TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Ergenlik Dönemi: Sorunlu mu değil mi?

Murat SARISOY Fotoğraf
Dr.Psk.Murat SARISOY
İzmir
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com Üyesi100 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 15 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 3141,

* Yayın Tarihi : 12-02-2008 - 14:30 (1565 gün önce),

* Ortalama Günde 2.01 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 6157 , Kelime Sayısı : 762 , Boyut : 6.01 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dr.Psk.Murat SARISOY hakkında söyledikleri:
Merhaba tavsiyeediyorum takipçileri;
Bendeniz H. Meryem G. ve Psikolog Dr. Murat beye internette videolarından ulaştım ve buldum. Amerika'daki eğitimim yeni bitmişti ve Türkiye'ye dönmek çok zor geliyordu, yaklaşık 6 senedir Virginia'daydım ve artık kendimi oralı gibi hissediyordum, burda uzun bir süre kendime gelemedim. Artık ailem "kendine bir terapist bul" demeye başlamıştı ve ben hala Amerika'da ki terapistime danışmak onunla çalışmak istiyordum ama bir akşam sıkıntıdan internette surf yaparken, Murat beyin empati konulu videosuna rastladım. Bu insan son derece mantıklı ve çağda... [DEVAMI..]

(Meryem G., Danışan, 15-09-2011)

Merhabalar;
Murat beyle bir yurtdışı uçak seyahatinde tanıştık. Ben panikten ölmek üzere iken o etkileyici güzellikte ve sıradışı sakinlikte ses tonu ile rahatlatıcı bir konuşma yaptı. "Tanrım uçak korkusunu yenmek isterken psikolog beni uçakta buldu" dedim. Daha sonra 1-2 kez görüştük belki inanır belki inanmazsınız ama artık istediğim yere uçabiliyorum. Yurtdışı iş gezilerim azap olmaktan çıktılar. Hatta ne zaman iş için Viyana'ya uçsam aklıma Murat bey geliyor ve ona böyle mucizevi bir insan olduğu için önce tanrıya sonra kendisine içimden sürekli teşekkür ediyorum.

(hülya d., Danışan, 19-01-2011)

Selam herkese;
Murat bey, murat abi, murat valla hepsini diyebiliyorsunuz, seçin birini... Renkli bir insan önce annem gitti memnun kaldı, ben de bugün gittim tanıştım, konuştum, aslında gitmeye hiç niyetim yoktu. Annemin deli saçmalarından biri diye düşündüm önce ama gerçekten şu anda farklı görmeye başladım bir çok şeyi. Nasıl oldu ben de anlamadım ama söyledikleri çok mantıklı geldi. Bu yaşta ne işim var benim psikologla derken kendime bir abi buldum, tabii bu işe en çok annem sevindi. Ben şimdilik mutluyum ve tavsiye de ederim... Delikanlı ve akıllı adam şu Murat abi, helal olsun ona, iyi... [DEVAMI..]

(rüzgar, Danışan, 19-01-2011)

Dr.Psk.Murat SARISOY Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Ergenlik Dönemi: Sorunlu mu değil mi?

Ergenlik; ergen, genç, genç yetişkin ve benzeri bir dolu her gün kulağınıza gelen belki de halen içinde bulunup doya doya yaşadığınız dönem. Peki gerçekten de bu kadar sorunlu mudur, bu ergenlik denilen dönem ya da her ergen sorunlu olmak zorunda mıdır? Gelin bu sorulara bu sefer alanda iz bırakmış psikoloji kuramcılarının gözleriyle bakalım ve daha sonra karar verelim ya da bırakalım dönemi kuramcılar, uzmanlar, psikologlar düşünsün biz bu dönemin tadını çıkartalım.

Aristo’nun günümüzden yaklaşık olarak 2300 yıl önce çizdiği genç tablosu pek çok açıdan günümüzdeki ergeni çağrıştırmaktadır. M.S. 120 yılından günümüze uzanan tarih içerisinde çok çeşitli kültürlerden topladığı ergenlik gelişimi ile ilgili 200’den fazla otobiyografi, günce ve mektubu incelendiğinde, bunalımlı bir ergenlik döneminin tüm kültürlerde ve tüm zamanlarda var olduğu görülmektedir.

Ergenlik dönemini başlı başına çalışılması gereken bir dönem olarak düşünen ve konuya bilimsel yöntemle yaklaşan ilk kişi Stanley Hall ergenlik dönemini Almanca’daki bir edebiyat akımının isminden hareket ederek ‘fırtına ve stres’ (storm and stress) dönemi olarak değerlendirmiştir ve ergenlik dönemini temelde ‘çelişkiler’ dönemi olarak tanımlamıştır.

