TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Zayıflama Diyetleri

Turgay KÖSE Fotoğraf
Dyt.Turgay KÖSE
İstanbul
Diyetisyen
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 68 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 1 Mesleki Anısı varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: Diyetisyen Diyet Beslenme Şişmanlık Obezite Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyet Uzmanı Beslenme Uzmanı Zayıflama Şişman Obez Form Sağlık Kilo Hacettepe Etik Danışmanlık Mönü Planlama Nişantaşı Diyabet Beslenme Konferansları Kurumsal Beslenme Genetik Gentest Nutri Genetik Turgay Köse Kilo Verme Light Catering Uzman Diyetisyen Beslenme ve Diyetetik Dahiliye Endokrinoloji MetabolizmaKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 1099,

* Yayın Tarihi : 09-02-2008 - 22:01 (97 gün önce),

* Ortalama Günde 11.21 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 9861 , Kelime Sayısı : 1256 , Boyut : 9.63 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dyt.Turgay KÖSE hakkında söyledikleri:
Sayın Turgay Bey'i 1.5 yıldan beri tanıyorum. (kendileri eskiden patronumdu). Başarılı, disiplinli, kendini her daim geliştiren, araştırmalar yapan, anlayışlı, hoşgörülü, iletişimi her yaştaki insanlarla çok iyi olan ve güleryüzlü bir insan olduğunu belirtmem gerekiyor. Hastası değildim ama hastalarındaki gelişimleri çok iyi görebilme imkanına sahip oldum. Kilo problemi olan biri değilim ama eğer böyle bir problemim olsa ilk başvuracağım kişi tabiki Turgay Bey olacak. Daha önce diyetisyen mesleği insanların yemek yeme özgürlüğünü elinden alan bir meslekmiş gibi gelirdi bana ama Turgay Bey... [DEVAMI..]
(Birgül, Arkadaş/Tanıdık, 15-01-2008)

Uzman Diyetisyen M.Turgay Köse'nin kontrolünde kilo alma programı uygulamıştım ve bu zaman zarfında kendisinin işinde çok dikkatli ve çok titiz bir şekilde çalıstığını gördüm.Bu durum benim kendisine olan güvenimi arttırdı.Ayrıca kendisinin birçok makalesini okudum ve çok bilinçlendirici konulara değinerek birçok kişiye çok faydası olduğunu düşünmekteyim.Ayrıca kendisinin web sitesinde beslenme üzerine birçok bilgi bulmak mümkün.Kişisel özellikleri arasında en çok dikkatimi çeken güleryüzlü ve kibar olması.İşindeki başarı grafiğinin her geçen gün yükseldiğini internetten ve Tv Programlarında... [DEVAMI..]
(Gökçe Düşko, Danışan, 14-01-2008)

Turgay beyı tanıdıgımda dietisyen mesleğine karşı duyduğum saygı arttı.
Tıbta ilaç doktor faydasının kısıtlılğı,buna karşın yaşam biçimi diet alışkanlığının çok daha önemli olduğuna inanan bir hekimim.Bir kişide kötü diet alışkanlığı varsa ve vucut beden yağ indeksi çok fazla ise o hastaların ilaç tedavisinden aldığı cevap cok daha az olmaktadır.Ben yıllarca hipertansiyon ve metabolizma bozukluklarından kaynaklanan aterosklerotik kalp hastalıklarını tedavi ediyorum.Ama son bir yıldır Dietisyen Sn Turgay Köse işbirliği ile bu tedaviye devam etmenin fayadası istatiki olarak belirgin artmıştır.... [DEVAMI..]

(dr olcay emel, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 10-10-2007)

Merhabalar.
Turgay'la iki yil once, kilo vermekle ilgili umutlarimi tamamen kaybetmek uzere oldugum bir anda, bir arkadasimin tavsiyesi uzerine gittigim Etik Diyet'te tanistim. Acikcasi Turgay'la tanisincaya kadar kilolarimdan kurtulabilecegimi sanmiyordum. Oncesinde bir cok kez yanlis diyetlerle hizli kilo kaybedip, verdigim kilolari fazlasiyla geri aldim ve bu surec icinde bir diyetisyene gitmeyi hic dusunmedim cunku diyetisyenler hakkinda duyduklarim beni korkutuyordu. Butun hafta bir diyet listesine bagli kalmak, cok sevdigim tatlidan vazgecmek zorunda olmak, baski altinda kilo vermeye ca... [DEVAMI..]

