TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Evliliği Kurtarmanın Yolları

Feyzullah ALPMAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Feyzullah ALPMAN
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com Üyesi163 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 22 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 4988,

* Yayın Tarihi : 07-06-2011 - 15:42 (2088 gün önce),

* Ortalama Günde 2.39 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 9954 , Kelime Sayısı : 1205 , Boyut : 9.72 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Uzm.Psk.Feyzullah ALPMAN hakkında söyledikleri:
Feyzullah Bey'le çocukluktan gelen korkularım,kabuslarım ve kaybetme korkumun günlük hayatımı etkilemeye başlaması ile tavsiyeediyorum.com da yaptığım araştırma sonucu tanıştım.Yıllardır başetmekte zorlandığım,sık sık psikiyatrist ziyaretleri ve ilaçlarla kurtulmaya çalıştığım çocukluk travmalarımın bugüne olan yankılarıyla başetmemde ciddi katkısı oldu.Artık çok nadir kabus görüyorum ve korkularımı kontrol altında tutabiliyorum.Kendimi tanımamda,geçmişimle beraber yaşamayı öğrenmemde,korkularımı ve negatif tutumlarımı yönetebilmeyi başarmamdaki yol göstericiliğinden dolayı çok teşekkür ederim... [DEVAMI..]
(Serpil Kxx, Danışan, 25-10-2016)

Bu site üzerinden ulaştım kendisine. Yaşadığım bir travmayı aşmak için Feyzullah Bey'e danıştım. Önemli yerlerde kilit sorular soruyor ve sorgulamanızı, olaylara yukarıdan bakmanızı sağlıyor. Seanslar sırasında yargılayıcı ya da sorgulayıcı tavır takınıyor ve meseleyi kendi başınıza çözmenize yardım ediyor. Ne çok arkadaş canlısı, ne de çok uzak, danışanına karşı durması gerektiği yerde duruyor. Kendisine teşekkür ederim. Kısa sürede toparladım ve hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum.
(S.E, Danışan, 24-10-2016)

Feyzullah hoca ile cok zor bir donemde destek aldim, gecmisime inip problemlerimin kok nedenini bulmamda cok yardimlari oldu.

Esimle aramdaki problemleri cozmemde ve evliligimi kurtarmamda emegi cok buyuk.
Genel olarak kendisi ile cok rahat konusabildim ve hic bir zaman beni yargilamadi, yaptigi pratik aktivitelerle kendimi daha iyi tanimami sagladi.
Onersigi kitaplar ve hayatimda yapmami istedigi degisiklikler buyuk etki yaratti.

Kendisini psikolojik destege ihtiyac duyan herkese oneriyorum.

(Leyla Axx, Danışan, 23-10-2016)

Henüz çok acemi , meraklı ama nereden nasıl başlayacağını bilmeden yola çıkmaya çalışan bir psikoloji öğrencisinin mailine içtenlikle cevap verip umut olan sevgili hocam ; yaklaşık 6 aydır kendisinin asistanlığını yapmaktayım ve hiç şüphe götürmez ki kendimle , hayatımla ilgili bir çok şeyi değiştirmeme vesile olan , aslında çözümlerin çok basit olduğuna beni inandıran , fark ettiren , birçok insanın hayatına nasıl dokunup , değiştirdiğine şahit oldukça hayranlığımın her geçen gün arttığı , bu mesleği yapmayı seçtiysem böyle yapmalıyım dedirten sevgili hocamın yanında çalıştığım süre zarfında ... [DEVAMI..]
(Nihan Arda, Arkadaş/Tanıdık, 06-06-2015)

Uzm.Psk.Feyzullah ALPMAN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Evliliği Kurtarmanın Yolları

EVLİLİĞİ KURTARMANIN YOLLARI
“Yaşayan hiçbir şey kendi başına sadece kendisi için yaşamaz.”
(William Blake)

Beğeni, aşk, sevgi ve bağlılıkla başlayan ilişkiler yaşamın doğal bir döngüsü olarak evlilik müessesesine dönüşür. Bu süreçte her iki tarafında kendi ailesinden ayrışarak yeni bir aile olma yolunda mücadeleler başlamıştır. Anne babadan ayrılığa hazır olmak, bireysel olarak hem duygusal, hem de maddi sorumluluğu alabilmek gerekir. Bireyin ailesinden ayrılabilmesi ülkemizde çok zorlu bir süreçtir. Evlilik hazırlıklarından başlayarak her aşamada çiftler üçüncü şahısların etkisi altındadır. Kıyafet seçiminden mobilyaya, düğünün nerde ve nasıl olması gerektiğine kadar bir çok kararın iki kişi arasında alınması mümkün değildir. Çiftler daha hazırlık aşamasından başlayarak sürekli zorlanmaya, tercihlerinin etkilenmesine, hatta çocuklarının eğitimine kadar bir çok konuda tek başlarına söz sahibi değillerdir. Sürekli birilerinin müdahaleleri çiftler arasında gerginliğe, ciddi kavgalara sebep olmaktadır.