Psikoanalitik görüşe göre çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemi olarak görülen ergenlik yaşamın diğer dönemlerine göre daha sorunlu bir dönemdir. Dönemin bir ‘geçiş’ olarak algılanması, kavramsal açıdan, göreceli olarak daha sabit iki nokta arasında yer alan bir ‘değişme, büyüme ve dengesizlik’ durumunu düşündürmektedir. Diğer bir deyişle, ergenlik, fiziksel, sosyal ve psikolojik olgunluk açısından değişme, büyüme ve dengesizlik dönemidir. Çocukluk geride kalmıştır ama yetişkinliğe henüz ulaşılamamıştır. Diğer bir deyişle, yetişkinlik ve çocukluk arasında sıkışıp kalmıştır.
Anna Freud’a göre ise ergenlik bazı uyum sağlama çabalarıyla geçirilen bir dönem olduğunu düşünmektedir. Ergen cinsel dürtülerinin kontrolü ve bunlardan zevk alma arasında bir denge oluşturmalıdır.

Erikson’a göre çocuklukla kıyaslandığında bu dönemde ergenin baş etmek zorunda olduğu değişimler artmaktadır. Biyolojik olarak ergen vücudunda meydana gelen değişikliklere uyum sağlamak ve bunlara bağlı ortaya çıkan cinsel dürtülerle baş etmek konumundadır. Ergenlik döneminde kimlik gelişimi önemli ve dönemin gelişimsel ödevidir. Ergenlik yetişkinlikteki üç çekirdek çatışmaya bir hazırlık dönemidir. Gencin cinsel kimliğini tanımlama çabaları yetişkinlikteki “Mahremiyete Karşı Kapalı Olma” korkusunun temelini oluşturmaktadır. Gencin toplum içindeki yerini bulma çabaları onu yetişkinlikteki “Durgunluğa Karşı Üretkenlik” çatışmasına hazırlamaktadır. Mevcut ideolojiler arasında kendi değer yargılarını oluşturmaya çalışması genci yetişkinlikteki “Ümitsizlik ve Çaresizliğe Karşı Katılım ve Bütünlük” çatışmasına hazırlar.

Öğrenme kuramcılarından sosyal öğrenme kuramının esaslarını ergenlik gelişimine uyarlamış, cinselliğin önemli bir yeri olduğu konusunda görüşe katılmakla birlikte hayal kırıklığı, saldırganlık endişe, merak ve bağımlılık gibi öğrenilmiş veya öğrenilmemiş dürtü ve isteklerin bireyi harekete geçirdiğini belirtmişlerdir. Ergenin daha önce öğrendikleri ile toplumun kendisinden beklentileri çeliştiğinde ortaya çıkan durum karşısında yaşadığı çelişki üzerinde dururlar. Bandura ise ergenliğin bunalımlı bir dönem olduğu fikrine karşı çıkmaktadır. Düzenli istikrarlı ve sevecen ailelerden gelen ergenlerin bu dönemi rahat geçirdiklerine belirtmiştir.

Ergenliğin bir karmaşa (turmoil) dönemi olup olmadığını sorguladıkları bazı çalışmalar bu dönemin gerçekten sorunlu bir dönem olduğu sonucuna varmışlardır. Ancak ergenlik çağının ruhsal bakımdan çalkantılı bir dönem olduğu yolundaki görüşlere rağmen bu dönemin sanıldığının aksine bütün ergenler için fırtınalı bir dönem olmadığı küçük bir grup için sarsıntı verici olduğu, birçok gencin ergenliği kaygı verici olmayan büyüme ve gelişim krizleriyle tamamladığı düşünülmektedir.

Ergenlik döneminin bir bunalım ve karışıklık dönemi olduğu görüşü temelde klinik kökenlidir. Görüş, esas olarak psikanalitik tedaviye alınmış ‘sorunlu’ ve ‘rahatsız’ gençlerden elde edilen gözlemlere dayanmaktadır. Oysa, ‘normal’ gençlerle yapılan çalışmalardan elde edilen veriler incelendiğinde, ortaya tamamen farklı bir tablo çıkmıştır. Ergenlik döneminin stresli olduğunu destekleyen kanıt yoktur.
Büyüme ve cinsel gelişmenin verdiği farklılıklara uyum gösterme ve bu duruma uygun davranış ve tutumları öğrenme sırasında yaşanan gerginlikler ergenlikteki bir grup bireyi ruhsal olarak hassaslaştırmaktadır. Ergenliğe eşlik eden hızlı fiziksel değişimin, dış görünüşü ya da çekiciliği algılama ve buna bağlı özgüven sorunları gibi psikolojik süreçler üzerinde ters etkileri olabilmektedir.