(Alev Rengin Ünlü, Danışan, 23-09-2007)

Dyt.Turgay KÖSE Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Zayıflama Diyetleri

ZAYIFLAMA DİYETLERİ


Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık raporunda şişmanlık, “vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu” olarak tanımlanmaktadır. Aşırı besin alımı, yetersiz fiziksel aktivite, kalıtım, hormonal nedenler, psikolojik sorunlar, sigarayı bırakma, alkol kullanımı gibi faktörlere bağlı olarak gelişen şişmanlık tek başına olduğu gibi komplikasyonları ile de yaşam süresini kısaltan ve yaşam kalitesini düşüren ciddi bir hastalıktır. Komplikasyonları arasında ilk akla gelenler: Kalp - damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker hastalığı, bazı kanser türleri, solunum rahatsızlıkları, karaciğer yağlanması, safra kesesi hastalıkları, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık... şeklinde sıralanabilir.

Multifaktöriyel bir hastalık olan şişmanlığın tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gerekmektedir. Dahiliye uzmanı veya endokrinolog, diyetisyen, fizyoterapist ve psikolog ile ekip halinde tedavi edilmesi durumunda daha sağlıklı sonuçlar alınmaktadır.

Günümüzde birçok kronik hastalığın temel nedenini oluşturan şişmanlığın tedavisinde diyetisyenen yetkili ve etkin meslek mensubudur. Sağlık ekibinin temel direği olan hekim hastanın gerekli muayenesini yapar, tahlillerini yaptırır ve diyetisyen, kişinin özelliklerine uygun beslenme modelleriyle normal ağırlığa iniş sürecini başlatır. Diyetisyenler aldıkları eğitimin gereği olarak beslenme programını kişiye göre ayarlayabilen, aynı zamanda zayıflama diyetlerini yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı sağlayabilecek şekilde düzenleyebilen kişilerdir.


Ağırlık kaybının geçmişine bakıldığında; midede hacim oluşturan posa tabletlerinin sindirim sisteminde tıkanmalara, kafein ve amfetaminlerin bağımlılığa, çok düşük kalorili diyetlerin ve sindirim sistemine yapılan cerrahi müdahalelerin besin öğesi yetersizliklerine, protein diyetlerinin böbrek ve kalp problemlerine, kalp yetmezliği sonucu ölümlere neden olduğu görülmektedir.


Bu gibi nedenlerle, Dünya Sağlık Örgütü obezite tedavisinde önceliğin yaşam tarzı değişikliğine verilmesinin üzerinde durmakta ve aylık ağırlık kaybının 2 - 4 kg arasında olması gerektiğini vurgulamaktadır. Kişi çok şişmansa, ameliyata hazırlanacaksa, kişide kiloya bağlı olarak herhangi bir sağlık problemi oluşmuş veya oluşma sürecinde ise, bahsedilen ekip gözetiminde ayda 6 kg verdirilebilir. Daha fazla ağırlık kaybının faydadan çok zarar vereceği asla unutulmaması gereken, çok ciddi bir konudur. Kimse 20 senede aldığı kiloları 20 günde vermeye kalkışmamalıdır. Bu uğurda aç karına greyfurt veya limon suyu içmenin, kabak çekirdeği yemenin, sürekli maden suyu içmenin, yosun tabletlerinden, kekik sularından ve form çaylarından medet ummanın hiçbir bilimsel dayanağı olmadığı gibi; faydadan çok zarar verdiği aşikardır. Sabırlı olmak şart.


Tüm bunlara karşılık her gün kitle iletişim araçlarında onlarca “şok diyetler” ile karşılaşılmaktadır. “İsveç Diyeti, Bridget Jones Diyeti, Hollywood Diyeti, Manken Diyeti, Lahana Çorbası Diyeti, Burçlara Göre Diyet, Kan Grubu Diyeti, Meyve Diyeti, Amerikan Kalp Vakfı Diyeti, Atkins Diyeti, Son Şans Diyeti” ve daha yüzlerce garip isimli veya isimsiz diyet. Peki bu kadar çok diyet listesi ortalarda dolaşırken neden hala insanların kilo problemi var? Çünkü bu tip diyetlerin çoğu başlangıçta hızlı kilo kaybı sağlasa da, kısa bir süre sonra bu kilolar fazlasıyla geri alınmaktadır. Bu tip diyetler sağlığa zarar vermenin ve metabolizmanın bozulmasını sağlayarak ömrü kısaltmanın yanı sıra, kişinin “ben bu işi başaramıyorum” diyerek umutsuzluğa kapılmasına neden olmaktadır. O nedenle, tıbbi beslenme tedavisi konusunda diyetisyenlerden destek alınmalıdır.


