2007'den Bugüne 90,570 Tavsiye, 27,857 Uzman ve 19,766 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Dehb Teşhisi Salgını, Boş Yere İlaç Yüklenen Zavallı Çocuklar ve Ebeveynlere Önemli Uyarı
MAKALE #7465 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Eylül 2011 | 6,201 Okuyucu
DEHB TEŞHİSİ SALGINI, BOŞ YERE İLAÇ YÜKLENEN ZAVALLI ÇOCUKLAR VE EBEVEYNLERE ÖNEMLİ UYARI

"Ama o uzmanmış. Şu kadar sene okumuş üstelik. Hem O bilmeyecek de kim bilecekmiş."

(Bir anekdot hemen: Bir ABD'li düşünürün şöyle dediğini hatırlıyor, sizle de paylaşıyorum: "Bizde insanların eğitim düzeyi arttıkça hizmet ve insaniyet kalitesi artar. Sizde bu süreç sanki ters işliyor gibi. Eğitim sisteminizi gözden geçirmelisiniz". Bu görüş doğru mu yoksa yanlış mı derdinde değilim. Onu size bırakıyorum. Bakın çevrenize, ona göre verin kararınızı. Ben sadece paylaştım.)

Bırakalım artık bu düz mantık ürünü kalıp yargıları. Bir hastalık tanısı koymanın bazı temel parametreleri vardır. "Unvanı en yüksek olan bunları bilir, unvanı düşük olan daha az bilir" düşüncesi çoğu zaman hatalı bir varsayımdır. Dediğim gibi, tanı için belli - başlı kriterler vardır; bunları okuyan herkes bilir. Ama okuyan ve bilen herkes uygulamaz. Önemli olan bilinenleri bihakkın uygulamaktır.

DEHB tanısı nasıl konulmalı, sözgelimi ben DEHB tanısını nasıl koyarım?

Buradaki ölçüye vurun olup bitenleri, sonra da ona göre verin çocuğunuzla ilgili kararları.

DÜŞÜNÜN: NEDEN SÜPER AKTİVİTE DEĞİL DE HİPER AKTİVİTE DENİLMİŞTİR

Hareketliliği;

_Durağanlık üstü,
_Hareketlilik,
_Süper hareketlilik,
_Hiper hareketlilik olmak üzere dörde ayırmak mümkün. Zaten bu hareketliliğin adı konulurken dikkat edin, sadece "hareketlilik" denilmemiştir. Hatta "süper aktivite" bile denilmemiştir. Özellikle daha ileri bir hareketliliği vurgulaması için "hiper hareketlilik" sıfatı tercih edilmiştir. Günümüzde DEHB teşhisi alanların önemli bir bölümünde bırakın hiper aktifliği süper, hatta normal hareketlilik bile yoktur.

HİPER AKTİVİTEYİ HİPER AKTİFLİK SANAN UZMANLAR

Sorunun adı DEHB yani dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğudur. Dikkat eksikliği ve hiperaktiflik bozukluğu değildir! Ne farkı var demeyin! Dikkat edin biri aktivite, diğeri ise aktiflik!

Bu gözden kaçan ve unutulan (belki de bilinmeyen) noktaya ne acıdır ki ilk defa şahsımın dikkat çektiğini düşünüyorum. İkisi de yüzeysel bakınca (şu zamanda kim neye derin bakıyor ki) sanki benziyorlar gibi ama aynı şeyler değil.

Evet hiper aktivite hiper aktiflik (hareketlilik) demek değildir. "Hiper aktivite" yapılan her iş ve eylemde hiper hareketli olmayı ifade eder. "Hiper aktiflik" ise sadece belli davranışlarda hareketli olmayı anlatır. Çoğu uzman maalesef ki bu çok mühim ayrıntıyı bile bilmez.

Tüm iş ve eylem aktiviteleri hiper hareketli olan çocuk yemek yeme, su içme, oturma, kalkma, sohbet etme gibi pek çok aktivitesinde ileri boyutlu bir hareketliliğe sahiptir. Oysa hiperaktif dediğimiz çocukların sadece yürüme, koşma ve oyun hareketleri biraz aktiftir.