Bu dönemde önemli ruh sağlığı sorunları yaşansa da çoğu ergenin bu dönemi sorunsuz geçirebildiği yapılan çalışmalar tarafından desteklenmektedir. Buna rağmen çocukluk dönemiyle karşılaştırıldığında ruh sağlığı sorunlarının ergenlikte artış gösterdiği ve duygusal iniş çıkışların daha yaygın yaşandığı birçok araştırmacı tarafından kabul edilmektedir. ‘Normal’ ergenlerle yapılan geniş çaplı taramalarda ve boylamsal çalışmalarda ergenlik döneminin iddia edilenin tersine bunalımsız ve stressiz olduğu, gelişimin rahat bir şekilde aksamadan geliştiği ve gençlerin içsel çatışmalarla, çelişkilerle ‘bunalmadığı’ izlenmiştir.

Özetle ergenliğe dair yapılan çalışmaların ve yazılan kuramların çoğu ergenliğin gerçekte hiç de öyle sanıldığı gibi sorunlu bir dönem olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Pek çok ailenin de bu anlamda “aman çocuğumuz sorunlu bir döneme giriyor” “aman biz şimdi, ne yapacağız” derken kendi kendilerini ve çocuklarını farkında olmadan programladıkları ve istemeden soruna doğru yönlendirdikleri görülmektedir.
Benim tavsiyem ise, tek cümle ile şu olacaktır; ergenlik dönemi tek başına hiçbir anlam ifade etmez, sorunu yaratan kişilerin döneme olan olumsuz bakış açılarıdır.
Olumlu bakış açılarınızın daha da zenginleşmesi umuduyla…
Uzm.Psk.Murat SARISOY
www.psikologunuz.com

Our future gençlik&magazin dergisi sayı:37 aralık 2007

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Ergenlik Dönemi: Sorunlu mu değil mi? ile İlgili Kavramlar : ergen, ergenlik, ergelik dönemi, ergenlik sorunları, problem
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Ergenlik Dönemi: Sorunlu mu değil mi?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Murat SARISOY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Psikoloji Ve Meslek Sorunları: Yüzde Yüz Bilimsellik Var Ancak Galiba Göklerde , İzzet GÜLLÜ
  • Sınav Stresinde Anne - Baba Rolleri , Mehmet DUMAN
  • Eğitimin Kör Ettiği Gözler: Ebeveyn Tutumlarının Çocukların Algıları Üzerindeki Etkileri , İzzet Zülküf ÇELİK
  • Psikoloji Sohbetleri: Mutluluk Kaf Dağının Ötesinde Değil, Evlerimizde , İzzet GÜLLÜ
  • Sağlık Politikaları: Psikologlara Kibirli Köstek, İmam Efendilere Manevi Destek , İzzet GÜLLÜ
  • Popüler Psikoloji: Ya Can Sıkıntısı Ya Geçim Sıkıntısı! Seç Birini! , İzzet GÜLLÜ
  • Kıyaslanmak , Metin KILIÇ
  • Malumat Mı, Bilgi Mi? , Metin KILIÇ
  • Işık Göründü… , Metin KILIÇ
  • Kardeşimi Kıskanıyorum , Erdim Hasip HAKVERİR
  • Ebeveyn Ölümü Ve Etkileri , Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN
  • Psikolojim Nasıl Düzelecek? , Halil İbrahim ÇABUK
  • Depresyon Nedir: Depresyon Nedenleri,belirtileri Ve Tedavisi , Seval HACIM
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) , Fatma GÜLLÜOĞLU
  • Takıntı, Temizlik, Simetri, Düzen " Farkına Varılmayan Hastalık Okb " , Uğur DEMİRBAŞ
  • Kaçıngan Kişilik-Kaçıngan Kişilik Bozukluğu , Şölen ÇAMLI İNCE
  • Mesleki Sorunlar: Ruhsal Hastalık Meselesine Farklı Bir Bakış , İzzet GÜLLÜ
  • Stres Kanser Ve Hipnoz , Adem OCAK
  • Algılar , İlkten ÇETİN
  • Kabus , İlkten ÇETİN
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    19:36
    Top