2007'den Bugüne 82,728 Tavsiye, 26,150 Uzman ve 18,357 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ankilozan Spondilit (Bechterew Hastalığı)
MAKALE #7484 © Yazan Yrd.Doç.Dr. A.Serdar SARAÇ | Yayın Eylül 2011 | 29,562 Okuyucu
Ankilozan Spondilit

Ankilozan spondilit, omurga ve çevre eklemleri tutabilen, iltihaplı ve ilerleyici bir romatizmal hastalıktır. Omurgayı aşağıdan yukarıya doğru veya yukarıdan aşağıya doğru etkileyerek kademe kademe ilerleyen, bir hastalıktır. Bu hastalığın herediter, yani irsi bir yönü de vardır; ancak bu durum mutad değildir, yani bu yönü her zaman tespit edilemez. Ankilozan spondilitli hastaların çoğunda HLA-B27 doku antijeni pozitif bulunur; ancak ne HLA-B27’nin pozitif olması hastaya kesin tanı koydurucudur, ne de kanda bulunmayışı tanıdan uzaklaştırıcıdır. Bu test daha çok saha taramalarında ve araştırmalarda önemlidir. Dolayısıyla, hastanın bireysel muayenesinde ve teşhisinde sadece bir ek tetkik olarak yer alabilir.

Ankilozan spondilit özellikle ve öncelikle sakroiliak eklemleri tutar. Sakroiliak eklemler, sağrı kemiğinin (sacrum) her iki yanında leğen kemiği ile eklem yapan yarı oynar eklemlerdir; hareketleri sınırlıdır. Bu eklemler daha çok diğer eklemlerin hareketlerine esneyerek katılırlar ve destek olurlar (Kadınlarda hamilliğin son dönemi ve normal doğum sırasında bu eklemin fonksiyonları artar, daha esnek ve hareketli hale gelirler). Yürüyüş sırasında, yürüyüşün esnekliği ve kalitesi açısından bu eklemlere büyük görev düşer. Ankilozan spondilitli hastalarda ilk bozulan fonksiyonlardan biri, yürüyüştür. Bu hastalarda yürüyüş zor, sıkıntılı ve ağrılı hale gelir. Sakroiliak eklemlerdeki bu bozukluk, kişinin öne eğilmesini de etkiler ve kısıtlar. Hastalık aşağıdan yukarıya doğru gelişim gösterirse, önce bel bölgesi, daha sonra sırt ve boyun bölgesi etkilenir ve ilgili bölge omurlarında eklem tutukluğu (enflamasyona bağlı olarak eklemde ödem ve hassasiyet), kireçlenme (artroz) ve dolayısıyla hareket kısıtlılıkları baş gösterir. Sırt omurlarının etkilenmesi, beraberinde, sırt omurlarına eklem yapmış olan göğüs kafesini de etkiler ve nefes alıp-verme sırasında bir kısıtlılık hali ortaya çıkar. Hastalık ilerledikçe, akciğerin solunum kapasitesi azalır ve bu durum solunum fonksiyon testleriyle de ortaya konabilir. Ancak akciğer dokusu doğrudan etkilenmez.

Ankilozan spondilit, genellikle 20 yaşın başlarında ilk belirtilerini gösterir ve 30 yaşına varmadan, hastalık iyice yerleşmiş olur. Daha seyrek durumlarda, 20 yaşından önce de başlangıç belirtilerini gösterebilir veya 30 yaşına yaklaşırken bariz hale gelebilir. Hastalığın seyri, kişiden kişiye değişkendir; bazen hızlı ve yoğun bir ilerleyiş gösterir, bazen de hastalık kendini çok açık belli etmeden sinsi sinsi ilerleyebilir. Birtakım fiziksel travmalar, psikolojik stres, enfeksiyon hastalıkları gibi bazı etkenler, hastalığın hem başlangıcını tetikleyebilir, hem de ara dönemlerde alevlenmesine yol açabilir. Hastalık genellikle alevlenme ve uyuma periyodları şeklinde ilerler. Her bir dönemin uzunluğu hastaya bağlı olarak oldukça değişkenlik gösterir. Bazı ender durumlarda, 50-60 yaşına geldiği halde hiç şiddetli şikayeti olmamış, bu yüzden tanı konmamış ve bir tedavi görmemiş hastalara rastlamak mümkündür. Bu kişiler, hekime farklı şikayetlerle başvurduklarında, geçirmiş oldukları hastalık tesadüfen fark edilir. Böyle hastalarda tedaviye tabii ki ihtiyaç yoktur. Bu kişilerde hastalık çok hafif ve sinsi seyretmiştir ve çok sınırlı arazlar bırakmıştır.

Hastalığın şikayetleri arasında en önemlisi, istirahat ile artan ağrılardır. Bir veya her iki kalçada (sakroiliak eklemlerde) meydana gelen ağrı, mutaddır. Bu, genellikle ilk belirtidir ve özellikle sabah tutukluğunun ana sebeplerindendir. Ağrı ve sabah sertliği, hasta bir süre hareket ettikten sonra azalır. Ancak gece istirahatinden sonra ertesi gün hasta tekrar ağrı ile uyanır. Bu durum, hastalık aktif dönemde iken böylece devam eder. Bazen kendiliğinden, bazen de tanı konulup tedaviye başlandığından, bir süre sonra azalır. Hastalık alevlendiğinde ise tekrar artar. Hastalığın aşağıdan yukarıya yayılım gösterdiği vak’alarda, bel hareketlerinde kısıtlılık daha erken başlar. Yukarıdan aşağıya gelişenlerde ise, boyun eklemi daha erken tutulur ve boyun hareketlerinde kısıtlılık daha erken başlar.