HER AŞIRI HAREKETLİLİK EŞİTTİR DEHB DEĞİLDİR

Her ne kadar dünyada hastalık olarak görmeyenler olsa da ben hiperaktivitenin "çok nadir görülen bir bozukluk" olduğunu kabul ederim. Dolayısı ile çocuktaki hareketliliği evvela, "Sorunlu çocuk yoktur, sorunlu anne baba vardır" ilkesi gereği etraflıca sorgularım.

İKİ TEMEL BERLİRTİ: DÜRTÜSELLİK VE EŞLİK EDEN DİKKAT BOZUKLUĞUDUR

Başta, en temel DEHB kriteri olan "dürtüsel hareketliklik" var mı, ona bakarım. Bunun için çocuktaki hareketliliğin yer ve zaman gözetip gözetmediğini araştırır, asgari bir saat boyunca, klinik ortamdaki hareketlerini ve ebeveyn çocuk arasındaki ilişki biçimini gözlerim.

Özellikle hastalığın en temel kriteri olan dürtüselliğin tespiti için; çocuğun misafir gelince, yabancı bir ortama girince vs. nasıl davrandığı çok önemlidir. Hiperaktivite tanısı almış çocukların tamamına yakınında, bu gibi sosyal ortamlara girince hareketlerinde belirgin bir azalma olduğu söylenir. Bu bize çocuktaki hareketliliğin dürtüsel olmadığını, çünkü çocuğun yerine ve zamanına göre hareketliliğini kontrol edebildiğini gösterir. Dürtüsel bir hareketlilikte ise kontrol sorunu vardır. Çünkü bu bir bozukluktur, çocuk istese de kendisini dizginleyemez. O yüzden DEHB vakaları, "Adeta düz duvara tırmanırlar" diye tanımlanır.

HAREKETTE BEREKET VARDIR.
HAREKET VAR AMA DİKKAT BOZULMAMIŞ MI

En önemlisi de çocukta hiperaktivite varsa mutlaka olması gereken dikkat bozukluğunu araştırırım. Çünkü hiperaktivite ve dikkat bozukluğu et ile tırnak gibidir, birbirlerinden kolay kolay ayrılmazlar. Zaten o yüzden bu sorunun adı DEHB dir.

DİKKAT DAĞINIKLIĞI AYRIDIR, DİKKAT BOZUKLUĞU AYRIDIR

Dikkat bozukluğu karşısında tv. çalarken ya da aklı fikti başka bir işteyken dikkatin dağılması değildir, buraya özellikle dikkat ederim. DEHB'nin olmazsa olmazlarından olan dikkat bozukluğunun da bazı kriterleri vardır:

DEHB VARSA OLMASI GEREKEN DİKKAT BOZUKLUĞUNUN EN TEMEL KRİTERLERİ

_Çocuk dikkatini odaklamayı isteyecek, (yani istek sorunu olmayacak)
_Buna rağmen dikkatini -sevdiği şeylerde bile- bir türlü toplayamayacak,
_Bu durum, başka bir nedenden kaynaklanmayacak,
_Yine dikkati toplayamama olayı belli bir süre boyunca olacak,
_İşve okul performansını anlamlı düzeyde bozacak

Oysa DEHB teşhisi alanların çok önemli bir bölümünün sevdikleri iş ve aktiviteler üzerinde dikkatlerini toplayabildikleri, dolayısı ile ortada bir bozukluk olmadığı, olsa olsa konulan teşhislerde bir bozukluk olduğu görülür.

Sabah okula gitme gündeme gelince karnı ağrıyan, okula gitmeyeceği kesinleşince bu ağrısı aniden kesilen bir çocuğun midesinde bozukluk var denilebilir mi!

(Not: Denilemez elbet. Ama bu "kutsal" alan müstesna! Burada denilir. Çünkü burası uzmanlarından başka kimsenin hiçbir şey bilmediğine inanılan bir doğmalar dünyasıdır. Bu alan kadar çivisi çıkmış başka bir sağlık alanı var mı, bilen varsa haber versin bana! Nerede nesnellik zayıf ve subjektiflik esas ise, üstelik gerçek bir denetime de kapalı ise (bu benim kanaatim kardeşim denildiğinde kimse karışamıyorsa, kanat özgürlüğü kanaat keyfiliği gibi algılanıyorsa), nerede tekelci bir anlayış varsa orasının lime lime dökülmesinden daha doğal ne olabilir!)

