARİH TEKERRÜR EDER….

Ayni kaos bu yasadan sonra tekrarlanacaktir endişesini şimdiden yaşıyorum. Ancak burada dikkat edilmesi gereken, o yillarda Egitimde Psikolojik Hizmetler yalniz Ankara Üniversitesi’nde bulunmaktaydi. “Hacettepe ve Bazı üniversitelerde açılmamıştı” Günümüzde, devlet ve özel üniversitelerin büyük bölümünd, Psikoloji ve PDR Programlarının bulunması; bu alan mezunlarını ne kadar büyük bir kaosa sürükleyeceğini düşünmek bile istemiyorum.

Bu iki program Fakültelerin özelliğine göre bazi dersler farkli alınmaktaydi. Ancak,özde psikoloji biliminin alt dallari ile ilgili derslerinin yüzde 80-90 nini her iki programda bulunmaktadir” Yasa kesinlesip yürürlüge girmeden, kisir çekismelerin kimlere hizmet edecegi ortadadir. Simdi bu cekismelerin bir kenara brakarak, kimlerin psikolojik danisma yapabileceginin, Psikoloji, EPH ve PDR alani mezunlari ve yetkililerinin uzlasarak,meslek yasasinda bu konunun netlestirilmesini, tartismaya aciyorum. Yasa ciktiktan sonra, kisir tartısmalarin kimseye yarar getirmeyecegi gibi yasanin geriye dönüsü olmayacagi unutulmamalidir.

Bu gün her gecen gün önemi artan, Psikolog ve Psikolojik Danismanlik mesleginin “Saglik Bakanligi- Hastaneler, MEB, Adalet Bakanligi, Cocuk Mahkemeleri ve Ceza Evleri, Psikoteknik Degerlendirme Merkezleri , Özel Psikolojik Danisma Merkezleri – NLP Merkezlerinde görev alıp, alamayacakları, mevcut yasa geregi sekillenecektir.

Mevcut Yasa Neler Getiriyor

Mevcut yasa Psikologlar Derneğinin öneri doğrultusunda çıktığında, bunu düşünek bile istemiyorum. O zaman, Merak ediyorum, akademisyen arkadaşlarimiz; özel kurum açmayı düşünüyor olabilirler. Ancak çağımızda en yaygın olan psikolojik sorunlarla talep edecek, kendilerinin deyimi ile hastaya “Danışmana” 15-20 dakikalık gülünç seans süreleri ile tedavi edebilecekerini düşünüyorlar. Nerede insanın sağlığı ve mesleki, etik ilkeler…

Açıkcası, ülkemizde ki sinirli sayida Klinik Psikologla, arz talep dengesini nasil karşılaybilecekler….

Üniversitelerde bilimsel araştırmalarla uğraşan akademisyen meslektaşarım, Bundan 15-20 yıl önce nerelerdeydiler.. Biz uygulamada, yıllarca psikolojik danışma, terapi, pikolojik testler hazırlama, psikoloji alanında bilimsel çalışmalar yapma gibi emeklerimize karşı verilen kazaılmış haklarımız gasp edilme çalışılıyor. Ülkemizde, cagimizda en çok ihtiyac duyulan “ Psikolojik Destege her insanin ihtiyaci bulundugunun toplum tarafından kabülü benim gibi meslektaslarimin yillarca süren mücadeleleri ve çalismalari sonucu, öneminin anlaşılması ve bu seviyelere gelmesinde katkısı neden göz ardı ediliyor”

