2007'den Bugüne 73,535 Tavsiye, 24,410 Uzman ve 16,654 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Engelli Çocuk ve Aile
MAKALE #7162 © Yazan Erdi KANBAŞ | Yayın Temmuz 2011 | 3,781 Okuyucu
Her aile bir bebek beklerken o bebeğe ilişkin hayaller kurar ve engelli bir çocuğun dünyaya gelmesi ihtimali hiç düşünülmez. Yapılan tüm hazırlıklar normal bir bebek içindir. Anne-baba dışında ailenin tüm fertlerinin de beklentisi aynı şekildedir.
Engelli bir çocuğun doğumu ise öncelikle anne-baba olmak üzere ailenin diğer fertlerini de etkileyen beklenmedik bir durumdur. Ailede engelli bir çocuğun varlığı , bir bütün olarak ailenin yapısında, işleyişinde, aile üyelerinin rollerinde önemli değişiklikler yapabilmekte; aile üyelerinin yaşamlarını , duygu ve düşüncelerini olumsuz yönde etkileyebilen ek bir stres kaynağı oluşturmaktadır. Olmaması gereken olmuş anne-babanın bebekleri için kurmuş olduğu tüm hayaller yıkılmış ve bebekleri için ne olduklarını bilmedikleri bir durum ile karşılaşmışlardır. Engelli çocuğun doğumu ile anne-baba arasında nedenler , niçinler birbirini izlemektedir. Doğumdan önce birçok ailenin engellilik ile ilgili bilgileri oldukça azdır. Doğum öncesi dönem boyunca birçok ailenin en büyük korkusu engelli bir çocuk dünyaya getirme ihtimalidir. Bu nedenle aileler “kız erkek fark etmez eli ayağı düzgün olsun” gibi sözler kullanmaktadırlar. Engelli bir çocuğa sahip olunduğunda anne-babalar ilk olarak hayal kırıklıkları yaşamaktadırlar. Çocuklarına ne olduğunu bilemediklerinden aile büyük bir endişe yaşamaktadır. Özellikle anne, ne yapacağını bilmemenin vermiş olduğu tedirginlikle geçirir ilk aylarını. Daha sonra ise kendilerini, eş ve yakınlarını ya da sağlık ekibini suçlarlar. Çocuklarının durumunun ne olduğunu kabul etme, birkaç ay veya yılları alabilmektedir. Araştırmacılar ailelerin engelli bir çocuğa sahip olduktan sonra geçirdikleri aşamalar arasında benzerlik olduğunu ileri sürmektedirler. Fakat geçirilen aşamalar her ne kadar benzer olsa da her anne-baba ayrı bir bireydir ve yaşanılan duyguların yoğunluğu ve derecesinin aynı olması mümkün değildir.
Engelli bir çocuğun durumu yalnızca o bireyi etkileyip kalmayıp, aile yaşamının etkileşimsel doğasına bağlı olarak, zaman zaman eşlerin evlilik ilişkisini, anne/baba/çocuk ilişkilerini ve kardeşler arası ilişkileri de olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Engelli bir çocuğun durumu anne-babada yarattığı duygular, yakın çevrenin (büyükanneler ,babalar ,arkadaşlar) tepkileriyle çok yakından ilişkilidir.Onların durumu olumsuz ve çaresizlik içinde algılaması anne-babanın da benzer duygular içine girmesine neden olmaktadır. Her çocuğun doğumu ailede birçok yeniliğe ve değişikliğe yol açmaktadır. Bu ailenin gelişimsel aşamalarıyla paralel olarak düşünülebilir. Çocuğun okul yaşına gelmesi ile birlikte ailenin okul hazırlıklarına başlaması gibi. Ancak engelli çocuğun doğumu, gelişimleri ailelerde kişilik özellikleri, birbirlerinden, hayattan, mesleklerinden, yakın çevreden ve toplumdan beklentileri de farklılaşmaktadır. Bu farklılıklar aileden aileye değişmekle birlikte anne-babaların kişilik özellikleri, eşlerin birbirlerine ne ölçüde yakın çevrenin ve toplumun tepkileri ve desteği bu değişikliklerin niteliğini ve niceliğini etkilemektedir. Yapılan araştırmalarda ailelerin engelli çocuğun kabulünden önce normal çocuk beklentisinin kaybolması, engelli bir çocuğun doğması ile normal çocuk hayallerinin sona ermesi gerektiği ve bununla ilgili hüzün ve üzüntünün yaşanması gerektiği belirtilmektedir.

Birçok aile ise çocuklarının engelli olmasını kabul edemezler. Bununla birlikte gelen engelli çocuğu reddetme, ondan utanç duyma, nefret etme, aşağılama ve bir birey olarak yok sayma eğilimleri göstermektedirler. Zaten engelli çocuk ise, bu gibi durumlar karşısında iyice kendine yönelmekte, içe kapanık bir ruh haliyle yaşamını sürdürmeye başlamaktadır. Böyle bir yaşam sürecindeki çocuk, gelişim seyrindeki basamakları düzenli bir şekilde tamamlayamadığından yaşıtlarına göre geri kalacak ve bu düzensizlikleri birbirini takip edecektir. Konuşmasından , iletişimine , temizliğinden , giyimine , okuma-yazma gibi temel bilişsel becerilerinden , her türlü öz bakım becerilerine ve toplumsal alandaki diğer tüm becerilerine kadar kendini gösterecektir. Sosyo-ekonomik düzey (alt-orta-üst), aldıkları destek hizmetler , diğer çocukların ve eşlerin evdeki davranışları, doktorların davranışları, alınan ilk danışmanlık,ilk bilgiler, toplumdaki bireylerin tepkileri ve hazırbulunuşluk düzeyleri, engelli olmayan ve daha önce doğan sağlıklı çocuklar, ailenin genel duygusal olgunluk düzeyi, kültürel davranışlar, anne-babanın eğitim düzeyi, anne-babanın yaşı, doğum sırası (ilk çocuk olma), çocuğun cinsiyeti gibi faktörler ailelerin engelli çocuğu kabullenmesi sürecini etkileyen faktörlerdir.