Düğün sonrası birlikte yaşamaya başlayan çiftlerin hayatlarındaki en zorlu dönem başlamıştır. Bu dönemde birlikte bir yaşam inşa edecekler, birbirlerine destek olacaklar, uyum sağlayacaklar, gelişimlerini sürdürecekler, birbirlerine bağlı kalarak birlikteliklerini devam ettireceklerdir. Bu dönemde birbirlerini çok yargılarlar, sürekli doğru kişiyle mi evlendim acaba? gibi kendi içlerinde sorgularlar. Boşanmaların en sık olduğu dönemdir ilk yıllar. Bu dönemde her iki tarafında ciddi çabalar göstermesi gerekir. Yeni bir düzen, sistem kurduklarının bilincinde olup ona göre adımlar atmalı, birbirleriyle olan iletişimlerinde yapıcı olmalıdırlar. Evlilik öncesi hayatlarını sürdüremeyecekleri gerçeğini kabul etmeli, artık ben değil biz olabilmelidirler. Bu ilk zamanlarda yaşanan en önemli sorunlardan biride cinsellik ve fiziksel şiddetle ilgili sorunlardır. Basit olarak değerlendirilen çözüm için adım atılmayan bu sorunlar zamanla ilişkide çok ciddi hasarlar meydana getirmektedir.

Evliliğin ilk birkaç yılından sonra meydana gelen çocuk yepyeni güzellik ve duyguların yanında ciddi sorumluluk gerektirdiğinden yeni sorunları da beraberinde getirmektedir. Karı-koca sistemini oluşturmadan anne-baba evresine geçilmemelidir. Genellikle de yolunda gitmeyen evliliklerde çocuğu kurtarıcı unsur olarak görüp çiftlerin hazır olmadan çocuk yapmaları durumuna sık rastlanmaktadır. Unutulmamalıdır ki aileye katılan yeni bir bireyin sorumluluğunu da üstlenmek, onun bakımıyla, eğitimiyle ilgilenmek, ona karşı davranışlarda tutarlı olmak, kurallar koyup uygulamak ciddi bir iştir.

Çocuğun büyüyüp ergenlik çağına geldiği dönemde aile çocuğunun bir takım tutumları karşısında şaşkın, ne yapacağını bilemez konumdadır. Artık kuralların esnetilmesi gerekmektedir. Çünkü her istediklerini yapan, elinden tutup her yöne çektikleri çocuk yoktur artık. Kendi bireyselleşme mücadelesini veren bir ergenle karşı karşıyadırlar. Artık çocuğa endeksli bir hayat bitmekte çiftlerin baş başa kalabildiği, birbirlerini ve birlikteliklerini sorguladıkları bir dönem başlamaktadır.

Kendi kariyerlerini sorgulayan çiftler, işlerinde yaşadıkları sorunlardan dolayı birbirlerini, hatta çocuklarını suçlayabilirler. Hayatımda sen olmasaydın şu an farklı bir yerde olurdum, kariyerimden vazgeçip kendimi sana ve çocuğa adadım, şu an kaybettiğim o kadar çok şey var ki tarzında yaklaşımlar sergilenebilir. Bir taraftan da bu dönemde çiftlerin kendi anne babalarıyla ilgili sağlık sorunları ortaya çıkmaya başlar ve onlarla ilgilenmek durumunda kalabilirler.

Çocukların ergenlikten yetişkinliğe geçtikleri dönemde yuvadan uçup kendi hayatlarını kurdukları, evlilik, öğrenim yada iş nedeniyle ayrıldıkları zaman geldiğinde çocuktan kopamama ayrışamama, çocuğun artık yetişkin bir birey olduğunu kabullenememe, kendileri olmadan yapamayacağını düşünmeleri gibi sorunlar baş göstermeye başlar. Artık baş başa kalan karı-koca geçmiş hayatı sorgularlar, senin yaptıkların, benim fedakarlıklarım şeklinde başlayan tartışmalar sürer gider.

Zaman su gibi akmış çiftler artık yaşlanmış emeklilik dönemi gelmiş, sağlık sorunları, fizyolojik sorunlar artmıştır. Bu dönemde deneyimlerini kendilerinden sonrakilere aktarmaya çalışan çiftler, ölüme hazırlanması gerekir. Geriye kalan zaman sınırlıdır ve kaliteli yaşanması gerekmektedir. Bu dönemde ortaya çıkacak sorunların çözümü daha da güçtür.