Genel ilkeleri benzer olmakla birlikte diyet mutlaka “kişiye özel” olarak hazırlanmalıdır. Çünkü herkesin metabolizması farklılıklar göstermektedir, tıpkı parmak izi gibi. Kilo fazlalığı olanlar genelde aç kalarak, öğün atlayarak, hiçbir şey yemeyerek sonuç almaya çalışmaktadır. Böylesi bir davranış, vücudu açlıktan ölme paniğine sürükler ve “tasarruf” moduna geçen metabolizma yavaşlar, yağ yakmak yerine tüketilen her besini yağ şeklinde depolama yoluna gider. Buna karşılık sık sık, azar azar beslenmek metabolizmayı hızlandırdığı gibi, yavaş yemeyi de sağlar. Aç kalmak ve öğün atlamak, bir sonraki öğünde hem hızlı hem de fazla yemek yenilmesine neden olmaktadır. O nedenle günde 8 saatten fazla uyunmamalı, uyandıktan sonraki 30 - 45 dakikalık zaman diliminde kahvaltıya başlanmalı, 2 - 3 saatlik aralıklarla beslenilmeli ve asla öğün atlanmamalıdır.


Dünya Sağlık Örgütü’nce günlük enerji ihtiyacının %55-60’ının karbonhidrat, %12-15’inin protein ve %25-30’unun yağlardan karşılanması gerektiği vurgulanmaktadır. Sonuçta kimse elinde hesap makinesi ile gezmeyecek elbette. Burada yapılacak en doğru davranış; et, süt, tahıl, sebze ve meyve gibi besin gruplarını gün içerisinde uzmanların önerdiği oranlarda çeşitlilik sağlayarak tüketmek olacaktır. Böylelikle kişi yeterli ve dengeli beslenmiş olur. Yeterli ve dengeli beslenmede ilave olarak tüketilen yüksek oranda yağ ve şeker içeren besinlerin hiçbir yararı bulunmamaktadır.

Yemekler zaten yağ ile pişirilmektedir. Et, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve yağlı tohumların içerisinde de yağ bulunmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; kızartma ve kavurma işlemlerinden kaçınılmalı, ekmeğe yağ sürülmemeli, zeytinyağı bile olsa aşırı miktarda kullanmamalıdır. Sonuçta katı da olsa sıvı da olsa 1 gram yağ 9 kkal. enerji içermektedir. Halbuki karbonhidrat ve proteinlerin 1gramı 4 kkal. enerji içermektedir. Demek ki diyet yaparken ekmek, pilav ve makarna gibi tahıl ürünlerinden kişi kendini tamamen soyutlamamalı, pilav ve makarna gibi yiyeceklere eklenen yağ miktarını azaltmalıdır.


Şeker açısından durum değerlendirilirse; 2 tür şeker vardır: Rafine şekerler ve besinlerde doğal olarak bulunan şekerler (meyvelerde fruktoz, sütte laktoz, tahıllarda nişasta gibi). Kaynağı ne olursa olsun, vücut gerçekte bu farkı anlamaz. Vücut, kan şekerinin tümünü aynı anda enerjiye çeviremez. Kan şekeri düzeyi normalin üzerine çıktığında; pankreastan salınan insülin hormonu bu fazla şekerin depolanması için karaciğer, kas ve diğer hücreleri uyarır. Glikozun bir kısmı, kas ve karaciğerde depolanır. İhtiyacından fazla enerji tüketimi durumunda vücut, bir kısım glikozu vücut yağına çevirir. O nedenle tatlılardan uzak durmakta yarar vardır. Yenilecekse de, tatlıların tüketim sıklığına ve miktarına dikkat etmek, ağır ve şerbetli tatlılar yerine; sütlü ve meyveli tatlıları tercih etmek daha sağlıklı olacaktır. Hatta enerji alımını sınırlandırmak ve kan şekerindeki dalgalanmalara engel olmak adına tatlı yapımında yapay tatlandırıcılar kullanılabilir.


Posalı yani lifli besinlerin tüketimi artırılmalıdır. Posalı besinler kan şekerini, kan basıncını (tansiyonu) ve kan kolesterolünü istenilen seviyede tutmaya yardımcı olurlar. Midede, su ile birlikte şişerler; tokluk, doygunluk hissi sağlarlar. Ayrıca dışkılama miktarını ve sıklığını artırırlar. Kabızlık ve kalın bağırsak kanserinden koruyucu etkileri mevcuttur. Bu yüzden haftada 2 - 3 kere kurubaklagil yemeği yenilmelidir. Ayrıca beyaz ekmek yerine esmer ekmek, pirinç yerine bulgur tercih etmekte yarar vardır. Pirinç, makarna, erişte ve unun kepekli alternatifleri mevcuttur. Kepekli tahılları tercih etmek daha sağlıklı olacaktır. Sebze ve meyveler de posa içermektedir. Ancak posaları kabuk ve kabuğa yakın yerlerde bulunduğu için, soyulmadan yenilebilenleri iyi bir şekilde yıkadıktan sonra kabukları ile tüketmek önerilmektedir.