Sakroiliak eklemler ve omurga (bel, sırt, boyun) tutulumundan başka, diğer büyük eklemler de hastalığın değişik evrelerinde etkilenebilir. En sık kalça eklemi (coxa) tutulumu görülür. Sırt omurlarının tutulumundan dolayı azalan göğüs kafesi performansı ve akciğer kapasitesi, akciğer enfeksiyonlarına yatkınlığı arttırır.

Ankilozan spondilitte tanı, esas olarak muayene bulgularına ve radyolojik bulgulara dayanarak konur. Bazı laboratuar testleri, hastalığın varlığından çok, aktivitesi hakkında bilgi verir. Sakroiliak MR - eğer iyi çekilir ve doğru yorumlanabilirse – hastalığın erken dönemde tanısında çok değerlidir. Ancak MR’ın yorumlanmasında ihtilaflar olabilmektedir. Böyle durumlarda klinik fizik muayene çok daha önem kazanır. Röntgen bulguları, MR’a göre daha geç dönemde belirginleşir. 25-30 yaş arasında genellikle radyolojik bulgular ve muayene bulgular birbirini destekler hale gelir, tanıda yanılma ihtimali azalır.

Ancak ankilozan spondilitin erken tanısı, tedavinin başarısı ve kalıcı sakatlıkların gelişiminin yavaşlatılması-geciktirilmesi açısından önemlidir.

Ankilozan spondilit, genellikle hastalığın erken dönemlerinde, başka hastalıklarla ve durumlarla karıştırılabilir. Yumuşak dokulara bağlı kalça ağrıları (özellikle miyofasyal ağrı sendromu), en sık karıştırılan problemlemlerdendir. Ancak, dikkatli ve ayrıntılı bir muayene ile, bu durum ortaya konabilir. Belin diğer bazı mekanik ve enflamatuar hastalıkları da kalçaya ve sakroiliak bölgeye yayılan ağrılara sebep olabilir. Muayeneyi yapan hekim, bu ve diğer karıştırılabilecek hastalıklar açısından ayırıcı tanıyı yapar.

Hastalığın ileri yıllarında, omurga artık yaygın olarak tutulduğunda, hareket kısıtlılığının şiddetine bağlı olarak, hastalıktaki kireçlenmeye zıt şekilde kemik erimesi gelişimi de görülür. Bazen tedavide kullanılan ilaçların da bunda rolü olur. Kalça eklemi tutulumu, ileri yaşlarda kalça protezi ameliyatını gerektirebilir. Hastanın kemik yapısını koruyacak şekilde bir tedavi de planlanmalıdır.

Tedavide hekim, hastaya uygun ilaçları, gerekli gördüğü bir kombinasyon ile kullanır. Hastalığın durumuna göre bazen biyolojik ajan denen çok güçlü, ancak çok hassasiyet gerektiren ilaçlara da başvurabilir.

Ankilozan spondilitin tedavisinde egzersiz programları ve hastanın yaşam tarzı da çok önemlidir. Hasta uzun süre ayakta kalarak yapılan çalışmalardan sakındırılır. Geceleyin yastıksız ve yüzüstü yatması teşvik edilir.

Kaplıca tedavisinin en fazla endike (uygun) olduğu hastalık, ankilozan spondilittir. Hastalığın inaktif dönemlerinde, eklem hareketlerinin arttırılması ve kasların güçlendirilmesi açısından ciddi bir tedavi sağlar. Bu hastalara, uygun dönemlerde kaplıca tedavisi özendirilmelidir. Hastalığın şiddetine bağlı olarak, ileri yaşlarda omurga belli bölgeler halinde veya tamamen hareketsiz kalabilir ve kişinin eğilip doğrulması, yahut baş hareketleri aşırı sınırlanmış hale gelebilir. Bu açıdan erken tanı ve tedavi ankilozan spondilitte büyük önem taşır.

Uzm. Dr. A. Serdar SARAÇ
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ankilozan Spondilit (Bechterew Hastalığı)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Yrd.Doç.Dr. A.Serdar SARAÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Yrd.Doç.Dr. A.Serdar SARAÇ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     11 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
A.Serdar SARAÇ Fotoğraf
Yrd.Doç.Dr. A.Serdar SARAÇ
İstanbul
Doktor "Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi32 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Yrd.Doç.Dr. A.Serdar SARAÇ'ın Makaleleri
► Ankilozan Spondilit (As) Prof.Dr.Cengiz KIRMAZ
► Gut Hastalığı Prof.Dr.Cengiz KIRMAZ
► Göz Tansiyonu Hastalığı Prof.Op.Dr. Yüksel TOTAN
► Ms Hastalığı ve Fizyoterapi Fzt.Sedat BAYRAK
► Polikistik Over Hastalığı Dr.Şule AYDIN
► Parkinson Hastalığı Prof.Dr.Orhan ŞEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,357 uzman makalesi arasında 'Ankilozan Spondilit (Bechterew Hastalığı)' başlığıyla benzeşen toplam 52 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:14
Top