2007'den Bugüne 85,371 Tavsiye, 26,669 Uzman ve 18,995 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Boşanmanın Gelişim Dönemlerine Göre Çocuk Üzerindeki Etkileri
MAKALE #7127 © Yazan Psk.Gül MERİÇ | Yayın Haziran 2011 | 4,518 Okuyucu
Aile, çocuğun ilk sosyal deneyimlerini edindiği yerdir. Anne babanın çocukla olan etkileşimi, çocuğun aile içindeki yerini belirler. Aile birliğinin bozulması tüm aile bireylerini yıpratan bir süreç olmakla birlikte bundan en çok etkilenen çocuklardır.
Boşanmanın çocuk üzerindeki etkileri çocuğun yaşına, kişilik özelliklerine, anne ve babanın karşılıklı tutumlarına büyük ölçüde bağlıdır. Boşanan ailelerin çocukları büyük bir travma ile karşı karşıya kalmakta ve devam eden süreçte karşılaşacağı zorluklarla mücadelede de yaşıtlarından daha fazla çaba sarf etmeleri gerekmektedir. Bununla birlikte gelişimsel ve psikolojik sorunlar açıdan risk altındadır.
Boşanma kararının çocuğa açıklanmasıyla birlikte bu durumu öğrenen çocuğun yaşananlara ilk tepkisi genellikle durumu yadsıma biçiminde olur. Evden ayrılan ebeveynin gidişi üzerine hiçbir tepki göstermeyebilir veya daha sonra çok doğal bir şekilde eve ne zaman döneceğini sorabilir. Bu gibi durumlar genellikle anne ve babanın kendi tepkilerini aşırı denetim altında tutmalarının çocukta ki yansımalarıdır. Oysa çocuğun üzüntüsünü yaşamasına olanak vermek çok daha sağlıklı bir tutumdur. Bazı durumlar da ise çocuk öfkesini dışa vurabilir ve toplum dışı davranışlara yönelip şiddet gösterebilir. Yapılan araştırmalar çocuk suçluluğu ile boşanma arasında doğrudan bir ilişkinin varlığını ortaya koymuştur.
Bazı çocuklar suçluluk duygularına kapılarak boşanma olayından kendini sorumlu tutar. Boşanma olayını terk edilme olarak yaşayan çocukta ise değersizlik duygusu gelişir. İlişkilerin sürekliliğine güveni sarsıldığı için diğer ebeveyn tarafından da terk edilme korkusu yaşar. Anne yada babanın gidişinin terk edilme olarak yaşanması, giden kişiye duyulan kızgınlık çocuğun kendisine çevrilir ve depresyona neden olabilir. Bu gibi depresyonlar altı veya sekiz hafta kadar sürebilir. Eğer devam eden süreç de geçmezse mutlaka uzman yardımı alınmalıdır.
Yapılan araştırmalarda boşanma sırasında çocuğun yaşının, çocuğun psikolojik, sosyal uyum ve anne-baba ile ilişkileri üzerine en anlamlı etki eden faktör olduğu saptanmıştır.

0-2 YAŞ
Bu yaş grubunda, çocuğun anlamadığı düşünülerek en az zarar göreceği düşüncesi oldukça yanlıştır. Ciddi anlamda davranış değişiklikleri gözlenebilir. Ağlama nöbetleri, uyku ve yemek düzeninde değişikliklerle birlikte bozulmalar meydana gelebilir. Oyun ve oyuncak ilgisinin azalması söz konusu olabilir. Duygusal gereksinimlerde artma, uykuda oyuncaklara sarılma, ayrılık kaygısı ve öfke çok sık rastlanan tepkilerdir

3-6 YAŞ
Boşanma olayından en çok etkilenen bu yaş grubu çocuklardır. Kendilerini ailenin merkezinde görmelerinden dolayı ayrılığa neden olmuşlar gibi kendilerini sorumlu hissedebilirler(ebeveynin evden ayrılmasının sebebi olarak kendilerinin kötü olmasını görebilirler). Bu durum yoğun suçluluk duygusu yaratabilir. Anneve baba tarafından baştan atılmışlık endişesi yaşayabilir, özgüvenleri zedelenebilir, hayal gücü azalabilir ve çekingenleşebilirler. Tekrar altıslatma (enürezis), parmak emme, karşı gelme, uyku bozuklukları, huzursuzluk, rahatsızlık, endişe, abartılmış korkular ve saldırganlık görülebilir. Terk edilme korkusu görülmektedir.