Cok sayida alt dali olan Psikoloji Biliminin ve Psikolojik Danisma Hizmetleri tüm sektörlerde yayginlastirilmasi gerekirken, çok sinirli bir alan haline getirilmesi düsündürücüdür.Alt dallarında uzmanlaşmaya kaşı değilim. Ancak Klinik Psikoloji alanında mastır yapmamız şansı bize verildi de bizler geri mi çevirdik. Günümüzde, alandan lisans mezunu herkese Klinik Psikoloji alaninda hemen veriliyor ya!...
Bu alanda bilimsel araştırmalar ve çalışmalar yapan, çalışmalarının karşılığında ünvanlar alan ve kariyer yapıp, kendini geliştiren ve alanın teorisini ve deneyimlerini öğrencilerine aktaran akademisyenlerin; acaba hepsi bu ünvanları alırken, hak ederek mi almışlardır? Bilimsel çalışmaları, hazırladıkları testler yada yazdıkları kitapların tamamını kendileri mi yazmışlardır. Çoğu çeviri yada yarısı alıntılardan oluşmamakta mıdır? Bu ünvanları nasıl aldıkları sorularak, hak eden akademisyenler; töhmet altında bırakılıyor mu? Akli salim akademisyenlerin akılcı ve insan eksenli düşünerek, kişisel çıkarları bir kenara bırakarak, bu konuya çözüm bulacaklarına inanıyorum

Yıllardır Psikoloji, EPH, PDR gibi alanlarda Lisans eğitimi alan, buna karşılık psikoloji alanında yaptıkları bilimsel araştırmalar, çalışmalar, teoriyi uygulamada ve deneyimde, hatta psikolojinin bir çok alt dalında; uygulayan deneyimli alan mezunları, kendi geçimlerini sağlamanın dışında ne kazanılar elde etmişler ki…. Şimdi bu kazanımları da ellerinden alınmaya çalışılıyor. Kendilerini geliştiren bir çok alan mezunu, psikolojinin teorisini uygulamada kullanmada, iddia ediyorum Bazı, mastır yapanlardan daha fazla kendini alanda geliştirmişlerdir. Çözümlenecek o kadar çok alternatif varken, çoğunluğu akademisyenlerden oluşan Psikologlar Derneği, yasa önerileri doğrultusunda çıktığında, tek koşul olarak teorik alanda mastır “Özellikle Klinik Psikoloji” eğitimini kıstas alan akademisyenlerin yüzleri kızarmayacak mı!...

Düsünüyorum da kişisel çıkarları uğruna, psikoloji alanları lisans eğitimini tarihe gömecek ve bununla da kalmayarak; ülkemizde Ruh Sagligi bozuk ve Psikolojik Sorunları çözümsüz kalan, saglikli olmayan bir toplum ve nesiller mi yetistirilmek isteniyor.

Bana kalirsa, kardeş programlar olan Psikoloji, EPH ve PDR Programlari arasindaki tüm farkliliklari ve engelleri kaldirici ve bu alanlarin psikolojik hizmet veren her sektörde “Devlet ve Özel Sektörlerde “yayginlastirilmasinin yolu acilmalidir. Cünkü insan unsurunun görev aldigi her sektörde, insan makine olmadigina göre, Psikolojik Danisma Hizmetlerine herkesin özellikle çağımızda, gereksinimi vardir.

Saglik Yasasi Komisyonlarinda görev alan ilgililerin, Saglikli Bir Toplumun olusumu icin bu konuya gerekli duyarliligi göstereceklerine inanıyorum. Dernek üyelerin ise aldıkları kararları esneterek ve kazanılmış hakları koruyarak; kendi alanlarına ihanet edeceklerinin bilincine ererek, yasada yeni kararlar alma erdemini göstereceklerine inanmak istiyorum. Böyle bir davranışın, mesleğimizin gelişimi kadar, İnsanlık borcu oldugunu, millete karsi sorumluluklari oldugunu ve bu sorumluluklari yerine getirme duyarligini göstereceklerine; meslegin etik ilkelerini dikkate alarak, objektif kararlar alacagina inaniyorum.

Makalemi, herkesin bildigi, S.Feud’ün, katildigi bir toplantida ki su özlü sözü ile bitirmek istiyorum.