Aile sisteminin oluşumundan başlayarak devam eden süreçte bir çok problemle karşılaşılması olağandır. Ailenin işlevi çocuk dünyaya getirmek, neslin devamını sağlamaktır. Bunu gerçekleştirirken de o süreçteki gerekli niteliklere sahip olmak elzemdir.

Sağlıklı ve mutlu bir ailede olması gereken özellikler;
İletişim becerilerinin olması,
Problem çözme becerilerinin olması,
Zamanla oluşturulan uygun otoritenin olması,
Zamanla oluşturulan ve uyulan kuralların olması,
Çocuk yetiştirme konusunda bilgi ve deneyimin olması,
Ailece ve bireysel hedeflerin olması,
Aile bireylerinin tutarlı ve destekleyici olması,
Esneklik ve uyum becerilerinin olması.
Aile bireylerin rollerini gerektiği gibi yerine getirmeleri, rol karmaşasının olmaması gerekir. Mutlaka bir düzen, hiyerarşi olmalıdır.
Sağlıksız aile tipleri Fisher şu şekilde sıralamıştır;
1.Sınırlanmış/sıkıştırılmış aile tipi: Bu tip aileler bastırıcı, negatif, mükemmeliyetçilik anlayışına sahiptir.
2.İçe dönük aile tipi: Dış dünyadan kopmuş kendi içlerinde yaşayan aileler.
3.Obje odaklı aile tipi: Çocuk odaklı, birey odaklıdır. Ya da obje yerine geçebilecek başka bir şey.
4.Fevri-dürtüsel aile tipi: Antisosyal özellikler taşıyan ailelerdir.
5.Çocuksu aile tipi: Kendi anne-babalarına bağlı ailelerdir. Yetersiz, bağımlı, gelişmemiş ailelerdir. Sürekli başkalarından bir şeyler talep ederler.
6.Kaotik aile tipi: Hiçbir düzen kural olmayan ailelerdir.

Ailelerin sağlıklı olup olmadığını anlamak için sınırlara, kurallara, rollere, bireyselliklerine, bütünlüklerine, iletişimlerine bakılır.

Aile terapisi alacak ailenin bir probleminin olması gerekir ve bu problemi kendi başlarına çözemeyecekleri bilincinde olmalıdırlar. Terapide öncelikli olarak çiftlerin beklentileri konuşulur ve iletişimle ilgili sorunlar irdelenir. Terapi için gelen çiftlerin bir çoğunda iletişim kazalarının fazla yer aldığını gözlemliyoruz. Bireysel ve cinsel farklılıklardan, içinde bulunulan andaki stres yoğunlu, kültürel farklılıklar, sosyal farklılıklar, hatta mesleki farklılıklar gibi çiftlerin ellerinde olmayan bir takım nedenler istem dışı çatışmalara, yanlış anlamalara, sorunlara yol açmaktadır. Bir çok çift birlikte yaşadığı, hayatını paylaştığı insanı anlamakta zorluk çekmekte, yada yanlış anlamaktadır. Terapi sürecinde çiftlerin iletişim dilleri, çatışma çözme yöntemleri, empati yetileri konuşularak birbirlerini anlamaları sağlanır ve ilerde doğabilecek sorunlarla mücadele becerileri geliştirilir.

Evlilikten beklentiler bir çok insan için değişiklik gösterse de ömür boyu sevdiği kişinin şu anki gibi kalması, değişmemesidir. Oysa her şey gibi gerek bireysel hayatta gerekse ilişkide değişim kaçınılmazdır. Zamanla ortaya çıkacak kariyerle ilgili sorunlar, ekonomik sorunlar, fiziksel değişimler, cinsel sorunlar, değişen sosyal çevreyle etkileşim v.b. bir çok nedenden dolayı çiftler evlendikleri zamanlardaki gibi kalmayacak zamanla farklılaşacaklardır. Bu farklılaşma çiftlerde bazen hayal kırıklığı yaratacak, “benim tanıdığım evlendiğim insan sen değilsin, çok değiştin” gibi sözler sıkça tekrarlanmaya başlayacaktır. Oysa sorun çoğu kez değişen karşıdaki eşte değil, değişimi kabullenemeyen, eşine ayak uyduramayandadır.