Çocuk ayrı bir odada, tv vs. kapalıyken, kendini yaptığı işe vermesi için her şey uygun olduğu halde dikkatini veremiyorsa, bu sık sık tekrar ediyorsa (yani sözkonusu dikkatsizlik çocuğun o anına özel başka bir içsel ya da dışsal nedenden kaynaklanmıyorsa bu) hemen DEHB demem yine, biraz daha kuvvetle şüphelenirim sadece. Çünkü teşhis koymanın o kadar kolay olmadığını, o kadar basit ve ucuz olmaması gerektiğini, çünkü bu işin vebal ve sorumluluk taşıdığını düşünürüm.

(Not: Dünya genelini bilmiyorum ama ülkemizde, özellikle de bu konuda bazılarının yatacak yerinin olmadığını düşünenlerdenim. Tabir ağır oldu, biliyorum. Bir şey ağırsa ağırdır. Ağır olana hafif diyemeyiz ki. Yoksa bir gerçeği başka nasıl izah edebiliriz, değil mi)

ŞEKER TABLETİ DEĞİL. İLAÇ SON ÇARE OLMALI

Farzedelim ki bu ve daha başka kriterlerle DEHB den şüphelendim; tıpkı ameliyat gibi ilacın son çare olması gereken bir alanda (ruh sağlığı alanında) aileye öncelikle danışmanlık yaparım. Yorucu oluyor diye çocuğa koydukları gereksiz kısıtlılıkları kaldırmalarını, çocukta fazla hereket varsa altında boşalımı bekleyen bir enerji birikimi olduğunu anlatır, gereksiz engellemeleri kaldırtarak çocuğun enerjisinin rahatça boşalımına fırsat yaratırım. Daha başka adımları öğretirim.

DOĞRU BİR GÖRÜŞ İÇİN SAĞLIKLI BİR BAKIŞ GEREKİR

Görüldüğü üzere tüm bunlar sağlıklı bir bakış açısını ve zaman ayırmayı gerekli kılıyor. Ülkemizde, bir çok psikiyatristte zaman azlığı ile başlayan, hekimlik kalıplaşmış algısı ile devam eden bir dizi sıkıntı var ve bu durum, sadece yaramazlığın göreceli şiddetine bakarak DEHB denilmesine yol açıyor.

Oysa bir sorunun şiddeti fazla olunca o sorunun niteliği değişmez. Mesela grip şiddetli geçirilince bu kanser olmuş olmaz. Yani dürtüsellik yoksa sırf hareketliliğin şiddeti fazla diye DEHB denilemez. Hafif hareketllik normal, şiddetli olanı DEHB demek bu işi hiç bilmemektir. Ama deniliyor. Hem de artık rutinleşmiş olarak...

İddia ediyorum:

Yanlış çıkarsam mesleğimi bırakırım diyerek söylüyorum:

"Ülkemizde DEHB tanısı almış çocukların % 10'u gerçekten DEHB ise evet, mesleğimi bırakırım"

Doğru bir DEHB tanısı için en önemli hususlar bunlardır. Bunlara dikkat eden düz bir psikiyatri uzmanı ise bile, hatta sıradan bir psikologsa dahi korkmayın, doğru yoldasınızdır. Yok bu noktalara dikkat edilmemiş ise isterseniz unvanı o, bu yahut şu olana, hatta Ord. Prof'e gidin, sonuç hatalı olacaktır.

Aman çocuklarınıza sahip çıkın. Bu piyasa maalesef ki eskisi gibi değil artık!

Benden söylemesi!

"Söyelemesi kolay tabi" demeyin. Unutmayın, herkes söyleyemez. Çünkü söyleme eylemi göründüğü kadar basit değildir; hem bilmeyi hem de cesur olmayı gerektirir.

Psikolog
İzzet Güllü
MDH

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Dehb Teşhisi Salgını, Boş Yere İlaç Yüklenen Zavallı Çocuklar ve Ebeveynlere Önemli Uyarı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Şizofreninin Erken Uyarı İşaretleri Psk.Hayrunnisa ŞENKAYA
► Boşanma Salgını Psk.Cengiz TÜRKMEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,766 uzman makalesi arasında 'Dehb Teşhisi Salgını, Boş Yere İlaç Yüklenen Zavallı Çocuklar ve Ebeveynlere Önemli Uyarı' başlığıyla benzeşen toplam 39 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Bir Veda Yazısı Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:07
Top