Katilimci: Syn Freud, Psikolojik Danisma ve Terapiye bizim de ihtiyacimiz var midir
S. Freud, Evet, Psikolojik Danisma sürecinde, Kirlenen bacalarimizin temizlenmesi icin yilda en az birkac kez meslektaslarimiza görünmemize ihtiyacimiz vardir Psikolog ve Psikolojik Danismanlarin da,insan olmasi nedeniyle; psikolojik destege ihtiyac duydugunu acıklayan bu söylesiden ders çikarirsak, her insanin yilda degil, bir kac ayda bir de olsa .Psikolojik Danismaya ihtiyac duyacagi ve bu alanin yaygınlasirilmasinin ve meslek sahiplerinin önündeki tüm engellerin kaldirilmasinin gerekliligi ortaya cikmaktadir.

Aksi takdirde, eskiden oldugu gibi, Psikoloji,EPH, PDR vb. kardes programlara, Psikolog, Psikolojik Danisman, Rehber Ögretmen vb. farklı ünvanların YÖK tarafından belirlenmesi yerine Üniversitelerarası kurullarca verilmesinin yolu açılmalıdır. Bunun disinda alinan radikal kararlar Kas yapalim derken, göz cikarilarak Psikoljik Danisma Hizmetlerinde meydani büyücü, falci, medyum vb. kisilere teslim edecegimiz gercegi, asla unutulmamalidir.

Mevcut Yasada Ne Gibi Düzenlemelere Gidilmelidir. Asagıdaki düzenleme konularini tartismaya acmak istiyorum

Psikoloji, EPH yada PDR Lisans mezunlarinin yasa cikmadan önceki ve sonraki görev tanimlarinin belirlenmesi, kazanilmis haklarin karunmasi
Bu gün Psikoloji, PDR Lisans mezunlarinin diplamalainda Lisans Mezunu belirtildigi icin, kulanacakları bu ünvanlar, YÖK, dernek yada ilgili fakültelerce belirlenmemeli, Ünvanlar görev alacaklari kurumlarin istihdam edecekleri personelin konumu ve görev tanımları dikkate alınarak, görev alacağı kurumca verilmesinin yasal düzenlemesi yapilmalidir.

Mevcut yasada yukarida belirtilen düzenlemelerin yapilmamasi halinde,
Yasa yürürlüge girmeden, lisans mezunu olanlara gecici madde ile kosulsuz olarak Klinik Psikoloji alaninda mastır yapmalarinin sağlanmasi, yani Klinik Psikoloji mastır programları bir çok üniversite yada kurumda açılarak, bir defaya mahsus, alandan mezun lisans programları mezunlarınız, sınavsiz ve kosulsuz mastir yapabilmelerinin yolu açilmalidir.

Yillardir bu alanda calisanlarin, bilimsel calismalari, makaleleri, eserleri, sertifikalari vb. dikkate alinarak Klinik Psikologluk yapabilecekleri, Üniversitelerarası Kurulca yada belirlenecek bilimsel bir kurulca, yasal düzenlenmesi yapılmalıdır.

Saygilarimla
Halil TÜRKMEN
Psikolog Psikolojik Danisman

Halil Türkmen
KAYNAK: 2. Kişisel Sitem
www.hturkmen.com
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ülkemizde Psikolog ve Psikolojik Danismanlık Mesleği Sonlanıyor mu?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Halil TÜRKMEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Halil TÜRKMEN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Halil TÜRKMEN'in Yazıları
► Hangi Mesleği Seçmeliyim? Psk.Halil ŞENELMİŞ
► Koçluk Mesleği Hakkında Merak Edilenler Psk.Dnş.Sibel DEMİR SARIOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,759 uzman makalesi arasında 'Ülkemizde Psikolog ve Psikolojik Danismanlık Mesleği Sonlanıyor mu?' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kişilikle İlgili Tanımlar ÇOK OKUNUYOR Ekim 2019
◊ Stres Testi Aralık 2008
◊ Unutkanlık Testi - Unutkanlık Ölçeği ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2008
◊ Beck Anksiyete Ölçeği Ağustos 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:51
Top