Evlilik kusursuz işlemeli anlayışı, beklentisi de çiftlerin hayal kırıklıklarına neden olmaktadır. Her deniz dalgalıdır, coşkundur ve çoğu zamanda durgundur. Evliliğinde zor günleri olacaktır, olmalıdır da. Zorluklara karşı birlikte hareket edebilen, birlikte mücadele eden çiftler bir takım olabilir ve birbirlerine daha sıkı bağlanabilir. Küçük bir sıkıntıda takımına küsen, oynamak istemeyen bir oyuncunun asla başarılı olamayacağı gibi sorunları birlikte göğüsleyip çözmek için mücadele etmeyen çiftlerde evliliği yürütemezler. Elbette kavgalar, anlaşmazlıklar olacaktır. Bunları güç mücadelesine çevirmeyip yerine göre müsamahalı davranma, biri öfkelendiğinde diğerinin yatıştırıcı olması, istek ve düşüncelerin kızgınlıkla değil sakin bir şekilde anlatılması kalıcı yaralar açılmasını önleyecektir.

Çiftler bir birlerine karşı kin tutmamalı, affetmesini bilmeli, geçmişteki olumsuz hatıralar yerine yaşanmış güzel anıları hatırlamalıdırlar.

Keyifli, mutlu bir ilişki; geleceğe dönük ortak hedeflerin olması, çiftlerin birbirlerinin duygularını, isteklerini, ihtiyaçlarını önemsemeleri, kendilerini rahat bir şekilde ifade etmeleri, birbirlerini desteklemeleri ve motive etmeleri, en önemlisi sorunlardan kaçmak yerine onlarla yüzleşmeleriyle mümkündür.

Çiftler terapide kendilerini daha rahat ve güvende hissetmekte ve duygularını çok daha iyi ifade edebilmektedirler. Birlikteyken konuşulmaya cesaret edilemeyen çoğu şey gün yüzüne çıkmakta, ilişkiyi kötü gösteren tozlar alınmakta, çözümsüz gibi görünen sorunlar terapistin farklı bakış açısı ve yaklaşımıyla çözülmektedir. Ülkemizde eş, dost, akraba tarafından halledilmeye alışılmış olan evlilikteki problemler, terapiste gitme konusunda çiftleri engellemektedir. Oysa kalıcı çözüm üretmeyen bu yöntem bazen de problemi daha da kronikleştirmektedir. Eşlerden birinin isteksizliği de terapi sürecini olumsuz etkilemektedir. Eşim terapiste gitmek istemiyor diye mutsuz bir hayata katlanmamalı, eş yada terapist tarafından ikna edilerek çiftler terapi sürecine birlikte alınmalıdır.

Mutluluk bir hedef değil yolculuktur. Bugün için yaşa, buna benzer başka bir yaşamın olmayacak. Yaşam kaliten yaşama yaptığın katkıyla belirlenir. Yaşam kaliteni iyileştirmek için önüne çıkan sorunları temizlemen gerekir.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Evliliği Kurtarmanın Yolları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Feyzullah ALPMAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Alkol/Madde Kullanımının Aile Üzerine Etkisi , Uzm.Havva BAYAR
  • Sorumluluk ve Özgüven , Aslı PAKSOY
  • Sosyal Becerilerin Kazanımında Ailenin Rolü ve Önemi , Aslı PAKSOY
  • Şemalar, Şema Terapisi ve Bağlanma , Uzm.Ali İhsan YAKA
  • Anne - Baba Tutumu ile Çocuğun Cinsiyet Rolü Arasındaki İlişki , Ramazan KAMÇI
  • Aşk Hakkında Herşey , Nihan DİKME
  • Çocuklarda Görülen Davranış Bozuklukları, Nedenleri ve Çözüm Yolları , Uzm.Ayşe YILMAZ
  • Çocuklarda Saldırgan Davranışların Önlenmesi , Uzm.Havva BAYAR
  • Eşimi Seviyorum, Beni Aldattı! , Dr.Mehmet TEKNECİ
  • Partneriniz Bir "Narsist" mi? , Dila HOTLAR
  • Sosyal Destek , Uzm.Suna BAYRAM
  • Duygu Odaklı Çift Terapisi , Dr.Mehmet TEKNECİ
  • Çocuğun Dil, İletişim, Bilişsel ve Sosyal Gelişimini Olumlu – Olumsuz Yönde Etkileyen Etkenler , Uzm.Engin OLGUN
  • Kaygılarımızın Anlamı , Özlem ATA
  • Kadınlarda Cinsel İstek Bozukluğu , Uzm.Havva BAYAR
  • Duygusal Özgürleşme Teknikleri (Eft) Nedir? Nerelerde Kullanılır? , Aysel KESKİN
  • Çocuklarda Yeme Problemi , Uzm.Aysu YENİEL SİLLE
  • Terörün Toplum Ruh Sağlığına Etkisi , Burçin KOYUNCU
  • Çatışmadan Kaçınmak İçin Ötekini Memnun Etmek , Dr.Fatih SÖNMEZ
  • Boşanma ve Çocuk , Adem TATAR
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    08:53
    Top