7-12 YAŞ
İlköğretim dönemindeki çocuklar, boşanma olayı karşısında şiddetli üzüntü, korku ve kaygı gibi tepkiler vermektedirler. Buna bağlı olarak reddetme ve karşı tepki verme, ebeveynin gidişini kendilerinin terk edilmesi şeklinde algılamaktadırlar. Erkek çocuklar babanın gidişi için anneyi suçlamakta ve özellikle anneye kızgınlık yaşamaktadırlar. Yoğun bir kaybetme korkusu söz konusudur. Ebeveynleri suçlarlar ve öfke geliştirirler, reddedilmişlik hissedebilirler. Taraf tutmak zorunda bırakılırsa yoğun öfke ve kızgınlık yaşayabilirler. Ders başarısında düşüş, okula uyumsuzluk, inatlaşma görülebilir. Boşanma olayından sonra eski yaşantısını devam ettirip ettirememe gibi kaygılar söz konusudur.

ERGENLİK
Otonomi mücadelesi verilen bu süreçte çocuklarboşanma olayında çok daha fazla öfke ve kızgınlık ve yas yaşamaktadırlar. Butür aile problemlerinden utanç ve sıkıntı duymaktadırlar. Gelecek ve gelecekteki ekonomik durum konusunda kaygı yaşamaktadırlar.
Kendilerini ailelerinden duygusal olarak yalıtarak tepki vermektedirler. Henüz hazır olmadığı halde bağımsız olmaya çalışır. Suça yönelik davranışlarda artış görülebilir. Denetim eksikliğinden dolayı okuldan kaçma ve suça yönelme ve madde bağımlılığı daha sıklıkla görülebilir. Ergenliğin getirdiği ruhsal sorunlar ile boşanmanın getirdiği sorunlar iç içe girmektedir. Boşanma sonrası yeterli desteği görmeyenlerde ergenlik döneminde ortaya çıkan sorunlar daha sık olarak ortaya çıkmaktadır. Okulda ve evde kurallara uymama hayata boş verme, derslerine yoğunlaşamama, iç sıkıntısı, sinirlilik, öfke patlamaları ve depresif belirtiler sık, görülmektedir. Bu dönem birçok ruhsal bozukluğun başladığı dönem olduğundan boşanmadan sonra, yaşam şartları kötü olan çocuklarda bu bozukluklar daha erken ortaya çıkabilmekte ve daha ağır seyretmektedir. Bunaltı belirtileri ve bununla bağlantılı çeşitli organlarda ortaya çıkan fiziksel hastalık belirtileri sık görülmektedir.

Boşanmanın çocuk üzerindeki etkilerini en aza indirebilmek için öncelikle, çocuğa boşanmanın ne demek olduğunu açık ve yaşına uygun bir dille, diğer eşi kötülemeden ve mümkünse anne baba beraber açıklamalıdır. Boşanma kararını ve nedenlerini gizlemeye çalışmak ya da üstü kapalı bir şekilde açıklamak çocukta belirsizlik ve güvensizlik yaratır. Soracağı her sorunun yanıtlanacağını bilmek çocuğun kaygılarını azaltır.

Sebepler ortaya koyularak geçinilemediğini, bir arada mutlu olunamadığını, çabalara rağmen bunun başarılamadığını açıklamak ve tüm çatışmalardan uzak tutmak gerekmektedir. Boşanmada bir suçlu bulunmadığını, bu durumun onunla hiçbir ilgisi olmadığını ve anne babadan birini yitirmeyeceğini, her zaman sevileceklerini ve en iyi şekilde bakılacaklarını vurgulamak ve bu yönde davranmak. önemlidir.

Aşırı baskı, aşırı ilgi ve sevgi çocukta olumsuz sonuçlar doğurabilir. Ebeveynlerin tutarlı ve doğru davranmadığı durumlarda benlik saygısında düşme olağandır. Doğru davranışlar uygulanırsa boşanma yada benzeri olumsuz olaylar, mutlaka çocukları daha az yıpratacak ve olayların üstesinden gelebilmelerini sağlayacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Boşanmanın Gelişim Dönemlerine Göre Çocuk Üzerindeki Etkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Gül MERİÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Gül MERİÇ'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Gül MERİÇ'in Makaleleri
► Gelişim Dönemlerine Göre Boşanmanın Etkileri Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL
► Boşanmanın Çocuk Üzerindeki Etkileri Dr.Psk.Nilgün Öngider GREGORY
► Gelişim Dönemlerine Göre Mutluluk Psk.Dnş.Yelda YAVUZ
► Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkileri Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,995 uzman makalesi arasında 'Boşanmanın Gelişim Dönemlerine Göre Çocuk Üzerindeki Etkileri' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kardeş Kıskançlığı Ağustos 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:07
Top