Engelli çocuğa sahip olan ailelerin gerek çocuğun kabullenilmesi sürecinde gerekse de çocuğun eğitim sürecinde ortaya çıkabilecek sorunlar karşısında bir desteğe ve profesyonel bir yardıma ihtiyaç duymaktadırlar. Engelli çocuk ailesine verilebilecek yardımların temel amacı;

a) Anne-babanın çocukla yapılan eğitim çalışmalarına katılımını sağlamak
b) Duygusal olarak desteklemek,
c) Bilgi alışverişinde bulunmak,
d) Anne-baba- çocuk ilişkisini artırmak, olmalıdır.

Engelli çocuğa sahip olan aileler genellikle, çocuklarının engelinin kısa zamanda değişme ve gelişme göstermesini istemekte, bundan sonuç alamayıp bu tedavinin çok uzun zaman ve sabır gerektirdiği gerçeği ile karşılaşınca da hayal kırıklığına uğramaları sonucu bu, çocuklarının tedavi ve rehabilitasyonunda olumsuz etki yapmaktadır. Bu nedenle de birçok engelli çocuk ailesi, çocuklarını Rehabilitasyon Merkezlerine getirmek istememektedirler. Engelli çocuğun gelişme süreci içerisinde eğitim ile ilgili bilgileri zamanında doğru ve basit olarak alabilmesi, aile içinde engelli bir çocuğa sahip olmanın getirdiği psiko--sosyal sorunların ilerlemeden çözülebilmesi için ailenin toplumsal ilişkiler, toplumun yapısı ve özürlülük hakkında bilgisinin yeterli olması gerekmektedir. Engelli çocuğu olan ailelerin bu konuda neler yapabilecekleri ve bu konuda tutum ve davranışlarının öğretilmesi gerekmektedir. Öncelikle bu gruba yönelik toplum eğitimi gerekmektedir. Engelli çocuğa sahip annelerin eğitim düzeyleri düşük olması nedeni ile çocukların engeli hakkında yeterli ve doğru bilgiye sahip değildirler. Bu nedenle çocuğun engeli hakkında yanlış anlama ve değerlendirmeler sonucu çocukların engeli hakkında hata yapma riskleri taşımaktadırlar. Engelli çocuk günlük yaşama, kent yaşamına ve toplum yaşamına çok sınırlı ölçüde katılabilmektedir. Eğitimden sağlığa, iş ve mesleki rehabilitasyondan, kültür ve sanata, spor ve kent standartlarının iyileştirilmesine, ulaşımdan psikolojik ve sosyal desteğe, bireysel ve aile danışmanlığı hizmetlerinden gerektiğinde sürekli bakıma kadar çok ciddi ve çözüm bekleyen sorunları bulunmaktadır. Ailelerin tüm beklentilerinin; engelli olmanın bir hastalık olmadığı, asıl amacın özürlü çocuğun olabildiğince bağımsız olması için kendi kendine yeterli duruma gelmesi olduğu, tarzında bir mantıkla karşılanmasına önem verilmeli, bu amaca uygun olarak aile psikolojik ve sosyolojik olarak hazırlanmalıdır.
Engelli bir çocuğun istenilen biçimde eğitim ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için önemli olan;
a) Ailenin çocuğunu iyi gözlemlemesi, neler yapıp yapamadığını doğru bir şekilde eğitimcilere ve çevresine aktarması,
b) Çocuğun bulunduğu seviyeyi kabullenmesi,
c) Çocuğun eğitimine katılması ve bu konuda bilgi sahibi olmaya açık olması,
d) Çocuğun potansiyeline inanması gerekmektedir.

Engelli bir çocuğun eğitiminde anne-baba katılımı sağlanması esastır. Çünkü çocuk için belirlenen kısa dönemli ve uzun dönemli amaçların gerçekleşmesinde, anne-baba da çocuğun eğitimine katıldığı takdirde amaçlara ulaşmak daha kısa süre almaktadır. Engelli bir çocuğun eğitiminden yalnızca çocuğun eğitimcisi sorumlu değildir. Eğitimci kadar anne-baba da çocuğun eğitiminden sorumludur. Unutmayalım ki hiçbir eğitimcinin elinde sihirli değnek yoktur. Ancak çocukta ilerleme anne-babanın eğitim sürecine katılımı ile olmaktadır.
(Hazırlayan: Erdi Kanbaş , Özel Eğitim Uzmanı-Aile Rehberi)

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Engelli Çocuk ve Aile" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Erdi KANBAŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Erdi KANBAŞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erdi KANBAŞ
İstanbul
Özel Eğitim Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Erdi KANBAŞ'ın Makaleleri
► Boşanmış Aile ve Çocuk Psk.Burçak DEMİRKAN
► Aile İçi İletişim ve Çocuk Psk.Dnş.Nazlı Tuğba KARABUDAK
► Aile ve Çocuk İstismarı Psk.Sena TUNÇ
► Çocuk Egemen Aile Olmak Psk.Serap DUYGULU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,654 uzman makalesi arasında 'Engelli Çocuk ve Aile' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Spina Bifida Ağustos 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:30
Top