Posanın vücutta etkili olabilmesi için mutlaka su ve sulu besinler ile birlikte tüketilmesi önerilmektedir. Suyun; alınan besinlerin sindiriminden, metabolik atıkların dışarı atılmasına kadar her aşamada çok önemli görevleri vardır. Ayrıca kilo kaybetmek, mevcut ağırlığı korumak ve fazla besin alımını engellemek için bol su içilmesi gerekir. Peki ama günlük su tüketimi ne kadar olmalıdır? Sağlıklı bir kadının günde 10 bardak, erkeğin ise 14 bardak su içmesi önerilmektedir. Kilo fazlası olan kişilerin bu miktardan daha fazlasını tüketmeleri gerekmektedir. İçilen çay, kahve, kola gibi içecekler diüretik (yani idrar söktürücü) oldukları için asla suyu yerini tutmamakta, vücuttan su atımını artırmaktadır. Nasıl Türk kahvesi yanında su içiliyorsa, aynı şekilde çay ve neskafe ile de su içilmesi gerekmektedir. En iyi çözücü, saf, katkısız ve doğal olan içecek su olduğu için günlük sıvı ihtiyacının 3/4’ü su olarak tercih edilmelidir. Özellikle yaz döneminde suya daha bir önem vermek gerekmektedir.


Bu önerilere ilave olarak mutlaka egzersiz yapılmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü en çok tempolu yürümeyi önermektedir. Bisiklete binme, yüzme, dans, aerobik ve jimnastik tarzı kalbi çalıştıran sporlar da yapılabilir. Amaç; metabolizma hızını düşürmemek, kilo verirken bir noktada ağırlığın sabit kalmasını önlemek, verilen kiloların kalıcı olmasını sağlamaktır. Sonuçta spora ayrılacak “45 dakika” günün sadece %3’üdür. “Egzersiz yapmaya zaman bulamadım” sözü mazeret olarak kabul edilmemelidir. Sonuç olarak; obezitenin tedavisinde tek başına diyet tedavisi yeterli olmamakta, beraberinde egzersiz programı ve yaşam tarzı değişikliği de gerekmektedir. Bu bağlamda kısa mesafelerde taşıt kullanılmaması, alışverişe tok karına çıkılması, her lokmadan sonra çatal ve kaşığın tabağa bırakılması, tabakta yemek bırakmanın alışkanlık haline getirilmesi gibi davranış değişiklikleri hayata geçirilmelidir.


Sonuç olarak; zayıflama programı kişiye özel, bireyin benimseyip, yaşam tarzı haline getirerek uygulayabileceği, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilecek özellikte olmalıdır. Ayrıca obezitenin tedavisinde tek başına diyet tedavisi yeterli olmamakta, beraberinde egzersiz programı ve davranış değişikliği tedavisi de gerekmektedir.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Zayıflama Diyetleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Turgay KÖSE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Kanser Ve Beslenme , Dyt.Aysen ARICAN
  • Beynimiz Yaşlanmasın , Dyt.Beste ALİMERT
  • Japonlar Sağlıklı Beslenme Sayesinde Artık Daha Uzun Boylular! , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • Kendinizi Değil, Kilonuzu Kaybedin , Dyt.İrem ÇELİK
  • Obezite Hakkında Bilgi Sahibi Misiniz ? , Dyt.Burcu CÖMERT
  • Yaz Mevsiminde Doğru Beslenme , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • 7 Den 77 Ye Obezite , Dyt.Aysen ARICAN
  • Hamilelik Öncesinde Beslenme , Dyt.Beste ALİMERT
  • En Mucizevi Besin: Anne Sütü , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Diyabet Ve Egzersiz , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Posa İle Gelen Sağlık , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Diyabet Korkulu Rüyanız Olmasın! Riskinizi Belirleyin , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Göz Rengine Göre Diyet , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • Kanser Ve Beslenme , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Besin Öğesi Kayıplarını Önlemek İçin Neler Yapabiliriz? , Dyt.Aysun SARIN ÜSTÜNGEL
  • Yağ Asitlerinin Kanser Üzerindeki Etkisi , Dyt.Burcu CÖMERT
  • İnek Sütü Proteini Allerjisi , Dyt.İpek AĞACA
  • Fazla Kilolarınızı Yenmek İçin Onların Nasıl Oluştuğunu Bilmelisiniz , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • Diyetle Ve Beslenmeyle İlgili Sıkça Sorulan Bazı Sorular Ve Yanıtları , Dyt.Aysen ARICAN
  • Beslenme Hakkında Merak Edilen Sorular , Dyt.Güneş AYNACI
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    11:17
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler